Köpek Tüylerinin Kesilmesi - Nasıl Köpek Tüyleri Kesilir - Köpek Tüylerinin Bakımı
Köpek tüyleri de tıpkı insanların vücutlarında bulunan tüyler gibi zamanla uzama göstermektedir. Tüyler uzadıkça hem köpek açısından hem de bakıcısı açısından rahatsız edici bir durum oluşturmaktadır. Bakıcı genellikle tüylerin çok döküldüğünden şikayet eder, köpek ise genellikle sıcak havalarda bu tüylerden bunaldığının belirtisini göstermektedir.
Köpeklerde tüylerin uzunluğu köpeklerin cinsine göre değişkenlik göstermektedir. Dolayısıyla köpekler açısından belli bir tüy uzunluğundan bahsetmek doğru olmayacaktır. Yani köpeklerde belli bir standart tüy uzunluğu bulunduğu belirtilmemektedir.
Köpeklerin genellikle özel olarak üretilmiş tıraş makineleri ile tüyleri azaltılmaktadır. Bu makinelerde bulunan özel başlıklar sayesinde tüylerin uzunluğu 5 numara 7 numara gibi belirlenebilmektedir. Tıraş makinesi ile tüylerin kısaltması yapılırken oldukça dikkat edilmelidir. Çünkü köpeklerin derisi insanların derisine oranla daha bir hassasiyet gösterdiği için deriyle tıraş makinesinin teması halinde istenmeyen sonuçlar meydana gelebilmektedir.
Köpeklerin tüylerinin kısaltılmasında dikkat edilmesi gereken önemli bir boyut ise tüyleri yeteri kadar kısaltmadır. Gereğinden fazla kısaltılan tüyler köpeklerin güneş ışığına çıktıklarında yanıkların meydana gelmesine neden olabilmektedir. Bunun önüne geçebilmek için köpeklerin tüylerini kısaltma işlemi yapmadan önce mutlaka bir veteriner hekime danışmak gerekir.
Köpeklerde tıraş işlemi yapılırken koltuk altlarına, kulak etraflarına ve kasık bölgesine mümkün olduğunca dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu yerler köpekler açısından oldukça hassasiyet gösterdiğinden dikkat edilmesi gereken en önemli yerlerdir. Tıraş işlemi yapılırken kendi canımız gibi onların da canlarının acıyacağı unutulmamalıdır.
Bazı köpeklerde tıraş makinesine karşı alerjen belirtiler görülebilmektedir. Böyle bir durum gözlendiğinde köpeklerde kesinlikle tıraş makinesiyle tıraş işlemine devam edilmemelidir. Tıraş makinesi yerine uygun bir makas bulunup o şekilde tüylerin azaltılması yapılmalıdır. Aksi takdirde köpeklerin hayati tehlikeyle karşı karşıya kalabilecekleri unutulmamalıdır.
Köpekler yine kendi içlerinde mizaç yapısı olarak farklılık gösterebilmektedirler. Örneğin bazı cins köpekler oldukça uysalken, Golden gibi, bazı cins köpekler de son derece hareketlidir. Hareketli köpeklerin tüylerini azaltma işlemi oldukça zorluk göstermektedir. Bu gibi durumlarda anestezi en son kullanılan yöntem olmaktadır. Genellikle birden fazla kişiyle bu işlem gerçekleştirilirken köpekler çok zorluk çıkarırsa onları uyutma yoluna gidilebilmektedir.
Son olarak ise köpeklerin tüylerinin azaltılmasının bir uzman tarafından yapılması gerektiği unutulmamalıdır.
Köpeklerde Doğum - Köpeklerde Doğum Süreci - Köpeklerde Doğum Ne Kadar Sürmekte
Köpeklerde üremenin gerçekleşmesi tamamen dişiye bağlıdır. Erginlik dönemine geldikten sonra erkek her zaman çiftleşmeye hazırdır. Önemli olan dişinin burada uygun zamana gelmesidir ki bu normal üreme dönemi açısından dört evrede gerçekleşmektedir. Köpeklerde en uygun üreme zamanı ikinci kızgınlık döneminden sonraki dönemdir. Çünkü kas iskelet sistemi açısından anne adayı kendi büyümesini tamamen tamamlamıştır.
Kızgınlık döneminin 21 günlük periyod süreci içerisinde her üç-dört günlük dilimlerde anne adayında farklı farklı belirtiler gözlemlenir. Burada önemli olan köpek sahiplerinin, gözlemleyebileceği kanamanın şiddeti ve rengidir. 1-6 günlerde kanama miktarı az, ancak genital bölgesini yalamasından dolayı köpek, çok huzursuz olacaktır. Akıntıyı kontrol etmek ister ve rengi pembe renklidir. 6-9 günlerde kanamanın şiddeti artar ve bulunduğu yerde damlacık şeklinde kanlar görülecektir. 18. günden sonra kanamanın şiddeti azalmaya başlar, önce pembeleşir ve 21. gün kaybolacaktır.
Kızgınlık sürecini bu şekilde yaşarken, bıraktığı kan kokusunu ister istemez çevredeki erkek köpekler alır. Bu dönemde köpek çiftleşir. Ancak bu regl döneminin sona ermesiyle dişi köpek, erkek köpeği çevresinden uzaklaştırır ve kesinlikle yaklaştırmaz.
Regl döneminin geçmesiyle beraber bir takım fizyolojik değişimler gözlenir. Irklara göre farklılık gösterse de gebelik dönemi 58-70 gün arasında değişkenlik gösterir. Gebe olduğunun ilk belirtisi köpeğin hareketlerinin yavaşlamasıdır. Bu dönemde de veteriner hekime başvurulur. Yapılacak kontrollerle gebelik teşhisi net konur. Ortalama 22-25 günler içerisinde hekim tarafından tespit edilir. Köpekteki yavru sayısına göre karın bölgesinde şişlikler, 30-32 günden sonra meme uçlarında büyümeler ve 50-52 günlerde memeler tamamen gözle görülebilir bir hal alır. 58. Gün doğumun başlangıcı için çok önemli bir gündür. Tabii bu süre değişkenlik gösterebilir.
Doğum süreci köpeğin ırkına, yavru sayısına bağlı olarak 6 ila 24 saat arasında değişkenlik gösterir. Bir yavrunun doğumu genellikle 15 dakika da gerçekleşir. Ama yavru ne kadar geç doğarsa yavrunun yaşama ihtimali ve sağlığı o kadar düşük olacaktır. Yavrular arasında 1-2 saat ıkınmalara bağlı olarak bir süre oluşabilir. Genellikle 24 saat sonrasında yavruların tamamı çıkmış olması gerekir. Yeni doğan yavru anne tarafından yalanarak ciğerlerinin aktif olmasını sağlar. Yine anne köpek, yavrunun köpek kordonunu keser. Böylece yavrularını temizler.
karınca kovmak - karınca nasıl kovulur - karınca kovmak için ne yapmalı
Evimizin davetsiz misafirleri karıncalar aslında o kadar da ısrarlı canlılar değil. Onları küstürmek diğer haşerelere göre çok daha kolaydır. karınca nasıl gider ve doğa yollarla karıncaları uzaklaştırmak mümkün müdür sorusunun cevabını bu yazıda bulabilirsiniz.
Karıncaları uzaklaştırmanın doğal yolları
Bariyerler
Ev koşullarında karıncaları uzak tutmaın yollarından biri de karınca bariyerleri kullanmaktır. Bazı maddelerden bariyer oluşturursanız karınca bu bariyerleri geçmez ve dönüp başka bir yere gider. örneğin yere bir tebeşir çizgisi çekildiğinde karıncanın bu bariyeri geçmediğini biliyoruz. Bariyer olarak yaygın kullanılan maddeler aşağıdaki gibidir.
