KardeLen

KardeLen

Üye
19.09.2007
Çavuş
1.131
Hakkında

#01.10.2007 13:46 0 0 0
#30.09.2007 11:47 0 0 0
#30.09.2007 11:44 0 0 0
#30.09.2007 11:42 0 0 0
  • Oğullarıma ve bütün dostlarıma birinci vasiyetim Şudur ki; her zaman gazaya devam ederek, Din-i Celil-i İslâm'ın yüceliğini yaşatınız. Cihadın kemâline ererek, sancağı şerifi hep yüksekte tutunuz. Her zaman İslâm'a hizmet ediniz. Zira Cenâb-ı Hak benim gibi zayıf bir kulunu ülkeler fethetmek için memur etti. Gaza ve cihadlarınızla Kelime-i Tevhid'i çok uzaklara götürünüz. Hanedanımdan her kim, hak yoldan ve adaletten saparsa mahşer gününde, Rasülü Azam'ın şefâatinden mahrum kalsın. Oğlum! Dünyaya gelen hiç bir insan yoktur ki, ölüme boyun eğmesin. Bana da, Hz.Allah'ın emri ile şimdi ölüm yaklaştı. Bu devleti sana emanet ediyorum. Seni de Mevlâ'ya emanet ettim. (Osman Gazi)

    Fatih Sultan Mehmed'in Vasiyeti
    Ben ki istanbul fatihi haddi aciz (en aciz)Fatih sultan mehmet bizati alın terimle kazanmış oldugum akçelerimle satın aldıgım istanbulun taşlık mevkiinde kain ve malumu hudut olan 136 bap dükkanımı aşağıdaki şartlar muvecehesinde vakfı sahih eylerim Şöyleki : Bu gayri menkulatımdan elde olunacak nemaların(kiraların) İstanbul'un her sokağına ikişer kişi tayin eyledim. Bunlarki ellerinde bir kap içerisinde kireç tozu ve kömur külü oldugu halde günün belirli saatlerinde bu sokakları gezeler. Bu sokaklara tükürenlerin tükürüklerinin üzerine bu tozu dökeler ki yevmiye yirmişer akçe alsınlar ayrıca 10 cerrah, 10 tabip ve 3 de yara sarıcı tayin ve nesp eyledim bunları ki ayın belirli günlerinde İstanbula cıkalar bila istisna her kapıyı vuralar ve o evde hasta olup olmadıgını soralar. Var ise şifası yada mümkün ise şifab olalar. Değilse kendilerinden hiçbir karşılık beklemeksizin Daülaceze'ye kaldıralarak orada salah(salık) bulduralar Mazallah herhangi bir gıda maddesi buhranı da vaki olabilir Böyle bir hal karşısında bırakmış oldugum 100 silah ehli erbaba verile bunlarki hayvanatı vahşiyenin yumurtada veya yavruda olmadıgı sırda Balkanlara çıkıp avlanalarki zinhar hastalarımızı gıdasız bırakmayalar. Ayrıca külliyemde bina ve inşa eylediğim imarethanemde(yemekhane) şehit ve şühedanın harimleri ve meinei İstanbul fukarası yemek yiyeler. Ancak yemek yemeye gelmeyup yamaklari,güneşin loş bir karanlıgında ve kimse görmeden kapalı kaplar içerisinde evlere götürüle.....FATİH SULTAN MEHMET
    ALINTIDIR
#30.09.2007 10:52 0 0 0
  • Kalp Krizine İlk Yardım.Herkesin Bilmesi Lazım

    Kalbi besleyen koroner arterlerin çeşitli nedenlerle kalbi besleyememesi sonucu ortaya çıkan tabloya kalp krizi denilmektedir. Angina pektoris veya akut myokard enfarktüsü şeklinde ortaya çıkabilir. Arterin daralması nedeniyle, fiziksel aktivite, ruhsal stres veya aşırı soğuk sonucunda kalbin artan oksijen ihtiyacı karşılanamayacağı için kalp kasında gerekli kasılma olamayacaktır, dolayısıyla da kriz meydana gelecektir. Buluğ çağından 90 yaşına kadar kalp krizi geçirilebilirse de yaş ilerledikçe kalp krizine yatkınlık artar..

