Umut, bulut olmuş ağlar karanlık gökyüzünde,
Yaşlı feryadıyla belirir karamsarlıktan buğulu penceremde.
Görmeyecek mi ah'lı gözler, öldüren aşkın' sözlerinde;
Güneş küstü sanki, uğramaz oldu bahar,
Sessiz haykırışların saltanat sürdüğü elemli yüreğimde...
Bir yaprak daha sararıp meçhule erişmekte bedenimde,
Yeşile can veren kutsal büyü, dudaklarındaki iki sözünde.
Bilmesen de filizlenir bir ümit, esaretin altında gönlümde;
Korksa da gözlerim gözlerinden, dinmez sevda yeli,
Kemanları müziğe küstüren kaşların' andığım dizelerimde...
Çakmamıştır emsali şimşek zamanı evvel yeryüzünde,
Sadece, saf aşkı açan gönüller dayanır zulüm gecende.
Duyurur mu bilmem başıboş rüzgârlar sesimi nezdinde;
Durgun sular kızgın, aşk seli can almakta,
Hayata küsmüş ruhum ağlamakta içimin ta derinlerinde...
Korku bir hayat biçimi; gözyaşlarım çukur gamzende,
Bilmekte imkânsızdır kavuşmak seninle bu bedende.
Sözler tükeniyor dillerde, bir kalem daha kırılıyor cehennemde;
Bilsem de ateşi, beklerken beni; son sözüm şudur edalım:
"Hayatım üç harften ibaret", yaşadım ben seni her hücremde...
Cem Özkan - Dön Bana - Cem Özkan Dön Bana - Cem Özkan 2009 - Dön Bana Dinle - Cem Özkan Dön Bana Dinle - Es-Es Dön Bana - Es-Es Cem Özkan Dön Bana - Es-Es 2009 - Cem Özkan Dön Bana Dizi Müziği
Odalarla, mutfakla ve evin her köşesinde, beni büyüten insanların terlerini akıtarak sahibi oldukları orta sınıf hatta yoksul sayılabilecek eşyalar ile bir bir vedalaştım.
Yüreğimde taşıdığım siyah bir neşesizlikle, canım annemin beni büyüttüğü, kır çiçekleri gibi kokan tertemiz yatağıma uzandım. Elimde boyaları silinmiş eski resimlerle.
Bereket versin geceler uzundu. Eskimiş anılarımı çağırdım. Sabaha kadar yeniden yaşamak istedim geçmişi.
Kahkahalarımızın ardından, çatımızda yuva yapan güvercinlerin neşeli seslerini duyardık. Küçük bahçemize kar gibi dökülen yeni açılmış badem çiçeklerinin arasında kuş gibi çırpınırdım. Patiska perdeli küçük odamızın, pencere kenarında ki tahta sedirde, dirseklerim dizlerimde, çenem ellerimin içinde ay ışığında sırıl sıklam olmuş Beyşehir Gölünü izlerdim.
Ne arsız gönlüm vardı küçükken. Penceremize tırmanan sarmaşıkların üzerinde kısmetlerini arayan karıncaları yakalar, küçük bahçemize taşırdım. Akşamları Babama; son derece zekice bir şey söyleyecekmişim hissi uyandırabilmek için gözlerimden birini kısarak, kaç tane karınca taşıdığımı rapor ederdim.
Bahçemizin kenarında ki çitlere elimde ki değnekle vurup, komşumuzun bahçesinde ki sık yapraklı dut ağacındaki kuşları kaldırırdım.
Kış günleri Babamla kardan adam yaparken, komşuların çocukları suratlarını camlara yapıştırır bizi izlerlerdi.
Uzun kış gecelerinde, gaz lambasının ışığında, Annemin anlattığı masalları korkarak ama merakla bitmesini istemeden dinlerdim. Annemin dizlerinde yatarak.
Sobamızın içindeki alevlerin tavanda yaptığı yansıma hep güven vermişti minik yüreğime.
Mutlaka onun içindir; yaptığım resimlerde ki evlerin bacasının daima tütmesi.
Yağmuru çok severdim. Küçük, tek katlı evimizin kiremitlerine düşen yağmur taneleri, mahzun bir ninni idi.
Bahçemizde ki küçük tandır evinin, toprak damında sarı şekerler gibi açan papatyalar, zaman hissini kaybettirir, hepsini tek tek öpebilmek için arı olmak isterdim.
En sevdiğim oyun; gökyüzünde ki şekilsiz bulutları oyuncaklara benzetmemdi. Şimdi uzak çok uzakta ki yıldızlara bakar gibiyim o yıllara. Mahzun ve ıssızlık çöken o yıllara.
İçime vahşi bir ümitsizlik çöktü. Odaya soluk bir mehtap aydınlığı doldu. Kalbimde ki çocukluğum Annem ve Babamla kucak kucağa öldü sanki. Elimde ki boyaları silinmiş eski resimleri, göğsümde sıktım, hıçkıra hıçkıra ağladım.
Küçük bahçemize çıktım son kez. Başıma yeni açılmış bir badem çiçeği düştü. İçinde Annemi ve Babamı gördüm.
''Yaşamak için güler yüz ve cesaret sermayen olsun. Dünyada bir parça iyilik edebilmekten daha güzel bir şey yok oğlum.'' Diye seslendiler.
Evimizden ayrıldım.
Gözlerimde Annemin bakışlarının hatırası, dudaklarımda babamın yaşlarının acı lezzeti.
Dünyada en olmayacak bir şey için, arkamda bıraktığım çocukluk dünyama bir kez daha dönebilmek için Allaha yalvararak yürüdüm, ellerim gökyüzünde, başım yerde.
-Dikkat! Karıncaya basacaksın. La oğlum, oğlum... Karıncayı ezdin. Dikkat et dedim o kadar.
