Bu son şiirim. Sana , bana
Senin gidişine, benim kalışıma..
İyi bak ben yokken yıldızlarıma
Yıldızlarım sana sen
Allaha ...emanetsin Beni Beni Unutma......
Bu Çok güzel şiirinizi bizlere paylaşıma sunduğun için .
emeğine yüreğine sağlık teşekür ederim ..ELİF
Gece
Fırtınalı bir gece
Oturuyordum kayaların üzerinde
Hep sevdiğim yerde
Kayalıklarda
Apollon tapınağının yanındaki
İşte orada seyrediyordum
Gün batımını
Nasıl olmuştu da
Zaman bu kadar hızlı geçmişti
Gece olmuştu
Ve ben farkında değildim
Kayalıklarda oturuyorum dedim ya
Denizin içine kadar devam ediyordu
Bu kayalıklar
Ve dalgalar
Kayaları
Dövüp duruyordu
Çok hırçındı
Belki de öfkeliydi
Ya da bir şeyler anlatmak istiyor da
Anlatamıyordu
Ben denize inat
Sakindim
Umursamaz
Öyle durmuş seyrediyordum
Ve anlamaya çalışıyordum
Denizi
Derken kardeşim düştü aklıma
İki yıl önce kaybettiğim
İçimde bir şeyler koptu
Gözlerimden usulca yağıyordu yağmur
Bir dalga yükseldi
Bana doğru
Önce gülümsedi
El salladı
Sonra
Hadi gel götüreyim
Seni ona
Kalktım usulca yerimden
İzledim dalgayı
Yürüdüm denize doğru
Yüzümde bir gülümsemeyle
Dalgalar delice vuruyordu
Kayalıklara
Ve ben daha ileriye
Daha ileriye
Olanca gücümle atıyordum kendimi
Ama yoktu
Yok
Vazgeçmek istemiyordum
Söz vermişti dalgalar
Götürecekti beni ona
Sonra bir ses
Ve bir el
Uzandı bana doğru
Tut hadi tut
Tuttum
Ve sessiz yağmurlar yağıyordu
Gözlerimden
Denizle aşkımız
Böyle başlamıştı işte
Bu yüzden
Ne ben vazgeçebilirim ondan
Ne de o
Ve bekliyorum
Akdeniz'in hırçın dalgalarının
Tekrar çağırmasını beni
alıntı
O KADAR SÖYLEDİK EĞİTİMDE SERBEST KIYAFET UYGULAMASI OLMASIN DİYE...DİNLEYEN KİM !
Bİ KERE EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ İLKESİNE TERS KARDEŞİM HALA ANLAMADIN MI ?
"13 Eylül 1683 günü Viyana'da başla...yan çekilme, 238 sene sonra Sakarya'da durdurulmuştur."
İsmail Habip Sevük
*****
12 Ağustos 1921 günü, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa Hazretleriyle birlikte Polatlı'ya cephe karargâhına gittim.
Düşman ordusunun cephemize yüklenerek sol kanadımızdan kuşatacağı yargısına varmıştık. Bu görüşe dayanarak tam bir cesaretle gerekli tedbirleri aldırdım ve yapılacak hazırlıkları yaptırdım.
Olaylar görüşümüzü doğruladı. Düşman ordusu, 23 Ağustos 1921'de ciddi olarak cephemize doğru ilerlemeye başladı ve taarruza geçti.
Birçok kanlı, bunalımlı safhalar ve dalgalar oldu. Düşman ordusunun üstün grupları, savunma hattımızın birçok parçalarını kırdılar. Bu ilerleyen düşman birliklerinin karşısına kuvvetlerimizi yetiştirdik.
Meydan muharebesi yüz kilometrelik cephe üzerinde oluyordu. Sol kanadımız, Ankara'nın elli kilometre güneyine kadar çekilmişti.
Ordumuzun yönü batıya iken güneye döndü. Arkası Ankara'ya iken kuzeye çevrildi. Cephenin yönü değiştirilmiş oldu. Bunda hiçbir sakınca görmedik.
Savunma hatlarımız kısım kısım kırılıyordu. Fakat kırılan her kısmın yerine en yakın bir yerde hemen yeni bir savunma hattı kuruluyordu.
Savunma hattına çok ümit bağlamak ve onun kırılmasıyla, ordunun büyüklüğü ölçüsünde çok gerilere çekilmek gerektiği teorisini çürütmek için memleket savunmasını başka türlü ifade etmeyi ve bu ifademde direnerek şiddet göstermeyi yararlı ve etkili buldum.
Dedim ki:
"Hattı savunmak yoktur, sathı savunmak vardır. O satıh bütün vatandır.
Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.
Onun için, küçük büyük her birlik bulunduğu mevziden atılabilir. Fakat küçük büyük her birlik, ilk durabildiği noktada yeniden düşmana cephe kurup savaşa devam eder.
Yanındaki birliğin çekilmeye mecbur olduğunu gören birlikler ona tâbi olamaz.
Bulunduğu mevzide sonuna kadar dayanmaya ve karşı koymaya mecburdur."
Kenan Evren'e yaşı büyütülerek 17 yaşında asılan Erdal Eren soruldu. "Asmayalım da besleyelim mi" dediği Eren'in resmine bakan Evren "Onu tanımadığını" söyledi.
Evren, 'Pişman mısınız', 'Vicdanınız sızlıyor mu', 'Bugün bile ağlayan analardan af dileyecek misiniz', 'Hala 12 Eylül'de kaybolan oğlunun cesedini arayan 104 yaşındaki Berfo Ana'nın elini öpüp özür dilemeyi düşünüyor musunuz' gibi soruları da yanıtsız bıraktı.
AMA BİZ SİZİ BESLİYORUZ
Yüreksiz olduğunuz için mi cevap veremiyorsunuz? Bizlerin canlarını katlederken 'asmayalım da besleyelim mi' demiştiniz. Biz 32 yıldır vergilerimizle sizi besliyoruz; kendinizi nasıl hissediyorsunuz?
ASMAYALIM DA BESLEYELİMİ
diyen adam
17 yaşında yaşını büyütüm astığı
ERDAL EREN'İ
HATIRLAMADI