lazcop

lazcop

Üye
02.08.2004
Uzman Onbaşı
3.529
Hakkında

#24.10.2004 01:05 0 0 0
  • Uluslararası Otomobil Federasyonu (FIA),
    Formula 'de 2005 yılından itibaren bazı kuralların değiştirileceğini açıkladı.



    Yarışlarda kullanılan motorların ömürlerinin gelecek sezondan itibaren daha uzun olması kuralını koyan FIA, 2006 yılından itibaren de daha güvenli yarışlar için otomobillerin hızının düşürülmesini karara bağladı.


    MOTORLAR 2 GRAND PRİX BİTİRECEK
    Yeni kurallara göre, takımlar motorlarını sadece bir hafta sonu kullanıp değiştirmek yerine, aynı motorlarla antrenman ve sıralama turları da dahil 2 Grand Prix'yi bitirmesi gerekecek.
    Pilotlar antrenman ve sıralama turları sonrası motor yenileme talebinde bulunursa mevcut pozisyonlarından 10 sıra geriye düşecek.

    MOTOR HACMİ DÜŞÜYOR
    Halen 3.0 ve V10 motor kullanan otomobiller, 2006 yılından itibaren 2.4 litre ve V8 motorlar kullanmaya başlayacak. Ancak küçük ve bağımsız firmalar, 3.0 litre ve V10 motorlarla 2006 ve 2007 yılları içinde yarışlara devam edebilecek.

    SADECE 1 TAKIM LASTİK
    Takımlar ayrıca, sıralama turları ve yarış boyunca sadece bir takım lastik kullanma hakkına sahip olacaklar.

    KARARLARIN GEREKÇESİ, GÜVENLİK
    FIA başkanı Max Mosley, alınan kararların güvenlik gerekçesiyle olduğunu kaydederek, "Daha fazla güç, hız, daha fazla tehlike demek" dedi.
#24.10.2004 00:49 0 0 0
#24.10.2004 00:44 0 0 0
  • NE BICIM IST BU YA. ADAMA BAK SEN. EGER DELIKANLI OLSAYDI BU ACIKLAMALARI HAKEMKEN YAPARDI. GECEN SEZON IKI TAKIMIN LEHINE YAPDIGI IMKANSIZ HATALARI HERKES BILIYOR. DEMEKKI ODA PARA YEMIS.
    BU ADAMIN TEK GAYESI KENDINE BIR SPOR POGRAMINDA YER EDINEBILMEK. BÖYLE ACIKLAMALARDA UNUTULMASINI ENGELLEYECEK VE ISMI HEP GÜNDEMDE KALACAK. BU ÜLKEDE KENDI CIKRALARI ICIN HERSEYI YAPACAK COK INSAN VAR. YAZIK
#23.10.2004 12:15 0 0 0
  • Dayanağı olmayan, plansız bir çalışma yapmadığını söyleyen A Milli Takım Teknik Direktörü Ersun Yanal, Hakan Şükür'ü neden milli takıma almadığını açıkça anlattı.. Yanal, "Tek adama bağlı değiliz" derken, çarpıcı konuştu...





    Balkan Spor Yazarları Birliği (BASU) Kongresi ve Eğitim Semineri'ne katılan (A) Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Ersun Yanal, kendisine Hakan Şükür ile ilgili yöneltilen sorulara, ''Hakan Şükür'ün ülkemiz için yaptıklarından onur duyuyoruz. Ben bir oyuncuya bağlı olmayan, hızlı bir tempoda oynayabilen bir takım oluşturmaya çalışıyorum'' dedi.

    Yanal, Arnavutluk'tan gelen bir basın mensubunun sorusuna yanıt verirken, ''Hakan Şükür ülkemizin yetiştirdiği en önemli oyunculardan birisidir. Kendisinin ülkemiz adına yaptığı başarılardan hepimiz onur duyuyoruz. Futbolun bir takımı oyunu olduğunu düşünüyorum. Bu oyunda çok daha çabuk, süratli, bir kişiye bağlı olmayan, birçok oyuncuyla gole yönelen bir takım oluşturmaya çalışıyorum. Bu anlamda sevgili Hakan'ı tercih etmedik. Olayın boyutu işte bu'' diye konuştu.