    Enfarkt(üs), kan desteğinin kesilmesine bağlı doku ölümüdür.

    Kalp krizi; kandaki kolesterol düzeyinin yükselmesi, sigara, alkol, stres, yüksek tansiyon, şişmanlık, hareketsizlik gibi kontrol edilebilir nedenlerle; yaş, cinsiyet, kalıtım, diabet vs gibi kontrol edilemeyen nedenler sonucu ortaya çıkabilir.

    ANGİNA PEKTORİS: Kalp, bir süre gereksiniminden az oksijenle beslenmek, zorunda kalırsa, kişinin soluğunu kesecek kadar şiddetli göğüs ağrısı olur, bu ağrıya angina pektoris denir. Ağrı genellikle sternum (göğüs kemiği) arkasında hissedilir; kola (özelikle sol kola), çeneye, epigastriuma (karnın üst orta bölgesine) yayılır.

    AKUT MYOKARD ENFARKTÜSÜ: Koroner arterin, arterioskleroza(damar sertliğine) bağlı olarak daralması veya kan pıhtısı ile tıkanması sonucunda bu arterle beslenen kalp kasına giden oksijen yetersiz kalacağından, myokard kası görevini yerine getiremez; yeterince kanın vücuda pompalanamadığı bu tabloya, akut myokard enfarktüsü (AMI) denir.

    İlkyardım:

    Angina pektoriste:

    * Hasta mutlaka hemen dinlen(diril) melidir; yürüyorsa durmalı, oturtulmalı veya yatırılmalıdır. Mümkünse hareket ettirilmemelidir. Hasta sakinleştirilmelidir.

    * Sıkı giysiler gevşetilir.

    * Dilaltı nitrogliserin (isordil, 5 mg ) verilir.

    * Gerekiyorsa (solunum ve kalp durmuşsa) CPR yapılır.

    * Hastaneye götürülür ( mümkün olduğunca az hareket ettirilerek ).

    Akut myokard enfarktüsünde:

    * Hastanın ağrısının ve korkusunun giderilmesi önemlidir

    * Hasta sırtüstü yatırılır ve hareket ettirilmez,

    * Hastanın solunum sıkıntısı varsa, baş yükseltilir

    * (Mümkünse oksijen verilir 2 lt/dk gidecek şekilde)

    * Mutlaka hastaneye götürülür.

    * Gerekiyorsa (solunum ve kalp durmuşsa) CPR yapılır.

    ** Kalp krizi sonucu görülen kalp durmalarında, hemen kalp masajı başlatılır ve sağlık kuruluşuna kadar sürdürülürse kişinin döndürülme şansı yükselecektir.

    **Endişeli hastanın sakinleştirilmesi ve hastanın hareketinin kısıtlanması kalbin yükünün azaltılması açısından önemlidir.
    ALINTIDIR
#29.09.2007 23:15 0 0 0
  • Bu ilaçlara dikkat!

    Piyasada olan diyabet ilaçlarından bazıları kalp için büyük risk. Uyarı geliyor.
    GlaxoSmithKline ve Takeda şirketlerinin ürettiği diyabet ilaçlarının üzerinde kalp yetmezliğine neden olabileceği veya mevcut hastaların durumunu kötüleştirebileceğine dair ikazlar yer alacak.

    FDAnın yaptığı açıklamaya göre, Glaxonun Avandia, Avandaryl ve Avandamet; Takedanın Actos ve Duetact isimli ilaç kutularının üzerinde ikazlar 'siyah kutu' içinde yer alacak. Siyah kutu, ABDde reçeteli ilaçlar için en güçlü ikaz türü.

    Daha önce ilaçlar piyasaya sürülürken daha hafif ikazlar eşliğinde pazarlanıyordu. Sağlık yetkilileri doktorların kalp yetmezliği riski olan hastalara bu ilaçları yazma olasılığından korkuyor.

    FDA tarafından alınan bazı raporlarda kalp yetmezliği semptomları gösteren bazı hastaların ilaçları almaya devam ettiği ve yaşamını yitirdiği bildiriliyor.