-Görmedim abi.
-Görmediğini görüyorum. Ondan bağırıyorum ya.
İç badanası dökülmüş, iki oda bir salon dairenin salonunda sohbet eden iki arkadaş yavaş yavaş uyku durumuna geçmektedirler. İki bekâr erkeğin evinin fiziksel durumunu tamamıyla karşılayan bu ev olması gerektiği gibi eski kanepeler, dağınık elbiseler, savsak eşyalar, sefilleri oynayan bir dolap ve ayrıntılarından ibarettir.
-Birader hazırsın değil mi? Gece iş var.
-Hazırım ağabey bana güven.
-Tamam, şimdi yatalım. Ben telefonu kurdum.
***
"Ağlarsan kıyamam kıyamam ki küçüğüm gözlerine bakıp ta sana yalan diyemem söylesene diyorsun söylemek zor küçüğüm Başkası var gönlümde sana yalan diyemem .."
-Abi kalk, kalk! Alarm çalıyor.
Zorla gözünü açmaya çalışan adam, iki elinin parmaklarını tersten kelepçeleyip, yukarı kaldırır ve esner. Tam "hadi, giyinip, çıkalım" diyecekken son anda vazgeçip arkadaşına doğru yaklaşır.
-Senin dudağına nolmuş böyle?
-Önemli değil abi. Uçuk çıkmış.
-Dur bir bakayım. Böcü sokmuş olmasın?
-Yok değil abi. Rüyamda utandım da.
-De get banyo yap rezil, sonra çıkarız. Kamyon devirmiş. Cık cık cık...
***
-Tamam, burası iyi, buraya girelim.
-Neden abi?
-İçime doğdu tosbağam.
-Hımm.
-Lan nedeni mi var şansımızı deneyeceğiz işte.
-Sessizce balkona tırmandılar. Pencerenin koluna yakın bir yeri kesip pencereyi açtılar. Sessize içeri girdiler.
(Evin içindeki konuşmalar fısıldayarak gerçekleşir.)
-Tam da salona açılan pencereymiş.
-Keşke yatak odasına açılsaydı abi.
-Sus patlatacağım ağzına iki tane, göreceksin o zaman yatak odasını!
Elirinde pilleri zayıf el fenerleri ile içeriyi tanımaktadırlar.
-Sağlam bir eşya bulup çıkıyoruz. Ev sahibi mağdur olmasın. Adamın taksitleri vardır, çocuğu falan hastadır belki.
-Ne kadar yufka yüreklisin abi.
-Napalım.
-Abi mesela şu televizyonu kucaklayayım mı?
-Yok, bu 37 ekran, 55 ten aşağısını alırsak zarar ederiz.
Çekmeceleri karıştırırlar, bir süre odayı dolanırlar.
-Lan nere gidiyorsun dön geri!
-Abi acıktım, buzdolabına bakacağım bir şey var mı diye.
-Off. Allah'ım... Gel şurada halı yıkama var, alıp çıkıyoruz.
***
Nisan rüzgârının kendini kanıtlamak için ifil ifil estiği bir kuşluk vaktinde, küçük eleman kapıyı hızla açıp, koşarak içeri girer. Çayını yudumlayıp, televizyon seyreden arkadaşına bardaktan boşalırcasına sarılır.
-Abi abi bak, yırttık abi, inanmayacaksın abi...
-Noldu lan koffik?
-Abi sayısal vurdu. Bak : "x, y, x+y, 2x, 3y, 2xy" .Gazeteye bak aynısı. 150 milyar abi.
Çocuksu bir şans beklentisi, ihtiyarca gerçekleşmiş bu iki basit insanın yaşadığı sevinç tablosu görülmeye değerdir. Nasıl sevineceklerini bile bilmeden şaşkın şaşkın birbirine girerler.
***
Evi soyulan ailede gecekondu bir tedirginlik vardır.
-Ya nasıl bir topluma gidiyoruz biz. Huzur diye bir şey kalmamış memlekette.
-Dua edelim bey, ya çocuklarımıza bir şey olsaydı.
-Bunlarda ne ilginç hırsızlardır, sadece halı yıkamayı götürmüşler. Çıkarken de kestikleri pencere parçasını yerinde sıkıştırmışlar, perdeyi de güzelce çekmişler.
***
(Bir ay sonra)
-Hayırdır inşallah kim geldi bu saatte.
-Merhaba
-Buyurun kime bakmıştınız?
-İçeri girebilir miyiz?
-Pardon tanışıyor muyuz? Bey baksan ya bir...
-Efendim size söyleyeceklerimiz var.
-Tamam buyurun.
Güzel giyimli iki adamı merak eden baba, misafirleri buyur eder.
-Hayret sanki burayı biliyormuşçasına buldunuz salonu. Buyurun şöyle oturun. Bir şey içer misiniz?
-Yok, sağ olun.
-Yarışmacı mısınız?
-Yok, efendim başka.
-Evet, tanıyalım sizi.
-Şey... Nasıl desem bilmem ki, sizin eve bir ay önce bir hırsız girmişti.
-Evet...
-Biz o hırsızlarız.
Adam sinirle kalkar, uçaradım küçük olanın üstüne atlar."Namussuz, ırz düşmanları ne cesaretle gelirsiniz buraya"
-Sakin olun efendim, başka sebeple geldik.
Adamı zorla yatıştırırlar.
-Efendim sizden aldığımız...
-Çaldığınız...
-İşte, çaldığımız halı yıkama makinesini 300 liraya satmıştık. Şimdi parayı geri iade etmeye geldik. Buyurun 500 lira.
-Bu sefer nereyi soydunuz?
Küçük olan sazan gibi atladı:
-Soyma değil, sayısal tuttu.
Ev sahibinin yüzü yavaşça gülümser.
-Deme ya.
