El-keyf

El-keyf

Üye
05.03.2011
Uzman Çavuş
5.245
Hakkında

#16.03.2011 14:21 0 0 0
#16.03.2011 13:46 0 0 0
#16.03.2011 13:19 0 0 0
  • Konu: Adamım
    sağol canım okuyan gözlerin dert görmesin:)
#16.03.2011 13:18 0 0 0
  • Konu: Adamım
    teşekkür ederim necme sağolun:)
#16.03.2011 13:11 0 0 0
#16.03.2011 13:06 0 0 0
#16.03.2011 12:29 0 0 0
#16.03.2011 11:12 0 0 0
#16.03.2011 11:09 0 0 0
  • noimage

    Kutsandı bak AŞK,hiç olmadığı kadar
    Yürek kendini boyadı sonunda beyazına
    Cenklerde kalkandı duygusu sevdamın
    Beş para etmeyen düşman safında

    El-keyf


    [main-arkaplan-muzik]407[/main-arkaplan-muzik]
#16.03.2011 10:52 0 0 0

  • noimage

    Sevgiydi, inandık. İnsan, varlık nedenini yok sayamazdı.
    Telefondaki apansız bir sesti sevgi, soluktu.
    Dokunmaktı biraz. Yollar yürümekti.
    Bilinmedik zamanlarda yan-yana oturup gülümsemekti.
    Pencere önlerinde ufka dalıp boşluklarda yitip gitmekti.
    Uzaklarda, çok uzaklarda yol bilmez kuşların kırık kanatlarına bağlı pusulalarda
    yazanı beklemekti sevgi.
    Özlemekti.

    Yazık!
    İnsanlar gördük, biz bir ses duyumu özlemlerde yanarken,
    yalan sevgilerin hoyratlığında kendine kimlikler arayan.
    Duymayan insanlar gördük, bütün çiçeklere renk körü bakan.
    Telefonlarda sesimiz her defasında susuz topraklar gibi çatlaktı da
    onlar bizi anlamazdı.

    "Sevenlerin hor görüldüğü dünyada"
    aykırı mevsimlerde çığsı çığsı ıslanırdı da saçları, güneşe bakamazlardı.

    Bizi bilmezlerdi. Sormazlardı. Anlamazlardı.

    Aşktı, inandık.
    İnsan, bütün güzelliklerin tek kaynağı olan Tanrı'ya giden yolu
    bu kadar silemezdi.

    Bedellerin kimi zaman yaşam pahasına ödendiği bir uygarlıktı aşk.
    Sevgililer gördük, seveni yangınlarda bırakıp,
    yabancı tenlerde kendini tüketen.

    İhanetler gördük, yalanlar gördük, bizim olan her şeyi bir bir yağmalayan.
    Artık ağlamak vaktiydi.
    Ağladık.

    Apansız terkeden sevgiliye değil.
    Kendimize ağladık.
    Aşk üzre, aşka ağladık.
    Kimseler bilmezdi bizi.

    Canımızı adadığımız sevgili bilmezdi.

    Kahrettik.

    Karabasanlar çöktü gözlerimize.
    Bir gün bile ah etmedik.

    Sevdik. Hepsi bu!

    Yalnızlık hiç bu kadar anlamlı olmadı.
    İnsandık.
    Sevdik.
    Yaşadık.
    Yanıl(ma)dık.


    noimage

#16.03.2011 10:27 0 0 0
  • noimage

    Katilimi tanıyorum...


    Bu bir polisiye roman adı değil.
    Ben bunu yaşıyorum.
    Katilini tanıyarak, kimin tarafından öldürüleceğini bilerek yaşamanın
    ne demek olduğunu bir düşünün...

    Bir paranoya değil, gerçekliğin en acı zirvesi.
    Siz, katilinizi bilerek yaşayabilir misiniz?
    Her an bir köşebaşından birinin çıkıp ensenize ateş etmesi
    veya sırtınıza bıçağı sokup,
    bir aşağı bir yukarı çekmesi gibi değil bu.

    Ben, katilimi her gün görüyorum.
    Arabamı park ederken otoparkta, kırmızı ışıkta durduğum zaman yaya geçidinin
    hemen başında...
    Siz, her gün gittiğiniz bakkalda, haftada en az üç kez katilinizi görseniz
    ne hissedersiniz?

    Ne hissederseniz bunu 10'la, 100'le, 1000'le çarpın.
    Çünkü katilim de benim onu gördüğümü biliyor...
    O bu durumdan zevk alıyor, ben ise onun elini beline atacağı zamanı
    bekliyorum...

    Katilimi tanıyorum ben, gözbebeklerinden...

    Katilim, bana huzursuzluk veriyor ne zaman saldıracağını bilmediğim için...
    Ve aslında umursamıyorum, görünce kudurduğu şeyleri üstümden çıkarsam da
    gözlerimde görüyor...