    Geçtiğimiz yıl 3 milyar dolar düzeyinde olan Avandianın satışları kalp krizi tehlikesi yaratmasından dolayı şimdiden düştü. Geçtiğimiz ay kurulan bir komisyon bu riskin olduğu sonucuna vardı ve ilaca yeni ikazlar eklenmesini uygun bulduğunu açıkladı.

    Avandianın jenerik ismi rosiglitazone. Avandamet ise rosiglitazone ile metmorfinin kombinasyonu. Metmorfin Türkiyede Glucophage markası ile pazarlanıyor. Avandryl ise rosiglitazone ile glimepiride karışımından oluşuyor.
    Türkiyede başka isimler altında pazarlanan Actosun da jenerik ismi pioglitazone. Duetact da pioglitazone ile glimepiridein birleşmesinden oluşuyor.

    Avandia ve Actos thiazolidinedione türevinde ilaçlar olup, vücudun şekeri enerjiye dönüştüren hormonu olan insüline karşı daha duyarlı olmasını sağlamak üzere tasarlanmış ilaçlar sınıfında yer alıyor.

    BBC'nin internet sitesinde, temmuz sonunda yer alan habere göre, tip 2 şeker hastalığı tedavisinde kullanılan 'Actos' ve 'Avandia' adlı ilaçlar, 78 bin hasta üzerinde yapılan araştırmaya göre, kalp yetmezliği riskini ikiye katlıyor.

    East Anglia Üniversitesi'nden araştırmacılar, ilaçların neden olduğu sıvı tutulmasının risk artışına sebep olabileceğini açıkladı. Bu iki ilaç, geçtiğimiz yıl sadece İngiltere'de 1.5 milyon hastaya kullanması için reçete edildi.

    ABD'li bilimadamları da Mayıs 2007'de 'Avandia' adlı ilacın kalp krizi ve ölüm riskini artırdığını açıklamıştı.

    New England İlaç Dergisi'nde yayımlanan araştırma sonuçlarına göre, ilacın kullanımının ölüm riskini yüzde 64, kalp krizi riskini ise yüzde 43 oranında artırdığı belirtilmişti.

    ALINTIDIR
#29.09.2007 23:13 0 0 0
  • Kalp Sağliğiniz Için Sakin Olun
    Bilim adamları, olumlu davranış içinde olan kişilerde, kalp hastalıkları riskinin azaldığını saptadı. Araştırma, eğitim seviyesi, şeker hastalığı ve sigara tüketimini, kalp hastalıkları üzerinde güçlü risk işareti olarak belirleyemedi

    Olumlu davranış gösteren kişilerde stres hormonlarının düştüğüne değinen uzmanlar, bunun kalp hastalıklarını önlemede önemli rolü olduğunu belirtiyorlar.

    John Hopkins Enstitüsü nde yapılan araştırmada, bu özellikteki kişilerde, ortalama 7 yıl içinde, ani ölümler, kalp krizi, göğüs ağrıları ve bu durumdan doğacak olan cerrahi uygulamaların azaldığı görüldü.

    Araştırmacılar, olumlu davranışın gücünü, deneklerde, kalp hastalıklarının geleneksel risk faktörleri olan, yüksek kolesterol, aşırı kilo ve sigara tüketimi oranı ile birlikte hesapladı.

    Araştırma, kalp hastalıkları ile ilgili rahatsızlıkları olmayan, ancak kız ve erkek kardeşlerinde kalp hastalıkları belirlenmiş 30-59 yaş arası 586 denek üzerinde araştırma yapıldı.

    Deneklerde yüksek tansiyon, kan şekeri, vücuttaki yağ oranı, sigara tüketimi, yaşam durumu ve diğer risk faktörleri ile ilgili inceleme gerçekleştirildi. Daha sonra denekler, 5 ile 12 yıl sürekli stres testine tutularak izlendi. Araştırma boyunca, 586 denekten sadece 70 inde kalp hastalıklarının oluştuğu saptandı.

    Araştırmada, olumlu davranışı, kalp hastalıkları riskini önlemede güçlü bir işaret olarak belirleyen uzmanlar, eğitim seviyesi, şeker hastalığı ve sigara tüketimini, kalp hastalıkları üzerinde güçlü risk işareti olarak belirleyemedi.

    Araştırma raporu, Amerikan Kalp Birliği nin, California da yapılan bilimsel kongresinde açıklandı.