    Dünyada da futbolun geldiği noktanın bir kişiye bağlı olmayan bir oyun tarzı olduğunu ifade eden Ersun Yanal, sözlerini şöyle sürdürdü:

    ''Futbolcuların rakip oyunculara karşı fiziksel özelliklerini kullanabilme tekniği çok gelişti. Maçlarda ancak bireysel hatalardan kaynaklanan sonuçla kazanabiliyor, ya da kaybedebiliyorsunuz. Ben basketboldan da etkilenerek, her oyuncusu savunma ve hücum yapabilen, oyun kurucusunun da savunma gücü yüksek bir takım oluşturmak istiyorum. Fenerbahçe'nin rakibi Olympique Lyon'da da bunu gördük.

    Tempoyu yükseltebilen, takım olarak hızlı oynayabilen, tüm oyuncuları gole gidebilen bir takım. Basketboldan da etkilendiğimi söyleyebilirim, Tanjeviç'in yönettiği İtalya milli takımında bütün oyuncular aynı mevkilerde oynayabiliyorlardı. Şu anda dünyada futbolun geldiği nokta da bu. Tempoyu yükseltebilen, kişiye bağlı olmayan takım olarak hızlı oynayan oyuncularla oynamak istiyorum.''

    Milli takımın başında ve ülke futbolunun en tepesinde olduğunu kaydeden Ersun Yanal, ''Bir misyon üstlendik. Burada altı boş olmayan, dayanağı olmayan, plansız bir çalışma yapmıyoruz. Geniş bir ekiple buradayız. oynatmak istediğimiz futbola bakacak olursak, yaratıcı futbolun tempolu oyun oynandığı zaman başarılı olacak bir sistem yarattık. Yaratıcı oyuncuların ön planda olduğu bir oyun tarzı benimsiyorum'' diye konuştu.

    -''GRUBUMUZDA FİNALLERİ HAK EDİYORUZ''-

    Yanal, Dünya Şampiyonası Eleme Grubu'nda oynadıkları futbol ve oyuncu kapasitesiyle finallere gitmeyi hak eden ekip olduklarını söyledi.

    Gruplarının Avrupa'daki en kritik ve zevkli geçen grubu olduğunu kaydeden (A) Milli Takım Teknik Direktörü, ''Öyle bir grup ki her sonuç olabilir. Sonuna kadar da belirsiz bir grupta olduğumuzu düşünüyorum. Oyuncu tipi ve oynadığımız futbolla finalleri en hak eden takım olduğumuzu görüyorum ve Almanya'ya gideceğimize inanıyorum'' dedi.

    Yanal, Arnavutluk ile ilgili bir soru üzerine de ''Arnavutluk'a daha önceki maçlarda şansımız tutmadığı gerçek. Ancak, biz grupta her maça galibiyet için çıkacağız. Arnavutluk iyi bir takım, Danimarka'ya yenilmelerine rağmen iyi oynadılar. Umarım bir Balkan ülkesi ile birlikte grubumuzdan finallere gideriz'' diye konuştu.

    -''HAGİ ÇOK BAŞARILI''-

    Rumen gazetecinin ''Hagi'nin antrenörlüğünü nasıl buluyorsunuz?'' şeklindeki sorusu üzerine Ersun Yanal, Gheorghe Hagi'yi övdü. Yanal, Hagi'nin ülkemize gelmiş en iyi oyunculardan biri, belki de en önemlisi olduğunu vurgulayarak, ''Kendisinin ülke futboluna çok önemli katkıları bulundu. Bunun içinde Galatasaray'ın UEFA kupasını kazanması oldu. Rumen futbolunun Türk futboluna olağanüstü katkıları oldu. Galatasaray O'nun evi gibiydi, şu an çok iyi bir uyum ve performansla katkı da sağlıyor, çok başarılı oldular. Kendisini oldukça beğeniyorum, Hagi oyuncuyken ben teknik direktördüm, şimdi yan yana çalışıyoruz. Bize büyük katkıda bulunuyor'' şeklinde konuştu.

    -''FUTBOLCULAR YURT İÇİNİ YETERLİ GÖRÜYOR''-

    Danimarka'da birçok futbolcunun yurt dışında oynadığını kaydeden Yanal, Türkiye'de ise bazı kulüplerin futbolculara yüksek ücretler ödediğini, bu nedenle oyuncuların yurt içinde kaldıklarını söyledi.

