El-keyf

El-keyf

Üye
05.03.2011
Uzman Çavuş
5.245
Hakkında

#24.04.2011 22:59 0 0 0
  • çıkar ayak vurdu beni bu paylaşım ve müzik,güzel yüreğin dert görmesin canım
    harikaydı...

#24.04.2011 22:48 0 0 0
#24.04.2011 22:28 0 0 0
  • Öylesine yuttum ki sesli harflerimi Yok olmuş dakikalar, saatler, saniyeler... Ve sen biraz da... Sahi biz hiç var olduk mu dersin? Belki olduk, belki olmadık... Aslında ne kadar yanıldık, ne kadar aldandık... Biz koskoca birer yalandık... Odanda dağınıklığımı toplayan bir gölge vardı ya hani, o da yok artık... Dağınıklığım da yok, serzenişlerim, boşvermişliklerim de... Artık biz yokuz ki

    çok şık ve anlamlı bir paylaşım olmuş,önceden bildiğim bir yazıyı müziğin ve resimlerin
    eşliğinde okumak ayrı bir keyif verdi.emeğine,yüreğine sağlık canım
#24.04.2011 22:25 0 0 0
  • o sıraları iyi bilirim,kalem bir çoş olur ki deyme gitsin;)
    hazır gelmişler ara verme bizde seyreyelim bu güzelliği:)
    kaleme kuvvet canım yüreğine kuvvet..
#24.04.2011 22:19 0 0 0
  • gölgeli göz kapaklarında gizledim elemi
    düştüm gri bir düşün peşine
    hüzün saati artık ellerim
    yabancı efsunlar gibi
    ipeksi kıvrılmış hayatın silsilesi


    sen sessiz yağan yağmur
    yum gözlerini sesin halkalarına
    yitir kendini sonsuzluğa

    teşekkürler canım..:)
#24.04.2011 22:07 0 0 0
#24.04.2011 22:04 0 0 0
  • bende sevgilerimle yorum yapan dostlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum
    eksik olmayın...
#24.04.2011 21:49 0 0 0
#24.04.2011 18:46 0 0 0
  • noimage

    Etten ve kemikten bir heykel de senin armağanın olsun aşkın sanat tarihine.
    Git!
    Bir destan da ben eklerim elbet sevda sahifelerine.
    Zor değildir kaybedecek hiçbir şeyi olmayan için korkularını aydınlık renklere boyamak!
    Senden önce de siyahtı düşlerim.
    Senden önce de düş{tüm} ve kanadı gecelerim.
    Yalnızlığın anadiliyim ben!

    noimage

    Kusursuz bir ordunun donanımlı bir askeri gibi değil kaybede kaybede körleşmiş
    kılıcından başka hiçbir silahı olmayan yetim bir savaşçı misali yeniliyorsun hayata.
    Sonra sana sonra yine sana!
    Bir gün iki gün beş gün değil her gün
    Sen savaş sonrası ganimetlerini toplarken ben; yastığımdaki çukura esir
    veriyorum gözbebeğimdeki tebessüm güllerimi.
#24.04.2011 18:42 0 0 0
  • noimage

    binlerce gündür boğazıma usturayım
    özgürlükte çürüyor uçurtmamın çıtaları
    dua et de ölümün farkına varmadan ölelim
    öldüm ulan ölmekten!
    kapat/sana gözlerimi
#24.04.2011 18:33 0 0 0
  • noimage

    dilsiz öykü gibi yıldızsız bir geceye sığındım
    ve sevdamı işledim göğsüne gökyüzünün
    sonra yersiz ve yurtsuz ve uykusuz kaldım çırpınıp durdum
    ilk yağmurlarda ve yangınlar içinde besledim şafakları sabırla
    sonra sıyırıp attım üstümden korkunun kefenini
    ve selam gönderdim son kez bu akşamüstü sana
#24.04.2011 18:26 0 0 0
  • noimage

    Vakit yakın
    Can çekişiyorum can-ımı can yapanım.
    Namlunun ucunda ayrılık eli tetikte bekliyor günahlarım
    vur emriyle vurulacak sol yanım;
    "Yar" verecek "Can" kaybından

