Bu gün benim icin bayagi degisik gecti ve sanirim önümüzdeki günlerdede böyle gececege benziyor.
Konuya geleyim ;
Yaklasik 2 seneden beri sac uzatiyorum, haliyle beni taniyan herkes uzun sacli olarak biliyor. Bugün radikal bir kararla saclarimi kestirme karari aldim ve kisacik kestirdim. Herhalde yerde kesilen saclarimla bir yastik yapilirdi
Bizim hain berberde hem kesiyor hemde pis pis siritiyor kendisi yakin arkadasim olur. Utanmadan bana hep bu ani bekliyordum diyor ne yapsin 2 senedir adama kurus para vermiyorum ense kili aldirmak bele$
Basladi kesmeye bide diyor önce biraz oynuyayim sekilden sekle soktu bir ordan kes bir buradan, saclar gittikce aynadaki adama ben bile yabanci gözüyle bakmadim diil o kadar alismistimki uzun sacli halime
Neyse olan oldu gecmis olsun. Ehh yeni imajimda hic fena olmadi yani
Ben basladim turlamaya abi kimi görsem önce pis pis siritiyor sonrada saatler olsun diyor, ehh haliye ben bile kendimi yadirgadim onlarada degisik geldi.
Bugün haci mevlüdü vardi camide orada takildim zaten hele yasca büyüklerin saatler olsunlarinin ardindan adim gibi eminim iclerinden ha $öyleeee $simdi adama benzedin diyorlardi
Arkadaslar bilirsiniz kars bali meshurdur, yillar evvel karsli bir cami imamimiz vardi ve bir sohbet esnasinda hakiki balin sekerlenecegini söylemisti o ana kadar hep tam aksini düsünürdüm yani halk arasinda yaygin olan sahte bal sekerden yapiliyor o yüzden sekerleniyor inanci bendede vardi ama o zaman tam aksi oldugunu ögrendim ve bal alirken hep buna dikkat ettim.
Aslinda mantiken düsünürsek biliyorsunuz insan yapimi recellerde seker ile yapiliyor ve hic sekerlenmiyorlar, aynen sahte ballarda yillarca bekleseler bile sekerlenmiyorlar.
Bu bal konusu gündeme gelince hocamin dedikleri aklima geldi ve bu konuda biraz arastirma yaptim ve hocamin verdigi püf noktasinin gercek oldugunu bir kez daha gördüm. Arastirmalarim sonrasi önemli buldugum noktalari sizler icin derledim...
BAL ALIRKEN: "Öncelikle markalı ürünler tercihedilmeli, raflarda kristalleşmiş ballar onun yüzde yüz bal olduğunu gösterir. Ben bir tüketici olsam marka tercihim yoksa böyle bir ürünü alırım. İkincisi renkte çok önemli. çok açık renk Türkiye piyasasında bulunmamakta, daha çok kızıla yakın hepimizin hayrınlıkla baktığı tatlı bir rengi var ve bu fiziksel bal rengidir. Rengin acığı da koyusuda hilelerden bir tanesi."
"KATKISIZ BAL ŞEKERLENİR"
Katkısız bal zamanla kristalleşir. "Eğer, bir bal buzdolabına girmesine ve uzun süre kalmasına rağmen kristalleşmiyorsa ondan korkun".Kristalleşme balın, bir tür kendini koruma altına alması demektir.
"Doğal ballar belli bir süre sonra, onun açılamını yaparsak nektar dediğimiz meyva şekerinin içinde glikoz, su ve çeşitli elementler var. Meyva şekeri balın nektar dediğimiz tatalı kısmana geldiğimiz de bunların hepsi bir bütün halinde geliyor.
