MiSS-FENER

MiSS-FENER

Üye
18.05.2006
Genel Kurmay Başkanı
461.942
Hakkında

  • Beni Yalnız Sen Anlarsın - Emma Burstal - Kitap Özet

    Kitap Özet

    Londra'nın güney batısında yeni açılan şık spor salonuna üye olan dört kadın bir yandan mekik çekip pilates yaparken bir yandan da çene çalıp dertlerini paylaşırlar ve zamanla sıkı dost olurlar.
    Bu dostluk onları sıkı sınavlardan geçirir ama birlikte olmaktan vazgeçemezler.

    Uzun zamandır mesleğini yapmayan öğretmen Percy, kocasının kıskançlığına boyun eğip hukuk okumasına rağmen ev kadını olan Patrice, sakatlanarak bale kariyerine son vermek zorunda kalıp içmimar olan Carmen ve başarılı bir üst düzey yönetici olan Suzanne

    Kahramanlarımızın kendi hikâyelerini ve birbirleriyle arkadaşlıklarını okurken kitabı elinizden bırakamayacaksınız

    Kitap Kapak

    noimage

    Beni Yalnız Sen Anlarsın
    Emma Burstal
    · Epsilon Yayınevi
    · Basım Tarihi : 09 - 2009
    · ISBN : 9789944821865
    · Sayfa Sayısı : 448
    · Çevirmen : Pırıl G.Güney
#01.09.2009 20:41 0 0 0
  • Bunu Gerçekten Yapmalı Mıyım ? - Should I Really Do It ? - Bunu Gerçekten Yapmalı Mıyım ? 2009 - Bunu Gerçekten Yapmalı Mıyım Film Konusu - Bunu Gerçekten Yapmalı Mıyım ? Vizyon Tarihi

    Bunu Gerçekten Yapmalı Mıyım ? 2009

    Vizyon Tarihi: Belli Değil

    Oyuncular: Harald Krutiak, Petra Woshniak

    Yönetmen:İsmail Necmi

    Senaryo: İsmail Necmi

    Yapımcı: İsmail Necmi

    Görüntü Yönetmeni: İsmail Necmi

    Yapım: 2008 ~ Almanya


    Gerçek bir hayat hikayesinden yola çıkan film, Almanya'da yaşayan Türk'lerin aksine ironik bir şekilde İstanbul'da yaşayan Alman bir kadının, Petra'nın sıradışı yaşamını konu eder. Hayatındaki ani iniş çıkışlarla, zaman zaman, sanki bir senaryoyu takip ettiğimizi bize düşündürten bu sıradışı hikayenin başrol oyuncusu, aslında gerçek yaşamın bir başka yüzünü bizlere gösterir; En nihayetinde hiçbir şey, hayat kadar sürprizlerle dolu değildir, kurgu dahi!.. Maskeli Terapisti Herold ile yaptığı konuşmalarında Petra'nın hayatı bizim gözlerimiz önüne serilirken, Petra İstanbul, Almanya, aile, arkadaşlar, uyuşturucu ve ölüm gibi temalarla yüzleşir.
    Bunu Gerçekten Yapmalı mıyım? gerçek hayat ve kurgu, belgesel ve drama arasında gidip gelirken, "Gerçek hayat aslında kurgudan daha ilginç olabilir mi?" sorusuna cevap arar.

    noimage
#01.09.2009 20:37 0 0 0
  • Fırtına Çiçekleri - Laura Kinsale - Kitap Özet

    Kitap Özet

    Jervaulx Dükü keskin zekâlı, yetenekli bir adam olsa da skandal gazetelerinde adı sürekli geçen ahlaksız, cüretkâr, müsrif ve bir o kadar da tehlikeli biridir. Tüm bunlara rağmen kadınların karşı koyamadığı bir çekiciliğe sahiptir, öyle ki iltifatları muhafazakâr Maddy Timms'i bile kendisine hayran bırakır.

    'ne yaparsa yapsın o bataktan çıkamıyor, kendini sürekli kınıyordu. Kendine insani bir dokunuşltan zevk almaması gerektiğini hatırlatırken Jervaulx'nun dokunuşlarını hissediyordu. Şehveti küçümsemeye çalışırken Jervaulx'un yüzünü gece mavisi gözlerini fırtınanın özünü, sessizliği anımsıyordu.
    Sakınmaya çalıştığı aslında kendi derinlerindeydi.

    Kitap Kapak

    noimage

    Fırtına Çiçekleri
    Laura Kinsale
    · Epsilon Yayınevi
    · Basım Tarihi : 09 - 2009
    · ISBN : 9789944821841
    · Sayfa Sayısı : 424
    · Çevirmen : Süeda Çavuşoğlu
#01.09.2009 20:29 0 0 0
  • Bel Ağrısı Bel Fıtığı İle İlgili Terimler - Bel Ağrısı - Bel Fıtığı

    Teşhiste izah edilmesi gereken birkaç tıbbi isim vardır.

    Spondiloz:
    Bu kelime, belkemiğindeki bozulma lar (aşırı yıpranma ve yırtılma) anlamına gelir. Bunu, omurgadaki eklemlerin iltihaplanması olan "spondilit" ile karıştırmamak gerekir. Boyun spondilozu, boyun bölgesini etkileyen ve sıkça rastlanan bir durumdur. Boyun omurları arasındaki eklemler de ve omurgadaki disklerde bozulmalar görülür. Bel spondilozu belkemiğinin alt ucunda ortaya çıkar.
    Buna ilaveten, kıkırdakların etrafındaki kemikler, yaşlandıkça pekişip, kuvvetlenip kalınlaşır. Aynı za manda bu süreç içinde sertleşir. İnsan bu durumu, hareketleri gittikçe kısıtlanan yaşlı insanlarda her gün görür. Örneğin, boyun fonksiyonunu hâlâ yerine ge tirmesine rağmen, biraz daha kalınlaşır ve sertleşir. Ancak, omurilikten çıkan ve boyun omurlarındaki ke miklerin küçük kanalları (foramina) arasından geçen sinirler bu yeni durum ile basılır ve yer değiştirebi lir. Bu durumda boyundan kollara doğru inen ağrıla ra rastlanabilir. Boyundan başın tepesine doğru meydana gelen baş ağrıları, çoğu kez boyun spondilozu veya boyundaki "aşınma ve yırtılma" olayı yüzünden ileri gelir. Boyun, kol ve başın arkasındaki bu ağrılar keskin (akut) olabilir ve hastayı bir süre yatağa dü şürebilir. Ancak sevindirici olan husus, bunların bir kaç hafta içinde geçmesidir.

