- Ana Sayfa
- Mesajlar
İnce Sızı
Üye
-
Bakışın aşk, sözün aşk, vuslat yar/a
Yara hep taze, gülüşün yar/a
Ömür boş, Sen hoş, sevda yar/a
Tende can yok, sızı çok, bülbülün ahı yar/a
( İnce Sızı )
-
Yan Yana Yazılmaktı Aşk
Meryem masumiyetiydi bazen,
Taif ' te taş yağmuruna tutulmaktı,
"Sen olmasaydın" ın manasıydı,
Aşk, alemleri yaratmaktı belki.
Refiki Ala duasıydı Nebi'nin dilinde,
Sidretül Münteha yakınlığı her zerrede,
Araf'ta kalıp, Vakfe'ye durmak sessizce,
Habibim diyene, ümmeti yakarışıydı Aşk.
Dağlar yürümeye durduğunda hiddetle,
"Bilmiyorlar Ya Rabbi" merhametiydi,
Naz üstüne nazdı ezel ve ebedin Sahibine,
Arşı Ala'ya yan yana yazılmaktı Aşk.
( İnce Sızı )
-
Yar İçin ...
İbrahim'i gönülde yanmalı aşk,
Ahmed (s.a.v) gibi demeli aşk,
Ne Züleyha'da, ne Leyla'da olmalı aşk,
Yusuf kuyularında, Mecnun çöllerinde doğmalı aşk,
Daha kaç bayram geçmeli sızılı aşk için,
Kaç gece gündüzün peşinden koşmalı aşk için,
Kurban etmeli İsmail'i aşk için,
Aşk ateşi yanmalı, hem yakmalı Yar için,
( İnce Sızı )
-
Hüzün Dalı
Gözü yaşlı hüznün dalına tutunmalı,
Hazan yağmurlarıyla düşmeli kara toprağa.
Gül kokulu cennet bahçelere doğmalı son kez,
Mis kokmalı, can vermeli, sevene kara toprak.
Par-u pak olmalı Sevgili'nin diyarında,
Can verirken Sevgili ' ye yeniden var olmalı O'nda.
( İnce Sızı )
-
Aşk Tutulması
Dumanı tüten dualar gibidir aşk,
Bazende sessiz bir Ah.
Bazen Sevgili'nin kapısında beklemek,
Bazende İbrahimi ateşlere atılmaktır.
Kavrulmuş çöllere vurmaktır kendini aşk,
Rasul gibi O'nu istemektir.
Cebeli Nur' un kollarına atılmaktır aşk,
Hendek çukurlarına düşmektir.
Veysel Karani sevdasıdır aşk,
Yollara düşüpte görememek gibi.
Boynu bükük semah etmektir aşk,
Mevlana gibi yanmaktır.
Ebu Bekir gibi feda etmektir herşeyi aşk,
Nebi'nin ardına düşerkeni.
Bazen Rasul'ü ayağa kaldıran hayadır aşk,
Meleklerin ar ettiği Osman'a bakarken.
Gecenin karanlığında kapı kapı dolaşmaktır aşk,
Mum gibi erimek, Ömer gibi.
İblisin ilişmekten kaçındığıdır bazen aşk,
Zirveler zorlayan Ali gibi.
Takılmadan, sorgulamadan peşine düşmektir aşk,
Bir Kıtmir gibi.
( İnce Sızı )
-
Aşk ' a Uyanasın
Ne kafiyeli sözler Yar,
Ne derin ahlar.
Kar etmiyor hiç biri Yar,
Ne o ne de bu.
Sitem olmuyor, yüz çevrilmiyor,
Sözler, kederi izahta kalır bitap.
Ben biçare, zaman acımasız Yar,
İsmi Azam'ın hürmetine dokun.
Dokun, yaralarıma ansızın Yar,
Aminleri benden, Sen merhemi ol yaramın.
Ne zamanlara kaldık Yar,
Toprağın altı, üstünden hayırlı sanki.
Kalpte Yar yok, Aşk yok Yar,
Sözde Aşk, sözde Yar,
Her şeyden kaçıp, koşasın Yar'a
Ben geldim deyip, coşasın Aşk ' la.