Tebeşir
Zerdeçal
Tarçın
Toz kömür
Narenciye yağı (limon, portakal)
Siyah veya kırmızı biber
Vazelin (kapı ve pencereler)
Bebek pudrası (öldürüyor)
Beyaz sirke ve su
Salatalık kabuğu
Kokular
Bazı kokuları bu canlılar sevmiyor. Karınca neye gelmez diyenler bu kokularla hazırlanmış doğal spreyler deneyebilirler. Bunun için aşağıdaki maddelerden sprey hazırlayıp evde kullanabilirsiniz. Bu maddeleri evinizde bulundurursanız kokuyu alan karıncalar uzak duracaklardır. İşte karıncaların sevmedikleri bazı kokular.
Nane yaprakları: taze veya kuru
Lavanta yağı
Karanfil: kuru veya yağı
Kafur yağı
Defne yağrağı
Sarımsak
Limon suyu
Kahve telvesi
Sirke
Karınca kovucu sprey yapımı
Sarımsak
Kırmızı biber
Su
Sarımsağı rendeleyin. Diğer malzemelerle karıştırın ve bir fısfısın içine koyup mutfağınız püskürtün. Karıncaları kovmak için bazit ama etkili bir çözümdür.
Karınca savurucu sprey
sirke
su
10 damla çay ağacı yağı
Malzemeler karıştırılır ve bir püskürtme aracıyla kapı altlarına sıkılır. Karıncalar gelmesin diye bu yöntemi kullanabilirsiniz.
Sirkeli karınca kovucu
Sirke ve su eşit oranda karıştırılır. Daha sonra 1 yemek kaşığı okaliptüs veya nane yağı ilave edilir. karıncaların yollarına püskürtülür. (daha etkili hale getirmek için tarçın, sarımsak tozu ya da kırmızı biber ekleyebilirsiniz)
Tuzlu su çözümü
Karınca ile mücadele etmenin en ucuz çözümlerinden biri de tuzlu sudur. Suyu kaynatıp tuz ekleyin ve karıştırın. Bir fısfısın içine doldurup karıncaların bulunduğu alanlara sıkın. Tuz yerine kırmızı veya kara biber, veya rende sabun da kullanabilirsiniz.
Parfümlü karıncasavar
Karıncalar sert parfüm kokusundan hoşlanmazlar. Pamuk topları hazırlayın ve üzerlerine parfüm sıkın. Sonra bu parfümlü topları evinize yerleştirin. Koku olduğu sürece karıncalar kaçacaklardır.
Karıncaların sevmediği yağlar
Parfümlü yöntemi karıncaların sevmediği yapları da kullanarak uygulayabilirsiniz. Bu yağlar karınca nasıl gider sorusunun cevabı olmaktadır.
Karıncalar doğanın dengesini sağlamada çok yararlı böceklerdir. İlk önce karıncaları kaçırmanın ve evden uzaklaştırmanın yolları denenmelidir. Bulunduğu ortamlara karınca asiti denen maddeyi saçan bu canlılar birçok zararlıyı uzak tutarlar. Ancak evlerde bulunan karıncaların bir takım zararları da yok değil. Gıdalara ve bitkilere zarar verir, mikrop taşırlar ve insanları sokabilirler.
Mısır unu
Mısır unu öldürücü olduğundan dolayı en son tercih edeceğiniz çözüm olmalıdır. Bu madde karıncaları kaçırmaz öldürür. Karıncaların bol olduğu bölgelere mısır unu serpilir. Bunu yiyen karıncalar sindiremeyip ölürler.
Bebek pudrası
Karıncaları öldüren bir diğer maddedir. Karıncaların nefes yollarını tıkayan pudra onların ölmesine neden oluyor.
Kabartma tozu + Pudra şekeri
Bu karışımı yiyen karıncalar sodadan dolayı ölüyorlar.
Marangoz karınca yemi
Marangoz karınca denilen iri ahşap yiyen karıncalara karşı borakslı karışım kullanılabilir. Ancak bu karışımın öldürücü olduğu unutulmamalıdır. (Borik asit 1 yemek kaşığı, (yaygın olarak boraks adıyla satılır) 1 tatlı kaşığı şeker, fıstık ezmesi veya bal ve su 120 ml. Karışım karıncaların bulunduğu alanlara püskürtülür.
kanarya - kanarya'nın beslenmesi - kanarya nasıl beslenmeli - kanarya Ne Yer Ne İçer
İspinozgillerden bir kuş türü olan kanarya güzel sesi ile bilinmektedir. Bu özelliği kanaryaların evcil hayvan olarak tercih edilmelerinde önemli rol oynamaktadırlar. Tüm evcil hayvanlarda olduğu gibi kanaryaların bakımında da en önemli noktalardan birisi beslenmedir.
Kanaryalar doğal ortamlarında buldukları çok çeşitli besinler arasından seçim yaparak kendileri için en sağlıklı beslenmeyi gerçekleştirebilmektedirler. Ancak kafeste bakılan kanaryalar, onlara verilen besinlerle yetinmek zorundadırlar. Bu sebeple kanaryaların beslenmesine özen gösterilmeli, kanaryanın ihtiyaçları en iyi şekilde belirlenmeli ve bu doğrultuda kanaryalara verilen yem içerikleri düzenlenmelidir.
Kanaryaların beslenmesi ile ilgili olarak ilk dikkat edilmesi gereken nokta verilen yemlerin kaliteli ve taze olmasıdır. Kanaryalara kesinlikle bozuk yem ve mama verilmemelidir. Bozulmuş yemlerin ziyan olmaması için kanaryalara verilmesi onlara yapılabilecek en büyük kötülüklerdendir ve bu durum onların hastalanmasına, hatta ölümüne yol açabilir.
Kanarya kafeslerinde sürekli yem bulunmalıdır. Yemler temiz bir yemlikte olmalı ve günlük olarak tazelenmelidir. Yemliklerde bulunan tohum kabukları da yemlikten uzaklaştırılmalıdır. Uzaklaştırılmayan yem kabukları yemliği doluymuş gibi gösterebilir, bu durumda kanaryanın aç kalmasına, hatta ölümüne yol açabilir. Kanaryalara verilen su da günlük olarak tazelenmeli ve suluğun temizliğine özen gösterilmelidir. Haftada bir kez de kanarya suluğuna %20 oranında maden suyu koyulabilir.
Kanaryaya Hangi Yemler Verilir?
Kanaryaya verilecek yem içeriği mevsime göre değişiklik gösterir. Kış aylarında ve soğukta yaşayan kanaryalara verilen tohumların içerisinde kenevir gibi yağlandırıcı ve nijer gibi kızıştırıcı tohumların miktarının normale göre daha fazla olması gerekir. Yaz aylarında veya sıcakta yaşayan kanaryaların beslenmesinde kullanılan yem karışımlarında ise bu gibi tohumların miktarı azaltılmalıdır. Kış ve yaz ayları için kanaryalara verilebilecek ideal yem karışımları şu şekilde olabilir.
Kış için Yem Karışımı: 1 ölçek kuş yemi, 1 ölçek keten tohumu, 2 ölçek Nijer tohumu, 2 ölçek kenevir tohumu, 2 ölçek hindiba tohumu, 2 ölçek marul tohumu, 2 ölçek irmik ve 4 ölçek şalgam tohumu.
Yaz için Yem Karışımı: 1 ölçek kuş yemi, 1 ölçek hindiba tohumu, 1 ölçek keten tohumu, 1 ölçek kenevir tohumu, 1 ölçek marul tohumu, 1 ölçek yulaf bulguru ve 4 ölçek şalgam tohumu.
Genel olarak ülkemiz şartlarında yem karışımında %40 oranında kuş yemi ve yine % 40 oranında şalgam tohumu kullanılabilir. Kalan % 20’lik kısım da mevsime göre farklı tohum karışımları ile tamamlanmalıdır. Soğuk mevsimlerin yanında çiftleşme dönemlerinde de kanaryalara verilen kızıştırıcı tohumların miktarı arttırılmalıdır. Ayrıca ötüş ve renk için kanarya yemlerinde kolza gibi tohumlar da kullanılmaktadır.
