GeceMavisi

GeceMavisi

Üye
20.01.2008
Uzman Çavuş
5.132
Hakkında

  • Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK
    noimage
    Osmanlı İmparatorluğunun kurucusu Osman Gazi
    noimage
    Fatih Sultan Mehmet Han
    noimage
    Yavuz Sultan Selim
    noimage
    Kanuni Sultan Süleyman
    noimage
    Mimar Sinan
    noimage
    Hürrem Sultan
    noimage
    Yunus Emre
    noimage
    Fuzuli ve El Farabi
    noimage
    EL FARABİ
    noimage
    İBNİ SİNA
    noimage
    FUZULİ
    noimage
    YUNUS EMRE
    noimage
    ŞEYH ŞAMİL
    noimage
    ATİLLA
    noimage
    CENGİZ HAN
    noimage
    TİMUR
    noimage
    BARIŞ MANÇO
    noimage
    KEMAL SUNAL
    noimage
    Barış Manço
    noimage
#13.11.2008 05:57 0 0 0
  • noimage

    İçinde tiyatrosundan alışveriş merkezine kadar hemen herşeyi bulunan dünyanın en büyük gemisi, daha inşa edilmeden milyonlarca insanın dikkatini çekmeye başladı.

    noimage

    Halen inşaatı devam eden ve 2009'da denize indirilmesi planlanan 'Oasis of the Seas' adlı yolcu gemisi, tam 220 bin ton ağırlığında...

    noimage

    Yolcu gemisi, açık hava tiyatrosundan tırmanma duvarına kadar yolcularına binbir çeşit eğlence imkanı sunacak.

    noimage

    Güvertesinde birçok ünlü markanın mağazalarının bulunacağı büyük bir alışveriş merkezi barındıran gemide, sayısız bar ve restoran da hizmet verecek.

    noimage

    ABD Royal Caribbean Oasis firmasına ait 5 bin 700 kişi yolcu kapasiteli gemide, 'Rising Tide' adlı bir de asansör bar bulunacak.

    noimage

    50 kişi kapasiteli asansör, müşterilerine olimpik yüzme havuzundan başlayarak geminin terasındaki parka kadar 12 kat arasında yolculuk yaptıracak.

    noimage

    2009 yılında tamamlanması öngörülen geminin yapım maliyeti yaklaşık 1 milyar 220 milyon dolara çıkacak.

    noimage

    Finlandiya'nın Aker Yards tersanesinde yapımı süren 329 metre boyundaki geminin, deniz yüzeyinden yüksekliği ise tam 65 metre olacak.

    noimage

    Karayipler'de sefer yapacak olan geminin 'kız kardeşi' 'Allure of the Seas'in yapımına ise yakın zamanda başlanacağı kaydedildi.
#13.11.2008 05:37 0 0 0
#13.11.2008 05:33 0 0 0
  • İlk İnsan Vücudu Müzesi
    14 Mart 2008 de Hollanda da açılan 35 metre yüksekliğindeki ilk İnsan Vücudu Müzesi. Ziyaretçiler burada insan vücudunun nasıl calıştığını görür, hisseder ve duyarlar.

    Something unique has grown in the Netherlands: the world's first: a spectacular experience around the human body. Her Majesty Queen Beatrix CORPUS opened on March 14th 2008. CORPUS is a 'journey through the human body' during which the visitor can see, feel and hear how the human body works and what roles healthy food, healthy life and plenty of exercise plays. CORPUS offers a variety of information and provides education and entertainment with this journey as well as a vast number of permanent and variable exhibitions.
    CORPUS has been realised in a 35-meter high transparent building with the contours of the human body projecting from it. The eye-catching building is situated along the A44 highway between Amsterdam and The Hague.
    Müzenin İnşaası
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    Müzenin İçi

    Tüm organlar arasında inceleme gezintisi yapılabiliyor.



    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
#13.11.2008 05:22 0 0 0
  • Gustave Caillebotte

    Fransız ressam ve kolleksiyoncu

    Koleksiyoncu bir aileden gelen sanatçı mühendislik eğitimi almasına rağmen sanata ilgi duydu ve Paris'de École des Beaux-Arts'da sanat eğitimi aldı.1874'de Pierre-Auguste Renoir ve Claude Monet tanışan sanatçı 1876'da Empresyonistlerin sergisine katıldı.Bu dönemden sonra empresyonist ressamlar grubunda yer aldı.Canlı renkler, koyu perspektif ve dogal ışıgı kullanan sanatçı genelde natürmort ve manzara resimleri yapmıştır.

    noimage

    noimage

    noimage
    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage


    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage
#13.11.2008 04:39 0 0 0
  • paylaşırken resmi yapanın ismi ve yasal uyarısınıda
    paylaşırsanız sevinirim.Ruzgar.
    uyarı:ilgili TCK madde ve bendlerince resimlerin ticari hakları saklıdır.
    çalışma yada eğitim amacı dışında kullanılamaz.
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
    noimage
#13.11.2008 04:35 0 0 0
  • Georges Seurat | (d. 2 Aralık 1859 - 29 Mart 1891) | Ard İzlenimci ve Noktacı (Pointillist) resim kuramını renklerin bölünmesine ve optik karışıma dayandıran yeni izlenimciliğin kurucularından..

    Georges Seurat
    (1859-1891)
    Georges Seurat (d. 2 Aralık 1859 - 29 Mart 1891) Fransız akademik resim geleneğine bağlı Ard İzlenimci ve Noktacı (Pointillist) ressam.

    Seurat, 1859 yılında ekonomik durumu yerinde olan dindar bir ailenin çocuğu olarak Paris'te dünyaya geldi. Babası La Villet'te bir polisti.

    Resim kuramını renklerin bölünmesine ve optik karışıma dayandıran yeni izlenimciliğin kurucularından olan Georges Seurat yedi yıl içinde olağanüstü yapıtlar ortaya koymayı başardı. Kurumsal ve plastik araştırmalara büyük ilgi duyan Seuret, 1876'dan başlayarak Chevreul'un bulduğu renklerin eş zamanlı karşıtlığı yasalarını ve Delacroix kuramlarını inceledi.

