Bir ateş düştü yüreğime
Tam şurama ,hani sol yanıma
Öyle bir özledimki içimden
Niye yoksun diyemedim
Hüzünlerime duva diye sürdüm seni
Gözyaşlarima ilaç ...
Düşlerde sevdimde seni
söyleyemedim...
Aşıktım sana
Içimden bağıra bağıra söylüyordum
seni seviyorum....
Zûmrüd-û ânkalar uçurdum bir bakışina
Paslı yüreğimde bir hançer ğibi
Taşıdım seni ...
Susuzluğuma bir yudum sen katım
Acıyan yerlerime yokluğunu bastım
Makam makam yüceltim seni
Şarkılar yazdımda
Okuyamadım...
Sen uyurken uzaklarda ..
Sana ben şiirler yazdim ...
Şaşkın kelimelerle arkadaş oldum
Degdiğinden beri gözün gözüme
Aşk yağmurlarında ıslandım...
Yağmur olup akdın yüreğime
Doğan her günün sabahında
Birkez daha ,bir kez daha sevdim seni
Sevgi sunan sözlerini
En güzelide yüreğini sevdim
___ ŞIMDI_
Sağım, solum, önüm, arkam enkaz altında..
Son bir nefesle bağırıyorum..
Yüreğimin en dip köşesinden..: SANA
Düşlerde sevdimde seni söyleyemdim ......
alıntı
MEB'in fizik kitabı alay konusu oldu
Milli Eğitim Bakanlığı'nın 10'uncu sınıflar için hazırladığı .
fizik ders kitabı Twitter'da alay konusu oldu.
Kitabın "içindekiler" bölümünü okuyanlar "
acaba gerçek mi" diye uzun süre tereddüt ettiler.
10'uncu sınıflar için hazırlanan fizik kitabındaki .
bazı konu başlıkları şöyle:
-Naz Tenis Kortunda...
-Hüzünlü Ayrılık
-İlayda Yarıyıl Tatilinde
-Fareye de Pil Taktılar!
-Şeyma'nın Rüyası
-İlayda'nın Başarısı
İşte o ders kitabının "içindekiler"
odatv com
Saat içimin söküldüğü an ,içimin döküldüğü an...
Bugün sensizliğimin kaçıncı günü bilmiyorum
Bildiğim tek şey, bende bitmediğin, bittiğim kadar
Canım yanıyor
Ateşe tutulmuş ruhumda, üşüyor içimin soğuğu
Ve
Sesimde uzun bir çığlık kalbim çok yoruldu diyor
Unutmak istiyorum
Unutmak istiyorum
Unutmak istiyorum
Olmuyor ...
Aklım çok hain yüreğim kadar
Şarkılar, şiirler, resimler de senden yana
Kırılsın diyorum artık kırılsın boş kalan çerçeveler ...
Cümlelere sığmıyor hem deniz hem kıyı oluşum.
Kendimi kendime vuruşum
Hiçliğimle yüzleşiyorum bu sıralar
Bu yüzden beni yok eden bu susuşum
Bu yüzden ses(n)sizliğimin içinde kayboluşum
Acıyı da dindirmiyor uzakları ezberleten kaçışlar
Nereye kadar diyorum nereye kadar bu kahroluşlar?
Yüreğim aşktan
Aklım Sezen ‘den çalıyor o an
Zaman sadece birazcık zaman ...
Tuttuğun yerden mi kırılır dal her zaman ?
Ve hep eylülde mi dökülür yapraklar ?
Ömrümün tek mevsimi
Aşka inancımı da eskitti beni eskittiği kadar
Yine Eylül
Yine sonbahar
Biliyorum
Eylülde ölür aşklar
Ya da Eylülde yeniden başlar
Aşk dediğin , aşk değilse eğer
tende ısınır bedende yavaşlar...
Biliyorum
Eylülde ölür aşklar
Ya da eylülde yeniden başlar
Aşk dediğin aşksa eğer
yavaşlayan bedenden şeytanı taşlar...
Nereye kadar diyorum nereye kadar bu yıkılışlar ?
Yüreğimin Eylülü öldü
Yağmurum yetmez artık toprağıma
Çünkü ;
Aşk Mecnun ‘un gözlerinden yağdı yar
Ve çöle düştü her bir damlası
İlahi bir ateşin vuslatıyla yandı yar
Nereye kadar diyorum nereye kadar bu ağlayışlar, bu kayboluşlar?
Her kayboluş kendinden başlar
Ve biliyorum
Sen’de son bulur yok oluşlar
Yüreğimin eylülü öldü
Affet ...Affet beni ne olur
Günahsız kıl ,günahlarım kadar
Yıkıldığım yerden doğrulayım YÂR...