Yemlerden başka kanaryalara renklenme, ötüş ve yavru bakımı için özel mamalar da verilmelidir. Yumurta maması kanaryalara verilen mamalardan birisidir. Bu mamanın yapılması için bir adet yumurta haşlanır ve bu yumurtanın sarısı ezilir. Yumurta sarısına az miktarda yumurta beyazı, 2 adet ezilmiş bisküvi, iki damla balık yağı, yarım çay kaşığı bal ve bir miktar süt eklenir. Mamaya isteğe göre taze muz, şeftali ve elma rendesi de eklenebilir. Ancak elma ile balık yağı aynı anda kullanılmamalıdır. Bu şekilde hazırlanan mama, özellikle süt içeriğinden dolayı kısa sürede bozulacağından dolayı mamanın kafeste uzun süre kalmasından kaçınılmalıdır.
Kanaryaların vitamin ihtiyaçlarını en iyi şekilde gidermeleri için taze mevsim meyve ve sebzelerinden düzenli olarak verilmelidir. Kanaryalara haftada iki defa meyve, 2 defa da sebze verilmesi uygundur. Yaz aylarında kanaryalara elma, havuç, marul, semiz otu, salatalık, taze incir; kış aylarında ise kuru incir, havuç, pazı, roka, elma, ıspanak, kara lahana ve su teresi verilebilir.
sibirya kurdu - sibirya kurdu eğitimi - sibirya kurdu nasıl eğitilmeli - sibirya kurdu eğitimi nasıl olur
Husky olarak da bilinen Sibirya kurtları sıcağı sevmeyen bir ırktır. -60 derece soğuğa kadar dayanıklıdırlar. Ortalama 13-14 yıl yaşarlar. Erkekleri 25-30, dişileri 15-25 kilo arası olabilir. Diğer büyük ırklara göre çok kilo almazlar. Genellikle buz mavisi gözleri olur. Özgürlüklerine çok düşkündürler. Kapalı ve bağlı kalmayı çok sevmezler. Asla gereksiz yere havlamazlar.
Genel bakım
Sibirya kurtları apartman köpeği değillerdir. Apartmanda beslendikleri zaman çok mutsuz bir köpek olabilirler. Bahçe köpeğidirler. Zeki, ailelerine bağlı, fazlasıyla sosyal bir köpek ırkıdır. Çok zekidirler, kolay öğrenirler. Ama kendilerine göre bir mantıkları vardır ve bu mantığın dışında verilen komutları uygulamama konusunda ısrarcıdırlar. Eğitim verilmesi oldukça zor bir ırktır. Hava sıcak olmadığı zaman çok neşeli köpeklerdir. Koşup oynamayı çok severler. Çok sıcak geçen bir yerde bakılıyorsa sıcaklardan korunmalılar. Genel karakter olarak havlamayı sevmedikleri için bekçi köpeği olamazlar. Tüylerinin kısalığı dolayısıyla sürekli taranmaları gerekir. Oldukça koşturma ve egzersiz isterler. Yalnız kalmayı hiç sevmezler. Yalnızlık fobileri vardır. Hep aileleriyle olmak isterler. O yüzden yalnız kaldıklarında etrafa zarar vermeye meyillidirler.
Eğitim
Sibirya kurdu eğitimindeki en önemli etken eğitimin verildiği mekandır. Sibirya kurtları genel olarak farklı mekanlarda eğitim verilmesini isterler. Mekanın aynı olması eğitimin olumlu olmasını engelleyebilir. Mekanın farklı olması hem sizin hem köpeğiniz açısından iyi olacaktır. Sibirya köpeklerine tek heceli bir isim seçilmelidir. Çağrıldığında anlaması kolay olmalıdır. Yemek verirken, oynarken, bir şeyi yapmasını istemezken hep adıyla hitap edilmeli ki adını öğrensin. Sibirya köpekleri düdük sesiyle eğitilmeye meyillidirler. Yapmasını istediğiniz komutları düdük sesiyle öğretmenizde fayda vardır. İlk komutları verdiğinizde yaptıklarında ödüllendirme yoluna gidin. Bu çoğu köpekte olduğu gibi Sibirya kurtlarında da yararlı olacaktır. Fakat düdükle otur kalk eğitimi verebilir, bunu daha sonra “hayır” komutuna çevirebilirsiniz. Eğitim seanslarını kısa ve sık tutun ve sonlarında mutlaka bir tür koşturmayla bitirin.
Not: Eğitim sürecini köpeğiniz için zevkli hale getirirseniz çok daha verimli bir sonuç alırsınız.
Beagle - Beagle Nasıl Beslenir - Nasıl Beagle Beslenilir - Beagle Ne Yer Ne İçer - Beagle Eğitimi
Beagle cinsi köpekler oldukça sosyal ve dost canlısıdır. Oldukça oyuncu ve akıllı bir köpek türü olan Beagleler şov ve gösteri dünyasında da tercih edilmektedir. Beagle cinsi köpekler eğitime ve öğrenmeye oldukça elverişli bir yapıdadır.
Beagle, tüyleri kısa köpek grubuna girmektedir. Beagle bünye olarak oldukça dayanıklıdır. Beagle cinsi köpekler 3 tür renge sahiptir. Beagle köpeklerinin ağız ve burun yapısı düzdür. Ayakları yuvarlak yapıda olan Beagleler'in kulakları sarkıktır. Oldukça şirin bir görünüme sahip olan Beagle'ler evlerde kolay bir şekilde beslenebilmektedir.
Beagle besleyecek olan kişilerin bilmesi gereken noktaların başında bu tür köpeklerin çok hareketli olmasıdır. Bu nedenle Beagle'nin yaşayacağı alanın büyük olması gerekmektedir. Ayrıca yanında sürekli onunla ilgilenecek birisinin olması gerekmektedir.
Beagle cinsi köpekler özellikle genç insanlar için idealdir. Oldukça hareketli ve hiperaktif olan bu köpeklerin yaramaz olması sahiplerinin de sürekli olarak hareketli olmasına neden olmaktadır. Beagle köpeklerinin küçük yaştan itibaren eğitilmesi gerekmektedir. Fazla ilgi görmeyen be başıboş büyüyen Beagleler, ilerleyen yaşında hiçbir şekilde söz dinlemeyen ve yaramaz köpekler olabilmektedir. Beagle sahiplerinin köpeklerini tasma ile gezdirmesi gerekmektedir. Çünkü Beagleler çok meraklı olduğu için gördüğü her yere koşabilmektedir.
Beagle köpeklerinin tüyleri kısa olduğu için fazla tüy dökmez. Bu nedenle diğer köpeklere oranla daha rahat beslenir. Beagle köpekleri ılıman iklime uyumludur. Beagle besleyecek kişilerin soğuk bölgelerde yaşamaması gerekmektedir. Kökeni İngiltere olduğu için Beagleler nemli havaları sevmektedir.
Beagle köpeklerinin beslenmesinde 1 yaşına kadar yaş ve kuru mamalar tercih edilmelidir. 1 yaşını geçen Beagleler 7 yaşına kadar yetişkin köpek maması ile beslenmelidir. Bu yaş aralığında Beagleler ev yemeği de yiyebilmektedir. Beaglelere ev yemeği verilirken dikkat edilmesi gereken bazı noktalar vardır. Beagleye ev yemeği verirken köpeğin kilosu ve boyu dikkate alınmalıdır. Kilosuna uygun içerikli protein ve karbonhidrat besinleri verilmelidir. Beagleller fazla kilo almadığı için yiyecek konusunda belirli sınırlamalara gidilmesine gerek yoktur. Fakat bu noktada abartıya kaçılmamalıdır. Beaglenizin uygun hareket alanı yoksa aşırı yemek verilmemelidir. Aksi takdirde kısa bir süre içerisinde köpeğiniz şişmanlamaya başlayacaktır.
