Burası Suskunluklar caddesi..
Burada kimseler konuşmaz..
Hep dilsizdir sevmeler ; Kimsenin haddi değildi Gitmeler..
Vebali ödenmemiş hiç bir günah Yüklenmez yüreğe..
Eğer günahsa içilen kimse tövbesini zulasına saklamaz..
Ey yar..
Burası sensizlikler ülkesi..
Burada hasret kokan şarkılar oturur..
İçime her gece yokluğun işlerken..
Hiç bir vuslat yazılmaz kaleme..
Mateminden sıkılmış kurşunların hesabını ;
Kimseler bilmez..
Burası kimsesizler sokağı..
Burada kimseler oturur..
Hayalinden başkasına yer verilmez boş kalmış kaldırımlarda.
Ah yar..
Ülkesine küsmüş bir aşk oturur yüreğimin ta uç köşesinde..
Kendisine küsmüş yorgunlar mahseninde yalnızlığına sobelenmiş
bir aşk uyur burada..
İmkansızlıklar sahnesine ;
Bir figuran seçilmişken BEN..
Efkarından koca bir SENSİZLikler daha Demliyorum gece nemi gözlerimde..
Oluk oluk içerken yokluğunu ,
Varlığını damla damla arıyorum kurumuş nehirlerimde..
Ey yar..
Burası hasretine ilk düştüğüm sokak arkası üşümeler..
Kimselerin bilmediği ,Görmediği düşleri yazdığım
İlk ve Son Yer;
"Burası Yüreğimin HAYAL ülkesi"
Zannetmeki ayılmak isterim bu serdehoşluktan,
Deli bu gönül be neyapayım,olmuyor aşksız,
Kavanoz dipli dünya işte,aşkı sana yakıştırmış,
Sen beni layık görmüyorsun belkide kendine,
Atsan atılmaz satsan satılmaz,sevda işte.
Nasıl özlemler yanar gecede ay ağlar yaşında sen
Kıyılmış içi yüreğin her zerrede aşkın var
Ah be deli sevdam yetmedimi yaktığın bu gönlü
Her cümlenle sularsın uykudaki bu kardeleni
Güneşedir onun özlemi bilmezmisin
Gece güneşi doğdurup,yüreğime su serpensin
Seni sevmelere nasıl doyarım ben
Deli rüzgarım-fırtınam-gönlümün köprü altındaki Berduş'u,
Elinden düşmeyen aşk şarabıyla,semalarımdaki haşmet sen
Tadarım her dem-gönlüme akıttığın hoşluğu...
Nasıl işledin kanıma böylesi
Atamadım yıllar yılı süren bu sarhoşluğu
Nasıl özlemler yanar gecede ay ağlar yaşında sen
Kıyılmış içi yüreğin her zerrede aşkın var
Ah be deli sevdam yetmedimi yaktığın bu gönlü
Her cümlenle sularsın uykudaki bu kardeleni
Güneşedir onun özlemi bilmezmisin
Gece güneşi doğdurup,yüreğime su serpensin
Seni sevmelere nasıl doyarım ben
Deli rüzgarım-fırtınam-gönlümün köprü altındaki Berduş'u,
Elinden düşmeyen aşk şarabıyla,semalarımdaki haşmet sen
Tadarım her dem-gönlüme akıttığın hoşluğu...
Nasıl işledin kanıma böylesi
Atamadım yıllar yılı süren bu sarhoşluğu
Bazen dil susar,LaL konuşur kendi çığlıklarında
Bazen aşk çoşar,ıslık çalar kendi boşluklarında
Bazen ruh,çilegahındadır dörtbaşı mahmur
Bazen kalem,mahşerin dört atlısıdır kıyamda
Bazen sulh var gönül topraklarında
Ama kelle koltukta yaşar hayatı,ve aşk(ını)
Kimseye kul olmadan,onuru ve gururyla...
Mektubunu aldım gülüm
Her satırında buldum seni
Ne güzel sevmişsin
Ne güzel yazmışsın yüreğinden akanları
Bir şeyler yazmak istedim sana
Bir cevap olsun istedim senden gelenlere
Varmadı elim
Sönük kalacaktı ne yazsam
Öyle vermissin ki sevdanı güzel
Öyle işlemissin ki kendini sözcüklere
Varmadı elim bir şey yazmaya
Elim utandı
Dilim utandı
Yürek utandı
Yazamadım gülüm
Satırlarını yüreğime yazdım
Sevmelerini yüreğime anlattım
Nasıl sevindi bir bilsen
Nasil sarıldık birbirimize ben ve yüreğim
Öyle kalakaldık yüreğimle ben
Bir şeyler yazamamanın çaresizliği ile
Al dedi beni yüreğim
Kopar beni bedeninden
Koy bir zarfa gönder sevgiliye
Böyle bir sevdaya bir yürek feda olmuş çok mu
Sarıldık birbirimize ben ve yüreğim
Koy dedi sevgilinin mektubunu yerime
Sevgilinin satırları ile aksın hayat nefesi Damarlarında
Kopar beni bedeninden
Gönder sevgiliye
Bir yürekten aşağısı yaraşmaz bu sevdaya
Bir yürek feda olmuş bu sevdaya çok mu
Sözlerim yetmez sevgili anlatmaya
Ne yazsam sönük kalacaktı
Al yüreğmi gönderiyorum sana
Bir yürek feda olmus çok mu bu sevmelerine
Şimdi mektubun var yüreğimin yerinde