Her yazı için kalem gerekmez üstadım
Düştüğü taşı bile deler sular zamanla adamım
Fısıldarlar gönlüne aşkın çaresizliğini garibim
Gözyaşların yazar kalbine , hem deler geçer ihvanım
Hangi terazi tartar latif suyun ağırlığını ey gözü yaşlım
Sahibi yok, boşa mı akar çağlayanlar, ah şaşırmışım
Kim iter, kim çeker çağlayıp taşanları ey gamlı başım
Sahib-i Ekber yazar aşkın alasını, ey gönlü yaralım
Sana ölü diyenin dili kurur Şehid'im
Diri sanılan ölüler makamına hayran Mehmed'im
Gül gonca hayallerini vatana feda eden Şehidim
Bakma öyle ardına emanetlerin bize emanet Mehmed'im
Mevla makamını yücelere çekmiş Şehid'im
Seni vatana, bizi sana hürmetkar kılmış Mehmed'im
Hangi soysuzun haddine diriye ölü demek Şehid'im
Vatanı vatan yapan kanını akıtanlardır Mehmed'im
Tertemiz kanına kafir postalı değemez Şehid'im
Can verdiğin vatan kimseye verilemez Mehmed'im
Çakal sürüsüne merhamet edilmez Şehidim'im
Vatanıma göz dikene göğsünü siper eden Mehmed'im
Bu millete uzanan kirli elleri
Kökten kurutur kudret eli
Cennet misali toprağımı sular şehidimin kanı
Yerde kalmaz Mehmed'imin al kanı, Allah bilir kıymetini
Çok şükür kaybettiklerimle inşa ettim kendimi
Bulduklarımla yandım, bir ben bildim, bir O diri
Bir can pazarı ki, yangın yeri gönül dili
Bir sen, bir ben dedi edepsizin biri
Tende can, gönülde sızı olan, hep O idi
Her zerreyi ayet ayet yazan, Bir idi
Aşk olsun, sadece bir Ol idi
Bir sen, bir ben dedi edepsizin biri
Hüzüne ve kedere aşina idi
Kurumuş gönüllere sızan can idi
Olmasın sabahlar, böyle güzel idi
Bir sen, bir ben dedi edepsizin biri
Bir bilsen, daha neler, neler söyledi
Koca dağlar, dağlar eridi
Haşmetinden sinelerde can çekildi
Bir sen, bir ben dedi edepsizin biri
Sözler çekildi, Yar diye inledi
Hüzün ve keder, O' na aşk idi
Ah o gelişine can feda idi
Bir sen, bir dedi edepsizin biri
Can yol arar tenden çıkışa
Darlandığında, yönün hep kaçışa
Ne ruhun huzurda, ne can burada
Lekeler düşmüş yüreğine, isyanlarda
Elinin tersiyle ittiğin kalabalıklarda
Yağmurlarda iliklerine kadar ıslandığında
Ve her şeyi boşverircesine ıskaladığında
Her nefeste aczin kalbine oturduğunda
Sigaranın dumanına dalıp gözlerin buğulandığında
Ve son bir nefes deyip savrulan dumanında
Geçmişi, geleceği çizip çizip ufka daldığında
Dualara kat halini, hatırında olan seni unutmadığında
Hadi hayallerini, düşündüğünü yaz
Umutlarını, sevdalarını, bilmediklerini
Kaç sevdiğin yar kim bilir, yalanda olsa
Hadi söyle, kimmiş sevdiğin, En Sevdiğini yaz
Sabırla yeşerttiğin gül şiirleri yaz
Sözcüklerin utandığı yerden devam et
Dinle, bak ne diyor kapısına secde ettiğin
Bırak ıslansın kirpiklerin, gözlerinle yaz
Geceler gündüzü kıskandırsın, hem oku hem yaz
Nasılda acı verici gün ışığındaki karanlık
Elbet bir gün kesilir dünyalık göbek bağın
Gecenin nurunda söyle, yazsın Rahman ve Rahim
Yokmuş kitaplarda aradığın, hadi sen yaz
Kalır alevler arasında kağıt ve kalem
Gönül hokkasına daldır alnını
O söylesin sen yaz, bir daha, bir daha yaz
Hüzündür, Yar'dır, Can'dır AŞK
Özlediğin yanlızlığın, karanlıklarda ışığın
Kuyularda Yusuf, gözyaşlarında rahmet
Bilenlerin gizlediği Yar'dır AŞK
Kalabalıklardan köşe bucak kaçışındır AŞK