    Gece acayip bir pozisyonda uyurken boyun bur kulması sonucu, uyandığımızda sert ağrılarla karşı laşabiliriz. Ancak gündüz zamanla hafifler bu ağrılar. Sanırım, Mark Twain yatağın dinlenmek için en teh likeli yer olduğunu söylemiştir, çünkü insanların çoğu orda ölmüştür. Ama boyun ve bel söz konusu oldu ğu sürece, yatak öyle değilse bile omurganın herhan gi bir yerinde ağrıların vuku bulabileceği bir yerdir. Özellikle yatak, yastık ve destekler uygun değilse

    Osteoporoz nedir:
    Bu hastalık kemik dokularının incel-mesidir. Kemik dokusu, kemiğe sert ve sabit niteliği veren kalsiyum ve fosfat tuzlarının bulunduğu canlı maddelerin bir ağından veya ona benzer bir biçimden ibarettir. Ama yaşlandıkça iskelet sertliğini kaybeder. Bu durum da özellikle belkemiğinde görülebilir. Yaşlanma sürecinde, insanların iskeletini meydana ge tiren kemik dokularında incelme görülür. Erkeklere göre kadınlarda bu daha çok olur, çünkü erkek hor monu kendi türünü bir dereceye kadar açıkça korur. Kemik incelmesi kadınlarda özellikle menopoz döne mi ve sonrasında görülür. Ağrısız olmasına rağmen, kaldırımdan sekme veya küçük bir şeye basıp kayma gibi önemsiz kaza ve yaralanmalar sonucu meydana gelen basit ezilme ve kırıklardan sonra, haftalarca sü recek kuvvetli ağrılar ortaya çıkabilir. Hareketsizlik psteoporoz'u artırabilir. Kemiğin sağlamlığını ve gücünü koruması için onu kullanmak ve hareket ettir mek gerekir. Hafif hareketler omurgayı harekete ge çirir ve güçlendirir. Oysa aşırı dinlenme ve uzun sü reli hareketsizlik onu inceltir ve zayıflatır. Şiddetli sar sıntı veya ani gerginlik (stres) kırıklara neden olabi lir. Bu durumlarda osteoporoz ortaya çıkar ve sırt ile belde şiddetli ağrılara yol açabilir.

    Spondylolisthesis nedir:
    Belkemiğinin herhangi bir ye rinde, üstteki omur alttaki omura göre biraz öne ka yabilir. Tuğlalardan yapılmış bir sütun düşünelim. Tuğlalardan biri, alttaki tuğla üzerinden biraz ileri doğru kaymıştır ve üstündeki tüm sütunu da bera berinde öne doğru kaydırmıştır. Bu durum, çocukluk-
    ta doğuştan (konjenital) bir kusurdan ortaya çıkabi lir. Yetişkin veya çocuklarda, omurgaya yapılan sar sıntı veya şok gibi durumlar bazen hafif hasarlardan da ortaya çıkabilir. Ancak bazı olaylarda, bu durum dan önce kusur mevcut olmuş olabilir. Söz konusu hasarlar, kusuru ortaya çıkarmış olur veya yeni bir ku sura neden olabilir. Spondylolisthesis, bazen ağrısız da olur ve hiçbir belirti (semptom) göstermez. Bir müddet için büyük rahatsızlıklara neden olabilir. An cak zamanla, ya kaybolarak veya küçük sakatlıklara neden olup körelerek ortadan kalkar.
    Aktif ve sağlıklı insanların günlük çabalamaların da, sadece önemsiz bir bel ağrısından şikâyet etme si, oysa röntgenlerinde omurgada kemik kaymasının görünmesi gerçekten çok şaşırtıcıdır. Romatizma hastalıklarında olduğu gibi, önemli olan röntgenin gösterdiği değil, eğer varsa, ortaya çıkan rahatsızlık ve sakatlıktır. En kötü röntgenler bile hastalık belir tisi (semptom) göstermeyebilir. Hatta hasta tamamen normal bir hayat sürebilir. Eski hale kavuşmak için gayret etmeye gerek ve ihtiyaç yoktur. Hastalık be lirtileri yok oldukça kuşaklar ve yardımcı kemerler kal dırılır.

    Fibrozit nedir:
    Bir zamanlar bu çok yaygın bir hastalık tı. Genellikle omuz ve kürek kemiği (skapula) civarın daki kaslarda ağrılara ve sızılara neden olur. Ancak bu ağrılar can sıkıcı olmalarına rağmen, insanın si gorta politikasını etkileyecek ciddiyette değildir. Günümüzde fibrozit, doktorların gözünde pis bir hasta lıktır. Çünkü omuz kuşağındaki yumuşak dokular faz la iltihap belirtisi göstermezler. Bu ağrıların ve sızı ların nedenleri çok çeşitli olmasına rağmen, en yay gın olanı, omuza bitişik sırt omurlarında ortaya çıkan bozulmalardır. Hastaya, kürek kemiği ve omurganın üst kısımlarında olduğu hissini veren bu omuz kuşa ğı rahatsızlığı, sıkıcı ve ağrılı olmasına karşın, daha ilerde sakatlığa ve kusurlara yol açmaz. Büyük rahat sızlıklara neden olsa bile, murdar olmaktan ziyade, can sıkıcı bir şeydir.

    Osteomalasi:
    Vitamin yetersizliğinden ileri gelen, omurgadaki kemik dokularının incelmesi ve zayıfla-masıdır. Raşitizm buna bir örnek teşkil eder. Kraliçe Victoria döneminde sıkça rastlanmasına rağmen, za manla diyet geliştikçe büyük çapta kayboldu. Yok luğu raşitizme yolaçan D vitamini, güneşe çok bağ lıdır. Güneşin çok parladığı Hindistan, Pakistan ve ya başka ülkelerde tedavi altındaki insanlar, daha az güneşli Uzakdoğu ülkelerine göç ettiklerinde, yeni yurtlarında D vitamini yetersizliğiyle karşılaşırlar.

    Belkemiği arteriti (iltihapı):
    Omurgadaki eklemler le ilgili bir hastalıktır. Çoğu kez, daha ziyade yaşlan maktan ileri gelen kemik aşınmaları ve omurga ek-lemlerindeki kıkırdakların sürekli zarar ve ziyana uğraması sonucu ortaya çıkan oşteoartrit yüzünden gö rülür. Osteoartrit kemik ve buna yakın eklemin ilti habıdır. Kıkırdakların elastikiyetini kaybetmelerine ve incelmelerine neden olur. Eklem kıkırdağının her iki yanındaki kemikler daha kalınlaşır ve kuvvetlenir ama azalan hareket yüzünden daha fazla sertleşir. Bu tarz aşınma ve yırtılma değişiklikleri daha büyük hasar lar da söz konusu olunca daha da artar. Ama genel likle, keskin ağrılardan ziyade, sadece azalan devin genlik ve kısıtlı hareketle, küçük rahatsızlık ve sert leşmelere, dolayısıyla da küçük ağrılara neden olur.