    Seurat, izlenimciliğin kurallarına tepki duyanlardandı. Seurat gibi ard izlenimciliğin temsilcileri olan sanatçılar da sanat yaşamlarına İzlenimcilikle başlamışlardır. Ancak bu akımın kimi sınırlamalarını aşmak ve resimlerine kişiselliklerini katmak istiyorlardı.

    Seurat, öğrencilik yıllarının başlangıcında resime ilgi duymuş ve ilk derslerini; Justin Lequien adında Roma Ödülü'nde ikincilik kazanmış bir heykeltraşın yönetimindeki belediye resim okuluna devam ederek almıştır. Bu öğrenciliği sırasında uzun süreli bir arkadaşlık geliştireceği ressam Aman- Jean ile tanışmış ve kısa bir süre sonra Paris'te ortak bir atölye açmışlardır. Aman- Jean ile birlikte 1887- 1888 yılında Paris Güzel Sanatlar Yüksekokulu'na (École Nationale Supérieure Des Beaux-Arts de Paris) kayıt olarak Henri Lehmann'ın derslerine katılmışlardır. Seurat, akademik resim geleneğine bağlı kalmış, müzelerde eski ustaların eserleri üzerinde çalışmalar yapmıştır. Bu çalışmalar, onun olgunluk dönemine ait eserleri üzerinde etkili olacaktır.

    1879'da izlenimcilerin dördüncü sergisinden çok etkilendi. Bağımsız olarak çalıştı. İyi bir desenci olduğunu ortaya koyan yapıtlar verdi.

    1891 Bağımsızlar salonunun açılışından sonra Seurat, iltihaplı anjinden yaşamını yitirdi. Anlaşmazlıklar sonucu uzaklaştığı yeni izlenimciler grubu sanatçının ölümünden büyük üzüntü duydu.
    Georges Seurat, Zıt renkleri yan yana noktalar halinde koyarak Noktacılık tekniğini geliştirdi. Paul Signac (1863 - 1935) ile birlikte Pointilism akımınında gelişimini sağladı. Resimlerini küçük noktalar kullanarak mozaik gibi boyadı. Renklerin beynimizde kaynaşacaklarını savunuyordu. Bu tarza sonradan noktacılık dendi. Tüm hatlar kaldırılmış ve düzeni korumak için resim basitleştirilmişti

    Noktalama tekniğinin öncüsü Seurat noktaların beynimizde birleşip bütünlük oluşturacağını savunuyordu. Buna rağmen hacimsellik hissi alınamamaktadır

    Courbevoie (1886) < noktacılık örneği olan resmi hakkında

    Kronoloji

    1859, 2 Aralık Paris'te doğdu.
    1876 Chevreul'un bulduğu renklerin eş zamanlı karşıtlığı yasalarını inceledi.
    1879 izlenimcilerin 4. sergisini gördü ve yeni sanat gelişmelerine olan ilgisi arttı.
    1881 Işık ve gölge ile biçimlenen figür, nesne ve manzaraların oluşturduğu karakalem çalışmalara yöneldi.
    1883 Paris Salonu'na ressam Aman- Jean'ın Portresini gönderdi.
    1884 yılında, 1833- 1884 yıllarında tamamladığı Asnières'de Yıkananlar Paris Salonu'na kabul edilmedi.
    1884 yılında Redon, Signac, Henri- Edmond Cross ile ilk Bağımsızlar Salonu'nda sergi açtı.
    1885 yılında Grandcamp'a giderek çeşitli deniz manzaraları üretti.
    1886 yılında Honfleur'da çalıştı. Çoğu figürsüz olan bu manzaralarda, noktalama tekniği kullanarak ışık ve atmosfer etkilerini olağanüstü bir duyarlılıkla yansıtmıştır
    1887 Paris Güzel Sanatlar Yüksekokulu'na (École Nationale Supérieure Des Beaux-Arts de Paris) girdi.
    1887 - 1888 yıllarında Poz Veren Kadınlar'ı bitirdi.
    1888 yazında Port-en Bessin'e giderek deniz manzaraları üretti.
    1888 Le Chahut'u yaptı.
    1890 - 1891 kışını ölümüne kadar tamamlayamadığı son resmi Sirk üzerinde geçirdi.
    1891, 29 Mart günü difteri hastalığından öldü.


    noimage
    Georges Seurat'nın sirki konu edinen bir resmi

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage
#13.11.2008 04:29 0 0 0
  • Angelico, Fra ( 1387 Mugello - 1455 Roma )



    Asıl adı Guido di Pietro da Mugello'dur. 'Angelico, Fra' ismi, kendisine bir Dominiken keşişi tarafından verilmiştir. Dominikan Kilisesi ve Santo Domenico de Fiesole'nin duvarlarına yaptığı fresklerle adını duyurmaya başladı.

    Gösterdiği hünerden ötürü II. John Paul tarafından aziz ilan edildi. Fresklerinde dinsel sahneleri işledi. Azizlerin yaşamları, İsa'nın mucizeleri, Meryem ve çocuk İsa, İsa'nın doğumu gibi sahneleri perspektif kullanarak, dairesel bir kompozisyonla aktardı. Massacio ve Giorgio Vasari ile aynı atölyede çalıştı. Massacio'nun doğalcı ve öykücü tarzını benimsedi.