-Buyurun paranızı biz gidelim.
"Hanım kahve yap misafirlere." der ve gülümseyerek hırsızlara döner: "Bir saniye madem bizim paraya vurdu yarı yarıya paylaşırız."
-Efendim paranızı getirdik biz gidelim.
-Ya yarıya yarıya paylaşırız ya da şikâyetçi olurum.
Ev sahibi karşı tarafa dava açar.
Dava hala sonuçlanmadı. Paranın kime kalacağı meçhul...
Şunu Belirteyim Şarkıya Ve Şiire Çalışma Yapmayı Düşünüyordum Bende Müziği Şiire Uyguladım Fon Müziği Gibi Düşünün Resimlere Şiirden Yazmak Yerine Şarkıdan Yazmayı Tercih Ettim..
2009 Formula 1 Sezonu - Belçika Grand Prix - 2009 - Formula 1 Sezonu - Belçika Grand Prix - 2009 Formula 1 Belçika Grand Prix - 2009 Formula 1 - Belçika Yarışı
Belçika GP - Teknik Değerlendirme
Bu hafta sonu yapılacak Belçika Grand Prix'si efsanevi SPA-Franchorchamps pistinde gerçekleştirilecek. Tüm Formula1 severler için SPA her zaman iple çekilen bir yarış olmuştur. Hızlı düzlükleri ve Formula1 tarihine ismini yazdırmış virajları ile SPA oldukça zorlu bir pist. Şimdi pistin teknik yapısını inceleyelim.
Araç Dinamikleri
Ortalama dönüş açısı, pistteki virajların ortalama açısını ifade eder. Spa-Francorchamp'ın ortalama dönüş açısı 760'dır. Bu, şampiyonadaki en düşük rakamdır. Düzlüğün sonundaki hız geçtiğimiz yıl 319 km/s olmuştu.
Pist, 2009 takvimindeki en yüksek hızlı ikinci yer. Bunun için downforce-hava direnci oranını optimize etmek için kanat seviyesi önemli. Bu arada Spa, takvimdeki pistler arasında ikinci en yüksek ortalama hıza sahip pist.
Pit alanı ve yakıt stratejisi
Pit alanı uzunluğu ve profili optimum yakıt stratejinin belirlenmesinde etkili olmaktadır. Burada pit alanındaki kayıp ortalama 19.8 saniyedir. Bu da şampiyonada 6. en yüksek zamandır. 5 kilometrelik pist mesafesinde bir turu tamamlayabilmek için ortalama 2.25 kg yakıt harcarsanız. Yakıt sarfiyatı açısından 2. en tasarruflu ikinci pisttir. Bu konudaki ortalama ise 5 km başına 2.42 kg.dir.
Güvenlik Aracı
Yarış stratejisinin belirlenmesinde bir diğer önemli nokta güvenlik aracının piste girme ihtimali. Hava durumu, pist dışı alanlar ve pistin tasarımı ile birinci virajın giriş ve çıkış özellikleri güvenlik aracı ihtimalini etkileyen faktörler arasında yer almakta.
Spa'daki son yedi yarışta dört kez güvenlik aracı piste girdi. Bu da yarış sırasında güvenlik aracı periyodu olma ihtimalinin yüzde 57 olduğunu gösteriyor.
Isı, basınç ve nem
Mesela, pilotlar İnterlagos'ta yarışırken hep yol tutuşunun azlığından ve motor performansındaki düşüşten şikayet ederler. Deniz seviyesinden 750 metre yükseğe çıkmak, hava basıncının azalması, nem gibi faktörler motorun gücünü, aerodinamik performansını ve soğutma sistemlerini etkiliyor. Hatta bazen performans kaybı çift haneli rakamları buluyor.
Hava yoğunluğu da çevre ısısını etkiliyor. Spa'nın deniz seviyesinden yüksekliği 410 metre. Takvimde 968 mbar ile, en düşük ortalama basınca sahip pist. Sonuç olarak pistin çevresel özellikleri, motorun gücünde önemli bir azalmayla sonuçlanacak.
Belçika GP için sadece 46 bin bilet satıldı
Pazar günü Spa-Francorchamps'ta gerçekleşecek Belçika GP için sadece 46 bin biletin satılabildiği açıklandı.
Pist direktörü Andre Maes, 2009 hedeflerinin 70 bin bilet olduğunu ancak 46 bin rakamının beklentilerin çok altında olduğunu söyledi. "Şu an itibariyle hedef rakama ulaşmamız imkansız gibi görünüyor" diyen Maes, Önümüzdeki birkaç gün boyunca nelerin değişeceğini bilemeyiz fakat gidişat iyi değil" şeklinde konuştu.
Geçen yılki yarışa 52 bin seyirci iştirak etmiş, 2007'de ise 66 bin bilet satılmıştı. Bu açıdan bakıldığında, seyirci sayısında her yıl kayıp yaşandığı görülüyor.
Bununla birlikte, efsane pilot Michael Schumacher'in yarışalara geri döneceğini açıklamasını takip eden birkaç saat içinde 3 bin bilet satıldığı, pilotun bu fikrinden vazgeçmesi üzerine ise müşterilerden yalnızca 50 tanesinin parasını geri istediği bildirildi.
Belçika Grand Prix Cuma 1. Antrenman Turları - Trulli yağmur altında lider
Belçika Grand Prix hafta sonu bugün yapılan Cuma 1. antrenman turları ile start aldı. Alışılagelmiş şekilde SPA pisti güne yağmurla başladı. 1. seansın başlarında etkisini gösteren yağmur 1 saat boyunca aralıklarla devam etti. Jarno Trulli kuru zeminde attığı 1:49.675'lik derecesi ile ilk bölümün en hızlı ismi oldu.