    Romatizmai arterit:
    Boyunu ara sıra, omurganın geri kalan kısmını da ender etkiler. Oysa ankilozlu spondilit temelde bir eklem iltihabıdır. Kadınlardan ziyade 18-32 yaşlardaki erkeklerde daha çok görülür, büyük sertleşmeye ve rahatsızlığa neden olur. Belli bir vücut dokusu tipine sahip olan hastaların bu has talığa eğilimi olduğu gözlenmiştir. Belli kan grupla rına sahip insanların, diğer insanlara göre, bazı has talıklara karşı daha çok eğilimleri olduğu gibi. Anki lozlu spondilite daha ziyade savaş zamanlarında çok rastlanılır. Çünkü askere alınan erkeklerin çoğu tam bu hastalığa yakalanabilecek uygun yaştadır. İlk kez, son Dünya Savaşı'nda silahlı kuvvetlere katılma mu ayenelerinde çok miktarda teşhis edilmiştir. Omur gada, tüberküloz hastalığı veya diğer belkemiği enfeksiyonları gibi başka tip eklem iltihaplarına günü müzde daha ender rastlanır.
#01.09.2009 20:25 0 0 0
  • Konu: They Wait
    They Wait - They Wait Filmi - They Wait Oyuncuları - They Wait Vizyon Tarihi - They Wait 2009 - They Wait 2007 Yapım

    They Wait 2007

    Vizyon Tarihi: 27 Kasım 2009

    Oyuncular: Jaime King,Michael Biehn,Terry Chen
    Chang Tseng,Colin Foo

    Yönetmen: Ernie Barbarash

    Senaryo: Trevor Markwart, Doug Taylor, Carl Bessai

    Yapımcı: Cynthia Chapman, Stephen Hegyes, Shawn Williamson ., Andrew Koster

    Görüntü Yönetmeni: Gregory Middleton

    Müzik: Hal Beckett

    Tür: Gerilim, Korku

    Yapım: 2007 ~ Kanada


    Film Konusu Eklenecek..


    noimage

    They Wait (2007) Trailer

#01.09.2009 20:24 0 0 0
  • Sokaklardan Bir Kız - Orhan Kemal - Kitap Özet

    Kitap Özet

    Edebiyatında her zaman gerçek yaşamın sorunlarını, zorluklarını, acımasızlıklarını ele alan, düzenin çarpıklığına ilişkin en derin eleştirileri dile getiren ama bütün bunların yanında iyiye, güzele ve insana olan inancını her zaman koruyan ve hep aydınlığın geleceğine inanan Orhan Kemal, Sokaklardan Bir Kız adlı bu romanında da tavrını sürdürüyor. Arka sokak ları, pavyonları, batakhaneleri anlatırken insanın direncini ve mücadelesini de yansıtıyor okurlarına.

    Orhan Kemal'in kitapları bîr okurum hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir. Denilebilir ki her okurun hayatında, Orhan Kemal'in öncesi ve soması iki farklı zamandır. Onun kitapları aracılığıyla insan ve yaşam sevgisi, adalet ve vicdan duygusu, öğreticilik kaygısı güdülmeden, sadece yak bir insancıl bakışla girer hayatımıza. Bu nedenle öncesi ve sonrası kesin çizgilerle ayrılır ve her zaman sonrasında daha temiz oluruz, öfkelenmeyi değil sakinleşmeyi, yaralamayı değil anlamayı öğreniridir de boyun eğmeyi değil, değiştirmeye çalışmayı... Umudu ve iyimserliği yemden kazanmamız için yol gösterir bize.

    Kitap Kapak

    noimage

    Sokaklardan Bir Kız
    Orhan Kemal
    · Everest Yayınları
    · Basım Tarihi : 09 - 2009
    · ISBN : 9789752896116
    · Sayfa Sayısı : 345
#01.09.2009 20:20 0 0 0
  • Konu: Hayati Sır
    Hayati Sır - Hayati Sır Kitap Özet - Kitap Kapak

    Kitap Özet

    Hayati Sır', şeytanın insanı kendine 'dönüştürme' faaliyetlerini, dijital ruhsuz bir 'nesil' yaratma çabalarını 'en son teknoloji' ekseninde deşifre ediyor. Kötülüğün teknolojik ihtişamını gözler önüne seriyor, maskeleri tek tek kaldırıyor, şeytanın nihai amacının ipuçlarını veriyor. Ama diğer yandan kalbin nasıl korunacağını, kötülüğe karşı acil olarak nasıl birlikte olup saf tutacağımızı, Cennet hayalini aklımızdan çıkarmamak için ne yapmamız gerektiğini anlatıyor. Umudu nasıl 'canlı' tutacağımızı söylüyor. Kullanılan dil ise 'yeni' bir tasavvuf dili. Olabildiğince berrak ve anlaşılır:

    Ey hakikat! 'Söz'e gelecek olanı getirsin artık bu 'kalem'! Beklemesin daha! Bozsun bu zayıf ama gösterişli oyununu şeytanın

    Yoksa her an, daha zorlaşıyor, şeytanın teknolojisinden kurtarmak bu zayıf çocukları Çocuklar neredeyse kendi istekleriyle Cehennem'e gitmeyi seçiyorlar büyük bir arzuyla Dumansız ateşin hızını İmkânsız olanın haz zincirini!

    Bir an daha yok artık Tüm bağımlılıklardan daha öte bu teknoloji bağımlılığı Ne yapacaksak yapalım, yoksa çok geç olacak

    Ey insan! Kalk ve uyar! Kötüler için son vakitler bunlar! 'Kalem' 'hakikat'i 'söz'e getirecek yeniden Çok az bir zaman sonra Bunu haber ver herkese 'İyiler' kendilerini yalnız hissetmesinler

    Hayati Sır kimdir? 'Hayati Sır' olan ben değilim Kalbinde hâlâ bir 'hakikat' taşıyan herkes o olabilir Dünyadaki bunca zulme, zorbalığa rağmen, ilkyaz gelince, çiçeğe durmuş bir ağaca bakıp, şükredebilen her insan, kalbinde bir 'hayati sır' barındırır aslında!

    O zaman işte 'hayati sır kim', 'hayati sır ne' sorularının da bir önemi kalmayabilir! Yine de asıl merak edilen, hangi sorunun cevabı olmalıydı sizce!

    Biz, bugün, geçmişte defalarca ifade edilmesine rağmen, kalbin içinde hâlâ bir sır olarak kalabilmiş, insana emanet edilen bu hayati sırrın ne olduğunu, kalbimizin temizliği ölçüsünde bir defa daha 'söz'e getirmeye çalıştık

    Ama 'Hayati Sır'rın kim olduğunu, ne olduğunu tam anlamıyla, dün olduğu gibi bugün de bir tek Allah bilir!