    1443'te öğrencileriyle Floransa'nın yeni manastırı, San Marco Manastırı'na beş fresko yaptı. Daha sonra Papa'nın çağrısı üzerine Roma'ya geçen sanatçı, bir süre Papa için resim yaptı. Aynı şehirde öldü.



    noimage
    Angelico, Fra'nın "Meryem'e Müjde" adlı freski, 1438 - 1445; San Marco Müzesi, Floransa



    noimage
    Angelico, Fra'nın "Meryem'e Müjde" adlı 2. freski, 1437 - 1446; San Marco Müzesi, Floransa



    noimage
    Angelico, Fra'nın "Mısır'a Kaçış" adlı tablosu, 1450 ; San Marco Müzesi, Floransa



    noimage

    Çarmıha Gerilen




    noimage

    Çarmıhtan İndiriliş


    noimage

    Çarmıha Geriliş-Meryem
#13.11.2008 04:23 0 0 0
  • Zeki Serbest




    noimage



    1946 yılında Samsun Ladik` te doğdu. İlk, Orta ve İlköğretmen Okulu öğrenimini Ladik` te yaptı. 1968 yılında Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim - İş Bölümü` nü bitirdi. Mezun olduğu Akpınar İlköğretim Okulu` na kura ile atandı ve 12 yıl orada, daha sonra da İzmir` de iki değişik ortaöğretim kurumunda öğretmenlik yaptı ve emekli oldu.

    Sanatçı 55 kişisel sergi açtı, çok sayıda yarışmalı ve karma sergilere katıldı. Yapıtları yurtiçi - yurtdışı özel ve resmi koleksiyonlarda yer almaktadır.



    noimage


    noimage


    noimage


    noimage
#13.11.2008 04:19 0 0 0
  • PETER PAN



    noimage



    Peter Pan İskoç roman ve oyun yazarı J. M. Barrie'nin (1860-1937) en ünlü karakteridir.


    Peter Pan, büyümeyi reddeden haylaz bir çocuktur. Bitmeyen çocukluğunu, "Düşler Ülkesi" adındaki küçük adada, çetesiyle, maceradan maceraya atılarak geçirmektedir. Barrie, yarattığı kahramana Peter Pan adını, tanıdığı bir çocuktan esinlenerek vermiştir.

    James Barrie, "Peter Pan ya da Büyümeyen Çocuk" adı ile 1904'te sahnelenmeye başlayan oyununu 1911 yılında "Peter Pan ve Wendy" adı ile romanlaştırdı. J. M. Barrie, kitabın tüm yayın haklarını 1929 yılında bir çocuk hastanesi olan Great Ormond Street Hospital'a (G.O.S.H.) devretmesiyle çocuklara sadece hayal dünyalarında değil gerçek hayatta da destek olmaya devam etti.

    Dünya çocuk edebiyatının en başarılı örneklerinden biri olan "Peter Pan ve Wendy" adlı kitap dünya üzerindeki dillerin hemen hemen tamamına çevrilmiştir. Zamanla sadece "Peter Pan" adı ile yayınlanmaya başlanmıştır.

    Peter Pan,birçok flimi olan bir yapımdır.En başarılı filmini 2003 yılında yapmıştır. Ayrıca film herkes tarafından beğenilmiştir.


    noimage



    "Yeni doğan bir bebek ilk kez güldüğünde, gülüşü kırılıp bin parçaya bölünmüş ve hepsi zıplaya zıplaya etrafa dağılıp gitmiş. Periler böyle doğmuş işte..
    Şimdiki çocuklar çok şey biliyor ve çok geçmeden perilere inanmaz oluyorlar. Ne zaman bir çocuk 'perilere inanmam' dese, bir yerlerde bir peri düşüp ölüverir..
    Ve periler ölürken özür dilerler.."


    Her çocuğun düşlerini süsleyen bir Varolmayan Ülke'si vardır. Ve onları bu olağanüstü ülkeye götürecek bir de Peter Pan'ı.
    Peter Pan, J.M. Barrie'nin (1860-1937) dünya çocuk klasikleri arasındaki, en çok satanlar listesinin ilk sıralarındaki kitabının, "haşarı" ve "ukala" karakteridir.


    Peter Pan, "'Varolmayan Ülke" adındaki küçük bir adada, üzerlerine peri tozu serperek uçmayı öğrettiği kayıp çocuklarla birlikte, türlü maceralara atılan, korsanlarla kapışacak kadar yürekli, büyümek istemeyen bir çocuktur.
    Wendy her gece küçük kardeşine fantastik hikâyeler anlatmaktadır. Onun öykülerine tutkun bir başkası daha vardır: Gizli gizli pencerenin ardında onları dinleyen Peter Pan!


    Darling ailesinin üç çocuğu Wendy, John ve Michael da bir gece Peter Pan'ın peşine takılırlar ve gökyüzünün içinden süzülerek Peter Pan çocuklarla birlikte "Varolmayan Ülke"de fantastik bir yolculuğa çıkar.
    Burada kayıp çocuklarla tanışırlar, Kızılderililerle, kurtlarla, deniz kızlarıyla karşılaşırlar. Korsanların uğursuz lideri Kaptan Hook'la savaşırlar. Pek çok nefes kesen macera yaşadıktan sonra bir gece yine evlerinin penceresinden süzülerek içeri girerler.


    Peter Pan masalı nasıl yaratıldı?



    noimage



    Çocuk edebiyatının klasiklerinden olan Peter Pan'ın yaratılış sürecini gözler önüne seren "Düşler Ülkesi", yetişkin bir insanın yaşadığı zorlukları ve kalp kırıklıklarını, hiç büyümeyen bir çocuğun büyülü masumiyetiyle birleştirip, hem düşsel hem gerçek bir yaşamı gösteriyor. "Peter Pan"ın yaratıcısının sınırsız hayal gücü ve yolculuğunun dokunaklı hikayesi, İskoç yazar James Mathew'un hayat hikâyesinden yola çıkarak yazılan "Düşler Ülkesi"nde buluşuyor. Her şey başarılı İskoç yazar J. M. Barrie'nin yeni oyununun, kibar İngiliz sosyetesince beğenilmemesiyle başlar. Aynı konulardan sıkılmış olan Barrie'nin yeni bir ilham perisine ihtiyacı vardır. Ve bu peri, köpeğiyle birlikte Londra'nın Kensington Bahçeleri'nde yaptığı günlük yürüyüşlerinden birinde karşısına çıkar: Dört çocuğuyla dul kalmış güzel bir anneden oluşan Llewelyn Davies ailesi. Eşinin ve asabi büyükanne Emma du Maurier'in karşı çıkışlarına rağmen aileyle yakınlık kuran Barrie, çocuklarla oyunlar oynar, onlarla birlikte kılıktan kılığa girer. Yamaçları bir gemiye, sopaları bir kılıca, uçurtmaları bir periye, Llewelyn Davies ailesinin çocuklarını da "Neverland'in Kayıp Çocukları"na dönüştürür.

