Aşk,
Bir sevdadır yanar,
Tüter Şehrin bir yanından,
Üfler mavi bir şafak.
Tılsımlıdır bakışlar
Aşk
Bir sevdadır yanar,
Kelimeler inci tanesi,
Birlik içinde akşam,
Ayrılık yok gece,
Farklıdır sabah
Aşk,
Bir sevdadır yanar,
Ateşi,
Armağandır gönüle,
Serpilir yüreğinden,
Sarar tatlı bir tebessüm güvenle,
Aya düşer yıldızlar,
Güneş eğilir,
Ve,
Isınır kıyısından
Aşk,
Bir sevdadır yanar,
Rastlantısızdır,
Alternatifi yoktur,
Meşakkatlidir,
Yelkovanı yoktur,
Penceresinde kilit,
Onlaradır çiçekler,
Her şey onlaradır
Aşk,
Bir sevdadır yanar,
Meşalesi vardır,
Ve,
Yürektir devleti,
İmparatorluğu vardır,
Başkenti diriliş,
Kralı vardır, kraliçesi
Aşk,
Bir sevdadır yanar,
Tarifesi yoktur,
Anlamaz meteor taşı,
Sınırı hayadır,
Perdesi dua,
Korunaktır yıldızlar,
Habercisi vardır,
Alınyazısı
Aşk,
Bir sevdadır yanar,
Gök gürler,
Ayna temiz,
Kımıldar bir tarafta taşlar,
Sağanak yağar yetkin tane,
Gelecek asi,
Kapıdaki yel değirmeni ve sıcak
Aşk,
Bir sevdadır yanar,
Değişmiştir bir şey,
Onlaradır her şey,
Hiçbir şeydir öteki..
Aşk,
Bir sevdadır yanar
Bir şarkı söyle bana,içinde ayrılık olmasın,
Bugün kafam bulutlu dostum,çok içmişim,ayrılığı hatırlatmasın.
Ne sevdalar yaşadım,kavuşmaya hasret,
Bugün kafam bulutlu dostum,çok içmişim,ayrılığı hatırlatmasın.
Hani sevdaydı ya adı sen olanın YALAN
Ne sevdalar gördüm ben ömrümde hepsi talan
Senin gibi sahte olacağına,varsın yaksın yıksın
Bügün kafam bulutlu dostum ,çok içmişim,ayrılığı hatırlatmasın
gece olmuş sessizlik çökmüş mekanıma
gönül kahvehanesi boşalmış tıss yok ortada
almış başını gider ayak bu deli divane
demiş,oparetör nereye otur oturduğun yere)))
Yorgun ve yalnızım. Kaldırımlara misafirim
Gecenin gözleri üzerimde.
Denizin ortasında küçük bir adayım, yüzme bilmem
Yüreğimi bir yere bırakmışım, bıraktığım yerden çok uzaklardayım.
Kapıları kapatmışım üstüme, sürgüleri beynime çekmişim.
Ey! Sabreden derviş bana da sabretmeyi öğretsene.
Ama çok şey bilirim.
Renkler ve zevkler hiçbir şey ifade etmez bana
Sonların başladığı yerden, başlangıçların son bulduğu yere gidiyorum.
Kara bir tren gibiyim yani, bir istasyondan bir istasyona,
hep aynı raylar üzerinde.
Yağmurun yağması benim için romantik değildir,
ben kurşun yağmurlarını bilirim.
Benim güneşim batmaz, dünyam dönmez,
ayım hep mehtap halindedir,
rüzgârlarım doğudan eser
Kadehime doldurduğum hüzünle sarhoş olurum,
Mezem ise bir dilim umut.
Ezbere bilirim yaşamayı, yaşarken savaşmayı.
Ben buralara ait değilim.
Dağları sırt sırta vermiş bir ülkem,
surlarla çevrili bir şehrim.
12 den sonra volta attığım caddelerim,
kızıl sakallı bir dayım bir de kara gözlü yarim var benim.
Söyleyemediğim düşüncelerim var.