    1996 yılından sonra yurt dışına açılım yaşandığını, ancak bunun pek başarılı olamadığına değinen Yanal, ''Oyuncular yurt içinde kazandıkları paraları yeterli görüyorlar. Bazen de ikinci sınıf oyuncular ülkemize geliyor. Bu hiçbir katkıda bulunmuyor. Bu transferlerde belirli kriterler getirilmesi gerektiğini düşünüyorum'' dedi.

    Ersun Yanal, hakemlerle ilgili bir soru üzerine de ''Ülkelerin ekonomik yapılarının liglere yansıdığını düşünüyorum. Güçlü ülkelerin ligleri de kaliteli oluyor. Böyle olunca önemli organizasyonlara da bu liglerden hakemler geliyor. Ben yeni nesil genç bir hakem jenerasyonunun geldiğini ve pek yakında önemli organizasyonlarda bunların görev alacağına inanıyorum'' açıklamasını yaptı.

    Türkiye'de spor kültürünün fazla gelişmediğine de değinen Ersun Yanal, sporun her branşında gerçekleşecek özerklik ve atılımla önümüzdeki yıllarda talip olunan olimpiyatların temelini atacaklarına olan inancını sözlerine ekledi.

    Konuşmaların ardından seminer sona ererken, katılımcılar öğle yemeğinin ardından Fenerbahçe'nin Samandıra Tesisleri, FB Şükrü Saracoğlu Stadı ve Faruk Ilgaz Tesisleri'ni ziyaret edecekler.
#22.10.2004 10:41 0 0 0
#22.10.2004 10:27 0 0 0
  • ARKADASLAR BU YAZIYI SPIEGEL DERGISININ SITESINDE OKUDUM. COK TUHAFIMA GITTI. YORUMLARINIZI BEKLIYORUM.



    Die Nachricht birgt politischen Zündstoff, doch niemand regt sich auf. Deutsche Panzer aus DDR-Beständen würden laut ZDF vertragswidrig vom türkischen Militär gegen kurdische Widerstandskämpfer eingesetzt. Doch selbst Kurden und Menschenrechtsorganisationen erklären, sie wüssten nichts von solchen Operationen.



    DPA
    Armeedenkmal in Ankara: Keine Stellungnahme vom Verteidigungsministerium
    Istanbul - "Wir kennen den Bericht im deutschen ZDF und verfolgen die Diskussion in Deutschland. Unser Haus hat aber dazu keine Erklärung vorbereitet." Der Chef der Presseabteilung im türkischen Außenministerium, Bakerbas, kann nur bedauernd abwinken: "Der Einsatz von Panzern fällt nun mal nicht in unsere Zuständigkeit."

    Doch auch das Verteidigungsministerium will zu den Vorwürfen, deutsche Panzer aus ehemaligen Beständen der Nationalen Volksarmee (NVA) der DDR würden im Südosten der Türkei vertragswidrig eingesetzt, keine Stellung abgeben. "Wir beobachten die Berichte in den Medien. Wenn wir den Eindruck haben, dass wir uns dazu äußern sollten, werden wir das tun", sagte ein Sprecher zu SPIEGEL ONLINE. Das sei aber noch nicht der Fall.

    Auch in den türkischen Medien spielen die Vorwürfe, die das ZDF-Magazin "Frontal 21" am Dienstagabend ausstrahlte, bislang keine Rolle. Dass angeblich ehemalige NVA-Panzer, die 1994 mit der Auflage in die Türkei geliefert wurden sie nur für die Landesverteidigung zu verwenden, jetzt im Kampf gegen die kurdische Guerilla PKK eingesetzt würden, hat bislang kaum einen Niederschlag in den Zeitungen gefunden.

    Auch die deutsche Botschaft in Ankara ist noch nicht viel weiter gekommen als Verteidigungsminister Peter Struck. "Uns liegen keine Erkenntnisse vor, dass besagte Panzer vertragswidrig eingesetzt wurden", bestätigt Botschaftsrat Thomas Bagger die offizielle Lesart aus Berlin. So ganz könne man die Aufregung um die Panzer nicht nachvollziehen. "Selbst wenn in einer Stadt im Südosten ein ehemaliger NVA-Panzer am Straßenrand stehen sollte, ist das doch noch keine vertragswidrige Nutzung."

    Die Zurückhaltung in der Türkei ist aber nicht auf offizielle Stellen und die großen Medien beschränkt. Auch von kurdischer Seite gibt es bislang keinen Aufschrei. Lediglich das Regionalbüro des Menschenrechtsvereins IHD in Diyarbakir hat vor rund sechs Wochen beklagt, dass die Armee in der Nähe der irakischen Grenze ein Dorf vorläufig geräumt habe, weil sie verhindern wollte, dass Angehörige der PKK-Miliz dort Unterschlupf finden.