    noimage


    Çocukluğun maceracı ruhu ve bunun yarattığı heyecanlar sayesinde, Barrie'nin en cüretkâr ve ünlü başyapıtı "Peter Pan" ortaya çıkar. Bu tiyatrovari öykü, önceleri büyük bir şüphe yaratacaktır. Yapımcısı Charles Frohman çocuk hikâyelerindeki başarısını yitireceğini düşünür. Barrie ise provalara çoktan başlamıştır. Tam "Peter Pan"ı dünyaya tanıtacağı sırada, kader ona kötü bir oyun oynar. Yazar ve sevdikleri gerçekten inanmanın ne olduğunu böylelikle anlayacaklardır..

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage

    noimage
#13.11.2008 03:51 0 0 0
  • noimage



    8. Gölgeleri yumuşatın Bir parça kağıt mendille boyanın fazlasını alın ve tonları açın. Bulutlara üç boyutlu bir görüntü verebilmek için gölgeli alanların alt kısımlarındaki daha koyu parçaların bazılarını olduğu gibi bırakın. Ardından oluşmuş olabilecek sert hatlardan kurtulmak için bulutları son bir kez süngerleyin.


    noimage



    9. Denizi boyayın No.3 yuvarlak fırçayla daha önce denizi boyamak için ultramarinin biraz siyahla karıştırılması sonucu oluşturduğumuz boyayı kullanın. Gökyüzünün rengi gibi denizin rengi de ufuk çizgisine doğru soluklaşır. Ancak deniz için güçlü tondaki rengi, dolu bir fırçayla aşağıdan yukarı doğru uygulanmalı, yukarı doğru çıkıldıkça da renge azar azar su eklenmelidir. Dalgaları meydana getirmek ve köpük görüntüsü vermek için alttaki dokudan parçalar bırakarak, boyayı yatay fırça darbeleriyle sürmelisiniz.


    noimage



    10. Kayığı gölgelendirin Yine No.3 fırçayı kullanarak kayıkların iç kısımlarını ivory siyah ile boyayın. Kayığın diğer bölümleriniyse deniz için hazırladığınız karışımla boyayın, ancak yan kısımların ve kabinin kenarlarıyla arka kısmı boyamadan bırakın.


    noimage



    11. Ön planı boyayın Büyük bir alanı kaplayan sahil ve kumulları boyamak için daha büyük bir fırçaya ihtiyacınız olacaktır. Kumu boyamak için içine biraz alizarin crimson karıştırılmış Ochre sarısını yatay ve geniş darbelerle uygulayın. Boyarken fırça darbeleri arasından beyaz kağıdın görünür bırakılmasına dikkat edin, bu kuma bir parıltı katıp gerçekçi bir görüntü verecek ve güneşli bir plaj izlenimi yaratacaktır.


    noimage



    12. Kumlara ışıltı katın Boyanın kurumasına izin vermeden kağıt havlunun düz kenarını kum tepeciği boyunca gezdirerek boyanın bir kısmını emmesini sağlayın. Bu işlem kumsalın kıvrımları üzerine güneş ışığı düştüğü izlenimi verecektir.


    noimage



    13. Plajı gölgelendirin Kumsal içindeki gölgeleri ochre sarısının içine biraz alizarin crimson ve ulramarine eklenmesi sonucu elde edilen karışımının, biraz daha sıcak bir tonunu 7 numara fırçayı kullanarak oluşturun.


    noimage



    14. Kayık üstündeki detayları boyayın Kabini ve kayık üzerindeki bantları biraz ivory siyah ile koyulaştırılan cadmium kırmızısıyla boyandı. Direk gibi ince detaylarsa rigger fırça kullanılarak siyahla boyanmıştır. Son olarak kayığın yan tarafındaki gölgeleri ultramarine ve alizarin crimsonun morumsu karışımıyla güçlendirin.


    noimage




    TAMAMLANMIŞ RESİM


    A İki farklı ton mavi

    Gökyüzünde kullanılan boya resmin üst kısımlarında koyu tonlu bir ultramarinken, ufuk çizgisine yaklaştıkça su ve cobalt mavinin eklenmesiyle daha açık bir ton almıştır.

    B Gerçekçi bulutlar

    Bulutlar yumuşak bir görüntü vermeli, sert kenarların oluşmasına izin verilmemeliydi; bu etkinin yaratılması içinse boya, hep aynı şekilde bir sünger ve kağıt mendille nemlendirildi ve hafifçe silindi.

    C Dikey ve yatay hatlar

    Kabin ve direğin dikey şekilleri ince bir rigger fırçayla boyandı ve plaj ile ufuk çizgisinin oluşturduğu yatay hatların güçlü etkisinin dağılmasına yardımcı oldu.


    İLERİ AŞAMALAR


    Deniz, gökyüzü ve plajdan oluşan ana renk blokları oluşturulmuş olsa da eğer isteniyorsa resmin üstünde biraz daha çalışılarak ön plana şekil verilip manzaranın güneşli atmosferinin geliştirilmesi mümkündür. Resmin tamamlanmasını sağlayacak son adım, resmin odak noktasını oluşturan kayıklara direk ve halat gibi detayların eklenmesi olacaktır.
#13.11.2008 03:29 0 0 0
  • Sulu Boya Resim Nasıl Yapılır?



    Sulu Boya İle Bulut Çizmek İçin...