    Tütün ne ki?.. tuz bastım tırnağı sökülmüş parmak uçlarıma.
    On parmaklık değil bu figan!
    Bin elden beşbin tırnağın sökülüp tuza bastırılmasıymış ayrılık
    Ama öyle ya tuzu da sevmeli aşık

    Bir türlü aydınlanamayan bir gün doğdu işte.
    Yüzbin yıldız pahasına söküldü şafak.
    "infazı tamamdır" mührü basıldı.
    Kaydım düşüldü kitab-ül aşk'tan

    düz çizgiye dönüştü çoktan yüreğimin monitöründe hayat.
    Sabahın pusunda iki yüreğin sağır edici feryadına "sus" düştü.
    Pustu aşk sus-pus bir cenaze merasimi bu satırlar

    üstad'ın dizeleri tek teselli mezar taşıma:

    "ne görsem ötesinde hasret çektiğim diyar
    kavuşmak nasıl olmaz madem ki ayrılık var?"...
#24.04.2011 18:22 0 0 0
  • noimage
    noimage


    puslu bir sabah ayazını peşimden sürükleyerek gidiyorum.
    yalnızlığımı köhne bir sandalın sahipsiz sürüklenişine bırakırken,
    hüznüm ardından ağlıyordu
    alışkanlığından vazgeçen bir tiryaki gibi sıkıp yumruklarımı,
    arkama dönüp bakmadan
    gidiyorum..


    noimage


    sahibi olmadığım ama üzerime zorla giydirilen,
    bir beden büyük bütün kaçışları ihtiyacı olanlara bırakacaktım,
    vicdanım el vermedi
    usulca soyundum
    ve sahiplerine geri verilmek üzere bir kenara bıraktım hepsini,
    gidiyorum..


    oysa benim de hayallerim vardı;
    dans edecektim yağmurda,
    sonbahar'a vedaları değil gülüşleri yapıştıracaktım,
    çiçekler alacaktım olur olmadık zamanlarda
    fazla geldi çıplak elle çizdiğim resim tuvaline
    konuşturma beni giderayak
    çünkü ödünç aldım suskunluk adını verdiğin silahını,
    gidiyorum..


    noimage


    eskiden olsa eteğimi çekiştirip beni kandırırdı içimdeki çocuk,
    üzüleceğimi bile bile
    gözlerine buzdan sarkıtları sen mi yerleştirdin..?
    ki artık ağlayamıyor bile
    onu bu kurak, duygusuz ve yeşili az topraklarda,
    her şey iyi olacak gibi asılsız vaatlerle büyütüp,
    hayata kazandırmam olanaksız
    o çok sevdiğin korkularını,
    her mevsime açık pencerenden içeriye bırakarak,
    içimdeki her şeyden habersiz çocukluğumu yanıma alarak
    gidiyorum..


    noimage


    sen bir bedenle sevişmek istedin,
    bense yüreğinle ve beyninle ve gözlerinle
    adımlarımızın uyumsuz olduğunu neden hemen kabullenemedim diye kırılarak kendime,
    gidiyorum..


    noimage


    şimdi notaları sahipsiz ve öksüz kalmış yarım bir şarkıdır sevmek
    canımı daha fazla acıtamayacağını bilmek,
    biraz olsun mutlu ediyor beni
    sürüklenmiyorum dikkat et,

    sessizce ve hiçbir şey yaşamamış gibi
    gidiyorum..


    noimage


    bana balonlar alabilecek kadar yürekli bir sevgiyi,
    korkularıma rağmen başım dik karşılayacağıma dair söz vererek gidiyorum..

    bir bedeni değil, bir yüreği özlediğin vakit,
    umarım zamanın olur güneşin doğuşunu huzurla izlemek için

    bana ait olan ve olmayan,
    bütün soruları ve cevapları ardımda bırakarak
    gidiyorum..


    noimage
    noimage


    az kullanılmış ve bayandan bir sevda bırakıyorum sana
    yolun açık olsun..