    Diese Zurückhaltung hat mit der völlig veränderten Situation in den kurdischen Gebieten der Türkei zu tun. Anders als Mitte der neunziger Jahre, als dort ein blutiger Bürgerkrieg zwischen der Kurdischen Arbeiterpartei (PKK) und der türkischen Armee stattfand, in dem kurdische Dörfer zwischen die Fronten gerieten, hat sich die Situation seit der Festnahme und Verurteilung von PKK-Chef Abdullah Öcalan Mitte 1999 nach und nach weitgehend normalisiert.

    Nachdem im Dezember letzten Jahres auch in der letzten kurdischen Provinz der Ausnahmezustand aufgehoben wurde, können sich die Menschen wieder überall frei bewegen.

    Spaltung der PKK

    In diese Situation des Wiederaufbaus platzte im Juni ein Teil der ehemaligen PKK, der sich in Camps in den Nordirak zurückgezogen hatte, mit der Ankündigung, die PKK werde ihren 1999 verkündeten Waffenstillstand beenden und den Kampf in der Türkei wieder aufnehmen. Vorausgegangen war eine Spaltung der PKK, die sich mittlerweile in Kongra-Gel umbenannt hat. Eine Gruppe führender Funktionäre mit Osman Öcalan, dem Bruder von Abdullah Öcalan, sprach sich strikt gegen die Wiederaufnahme von bewaffneten Angriffen auf Ziele in der Türkei aus und gründete im irakischen Mossul eine neue Partei.

    Die bekannteste kurdische Politikerin, Leyla Zana, beschwor nach ihrer Haftentlassung im Juli die Reste der PKK, den Waffenstillstand weiter einzuhalten und den Friedensprozess nicht wieder zu zerstören. Vergeblich. Seit Juni werden von PKK-Militanten, die aus dem Nordirak in die Türkei einsickern, immer wieder Anschläge durchgeführt und der labile Frieden damit empfindlich bedroht.

    Diyabakirs Bürgermeister weiß nichts von deutschen Panzern

    Erst gestern rief der kurdische Bürgermeister von Diyarbakir, Osman Baydemir, auf einer Tagung der europäischen Grünen-Fraktion in Istanbul erneut dazu auf, die Angriffe einzustellen und endlich dem Dialog eine Chance zu geben. Baydemir, der im April als Kandidat der prokurdischen Partei DEHAP zum Bürgermeister der südöstlichen Metropole Diyarbakir gewählt worden war, versucht verzweifelt, die schwierige Lebenssituation der Bevölkerung der Stadt auch in Zusammenarbeit mit anderen staatlichen Stellen zu verbessern und ist deshalb über die neuerlichen Attacken des letzten Aufgebots der PKK alles andere als glücklich.

    Gegenüber der Grünen-Europaabgeordneten Angelika Beer, die sich mit ihrer Fraktion derzeit in Istanbul aufhält, bestätigte Baydemir, dass es vor sechs Wochen eine Militäroperation gegen ein Dorf in der Region Sirnak gegeben habe, vom Einsatz von Panzern wisse er aber nichts. Dasselbe sagten Mitglieder des Menschenrechtsvereins IHD, die nach dem Militäreinsatz vor Ort gewesen waren.



    DPA
    Grünen-Europaabgeordnete Beer: Vorwürfe ernst nehmen
    Trotzdem plädiert Angelika Beer dafür, die Vorwürfe ernst zu nehmen und ihnen nachzugehen. Gegenüber SPIEGEL ONLINE sagte sie, sie erwarte, "dass die türkische Regierung sich an der Aufklärung aktiv beteiligt. Sollte sich herausstellen, dass tatsächlich deutsche Radpanzer vertragswidrig eingesetzt wurden, muss das Konsequenzen für weitere Rüstungsgeschäfte mit der Türkei haben".

