Main ' e artık az geliyorsun kardeşim, ama öyle görünüyor ki yürek dolu geliyorsun... Bu güzel gönülede en güzeller yakışır, gönlüne sağlık her zaman ki gibi yine çok güzel insanı sağa sola savuran bir şiir...
alemlere rahmet olarak gönderilen En Sevgili bile merhamet isterken, bizler ne isteriz Ya Rabbi, En Sevdiğin , Seni en çok seven, Sen ' den ne istiyorsa onu isteriz Rabbim...
Ömrüm kokunu duymadan geçti,
Rüyalarım yüzünü görmeden gitti.
Yıldızların makamını dolaştım avare gibi,
Kokun sürülmüştür birazcık diye Ya Rasulallah.
Sen'i görenlere giden ayaklar,
Hüzünle döndüler geriye Efendim.
Toprağa mahkum beden geldi geri,
Aşık gönül kaldı duvar dibinde Ya Rasulallah.
Kabrinde iki büklüm Rabbin dostları edeple,
Seni gören var ayak ucumda diye hürmetle.
Edepten habersiz bir ben geçer önünden,
Adap bilmez biçare ne etsin Ya Rasulallah.
Kokunu arar dağlar , taşlar arasında,
Evliya kabrinde, Sahabe yolunda.
Her güzel kokuyu Sen diye koklar orada,
Son nefese yetsin diye Ya Rasulallah.
Şöyle bir yokladım yüreğimin etrafını,
Gözlerim hep aradı aşk zamanını.
Cennet kokusunu koklar gibi,
Kokladım esen rüzgarlarda kokunu.
Belki görürüm Sen ' i diye,
Dolandım rüyalarda Sen kokan mescidini.
Her yüze ayrı ayrı baktım gözlerim yaşlı,
Bir nefes ensemde, Sen misin diye.
Göremedim Efendim, yine hüsrandayım,
Ne nur yüzünü, ne mis kokunu uzaktan.
Yaşıyorum sözde Sen olmadan,
Kuru bir dal bile Sen' siz duramazken.
Bir yılan bile Sen ' i görmemeye dayanamazken,
Reva mı Ya Rasulallah, Sen ' siz gözleri kapamak.
Olmuyor Efendim, durulmuyor Sen' siz,
Feleği şaşmış alemde, Sen' siz yaşanmıyor.
Ya Sen gel bu fakire ansızın,
Ya ben geleyim sana yalansız.
Ya Sen gel, tut elimden
Ya ben tutayım elinden, eteğinden.
Yolculuk uzun, pek yoruyor,
Dağlar ardı sıra yeri bilinmiyor.
Ayrılık vakti dostlar, geri bakılmıyor,
Acısı pek yaman, hiç geçmiyor.
Gelen hiç kıymet bilmiyor,
Giden pişmanlıkla yanıyor.
Dünyada dili dönüp, gönlü akmıyor,
Alem-i berzahta sorulara ne diyor.
Dört kavi omuza bindirirler,
Halini bilmeden, gidene bakarlar.
Kara toprağa, sevdiklerini koyarlar,
Sıram ne zaman diye , düşünmeden giderler.
Zaman koşar adım Sahibinin emrinde,
Son viraj artık, sorgu sual çetin derinlerde.
Ah yürek yarası, geçmez sızı gönülde,
Açılır eski defterler bir bir önünde.
Fani olandan, ebedi güzele kaçana,
Küçücük kalbe, alemlere sığmayanı sığdırana.
Korku ümit arası kan ter içinde kalana,
Ne karanlık toprak, ne yanlızlık berzahta.
Ne ile gidilir berzahtan Rahmana,
Habibullah gibi "Hiçlikle Ya Rab" cevabına.
Nasıl gidilir O ' na diyene,
Aşkla gidlir, aşkla varılır Mevla ' ya.