    Gökyüzü üzerindeki bulutlar, bu deniz manzarasının en dikkat çekici noktası. Bu çalışmada başlıca malzemeleriniz mavi ve siyah renklerdeki sulu boya olacak. Bir kez nasıl yapmanız gerektiğini öğrendikten sonra gökyüzü boyamanın keyfine doyamayacaksınız.



    noimage




    Sulu boyalar, özellikle de boyayı hızlı ve serbestçe uyguluyorsanız, çalışması tahmin edilmeyecek derecede keyifli malzemelerdir. Boyanın ıslak yapısı ve kendiliğinden yayılması işin ciddi bir kısmını sizin yerinize yapacak ve boyadığınız gökyüzünün havasını yakalamanıza yardımcı olacaktır. En iyi efektlere ulaşabilmek içinse bir dizi fırçaya ihtiyacınız olacaktır.


    Kademeli boyama


    Günün farklı zamanlarında gökyüzüne baktığınızda renklerin ufuk çizgisine doğru nasıl değiştiğini görürsünüz. Resmimizdeki gökyüzü kademe kademe daha solgun ve sakin bir görünüm almaktadır, bu etki ancak kademeli bir boyamayla elde edilebilir. Bu amaca ulaşabilmek için gökyüzünün ana rengi olan ultramarine'i kağıdın üst kısmından aşağıya doğru giderek daha da çok sulandırın. (Hafızanızı tazelemek için 12 ve 6'ıncı sayfadaki Temel Bilgiler bölümündeki tekniklere bakın) Gökyüzünün sakin yapısı biraz cobalt ve özellikle cold mavinin sulandırılmış ultramarine mavi içine katılmasıyla vurgulanmıştır.


    Süngerle şekillendirilmiş bulutlar


    Kağıdın üzerinde beyaz bulutların yer alacağı boşluklar bırakmayı ihmal etmeyin. Kağıt mendil ve küçük bir süngerle sürekli olarak ıslatmanın ardından hafif dokunuşlarla yapılan işlem bu beyaz şekillerin yumuşak kenarlı olmasını ve gerçek bulutların kuş tüyüne benzer bir görüntü almasını sağlar.


    Fotoğraflardan kompozisyon oluşturma


    Bulutlar çok çabuk yer değiştirdiklerinden, çizilip boyanmaları için yeterince zaman olmayabilir. Bunun çözümü fotoğraf çekmektir, böylelikle manzarayı boş zamanınızda tamamlamanız mümkün hale gelecektir. Fotoğraflardan çalışmanın diğer avantajıysa bir manzaraya bağlı kalmak zorunda olmamanızdır. Sanatçının bu çalışmada yapmış olduğu gibi farklı fotoğrafların en güzel unsurlarını alarak resminizde bir araya getirebilirsiniz.


    MALZEMELER


    Sulu boya kağıdı
    2B kalem
    Sulu boya fırçaları: 3, 7 ve 10 numara yuvarlak ince uçlu, 25 mm yassı
    Karıştırma tabağı ya da palet
    Su dolu bir kavanoz
    Kağıt mendil ya da kağıt havlu
    Doğal sünger
    6 renk sulu boya: Ultramarine mavi, Cobalt mavi, Ochre sarısı, Ivory siyah, Alizarin crimson, Cadmium kırmızıforumuz.biz'den alınmıştır


    RESMİ GELİŞTİRİN

    Bulutların temel şekilleri tamamlandıktan sonra, alt kısımlarına gölgeler ekleyerek bulutları geliştirebilirsiniz. Bunu yaparken daha önce de yaptığınız gibi süngerleyerek gölgelerin etrafında sert kenarlar oluşmasını engelleyin. Eğer boya kurumuşsa istenmeyen kenarlardan kurtulmak için nemli süngeri bastırıp sertçe ovmanız gerekecektir.


    PÜF NOKTASI


    RENK TESTİ

    Renkler kağıdın üzerine uygulandığında palette olduğundan çok farklı görünebilirler. Bu nedenle resim üzerine uygulamadan önce her rengi denemekte fayda vardır. Bu deneme kullanacağınız rengin isteğinizi karşılayıp karşılamadığını açık ya da koyu olup olmadığını görmenizi sağlar. Kağıdın türü ve rengi boyanın görünümünü etkileyeceğinden test de aynı kağıt üzerinde yapılmalıdır.


    UZMAN TAVSİYESİ


    Degradeli (Geçişli) boyama

    Bu çalışmadaki gökyüzü, 1. sayıdaki Temel Bilgiler bölümünde gösterilen düz boyamanın aksine azar azar soluklaşacak bir şekilde kademeli boyanmıştır. Kademeli bir etki yaratmak için güçlü bir renkle başlayarak artan miktarlarda su ekleyin. Bu, resme mesafe duygusu katacak, güçlü renklerin yakın, soluk renklerinse uzaklaşmış görünmesini sağlayacaktır.


    noimage



    1. İşe çizimle başlayın 2B kaleminizi kullanarak seçtiğiniz fotoğraflara bakıp tasarladığınız konunun çizimini yapın. Bunu yaparken detaylara inmeyin, sadece boyamaya başladığınızda renkleri nerelere uygulayacağınızı gösterecek birkaç düzgün hat işinizi görecektir. Gökyüzünün oluşturduğu uzayıp giden boşluk bu resmin önemli bir unsuru olduğundan ufuk çizgisinin dikkatlice konumlandırılması gerekmektedir. Bu resimde gökyüzü tüm alanın üçte ikilik kısmını kaplamaktadır.



    noimage



    2. Bulutlu bölgeleri nemlendirin Yassı fırçayı kullanarak bulutların yerleştirileceği alanları temiz suyla hafifçe ıslatın bu sayede bulutları boyamak için kullanacağınız mavi boya, kağıda sürdüğünüzde bu nemli bölgelere dağılacaktır. Bu işlemi, olabildiğince hafif, bilekten ve kısa darbelerle yapın.


    noimage



    3. Gökyüzünü boyamaya başlayın Şimdi gökyüzünün kademeli görünümünü oluşturmanın zamanı geldi, bir tabağın içinde küçük bir miktar ultramarine maviye su ekleyin ve 10 numara yuvarlak fırçayı kullanarak gökyüzünü yukardan aşağıya çabuk ve serbest darbelerle boyamaya başlayın. Mavi boyayı bulutların üst kısımlarına nemlendirilmiş alanlara dokunmadan uygulayın.


