Güvece kesilmiş havucu,enginarı, karnıbaharı, kerevizi, kabakları, brokoliyi beyaz patlıcanı ekelyin.Üzerine misket patatesi, yer elmesını, soğanı, biberin domatesi ve biberi ilave edin.
Güvecin üzerini folya ile kapatın. Sebze güvecini ilk önce ocakta bir süre pişirin. Daha sonra güveci 190 derecelik fırında pişirin.
Malzemeler:
1 demet radika
1 kuru soğan
2 diş sarımsak
2 yumurta
1 kase yoğurt
tuz,karabiber
Hazırlanışı:
Kuru soğan ve sarımsak yemeklik doğranarak sıvıyağda sotelenmeye alınır. Bu arada ayıklanmış radikalar sıcak suya daldırılıp daha sonra soğuk suya daldırılır. Radikalar iri doğranarak sotelenen soğanların üzerine eklenir. Bir süre kavrulduktan sonra üzerine çırpılmış yumurtalar eklenir. Yumurtalar pişince servis tabağına alınır. Sıcaklığı çıktıktan sonra üzerine çırpılmış yoğurt dökülerek servis yapılır.
Seni Neden Sevdiğimi Sorguladığım Akşam Üstlerinde
Nedensiz Cevapların Anlamsızlığında Buldum Kendimi
Baktım Ellerime Sonra Gözlerime
Ağız Birliği Yapmış Gibi
Kimse Birşey Söylemedi..!
Kendime Bile İtiraf Etmemiştim Sevgimi..
Korktum İhanet Duyar Adını
Korktum Korkularım Çalar Kapımı Ve Açar Gururum
Kapanır Aşkım..
Oysa Yüreğim Gözlerinin Afişiyle Doluydu
Duvarlarında Bağıra Bağıra Sloganlar
"Seni Seviyorum" Kızdığımda,
Kırıldığımda,
Bir Hışımla Söküp Atmak İstedim Hepsini..
Kimbilir Belki De İstemedim
Yani Demem O Ki;
Öyle Gizli
Öyle Saklı Sevmişim Ki Seni
Bana Bile Söylememişim..!
Böyle Sayıklayıp Uyandığım Sabahlarda
Yüzümü Elimdeki İzmarit Kokularıyla Yıkadım..
Sapsarı Bir Hüzün Avuçlarımda
Hala Bir Yanım Yarım
Ve Birkez Daha Sordum Aynalara;
01- Sunum & İsmail Türüt
02- Kurtların Sofrası & İsmail Türüt
03- Tara Saçını Tara & Cengiz Kurtoğlu
04- Yatma Yeşil Çimene & Volkan Konak
05- Geçtim Evin Başından & Zeynep Başkan
06- Hapishane içinden & Davut Güloğlu
07- Maçka Yolları Taşlı & Hakan Altun
08- Ezanlar Bizim İçin & Zihni Cinan
09- Mısırı Kuruttun mu & Cimilli İbo
10- Bir Yolun Kenarına & Yasemin Yıldız
11- Gülşeni Ardeşeni & Ayhan Alptekin
12- Hastane Yoluna & Mehmet Akyıldız
13- Ha Bu Yalan Dünyayı & İlknur Yakupoğlu
14- Oy Emine & İbrahim Can
15- Bizim Yayla Düz Gibi & Kamil Sönmez
16- Almanya Acı Vatan & Şükrü Güler
17- Yalancı Dünya & İsmail Türüt
18- Kanser & Erkan Ocaklı
01- Aşk Defteri
02- Anlamazdın
03- Anlamadın Mı
04- Yanan Mum
05- Alyanaklım
06- Sensiz Yaşamam
07- İlk ve Son Aşkın Sen Olacaksın
08- Onu Bunu Bilmem Kararlıyım
09- Zehir Gibi Aşkın Var
10- Olacak, Olacak
11- Yolcu Yolunda Gerek
11- Kim Dinler Sizi
12- Nereye
Denizde durmaksızın akıntıya kapılan dalgalar, sürüler halinde bir yerden başka bir yere göçen insanları hatırlattı bana.Kavimler göçü gibiydi gördüklerim, her dalga bir insandı sanki ve yan yana sürüler halinde bir kıyıdan diğerine doğru sürükleniyorlardı kendilerini kaptırdıkları akıntıda.
Hepsi bir birine benziyordu ve aslında hepsi farklı ve kendi rotasında ilerlerken yalnızdı.Kendimi gördüm bir ara o dalgaların arasında...