    Entscheidend ist ihrer Meinung nach aber, ob sich das Verhalten der Armee gegenüber der kurdischen Zivilbevölkerung tatsächlich verändert hat oder nicht. "Deshalb", so Angelika Beer, "ist es sehr gut, wenn demnächst eine Grünen-Delegation, wie von Parteichefin Claudia Roth angekündigt, sich vor Ort sachkundig machen wird."
#21.10.2004 21:03 0 0 0
#20.10.2004 22:23 0 0 0
  • Yeni takımı Utah Jazz'ın, New York Knicks'i 113-89 yendiği hazırlık maçında milli basketbolcu Mehmet Okur, 16 dakika sahada kalıp, 11 sayı attı.

    Bu sezon ilk kez kendi seyircisi önüne çıkan Utah Jazz'da Mehmet Okur ilk 5'te mücadele etti. Toplam 16 dakika oynama şansı bulan milli pivot, maçı 11 sayı, 5 ribaund, 1 top kaybı, 1 blokla tamamladı.
#20.10.2004 19:15 0 0 0
  • Erkekler basketbolda 20. Cumhurbaşkanlığı Kupası sahibini buldu.. ASKİ Spor Salonu'nda yapılan final mücadelesinde Efes Pilsen'i 68-66 yenen Ülkerspor, 4. kez kupanın sahibi oldu..





    -EFES PİLSEN: 66 - ÜLKERSPOR: 68

    Salon: ASKİ

    Hakemler: Engin Kennerman xx, Ufuk Akyüz xx, Alper Özgök xx

    Efes Pilsen: Dommercent xx (13), Mustafa x (2), Prkacin x, Solomon xx (5), Kaya xx (9), Ender xx(7), Ermal xxx (17), Alper x (5), Nikolic xx (8)

    Ülkerspor: Serkan xx (5), Stombergas xxx (19), Zukauskas x (4), Kerem Tunçeri xx (7), Kerem Gönlüm xxxx (21), Glover xx (5), Tutku xx (3), Oğuz x, Praskevicius xx (4)

    1. Periyod: 9-9

    Devre: 33-26 Efes Pilsen lehine

    3. Periyod: 50-41

    5 faulle çıkanlar: 32.56 Zukauskas, 38.01 Kerem Gönlüm, 39.50 Glover (Ülkerspor)

    Karşılaşmaya iki takım da hücumda çok kötü başladı. Skor açısından çok kısır geçen ilk beş dakikayı Efes Pilsen 4-2 önde tamamladı. Takımların dış atışlarda çok düşük bir düzeyde oynaması ilk çeyreğin 9-9 gibi düşük bir skorla bitmesine neden oldu.

    İkinci çeyrekte Ermal'in oyuna girmesiyle pota altında üstünlük kurmaya başlayan Efes Pilsen, yaptığı başarılı savunmayla 10-2'lik bir seri yakaladı ve 14. dakikayı 19-11 önde geçti. Alan savunması yaparak rakibini durdurmaya çalışan Ülkerspor'da sadece Kerem Gönlüm ve Stombergas'ın sayı üretmesi turuncu-yeşillilerin farkı kapatmasına yetmedi ve devre 33-26 Efes Pilsen üstünlüğü ile tamamlandı.

    Üçüncü periyoda Efes Pilsen çok sert savunma yaparak başladı. Dommercent'in skora katkı yapması ve Ermal'in pota altındaki üstünlüğünü sürdürmesiyle lacivert-beyazlılar 25. dakikada farkı 11 sayıya kadar çıkardı(42-31). Bu dakikadan sonra tam saha pres yapan Ülkerspor karşısında baskıdan kolay çıkan Efes Pilsen, bu çeyreği de 50-41 üstün bitirdi.

    Son çeyrekte ise sahada Ülkerspor üstünlüğü vardı. Kerem ve Stombergas'ın sayılarıyla 15-4'lük seri yakalayan turuncu-yeşilli ekip karşılamanın 35. dakikasını 56-54'lük skorla önde geçti. Çok büyük bir çekişmeye sahne olan son 5 dakikada rakibinin tüm kazanma çabalarına karşılık veren ve oyun disiplininden hiç kopmayan Ülkerspor, karşılaşmadan 68-66 galip ayrıldı.

    Cumhurbaşkanlığı Kupası'nı 4. kez kazanan Ülkerspor ve finalist Efes Pilsen'e kupalarını Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Doç. Dr. Volkan Ediger verdi.
#20.10.2004 19:13 0 0 0
  • Orijinalin yazari HAYALet
    Orijinalin yazari lazcop
    ARKADASIM BENIM TEK HEDEFIM BU
    umarım hedefine ulaşırsın ayrıca bu konuda yardım etmeye hazırım sen sadece söyle yeter

    SAGOL AMA YARDIMA IHTIYACIM YOK.
#19.10.2004 23:03 0 0 0
  • Milli futbolcumuz Emre'nin kulübü Inter, Meksika'daki Zapatistalara 5 bin euro para, bir ambulans ve kaptan Zanetti'nin dört numaralı mavi-siyah formasını hediye etti.