İlk yarım saatlik bölümde pilotlar hazırlık turlarını tamamlayarak garajlarında beklemeye çekildiler. Bu süre zarfında gri bulutlar SPA pistinin üzerinde dolanıyorudu. Bitime 1 saat kala ilk damlalar pist üzerine düşmeye başladı.
Pilotlar bu gelişme ile birlikte zaman turları için piste çıktılar. 10 dakikalık bölümde hafif nemli pistte gelen zamanturlarının ardından artan yağmur derecelerin gelişmesini engelledi.
Trulli'yi Jenson Button +0.608 saniye farkla takip ederken Fernando Alonso da 3. en hızlı zamanın sahibi oldu. Toro Rosso'dan Sebastien Buemi ıslak zeminde spin atarak bariyerlere çarpmasına rağmen 4. zamanı yapmayı başardı. Buemi'nin aracının ön kanadı hasar gördü.
Seans boyunca bir çok pilot pist dışını ziyaret etmekten kurtulamadı. Lewis Hamilton ve Sebastian Vettel ilk bölümde zaman turu yapmayan 2 pilot oldular.
16. Sutil Force India-Mercedes (B) 2:05.839 + 16.164 10
17. Webber Red Bull-Renault (B) 2:06.181 + 16.506 6
18. Glock Toyota (B) 2:06.331 + 16.656 15
19. Vettel Red Bull-Renault (B) 1
20. Hamilton McLaren-Mercedes (B) 4
İlk seanstan notlar...
Hafta sonu açık bir havanın beklendiği Spa-Francorchamps'da, serbest antrenmanların başlamasıyla yağmur geldi. Sabah saatlerinde sürüşlere uygun bir havanın hakim olmasının ardından Jaime Alguersuari, ıslak lastiklerle önemli bir avantaj elde etti. Böylece yağmur altında ilk F1 sürüş tecrübesini uygun bir ortamda yakalamış oldu.
Toyota pilotu Jarno Trulli ise BBC'ye yaptığı açıklamada, "Spa dünyanın en iyi pisti ancak en kötü havasına sahip. Burada neler olacağını asla bilemiyorsunuz" dedi.
Diğer ilgi çekici nokta ise Ferrari'de oldu. İtalyan ekibin medya şefi Luca Colojanni, Jules Bianchi'yi takım yetkililerine tanıtan Nicolas Todt'u herkesin önünde azarlaması oldu.
İsmi Luca Badoer'in aracıyla birlikte geçen 20 yaşındaki Bianchi, şu an Todt'un F3 takımı ART'de mücadele ediyor.
Belçika Grand Prix Cuma 2. Antrenman Turları - Hamilton kuru zeminde lider
Belçika Grand Prix'si Cuma 2. antrenman turlarında McLaren Mercedes'ten lewis Hamilton e hızlı turu atan isim oldu. Hamilton seansın bitimine doğru attığı 1:47.201'lik derecesi ile günü zirvede tamamladı.
Sabah geçilen ilk bölümün aksine öğleden sonra SPA-Franchorchamps pistinin üstünde güneş kendisini gösterdi. 18 derece sıcaklık altında geçilen 2. seansta pist tamamen kurumuştu.
Pilotlar ilk bölümde atamadıkları turları ikinci bölümde erkenden piste çıkarak telafi etmek istediler. Ortalama olarak ikinci bölümde 35 tur atıldı.
Timo Glock seansın uzun bir bölümünde lider olmasına karşın Hamilton'ın son anda gelen turu nedeniyle ikinci sıraya düştü. Glock Hamilton'ın arkasında +0.016 saniye farkla günü ikinci sırada tamamladı.
Seansın bitimine saniyeler kala arka düzlük sonundaki virajda pist dışına çıkan Kimi Raikkonen 1:47.285'lik derecesi ile üçüncü olurken aracını kenara çekmek zorunda kaldı.
Son yarışın galibi Rubens Barrichello Sebastien Buemi'den sonra pistteki en fazla tur (37) atan isim olmasına rağmen ancak 18. sırada kendine yer bulabildi. Brezilyalı pilotun takım arkadaşı Jenson Button ise ondan çok daha iyi bir derece yapamadı. Button takım arkadaşının önünde ancak 17. sırayı alabildi.
Luca Badoer için Formula1 kariyerinde kötü bir Cuma günü daha geride kaldı. İtalyan pilot son sırada yer alırken liderin 2.010 saniye gerisinde kaldı. Hemen önündeki Nico Rosberg'den ise yaklaşık 1 saniye daha kötü bir zaman yaptı. Formul1'de henüz 3. yarışına çıkacak olan Toro Rosso pilotu Jamie Alguersuari ise 1:47.579'luk derecesi ile 9. sırayı aldı. Alguersuari ile Badoer arasında 1.7 saniye fark oluştu.
Günün sürprizini Renault'un genç çaylağı Romain Grosjean yaptı. Grosjean Alonso'yu da geçerek Cuma gününü 5. sırada tamamlamayı başardı. Alonso ancak 14. zamanı yapabildi.
1. Hamilton McLaren-Mercedes (B) 1:47.201 29
2. Glock Toyota (B) 1:47.217 + 0.016 29
3. Raikkonen Ferrari (B) 1:47.285 + 0.084 26
4. Webber Red Bull-Renault (B) 1:47.329 + 0.128 31
5. Grosjean Renault (B) 1:47.333 + 0.132 34
6. Fisichella Force India-Mercedes (B) 1:47.506 + 0.305 27
Belçika Grand Prix Cumartesi antrenmanları - Heidfeld BMW'yi kurtarmaya çalışıyor
Nick Heidfeld Belçika Grand Prix'si Cumartesi antrenman turlarında en hızlı zamanı yaparak etkileyici bir performans sergiledi. 1:45.388'lik derecesi en hızlı zamanı yapan Heidfeld'i +0.074 saniye fark ile Toyota'dan Jarno Trulli takip etti.