Takip ettim ısrarla ama yok oldu bir süre sonra. Sonradan anladım, yalnız insanlarda özgürlük ve huzur adına hep birlikte, benzerleriyle çıktıkları yollara yelken açarak hep kayboluyormuş..Yalnız insanlar bir yerde başka bir yere göçerken; tüm umutlarını, sevdalarını, acılarını ve yaşamlarını ait oldukları kıyılarda bırakıp, sonsuzluğa doğru yol alıyor, yaşam denen sürekli ve soğuk olan akıntının dalgalarını oluşturuyor, açık engin yerlerde kayboluyor; ve başka bir kıyıya vardıklarında yok oluyorlarmış..Tam bunları düşünürken, tesadüfen tanıştığım bir insanın söylediği bir söz geldi aklıma...
"Bir insanla ilk tanıştığında, onun değerini ve devamlılığını anlayabilirsin."
Bu sözün üzerine saatlerce düşündüm, tıpkı denizi seyrederken düşündüğüm gibi...Çok basit gibi görünüyordu ama düşündükçe içinde kayboluyordum, enginlerde kaybolan yalnız dalgalar gibi...
Sonra seni ilk gördüğüm zamanı canlandırdım gözümde...
Ve hayretler ettim; o ilk tanışmamızda daha seni tanımadan senin değerini ve bendeki değerini anlamıştım...
Sonra da devamlılığını...
Zaten değerin olmasaydı devamlılığın olmazdı.
Bu dünyada değeri olmayan hiçbir şey kalıcı değildir sevdiğim;
Ve bu değersiz, kalıcı olmayan insanlar dalgalar misali kaçarlar denizin sunduğu uzak, sahte ve sonunun ne olduğu bilinmeyen özgürlüğe...
Sonra kaybolurlar ve ne zaman bilinmez, yok olurlar.
Sonunda ne değerleri kalır ne de devamlılığı onların.
Oysa seni ilk gördüğümde anladım ben değerini; benim için değerliydin çünkü karşılıksız seviyordum seni..Sen tanımadığım insanlarla kendi halinde ve bendeki değerinden haberin olmadan yaşarken, ben senin değerine ve devamlılığına inanıyor, atmıyordum kendimi denize, dalgalara; bir gün gelirsin diye..Çünkü değerliydin ve değerli olduğun için devamlı olmak zorundaydın..Çok zor oldu ve uzun zaman aldı bendeki seni anlaman.
Değerinin farkına varman...
Ve sonra kaçınılmaz olarak devamlı oldun benim için.
Oysa sen beni ilk gördüğünde ne değerimi ne de devamlılığımı anlamıştın ama; ben sana ilk baktığımda değerini anladığım için devamlılığına inandım.
Bunun için, sayısız kez rüyalarımda ismini sayıkladım...
Bunun için, nefesimin daraldığı anlarda hep seni hatırladım ve beni hatırlattım sana...
Bunun için, bana ne yaparsan yap, ne kadar uzak durursan dur,
Ben senin değerini ve devamlılığını, daha seni ilk gördüğüm anda anladım.
Hayat akıp gidiyor avuçlarımdan bense tutamıyorum. Sadece gidişini seyredeyebiliyorum. Yapabileceğim en iyi şeyse avuçlarımdan kayıp gidene el sallamak oluyor. Ne acı dimi?
Kalbin acılar içinde parçalansa da yüzün gülmek zorunda oluyor ya hani en acısı da bu olsa gerek... Yalandan etrafa gülücükler dağıtmak, daha açılan yaralarının kabuğu bile düşmeden yaralarına yenilerinin eklenmesi, yüreğin parçalansa da gözlerinin gülmek zorunda olması ve dahası o gülmek zorunda olan gözlerinin gözyaşlarını bile için akıtmak zorunda kalması. Çok acı bunlar çok.. İçimden geldiğince, hıçkıra hıçkıra ve de özgürce ağlayamıyorum bile. Dedim ya gözyaşlarım içime akıyor hayat!
Bir kabus olsa keşke bunlar. Bende uyansam. Geçse ve bitse... Ama olmuyor işte. Ne geçiyor ne de yüreğimdeki yaraların kabuğu düşüyor. Aksine o yaralara her gün yenileri ekleniyor.
Neden artık kalp kırmak bu kadar kolay hayat, söylesene neden? Oysa eskiden böylemiydik biz? Ne değişti söylesene. İnsanlar mı değişti, sen mi? İnsanlığımızı, vicdanımızı, saygımızı ne zaman yitirdik biz? Neden oyunlarına yenildik haa neden? Kayıp gidiyorsun avuçlarımdan bense tutamıyorum. Çırpınıyorum ama boşuna bu çırpınışlar. Attığım her kulaçta biraz daha boğuluyorum , batıyorum, nefes alamıyorum. Çok acı bişey bu.
Anladım ki...
Her şey bir oyundu hayatımda...
Saklayıp sarıldığım o aşk....
O kendini gizleyiş...
O deli kaçış...
O yanış...
O bitiş...
Yalnız kulum hakikat!