    noimage



    4. Mavi boyayı sulandırın Gökyüzünün aşağı kısımlarına doğru indikçe, biraz daha su katarak renginizin tonunu açın ve boyayı serbest hareketlerle bu alana yaymaya devam edin. Bulutların alt kısımlarında mavi boyayı daha önce nemlendirilmiş alanların etrafında hafifçe dolaştırın, bu mavi boyanın hafifçe dağılmasını sağlayıp, bulutlarının alt kenarlarına gerçekçi bir görünüm kazandıracaktır.


    noimage



    5. Ufuk çizgisinin tonunu açın Gökyüzünü olabildiğince çabuk tamamlayın (en ideali bunun nemlendirilen bulutlar kurumadan önce yapılmış olmasıdır, yine de eğer gerekliyse bulutlara biraz daha temiz su sürmeniz mümkündür) Ufuk çizgisinde, ultramarine karışımına biraz daha su ekleyerek gökyüzünü daha solgun ve sakin bir hale getirin. Aynı zamanda boyaya azar azar cobalt mavi ekleyerek denizi de düzenli fırça darbeleriyle boyayın.


    noimage



    6. Fazla nemi alın Gökyüzünün boyanması tamamlandıktan sonra boya ve suyun fazlasını kağıt mendil ya da kağıt havlu kullanarak alın. Bu daha açık alanlar yaratmanıza ve rengin dağıldığı ve yoğunlaştığı yerleri düzeltmenize yardımcı olacaktır. Daha sonra temiz bir süngerle bulutların alt kısımlarını hafifçe dokunarak yumuşatın.


    noimage



    7. Bulutları gölgelendirin Bulutların alt kısımlarına sulandırılmış ivory siyah ve biraz alizarin crimson karışımıyla gölgelendirme yapın. Boyayı seyrek ve geniş darbelerle uygularken No.7 yuvarlak fırça kullanın. Boyanın kendiliğinden dağılmasına izin verin.

#13.11.2008 03:28 0 0 0
  • Nejat Melih Devrim - (1923- 1961)




    Uluslararası soyut sanatın özgün temsilcilerinden biri olarak nitelenen ressam Nejat Devrim 25 Şubat 1995'te Polonya'nın Nowy Sacz kentinde öldü.

    Sanatçı ve yazar İzzet Melih Devrim'le ressam Fahrünnisa Zeid'in oğlu olan Devrim 1923'te İstanbul'da doğdu. Galatasaray Lisesi'ni bitirdikten sonra 1942'de Güzel Sanatlar Akademisi resim bölümüne girerek Léopold Lévy atölyesinde çalıştı. 1946'da Ankara'da UNESCO'nun düzenlediği Uluslararsı Modern Sanat Sergisi'ne katıldı. Aynı yıl burslu olarak Fransa'ya gitti ve Paris'e yerleşti. Türk hat sanatına ve Bizans mozaiklerine ilgi duyan sanatçının ilk dönem yapıtları bu etkilerle biçimlendi. İlk kişisel sergisini Maurice Bedel'in desteğiyle 1947'dei Paris'teki Allard Galerisi'nde gerçekleştiren Devrim, aynı yıl Paris'te düzenlenen Türk sanatı sergisine katıldı. 1949 yılında Paris'teki Sihirli Eller Sergisi'nde yer alan yapıtları, sanat eleştimenlerince "Arap ve Bizans kültür mirasına bağlı kalarak boşluk ve ritim sorunlarına yepyeni ve köklü çözümler getiren" çalışmalar olarak değerlendirildi. 1952'de C.Estienne'in desteğiyle Paris'teki Yeni Paris Okulu'nun Ressamları Sergisi'ne katıldı. Ertesi yıl C. Estienne'in Brüksel'de gerçekleştirdiği karma sergiye davet edildi. Bu dönemde İspanya, Hollanda, İngiltere ve İtalya'ya giden Devrim, 1956'da bir sergi gerçekleştirmek üzere bulunduğu New York'da Amerikan sanatından ve mimarisinden etkilenerek yapıtlarında şiddet ve ritim öğelerine ağırlık verdi. 1958'de Brüksel'deki Güzel Sanatlar Sarayı'nda retrospektif bir sergi gerçekleştirdi, yakın dostluk kurduğu Polliakof, Manessier, Bissiére gibi sanatçılarla karma sergilere katıldı. Tristan Tzara'nın Doğan Zaman ve Paul Èluard'ın Tüm Anların Anlamı adlı şiir kitaplarını da resimleyen Devrim, 1965-1968 yılları arasında yaptığı İspanya, Mısır, Polonya ve Türkiye gezilerinden sonra kent izlenimlerini yansıtan yapıtlar gerçekleştirdi. Paris'teki Mayıs ve Yeni Gerçeklikler salonunda sergiler açtı, 1980'de New York'taki Sutton Place'de kapsamlı bir sergi gerçekleştirdi. Yapıtlarından ikisi Paris Modern Sanatlar Müzesi'nce satın alınan ve sanat eleştirmenlerince soyut sanatın özgüntemsilcileri arasında sayılan Devrim, 1990'ın başlarında Polonya'nın Nowy Sacz kentine yerleşmiş ve ölümüne değin çalışmalarını burada sürdürmüştü.


    1923 İstanbul'da doğdu.
    1936-38 Berlin'de yaşadı.
    1940 Galatasaray Lisesi'nde resim yapmaya başladı.
    1941 Güzel Sanatlar Akademisi'ne girdi, Leopold Levy'nin öğrencisi oldu.
    Kaligrafi ve Bizans Sanatı üzerine çalıştı.
    1945 Güzel Sanatlar Akademisini bitirdi.
    1946 Paris'e yerleşti. Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Hollanda, Danimarka, Amerika, Sovyetler Birliği ve Çin'de sanat araştırmaları yaptı.
    1955 Tristan Tzara'nın şiir kitabı "Le Temps Naissant'i desenledi.
    1960 Paul Elvard'ın şiir kitabı "Sens de Tours Les Instants"i desenledi.
    1961 Polonya'ya yerleşti.
    1995 Nowy Sacz, Polonya'da öldü.