    Katilim o kadar aciz ki, düşmemi, tökezlememi ve uyumamı bekliyor...
    Delikanlıca, mertçe çıkmıyor karşıma...
    Meydanlarda 'kardeşlik' örtüsü altında bölünmüş sloganlar atıyor...

    Katilim onlarca yılda için için kemirmiş beni, tanımış, insafıma sığınmış
    ve insanlığımdan faydalanmış.

    Ben acıdıkça, ben anlayış gösterdikçe o palazlanmış.
    Dünkü çaresiz, ezik, zavallı ve aşağılık duygusu dolu gözlerinde şimdi ihtiras,
    kan ve zafer pırıltısı var.

    Katilimi tanıyorum ben, beni bir gün vuracak olanı...

    Her yazım, son yazım olsun diye Allah'a dua ederken, o şimdi benim
    çaresizliğimin tadını çıkartıyor.
    Sanıyor ki, elleri bağlı olanın yüreği de bağlıdır.

    Oysa ki bizim işimiz elle değil, bilmiyor buna yabancı olduğundan.
    Hayvani hislerle, hayvani dürtülerle yaşayan birisi nasıl anlayabilir kalpten?

    Ve anlasa, kendine haram eder mi üzerine bastığı YÜREĞİ
    ..
    Çok uzun zamandır katilimi tanıyorum ben, bir gün ansızın sırtımdan vuracak...
    Bununla yaşıyorum, bunu hissediyorum.

    Ama ben ölsem de, bu AŞK bana helal, köpekten daha aşağılık olan ve sahibinin paçalarına dalanlara haram olacak...

    Ben katilimi tanıyorum, biliyorum onun boyunu POSUNU...
    Peki siz tanıyor musunuz?
    Tanımıyorsanız nasıl bozacağız biz bu oyunu?
#16.03.2011 10:07 0 0 0
  • Gittin Gideli
    Ve ...
    Artık beyaz sayfalara elveda...
    Kalemim, hele bir dursun şimdilik köşede..
    Yâr yarası kapanmaz elbette...
    Dikiş tutmaz aşk sancıları..
    Sokaklar yağmursuz kalmaz ...

    Teşekkürler:)
#16.03.2011 09:49 0 0 0
  • noimage

    BaKiRe BiR MıSRa BiLe KaLMaDı AVuÇLaRıMıZDa


    nasıl da yağmıyor yağmur
    gözlerim sırılsıklam
    sahile vuran dalgalar kadar maviyim belki
    mavinin her tonu ellerimde
    maviler sırılsıklam

    köhne bir mekanda mı söylemiştik,tamburlu şarkıları..?
    kimin eli vurmuştu yüreğin hüzzamına..?



    noimage

    sen arkadaş..!
    nasıl da yıkılmıştın son notada
    uzak değil yakındı ama
    yorgundu yaşananlar
    bu kadeh de med-cezirlere deyip,
    masaya yığılan
    ve sürüklenerek bir köşeye yatırılan,
    sakallı sarhoş gibi yorgundu yaşananlar...

    biz değil miydik
    sen değil miydin isimsiz sabahlara sevdalar kazıyan..?

    tozlu fotoğraflardaki gülüşünü arama
    kayıp gençliğin değil şişelerde gördüğün
    günahı bile yeter dediğin o kadın
    uğruna delirdiğin o adam
    dudaklarının hangi kıyısına demir atıyor şimdi..?

    biz değil miydik,
    sen değil miydin sevgiyi yürekte arayan..?

    çal ustam cal !!
    konuştur şu tamburun tellerini
    köhne de olsa mekan,
    sağlamdır bedenlerimiz
    körpe yalnızlıklara,
    körleşmiş bakışlara,
    bir şişe de ben devireceğim

    pardon..?

    bir şarkı mı istediniz..?hay hay, lafı mı olur
    yalnız hiç susmam başlarsam
    yüzsüzüm biraz
    beceremem naz yapmayı

    hadi çal ustam
    çal hadi
    sen değil miydin şarkılarla sevişmeyi,
    mısralarla oynaşmayı öğreten..?

    tüm şarkılar kadıntüm şarkılar erkek artık
    bakire bir mısra bile kalmadı avuçlarımızda

    nasıl da yağmıyor yağmur
    nasıl da dönmüyor başım
    gözlerim sırılsıklam..


    noimage


    [main-arkaplan-muzik]283[/main-arkaplan-muzik]
#16.03.2011 09:26 0 0 0

  • Yorumunu esirgemeyen tüm gönül dostlarıma,çok teşekkür ederim,
    değrlerinizle onurlandırdınız beni eksik olmayın.
#16.03.2011 08:08 0 0 0
#15.03.2011 21:31 0 0 0
#15.03.2011 21:22 0 0 0
  • Teşekkür ederim,ama Adam gibi sevmelere yaşamımız boyunca hiç rastlamıyacağız sanırım hep bir,ihanet kapımızda nöbetçi olacak,iki yüzlülük ise şahidi:)
#15.03.2011 21:17 0 0 0