    KRONER DAMAR HASTALIKLARI

    Öte yandan, Kanada Tıp Birliği araştırmacıları, kişide kötü kolesterol (LDL) oranının normal olmasının, o kişinin kalp hastalıkları riskinden uzak olduğunu göstermediğini belirtti.

    Dr. Jean-Pierre Despres, LDL oranı normal kişilerde kroner damar hastalıkları riskinin yine yüksek olabildiğini, merkezi şişmanlık, triglyceride serumu yükselmesi ve inisüline karşı direncin bu risk faktörlerini oluşturduğunu açıkladı.
    ALINTIDIR
#29.09.2007 23:11 0 0 0
  • Kalbi Tehdit Eden Faktörler

    Kolesterol kalp sağlığını tehdit eden faktörlerin başında yer alıyor. Genler ve kalıtımın da kolesterol seviyesinin üzerinde büyük rolü bulunuyor. Diyabet ise diğer etkenler arasında.

    Yağlı yiyecekler: Eğer yağlı yiyecekleri çok fazla tüketiyorsanız, kanınızdaki LDL seviyeleri yükselecektir. Kolesterol et, peynir gibi hayvansal gıdalarda ve hazır gıdalarda çokça bulunur. Bunları tükettiğinizde vücudunuz daha çok sature yağ ve kolesterol emer.

    Hareketsiz yaşam tarzı; diyet kadar önemlidir. İstatistikler fiziksel aktivite ile kolesterol düzeyleri arasında direkt ilişki olduğunu gösteriyor. Fiziksel aktivitesi az olan kişilerde HDL düşük, LDL yüksektir ve koroner arterlerde plaklar oluşmaktadır.

    Yaşlanma ile beraber kolesterol düzeylerinde de artış görülür. 45 yaş ve daha üstündeki erkekler, 55 yaş ve daha üstündeki kadınlar her yıl kolesterol seviyelerini ölçtürmelidir. Ayrıca sigara ve hareketsizlik gibi diğer risk faktörlerinden uzak durmalıdır.

    KARACİĞER BOZUKLUĞU

    Genler; kalıtım kolesterol seviyeleri üzerinde önemli bir etkendir. Araştırmalar bunun doğruluğu kanıtlamıştır Taylight Sağlık Merkezi Beslenme ve Diyet Uzmanı Taylan Kümeli, kalp sağlığını tehdit eden risk faktörlerini anlattı "Bazı kişiler karaciğerde LDL alıcılarının eksikliği ile doğar. Bu yüzden karaciğerin filtre kapasitesi sınırlıdır. Başka karaciğer bozuklukları da kolesterol seviyelerini etkiler.

    AİLE ÖYKÜSÜ ÇOK ÖNEMLİ

    Tiroid hastalıkları, diyabet gibi bazı genetik faktörler de kolesterol seviyelerini artırıcı etki gösterebilir. Bu sebeple ailenin tıbbi öyküsünün bilinmesi önemlidir. Ailede erken yaşlarda geçirilmiş kalp krizi veya kalp krizine bağlı ölüm öyküsü varsa koroner arter hastalığı veya yüksek kolesterol riski ailevi olarak artmaktadır.

    ŞİŞMANLIK BÜYÜK ETKEN

    Aşırı kilo: Ciddi derecede şişman kişilerin kanlarında kolesterol ve trigliserid miktarları oldukça yüksektir. Amerikan Kalp Birliği aşırı şişmanlığı kalp-damar hastalıkları açısından büyük risk faktörü olarak kabul ediyor. Çünkü aşırı şişman kişiler hareketsizdir ve beslenme alışkanlıklarında yağlı yiyeceklerin payı çok yüksektir. Bu da arterlerde plaklar oluşumunu hemen hemen garantilemektedir.

    KRONİK HASTALIKLAR

    Uzun süreli hastalıklar: Kronik hastalıklar yüksek kolesterole neden olabilir. Yapılan çalışmalar; diyabet (şeker hastalığı), böbrek hastalıkları, karaciğer hastalıkları ve hipotiroidizmin kandaki lipoprotein dengesini değiştirdiğini ve kardiyovasküler hastalık riskini artırdığını göstermiştir.