    Kişisel Sergiler


    1944 Taksim Bahçesi, İstanbul
    1947 Galerie Allard, Paris
    1949 Galerie Saint Georges, Londra
    1950 Galerie Lydia Conti, Paris
    1951 Galerie Beaune, Paris
    1953 Galerie Ex Libris, Brüksel
    1953 Galerie Marcel Evard, Lille
    1953 Galerie aul Facchetti, Paris
    1956 Galerie M.C. Coard, Paris
    1956 Galerie B. Birch, Kopenhag
    1957 Alexander Zodiac Iolas, New York
    1958 Güzel Sanatlar Sarayı, Retrospektif, Brüksel
    1958-63 Galerie La Cour d'Ingres, Paris
    1957-61-67 Galerie Hybler, Kopenhag
    1960 Paris Galerisi, Londra
    1960 Ressamlar Birliği, Varşova
    1962 Ressamlar Birliği Galerisi, Pekin, Çin
    1963 Galerie Westing, Odense-Danimarka
    1964 Resim ve Heykel Müzesi, Pekin
    1964 K. Kunsthandel Galerisi, Kopenhag
    1965 Alman Kültür Merkezi, İstanbul
    1967 Amman Belediye Segisi, Ürdün
    1969 Basın Klübü, Varşova
    1973-74-75 Gladsaxe Sanat Çevresi, Danimarka
    1975 Galerie Isabella Lemarie Dubreuil, Paris
    1977 Galerie Krytykow, Varşova
    1978 Bedri Rahmi Galerisi, İstanbul
    1980 Sutton Place, New York
    1981 Bedri Rahmi Galerisi, İstanbul
    1981 Galerie Hubert Winter, Viyana
    1982 Tiglar Sanat Galerisi, İstanbul
    1982 Vakko Sanat Galerisi, Ankara
    1983 Galerie MPIK, Krakow
    1984 Galerie AEGIDIUS, Randers-Danimarka
    1987 Galerie Callu Merite, Paris
    1988 Galeri Baraz, İstanbul


    Grup Sergileri


    1941-43 Yeniler Grubu, İstanbul
    1946 Uluslararası UNESCO Sergisi, Paris
    1948 Mayıs Salonu Paris
    1948 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
    1948 Galerie Maeght, Paris
    1948 Galerie Saint-Placide, Eleştiri Ödülü
    1949 Mayıs Salonu Paris
    1949 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
    1949 Galerie Maeght, Paris
    1949 Papalar Sarayı, Duvar Resmi, Avignon
    1950 Mayıs Salonu Paris
    1950 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
    1950 Galerie Maeght, Paris
    1950 Galerie Bedune
    1950 ABD ve Fransa'daki Genç Ressamlar, Sidney Janis Galerisi, New York, ABD
    1951 Mayıs Salonu, Paris
    1951 Yeni Gerçeklikler Salonu, Paris
    1952 Galerie Babylone, Paris
    1952 Galerie Marcel Evrard, Lille, Fransa
    1952 La Hune, Charles Estienne'in "Küfür Gülü"Sergisi, Paris
    1952 I Ekim Salonu, Paris
    1953 Hanover Galerisi, Londra
    1953 Fransız İtalyan Sergisi, Torino
    1953 "Genç Paris Okulu", Modern Sanatlar Müzesi, Madrid
    1954 Mayıs Salonu, Paris
    1955 Brooklyn Müzesi, New York
    1956 Mayıs Salonu, Paris
    1959 Galerie La Cour d'Ingres, Paris
    1964 "Günümüz Türk Sanatı", Modern Sanatçılar Müzesi, Paris
    1965 Galerie Müzesi
    1969 Estetik Müzesi, Torino
    1975 Estetik Müzesi, Torino
    1987 Türk Resminde Modernleşme Süreci, Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
    1987 Güncel Boyutlarla Resim Sanatımız, Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul
    1987 Yahşi Baraz Koleksiyonundan Bir Kesit, Beymen Sanat Galerisi, Ankara
    1989 "Büyük Sergi", Galeri Baraz Organizasyonu, Atatürk Kültür Merkezi, Ankara
    1989 "Büyük Sergi", Galeri Baraz Organizasyonu, Eskişehir Üniversitesi Sergi Salonu, Eskişehir
    1990 "Paristanbul", Uluslararası Sanat Merkezi, Paris
    1990 "Etkinlikler Süresince 15. Yıl", Galeri Baraz Organizasonu, AKM, İstanbul
    1992 Leopold Levy ve öğrencileri, Almelek Sanat Galerisi, İstanbul
    1998 "Türk Resminde Soyut Eğilimler", Galeri Baraz Organizasyonu, AKM, İstanbul


    Sanatçının Eserlerinin Yer Aldığı Müzeler


    Modern Sanatlar Müzesi, Paris
    Belçika Kraliyet Müzesi
    Ulusal Müze,Varşova
    Devlet Resim ve Heykel Müzesi, İstanbul
    Saint-Etienne Müzesi, Fransa
    Grenoble Müzesi, Fransa
    Aalborg Müzesi, Danimarka
    Aarhus Müzesi, Danimarka
    Havana Müzesi, Küba
    Pekin Müzesi, Çin
    Tuborg Vakfı, Kopenhag




    Tual üzerine yağlıboya


    noimage


    noimage


    Duralit üzerine yağlıboya


    noimage


#13.11.2008 03:18 0 0 0
  • Papirüs Sanatı | Papirüs Bitkisi - Papirüs'ün Bulunuşu - Mısır'da 19.Yüzyılın Başlarında Bulunan Orta Krallık Dönemi Sonlarına Ait Papirüs - Papirüs Resimleri

    Papirüs Sanatı




    Papirüs Bitkisi



    Papirüs, Cyperaceae ailesinden bir su bitkisi ve eski çağlarda bu bitkinin gövdesinden hazırlanan yazı kağıdının adıdır.