    Elbette tek bir 'hakikat' vardır! Ve o hakikat, biz ne yazarsak yazalım, Cenab-ı Hakk'ın izniyle ancak 'O'na secde eden en sevgili kullarına açılır

    Kitap Kapak

    noimage

    Hayati Sır
    Hayati Sır
    · HayyKitap
    · Basım Tarihi : 09 - 2009
    · ISBN : 9789759059910
    · Sayfa Sayısı : 170
#01.09.2009 20:14 0 0 0
  • Omurga Kemik Eğrilmesi - Skolyoz - Lordoz - Siyatik

    Siyatik Nedir, Siyatik Tedavisi, Siyatik Ağrıları

    Siyatik sık sık, belden veya kalçadan aşağıya, ba cağa doğru inen her tür ağrı ve sızılar için kullanılan bir terimdir. Eskiden, kalça sinirinin iltihaplanmasından ileri geldiği kabul edilirdi. Oysa günümüzde, bu sinirin geçtiği yollarda, üstüne yapılan herhangi bir baskı veya çoğu kez disk kayması gibi bir tahrik, bu hastalığın en muhtemel ve yaygın nedeni kabul edilir. Kalça siniri vücudun en büyük sinindir. Kol ve ba cakların büyük bölümüne hizmet eder. Bu bakımdan gerçek siyasik, tıpta en tatsız ağrılardan biri olma niteliğindedir. Ancak çoğu kez siyatik dediğimiz ağrı, yukarda belirtilen sinire baskı yapmadan, bel omur larından aşağıya bacaklara inen bir ağrıdır. Birçok ne denleri arasında, bel disklerinin hasara uğraması, bel omurlarının bozulması en tanınmışlarıdır.

    Habis hastalık: Omurga kanseri esas itibariyle belkemiğinde doğmasına rağmen, kan yoluyla baş ka bir yerden taşınıp getirilmiş de olabilir. Disk kay ması ve daha önce belirtilen durumlara oranla daha seyrek rastlanır. Ancak göğüs veya ciğer gibi vücu dun başka bir yerinde bulunan kanserin omurgaya si rayet etmesi sonucu ani bir bel ağrısı ortaya çıkabi lir. Böyle durumlarda bile, bu ağrının gerçek nedeni, çok daha yaygın olan osteoartrit, disk hastalığı gibi daha önce belirtilen hastalıklardan biri olabilir. Bir öğ rencinin ödül kazanmış kompozisyonunda gerçekten yazdığı gibi "En yaygın hastalıklar en sık görünen lerdir."

    Omurga Kemik Eğrilmesi, Omurga Hastalıkları, Omurga Ağrıları
    (Skolyoz, kifoz, lordoz) Omurga Düzleşmesi

    Skolyoz nedir, Skolyoz tedavisi

    Skolyoz Hastalığı, Omurganın yanlanmasına eğrilmesidir. Öyle ki, arkadan bakıldığında, omurga dikmiş gibi gö rünür ancak aslında yan tarafa eğrilmiştir. Çok az in sanın tamamen dik bir omurgası vardır. Yanlaması na bir eğrilme az şey ifade eder ve hiçbir rahatsızlı ğa da neden olmaz. Yakın geçmişimizde, II. Dünya Savaşı'ndan önce omurga tüberkülozu ve çocuk fel ci (poliyomiyelit) ara sıra omurga eğrilmesine neden olmuşlardır, ancak günümüzde modern ülkelerde bu hastalıklara artık ender rastlanır. Omurganın aşırı "S" yani yanlamasına eğrilmeleri bile rahatsızlık ve ağrı vermeyebilir. Hatta bazı insanlar doğuştan önemli öl çüde skolyozlu olmalarına rağmen, anormal gözük se bile, bu durum onların başına çok az dert olur. "Si yatik skolyoz"u denen hastalıkta, siyatikten hasıl olan ağrıyı dindirmek için vücudun kendiliğinden (spontane) yaptığı gayretle, omurga yanlamasına eğrilir, hasta da haberi olmadan eğri durumda yürür.

    Kifoz nedir, Kifoz tedavisi

    Kamburlukla omurganın arkaya doğrul eğ rilmesi kastedilir. Yandan bakıldığında, normal omur ganın, göğüs arkasında bulunan beşinci, altıncı ve yedinci sırt omurları civarında, doğal olarak ileriye doğru eğrilmiş olduğu görülür. İnsanlar yaşlandıkça, boyun daha fazla ileriye doğru eğrilme eğilimi gös terir. İnsan, omuzda kamburlaşır. Bu durum, omurların ve disklerin doğal yaşlanma sürecinin bir sonu cudur. Bu yüzdendir ki, hiç de yaşlı sayılmayacak in sanlar, başkalarına göre çok daha fazla kamburlaşırlar.

    Lordoz nedir, Lordoz Düzleşmesi, Lordoz Tedavisi

    Tersine bir eğrilmedir. Omurga ileriye doğru eğrilir, öyle ki mide ileriye çıkar, baş geride ka lır. Hamile kadınlar, lordozla, rahimdeki çocuğun se bep olduğu fazla ağırlığı dengelemeye çalışırken omurgalarını eğerler. William Shakespeare bu durum için "hamileliğin gururu" derdi.

    Lordoz ve kifozun, bir ölçüye kadar ortaya çıkması doğaldır. Ancak skolyoz, hafif olmadıkça doğal sa yılmaz. Bununla beraber hiç skolyozu olmayan pek az insan vardır. Bu biçimsizlikler pek ender bel ağrı larına neden olurlar. Omurgadaki bozukluklar, bu biçimsizliklerin nedeni olmalarına rağmen, ağrıların ne deni de bizzat kendileri olabilir.

    Şunu önemle belirteyim ki, bel ağrılarına neden olan, temas etmediğim bir sürü az rastlanan başka nedenlerde vardır. Bunlardan bir kısmı için özel ilaç lar veya cerrahi tedaviler vardır. Örneğin, osteoid os-teoma denen ve kanserojen olmayan ufak bir kemik tümörü, ameliyatla alınmadan önce, omurgada büyük ağrılara neden olabilir. Ancak bu durum, çok ender bir vakadır ve 40 yaşından büyük insanlarda pek gö rülmez. Buna benzer olarak, ileri Batı ülkelerinde en der görülmesine rağmen, omurga tüberkülozuna, dünyanın gelişmemiş ülkelerinde hâlâ sık sık rastlanır.
#01.09.2009 20:09 0 0 0
  • Tiyatro Ve İkizi - Antonin Artaud - Kitap Özet

    Kitap Özet

    Bu yapıt, başta Roger Blin, Jean-Louis Barrault, Julian Beck olmak üzere, Fransa'da ve dünyada pek çok tiyatro adamını derinden etkiler. Denilebilir ki, Tiyatro ve İkizi'nden sonra, Batı tiyatrosu artık eski Batı tiyatrosu değildir.