Kelimelerin yetemediği, yüreğinden sızan
Gönlünü gamlandırıp, dilini bağlayan
Benliğini sıyırıp, var edendir AŞK
Zindandan sesleniştir sessizce AŞK
Gülerken hüznü içtiğin
Sızlanıp Yar'e, arsızca intizarın
Gel gitlere düşen gönüldedir AŞK
Bir adım, bir perde, bir engel ve bir an, zamanda bir an
Her şeyin bitişinde yada yeni ufukların başlangıcında ruhun bu an
Ha gayret, boşuna değil hiç bir şey, aldığın yakıcı nefesler her an
Kazanma, kaybetme çizgisinin üzerindesin, suretten sıyrıldın o an
Bilen biliyor, gören görüyor, bekliyor, bekleniyorsun, bekletme ihvan
Bekletme, kefilliğin borcunu öde, mazeret yok, son değil o Can
Hatasız kul olmaz, günahını bilen gider, peşine takılır candan
Hataların doğrulara, günahların sevaba dönsün yoldaki ışıktan
Kefenimi kendim biçtim
Sözüm ona yaşarken giydim
Dil sus pus olunca sevindim
Gönül kevgire dönünce bildim
Esaretlik tende değil, yürekteymiş
O sevince kalp severmiş
Ağlayıp güldüğün hep bir imiş
Başında sonunda aradığına irtihalmiş
İçin daraldığında daha bir özlediğinmiş
Kader diye bakındığın özüne yazılanmış
Kaç keşkelere sığındığın, bilemediğin Yar'mış
Allah Yar, her an Yar imiş
Gönül evini evirip çevirenmiş
Her gördüğünde kendini gösteren imiş
O'ndan başkası yaralara tuz imiş
Yardan öte Yar oluşu, şanına yakışır imiş
Derin bir nefes çektim ölümün kokusundan içime
Her yer gece karanlığı, derin bir sessizlik şimdi
Gel hadi, gel gidelim kokunla umutlara doğru
İçimde bir sızı, kas katı bir taş, hadi gel diyor, gel...
Ey Canan her an ölüp ölüp dirilmek mi ?
İsyandan isyana sürüklenip karanlık kıyılara vurmak mı ?
Sürekli hayata yağan sağanak yağmurlar mı ?
Bitmez mi sağanaklar da güller, nergisler, laleler, söyle bitmez mi ?
Gel hadi, gidelim kokunla umuda, umutlara, umut ederek
Kitaplarda yazmaz bu, can ile Canan arasında oluru
Islandım iliklerime kadar, doğmaz mı üzerine sıcacık nur güneşleri
Gel hadi kardeşim, kardeşliğim, kalanlar kalsın tut elimden gidelim
Tanımıyorum ama Allah rahmet etsin, yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyorum..., Böylesine şerefli bir ayın sonunda bit bayram gününde Hakka kavuşmak herkese de nasip olmaz...
Kimi aşk'ın ateşiyle kaynatır suları,
Kimi nefs yolunda, raks eder günahları,
Kimi yürür Canan'a, okur dünyanın selasını,
Kimi dalar yalanlara, okurlar tendeki canını,
Kimi Allah der akıtır yaşları,
Kimi zindan ehlidir bilemez, yıkıktır ukbası,
Kimi tende esirdir tene, zanneder ki muradı,
Kimi bulmuştur sevdayı, aşk ile Allah'ı,
Kimi bekler geceyi, gönüldeki Mirac'ı,
Kimi bekler, üç beş dünyalığı,
Kimi alnı secdede diler Rahman'ı,
Kimi heva heveste, kesesinde ziyanı,
Kimi açar gönül gözünü, görür Sultan'ı,
Kimi dalar boş hülyalara, unutur mizanı,
Kimi Hak der, Hak'ta yok olmaktır rızası,
Kimi ben der, kaybeder imtihanı,
Sıra sıra dizildi hayat deryasında olanlar,
Bir garip avaredir içine dolanlar,
Emirle girip, emirle çıkanlar,
Acınası bedbahttır, ardı sıra koşanlar.
Acı dolu zindandır, etten kemikten olanlara,
İmtihandır, özlemdir, varlığına aşk katanlara,
Saraydır, handır, hamamdır, özünü unutanlara,
Bir seccade, bir çift yaşlı gözdür gönlünü açanlara.