Bugün SPA pistinde yağmur yok ancak gri bulutlar pist üzerinde seans boyunca dolaşmaya devam etti. Güneşin aralıklarla kendisini gösterdiği sabah antrenmanlarında hava sıcaklığı oldukça düşüktü. 13 dereceye kadar inen sıcaklığın yanısıra pist sıcaklığı da 23 derece civarlarında seyretti.
Günün sürprizi Adrian Sutil'den geldi. Sutil +0.289 saniye fark ile 3. sırada kendine yer bulurken Force India'nın yükselen grafiğini devam ettirdi. Sutil'i Renault'un çaylağı Grosjean takip ederken genç pilot henüz Formula1 aracı kokpitinde gösterdiği performans ile göz doldurmaya başladı.
Toyota'nın diğer pilotu Timo Glock 5. zamanı yaparken Robert Kubica gelişen BMW'si ile birlikte 6. sırayı aldı.
1. Heidfeld BMW Sauber (B) 1:45.388 17
2. Trulli Toyota (B) 1:45.462 + 0.074 18
3. Sutil Force India-Mercedes (B) 1:45.677 + 0.289 20
Force Inaida takımı tarihindeki ilk pole pozisyonunu Giancarlo Fisichella ile SPA-Franchorchamps pistinde kazandı. Fisichella çok rahat şekilde elde ettiği 1:46.308'lik derecesi ile pole pozisyonunu kazanırken Toyota'dan Jarno Trulli de ikinci sırayı elde etti.
İyi bir haftasonu geçiren BMW Sauber takımından Nick Heidfeld sıralama turlarında 3. sırayı alırken hemen arkasında Brawn GP'den Rubens Barrichello bulunuyor.
Gridde 3. çizgiyi Robert Kubica ve Kimi Raikkonen alırken Timo Glock 7. sırayı elde etti. Red Bull takımından Sebastian Vettel ancak 8. sırada kendisine yer bulabildi. Vettel'i takım arkadaşı Mark Webber takip ederken podyum umutları bulunan Nico Rosberg 10. sırada kaldı.
Belçika Grand Prix'si sıralama turlarının ikinci eleme bölümü belki de son bölümden daha heyecanlı geçti. İkinci bölümde Şampiyona lideri Button ve bu yarışta favori olarak gösterilen son yarışların formda ismi Hamilton elenmekten kurtulamadılar.
Bunun yanında Heikki Kovalainen de bu bölümde elenerek McLaren Mercedes takımının son 10 dışında kalmasını sağladı. Fernando Alonso da kendisinden bekleneni veremeyerek ancak 13. sırada yarışa başlama hakkını elde edebildi.
1. Fisichella Force India-Mercedes (B) 1:45.102 1:44.667 1:46.308
Sıralama öncesi notları:
Sabah geçilen son antrenman turlarında ön sıraları sürpriz pilotlar almıştı. Heidfeld en iyi zamanı yaparken Trulli ikinci Sutil ise 3. zamanın sahibi olmuşlardı. Günün ilgi çeken olayı Webber'in yaşadığı motor sorunu nedeniyle son antrenmanlarda zaman turu atamaması oldu.
Sıralama turları boyunca SPA pistinde yağmur beklenmiyor. Hava sıcaklığı 17 derece civarında.
Pole Pozisyonu
Pole pozisyonu için yarışacak pilotlar;
Raikkonen
Kubica
Heidfeld
Trulli
Glock
Webber
Vettel
Rosberg
Fisichella
Barrichello
Pole pozisyonu sahibinin belli olacağı son 10 dakikalık bölüm için yeşil ışıklar yandı. Kimi Raikkonen piste çıkan ilk isim. Hemen ardından Heidfeld de piste çıkıyor. Raikkonen'in ilk zaman turu 1:47.218.
Raikkonen dışındaki tüm pilotlar zaman turlarını tamamlamadan pit alanına geri döndüler. Şimdi Raikkonen de pit alanına geri döndü. Bitime 3 dakikadan az bir süre kaldı. Heidfeld'in ilk turu 1:48.778.
Rosberg Heidfeld'den daha iyi bir derece yaparak 2. sırayı aldı. Bitime 1 daika kala Heidfeld bir kez daha liderliği aldı. Hemen ardından Trulli 1:46.511'lik derecesi ile ilk sırayı aldı.
Fisichella 1:46.308'lik derecesi ile liderliği eline geçirdi. Süre tamamlandı. Fisichella liderliğini koruyor. Heidfeld 2. sırayı alırken Raikkonen 3. sırada. Şimdi Trulli ikinci sıraya yükseldi.
Giancarlo Fisichella inanuılmaz bir şekilde Belçika Grand Prix'sinde pole pozisyonunu kazanıyor.
2. Eleme Bölümü
İlk bölümde Fisichella 1:45.102'lik derecesi ile en hızlı zamanı yaparken Trulli 2. ve Barrichello 3. sırayı aldı. Lewis Hamilton ilk bölümü elenme sınırında olan 15. sırada tamamlayabildi.
15 dakika sürecek olan ikinci bölüm başladı. Pilotlar vakit kaybetmeden piste çıktılar. Kovalainen Alonso ve Rosberg halen garajlarında bekleyen pilotlar. İlk zaman turu için piltolar start düzlüğünden geçmeye başladılar. İlk tur Kubica'dan gelecek. Kubica'nın ilk zamanı 1:45.496.
Hemen ardından Trulli 1:44.885 yaparak liderliğe yükseldi. Motor probelmi ile başı dertte olan Mark Webber 1:44.927'lik derecesi ile Trulli'nin arkasında ikinci sıraya yükseldi.