Her akşam ayrı bir meydanda,
Atatürk heykelinin karşısında,
olmayan aklımı dar ağacına asar,
ipini çekerim.
Ölüm, ölüm kurşun olup yağar üzerime.
Binlerce kez öldürülmüş ama ölmemişim.
Ben sıratın canbazı, doğal bir felaket,
sosyal bir belayım.
Benim mevsimim değişmez, sadece bahardır.
kuşlardan sadece güvercini bilirim,
yüreğim kanatlarıyla beraber çarpar.
İnsanlardan yalnız çocukları severim, onları da büyüyünceye kadar.
Bağıra bağıra şarkılar söylerim,
sessiz sessiz şiirler yazarım.
Bilmediğim yerlerin, tanımadığım kişilerin
resimlerini çizerim.
Kendimle sohbet eder, kendi kendime gülerim.
Telefon kulübeleriyle kavga ederim.
Asfaltın siyahında kaybolur, düşüncelere dalarım.
Çıkmaz sokaklarda kendimi arar,
bir de üstüne güzel hayaller kurarım.
Sonra, sonra hayallerimle beraber suya düşerim.
Çayım sekiz şekerlidir, cigara üstüne cigara yakarım.
Dumanı iner efkarımın şehrin üstüne.
Parayı sevmem ama para için çalışırım.
başımı omuzuna dayamadığını hatırlar,
hayal de olsa omuzlarında uykuya dalar,
Rüyalar görürüm, uyandığımda hiçbirini
hatırlamadığım halde
Güzel bir yaşam benim için anlam taşımaz, kimseye düşman değilim, kimseye de dost olmadım.
Ben kendime bile yabancıyım
Duygularım hep sansüre uğramış,
bir fahişenin hayatı gibi yalancıdır gözyaşlarım
Ufacık bir bakış boğazımı düğümler.
Kimi özlediğimi bilmeden, hasretin en
yoğun halini yaşarım.
Ah! İçimden dağıtmak gelir, dağıtamam ya,
kendimi dağıtırım.
Gözlerimin kahverengisi gitgide koyulaşıyor, insanlarınki kankırmızılaşır.
Bakamam kimsenin yüzüne, sevgiye muhtaç bir yavruya döner yüreğim
Kalbim titrer, haykırırım ama duyuramam sesimi
Yine de sardığım tütünde,
yaktığım cigarada bulurum mutluluğu
ağlamamaya yemin etmiş gözlerim
Sonu dramla biten bir hatıra, üç bölümlük bir komedi dizisiyim.
Çoğu zaman çorbama kinimi doğrar, öfkemi kaşıklarım.
Zehir kokan bir gül biter dudaklarımın arasında,
Kimisi tükürür, kimisi öper.
Tükürene mezar, öpene lalezar olurum.
Zülfün hergece ihanetler rıhtımında.
Ciğerimin üstünde sevdasını kurşuna dizer.
Ve ufacık bir bakış boğazımı düğümler.
Ben deliyim
Bulmacaya benzerim. Kimi zaman soldan sağa bir nota.
Kimi zaman yukarıdan aşağıya Eski Mısır'da bir Tanrıyım.
Ben deliyim,
geceyi ikiye böler, sonra hayatın adını yalan koyarım
Ben deliyim,
ben yüreklerde ünlem, kafalarda soru işaretiyim.
Ben deliyim,
bağrı taşlarla dolu bir Toprak parçasıyım.
Bir uçtan bir uca kurumuşum.
Karınca yuvaları ve Ayak izleriyle süslüdür tenim
Kar yağar üşürüm, güneş olur kavrulurum.
Mutluluğu uzaktan seyrederken cebimde küçük umutlar biriktirir, gözlerimi kapının eşiğine dikerim.
İşte o zaman hayat acı kahve tadı verir, hep içime atarım ama, kendimi içine atacak bir yer bulamam.
Anlamayana az gelirim, anlayana çok
Ne yarınlar birşey bekler benden,
ne de ben yarınlardan