    ALINTIDIR
#29.09.2007 23:09 0 0 0
  • Kalp Krizleri En Çok Sabah Yaşanıyor

    Kardiyoloji (Kalp hastalıkları) uzmanları, özellikle sabaha karşı 03.00'ten öğle saatlerine kadar olan vakitte kalp krizi geçirme riskinin yüksek olduğunu bildiriyor.

    Uzmanlar, enfarktüs belirtileri hissedildiğinde hastaların hemen hastaneye başvurması gerektiğini tavsiye ederken, Türkiye'de kalp kriz geçirenlerin yaklaşık üçte birinin daha hastaneye varamadan, şikayetleri başladıktan sonraki ilk bir saat içinde yaşamını yitirdiğini vurguladılar. Doktorlar, hastaneye ulaşabilenlerde ölümün yüzde 15'e, acil tıbbi tedavi yapılabilen hastalarda ise yüzde 5'e kadar düştüğünü de kaydettiler.

    Uzmanlar, özellikle gençlerde yapılan otopsilerde, uzun süre uykusuz kalma ve geç saatlerde aşırı ve ağır yemek yeme veya alkolle beraber fazla sigara içmenin kalp krizi geçirme olasılığını artırdığına işaret ediyor. Doktorlar, uzun süreli dinlenmekle veya dil altı ilaçla geçmeyen şiddetli göğüs ağrısı durumlarında kalp krizi şüphesiyle hemen bir sağlık kurumuna başvurulması gerektiğini belirtiyorlar.
    ALINTIDIR
#29.09.2007 23:07 0 0 0
  • Belirti vermeden ilerleyen 'gizli kalp hastalığı' şeker hastalarında ve ailesinde kalp rahatsızlığı olanlarda daha sık görülüyor.

    Gizli kalp hastalığı, tıp literatüründe 'sessiz iskemi' olarak ifade ediliyor. Kalp kasını besleyen koroner damarlardan, kan akımının belirgin azalmasına neden olacak derecede darlık olduğunda, kişide çoğunlukla efor esnasında göğüste ağrı, sıkışma, yanma, nefes darlığı gibi şikayetler oluyor. Sessiz iskemide ise koroner damarlarda önemli derecede darlık olduğu halde kişi efor veya istirahatte herhangi bir rahatsızlık hissetmiyor. Anadolu Sağlık Merkezi'nden Kardiyolog Dr. Hamit Kadri Aşkın gizli kalp hastalığı ile iligli bilgi veriyor. Bu hastalığa 'gizli kalp hastalığı' veya 'sessiz iskemi' denilmesinin nedeni ise hiçbir şikayete neden olmaması, hastayı doktora yönlendirecek bir belirti vememesi...

    Risk altında mısınız?
    Şeker hastalığı olanlarda, kadınlarda ve 65 yaş üzerindeki her iki cinste daha sık görülme eğilimindedir. Koroner yetmezliği adı verilen damar sertliğine bağlı, kalp kasını besleyen damarlarda daralmayla seyreden hastalığın özel bir formu olduğundan bu hastalığa ait risk faktörleri sessiz iskemi için de geçerlidir. Ailede birinci derecede erkek yakınlarda (baba, erkek kardeş) 55 yaşından önce, kadın yakınlarda (anne, kız kardeş) 65 yaşından önce koroner kalp hastalığı ortaya çıkmış ise bu durum o kişide bu hastalığın oluşma riskini arttıran bir faktördür. Erkeklerde 45, kadınlarda menopozdan sonra görülme oranı artar.

    Kalp krizi tehdidi
    Koroner damarlarda önemli derecede darlık olduğu halde hastanın yakınması yoktur. Farkında olmadan kalp krizi geçirme riski altındadır. Teşhis için efor testi, ritm holteri (24 saatlik EKG kaydı), stres ekokardiyografi ve çok kesitli bilgisayarlı tomografi gibi riski az olan tetkiklerden yararlanılır. Bu tetkikler hastalık varlığı şüphesi doğurursa koroner anjiyografi gibi ileri tetkiklere geçilir.