İlk seansın aksine şu an 4 pilot 1:45'in altına inmeyi başardı. Son 1 dakikaya girilirken pilotların son derecelerini bekliyoruz. 6. sıradaki Raikkonen dışında tüm pilotlar pistte. Fisichella en iyi zamanı yaparak liderliğe yükseldi.
Süre tamamlandı. Hamilton elenme noktasında. Bu arada Button son turunu geliştiremeyerek elendi. İkinci bölüm oldukça heyecanlı geçti. Button'ın ardından Hamilton da elenmekten kurtulamadı.
İkinci bölümde eenen isimler şunlar oldu; Kovalainen, Button, Alonso, Hamilton, Sutil.
1. Eleme Bölümü
5 pilotun eleneceği ve 20 dakika sürecek ilk bölüm için yeşil ışıklar yandı. Badoer Raikkonen Grosjean Alguersuari Fisichella ve Rosberg piste çıkan isimler.
Nico Rosberg'in telsiz ile konuşmasında garajdan kendisine 30 dakikalık bölüm için herhangi bir yağmur beklentisi olmadığı ancak sonrası için bu durumun şüpheli olduğu bilgisi verildi.
İlk zaman turları gelmeye başladı. Rosberg 1:47.237'lik derecesi ile lider durumda. Toyota pilotları son turlarında ard arda ilk iki sırayım aldılar. Glock yeni lider.
Bütün pilotlar pistte çıktılar. Kubica Vettel Heidfeld ve Hamilton henüz zaman turlarını atmadılar. Lastik ısınma sorununu aştıklarını söyleyen Button sıralama turları için iyi bir gelişme kaydettiklerini söylemişti. Button şu anda 1:46.524'lük derecesi ile 9. sırada.
Takımlar yeni turlarını attıkça dereceler devamlı gelişiyor. Barrichello hızlı turunda pist dışına çıktı ancak Brezilyalı pilot piste geri dönerek turuna devam ediyor.
Sabah yapılan antrenmanlarda en hızlı turu atan Heidfeld şimdi 1:45.566'lık derecesi ile liderliği aldı. Heidfeld'i Sutil takip ediyor. Force India takımı yapılan değişikliklerin ardından SPA'dan ilk puanlarını alarak ayrılmak istiyor. Takım adına gelinen noktaya bakıldığında bunun zor olmadığı anlaşılıyor.
Bitime 4 dakika kalırken Heidfeld'in liderliği devam ediyor. Heidfeld dışındaki tüm pilotlar piste çıktılar. Badoer Alguersuair Nakajima Rosberg ve Grosjean elenme noktasında bulunan pilotlar. Trulli 1:45.331'lik derecesi ile ilk sıraya yükseldi.
İlk bölümün tamamlanmasına saniyeler kaldı. Alonso şu anda elenme noktasında. Fisichella ilk sıraya yükseldi. Süre doldu, Luca Badoer spinatarak kum havuzuna saplandı. Sarı bayraklar sallanıyor.
Alonso son anda 11. sıraya çıktı. Nakajima 18. sırada kalarak elendi. İlk bölüm sonucunda elenen pilotlar şunlar; Buemi, Alguersuari, Nakajima, Grosjean, Badoer.
Paul Walker - Paul Walker Kimdir - Paul Walker Resimleri - Paul Walker Biyografisi - Paul Walker Hakkında
Paul Walker, 1973 doğumlu Amerikalı sinema oyuncusu. Eskiden modellik yapan aktör 2001 yapımı Fast and Furious filminde canlandırdığı polis memuru Brian O'Conner rolüyle üne kavuştu.
Paul William Walker IV, emekli kanalizasyon müteahhiti Paul William Walker III ile eski model Cherly Crabtree'nin çocukları olarak 12 Eylül 1973'de Glendale, Kaliforniya'da dünyaya geldi. Büyükbabası William Walker (diğer adıyla 'Irish' Billy Walker) Pearl Harbor baskınından kurtulanlardan biriydi ve aynı zamanda da donanmanın orta siklet boks şampiyonuydu. Dedesi ise II. Dünya Savaşı'nda General Patton'ın komutasında İtalya'nın istilası sırasında bir tank müfrezesini kumanda etti. Kendisinden küçük Caleb ve Cody adında iki erkek kardeşi ve Ashlie adında bir kız kardeşi olan Walker, Ahir Zaman Azizi olarak Mormon Mezhebi'ne mensup muhafazakar bir ailede yetişti.
Glendale'de büyüyen Walker, ilk önce Alfred Nobel Okulu'na ardından Foreman Lisesi'ne devam etti. 1991'de mezun olmasının ardından birkaç kolejlerde deniz biyolojisi okudu.
Geçmişte çeşitli suçlar işlediğinden kendisi de bahseden ünlü oyuncu, bunlarla ilgili hiçbir zaman ceza almadı.
1980'lerin sonunda modelliğe başlayan Paul Walker, oyunculuk kariyerine, içlerinde Monster In The Closet (1987) ve Tammy and the T-Rex'in (1994) bulunduğu düşük bütçeli B sınıfı filmlerle başladı. 1993 yılında pembe dizi The Young and The Restless'da (Yalan Rüzgarı) kısa bir süre rol aldı. 1998'de oynadığı ve alaycı eleştiriler alan Meet the Deedles'daki rolüyle ilk kez geniş bir kitleye ulaştı. Ardından Reese Witherspoon'la oynadığı ve lise takımında oynayan bir basketbolcuyu canlandırdığı Pleasentville filmi ile iyi karşılandı. 1999-2001 yılları arasında ise genç izleyiciye hitabeden She's All That ve Varsity Blue gibi filmlerde oynadı.
2001 yılında Vin Diesel'le birlikte başrolünde oynadığı Fast and the Furious (Hızlı ve Öfkeli) filmiyle müthiş bir çıkış yakalayan Walker, bu filmin ardından birçok aksiyon macera filminde oynadı. Walker aynı zamanda devam filmi 2 Fast 2 Furious'da (2003) da rol aldı.