Kristal Köpekbalığı - Kristal Köpekbalığı Özellikleri - Kristal Köpekbalığı Ne Yer Ne İçer - Kristal Köpekbalığı Nasıl Yetiştirilir - Kristal Köpekbalığı Hangi Akvaryumda Yaşar
Kristal köpekbalığı (Balantiocheilos melanopterus), diğer bilenen adlarıyla "gümüş köpekbalığı", "renkli köpekbalığı" gibi adları vardır.
Şekil olarak torpidoya benzer. Özel bir türdür, köpekbalığına çok benzerler. Genellikle Güney Doğu Asya, Borneo, Sumatra, Tayland ve Malezya Yarımadası'nda bulunur. Su içindeki diğer balıklara kolay uyum sağlarlar. Dipte ve orta bölgede yüzerler. Etçil ve otçul olarak beslenebilirler. En az 2 tane bakılması strese girmelerini önleyebilir. 35 cm'e kadar büyüyebilirler. Tropikal akvaryumlar için idealdir.Köpekbalığı diye anılmalarına karşın çok ürkektirler.Yemlenirken dahi ani haraketlerden kaçınılması gerekir çünkü akvaryumun dışına atlayabilirler.Bunun için kapağı kapalı tutarak önlem alınmalıdır.
Çok uyumlu balıklardır, karma akvaryumlar için kullanılırlar ve diğer türlerle uyumludurlar. 5 ila 10 yıl arasında yaşarlar ve büyüdüklerinde saldırganlaşırlar. Çok kolay ürkerler ve sudan atlamaya çalışabilirler. Yem olarak ise dip yemi kullanılabilir.
Bu balıklar diğer balıklara hemen alışabilirler.Ürküp dışarı çıkmaya çalışabilirler bu yüzden ani hareketlerden kaçınmalısınız.
Alman Kurdu - Alman Kurdu Eğitimi - Alman Kurdu Eğitimi Nasıl Olur - Alman Kurdu Nasıl Eğitilmeli
Alman kurdu eğitilmeye ve komut öğrenmeye eğilimli bir köpektir. Alman kurdu cinsine ait köpekler üstün koku alma, takip etme ve öğrenme kabiliyetlerinden dolayı özellikle polis teşkilatı içerisinde görev alabilmektedir. Alman kurtları hızlı ve aktif köpeklerdir.
Alman kurtlarının eğitimlerine 5 aylık oldukları andan itibaren başlanabilir. Bu cins köpeklerin böylesine küçük yaşta eğitilmesi oldukça önemlidir. Alman kurtları cins olarak içgüdüsel özelliklere sahiptir. Fakat bu özelliklerin geliştirilmesi nitelikli bir eğitime bağlıdır.
Alman kurtlarını eğitimlerinin eğitimine ilk olarak 'otur' komutu ile başlanır. Bu komut köpeğin itaat etmesindeki en önemli aşamadır. Oturma komutunu öğrenen köpekler istenilen zaman söz dinleyebilmektedir. Özellikle gezintiye çıkarılacak olan Alman kurtlarının bu komutu öğrenmesi gerekmektedir. Çünkü köpekler gezmeyi ve dışarı çıkmayı çok severler. Oturma komutunu anlayamayan köpekler dışarı çıktıklarında sahiplerine zor anlar yaşatabilmektedir.
Köpeğin oturma komutuna alışmasında ilk olarak boynunda tasmasının olması gerekmektedir. Bununla birlikte komutu anlayan ve gerçekleştiren köpekler, mutlaka ödüllendirilmelidir. Alman kurtları öğrenmeye çok hevesli oldukları için kendisine öğretilen bilgiyi kolayca unutmaz. Fakat komut öğretmek için sürekli tekrarda bulunmak da oldukça önemlidir. Komut öğretme aşamasında ses tonu mutlaka sevecen ve yumuşak bir şekilde olmalıdır.
Alman kurtlarının liderlik özellikleri çok gelişmiştir. Bu nedenle bu cins köpekler etrafını korur ve yaşadığı alanı sahiplenir. Ancak Alman kurtlarına, patronun sahibi olduğunu öğretmek de gerekmektedir. Bunun için Alman kurdu sahiplerinin otorite olması gerekmektedir. Bu otoriteyi sağlamak için hiçbir şekilde sert davranılmamalıdır. Sadece davranışsal olarak bu durum onlara hissettirilmelidir.
Alman kurtlarına tuvalet eğitimi vermek diğer köpeklere oranla daha kolaydır. Bunun için eğitim, ödüllendirme ve zaman verme yöntemleri kullanılmalıdır. Tuvalet ihtiyacını evin içerisinde karşılayan yavru Alman kurdu köpeklerine sert bir şekilde davranılmamalıdır. Köpekler genelde yemek yedikten sonra tuvalet gereksinimi duyar. Bu doğrultuda yemekten sonra bir yürüyüş yapılabilir. Bununla birlikte köpeğin evin içersindeki tuvalet köşesine yönlendirilmesi sağlanmalıdır.
Bir diğer komut da 'gel' komutudur. Alman kurtları, sahiplerine çok bağlı oldukları için bu hareketi kolay bir şekilde öğrenebilmektedir. Bu aşamada da ödül verme tekniği uygulanmalıdır. Alman kurtlarının eğitiminde sabırlı olunmalı ve sevecen davranılmalıdır.
Zeybek - Zeybek Nedir - Zeybek Nasıl Öğrenilir - Zeybek Nereden Öğrenilir
Zeybek, Batı Anadolu Yöresine ait bir halk oyunumuzdur. Yıllardır süregelen halk oyunumuz, popülerliğini hiç yitirmemiştir.
Ağır zeybek, kaşıklı zeybek, kıvrak zeybek ve kırık zeybek, halk oyununun kendi içinde ayrıldığı dört tür olarak belirtilir. Genellikle Ege Bölgesi illerinde oynanan zeybek, kaşıklı zeybek kategorisine girer. Zeybek, bir kaç kişinin çember şeklinde dizilmesi şeklinde oynanabilir. Tek kişi de oynanabilmesi mümkündür. Zeybek oynamak belirli esaslara dayanır. Bu esasları okuyup, sonrasında zeybek yapan bir kişiyi izlemelisiniz. Bu şekilde, kolayca zeybek oynamayı öğrenebilirsiniz.
Zeybek oynayan kişiyi izlemeden önce, yapılması gereken adımları okumak yararınıza olacaktır. Zeybek oynayan kişinin, kollarını omuz hizasında yukarı doğru açması gerekmektedir. Elleri ile başı aynı hizada veya biraz aşağıda olabilir. Bu, zeybek oyununun en temel hareketidir.
Başlangıç hareketi oyuna kalkma olarak adlandırılır. Kişi, sol ayağı önde olacak şekilde dik durmalıdır. Buna esas duruş denir. Kollar az önce tarif edildiği şekilde havaya kaldırıp, yavaş bir şekilde indirilmelidir. Sonrasında, önde olan sol ayak, hafif bir şekilde yukarı kaldırılıp indirilmelidir. Aynı işlem, bir kere sağ ve bir kere sol ayak uygulanarak tamamlanmalıdır. Buna "üç yapmak" denilmektedir.
Sol ayağınızı indirdikten sonra, sağ ayağı bir adım ileri atmalısınız. Sonrasında bu işlemi, sol, sağ, sol ve tekrar sağ olacak şekilde tamamladıktan sonra olduğunuz yerde durmalısınız. Bu yürümeyi daire şeklinde yapın. Yürüyüşü tamamladığınızda, daire de tamamlanmış olacaktır. Yürüme işlemini yaparken, adımlarınızı olabildiğinde büyük atmalısınız. Unutmayın ki, zeybek oynarken efe gibi görünmelisiniz. Bu yürüyüş işlemi, zeybek oyununda sayısından dolayı "beş yapmak" olarak adlandırılır. Bu işlemi, kollarınız havada olacak şekilde tekrarlayabilirsiniz. Oyunun uzunluğuna bağlı olarak, kaç defa yapacağınız tamamen size bağlı olacaktır. Diz çökme hareketi de, zeybek oyunu izlerken sıkça görebileceğiniz bir harekettir. Bu hareketi yapmak için, öncelikle soldan dönme hareketi gerçekleştirilir. Sonrasında, biraz önde bulunan sol ayağın üzerine basılır ve sağ ayak öne doğru atılarak yere çökme yapılır. Yerde olan diz yere iki kere vurulduktan sonra, havada olan kolay aşağıya inerken, kalkış gerçekleşir. Bunlar zeybek öğrenmek isteyen birinin bilmesi gereken en temel hareketlerdir. Bunları ve bunun gibi birçok hareketin daha iyi anlaşılması için izlenmesi ve uygulanması etkili olacaktır.
