Yine gözlerim nemli, bilmem neden ki
Mevsim hazan, gönlün hüznü ondan mı
İnsan bildiğim, hayvandan aşağı imiş
Mana varmış her bir şeyde,
Hazan sandığın aslında bir bahar imiş...
Yangın var, yanmakta beşer
Ehli hayvan, ehli sema hayret üstüne hayrette
Yangın var, yandığından habersiz hep o yananlar
Yanıyor alem, medet Ya Rab
Koşar adım gider alemi beşer yangın yerine
Bilmem ki, hatırlamaz mı verdiği sözü
Yangın var, yanıyor alem Allah'ım
Yanıyor evin Ya Rab, hem kanıyor hem yanıyor
Yangın var, sanırsın beşer sonsuz şenlikte
Bir aymazlık ki küre-i arz da , bestesi nefsten güsftesi iblisten
Alemler yanıyor, ilahi, duyulmuyor semanın çığlıkları
Yakıp yakıyor kendini beşer, medet Ya Rab
Gün geceye, gece gündüze
İnsan insana, insan kendine kavuşur ya
Zaman cana, can ötelere
Toprak insana, insan toprağa bakar ya
Her zaman, an kadar zamansızdır görmeyi bilmezsen
Kimi yaşlı, kimi genç, hepsi bir, hiç düşünmezsin ya
Kapadığın gözlerini açamadığın an, bir anlık desen
Bir an varsın sadece, varla yok arası var ya
Zamanda bir devsin, bir an gelir bir hiç değilsin
Çekiverirler o yanılsamadaki devi ten elbisenden ya
Öyle bir şeysin işte, bir anda kalıverirsin
İki ara bir dereden geçer yolun, hani o berzahtır ya
Ah be benmiyim bu, dersin elbet, ben miyim aynadaki dev
Planlar, hayaller, hep serap, varım dersin ya
Hani kim var, Var olandan başka, var mı Var
Hanisin ey insan, toprak kucaklamış hasretle seni ya
Ne kadarda vefasızmışsın, aslın, varlığın bekler hasretle
Oysa hiç aldırış etmeden ezmiştin kardeşliğini, ahretliğini ya
Ana gibi, yar gibi sardı yinede seni, vefa bu işte
Ey aynadaki dev, sen kim, varlığın kim, Var, var iken...
Kıyıda köşede kalmışım Ya Rasulallah
Günler nasıl geçer bilmem ki
Nereye bakıp arasın bu gönül Sen'i
Sen'siz nefes nasıl alınır, bilmem ki Ya Rasulallah
Sayki zakkum zehir, Sen'siz aldığım her nefes
Sen'siz geçen her an, boğucu bir karanlık
Sayki sızılı kalbimi döktüm kağıda
Aşk nasıl anlatılır bilmem ki Ya Rasulallah
Bir ayak ucuna da bu kardeşin kıvrılsa
Buram buram Gül kokusu duysam
Duysam da öylece tutulup kalsam
Gül bahçeleri mi aranır ayak ucunda Ya Rasulallah
Sayki hasretlik keskin hançer
Ah ile alınan her nefeste hep tazedir yara
Yollar ayrık ayrık, tozlu, hem de zorlu
Hangi yol Sana çıkar bilmem ki Ya Rasulallah
Heimlich manevrası bu tarz işlemler için en önemli ve ilk yöntemdir, zira bebek yada yetişkin bir insanın nefes borusunun bir yabancı cisimle tıkandığı tespit edildiğinde acilen ilk yapılması gereken işlemdir, çok zor ancak çok etkili bir yöntemdir.
Eşrefi mahluk doğar, Esfeles safilinde can verirsin
Dünün geçti, bugünün son deminde, yarının meçhul
Geldin gidiyorsun işte, birde derdim yok dersin
Bilmem ki hangi akla hizmet edersin.
Melekmiyim dersin her sözünde, hiç değilse melek kalabilsen
Ala'yı illiyinden düşer, Esfeles safiline çakılırsın
Çok derde gerek yoktu, derdin dert olsaydı
Eşrefi mahlukatın nuru dururken, iblise mi yoldaş olurdun
Dünya hanından geçen yolcuydun oysa, yolunu şaşırdın
Oyalanıp sermayeni çaldırdın azılı eşkiyalara
Emanetler gitti elden, eyvah ki eyvah
Sahibi sorar hakkını, bilmem ki ne dersin
Neyleyim gül bahçelerini, gül kokulum, Sen varken
Geceye düşen yakamoz mu aranır, geceyi aydınlatan Sen varken
Başka yol mu aranır, çölde, dağda, taşta izin varken
Yarda neyin nesi, yoluna düştüğüm Yar, Sen iken !
Başka şeref mi aranır, ümmetlerin en şereflisi iken
Aşk kitaları da neymiş, kitabın aşk-ı Ala kokarken
Kim korkar ki karanlıktan, bitmez nurun dururken
Efendilik ne haddine cümle alemin, Alemlerin Efendisi dururken
Acizim Efendim Sen'i övmekten, en çok sevdiğin Sen'i överken
Layıkıyla sevememekten biçareyim, Sen'i en çok seven varken
Yaşamakta ne ki, tebessümünü gördüğümde can vermek dururken
Hangi güzellik güzel ki, peşine düşüp gitmek varken !
Kardeşler arasına su-i zan düştü
Nasibimize kara kışlar,
Gel ey Efendim,
Hayalimize Sen ' li baharlar düştü
Alemler son deminde Sana hasret
Gel ey Efendim, rahmet rahmet
Kardeşler düşman oldu, nurunla aramızı sulh et !
Bela tünelinde yolumuzu, nurunla açık et !
Dünya kelamı bulamadım, cümleler düştü,
Rüyalarımıza soluk hayaller,
Gel ey Efendim,
Sana hasret canlar kor alevlere düştü
Ben geldim desem, yol bulsam yoluna
Muradımı nasıl desem Yaradana
Ben geldim desem, bırakmasan beni uzağında
Bir tebessüm etmez misin Ya Rasulallah
Ben geldim desem, Sen gel desen
Gül bahçesi ravzanda selam etsem
Ben geldim desem, bir gül versem yüreğinden
Bir tebessüm etmez misin Ya Rasulallah
Ben geldim desem, gitme kal desen
Kabul olur, duama amin desen
Ben geldim desem, çok mu olur kalayım desem
Bir tebessüm etmez misin Ya Rasulallah
Ben geldim desem, gönlü kirli, yüzü kirli
Dilimde adın, yüreğim buruk, sönmüş ışığı
Ben geldim desem, ardın sıra yürüsem sızılı sızılı
Bir tebessüm etmez misin Ya Rasulallah
Ben geldim desem, Allah'ım nasip etsen
Yangın yerinden Sana doğru kaçsam
Ben geldim desem, paçavra halime nazar etsen
Bir tebessüm etmez misin Ya Rasullah