Temel Fadime'ye dert yanmış:
-'Pizim oğlan yine penum çüzdandan para aşıriyi daa!'
-'Nerten pileysun Temel'im bu kadar emin konişiysun?'
-'Pen pilurum daa, sen alsaydin hiç para pirakmazdun...'
Temel ve Cemal birlikte olimpiyat müsabakalarına gitmişler.
Daha önce de atletizm yarışlarını seyretmiş olan Cemal,
Temel'e açıklamış:
-"Pirinciye madalya ve de tonla para veriyler Temel!"
-"Uyy! Peçi arkadakiler neden koşayi Cemal'um!"
Diş hekimlerinin de tavsiye ettiği bir şey var.
Sabah uyandığımızda ağzımızda acımsı bi tat olur.Bunun sebebi mide öz suyunun uyurken ağzımıza toplanması.Haliyle zehirli olduğu için tekrar yutmak başta dişler olmak üzere vücuda etkisi olur.
Sigara kullandığım için bende daha çok oluyor.Bu yüzden sabah uyandığımda dişlerimle beraber dilimi de fırçalıyorum.Muhakkak ağız sağlığıma da yararı oluyor.Tabi haricen sabah akşam fırçalarım.
Satrancın ilk kez M.S.570 yıllarında Hindistan'da oynandığını biliyoruz. Daha önce Çin'de de bu oyunun oynandığı rivayet ediliyor.
Rivayet olunur ki bunu bulan Brahman rahibi Şah'a bir ders vermek istemiş. 'Sen ne kadar önemli bir insan olursan ol, adamların, vezirlerin, askerlerin olmadan hiçbir işe yaramazsın' demek istemiş. Şah bu durumdan memnun görünmüş, 'Peki, oyunu ve dersini beğendim. Dile benden ne dilersen' demiş. Rahip bu olay üzerine Şah'ın alması gereken dersi hala almadığını düşünerek 'Bir miktar buğday istiyorum' demiş.
'SANA BULDUĞUM BU OYUNUN BİRİNCİ KARESİ İÇİN BİR BUĞDAY İSTİYORUM. İKİNCİ KARESİ İÇİN İKİ BUĞDAY İSTİYORUM. ÜÇÜNCÜ KARESİ İÇİN DÖRT BUĞDAY İSTİYORUM. BÖYLECE HER KAREDE, BİR ÖNCEKİ KAREDE ALDIĞIMIN İKİ MİSLİ BUĞDAY İSTİYORUM. SADECE BU KADARCIK BUĞDAY İSTİYORUM'demiş.
Şah, kendisi gibi yüce ve kudretli bir şahtan isteye isteye üç beş tane buğday isteyen bu rahibin, küstahlığa varan alçakgönüllülüğüne sinirlenmiş ve ona bir ders vermek istemiş. 'Hesaplayın. Hak ettiğinden bir tane fazla buğday vermeyin' demiş.
İNCE HESAP;
HESAPLAMAYA İLK KARELER KOLAY GİTMİŞ.
1. KAREYE BİR BUĞDAY,
2. KAREYE İKİ BUĞDAY,
3. KAREYE DÖRT BUĞDAY... ANCAK
10. KAREYE GELİNDİĞİNDE 1023 BUĞDAY
VERMELERİ GEREKİYOR. BU YAKLAŞIK BİR AVUÇ BUĞDAYA KARŞILIK GELİR; HESABIN HEP BÖYLE GİDECEĞİNİ, HEP RAHİBE BÖYLE ÜÇ BEŞ BUĞDAY VERECEKLERİNİ ZANNEDİYORLARDI. ZATEN
15. KARE YALNIZCA 1.5 KİLO BUĞDAY VERECEKLERDİ.
25. KAREYE GELİNCE 1.5 TON OLDUĞUNU
GÖRMÜŞLER AMA FAZLA HEYECANLANMA-MIŞLAR. OYSA;
31. KAREYE GELİNCE, BU İŞİN ŞAKASI OLMADIĞINI ANLAMAYA BAŞLAMIŞLAR. ÇÜNKÜ VERMELERİ GEREKEN BUĞDAY
31. KAREDE 92 TONMUŞ.
49. KAREYE GELDİKLERİ ZAMAN
24 MİLYON TON BUĞDAY VERMELERİ GEREKİYOR.
BU İSE TÜRKİYENİN BİR YILLIK BUĞDAY ÜRETİMİNDEN FAZLA.
54. KAREYE GELDİKLERİNDE İSE
771 MİLYON TON BUĞDAY VERMELERİ GEREKİYOR.
BU DA DÜNYAMIZIN BU GÜNKÜ ÖLÇÜLERE GÖRE BİR BUÇUK YILLIK BUĞDAY ÜRETİMİ.
'MADEM BAŞLADIK HESAPLARA DEVAM EDELİM DEYİP BİTİRMİŞLER.
64. KARE DE TAMAMLANDIĞINDA BUGÜNKÜ ÖLÇÜLERDE DÜNYANIN 1500 YILLIK BUĞDAY ÜRETİMİNİ RAHİBE VERMELERİ GEREKTİĞİ ORTAYA ÇIKMIŞ.