    Futbol kulüplerinin fakirlere, hastalara ve özürlülere destek vererek yardımseverliklerini gösterdikleri bilinir. Ama bir Avrupa kulübünün bağımsızlık isteyen maskeli gerillalara forma ve para bağışında bulunduğu bugüne dek duyulmamıştı.

    Kulübü Zanetti ikna etti

    İnter Milan takımının, Arjantinli yıldızı kaptan Javier Zanetti antrenmana geç gelen ya da antrenman sırasında cep telefonu ile konuşan futbolculara kesilen cezaların, Zapatistalara gönderilmesi için kulübü ikna etti.

    Zapatistalar, Chiapas bölgesinde belirli noktaları kontrolleri altında tutuyor ve hükümetin iznini beklemeden kendi bağımsızlıklarını ilan ettiklerini ileri sürüyorlar.
#19.10.2004 17:10 0 0 0
  • Toplantıda lig maçlarının televizyondan yayını sorunu ele alındı
    Türkiye Basketbol Ligi'nin başlamasına sayılı günler kala naklen yayın konusu hala netleşmedi.Federasyon Başkanı Turgay Demirel ile kulüp temsilcileri çözüm için İstanbul'da biraraya geldi.

    Abdi İpekçi Spor Salonu içinde bulunan Basketbol Federasyonu merkezinde gerçekleştirilen toplantıya, Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel ve genel sekreter Ali Özsoy'un yanı sıra, Türk Telekomspor dışındaki kulüplerinden temsilciler katıldı.

    İki gün içinde sonuca varılacak

    Toplantı sonrası basın mensuplarına açıklama yapan Turgay Demirel, lig maçlarını yayınlamak için başvuran kuruluşlarla görüşmelerin sürdüğünü ve kulüp temsilcileriyle görüş alışverişinde bulunmak için biraraya geldiklerini kaydederek, iki gün içinde kesin sonucu açıklayacağız dedi.

    Gelir paylaşımını ortak kurul belirleyecek

    Öte yandan, kulüp temsilcilerinden yetki alan Basketbol Federasyonu'nun, naklen yayınlardan elde edilecek gelirin paylaşım esaslarının belirlenmesi için Naklen Yayın Gelir Dağıtım Kurulu oluşturduğu, bu kurulda Efes Pilsen, Galatasaray, Pınar Karşıyaka ve Darüşşafaka kulüpleri ile federasyondan bir temsilcinin yer alacağı bildirildi.

    Haftada iki maç yayını

    Bu arada, Efes Pilsen ve Ülkerspor kulüplerinin bu yıl da naklen yayın gelirlerinden pay almayacağı kaydedilirken, naklen yayın görüşmelerinin de haftada iki maç üzerinden yapıldığı kaydedildi.
#19.10.2004 17:06 0 0 0
  • Formula1'de, Honda Bar takımında yarışan İngiliz pilot Jenson Button'ın geleceğini belirleyecek dava, başlıyor.

    Button'ın, Williams'a transferiyle ilgili doğan pürüzler nedeniyle, Williams ve Honda Bar takımları mahkemelik olmuştu.

    Formula1'e 2000 yılında Williams takımıyla adım atan, daha sonra Renault ve Honda Bar takımlarına trasfer olan Jenson Button, tekrar Williams'a transferinden doğan sorunların çözülmesini bekliyor.

    İtalya'nın Milano kentinde görüşülecek davada, Button üzerinde hak iddia eden Williams ve Honda Bar takımlarının ellerindeki kontratlar incelenecek.

    Jenson Button ağustos ayında, Williams'a transfer olmak üzere takımdan ayrılacağını açıklamıştı. Bunun üzerine Honda Bar takımı Button'ın iki yıllık sözleşmeye imza attığını hatırlatarak konuyu hukuki plotforma taşıdı.

    Button ile anlaşan Williams takımı ise Honda Bar'ın İngiliz sürücüye imzalattığı iki yıllık kontratın geçersiz olduğunu savunuyor.