Bunlar beli bir olgunluğa geldiğinde çökme dediğimiz yani kristalleşme yani glikozun doymuş halini gösteriyor. Bunların birbirinden ayrılmasıyla çökme oluyor. Bu aslında balın kendini koruma altına alması demektir. Müdahale edilmiş ballar zaten donmaz. Hileli ballar en başta şeker, glikoz şerbetiyle yapılır. bunlarda zaten 3 - 5 yıl içinde kristalleşme olmaz, dolayısıyla hileli ballar raf ömrü uzun olan ballardan çekinmek lazım."
Gözüm onlar cok basit duruyor ben sana baska bir button set hazirladim yukaridaki örnekten her bir butondan 21 renkte ve renkler birbirine yakin olarak gecisiyor. Yani begendigin renk tonunun bir üst tonunu mausover olarak kullanabilirsin.
4x21 renk toplam 84 adet buton var asagidan indirebilirsin...
Arkadasim hergün degil DSL kullanicilarinda her internet baglantini kesip tekrar baglandiginda farkli IP alirsin. Aslinda iyi birsey hackerlar bu yüzden eskisi gibi etkili olamiyor, eskiden sabit bir Ip adresin oluyordu pacayi birdefa kaptirdinmi format atana kadar adam ugrasirdi seninle simdi bir defa internete gir cik adam etkisiz hale geliyor
Bu konu münasebetiyle şunları zikredebiliriz: Şeriat, Müslümanlarca hep aynı olan zamanların arasını ayırır. Kadir gecesinin diğer zamanlardan daha şerefli ve faziletli olduğunu bildirir. Bütün mekanlar aynı olmasına rağmen onların da arasını ayırır. Mekke'nin, Medine'den, Medine'nin de diğer yerlerden daha faziletle olduğunu söyler. Namazları kısaltma konusunda onların arasını ayırır. Dört rekatlı namazların kısaltılmasına ruhsat verirken iki veya üç rekatlı namazların kısaltılmasına ruhsat vermez. Meni ve mezi aynı yerden çıkmalarına rağmen onların arasını ayırır. Meziyi temiz, meniyi de necis kabul eder. Meninin çıkması ile gusül farz olur, kasıtlı olarak meninin akıtılmasından oruç bozulurken bunlar mezi için söz konusu yapılmaz. Kız çocuğunun sidiği elbiseye bulaştığında yıkanması farz iken erkek çocuğun sidiği için sadece biraz su serpilmesini yeterli görür. Hayızlı kadına namazı değil sadece orucu kaza etmesini farz kılar. Üç dirhem veya o kıymette olan bir şeyi çalanın elini keser fakat bir katar ölçüsünde bir malı gasp edenin elini kesmez. Rahim ile ilgili durumları aynı olmasına rağmen boşanmış kadına üç kuru' beklemeyi vacip kılarken, eşi ölmüş olan kadının yeniden evlenebilmesi için dört ay beklemesini farz kılar. Aralarında bir benzerlik olduğu halde hükümlerin yukarıda olduğu gibi farklı olduğu daha bir çok hüküm mevcuttur. Bu gibi meselelerde hüküm verme işi akla verilirse muhakkak hata eder. Aklın vereceği hüküm şeriata aykırı düşer. İşte görüldüğü üzere şeriat onları ayrı değerlendirmiş ve her birine başka başka hükümler takdir etmiştir. Böylece akla dayalı kıyasın da batıl olduğunu göstermiştir.
Ramazan ayının gelmesiyle birlikte tutulan orucun, manevi yönü kadar sağlık açısından da pek çok faydası olduğunu ifade eden uzmanlar, rahatsızlığı bulunan hastaları ise oruç tutarken dikkatli olmaya çağırıyor.
