M.Kutsi Çil

M.Kutsi Çil

Üye
08.10.2008
Uzman Onbaşı
2.718
Hakkında

#07.04.2009 19:57 0 0 0
  • Bizim entel bayanların bayıldığı bir din haramisi de,dostu ile basılmış.Bu olay bana,Hz.Peygamberin bir hadisini hatırlattı.Dalda güzel güzel öten bülbülün,yere indiğinde pislik yediğini görünce "Ahir zamanda ümmetimin din adamları,kürsüye çıkıp güzel güzel vaaz verecekler,aşağıya indiklerinde her türlü kötülüğü yapacaklar" buyurmuş.
#07.04.2009 19:04 0 0 0
  • Konu: EMANET
    İnsana verilen her şey bir emanettir.Emanet kelimesi,geçici olan,bir süreliğine verilen,daimi olmayan şeyler için kullanılır.İnsana verilen can,mal,evlat,makam hepsi birer emanettir.Oysa çoğu insan,adeta canın,malın,evlatların ve makamın geçici olduğunu,emanet olduğunu,kendisinden alınacağını unutur.Bu unutkanlık dolayısıyladır ki cana,mala,evlada ve makama sahip çıkar ve onlara sımısıkı sarılır,bunların ilerde elinden alınacağını aklından çıkarır.Oysa Rabbimiz,mal,mülk ve evlatların birer imtihan olduğunu bize hatırlatmakta ve asıl mükafatın kendi katında,ötelerde olduğunu bildirmektedir.

    Sadece can ve mal değil,aslında bütün yeryüzü Allahın,kullarına emanetidir.İnsanın bu emanetleri de güzel kullanması,kendinden sonraki nesillere,bozmadan yıpratmadan bırakması gerekmektedir.Mülkün esas sahibi Allahtır,mülk onun korumasındadır.İnsan bu mülkün üzerinde bedava kiracıdır.İnsan,kendisine emanet edilen herşeyden sorumludur.Emanete ihanet etmeme gereği de buradan doğmaktadır.Emaneti ehline teslim etmenin zorunluluğunun sırrı da burada yatmaktadır.Emaneti anlamak,herşeyin sahibi olan Allaha karşı sorumlu olduğunu anlamayı gerektirir.

    ALINTI
#07.04.2009 18:55 0 0 0
  • Yumurta,tavuk,muz,bal,yağda kızarmış hamsi gibi yiyecekler dokunuyordu bir ara.Bunları yiyince midem bir hoş oluyordu.Sonra bir ameliyat geçirdim,safra kesem alındı.Ondan sonra bunların hiç biri artık dokunmadı.Şimdi hepsini rahatlıkla yiyorum.Acaba diyorum safra kesesi yüzünden mi yiyemiyordum bütün bunları ?
#07.04.2009 14:01 0 0 0
  • Rahmetli babam biz su içerken,"Oğlum ayakta su içmek günahtır" derdi.Bizler de "Babam da herşeye günah diyor" diye düşünür,pek umursamazdık.

    Bugünkü Sabah gazetesinde okuduğum bir yazıyı okuyunca,babamın haklı olduğunu anladım,ama ne zaman,en az 40 sene sonra.Yazıyı sizlerle paylaşmak istedim,buyurun.

    Bir doktor arkadaşım anlattı.İnsan midesinin ayakta ve oturur vaziyetteki pozisyonu farklıymış.Ayakta duran bir insanın içtiği sıvı gıda,doğrudan doğruya onikiparmak bağırsağına geçiyormuş.

    Midenin küçük eğriliğine uyan kısmında Waldeyerin mide caddesi denen bir oluk bulunurmuş.Sıvı gıdalar bu yolu takip ederek,zaten devamlı küçük bir açıklığı olan mide çıkışını(pilor) geçerek onikiparmak bağırsağına (duodenum) geçermiş.

    Ama eğer insan,sıvı gıdayı oturarak içerse,bunlar önce midede birikir,mide asidi ile karışarak,mikropları ölür ve sonra onikiparmak bağırsağına geçermiş.