    Sigaraya son
    Sigara kalp hastalıklarında önemli rol oynuyor. Araştırmalar Türk erkeklerinin yüzde 50'sinin, kadınlarının ise yüzde 20'sinin sigara kullandığını ortaya koyuyor. Sigaranın bırakılması ile kardiyovasküler risk, yaşlı hastalarda bile hızla düşmeye başlar. Bir yılın sonunda yüzde 50'ye kadar azalan risk, 3. yılın sonunda koroner riski sigara içmemiş insanlar düzeyinde geriliyor

    ALINTIDIR
#29.09.2007 23:06 0 0 0
  • Öncelikle cok tesekkür ederim böyle bir konuyu actiginiz gündeme getirdiginiz icin.
    Zamanla burdaki türklerin yani:
    Türkiyemiz insanlari icin: Deutschländer(almanci)
    Almanlar icin:Ausländer (yabanci)
    yasadigimiz sorunlarida dile getirme paylasma firsatimizda dogmus oldu(INSALLAH)
    Bu konunun tasarimi,ugrasi ve emegi icin sevgili Özer abiye sonsuz sükran ve minnetlerimi sunuyorum.
    tesekkürler..
#29.09.2007 22:10 0 0 0
#29.09.2007 21:51 0 0 0
#29.09.2007 20:57 0 0 0
#29.09.2007 20:56 0 0 0
  • İnce ve Nazik oLun

    Padişah, yaşlı bir adama sorar:


    - İslâm'ın şartı kaçtır?


    - Sekizdir, padişahım...


    - Olur mu, beş değil mi? diye sinirlenen padişahla yaşlı adamın arasına, arayı bulmak için, vezir girer:


    - Padişahım! Bu yaşlı 'sekiz' dedi diye, İslâm'ın şartı 'sekiz' olmaz, bırakalım saysın.

    Padişah biraz daha sakin bir tavırla, yaşlı adamın sözlerini dinlemeye baslar:


    - Kelime-i Şehadet, Zekat, Namaz, Savm(oruç) , Hacc, Idare, Müdare, Dübare...
    Padişah şaşırmıştır:
    - İlk beşini biliyoruz da, sonraki üçü ne oluyor? İdare, müdare, dübare ne demek ya hu?
    - Padişahım insanları idare etmesini bileceksin. İnsanlara güler yüzlü davranacaksın, insanlarla
    münasebetlerini güzel tutacaksın.*

    'O vakit, Allah'tan bir rahmet ile, onlara yumuşak davrandın, şayet kaba ve katı yürekli olsaydın, hiç
    şüphesiz etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet, bağışlanmaları için dua et, iş hakkında da onlara danış,
    kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven; çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.' (Âl-i Imran, 3/159) Mahzun bir kelime haline geldi günümüzde 'incelik'...
    Kalıplaşmanın beynimize doğru sirayet etmeye başladığı bir zamanda, garip kaldı 'nezaket'...
    İnsanlar; yaptıkları hataları, konuştukları gayr-i ahlakî sözleri sarf edeliden beri, aslında sıkça
    kullanılması gereken, 'sürç-ü lisan ettik ise affola' cümlesi de pek kullanılmaz oldu...
    Oysa gönüllere girmek için, gümrüğünde vize istenmeyen, insan ilişkilerini geliştiren, kaynaşmayı
    sağlayan davranışlar ve sözlerdir nezaket ve incelik...
    Yaşlı adamın tavsiyelerinden biri olan 'dübare'; toplumdaki sosyal münasebetlerin Müslüman için
    ne kadar önemli olduğunun vurgulanmasıdır. İkili diyalogları negatif olan insan, toplumda kime hitap edip,
    ne anlatacak acaba?
    'Müdare' (güler yüzlü olma) , psikologların da inceleme alanındadır: İnsan tebessüm ettiğinde yüzünde
    17 kas, suratını astığında(somurttuğunda) ise 48 kas çalışır, bu yüzden tebessüm etmeyen insanın yüzünde
    yaşlılık belirtileri çabuk görülür derler.