Eskilerin bir sözü var: "Az yiyen melek olur, çok yiyen helak olur" diye.. Bu sözün doğruluğunu teyid eden uzmanlar, Ramazan ayının gelmesiyle birlikte yenilen yemeğin miktarının azalmasının, karaciğer, bağırsak ve obezite (şişmanlık) gibi pekçok hastalık üzerinde olumlu etkisi olduğunu ifade ediyorlar. "Oruç manevi açılımıyla olduğu kadar bir beslenme biçimi sağladığından sağlık için yararlı olduğu tartışılmaz bir gerçektir" diyen Dahiliye Uzmanı Dr. Ali Sait Turgut, orucun obezite rahatsızlığından, bağırsak ve karaciğer gibi pekçok rahatsızlığa sağlık davetiyesi çıkardığını ancak kalp, tansiyon, oniki bağırsak ülseri olan hastaların ise oruç tutarken dikkatli olmalarını tavsiye ediyor. Sık sık şekeri düşen ve organik rahatsızlığı olanların ise oruç tutmalarının hayatlarını tehlikeye sokacağı konusunda uyarıda bulunarak, bu tür hastalığı olanların oruç tutmamalarını belirtiyor.
Vücut kendini yeniler
Orucun insan vücudunu dinlendireceğini ifade eden Esma Hatun Hastanesi dahiliye uzmanlarından Dr. Ali Sait Turgut, "Oruçlu insanda uyarılan salgılar azalır. Mide, bağırsak sistemi istirahate çekilir. Yani bir ay süresince bu sistem kendini yeniler ve organize eder. Diğer zamanlarda çokça tüketilen sigara, alkol gibi zararlı maddelerin daha az alınması da bu sistemin yenilenmesini hızlandırır. Bu da direkt olarak mide, bağırsak ve karaciğeri hem dinlendirir, hem de kendilerini yenilemelerine fırsat verir" dedi.
Rahatsızlığı olanlar dikkat
Gerek gastrit ve gerekse ülser hastalarını tehdit eden üç önemli risk faktörünün sigara, alkol ve stres olduğunu belirten Dr. Turgut, "Ülser ve gastrit hastalarından oruç tutanlar orucun manevi yönünü öne çıkardıkları için bu üç unsurdan da azami ölçüde uzak kalır ve mide kendine gelir. Yine sigaranın azalması neticesinde ciğer hastalıkları azalmakta, kan zararlı maddelerden temizlenmektedir" diye konuştu.
Dr. Turgut, "Obezite (şişmanlık) hastalığı çok yemek yemekten kaynaklanan bir hastalıktır. Ramazan'da yiyilen yemeğin miktarı oruç tutulduğu için azalacaktır. Obezite hastaları çok sık yemek yer. Aşırı yemek kalp ve tansiyon hastalarının hayatlarını tehlikeye sokacağı unutulmamalıdır" dedi.
ORUÇ HER DERDE DEVA
Mide ve bağırsak dinlenir.
Düzenli yeme alışkanlığı sağlanır.
Alkol tüketilmediği ve sigara da azaltıldığı için vücuttaki kan temizlenir, ciğerler kendini yeniler.
Orucun manevi havası stresi azaltır. Özellikle gastrit, ülser gibi mide rahatsızlıklarının baş düşmanı olan stres, alkol ve sigara tüketimi Ramazan ayında azalacağı için bu tür hastalarda iyileşme görülür.
Sürekli yeme alışkanlığından kaynaklanan obezite(şişmanlık) hastası olanların vücutları dinlenir ve yeme alışkanlıklarını düzenlemeleri için bir fırsat doğar.
ORUÇ TUTANLARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR
Sahur ve iftarda birden bire çok yemek yemenin sağlık için tehlikeli olduğunu unutmayın.
İftarda ve sahurda hafif yemekler yiyin.
Tıka basa doymadan sofradan kalkın.
Özellikle kalp ve tansiyon hastası iseniz, hamurlu, tuzlu ve kızartma türü yiyeceklerden uzak dursun.
Mide rahatsızlığı olanlar asit giderici ilaç kullansın.
Oruç döneminde vücutta şeker, sodyum, kalsiyum ve fosfat düşeceği için bunların telafisini yapın.
Sahurda hazmı kolaylaştırıcı, lifli gıda içeren yiyeceklerden tüketin, kızartma ve baharatlı yemeklerden ise uzak durun.
