Günyüzü görmeye hevesli gözlerime gece karası hüzünler sirayet ettikçe,
Şerefine yeminler içtim damardan şiir şiir
İhtimaller devşirirken yüreğim
Aşka nûn cesaretle
Mısra dilinde naif
Kendi sesimde gaiptim
Bütün yanılgıları örtbas etmeyen geceye yüz sürdükçe
Uzaklaştık güneşten
Nefesleri yamalayıp avuç çizgilerinde
Korkuları gözaltına işledik
Mor tebessümlerle
Sırların susuzluğunda eridik
Ateşe verip aklımızın sığlıklarını
Dudaklarımızda inzivaya çektik sahte sevinç mimiklerini
Başı dumanlı dağlarda binlerce yol aldık
Binlerce ç/ağladık
Hüznün topal suskunluğunda
Ağır umutlar edindik
Geriye dönerek
Mağlup kanatlarımıza uçmayı öğretmeye meyilli
Zamanın o kalın çizgisine gömülü kırgınlıkların ezikliğiyle
Ölürmüşçesine kaldırıp kirpikleri
Yaşamaklar edindik
İçe dönük bilgece
Düş eviydi oysa zihnin fikir cambazı
Dört eşit parçaya bölünmüş yüreğimize gölgesini düşüren
İkrarına düştüğümüz özümüzün közünde...
/Korku karası sayıklamaların çığlığında
Dualar oynaşıyor dudaklarımda
Nazlı bir gelin kaygısıyla tedirgin ünlemler tetikte
Bilincin dili kurşunlandıkça bıkkınlık can çekişmekte
Kutlu Doğum Haftası 1989 yılından beri kutlanmaktadır.
Peki kutlanma fikri nasıl doğmuştur?
Hepimizin bildiği gibi Peygamberimizin dünyayı teşrifleri olan Mevlid-i Nebevi,
asırlardır milletimiz tarafından 'Mevlid Kandili' olarak kutlanmaktadır.
Mevlid Kandili ilk defa 13. asırda Erbil Atabeği Muzafferüddin Gökbörü
tarafından iki ay süreyle kutlanmaya başlandı.
Mevlid Kandili münasebetiyle ilim adamları bir araya gelip ilmi, fikri sohbetler
yapıyor, halk sokaklarda mevlidi bir bayram havasında kutluyordu.
Süleyman Çelebi'nin kaleme aldığı Vesiletü'n Necat isimli şiirin, Mevlid adıyla,
yüzyıllardır sevinçte, tasada, doğumda, ölümde okuna gelmesi ve bu geleneğin
bugün de canlı bir şekilde devam etmesi,
Peygamber sevgisi etrafında teşekkül eden milli ruhun ifadesidir.
Yüce dinimiz, huzurlu ve mutlu dünyanın en büyük hayat kaynağıdır.
Bu noktadan hareketle dini tefekkürü cami dışına taşırmak, değerli ilim
adamlarımızın araştırmalarını ve düşüncelerini halka aktarabilmek için Mevlid
kandilini hayırlı bir vesile telakki eden Türkiye Diyanet Vakfı,
yüzyıllar önce bir ilim ve kültür bayramı şeklinde kutlanan Mevlid geleneğini canlandırmayı amaçlamıştır.
Bu düşünce ile Peygamberimizin doğum gününü içine alan haftayı,
"Kutlu Doğum Haftası" olarak ilan etmiştir.
Teşekkür ederim Refik bu güzel ve anlamlı paylaşım için...