    Bu durumda insan,oturarak su içmekle,kolera dahil bir çok hastalıktan korunurmuş.Rastgele yerlerde ayakta meşrubat içenler ise bu tehlikeye daha fazla maruz kalırmış.
#06.04.2009 20:38 0 0 0
#03.04.2009 20:36 0 0 0
  • Bugünkü Sabah Gazetesinde okuduğum,Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.Okuyun bakın.(Kısaltarak yazıyorum)

    12 Eylül ihtilalinden sonra,sağcıları solcu polislere,solcuları sağcı polislere sorgulatıyorlardı.Böylece işkence talimatı aksamadan yerine getiriliyordu.Darp izleri tesbit edilsin diye Yazıcıoğlu Adli tıbba gönderildi.Gelen cevap şöyleydi,"Parmağında ekimoza,pazularında çürük izlerine rastlanmıştır.Ayaklarının altındaki deriler soyulmuş,kafada yarıklar görülmektedir.Bununla birlikte,sözkonusu belirtilerin işkenceden kaynaklandığını kanıtlayan bir bulguya rastlanmamıştır."Yazıcıoğlu bütün bunları yıllar sonra gülerek anlatıyor.

    Mamak Cezaevinde bir ara "Kafes"e konulmuş,orada iki gün kalmış.Sağa sola bakmak,izinsiz oturup kalkmak yasak.Küçücük kafesin içinde,uygun adım yürüyüş yapılıyor,harbiye marşı söyletiliyor,tutuklular bütün güçleriyle bağırtılıyor,az bağıranlar coplanıyor.

    Nöbetci er sorular soruyor,erin istediği cevap verilmezse coplanıyorsunuz.İşte sorulardan bir örnek.

    Atatürk ne yaptı ?
    Vatanı kurtardı
    Başka ne yaptı ?
    Devrimleri yaptı
    Hayır söyle başka ne yaptı?

    Ere göre bu cevaplar yanlış,her yanlışta coplanmalar.Er sonunda doğru cevabı veriyor.

    "Kargaları kovaladı"


    Yazıcıoğlunun bir başka Mamak hatırası :
    Mahkumlardan biri hata yapsa,hepsi birden cezalandırılıyordu.Ceza da İstiklal Marşını okutmaktı.Ben milliyetçiyim ama tehdit altında İstiklal Marşını okumak ağırıma gidiyordu.Nihayet mahkemeye çıktık.İlk gün hepimiz bir ağızdan İstiklal Marşını okuduk,gözlerimizden yaşlar akıyordu,hıçkıra hıçkıra ağlayanlar vardı aramızda.O akşam hepimizi sorguya çektiler.

    1. Neden İstiklal Marşını okudunuz ?
    2. Bu eylemi niçin yaptınız?
    3. Bunu size kim emrett?

    Ve ülkücülerin cevabı:

    1.İstiklal marşını okuduk,çünkü suç olduğunu bilmiyorduk.
    2.Suç olduğunu bilsek de,bu suçu seve seve işlerdik.
    3.Bu marşı bana okumayı milli şuurum emretti.

    Dünyanın hiçbir ülkesinde,vatanını seven,vatanı için ölümü göze alan evlatlarına,bu şekilde davranan zihniyet yoktur ve olamaz.
#02.04.2009 10:10 0 0 0
  • Bugünkü Sabah Gazetesinde okuduğum,Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili yazıyı sizlerle paylaşmak istedim.Okuyun bakın.(Kısaltarak yazıyorum)

    12 Eylül ihtilalinden sonra,sağcıları solcu polislere,solcuları sağcı polislere sorgulatıyorlardı.Böylece işkence talimatı aksamadan yerine getiriliyordu.Darp izleri tesbit edilsin diye Yazıcıoğlu Adli tıbba gönderildi.Gelen cevap şöyleydi,"Parmağında ekimoza,pazularında çürük izlerine rastlanmıştır.Ayaklarının altındaki deriler soyulmuş,kafada yarıklar görülmektedir.Bununla birlikte,sözkonusu belirtilerin işkenceden kaynaklandığını kanıtlayan bir bulguya rastlanmamıştır."Yazıcıoğlu bütün bunları yıllar sonra gülerek anlatıyor.