    En az sekiz saat sürmesi beklenen duruşmaya "kontrat tanımlama kurulu" evsahipliği yapacak. Bu uzun duruşmadan çıkacak kararınsa önümüzdeki hafta açıklanması bekleniyor
#19.10.2004 17:05 0 0 0
  • Mutu, Mourinho'nun gelmesiyle Chelsea kadrosunda yer bulamıyordu
    İngiliz Oyuncular Birliği Başkanı Gordon Taylor, Mutu'nun kokain kullandığını itiraf ettiğini açıkladı.

    Gordon Taylor, Rumen oyuncu ile yaptığı görüşmede, Mutu'nun kokain kullandığını kabul ettiğini açıkladı. Taylor, Mutu'nun ikinci doping kontrolu için talepte bulunmayacağını belirtti ve Rumen oyuncunun normal şartlar altında iki yıl futbol oynamama cezası alacağını ifade etti.

    Chelsea benzer bir olayı geçtiğimiz yıl yaşamıştı. Londra kulübü, doping testinde kokain kullandığı tespit edilen kaleci Mark Bosnich'i takımdan uzaklaştırmış, Avustralyalı kaleci de dokuz ay futboldan men cezası almıştı.
#19.10.2004 17:03 0 0 0
  • Belçika Birinci Ligi takımlarından Standard Liege'de forma giyen Yunan futbolcu Alexandros Kaklamanos'un kokain kullandığı yapılan ikinci kontrol sonrası kesinleşti..


    28 Ağustos tarihinde oynanan Standard Liege-FC Brussels maçı sonrası Kaklamanos'dan alınan idrar numunesinde kokain izleri bulunmuştu. Olay üzerine Belçika takımı, Kaklamanos'un ikinci kez teste girmesini isteyerek, Yunan futbolcuyu kadro dışı bırakmıştı.

    Yapılan 2. kontrolde de kokain kullandığı kesinleşen Kaklamanos'u sözleşmesi Standard Liege Kulübü tarafından feshedildi.

    Belçika Futbol Federasyonu ise Kaklamanos'u Disiplin Kurulu'na sevk ederek, 2 yıl ceza almasını istedi.

    Bu arada Kaklamanos'un avukatı Laurent Denis, temyiz mahkemesine gideceklerini söyledi.
#19.10.2004 16:53 0 0 0
  • Fiorentina, Fatih Terim'i tekrar Firenze'ye getirmek için kolları sıvadı.. İtalya'da zor günler geçiren Menekşeler, Fatih Hoca'ya reddemeyeceği bir teklif yaptı..

    GÖRÜŞÜYORLAR...
    FİORENTİNA'NIN, 4 yıl önce İtalya'da fırtına gibi esen Fatih Terim'i, yeniden takımın başına getirtmek için müthiş bir çalışma başlattığı bildiriliyor. İtalyan yöneticiler, Firenze halkının sevgilisi olan Fatih Hoca'ya reddedemeyeceği bir teklif yaptı. Bir aydır Amerika'da tatilde bulunan Terim'in, ısrarlı teklif karşısında düşünmek için süre istediği ancak her an Çizme'nin yolunu tutabileceği iddia edildi.

    MOSKOVA'YA RET...
    FATİH Terim'e ilk teklifi yapan Fiorentina değil... Rusya'nın en köklü kulüplerinden biri olan Spartak Moskova da Terim'e talip oldu. Ancak Fatih Hoca bu teklifi, 'Planlarımda Rusya yok' diyerek hiç düşünmeden geri çevirdi. Ünlü Rus takımının, Mustafa Denizli ile de görüştüğü, bu transferin de olma ihtimalinin yüksek olduğu belirtildi. Denizli, Ruslar'a bir hafta içinde cevap verecek.

    TÜRKİYE YOK...
    TERİM, Galatasaray'ın başından ayrıldıktan sonra bir daha Türkiye'de herhangi bir takımı çalıştırmayacağını, kariyerine Avrupa'da devam edeceğini söylemişti. Fatih Hoca'ya daha önce Beşiktaş'la birlikte, Milli Takım Teknik Direktörlüğü teklif edilmiş ancak bunları kabul etmemişti. Fatih Terim'in Fiorentina olmasa bile ünlü bir kulüple anlaşacağı ileri sürülüyor.
#19.10.2004 16:52 0 0 0
#18.10.2004 18:04 0 0 0
#18.10.2004 16:48 0 0 0