Değerli Taşlar - Değerli Taşların Özellikleri - Değerli Taşlar Hakkında
Değerli taşlar hem görsel hem de olumlu bir etkisi olduğu düşüncesiyle psikolojik olarak bir albeniye sahiptir. Bu taşların genel özellkilerini ve hangi burçlarla hangi değerli taşların eşleştiğini merak ediyor musunuz?
1-Akik Taşı: Agat ya da Yemen taşı olarak da bilinir. Renkli yuvarlak halkalardan oluşur ve ince yapısı sebebiyle kristal görünümlü olup parlaklığa sahiptir. Bu nedenle aksesuarlarda sıkça kullanılmaktadır. Gerginliği aldığı ve kemik, diş yapısını korumaya yardımcı olduğu bilinmektedir. İkizler, Aslan, Başak ve Yay burçları için ideal bir değerli taştır.
2-Kehribar Taşı: Bir çeşit çam ağacından oluşan reçinenin fosilleşmiş halidir. Ağrı kesici ve astımı hafifletici özellikleri olduğu bilinmektedir. Aslan ve Başak burcu taşıdır.
3-Oltu Taşı: Karbonlaşmış bitkisel kalıntılardan oluşur. Siyah renkli ve mat olduğu için aksesuarlardan daha çok faydaları için kullanılır. Negatif enerjiyi ve stresi toplama özelliğinden dolayı bu şekilde kullanımı daha çok tercih edilir. Kova ve Oğlak burçlarının taşıdır.
4-Opal Taşı: Özgürlüğü temsil etmektedir. Görünüş olarak parlak kahverengi ve mavi renklerde, oval kıvrımlara sahiptir. Kızgınlığı yok ettiği bilinmektedir. Koç burcunun taşıdır.
5-Safir Taşı: Çeşitli renkleri olmakla birlikte en sık görülen rengi mavidir. Böbrek rahatsızlıklarına ve kalbe iyi geldiği bilinmektedir. Güven duygusunu güçlendirdiği inancından dolayı sıkça kullanılır. Yay, Boğa ve Yengeç burçlarının taşıdır.
6-Firuze Taşı: Turkuaz renkli olduğu için turkuaz taşı olarak da bilinmektedir. Çok değerli ve pahalı bir taş olduğu için sahte olanları orijinallerinden çok daha fazladır. Tansiyonu dengeleyici ve sinidirimi düzenleyici özellikleri olduğu bilinmektedir. Halk arasında nazara karşı etkili olduğu düşüncesiyle sıkça kullanılır. Özellkille Boğa ve Yay burçlarına tavsiye edilir.
7-Yakut Taşı: Doğal hali mat ve gösterişsiz olmakla birlikte kesildiğinde elmas kadar parlak ve gösterişli bir hal alır. Bağışıklığı artırdığı ve kan dolaşımına iyi geldiği bilinmektedir. Aslan, Oğlak, Koç ve Yengeç burçları taşlarındandır.
8-Zümrüt Taşı: Yeşil renkli ve en kıymetli taşlardan biridir. İç hastalıklara iyi geldiği bilinmektedir. İkizler, Yengeç ve Yay burçlarına önerilmektedir.
Oltu Taşı - Oltu Taşı Nerede Kullanılır - Oltu Taşı Kullanımı - Oltu Taşı Kullanımı Nasıl Olur
Kullanıldıkça parlayan oltu taşı, kolay kırılması nedeniyle dikkatli kullanılması gereken bir taştır. En iyi tespihler oltu taşından yapılır ve gümüş oltu taşları kadınlar için oldukça zarif aksesuarlara dönüşür. Boyun, parmak ve kulak aksesuarı olabilir. Yüksek enerjisi sayesinde birçok psikolojik ve fiziksel hastalığa iyi gelir.
Oltu taşından yapılan aksesuar belirli bir bölgeye daha fazla etki edeceğinden fiziksel hastalıklarda hangi aksesuar da olduğu önemlidir. Gerdanlık olarak kullanıldığında boğaz ve troid bezi enfeksiyonlarını yok eder, guatr ve bademcik hastalığı oluşumunu önler. Küpe olarak takıldığında kulak ağrılarını iyileştirir. Ağrı veya şişlik bulunan bölgeye koyulduğunda ağrıyı hafifletir. Özellikle romatizma ağrıları için kullanılır. Solunum yolu hastalıklarına faydalıdır. Sindirim sistemine iyi gelir, bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar. Böbrek, mesane ve dalağı temizler. Kemik iliği eksikliğine birebirdir. Çoğu şifalı taş gibi alerjiye iyi gelir.
Vücuttaki statik elektriği yok ederek gerginlik, stres, huzursuzluk, depresyon gibi belirtileri yok eder. Konsantrasyonu artırır. Bu yüzden oltu taşından yapılan aksesuarların vücuda temas edecek kısımları kaplanmaz. Taşın vücuda temas etmesi amaçlanır. Rahatlama hissi verir. Pozitif enerji yayarak canlılık ve mutluluk hissi yaratır.
Yarı değerli taş sınıfına giren oltu taşının piyasada birçok sahtesi mevcuttur. Taşı taklitlerinden ayırmak için birçok yöntem vardır. Sahte olup olmadığını anlamak için ateşe tutmak gerekir. Sahteleri erirken gerçek oltu taşı alev alır ama erimez. Oltu taşını elinize alıp nefesinizle buhar gönderdiğinizde buharı çeker ve nemlenir. Sürtünme ile elektriklenir ve bu sayede kağıtları kendine çeker. Bıçakla hafifçe kazındığında kahverengi toz çıkartır. Eğer oltu taşınız veya oltu taşından yapılmış aksesuarınız bu özellikleri sağlamıyorsa taklittir. Bunun yanısıra asıl olarak Erzurum'da çıkan oltu taşının taklitleri Gürcistan ve Rusya'dan getirilen taşlarla yapılıyor. Gürcü ve Rus taşları hem kalite hem de renk olarak Erzurum oltu taşından bariz şekilde ayrılır. Diğer oltu taşlarından çok ucuza bulduğunuz oltu taşını satın almayın.
Değerli Taşlar - Değerli Taşlar Ayır Edebilmek İçin Öneriler - Değerli Taşları Ayırt Ederken Dikkat Edilmesi Gerekenler - Değerli Taşlar Nasıl Ayırt Edilmeli
Piyasada ve doğada birçok gerçek olmayan değerli taş vardır. Renk ve ağırlık gibi birkaç ana özelliğe dikkat ederek bu değerli taşları kolayca ayırt edebilirsiniz. Doğru ve kesin bir tanımlama yapmak istiyorsanız aşağıdaki özellikleri dikkat edebilir ve önerilen yolları kullanabilirsiniz.
Değerli taşlarınızı ayırt etmeye ve tanımlamaya başlamadan önce eğer bu işi sıkça yapacaksanız bir değerli taş tanımlama çizelgesi edinmenizde fayda vardır. Eğer değerli taşları nadiren tanımlamaya ihtiyaç duyacaksanız internette bulunan çizelgelerden de faydalanabilirsiniz.
Elinizde bulunan taşın bir değerli taş olduğundan emin olmak için birkaç önemli özelliğe dikkat etmelisiniz:
Taşın yüzeyine dokununuz ve yüzeyin sert ve kum gibi bir yapıya sahip olmadığından emin olun.