    Simdi Hz Ömer() 'in incelik ve nezaketine bakalım:
    Savaşta sağ kolunu kaybeden Hz. Amir(r.a) 'in, Hz. Ömer() 'in huzuruna getirilen sofradan bütün
    ısrarlara rağmen uzak durması, Hz Ömer(r.a) 'in:
    'Sağ elin olmadığı için, sol elin ile yemek zorunda kalacaksın, bu yüzden sofradan uzak duruyorsun.
    Şunu iyi bil ki; içimizde (senden başka) , bir uzvu kendisinden önce cennete girmiş kimse yoktur.
    Senin oturmadığın sofraya oturmak, bizim için çok acı olur, oturduğun sofraya oturmak ise,
    şereflerin en yücesidir.'
    buyurması ve devam ederek:
    Ey Rabbim! Biz senin yolunda bir organımızı feda edemedik, ama feda eden bir kardeşimizle ayni sofrada
    oturduk, onun hürmetine bizi affeyle diye dua etmesi ne büyük incelik ve nezakettir...
    ALINTIDIR
#29.09.2007 20:51 0 0 0
  • Onlar oruç tutmadılar

    Peygamberimiz bir gün ashabına oruç tutmalarını emrederek:
    - Ben izin vermeden kimse orucunu açmasın, buyurur.
    Herkes orucunu tutar. Akşam olunca, teker teker müracaat edenlere, iftar müsaadesi verir. Bu arada bir adam gelerek:
    - Ya Resulullah! İki genç kız oruç tuttu ve yoruldular. Zat-i alinize gelmeğe utanıyorlar. Müsaade buyurursanız iftar etsinler, dedi. Resul-i Ekrem (s.a.v.) müsaade etmedi. Adam iki defa daha geldi. Sonunda Resulullah (s.av.)
    - Onlar oruç tutmadılar. Bütün gün insanların etini yiyenler, nasıl oruçlu olurlar? Git onlara söyle: Oruç tuttularsa, istifra etsinler bakalım, buyurdu.
    Adamcağız gitti, gerekeni söyledi. Onlar da denileni yaptı ve kan parçaları kustular. Adam Resülullah Efendimize dönerek vaziyeti bildirdi. Bunu üzerine Peygamberimiz (s.a.v.):
    - Nefsim kudretinde olan Allah'a yemin ederim ki; eğer kusmayıp bu kan parçaları midelerinde kalsaydı, onalrı cehennem ateşi yerdi.
    ALINTIDIR
#29.09.2007 20:44 0 0 0
  • Büyük ALLAH erenlerinden Hasan Basri velilik mertebesine erismeden once,
    gençliginde ucari ve capkin bir delikanliydi.
    Isi gucu,en sik elbiselerini giyip suslenerek Basra caddelerin de
    guzel ve alimli kadinlarin pesine takilip tavlamakti.
    Sabahtan aksama kadar o cadde senin bu cadde benim,
    hep sokaklarda dolasarak guzel kadinlari kollardi.
    Gunlerden bir gun karsisina guzel bir kadin cikti.
    Kadin oylesine duzgun bir boy ve posa oylesine oylesine cekici
    ve alimli bi guzellige sahipti ki
    ona birden vurulup tutulmustu.
    hele gozleri ise busbutun bitiriyordu.
    Bu büyülü ve surmeli gozlere tum varligini verebilirdi.

    Hasan Basri kadinin pesine takildi.
    Laf atiyor sakintilik ediyor,vaadlerde bulunuyordu.
    Fakat kadindan hicbir karsilik alamiyordu.
    Sarkintiligin ardinin kesilmeyecegini anlayan namuslu kadin
    Hasan basri ye donerek kendisini bi sure aci aci suzdukten sonra;"-Bey efendi lutfen pesimi birakin.ben namuslu bir kisiyim.
    Sizde ar namus yok mu?"diye tersler.
    Hasn Basri ise,"bunun ar namusla ne alakasi var sizden hoslaniyorum .
    Sonra utanilacak bi sey de yok.Hem sonra kimden utanayim ki?"der.
    Buna karsilik kadinin cevabi kesindir:
    "Hain gozlerin ihanetini ve gonullerin gizlediklerini bilen yuce Allah'tan."