    Mamak Cezaevinde bir ara "Kafes"e konulmuş,orada iki gün kalmış.Sağa sola bakmak,izinsiz oturup kalkmak yasak.Küçücük kafesin içinde,uygun adım yürüyüş yapılıyor,harbiye marşı söyletiliyor,tutuklular bütün güçleriyle bağırtılıyor,azağıranın eline copla vuruluyordu.

    Nöbetci er sorular soruyor,erin istediği cevap verilmezse coplanıyorsunuz.İşte sorulardan bir örnek.

    Atatürk ne yaptı ?
    Vatanı kurtardı
    Başka ne yaptı ?
    Devrimleri yaptı
    Hayır söyle başka ne yaptı?

    Ere göre bu cevaplar yanlış,her yanlışta colanmalar.Er sonunda doğru cevabı veriyor.

    "Kargaları kovaladı"


    Yazıcıoğlunun bir başka Mamak hatırası :
    Mahkumlardan biri hata yapsa,hepsi birden cezalandırılıyordu.Ceza da İstiklal Marşını okutmaktı.Ben milliyetçiyim ama tehdit altında İstiklal Marşını okumak ağırıma gidiyordu.Nihayet mahkemeye çıktık.İlk gün hepimiz bir ağızdan İstiklal Marşını okuduk,gözlerimizden yaşlar akıyordu,hıçkıra hıçkıra ağlayanlar vardı aramızda.O akşam hepimizi sorguya çektiler.

    1. Neden İstiklal Marşını okudunuz ?
    2. Bu eylemi niçin yaptınız?
    3. Bunu size kim emrett?

    Ve ülkücülerin cevabı:

    1.İstiklal marşını okuduk,çünkü suç olduğunu bilmiyorduk.
    2.Suç olduğunu bilsek de,bu suçu seve seve işlerdik.
    3.Bu marşı bana okumayı milli şuurum emretti.

    Dünyanın hiçbir ülkesinde,vatanını seven,vatanı için ölümü göze alan evlatlarına,bu şekilde davranan zihniyet yoktur ve olamaz.
#02.04.2009 10:06 0 0 0
  • İstediği kadar faydalı olsun,dışarıdan ithal edilen meyveleri yiyene kadar,bizim meyvelerimizi yiyin arkadaşlar,paramız yabancıya gitmesin.Bizde bunların alası var.Öğretmenleriniz size yerli malı kullanmayı öğretmedi mi,hani yerli malı haftası vardı,çeşitli yemişler getirir sınıfta hep birlikte yerdik.İşte o haftanın amacı,yerli ürünler kullanmayı öğretmekti,ama yazık hiç birimiz öğrenememişiz veya uygulamıyoruz.
#31.03.2009 22:14 0 0 0
  • İhtilalciler,rahmetliye çok çektirdiler,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl hapis yattı,işkencenin her çeşidini yaptılar.Sapına kadar milliyetçi,mert bir delikanlı idi.Allah gani gani rahmet eylesin,mekanı cennet olsun,tüm milliyetçilerin başı sağolsun.Ailesine de Allah sabır versin.
#31.03.2009 22:01 0 0 0
  • Biz müslümanları,Allahın evi olan camilerden soğutuyorlar.Kimler mi,camideki cemaat,ne mi yapıyorlar,dinleyin bakın.

    1.Genellikle camilerimizde,merkezi sistemden vaaz veriliyor,cemaat de dinliyor,ama etraftan dır dır konuşmalar yüzünden insanın kafası takılıyor,vaazdan bir şey anlaşılmıyor.

    2.Adam sarmısağı yemiş,camiye geliyor,nefes aldıkça ortalığa sarmısak kokusu yayılıyor.

    3.Vatandaşın ayağındaki çorap leş gibi kokuyor,insanın burnunun direği kırılıyor.

    4.Yazın vatandaş leş gibi ter kokuyor.

    5.Abdest almış,ayağını kurulamamış,halıların üstüne basa basa camiye giriyor,birazdan onun bastığı yerlere ben veya sen alnımızı koyacağız

    6.Vatandaş cep telefonu ile caminin içinde konuşuyor,namaz sırasında telefon çalıyor.