Şubat 2001'de MostBeautifulMan.com tarafından ayın en güzel erkeği seçilen Walker, 2002 yılında People Dergisi tarafından Dünyanın En Güzel 50 İnsanı arasında yeraldı.
2006 yılında aksiyon filmi Running Scared ve Antartika'da çekilen macera filmi Eight Below filmlerinde oynadı. Aynı zamanda bir aile filmi olan Disney yapımı Eight Below, gösterime girdiği ilk dört gün içinde 24 milyon dolardan fazla gişe hasılatı yaptı. Ondan önce rol aldığı Timeline ve Into The Blue adlı filmleri kötü eleştirilen alan Walker, bu filmde oldukça beğenildi ve olumlu yorumlar aldı. Running Scared filmindeki rolü yönetmen Wayne Cramer'e göre, Walker'ın şimdiye kadar oynadığı roller arasında kendi kişiliğine en yakın olan roldü.
Santa Barbara, Kaliforniya'daki Huntington Plajı'nda yaşayan ve surf yapmaktan hoşlanan Walker'ın, eski kız arkadaşından annesiyle birlikte Hawaii'de yaşayan Meadow Rain (28 ocak 1999) isimli bir kızı var. Brazilya Jujitsusu yapan Walker'ın bir av köpeği, bir Chesapeake Bay köpek yavrusu ve kovboy adında bir de atı var.
Nefrotik Sendrom - Nefrotik Sendrom Nedir - Nefrotik Sendrom Hastalığı
Nefrotik Sendrom Nedir
Böbrek glomerüllerinde ve tubuluslarındaki bozukluk nedeniyle, bol proteinüri, yaygın ödem, kan proteinlerinde azalma ve kan lipid ve kollesterolün yükselmesi ile kendini gösteren semptomlar grubuna nefrotik sendrom denir.
Belirti ve Bulgular
İdrarda 24 saatte en az 3-4 gr. protein,
Proteinüri nedeniyle gode bırakan yaygın ödem,
Kanda yüksek kolesterol
Anemi
Nefrotik Sendromu Tedavi ve Bakımı
Kortikosteroid verilir, Ödem için diüretikler verilir, Onkotik basıncı düzeltmek için bol proteinli diyet, Ödem süresince tuzdan kısıtlı diyet, Ödem giderilinceye kadar hasta yatak istirahatine alınır. Her gün 24 saatlik idrarda protein miktarına bakılır (Esbah tüpün de)
Düzenli kilo kontrolü yapılır, Tansiyon arteriyel ölçümü düzenli yapılır. Hastanın aldığı-çıkardığı sıvı miktarı kontrol edilir, Yaygın ödem nedeniyle ciltte oluşabilecek harabiyeti önlemek için, cilt bakımına özen gösterilir.
Yalan da Olsa Bunları Söyle - Gürkan Akan - Murat Boz - Özledim - Müzikli Şiirler - Murat Boz Özledim
Yollara Küstüm Adımların Yüzünden..
Denizlere Küstüm Gözlerin Yüzünden
Geceye Küstüm Saçların Yüzünden
Ve Hayata Küstüm Senin Yüzünden
Dışarıdan Gördüğün Gibi Değilim Bir Kez Olsun Buradan Bakmadın..
Üzüldüm Zannediyorsan Şunu Bil (C)anım Yandı Geçti Çok Yakmadın..
Ne Olursun
Mühtehzi Gözlerle Bakma
Biraz Da Anlamaya Çalış Bendeki Seni
Yalancı Gamzelerin Yakışmıyor Yanaklarına
Çevirme O Anlamsız Bakışlarını Üzerime
Bir Şeyler Söyle
Anlıyorum De
Görüyorum De
En Önemlisi Seviyorum De, Yalan Da Olsa Bunları Söyle...
Ne Olursun Konuşma
Yalanların Bitmiyor Dudakların (S)usmayınca
Ne Olursun Konuşma
Cımbızla Sözcüklerinin Arasından Bana Doğruları Ayıklatma
Yine De Konuşmak İstiyorsan
Anlıyorum De
Görüyorum De
En Önemlisi Seviyorum De, Yalan Da Olsa Bunları Söyle...
Ben Özledim Galiba Seni Bu Yüzden Bu Kadar Sitemlerim
Sen Üzülme Acıdan Bu Sözlerim Karşımda Görsem Dolar Gözlerim
Ne Olursun Dokunma
Yüreğim Kanıyor Her Dokunuşunda
Beslemiyor Artık Hayallerimi
Ne Gülüşün
Ne De Dokunuşların
Yine De Bir Şeyler Söylemek İstiyorsan
Anlıyorum De
Görüyorum De
En Önemlisi Seni Seviyorum De, Yalan Da Olsa Bunları Söyle...
Diyaliz, kanda birikime uğramış maddelerin yarı geçirgen bir membran aracılığıyla yüksek konsantrasyondan düşük konsantrasyona geçmesidir.
Başlıca iki tür diyaliz uygulaması vardır; Peritoneal diyaliz,
Suni böbrek makinasının kullanıldığı ekstrakorpereal diyaliz (hemodiyaliz).