    Eski Mısır]lıların yelken, bez, hasır ve yazı kağıdı olarak kullandıkları papirüs onlardan Yunanlılara daha sonra Romalılara intikal etti ve M.S. 3. yüzyılda yerini parşömen alıncaya dek kullanımı sürdürüldü.

    Yunanca papiros kelimesi Kıptice'den ödünç alınmış ve neredeyse tüm batı dillerine girmiştir (İngilizce, Almanca, Fransızca Papyrus, Rusça папирус, İspanyolca, İtalyanca papiro)
    İngilizce paper "kağıt" ve Türk argosunda "para" anlamına gelen "papel" kelimelerinin de orijini bu kelime olmalıdır.


    noimage



    noimage


    Papirüs Bitkisi





    Papirüs Sanatı



    Antik mısırda kutsal sayılan papirüs bitkisinin sapları işlenilerek elde edilen yazı yazma aracı.
    çinliler kağıdı ilk icad edenler olarak boy gösterir tarihte ama antik çağın ilk kağıdıdır papirüsler.


    PAPİRÜS BULUNUYOR


    Mısırlıların icat ettikleri kitap ise çok garipti. Uzun, çok uzun ve yüz metrelik bir şerit düşünün: Bu şerit kağıttan yapılmışa benzerse de bu genelde "acayip" bir kağıttı. Elinize alıp ışığa tutarsanız,incecik bir çok çapraz çizgilerden yapılmış karelerden meydana geleceği görülecektir. Bir parçasını koparırsınız, gerçekten de tıpkı hasıra benzeyen bir takım-eritlerden örülü olduğu kolayca anlaşılır. Görünüşte bu kağıt; sarı, parlak ve perdahlıdır. Balmumu levhalar gibi kolay kırılabilir de...

    Üzerindeki satırlar şeridin uzunluğunca değil de, dikine; onlarca, hatta yüzlerce sütunlar halinde yazılmıştır. Eğer satırlar şeridin uzunluğunca yazılmış olmasaydı, her satırı okumak için şeridin bir başından öteki başına kadar gidip gelmek gerekirdi. Bu garip kağıt kendisinden daha garip bir bitkiden elde ediliyordu. Nil kıyılarının bataklık yerlerinde çıplak, uzun gövdeli ve tepesinde püsküllü olan yine garip görünüşlü bir bitki yetişmekteydi. Bu bitkinin adı papirüstü. Dil bilim olarak da kelime bir çok dilimize geçmiştir. Papier (Almanca ve Fransızca), paper (İngilizce) olarak dünya dillerinde örnekleri vardır...



    noimage


    Mısır'da 19.yüzyılın başlarında bulunan Orta Krallık Dönemi sonlarına ait papirüs, Hollanda Leizen Müzesinde bulunuyor.

#13.11.2008 01:24 0 0 0
  • Freskler ve Fresk Sanatı



    Duvar üzerine resim yapma tekniği ve bu teknikle yapılmış duvar resimleri, İtalyanca taze anlamına, "fresco"dan. Fresk, yeni sıvanmış bir duvar üzerine, kireç suyunda eritilmiş boyalarla yapılan bir tür resimdir. Genellikle sanıldığının tersine, bu terim herhangi bir duvar resmi tipini değil, kuru ve sert badanalar üzerine yapılan resimlere karşıt, özel bir tekniği belirtir.

    Fresk, özellikle İtalya'da ve XIV. yy.dan XVI. yy .a kadar Giotto, Fra Angelico, Piero Della Francesca, Uccello, Raffaello ve Michelangelo gibi sanatçılarla tanınmıştır.


    Kireç ve Boyalar


    Fresk yapmak isteyen sanatçı, auvara pürtüklü kireçten bir sıva vurur ve bunun üzerine, odunkömürüyle ilk taslağını çizer. Bu desen sonra kırmızı, killi bir toprakla renklendirilmiş soluk aşıboyasıyla bir daha çizilir. Küçük küçük düzeylerle çalışarak ressam, pürüzsüz bir kireç tabakası sürer ve bu tabakada taslak saydam olarak görünür. Bu henüz nemli olan kireç üzerine sanatçı çarçabuk freskin bir bölümünü çizer, boyar ve sonraki parçaya geçer. Kururken kireç ve boyalar birbirine iyice karışır ve çok bağdaşık (homogen) bir tek madde haline gelir, artık bunun üzerinde rötuş yapma, düzeltme imkânsızdır.

    Freskler çabuk bozulabilir. En büyük düşmanları rutubettir: rutubet, küflenmeye yol açar, bu da zamanla boyaları bozar. Erken farkına varılacak olursa bu tehlike, basit bir düzeysel işlemle önlenebilir. Buna karşılık daha ciddi durumlarda, freski duvardan çıkarmak gerekir. Bunun için birkaç yöntem vardır, ancak hepsi de aynı ilkeye dayanır: freskin üzerine bir tuval yapıştırılır ve tuval çıkartıldığında freskin boyaları bunun üzerine geçmiş olur.


    Fresk Sanatı


    Eski uygarlıkların çoğunda fresk sanatı uygulanmıştır: Azteklerde, Hindistan'da, Mısır'da, Roma'da, Yunanistan'da. Günümüzde bilinen en eski fresk, Mezopotamya'da (Irak) bulundu: Milattan önce üç bin yıllarından kalmadır.


    noimage noimage



    "Ölümün Zaferi" (bölüm), XIV. yy. Floransa ressamlarından Traini'ye ait olduğu sanından eserin, solda taslağı, sağda tamamlanmış hali görülüyor. Freskler onarılmak itere duvarlardan ıkındığı zaman ortaya, pürtüklü kireç sıva üzerine yapılmış taslaklar çıkmıştır. Bu yoldan ressamın çalışma tarzını, desenci olarak yeteneğini ve başlangıç konusuna getirdiği değişiklikleri değerlendirme olanağı kazanılır.



    noimage




    İsa'nın dirilişini haber veren melek: Bizans tarzı fresk (XIII. yy.), Yugoslavya'da Mileseva Manastırı.
#13.11.2008 01:06 0 0 0