    7.Camiden içeri giren bir başkası,elektrik düğmelerine basıyor,güpegündüz yüzlerce ışık saatlarce boşu boşuna yanıyor.

    Bunlar şu anda aklıma gelenlerden bazıları.İnanırmısınız bu yüzden camiye gidesim gelmiyor.Çocukluğum ve gençliğim İstanbulda Kumkapıda geçti,hristiyan komşularımız vardı,hiç unutmam,pazar günleri çoluk çocuk hep birlikte,en temiz en yeni elbiselerini giyer,düğüne gider gibi kiliseye giderlerdi.Bir onları düşünüyorum,bir de bizi ve inanın utanıyorum.
#31.03.2009 21:54 0 0 0
  • Buna bir inanabilsek,herşey kendiliğinden hallolur,bütün kötülükler ortadan kalkar,cennet hayatı burada başlar.Ama dedim ya bir inanabilsek...
#31.03.2009 07:19 0 0 0
  • Oraya girmemenin tek çaresi,bu dünyaya hiç gelmemek.Madem ki geldik,eninde sonunda gireceğiz,mühim olan imanla girmek.Allah hepimize iman nasip etsin.
#31.03.2009 07:16 0 0 0
  • Rahmetli babam,küçüklüğümde camileri gezdirirdi.Bir gün Sultanahmet Camiinde namaz kıldık,babam imamın elini öptürdü,çıkınca "Elini öptüğün hoca kimdi biliyor musun"dedi.Meğer caminin imamı,bestekar Sadettin Kaynakmış.Sultanahmetten her geçişimde hatırlarım o anı.
#31.03.2009 07:13 0 0 0
  • Bu da bir şey mi,bizim bir komşu var,diziyi kaçırmamak için televizyonu açar,aynı odada namaza durur,hem namaz kılar hem de diziyi dinler.Bir taşla iki kuş vurur.Söyleyince de laftan anlamaz.
#31.03.2009 07:00 0 0 0
#31.03.2009 06:54 0 0 0
  • Yazı çok güzel de,bugün islamı hakikaten yaşayan,kaç Allahın kulu var acaba şu 70 milyonluk Türkiyede,hatta dünyada ?
#30.03.2009 20:12 0 0 0
#27.03.2009 20:13 0 0 0
  • Ghost Cavalry rumuzlu arkadaş,Kıbrıs halkı konusundaki fikirlerine katılıyorum ve ilavem var.Kıbrıs çıkarması sırasında tesadüfen konumuz Kıbrıs,çocuklara Kıbrısın önemini anlatıyorum,vatan millet sakarya nutukları atıyorum,Kıbrıs Türklerini methediyorum vs.Tam o sıralarda Kıbrısta yedek subay olarak görevli bir arkadaş ile tanıştık,öyle şeyler anlattı ki,aklınız durur.İşte bir kaç tanesi.
    1. Bir askeri birliğimiz bir köye girer,köyü rumlardan kurtarmıştır.Üsteğmen bir kapıyı çalar su ister.Hiç bir köylü bizim askere su vermez.
    2. Günlerden cumadır,Türk köyünde cami vardır,ama cuma namazı kılacak adam yoktur,bizimkiler hem imam hem cemaat olur,cuma namazı kılarlar.
    3. Ne askerimize saygı gösterirler ne de bayrağımıza.

    Şu anda aklıma gelenler bunlar.Bunları duyunca,o zamanki cumhurbaşkanı Rauf Denktaşa mektup yazdım."Ben Kıbrısı çocuklara methediyorum,vatan parçası diye bahsediyorum,ama oradan gelen asker arkadaş da böyle anlatıyor,bunların hangisi doğru,ben öğrencilerime ne anlatayım" diye sordum.Ben emekli olalı 15 sene oldu,adam hala cevap verecek.
    Kıbrıs Türkü diye bir şey yok,bizim gönderdiğimiz para ile geçinen,ekonomimize yük olan bir toplum var,bunların bize hiç bir faydası olmaz,ama neylersin stratejik bakımdan toprağı önemli bizim için,zaten sırf o yüzden kahrını çekiyoruz yıllardır.
#27.03.2009 19:53 0 0 0