Bir ömür Aşk ' la yanasın,
Gülerek uyanasın uykudan, Aşk ile Yar.
( İnce Sızı )
-
Ne Olur !!!
Gönül evi viran olmuş, ten evi altın olsa ne olur
Kabrin karanlık çukura dönmüş, dünyan saray olsa ne olur
Bilmemişsin kimsesizler kimsesini, herkesi bilsen ne olur
Sen kendini bilmemişsin, alemi bilsen ne olur
Nefsin firavun olmuş, senin olsa ne olur
Bir " Allah " diyememişsin gönülden, secdelerde olsan ne olur
İnsan olamamışsın, mürekkep yalayıp alim olsan ne olur
Zatı Yüce' ye kul olamamışsın, kullara kul olsan ne olur
Kesende bir hayır olmamış, dünyalar senin olsa ne olur
Şaheser gelip acınası halde gitmişsin, tekrar gelsen ne olur !!!
( İnce Sızı )
-
İKİNDİ EZANINDA
Gönlüme Sen düştü,
Avuçlarıma elem
İkindi ezanında
Seccadeye alnım düştü,
Aklıma Sen
İkindi ezanında
Nasibime yara düştü,
Yaraya Sen
İkindi ezanında
Ayrılığa hüzün düştü,
Hüzünlere tatlı bir “ Hu “
İkindi ezanında
Beşere gaflet düştü,
Yar ' a bir lutuf
İkindi ezanında
Dillere aminler düştü,
Kabulü Sana
İkindi ezanında
Alem şaşırıp, kuyuya düştü,
Gönül pir yoluna
İkindi ezanında
Gönüle bir Aşk düştü,
Seccadeye yaşlar
İkindi vaktinde
Kalbe gitmek düştü,
Nefse bir korku
İkindi ezanında
Cana gel gitler düştü,
Fikrime hasabın ağırlığı
İkindi ezanında
Ruhuma ayrılık düştü,
Can evime elveda
İkindi ezanında
İnce Sızı
-
Böylesine sonsuz merhamet sahibi bir Rab için ömür boyu rukuda kalınsa da hakkıyla kulluk edebilmiş olurmuyuz
-
VELHASIL
Şafak sökmekte nazlı nazlı
Yüreğimin her yanı hicranlı
Rüyalar karışık hep karabasanlı
Yine gönlüm hoş değil velhasıl
Ah-ı efgan ile bir iman tahtası
Ne aminler, ne de kabuldür duası
Gündüzün karanlığı, gönül yarası
Yine gönlüm hoş değil velhasıl
Bir selam uçur, Yar duyası
Selama karışır gözyaşının bir damlası
Hicapla düşer gözlerden, gönlün karası
Yine gönlüm hoş değil velhasıl
Gönül dediğin bir et parçası
İçi kan dolu, varlığındandır yarası
Neresine sığar aşk rızası
Yine gönlüm hoş değil velhasıl
Gecenin eteğinde gündüzün sızısı
Nazlı bir secdede Hakk'ın rızası
Nebi ' nin gözü yaşlıdır her daim duası
Yine gönlüm hoş değil velhasıl
İnce Sızı
-
BEN GELDİM
Geceler hasretlik çeker şafağa
Ben O ' na, O bana
Güneş gider ay gelir semaya
Bendeki ben gider, O gelir bana
Beş vakta sığmaz ki O sevda
Ben giderim O ' na, O gelir bana
Gitmeler, gelmeler, med-cezir arada
Ben yürümede, O her anda
Avamdan gönül hep aramada
Zaman dursun, zaman dursun huzurda
Eksi çentikler hep hesapta
Yandı, yandı gönül hep Rahman ' da
Sevdanın sadası hep ayrılıklarda
Kabul mührü “ Buyur kulum “ da
Ne söylesin dil, gönül ağrımada
Ne naz, ne gözyaşı cevapsız kalır Mevla ' da
Bir ucu vuslat da, bir ucu sevda da
“Hu “ seslenişi O ' na, karanlık zamanlarda
Kapılar kapanmış, kara toprakta
Yol bilmez, iz bulamaz hesapta
Ömer ( hz. ) gibi toprak üstünde unutmazda
Altında mı unutur O ' nu, aşkla sevda da
İlahi, ben geldim yüzü kapkara
Ağırlığınca günahla kaldım Araf ' da
Son bir naz daha aşkla
Ben geldim, Sen bilirsin vuslat da
( İnce Sızı )
-
Başka söz ne gerek.