Bol sıvı gıda alın, gazozlu içeceklerden uzak durun.
Halsizlikten kurtulmak için tuzlu ve bol sıvı gıdalar (portakal ve meyve suları vs) tüketin.
İnsülin kullanan, sık sık şekeri düşen ve ciddi organik rahatsızlıkları olanların oruç tutmamaları tavsiye olunur.
Ramazan ayını fırsat bilerek sınırlı ve düzenli yemek yemeği alışkanlık haline getirin.
Ya bakin bugün ne oldu, boardda i.... adli bir üyemiz var kendisi sevdigim bir abim bu aralar degil ama eskiden msn de arada sesli filan görüsüyorduk. Neyse bu aksamki Gencler birligi macini seyretmek icin Show TV yi acmistim bir haber veriyordu kendisini sahsen tanimama ragmen sanki o haberde konusan ses ayni i.... arkadasin sesi ses tonunu cok iyi taniyorum cünkü bide msn deki resminde bir büroda oturmus uzaktan cekilmis belli belirsiz bir resmi vardi oradanda animsadim sanki. Üstüne birde rasathaneyle ilgili bir iste calistigini hatirliyorum ve haberde Ahmet Mete Isikara ile yanyanada geliyor...
Acaba diyorum ben bu Ahmet Mete Isikara nin yaninda diye kicimdanmi uydurdum bu hayali
Ama kendisine ulasmaya calisyorum eger oysa mutlaka ortaya cikaricam bunu.
Habere gelince , zaten emin olamadigim konuda haberdi kisiye dikkat etmekten habere cok kulak veremedim ama 5 yil önce depremde cocuklarini kaybeden bir aile ve simdi 5 yil aradan sonra yine bebekleri oldugu konusunda bir haberdi. Böyle bir olayi bilsem kesin o dicem ama diyemiyorum. Bu arada Ahmet Mete Isikara nin haberle ilgisi neydi onun yaninda ne yapiyordu duymadim bile
Eger gercekten bebegi olduysa kendisini tebrik ediyorum... Bu arada izin almadan arkadasin ismini aciklamak istemiyorum kendisiyle görüsürsem aciklicam. Ya gercektir yada geyik olacak bu konu. Ama ciddiyim cok eminim o oldugundan. Tabi gercekten cocuklarini depremde kaybettiyse cok üzülürüm
Her 10 k işiden biri kanser hastası
26 Ağustos 2004 00:59
---------------------------------------------------------------------
Dünyada her on kişiden biri kansere yakalanıyor. Türkiye'de de rakamlar kanser vakalarındaki artışa işaret ediyor. Kanseri arttıran başlıca etkenler şöyle sıralanıyor.
Sağlık Bakanlığı Kanserle Savaş Dairesi'nin yaptığı bir araştırmaya göre 1999 yılında 9 bin civarında olan kanserli sayısı 4 yıl içinde 13 bine yükseldi.
Kanseri artıran başlıca etkenler arasında; tarımsal üretimde kullanılan bazı maddeler, sanayi atıklarının yol açtığı çevre ve hava kirliliği gibi olumsuzluklar yer alıyor.
Oysa kanserden korunmak bir kaç küçük ayrıntıya dikkat ederek mümkün...
İşte bu önerilerden bazıları:
-Sigaradan uzak durun,
-Güneş ışınlarından ultraviyole ışınlarından korunursanız deri kanseri riski azalır,
-Düzenli spor yapın,
-Yağlı gıdalardan kaçının. Gıdaların doğru pişirilmesine dikkat edin. Kırmızı etten fazla miktarda tüketmeyin,
-Gıdada yeşil sebzelere, tahıllara ağırlık verin,
-Hayvansal yağlardan uzak durup, sıvı yağları tüketin,
-Düzenli sağlık kontrolleri de kanserin erken teşhis ve tedavisi açısından büyük önem taşıyor.