BU UPUZUN İFADELERLE ANLATTIĞIMIZ SAYININ MATEMATİK DİLİNDEKİ İFADESİYLE ANLATIMINI GÖSTERMEYİ BECEREMEDİĞİM İÇİN SADECE SAYIYI VERİYORUM;
Çağımızın Yüksek teknoloji dünyasına bakıldığında XIX.yy.'da tasarlanan BEYAZ SARAY'da elektronik olmayan gizli bir dinleme düzeninin bulunması tuhaf gelebilir. BEYAZ SARAY'ın Heykelli Salonunda 1857'de Temsilciler Meclisi toplanmıştır. Temsilciler Meclisi üyesi olan John Quincy Adams, Bu salonun akustik özelliğini keşfetmiştir. Adams, belirli noktalardan salonun Öbür ucundaki konuşmaların duyulabileceğini, arkadaki insanların hiçbir şey duymadığını ve onların gürültüsünün salonun öbür ucundan duyulabilen sesi engellemediğini fark etmiştir. Adams'ın masası parabol biçimlii tavanın tam odağındaydı. Böylece meclis üyelerinin özel konuşmalarını gizlice dinliyebiliyordu.
Parabol biçimli yansıtıcılarda; ses yansıtıcıya çarparak, geri döner ve karşı yöndeki parabol biçimli yansıtıcıya doğru yönelir. İlk geldiği yola paralel bir yol izleyerek, yansıtıcının odağına çarpar. California San Francisco'daki The Exploratorium adlı yapıda herkesin kullanımına açık parabol biçimli ses yansıtıcıları vardır.
Bunu ışık için de söyleyebiliriz. Asal eksene paralel gelen ışınlar, küresel aynaya çarptıktan sonra odaktan geçer.
Bu da ses ile ışık arasındaki önemli bir benzerliktir.
Ayrıca evrende; fışkıran suyun çizdiği yay ile el fenerinin düz bir yüzeye düşen ışık demetinin şekli parabolik şekillerdir.
GS2004
yaw kurban yine unutmuşun katmeri
anlatsana en ballısından yorum
kilisteki kaymaklı katmerin antepte fıstıklısı yapılır.Sabah 6da taze taze yapılır.İnsanlar kahvaltıya yerler.
Aslında bir adetleri vardır.Düğün sabahı gelin ve damada yaptırırlar.Kaybedilen enerjiyi toplasınlar diye herhalde Hazır konu açılmışken gece için de kuş sütü eksik olan süper bi sini hazırlanır.Gerçi şimdi bu adetleri devam ediyor mu bilmem ama ben şahsen isterim kendime
Katmer denilen şekerli gözlemenin içinde bol dövülmüş fıstık olur ve saf zeytinyağı kullanırlar.
Direk kilo demektir.Ama lezzeti herşeye bedeldir.Bak yine canım çekti
ya evet hastayım ben zaten onların konuşmalarına
hele bi katmeri vardır.yeme de yanında yat wallaa
ben boğazıma çok düşkün olduğum için 1-2 kilo almadan dönmem
katmer özetle şekerli gözlemedir.Sonbaharda kaymak gelir özel.Eylül ekim aylarında.Çok lezzetlidir.Canım çekti yaa
bi de kıyma kebabı vardır.
yok anlatmakla olmuyo,hep beraber gidelim yiyelim
Chevrolet, Spark'ı Temmuz ayında iki farklı motor ve üç farklı donanım seçeneğiyle Türkiye'de satışa sunacak.
Chevrolet, yeni modeli Spark'ı Temmuz ayında 0.8 ve 1.0 motor seçenekleri ve S, SE ve SX donanım seviyeleri ile Türkiye'de satışa sunacak.
Spark'ın baz modelinde klima, sürücü hava yastığı, uzaktan kumandalı merkezi kilit, hidrolik direksiyon, elektrikli ön camlar standart olacak. Bunun yanında yolcu hava yastığı, yan hava yastıkları, ABS, hafif alaşım alüminyum jantlar opsiyonel olarak sunulacak.
Batı ve Orta Avrupa'da geçen yıl satışa sunulan Spark'ın, Avrupa'da toplam satış rakamı 57.900 olurken İtalya'da 21.600 adet satışa ulaşıldı. İtalya'yı İngiltere (6370), İspanya (5600), Almanya (5060), Macaristan (3920) ve Hollanda (3300) izledi. Müşterilerin % 62'si, 52 HP'a sahip 0.8 litre ve geriye kalan % 38'i 66 HP'a sahip 1.0 litre motoru tercih etti.
MDünyada farklı isimlerle satışa sunulan Spark, Batı Avrupa'da Chevrolet Matiz adı altında pazarlanırken, Orta ve Doğu Avrupa'da, Güney Amerika ve Endonezya'da Spark, Meksika'da ise Pontiac Matiz adıyla satılıyor
Amerikalının biri 11 Eylül günü ülkeyi şoka uğratan
terörist saldırının failini matematik çözümleme
yoluyla saptamaya çalışmış. Aşağıdaki sonuçlara
varmış. Böyle fallara inanmasak da, ilginç bulduğumuz
için, aktaralım...