Gerçek değerli taşlar kristal bir yapıya sahiptir. Bu yapı kesme, parçalama ve aşındırmayla şekillendirilebilir fakat sabit bir yüzeye sahip olduğu için bu taşları sadece baskıyla şekillendiremezsiniz. Yani taşı elinizle kolayca şekillendirebiliyorsanız büyük ihtimalle bu taş değerli bir taş değildir.
Bununla birlikte suni taşlara da dikkat etmelisiniz. Bu tür taşlar doğal değerli taşlarla aynı yapıya ve kimyasal bileşime sahiptir. Bunları birbirlerinden ayırt etmek için birkaç özelliğe dikkat etmelisiniz. Örneğin, beyaz altın ve altın kaplamaları yapay taşlara kolayca yapışırlar; yuvarlak gaz baloncukları yapay taşlarda bolca bulunur.
Suni taşların aksine imitasyon taşlar görünüş olarak doğal taşlara tıpatıp benzese de tamamen başka bir materyalden yapılırlar. Bu taşların yüzeyi portakal kabuğu olur ve suni taşlar gibi büyük, yuvarlak gaz baloncukları içerebilirler. Ayrıca imitasyon taşlar doğal eşlerine göre daha hafiftir. Turkuaz, lapis lazuli, safir, yakut ve zümrüt gibi taşların piyasada birçok imitasyonu bulunduğu için bu taşları incelerken daha çok dikkat etmeniz önerilir.
Elinizde bulunan taşın birden fazla materyalden oluşmadığına dikkat edin. Bu tür taşlar bazen tamamen doğal değerli taşlardan oluşsa da genellikle araya yapay materyaller de karışabilir. Taşınızın birden fazla materyal içerip içermediğini anlamak için bir ışık kalemi yardımıyla parlaklıkta bir renk farklılığı olup olmadığına ya da renkli veya renksiz bir dolgu maddesi içerip içermediğine dikkat etmelisiniz.
Ses Kayıt Cihazı - Ses Kayıt Cihazı Nasıl Kullanılmalı - Ses Kayıt Cihazı Nerede Kullanılır - Ses Kayıt Cihazı Ne Zaman Kullanılır
Ses kayıt cihazları hatırlatıcılarınızı veya iş toplantılarınızı kaydedebileceğiniz önemli donanımlardır. Cihazı kullanmak için şu adımları takip edin.
Ses kayıt cihazınızdaki butonları iyi tanıyın. Ses kayıt cihazlarındaki butonlar ufak değişiklikler gösterseler de genel olarak kayıt butonu, durdurma butonu, ileri ve geri sarma butonu, menü butonu ve oynatma butonundan oluşurlar. Bazı durumlarda oynat/durdur ya da kaydet/durdur butonları kombine halde olmaktadır.
Mikrofon, hoparlör, kulaklık çıkışı ve USB ya da diğer bilgisayar bağlantılarının yerlerini tespit edin. Bütün kayıt cihazlarında bu özellikler olmayabilir fakat en azından bir mikrofon ve hoparlör ya da kulaklık çıkışı gibi bir çeşit çıkış bulunacaktır.
Kayıt cihazınızın ekranını öğrenin. Ses kayıt cihazlarının ekranları basit görüntülerden LCD panellere kadar değişiklik göstermektedirler. En azından kayıt göstergesi, dosya konumu, kayıt yapabileceğiniz kalan süre ve bateri doluluk oranı gibi özellikleri görmeniz mümkündür.
Bir test dosyası kayıt edin. ‘’Dosya’’ veya ‘’Menü’’ butonunu kullanarak kayıt etmek istediğiniz dosyayı nereye yükleyeceğinizi seçebilirsiniz. Konumu belirledikten sonra, kayıt butonuna basın ve mikrofona konuşun. Ekranda kayıt halinde olduğunu belirten görüntüyü gördüğünüzden emin olun. Kısaca konuştuktan sonra durdur butonuna basın.
Test dosyanızı tekrar oynatın. Dosyayı kaydettiğiniz konumda çalıştırın ve ‘’Oynat’’ butonuna tıklayın. Bu adımda ses kontrollerini de test edebilirsiniz.
Ses kayıt cihazınızı USB veya başka bir bilgisayara bağlama yöntemiyle bilgisayarınıza bağlayın. Ses kayıt cihazınızla birlikte gelen bütün gerekli yazılımları yükleyin. Test dosyanızı bilgisayarına gönderin. Çalıştığından emin olmak için bilgisayarınızda dosyayı dinleyin.
Ses Kayıtlarının Yazıya Dönüştürülmesi - Ses Kayıtları Nasıl Yazıya Dönüştürülür
Doğru yazılıma sahipseniz ve doğru ayarlarla sesi kayıt ettiyseniz ses kayıtlarını yazıya dönüştürmeniz kolay olacaktır. Seslerin yazı dökümanlarına çevirilmesi iş dünyasında önemli yere sahiptir. Toplantıları kayıt edebilir ve konuşulanları notlara çevirebilir veya kayıt altında tutabilirsiniz.
Kaydı yapacağınız odayı ayarlayın. Kapıyı ve camları kapatın. Cep telefonu, radyo ve televizyon gibi arka fonda gürültü yaratacak eşyaları kapatın. Kaydı yapılan kişi veya cisimleri cihaza yakın tutun. Kağıt sesini ve mobilya seslerini minimum düzeyde tutmaya çalışın.
Kaydını yaptığınız kişilerin yavaş, açık ve kuvvetli bir sesle konuşmasını isteyin. Mırıltılardan ve üst üste konuşmalardan uzak durun. Hazır olduğunuzda dijital kayıt cihazında ‘’Kayıt’’ butonuna tıklayın. Sesleri kayıt edin ve bittiğinde ‘’Durdur’’ düğmesini tıklayın.
İstediğiniz konuşmadan-yazıya çevirme programını indirin. Bedava programlar da vardır fakat en doğru sonuçları veren yüksek kaliteli programlar bedava olmayacaklardır. Programı yüklerken ekrana gelen yükleme talimatlarını takip edin.
Dijital kayıt cihazınızı data kablosuyla bilgisayarınıza bağlayın. Yazılımınızla beraber yazıya dökülmesini sağlaması için bir diyalog kutusu açılacaktır. Eğer açılmıyorsa, yazılımınızı açın ve sonra kayıtlı ses dosyasını açın. Eğer yazılımınız konuşmadan-yazıya yazılımsa kayıt cihazını mikrofona yaklaştırın ve program dosyayı yazıya dökerken kaydınızı oynatın.
Korece - Korece Nasıl Bir Dil - Korece Nasıl Öğrenilir - Korece Nasıl Konuşulur - Korece Hakkında
Ural Altay Dil Ailesi'ne ait olan Korece sondan eklemeli bir dil olup, Hangul adında bir alfabeye sahiptir. Altay dillerinden geldiği kanıtlanamasa da uzmanlar tarafından Ural Altay ailesine dahil edilmiştir. Uzak Doğu dilleri arasında en kolay dildir. Diğer dillerden farklı olarak hitap çok önemlidir. Hemen hemen herkese farklı şekilde hitap edilir. Kelimelerin okunuşu hitap şekline göre farklılık gösterir. Birbirine benzer kelimeler ve sesler vardır. Bu kelimeleri birbirinden ayırmak için genellikle son harfler uzatarak okunur.
Hitap şekli olarak üçe ayrılan Korece'de cümlenin söylendiği kişinin ünvanına göre cümlenin sonuna ekler gelir. Sonda fazladan ek var ise kişi kendisinden yaşça büyük birisine hitap ediyordur. Eğer hiç ek yok ise çok samimi olduğu arkadaşına veya kendisinden çok küçük birisine hitap ediyordur. Eğer ortalama uzunlukta bir ek var ise samimi olunmayan arkadaşa, birlikte bir iş yapılacak insana hitap ediliyordur. Korece'de yaşlılara düşük dereceli şekilde hitap edilirse ayıplanır ve söyleyen kişi ciddiye alınmaz. Hitap şekilleri bu derece önemlidir.