Peritoneal Diyalizi Hastalığı
Peritoneal diyaliz tekniği oldukça basit ve pratiktir. Hasta özel bir üniteye alınır, Hastaya ve ailesine işlem hakkında bilgi verilir, Hastanın mesanesi boşaltılır,
Hasta sırt üstü pozisyonda yatırılır ve başı biraz kaldırılır, Hastanın karnı temizlenir, kıllar traş edilir ve cilt antiseptik solüs yon ile silinir ve daha sonra lokal anestezi uygulanır, Göbeğin 3-4 cm. altından, orta hat üzerinden, deri-deri altı insiz-yonu yapılıp stileli kanül periton boşluğuna sokulur. Peritonu geçtik ten sonra stile kanül içinden çıkarılır ve douglas boşluğuna yerleşti rilir, İlk kontrol drenajından sonra 37°C ısıtılmış diyaliz solüsyonu 5-10 dakika gibi kısa sürede hızla periton boşluğuna verilir ve sıvı setinin klempi kapatılır,
Karın boşluğuna verilen sıvı ortalama 20-30 dakika bekletilir,
Sonra şişe yatak düzeyinin altına indirilir, klemp açılır ve verilen sıvı geri alınır (içeri verilen sıvının tümüyle geri alınması önemlidir), Her değişim 2 litre diyaliz solüsyonu ile yapılır,
Diyaliz süresi ortalama 48 saattir, kesinlikle 72 saati geçirilmemektedir.
Diyaliz bitince kanül çıkarılır,
Diyaliz takibinde dikkat edilmesi gereken durumlar ve olası komplikasyonlar;
Periton boşluğuna verilen sıvı geri alınamayabilir. Bu durumun nedenleri;
Kanül yerinin uygun olmaması,
Sisteme hava kaçması,
Periton içi yapışıklıklar,
Pıhtı olmasıdır. Yeterli drenajı sağlamak için;
Kanülün yeri değiştirilir (kateter hafifçe geri çekilir, fakat kesinlik le tekrar içeri itilmemelidir - enfeksiyonu önlemek için),
Kanülün serum fizyolojik irigasyonu yapılır ve pıhtı varsa diyaliz solüsyonuna heparin katılabilir,
Hastada sıvı eksikliğinden dolayı yeterli drenaj olmadığı düşün cesi ile ikinci değişim sürdürülebilir. Ancak yine yeterli drenaj sağlanamıyorsa hipertonik solüsyon verilir, Karın ağrısı;
Kanülün pozisyonu nedeniyle olabilir, analjezikler verilir, geç
mediği durumda diyaliz sıvısı içine 5-10 mi. % 2'lik procaine ya
da benzeri lokal anestezikler eklenir.
Peritonit; Peritonitin ilk belirtisi diyaliz sıvısında lökosit sayısının artması ve
renginin bulanmasıdır. Bu durumda kültür için örnek alınıp laboratuvara gönderilir. İntraperitoneal ve gerekirse sistemik olarak antibiyotik verilir,
Kanama
Diyaliz sıvısı kanlı geliyorsa, diyaliz süratli ve bekletilmeden uygulanır.
Alınan sıvı hala kanlı ise hematokrit kontrolü yapılır ve diyaliz sıvısının hematokriti % 3'ten yukarı ise, arteriyel kanama olabilir ve hastaya cerrahi girişim uygulanabilir.
Elektrolit Dengesizliği
Hipopotasemi; böbrek yetmezliği nedeniyle hastada potasyum dü zeyi yüksek olduğundan diyaliz sıvısında potasyum bulunmaz. Ancak birkaç değişimden sonra kandaki yüksek olan potasyum diyaliz sıvısına geçer. O nedenle olası bir hipopotasemiyi önlemek için 12 sıvı değişiminden sonra diyaliz solüsyonuna ortalama her litreye 3-4 mEq potasyum ilavesi yapılır.
Hipernatremi; Özellikle değişim süresinin kısa tutulduğu ve hiperto-nik solüsyonların kullanıldığı durumlarda ortaya çıkabilir. Hipotansiyon; Diyaliz sırasında ekstrasellüler ortamdan fazla sıvı çekilmesine bağlı olarak gelişen hipovolemi kan basıncının düşmesine neden olabilir (özellikle hipertonik solüsyonlar kullanıldığında), Kan basıncı sık sık izlenir ve gerekirse intravenöz sıvı verilir, Pulmoner Ödem; Çoğunlukla drenaj yetersizliği olduğunda akciğer ödemi gelişebilir.
Akciğer ödeminin ön belirtileri yakından izlenmelidir. Solunum güçlüğü; periton boşluğuna verilen sıvının diyafragmaya baskı yapması nedeniyle olabilir. Hastaya semifovvler pozisyonu verilir ve diyaliz her değişimde 1 litre diyaliz sıvı kullanılarak sürdü rülür.
Hiperglisemi: Hipertonik diyaliz solüsyonlarının kullanıldığı durumlarda sık görülür. Özellikle diyabetik hastalarda kan şekeri düzeyleri izlenmeli, gerekirse paranteral insülin verilmelidir.
Ev Diyalizi
Sürekli Gezici Periton Diyalizi (Continuous ambulatory peritoneal dialysis-CAPD-Kepdi)
Sürekli gezici periton diyalizi, periton boşluğuna yerleştirilen kalıcı bir kateter (Tenkckhoff) aracılığı ile özel setler ve plastik torbalar içindeki iki litrelik diyaliz solüsyonları ile her gün dört değişim yapılacak şekilde uygulanır. Diyaliz sıvısı kalıcı kateterden verildikten sonra sistem kapatılır, hasta plastik torbaya özel bir kuşak aracılığı ile beline sarar ve drene edileceği zamana kadar orada bırakır. Bu yöntem diyaliz süresince hastanın serbest kalmasını sağlar. 4-6 sa at sonra sistem açılarak diyaliz sıvısının plastik torbaya drene edilir. Diyalize en uzun ara gece verilir. Bu diyaliz tekniği ile günde 24 sa at ve haftada 7 gün sürekli diyaliz uygulanır. Hastanede kısa bir eğitimden sonra hastalara evlerinde kendi başlarına diyalizi sürdürebilir. Aseptik ve antiseptik koşullara dikkat edilmesi, sürekli gezici periton diyaliz uygulaması için en önemli husustur.