Saldırı tarihi: 9'uncu ayın 11'inci günü... 9 + 1 + 1 = 11
11 Eylül yılın 254'üncü günü: 2 + 5 + 4 = 11
11 Eylül'den sonra yıl sonuna 111 gün kalıyor...
İran ve Irak'ın bölge kodu 119'dur: 1 + 1 + 9 = 11
İkiz kuleler yan yana 11 rakamı gibi durmaktadır...
Kuleye vuran ilk uçağın uçuş numarası 11 idi...
New York, Birleşik Devletler'e eklenen 11'inci eyalet
idi...
iNSANOGLUNUN tuhaf takintilari vardir. Bazen bu bir kavram, bazen bir sayi olabilir. "Pi" de bunlardan biri.. Binlerce yildir binlerce seckin beyni dumura ugratti desek, yeridir. Cemberin cevre uzunluguna orani olan bu sayiyi hepimiz, 3.14 olarak aklimiza kazimisizdir. Zira bu sayi olmadan cember, daire alani, trigonometri gibi disiplinleri edinemeyiz. "Pi" sayisini hayatimizdan, matematikten, geometriden cekip aldiginizda, geride yalnizca kaos kalir.
"Pi"nin onemi ortada. Peki sorun nedir? iki hane neyimize yetmiyor? "Pi", virgulden sonra devreden veya sonlanan bir sayi degil. Aksine, bir sayi oldugu bile supheli. Zira bilinen hic bir kesrin sonucu olmadigi gibi, virgulden sonra milyarlarca basamaga dahi gitseniz, kesin sonuca ulasamiyorsunuz.
Burada "Pi"nin tarihcesini verecek degilim. Arsimed'den Euler'e, Leibniz'den kesis Wallis'e dek "Pi" sayisinin gelisimine katkisi olanlarin calismalarini da yazmayacagim. Burada yalnizca, gunumuzde adeta cilginlik boyutlarina varan "Pi" kluplerinden soz edecegim. "Pi"nin onemini merak edenler, Bilim Teknik'in son sayisinda "Pi" hakkinda derlenmis sade ve guzel arastirmayi okuyabilir.
Bugun internet ortamina da yansiyan bir tartisma var. "Dunya Pi Gunu". Evet yanlis duymadiniz, dunya, "Pi Gunu"nu kutlamaya hazirlaniyor. Apollo projesinde dahi, 9 hanesi yeterli olan (3.1415926538..) "Pi"yi milyarinci basamagina kadar hesaplamanin pratikte bize hic bir faydasi yok. Ancak bugun sayilari 10 bini asan matematikci, arastirmaci ve ogrenci, haril haril "Pi"nin esrarini cozmeye calisiyor. Bu insanlar, yilda bir gunun, "Pi"ye adanmasindan yana. Ancak bu, yilin hangi gunu olmali sorusu tartisma konusu. Kimileri, 3.14'den yola cikarak, 3. ayin 14'u, yani 14 Mart'ta israrli. Bir baska grup, Arsimed'in "Pi" yaklasim kesri olan 22/7'yi, yani 22 Temmuz'u oneriyor. Dunya Pi Yaklasim Gunu'nu onerenlerin tezi su: "Pi, sonsuza uzanan bir sayi. O halde en eski ve en basit onerme olan 22/7'yi kullanalim." (Yunanlilar'da ondalik kesir yoktu ve Arsimed, 22/7=3.14 sayisini onermisti.)
Bunun yani sira, "Pi'yi 50 Basamaga Kadar Bilenler Klubu", "Pi'yi Bin Basamaga Kadar Ezberleyenler Dernegi", "Pi'ye Tapanlar Fan Klupleri"nin haddi hesabi yok. Hatta "Pi" sairleri, tum dunyada birbiriyle haberlesiyor, "Pi" icin yazdiklari siirleri paylasiyor. Edgar Allen Poe'yi seviyorsaniz, "Pi" konulu "Near a Raven" siirini de seveceksiniz.
"Pi" muzigi, "Pi" sanati, "Pi" felsefesi, "Pi" sosyolojisi ve digerleri.. Bu insanlarin isi mi yok? "Pi"yi nicin bu kadar onemsiyorlar? Bence bu ugras, hic de bos bir sey degil. Bakiri altina cevirmek icin yola cikan hayalperest simyacilar, bize bir kimya bilimi hediye etti. Ve, "Pi" icin ugrasan yuzbinlerce beyin, "Pi"yi milyarlarca basamaga uzatirken, matematikte yeni kavramlari kesfetti, yeni sentezlere ulasti. "Dunya Pi Gunu"nde (14 Mart), bu sayfalarda, "Pi"ye kafayi takan biri olarak benim ulastigim mucizeleri aktaracagim. ilgi duyacaginizi umit ediyorum.