Hangul veya Hangıl adı verilen Kore alfabesi 14 ünsüz, 10 ünlü harften oluşur ve öğrenmesi oldukça kolaydır. Çift ünsüz, yarı ünlü gibi kavramlar vardır fakat bu özel harfler alfabede yer almaz. Korece, Türklerin ve Türkçe bilenlerin en rahat öğrendiği dil olarak bilinir. Türkçe ve Korece birçok özellik bakımından birbirine benzer. Cümle yapısı, gramer ve bazı kelimeler iki dilde de aynı veya çok benzerdir. Türkçe'deki şiir, turna, yoksa, iyi gibi kelimeler Korece'de şii, turumi, yokşi, ii olarak karşılık bulur. Cümle yapısı olarak da Türkçe'ye oldukça benzer. Türklerin Türkçe düşünerek Korece konuşabilme şansı vardır. Düşündüğünüz cümledeki Türkçe kelimelerin yerine Korece kelimeler koyarak rahatça Korece cümleler kurabilirsiniz. Kendi dilinizle düşünüp kelime değişikliğiyle istenen dilde konuşmak diğer dillerde pek fazla görülen bir durum değildir.
Telaffuz olarak Orta Doğu dilleri arasında en kötü olanıdır. Dizi ve filmlerde gördüğümüz kelimelerin son harfini bol bol uzatarak söyleyen kişiler gerçek hayatlarında büyük ihtimalle Korelidir. -aaaa, -eeee gibi ünlüler kelime sonlarında genelde uzatılarak söylenir. Çin ve Japon kültüründe böyle bir yöntem bulunmaz. Koreliler dillerindeki ses benzerliklerini ayırt etmek için kelimelerin son harflerini uzatarak söylemek gibi bir çözüme başvurmuşlardır.
Muhasebe Bölümü - Muhasebe Bölümünün Amacı - Muhasebe Bölümü Nasıl Okunur - Muhasebe Bölümü Nasıl Bir Bölüm - Muhasebe Bölümünden Mezun Olanlar Nerede Çalışır
Muhasebe bölümü liselerde de seçilebilen, sadece ''Muhasebe'' adı altında lisans programı olarak Afyon Kocatepe Üniversitesi, Dumlupınar Üniversitesi ve Girne Amerikan Üniversitesi'nde mevcut olan bir bölümdür. Bu bölüm Muhasebe ve Denetim, Muhasebe ve Vergi Uygulamaları, Muhasebe ve Finansal Yönetim gibi başka alanlarla birleştirilerek ayrıca bölümler oluşturulmuş ve çeşitli üniversitelerde eğitime başlanmıştır. Peki, muhasebe bölümü nasıl bir bölümdür? İçeriğindeki dersler ve mezunların çalışma alanları nelerdir?
Muhasebe bölümü öğrencilerinin eğitim hayatları boyunca aldıkları dersler başlıca; hukukun temel kavramları, işletmeye giriş, matematik, genel muhasebe, Atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi, Türk dili ve edebiyatı, genel ekonomi, borçlar hukuku, pazarlama, finans matematiği, ticaret hukuku, istatistik, maliyet muhasebesi, yönetim muhasebesi, kıymetli evrak takip ve hukuku, şirketler muhasebesi, finansal tablolar analizi, muhasebe standartları, muhasebe denetimi, vergi muhasebesi, ileri muhasebe uygulamaları, muhasebe sistemleri ve organizasyonu, işlemler yönetimi, vergilendirme, iç kontrol ve iç denetim gibi derslerdir. Bunların yanısıra finansal piyasalar ve kurumlar, diş ticaret finansmanı, kamu maliyesi, çevre muhasebesi, temel sigortacılık, e-ticaret, temel bankacılık hizmet ve ürünleri, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları, sermaye piyasası hukuku, icra ve iflas hukuku, kurumsal raporlama, aracı kurumlar muhasebesi gibi seçmeli derslerle herhangi bir alana yönelebilir ve bilgilerini derinleştirebilirler.
Muhasebe bölümü öğrencileri bu bölümü seçerken bu bölüm ve ders içerikleri hakkında bir araştırma yapmalı ve eğer kendilerine uygun bir bölüm olduğunu düşünürlerse tercihlerini yapmalılardır. Bu dönemde, üniversitelerin tercih dönemi danışman görevli servislerinden yararlanarak ya da bizzat sektörden insanlarla konuşarak onlardan tavsiyeler alabilir ve tercihlerine yön verebilirler. Öğrenim hayatları boyunca mutlaka staj yapmalılardır. Bu staj, bankalarda, şirketlerin muhasebe ya da finans departmanlarında ya da serbest çalışan bir muhasebecinin yanında yapılabilir.
Muhasebe bölümünden mezun olanlar, yine bankalarda, şirketlerin finans ya da muhasebe departmanlarında, sigorta şirketlerinde, finansal kurumlarda çalışabilecekleri gibi, serbest muhasebeci olarak çalışmaya başlayıp zamanla serbest muhasebeci mali müşavir ve yeminli mali müşavirliğe kadar ilerleyebilirler. Bu konumda olan kişiler bağımsız denetim yapma yetkisine de sahip olurlar.
Mütercim Tercümanlık Bölümü - Mütercim Tercümanlık Bölümünün Amacı - Mütercim Tercümanlık Bölümü Nasıl Okunur - Mütercim Tercümanlık Bölümü Nasıl Bir Bölüm - Mütercim Tercümanlık Bölümünden Mezun Olanlar Nerede Çalışır
Mütercim Tercümanlık bölümü, öğrencileri sözlü ve yazılı çeviri yapma alanında eğitmeyi amaçlayan, birçok üniversitede mevcut olan bir bölümdür. Bu bölüm için en çok tercih edilen üniversitelerin başında 9 Eylül Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, İzmir Ekonomi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Yaşar Üniversitesi ve Ege Üniversitesi gibi üniversiteler gelir. 9 Eylül Üniversitesi'nde İngilizce-Almanca-Türkçe ve İngilizce-Türkçe, Ege Üniversitesi'nde İngilizce ve Almanca, Hacettepe Üniversitesi'nde ise İngilizce-Türkçe mütercim tercümanlık eğitimi verilmektedir. Peki, bu bölüm nasıl bir bölümdür, ders içerikleri nelerdir ve mezunlar nerelerde çalışabilir?
Mütercim Tercümanlık bölümünde genel olarak sözlü anlatım, yazı becerisi, eleştirel okuma, dilbilgisi, okuma becerisi, sözcük bilgisi, dinleme becerisi, yazılı metinden sözlü çeviri, yazılı çeviriye giriş, güncel konular, teknik çeviri, bilimsel yazma becerisi, ardıl çeviri, terim çalışmaları, çeviri kuramları, çeviri eleştirisi, çeviri uygulamaları ve eşzamanlı çeviri gibi dersler vardır. Bu ana derslerin yanısıra öğrenciler çeşitli seçmeli derslerle farklı alanlarda çeviri dersleri alarak bu alanlardaki terimleri de öğrenebilirler. Bu dersler; basın metinleri çevirisi, ticaret metinleri çevirisi, karşılaştırmalı dil, edebiyat ve kültür, tıp metinleri çevirisi, Avrupa Birliği metinleri çevirisi, dış politika ve diplomasi, hukuk metinleri çevirisi, edebiyat çevirisi, görsel-işitsel çeviri, diyalog çevirisi, popüler metin çevirisi gibi derslerdir. Bu dersleri alarak herhangi bir alandaki terminolojiye de hakim olan çevirmenler ilerideki iş alanlarını da genişletmiş olurlar.