    Bunu uzerine genc Hasan Basri basindan asagi bir kazan kaynar su
    dokulmuscesine irkilir ve yureginin derinliklerinde acili bir sizi duymaya baslar.
    Oylesine beklenmedik cevap karsisinda mahcubiyetten mahcubiyete girer.
    Fakat buna ragmen kaynayan delikanliktan dolayi ve kudurganlasan
    sehevi duygularina hakim olamaz.
    O yuzden kadinin pesini birakmaz.
    Ha bire kadini kollar ve teslim bayragini cekecegini bekler.
    Kadin "Neden pesimden geliyorsunuz? "diye ikinci defa cikis yapar.
    Hasan Basri de"ne yapayim,surmeli ve cekik gozlerinize vurgunum.
    "Caresiz kadin oyleyse niraz bekleyin.
    Dilediginizi yerine getirecegim"der kosar adimlar la uzaklasir.
    Bi sure sonra kadinin hizmetcisi elinde bir tabakla geri doner.
    hizmetci tabagi gosterir ve soyle der
    "bunlari size hanim efendi gonderdi.
    baskalarini tesiri altina alarak Allah yoluna yarismayacak
    hareketlere surekleyen boyle gozleri ben istemiyorum,dediler"

    Beyninden vurulmusa donen Hasn Basri sasirip kalir.
    Gercekten onundeki tabakta az once pesini takip ettigi kadinin gozleri,
    butun canliligi ve tazeligiyle durmaktadir.
    Demekki irz ve namusunu herseyin ustunde tutan kadin
    bu ugurda o guzel gozlerini tereddutsuzce feda etmisti.

    Demekki Allah yolun dan sapmamak icin gerektiginde
    dunyasini aydinlatan organlarini bile sakinmayan dogru ve durust mu'minler vardir.
    Demekki insan oglu irz ve namus ugruna hic birseyden cekinmemelidir.
    ALINTIDIR
#29.09.2007 20:43 0 0 0
  • cennet bedava cehennem parayla sizce hangisi arkadaşlar kolay

    * Namaz kaç para?

    * Abdest kaç para?

    * Şehadet kaç para?

    * Namuslu yaşamak kaç para?

    * Kur'an okumak kaç para?

    * Terbiyeli olmak kaç para?

    * Şerefli yaşamak kaç para?

    * Günahtan korunmak kaç para?

    Bir de Cehennemin Fiyat Tarifesine Bakalım;

    * Namussuzluk parayla

    * Kumar parayla

    * İçki parayla

    * Zina parayla

    * Şerefsizlik parayla

    * haramların hepsi parayla

    * Cehenneme giden bütün yollar parayla...

    Birileri parayla Cehennemi kucaklıyor da, bedava Cennet'e gelmiyor.
    Hem Cehennem'e girmek için sadece para da yetmiyor başka bi takım vasıflarınız da olsması lazım;

    * İnkârcı olacaksın.

    * Kur'ân-ı Kerîm'i beğenmeyeceksin.

    * Dinin emirlerine karşı geleceksin.

    * Allah'ın emirlerini yaşamaya değer görmeyeceksin.

    * Bu asırda Kur'ân-ı Kerîm bizi idare edemez, diyeceksin.

    * İçki, kumar, zina, hırsızlık, hortumculuk günah değil diyeceksin.

    * Fâiz alıp-vereceksin.

    * Rüşvet alıp-vereceksin.

    * Yalan, dedi-kodu, gıybet, iftira, dalga, dubara ile sarmaş dolaş olacaksın.

    * -helâl tanımayacaksın.

    * İnsanları aldatacaksın.

    * Namaz, oruç, zekât gibi ibâdetlerin semtine bile uğramayacaksın.

    * Yetim malını zimmetine geçireceksin.

    * Eline geçen imkânları ve fırsatları har vurup harman savuracaksın; yani israf edeceksin.

    * Kul hakkını zimmetine geçireceksin. Bu hakla ahirete göçeceksin.

    * Konuştuğun zaman yalan söyliyeceksin. Vaad ettiğin zaman yerine getirmiyeceksin. Sana emanet edilene ihanet edeceksin.

    * Karının, kızının, oğlunun derbeder yaşantısına göz yumacaksın.

    * Menfaatin için mukaddesatını ve mukaddeslerini satacaksın.

    * Kendin ve aile efradın için Müslümanca yaşanacak bir ortam oluşturmayacaksın.

    * Neslin bozulmasına zemin hazırlayacaksın.(özellikle bu madde birçoğumuzu ilgilendiriyor galiba)
    ALINTIDIR
#29.09.2007 20:41 0 0 0