    Antonin Artaud (1896-1948) yüz yılımızın ilk yarısının en özgün sanatçılarından biri, şiiri ve oyunu kendi kendini aşıp başkasıyla kaynaşma, kendi kendini ve başkasını tanıma yolu olarak görmüş ve düşündüğünü sonuna dek uygulamış bir öncü bir ozan, oyuncu ve kuramcı. Tiyatro ve İkizi'nde, tiyatronun yerleşik kalıplarını kırarak İlkçağ, Ortaçağ ve Uzak Doğu geleneklerinin esiniyle konuşmayı temel öğe olmaktan çıkarıp önceliği görüntü, ışık ve deviniye veren bir şiddet, büyü, şiir ve düş tiyatrosu önerir.

    Kitap Kapak

    noimage

    Tiyatro Ve İkizi
    Antonin Artaud
    · Yapı Kredi Yayınları
    · Basım Tarihi : 09 - 2009
    · ISBN : 9789753630733
    · Sayfa Sayısı : 145
    · Çevirmen : Bahadır Gülmez
#01.09.2009 20:08 0 0 0
  • Hemodiyaliz Nedir - Hemodiyaliz - Hemodiyaliz Hakkında

    Hemodiyaliz, hastadan alınan kanın hemodiyaliz makinesinden geçirilerek metabolik artıklardan temizlenmesi ve yeniden hastaya ve rilmesi işlemidir.

    Hemodiyalizde yarı geçirgen zar, koil adı verilen yapay bir zardır. Kanda yüksek olan artık madde ve elektrolitler, bu zardan diyaliz sıvısına geçer. Hemodiyalizde makinaya yeterli kan akımını sağlayabilmek amacıyla hastaya şant ya da fistül açılır. Şant, bir arter ve bir venin polietiien bir kateter aracılığı ile cilt dışında birleştirilmesidir. Fistül ise, yine bir arter ve bir venin birbirleriyle doğrudan anas-tomozu (birleştirilmesi)dur. Şant internal veya eksternal yapılabilir. Eksternal yapılacaksa, çoğunlukla radyal arter ile sefalik ven arası na bir kanül yerleştirilir. İnternal yapılacaksa, aynı arter ve ven cer rahi olarak birleştirilir.

    Hemodiyalize alınacak hastalara fistül açılması tercih edilmektedir. Çünkü şant'ta arter ile venin birleştirilmesi cilt dışında polietiien bir kateterle yapıldığından kanama, pıhtılaşma ve enfeksiyon riski, füstüle göre daha fazladır. Kol ya da bacağında fistül açılan hastaların sözü edilen bu problemlerini en aza indirebilmek için şunlar yapıl malıdır;
    Pıhtılaşmayı önlemek için sıcak pansuman yapılır, antikoagülanlar da verilebilir.
    Enfeksiyonu önlemek için bölge, antiseptik bir solüsyonla temizlenir ve steril gazlı bezle kapatılır. Kanamayı önlemek için travmalardan korunur. Fistülün olduğu bölgeden kan basıncı ölçülmez. Fistülün olduğu bölgeden kan alınmaz.

    Hastaya fistülün olduğu kol ile ağır kaldırmaması, fistülün üzerini sıkan saat, giysi kolu vb. olmaması, bölgedeki derinin esnekliğini korumak için yumuşatıcı kremler sürülmesi gerektiği, fistül ayakta ise uzun süre ayakta durmamasının gereği anlatılmalıdır. İntemal fistül açıldıktan sonra fistülün oluşup oluşmadığını değerlendirmek için hemşirenin el ya da steteskop ile bölgeyi dinlenmesi ve bölgeden "tril" denen sesi alması gerekir.

    Fistül ya da şant'a bağlı olarak gelişebilecek problemlerin yanı sıra hemodiyaliz işlemi sırasında da bazı problemler ortaya çıkabilir, bunlar akut ya da kronik olabilir.

    Hemodiyaliz Hastaları ve Hemodiyalizin Akut Komplikasyonları

    1. Diyaliz Disequlibrium (dengesizlik) sendromu; Bu sendromu, bey ne sıvı çekilmesi teorisi ile kısmen açıklamak mümkündür. Bu sendromun ürenin ve diğer elektrolitlerin kandan hızla temizlenme sine bağlı olarak geliştiği düşünülmektedir. Serebrospinal sıvıdaki üre ve diğer elektrolitler kan beyin bariyeri nedeniyle bu kadar hızlı temizlenemeyeceğinden, serebrospinal sıvı ile kan arasında ozmo-tik dengesizlik ortaya çıkar. Serebrospinal sıvıdaki hiperozmolarite nedeniyle buraya kandan sıvı çekilişi olur ve hastayı ölüme kadar götürebilen akut beyin ödemi ve buna bağlı olarak da bilinç bulanık lığı, oryantasyon bozukluğu, tremor ve epileptik ataklar gelişir. Diyaliz sıvısının yetersiz ya da aşırı elektrolit içermesi sonucunda elektrolit dengesizliği gelişir. Bunu önlemek için deiyonize su kulla nılmalıdır.

    Deiyonize olmamış su ile hazırlanan diyalizatta (diyaliz sıvısı) alüminyum konsantrasyonu yüksek ise, kana geçen alüminyum fazla olmakta ve alüminyum intoksikasyonu gelişmektedir. Bu durumda,periton veya hemodiyaliz uygulamasında alüminyum içeren fos for bağlayıcıların diyetten çıkarılması (örneğin; alüminyum hidroksit) önemlidir. Ayrıca alüminyumu mobilize eden deferri oxamiene (desferal flakon) kullanılmaktadır. Fosfor bağlayıcı olarak kullanılan alüminyum hidroksit yerine kalsiyum karbonat kullanılabilir.
    2. Hipotansiyon: Ani sıvı ve sodyum çekilmesine ya da kanamaya bağlı olarak gelişir. Hastada huzursuzluk, bulantı, kusma, terleme, solukluk gibi belirtiler görülür.
    3. Hava embolisi: Çok seyrek olarak görülür. Sisteme hava kaçması ile gelişir.
    4. Kanama: Diyaliz işlemi sırasında uygulanan sistemik heparini-zasyona bağlı olarak gelişebilir.
    5. Adele Krampları: Hiponatremi hiperozmolarite ve hipokalsemi nedeniyle gelişebilir.
#01.09.2009 20:06 0 0 0
  • Şifreler Kitabı - Paul Lunde - Kitap Özet

    Kitap Özet

    Tarih boyunca dillerin, toplumların ve sembollerin gizemini gözler önüne seren bu kitapta şifreleri oluşturmanın ve kırmanın gizemli dünyasına girecek ve bu şifrelerin hem insanlığın gelişimine hem de insanların kötü emellerinin maskelenmesine nasıl katkıda bulunduğunu göreceksiniz.