-
SOR MEVLA ' YA
Gözlerinden düşer yaşlar damla damla
Gönlün paramparça, sevdalı yakarışda
Ruhun meleklerle her an yarışda
Nefes yetmeyecek sanırsın her adımda
Aşkı asmışsın bir gülün dalına
Kokusu sema ile yer arasında
Kuru bir gül dalı aslında
Gönül dediğin ahir zamanda
Bir özlem, derin bir aşk
Zamanı yok, derdi çok gamlı aşk
İlan etmez elaleme kendini aşk
Yakar gül kokan yürekleri aşk
Lisanı hal düşer Kabe yollarına
Gönüller hasret, hasret gül kokusuna
Mevla ' nın gül ' ünü sor Mevla 'ya
Güle aşık Cebrail' e sor Allah aşkına
( İnce Sızı )
-
BEŞ VAKİT AŞK
Ah Yar, nereye baksam katran karası gece
Ey Sevgili, ne zaman gönlüm gülse
Düşer rahmet damlaları hece hece
Düşerde, yüreğim hep ıslanır kederde
İnzivada yürek, sessiz aminlerde
Ne bilinmezlerde, ne dağlar ardında
Ne Leyla ' da, nede Aslı ' da
Yar dediğin, kan damlayan yarada
Meltem rüzgarları peşinde koşarda
Yar, Yar diye hüzünlü yolları aşarda
Mevsimler aşar, Yar diye zamanda
Güç yetirmez yürek, ağlar ayrılıkda
Aşkın sesi duyulur dört bir alemde
Dağa, taşa değil davet, her daim sevene
İcabet farzdır aşk ile selam edene
Selamın başım üstüne Ey Yar diyene
Beş vakte sığdırır aşkı hüzünle
Durmaz yürekte, dökülür secdelere
Kabule yakın aminler her an dilde
Bir adım daha yakın Yar ' e her iç çekişde
( İnce Sızı )
-
Vay haline evlatların, vay halimize...
-
GÖNÜL AĞRISI
Sen ' in hediyen bu gönül ağrısı
İnce sızı, aşk yarası
Kimse Sen ' in kadar sevmedi
Kimse Sen ' in gibi bilmedi
Camdan kalbe, vuran vurana
Sen ' den başkası sarmadı
Gönlümü dalgalandıran Yar
Geldiğin hızla gitme Ey Bir
Anlat bana aşkı Ey Sevgili
Sevdir bana en sevdiğini
Kaç gönüle girdin, zamansız, mekansız
Kaç aşık darmadağın, hem Sen' le hem Sen' siz
Fenafillah 'ta yok olan aşıkların
Gerçek can bulur aşık kulların
Kafestede olsa can kuşu
Yeter bana, Yar 'ın elimden tutuşu
Ezel ve ebedin Sahibi
Sevdalıların tek Sahibi
Gönül kıylarına vuran gel gitler
Bir azalıp bir çoğalan dalgalar
Aşk ateşi harlı
Gönüller yaralı
Her an Sen, son nefeste Sen
Aslına varılmasada sevdanın, illede Sen
İllede Sen, İllede Sen Ey Yar
Ayrılığıda hoş, vuslatıda Ey Yar
Ne edersen et biçare gönüllere
Her daim aşk, Elhamdulillah.
( İnce Sızı )
-
Est. Sığınak arkadaşım...
-
Est. efendim, biz sadece olduğunu var saydığımız ve inandığımız duyguları kabaca dilden kağıda döküyoruz.İnş. kabul makamındadır... Teşekkür ederim.
-
güzel paylaşımdı, ellerine sağlık...