    noimage



    [main-arkaplan-muzik]098[/main-arkaplan-muzik]

#24.04.2011 18:18 0 0 0
  • neverex...evet , ben yazdım teşekkür ederim ilgine..:)

    cay_guzeli...okuyan gözlerine sağlık canım ben teşekkür ederim...:)

    K-A-D-E-M-E...senin de güzel gönlüne sağlık arkadaşım,teşekkür ederim...:)

    refik...esirgemediğiniz yorumlarınız için ben de teşekkür ederim...:)

    Derin Çağlar...çok teşekkür ederim canm,seninde yüreğine sağlık...:)

    mon_coeur...harika bir yorum olmuş,teşekkürler...:)

    Ay Kız...eksik olma arakadaşım çok teşekkür ederim...:)

    TÜRKNİL...sağol canım,ben teşekkür ederim ...:)

    tüm yürekdaşlara bu buket ..

    noimage
#24.04.2011 17:35 0 0 0
#24.04.2011 17:24 0 0 0
  • noimage

    Söz aşktan açıldığında göz herşeye kolayca kapanıyordu seninleyken.
    Aşk da aklımı kullanamıyordum ben, sadece sevmeyi becerebiliyordum...

    Ateş açtığın,kanattığın ve sonunda dönup bakmadığın yaralarımı kendim öpup okşuyor,sabahları öyle başlıyordum yeni güne.
    Yaralı olduğumu biliyordum,birtek ne kadar döküldüysem ortalığa,o kadar çalındığımı,kalanları toplasam
    yeniden bir ben daha etmiyeceğimi
    O yüzden parçalarımı yapıştırmayı denemiyordum, iyileşmek diye birşey varmıydı onu da bilmiyorum.
    En güzel yalanları kendime söylemeyi öğrenmiştim.
    Sihirli bir lambaydın sen ama ne senden cin çıkıyordu ne bende aşk bitiyordu.
    'Gittiği yere gidiyordu bu aşk, sadece gittiği yere gidiyordu...'
    Hayatıma taşınan ve zamanla aşınan herşeyin tersine sen durmadan çoğalıyordun....

    Sevmek bazı insanlarda tek başına işe yaramıyordu.
    İyi kalbi keşfedilmemiş ve umudunu kelimelerdeki -ecek -acak eklerine bağlamış insanlara tokat atmaktı sevap.
    Kendi yanağımı kendim kızartmıştım.

    Bir yerlerde bitiyor ağızda söz, hayatta umut, yürekte aşk..
    Elinde kalemle başbaşa kalıyor insan ; hani o bitmeden haber veren, ucunu
    nefesle ısıtınca hiç olmazsa birkaç cümle daha götüren anladım ki sevgilim,
    seninle birtek cümleyi dahi tamamlayamamışım ben!

    Giderken en sevdiğin şarkıyı söyle bana, benim en sevdiğim şarkı olmasın ama
#24.04.2011 09:11 0 0 0
  • noimage

    Bana ilk baktığın gün
    Sevgi dolu sarılışın
    -Nefesimsin- diyen sesin .
    Bataklık gibi !
    Bir dal bulupta tutunmaya başladığım o an
    Birinin gelipte dalı kesmesi gibi !



    Önce bildiğim bütün yalanları
    Sonrada sayende öğrendiklerimi
    Bir bir söyledim kendime !
    İnanırım sandım olmadı
    Olduramadım !

    Bütün yolları denedim
    Bütün keder sınavlarına girdim
    Ama sınıfta kaldım !
    Yine çaldın kapımı
    Yine esir aldın parçalanmış ruhumu
    Yaralıyken zaten bir de esaret reva mı sen söyle !



    Anladım !
    Anladım ki seni hala unutamadım !
    Tek bir yol kaldı geriye



    Kırk kere söylersen olurmuş derler ya başlıyorum saymaya
    Unuttum !
    Unuttum !
    Unuttum !
    Unuttum !
    Unuttum !
    .
    .
    .
    .
    .
    Unuttum !


    noimage

#24.04.2011 09:01 0 0 0