Mütercim Tercümanlık bölümünden mezun olanların ileri derece dil bilgisine sahip olmaları sebebiyle çalışma alanları da oldukça geniş olup çokça tercih edilirler. Mezunlar çeşitli şirketlerin dış ilişkiler departmanlarında, ihracat-ithalat ve dış ticaret departmanlarında, çeviri bürolarında çalışabilecekleri gibi pedagojik formasyon eğitimi aldıkları sürece devlet okullarında ve özel kurumlarda öğretmenlik de yapabilirler. Bunlara ek olarak Dış İşleri Bakanlığı ve Avrupa Birliği Bakanlığı gibi kamu kurumlarında da iş imkanları vardır. Herhangi bir işe devam ederken, aynı zamanda çeviri işi yaparak ek gelir sağlayabilirler. Turist rehberliği, çevirmenlik ve akademik kariyer de seçenekler arasındadır.
Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü - Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümünün Amacı - Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü Nasıl Okunur - Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümü Nasıl Bir Bölüm - Okul Öncesi Öğretmenliği Bölümünden Mezun Olanlar Nerede Çalışır
Okul Öncesi Öğretmenliği öğretmeyi ve çocukları seven kişiler için ideal bir meslektir. Üniversite tercih döneminde aklınızda dolaşan bölümlerden birisi de okul öncesi öğretmenliği ise bu bölümü iyi tanıyarak tercih yapmalısınız. Mesleğin iyi ve kötü yönlerini araştırıp mesleğin gerektirdiği özellikleri öğrenerek bu bölümü seçebilirsiniz.
Okul öncesi öğretmeni okul çağından önce çocuklara zihinsel, bedensel ve duygusal açıdan eğitim veren, onları bu yönlerde geliştiren kişidir. Bu bölümün temel amacı geleceğin önemli kişileri olacak çocukları okul başlamadan en iyi şekilde hazırlayacak öğretmenler yetiştirmektir.
Okul Öncesi Öğretmenliği hem YGS hem de LYS puan türünden öğrenci alır. Öğrenci YGS-5 puanıyla tercih yapabileceği gibi LYS-3 puanıyla da tercih yapabilir. LYS ile tercih yapan öğrencinin hem LYS hem YGS puanı dikkate alınır.
Okul Öncesi Öğretmenliği seçecek öğrencinin çocukları sevmesi gerekir. Çocuklarla empati kurmalı, onlarla oynamayı sevmelidir. Kendini geliştirmeyi sevmeli, çocuklarla oynanabilecek oyunlar türetmelidir. Titiz olmalı, işini dikkatli yapmalıdır.
Okul Öncesi Öğretmenliği'nin üniversitelerdeki eğitim süresi 4 yıldır. Öğrenciler 4 yıl boyuncu verilen başlıca dersler çocuk gelişimi, çocuk psikolojisi, çocuk anatomisi, çocuk biyolojisidir. Ayrıca okul öncesi eğitimde müzik ve oyun adına etkinlikler yapıldığı için bu alanlarda da öğrencilere eğitim verilir. Çocuk sağlığı, ilk yardım, insan ilişkileri, öğretim teknikleri ve entegre eğitimi gibi derslerde 4 yıl boyunca öğrencilere verilen dersler arasındadır.
Okul Öncesi Öğretmenliği'ni okuyan öğrenciler derslerde gördükleri teorik bilgileri zaman zaman yaptıkları stajlarla pratiğe dökerler. Öğrencilerin çocuklarla kaynaşmasıi öğrencinin mesleğini sevmesi açısından stajlar oldukça önemlidir.
Akdeniz, Amasya, Anadolu, Atatürk, Balıkesir, Başkent, Boğaziçi, Çanakkale, Dokuz Eylül, Ege, Gazi, Kocaeli, Marmara, Pamukkale, Trakya Üniversitesi Okul Öncesi Öğretmenliği'nin bulunduğu başlıca üniversitelerdir. Bu üniversitelerden Trakya, Marmara ve Ege üniversitesi en çok tercih edilen üniversitelerdir.
Okul Öncesi Öğretmenliği'nden mezun olan öğrenciler Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı ilköğretim okullarında, resmi ya da özel kreş, yuva, anasınıfı gibi yerlerde çalışabilir. Ayrıca birçok yayının çocukla ilgili kitapların görev alabilirler. İsterlerse kendi kreşlerini açarak buralarda çalışabilirler.
Pazarlama Bölümü - Pazarlama Bölümünün Amacı - Pazarlama Bölümü Nasıl Okunur - Pazarlama Bölümü Nasıl Bir Bölüm - Pazarlama Bölümünden Mezun Olanlar Nerede Çalışır
Pazarlama bölümü birçok üniversitede mevcut olan ve öğrencilere modern pazarlama alanında eğitim vermeyi amaçlayan bir bölümdür. Akdeniz Üniversitesi, İstanbul Bilgi Üniversitesi, Yakın Doğu Üniversitesi, Girne Amerikan Üniversitesi ve Doğu Akdeniz Üniversitesi gibi üniversitelerde olan bu bölüm, Pazarlama ve İşletme gibi başka bölüm adlarıyla da diğer üniversitelerde yer alır. Pazarlama alanının önemini hiçbir zaman kaybetmemesi, hatta daha da önemli hale gelmeye başlamasıyla birlikte bölüme olan ilgi de artmıştır. Pazarlama nasıl bir bölümdür? Bölümde görülen dersler nelerdir? Mezunlar nerelerde çalışabilir?
Pazarlama bölümü öğrencileri öğrenim hayatlarının ilk senesinde üniversite ve fakülte ile ilgili genel dersler alırlar. Bunlar arasında; işletmeye giriş, mikroekonomiye giriş, makroekonomiye giriş, Türk dili ve edebiyatı, Atatürk ilkeleri ve inkılap tarihi, matematik, yönetim ilkeleri gibi dersler sayılabilir. Öğrenciler ikinci senelerinden itibaren bölüm derslerini almaya ve pazarlama alanında ayrıntılı bilgi sahibi olmaya başlarlar. İstatistik, finans muhasebesi, hukuk, genel psikoloji, genel sosyoloji, pazarlama ilkeleri, yönetim muhasebesi, finans ilkeleri, örgütsel davranış, pazarlama ve toplum, tüketici davranışları, insan kaynakları yönetimi, ürün yönetimi, marka yönetimi, pazarlama araştırması, pazarlama yönetimi, uluslararası pazarlama, stratejik pazarlama ve yönetim, bütünleşik pazarlama iletişimi, kalite yönetimi, ticaret yönetimi ve halkla ilişkiler gibi dersler öğrencilerin ana bölüm dersleri olabilir. Bu derslerin yanısıra öğrenciler herhangi bir alana yönelmek isterlerse, moda pazarlaması, spor pazarlaması, hizmet pazarlaması ya da turizm pazarlaması gibi seçmeli derslerle bu alandaki ilgilerini destekleyebilirler.
Derslerin amacı öğrencileri pazarlama karması, pazarlama stratejileri, fiyatlandırma şekilleri, ürün ve marka geliştirme, tüketici algısını yönetme, tüketici davranışlarını anlama ve yönlendirme, müşteri memnuniyeti sağlama gibi birçok alanda eğitmek ve geliştirmektir.
Bu bölümden mezun olan öğrenciler, günümüzde küreselleşmiş olan dünyada oldukça aranan elemanlar olacaklardır. Ürün ya da servis satan her işletme ürünlerin tanıtımı, doğru hedef kitleyi belirleme, buna göre stratejiler geliştirme ve tanıtım yapma konusunda pazarlamacılara ihtiyaç duyar. Müşteri memnuniyeti işletmeler için rekabet yapmak adına en krtik alan haline gelmiştir ve işletmeler doğru pazarlama stratejilerini geliştirerek bunu sağlayabilirler. Bu durumda halkla ilişkileri yönetecek ve onların isteklerine uygun ürün ve hizmetlerin geliştirilmesine yardım edecek pazarlama elemanlarına ihtiyaçları vardır. Çeşitli şirketlerde, reklam ajanslarında, halkla ilişkiler ofislerinde ve tanıtım ajanslarında çalışabilirler.