    İlk insan topluluklarının geliştirdiği karmaşık şifrelerden günümüzün dijital şifreleme sistemlerine kadar her türden şifrenin kullanım yönteminin incelendiği kitapta yer alan bazı şifreler şunlar:

    Hiyeroglifler - Mors Alfabesi - İlk Petroglifler - Para Birimi ve Sahte Paralar - Bayrak İşaretleri - Hayvanların İzini Sürmek - Çivi Yazısı - Dini Semboller - Alfabeler - Sayı Sistemleri - Phaistos Diski - Maya Bilmecesi - Da Vinci Şifresi - Zodyak'ın Mirası - Kafiyeli Cockney Argosu - Askeri Haritalar - Graffiti - Takvimler - DNA - Farmasonlar - Vitray Pencereler - Doğada Yaşamın İşaretleri - Armacılık - Dünya Dışı Varlıklar - İlk Bilgisayarlar - Müziğin Tanımlanması - Bilinçdışı - Enigma

    Kitap Kapak

    noimage

    Şifreler Kitabı
    Paul Lunde
    · NTV Yayınları
    · Basım Tarihi : 09 - 2009
    · ISBN : 9786055813185
    · Sayfa Sayısı : 288
    · Çevirmen : Duygu Akın
#01.09.2009 20:02 0 0 0
  • Otoyol Uykusu - Kemal Sayar - Kitap Özet

    Kitap Özet

    Kemal Sayar'dan bu defa bir öyküler demeti. Sağlam bir kurgu, ironik bir dil ve hayatın girdabında bocalayan insanlar
    Rüyalar, gerçekler, tasavvufi göndermeler, psikanaliz, ironinin arasından yüzünü gösteren hikmetli sözler, ince bir duyuş gücü, çocukluk yaraları, yalnızlık, kalbe dönüş, aşk, postmodern savrulmalar eşliğinde yer yer fantastik öykülerle Otoyol Uykusu
    Her dakika koşuşturma. Bitmeyen telaşe. Baş döndüren teknoloji.
    Gazeteler. Ritmik yaz şarkıları. Gece. Gündüz.

    Ve uzakta belli belirsiz, tenha bir yol.

    Tüm gördüklerimiz bir rüya olmasın sakın?

    Baş döndürücü hız ve ego çağında ruhumuza birden batan iğnelerin bir sebebi olmalı. Kemal Sayar o sebebi bilgelikle yakalıyor, şair titizliğiyle işlediği kelimelerle tarif ediyor.

    Kitap Kapak

    noimage

    Otoyol Uykusu
    Kemal Sayar
    · Timaş Yayınları
    · Basım Tarihi : 09 - 2009
    · ISBN : 9786051140674
    · Sayfa Sayısı : 96
#01.09.2009 20:00 0 0 0
  • Arteriyel Nefroskleroz - Arteriyel Nefroskleroz Nedir - Arteriyel Nefroskleroz Hastalığı

    Sistemik arteriyel kan basıncının yükselmesinden diğer organlara kıyasla en çok böbrekler etkilenir. Hipertansiyon nedeniyle küçük arterler ve arteriollerde yapısal değişiklikler oluşur ve bu değişiklik hipertansiyonun yüksekliği ile ilgilidir. Arter ve arteriollerdeki skleroz nedeniyle glomerullere ve tubuslara giden kan akımı azalır ve böb rek dokusunda harabiyet gelişir. Hastalık ilerledikçe böbrek yet mezliği bulguları artar ve nefroskleroz gelişir.

    Belirti ve Bulgular

    Böbrek yetmezliği bulguları vardır.
    Proteinüri, BUN yükselir,
    Kilo kaybı
    Malign hipertansiyon olduğu durumlarda
    Görme kaybı
    Başağrısı, sersemlik
    Konfüzyon, stupor, koma

    Komplikasyonları

    Benign hipertansiyon nedeniyle oluşan nefroskleroz komplikasyon-suz seyreder. Tedavi edilmezse bir süre sonra proteinüri, kronik böbrek yetmezliği gelişir ve 10 yıl kadar sonra kardiyovasküler komplikasyonlar nedeniyle hasta kaybedilir. Malign hipertansiyon nedeniyle oluşan nefroskleroz olgularında, hasta tedavi edilmediği takdirde bir yıl içinde üremi ya da kalp yetmezliği nedeniyle kaybedilir. Ancak hipertansiyon tedavi edildiği takdirde bir yıllık yaşam % 85'e ulaşmaktadır. Bu nedenle malign hipertansiyonu olan hastaların son derece etkin tedavi edilmesi gerekir.

    Arteriyel Nefroskleroz Tedavisi ve Bakım

    Nefrosklerozun tedavisi; Diyet tedavisi İlaç tedavisi Diyet Tedavisi:
    Şişman hipertansif hastalar için ideal kiloya inecek şekilde kaloriden kısıtlı diyet verilir.
    Tuz kısıtlaması nedene göre düzenlenir, her böbrek hastalığında tuz kısıtlanmaz, bazı durumlarda tuzsuz diyet tansiyonun daha da artmasına neden olmaktadır.
    İlaç Tedavisi:

    Diüretikler,
    Beta-reseptör bloke eden antihipertansif ilaçlar,
    Vazodilatör etkisi olan antihipertansif ilaçlar verilebilir.
    Tedavi ve bakımda önemli olan, tansiyonun kontrol altına alın ması, düzenli takibi ve komplikasyonların önlenmesidir.
#01.09.2009 19:52 0 0 0
  • Üç Kişilik Ölüm Kararı - İbrahim Yıldırım - Kitap Özet

    Kitap Özet

    Mehmet- Ölüm Peki, ölümün kesinliği karşısında yaşam anlamsızlaşmıyor mu sizce de?
    Profesör- Her sonlu şey karşıtıyla sınırlıdır. Kuru yaşla, soğuk sıcakla, yaşam da ölümle sınırlıdır. Sen ölümün, yaşamı anlamsızlaştırdığını düşünüyorsun. Oysa ölüm olmasaydı, yaşam, gerçek anlamda yaşam olur muydu?
    Mehmet- (Profesörün sorusunu sanki duymamıştır. Kendisiyle konuşur gibidir.) Yaşam ölümle sınırlı ve her yaşam er ya da geç bu sona varıyor. (Profesöre döner.) O zaman yaşamın amacı ölüm müdür?
    Profesör- "Her son, amaç değildir," der Nietzsche. Bundan bizim anlayacağımız ise şudur: Yaşamın da sonu, gerçekte amacı değildir onun. Ama zorunlu olarak her yaşam kendi ölümüne ulaşır.
    Mehmet- Peki öyleyse amaç nedir? Yaşamanın hiçbir amacı yoksa hayata nasıl anlam katılabilir?
    Profesör- Amacını sen kendin koyacaksın.
    Mehmet- Tıpkı anlamı kendimin koyduğu gibi, öyle mi?
    Profesör- Evet, onun gibi

    Kitap Kapak

    noimage

    Üç Kişilik Ölüm Kararı
    İbrahim Yıldırım
    · Cinius Yayınları
    · Basım Tarihi : 09 - 2009
    · ISBN :
    · Sayfa Sayısı : 112
#01.09.2009 19:51 0 0 0
  • Kronik Glomerülonefrit -Kronik Glomerülonefrit Nedir - Kronik Glomerülonefrit Hastalığı

    Kronik glomerulonefrit bazen akut ya da subakut (uzun süren) bir nefriti izler. Bazen de hasta daha önce bir böbrek hastalığı geçirdiğinin farkında değildir. Glomerüllerde yavaş ama artan harabiyet nedeniyle kronik böbrek yetmezliği ve üremi gelişir.

    Böbrek Hastalıkları Belirtileri ve Bulgular

    Kanda üre ve kreatinin düzeyi yükselir. Hipertansiyon görülür. İdrarda albümin vardır. İdrar yoğunluğu 1010 civarındadır (izotenüri) Gece idrara çıkma (noktüri) Baş ağrısı, ödem görülebilir.

    Kronik Glomerülonefrit Tedavisi ve Bakım

    Tedavi semptomlara yöneliktir. Proteinden kısıtlı diyet verilir.
    Kalp yetmezliği, ödem ve hipertansiyon yoksa, tuz genellikle kısıtlanmaz.
    Üre yüksek olduğunda dialize alınır.
    Hastada hematüri, ödem ve hipertansiyon bulgularında artma olunca, hasta yatak istirahatine alınır ve akut glomerulonefritte olduğu gibi tedavi ve bakım uygulanır.
#01.09.2009 19:49 0 0 0
  • İlişkinizi Kurtarma Rehberi - Yeşim Varol Şen - Kitap Özet

    Kitap Özet

    Sorunlarınızın "neden"leriyle uğraşmak yerine, "nasıl" çözeceğinize odaklanıp ilişkinizi düzeltmek ister misiniz?

    Bu kitapta sadece sevdiğinizle, eşinizle değil; iletişim problemi yaşadığınız tüm insanlarla kullanmanız gereken dili keşfedeceksiniz. Yaşadığınız problemi çözmek için atmanız gereken adımları, soruna değil çözüme odaklanmayı öğreneceksiniz. Çözüme odaklandığınızda ve hedefiniz salt şikayet etmek yerine sorunu çözmek olduğunda, üstesinden gelinemeyecek problem olmadığını, ilişkinize "katlanmak" yerine keyif almanın da mümkün olduğunu göreceksiniz.

    Kitap Kapak

    noimage

    İlişkinizi Kurtarma Rehberi
    Yeşim Varol Şen
    · Cinius Yayınları
    · Basım Tarihi : 09 - 2009
    · ISBN :
    · Sayfa Sayısı : 123
#01.09.2009 19:17 0 0 0
  • Akut Böbrek Yetmezliği -Akut Böbrek Yetmezliği Nedir

    Böbrek yetmezliği, böbreklerin metabolik atıkları atma, sıvı ve elektrolit dengesini yitirmesi olayıdır. Normalde glomerullerden bir dakikada 120 mi. kan süzülür (Glomerul Filtrasyon Hızı=GFH). Bu miktar dakika 50 mi. altına düşünceye kadar böbrek metabolik atık ları atabilir. Bu durumda günlük idrar miktarı ortalama 400 mi. dir. Ancak GFH dakikada 50 mi. altına inince böbrek yetmezliği gelişir. Böbrek yetmezliği akut ve kronik olarak iki gruba ayrılır. Akut böb rek yetmezliği aniden gelişir, kısa sürer ve genellikle uygun tedavi ile düzelir. Fakat bazen, tedaviye karşın hastalık düzelmez ve üre mi tablosu oluşur.

    Akut Böbrek Hastalığı Yetmezliği

    Akut böbrek yetmezliği, böbrek fonksiyonlarının hızla bozulması so nucu, azotemi ve oligürinin (24 saatte 400 ml.nin altında idrar) eşlik ettiği bir durum olarak tanımlanır.
    Akut böbrek yetmezliğinin nedenleri prerenal, intrarenal ve postre-nal olarak gruplanabilir.
    Preneral Yetmezlik: Glomerul perfüzyonu azaltan; kalp yetmezliği nedeniyle hipovolemi, kanama ya da yanıklar gibi böbrek dışı nedenler, preeklemsi, septik düşük ve plasentanın erken ayrılması gibi jinekolojik nedenler sayılabilir.

    İntrarenal Yetmezlik: Glomerulonefrit, piyelonefrit gibi primer böbrek hastalıkları, diyabet ve sistemik lupus eritematozus gibi siste-mik hastalıklar, nefrotoksik maddelerin absorpsiyonu ya da trans-füzyon reaksiyonu sonucu akut tubular nekroz vb. böbreğe ait bozukluklar neden olmaktadır.
    Postrenal Yetmezlik: Taş, tümör, prostat hipertrofisi gibi nedenlerle tubuluslardan meatusa kadar sistemin, herhangi bir yerinde tıkanma sonucu, idrar akımının engellenmesiyle gelişir.

    Böbrek Yetmezliği Belirtileri ve Bulgular

    Akut böbrek yetmezliğinin klinik seyrinde oligürik ve diürez evresi görülür. Hastalığın belirti ve bulguları içinde bulunduğu evreye göre farklılık gösterir.
    Oligüri Evresi: 1-2 hafta ya da haftalar sürebilir. Bu evrede en önemli belirti, idrar miktarının azalmasıdır. İdrar miktarı 400 ml'nin altındadır. Bazen 100 ml'nin altına iner ya da hasta hiç idrar yapamaz (Anüri).

    Kanda potasyum sülfat, kreatinin, fosfor, kanda üre yükselir. Tubuluslarda reabsorbsiyon olmadığından sodyum, klor, kalsiyum ve karbondioksit azalır.
    Sıvı retansiyonu nedeniyle sakral, periorbital ya da periferal ödem, İdrarda proteinüri, hematüri, Bulantı-kusma ve halsizlik Hipertansiyon
    Konjestif kalp yetmezliği belirtileri (boyun venlerinin genişlemesi ve akciğerlerde railer), Anemi nedeniyle solgunluk
    Asidoz, ciltte üre tuzları, kaşıntı, görme bozukluğu, baş ağrısı, bulantı-kusma gibi, solunumun idrar kokması gibi üremi belirtileri görülür.
    Diürez Evresi: Böbrek nefronlarındaki bozukluk düzeldiğinden id rar miktarı artar. Günlük idrar miktarı günde 1-2 İt. ya da 3-4 İt.'ye kadar artar, kanda yükselen metabolik atıklar ve elektrolitler norma le döner. Hastalığın iyileşmesi 3-12 ay gibi uzun bir süre gerektirir.

    Akut Böbrek Yetmezliği Tedavi ve Hemşirelik Bakımı

    Akut böbrek yetmezliği için tedavi, içinde bulunduğu evreye göre planlanır.
    Tedavide Amaç;
    Yetmezlik nedenini ortadan kaldırmak, Sıvı-elektrolit dengesini düzenlemek, Metabolik komplikasyonları ve enfeksiyonları önlemek, Böbrek fonksiyonları düzelinceye kadar hastayı hayatta tutmaktır.
    Aldığı çıkardığı sıvı dikkatle hesaplanır, çıkardığı idrardan fazla kesinlikle verilmez (volüm artışı nedeniyle akciğer ödemi gelişebilir).
    Hastaya verilecek sıvı miktarı; bir gün önce çıkardığı idrar miktarı + fizyolojik kayıp (500 mlt) = günlük verilecek sıvı miktarı. .İdrar miktarı arttıkça verilen sıvı miktarı da artırılır. . Proteinden kısıtlı ya da proteinsiz, tuz ve potasyumdan kısıtlı ve hastanın enerji gereksinimini sağlaması için bol karbonhidratlı be sinler (şekerleme, şekerli sıvı, bal gibi) verilir.
    Hastaya potasyum içeren, patates, muz, portakal, kayısı, çikolata, mantar, fıstık, kabak, ıspanak, domates, havuç, kuru fasulya, üzüm
    verilmez.
    Kilo kontrolü yapılır. Kilo artışı fazla sıvı verildiğini gösterir.
    Ağızdan beslenemeyen hastalarda (özellikle bulantı ve kusması
    olanlarda) intravenöz yolla gerekli kalori, konsantre glikoz eriyikleri
    verilerek sağlanır.
    Elektrolit ve asit-baz dengesizliğini düzeltmek için;
    Geçici olarak hiperkalemi tedavisi için intravenöz glikoz ve insülin ya da kalsiyum glikonat,
    Serum potasyum düzeyini düşürmek ve asidozu düzeltmek için, intravenöz sodyum bikarbonat,
    Dikkat; Kan zayıflığı hiperkaleminin tehlikeli boyutlara ulaş tığının göstergesi olabilir, derhal hekime bilgi verilmelidir.

    Akut böbrek yetmezliğinin oligüri evresinde sık görülen ve ölümcül olabilen komplikasyon hiperkalemidir.

    Yükselen fosfatı bağlamak için alüminyum hidroksit antiasit verilir. Hipokalsemi nedeniyle tetani geliştiğinde intravenöz kalsiyum glikonat verilir.
    Gerektiğinde antibiyotik verilir. Antihipertansif ilaçlar düzenli verilir.
    Yüksek üre nedeniyle hasta enfeksiyonlara yatkın olduğundan gerekli önlemler alınır, el yıkamaya özen gösterilir.
    Not: Sepsis, akut böbrek yetmezliğinde başlıca ölüm nedenidir.
    Varsa, kalıcı idrar kateterinin sık sık bakımı yapılır.
    Diürez başlamazsa, kanda üre ve potasyum miktarı çok artmışsa
    ve hastada asidoz bulguları varsa, hasta diyalize alınır.
#01.09.2009 19:16 0 0 0
  • Ateşi Yakalamak - Suzanne Collins - Kitap Özet

    Kitap Özet

    CAPITOL MUTSUZ, HUZURSUZLUK ARTIYOR, ATEŞLE DANS EDEN KIZ BİR KIVILCIM YAKTI,
    YERİN ALTINDAN YÜKSELEN İSYAN ŞİMDİ PATLAMA NOKTASINDA!

    KIVILCIMLAR PARLIYOR, ALEVLER YAYILIYOR VE CAPITOL İNTİKAM İSTİYOR

    SUZANNE COLLINS'IN ÇOK SATAN AÇLIK OYUNLARI'NIN İKİNCİ KİTABI
    ATEŞİ YAKALAMAK 5 EYLÜL'DE ÇIKIYOR

    'Açlık Oyunları Serisi, insanı meraktan çatlatan, gerilim dolu, müthiş akıcı ve inanılmaz sarsıcı Elimden bir türlü bırakamadım. Bağımlısı oldum!'
    -Stephen King

    Sabırsızlıkla çıkmasını beklediğim fenomen kitap Açlık Oyunları'nın devamı olan Ateşi Yakalamak kitabını erkenden okuma fırsatı buldum.. Benim yüksek beklentilerimi haklı çıkartmakla kalmamakla birlikte bunun çok üstüne çıktı. Bu kitap Açlık Oyunları kadar heyecanlı fakat daha bir yürek burkucu çünkü zaten karakterleri tanıyorsunuz, zaten onlarla birlikte zorluklara göğüs germiştiniz. Suzanne hikayenin gerçekleştiği yerleri ummadığım yerlere taşımış ve o bu çok zor yerleri seçmekten hiç çekinmemiş. Olağanüstü. Bu kitabı okurken uykunuzu erteleyeceksiniz. Çıktığı andan itibaren listeleri altüst edecek. Tavsiyem o sabah için hazırlanın ve takviminizi ona göre ayarlayın.
    -Stephenie Meyer

    'Zekice kurgulanmış ve çok akıcı bir kitap Büyüleyici.'
    -John Green

    'Bilimkurgu, heyecan, gerilim ve aşkın muhteşem bir karışımı.'
    -USA Today

    'Nefes Kesiyor'
    Publisher Weekly

    'Aksiyon, Entrika, Aşk. Kesinlikle mükemmel.'
    Kirkus Reviews

    Kitap Kapak

    noimage

    Ateşi Yakalamak
    Suzanne Collins
    · Pegasus Yayıncılık
    · Basım Tarihi : 09 - 2009
    · ISBN : 6054263127
    · Sayfa Sayısı : 400
    · Çevirmen : Sevinç Tezcan Yanar
#01.09.2009 19:12 0 0 0
#01.09.2009 19:05 0 0 0