Hayat akıp gidiyor avuçlarımdan bense tutamıyorum. Sadece gidişini seyredeyebiliyorum. Yapabileceğim en iyi şeyse avuçlarımdan kayıp gidene el sallamak oluyor. Ne acı dimi?
Fakat bu kez değişen bir şey var. Perdeyi sen açtın belki ama ben kapatıcam. O zevki sana bırakmam hayat. Son kozu ben oynucam, sen değil.
Hadi akıp git avuçlarımdan. El sallıcam şimdi ardından hemde büyük bi zevkle... Ruhum belki çok acıyacak ama bedenim dimdik duracak. Sen söylemen gerekenleri söyledin şimdi sıra bende... Sus ve de konuşma. Artık can yakma hayat. Perdeyi ben kapatıcam. Bak her gün yenisini eklediğin yaralarıma rağmen göğsümü gere gere duruyorum karşında. Hiçbir yerede gitmiyorum ben.Seni uğurluyorum.
Ey Gözyaşım, Ak..! Sicim Sicim Yürü.
Çorak Yanaklarımın Can Suyu Görmemiş Köklerine Ak.
Cılız Kirpiklerim Tükendi Yanmaktan.. Biraz Da Yanaklarımı Yak..
Başka Neye Yararsın Ki (S)anki..!
Ağlanmışlıkları Değiştirip (Ağla)nacaklara Engel Olabilirmisin..?
Kilitli Çığlığıma Bir Anahtar, Zalimin Hunhar Eline Bir Mühür,
Sektesiz Her Gece Uykusuzluğa Uyuyan..
Mazluma Sıcak, Sımsıcak Bir Döşek, Söyle Olabilir Misin..?
Evlatları Öksüz, Babaları Cansız, Anaları Yalnız Kentin Masum,
Ellerinde Oyuncak Tabancalara Kurşun Ol Sen..
Sen Öl, Ey Zavallı Yaşım..! Başka Neye (Yara)rsın..?
Bu Gece Yüreğimde Başgösteren Çılgın Yaram, İçimde Bir Boran..
Sahtelik Madalyonunun Arka Yüzünün Hüznüne
Beynimin Aldırmayışı Da Bundan..
Ey Aklı İçinde Bezgi Diye Taşıyan Beyin..!
Bu Üzerine İğnelediğim Kaçıncı Yaman..?
Artık Yeter..! Ya İtiraf Et Suçunu, Sinirlerindeki Bunak Savcıya, Yada
Bilmiyorum Bir Şeyler Yap İşte..
Acıyı As Darağacına.. Hüznü Gülle Bıçakla..
Silahları Bir Sapanla Kurşunla..
Ve Nihayet (S)en De Kentimin (Kati)li Rüzgar Gibi Bir Katil Ol İşte..
Sonra
Sonra Kederi Hissiz Bir Kente Satıp Korkuyla Hesaplaş..
ÜSTÜ SENDE KALSIN...
Bir Gün Sen De Anlayacaksın
Kalabalıklardan Kaçıp
Dizlerini Karnına Kadar Çekip Ağlayacaksın
İşte O An Özleyeceksin
Eski Sevgilini Değil
Pili Bitmiş Oyuncak Ayını.
Yanından Ayırmadığın, Yatarken Sarıldığın Saflığını
"Tel Sarar Kızıma Tel Sarar" Diyen Babana
Benzemeyecek Her Erkeğin Gözleri.
O Küçük Kız Çocuğu Değilsin Artık
Ama Birgün Sen De Ağlayacaksın..!
Kenarları Dantelli Elbisesiyle
Saçlarıı Ördüğün Oyuncak Bebeğini
Nereye Koyduğunu Hatırlaman Gerektiğini Anlayacaksın..!
Tel Sarar Kızıma Tel Sarar Diyen Babana
Benzemeyecek Her Erkeğin Gözleri.
Sony Ericsson'un yeni modeli Sony Ericsson W705 walkman telefon gelişmiş kablosuz bağlantı fonksiyonu ile firmanın sınıfında en iyi olan ses deneyimini bir arada sunuyor. Sony Ericsson W705 Walkman telefon ve Wireless Home Audio System (Kablosuz Ev Ses Sistemi) ana sponsorlarından birinin yine Sony Ericsson'un olduğu MTV Avrupa Müzik Ödülleri'nde tanıtıldı. En son mobil ürünleri Sony Ericsson'un gelişmiş mobil eğlenceyi müşterilerine sunma kararlılığının altını çiziyor. Sony Ericsson W705 cep telefonunda, kullanıcıların bir internet tarayıcıya gerek duymadan online müzik, tema, duvar kağıdı, melodiler ve pek çok ücretsiz içerik indirebilmelerine olanak tanıyan PlayNow özelliği de bulunuyor.
Kullanıcılar Sony Ericsson W705 cep telefonunun Wi-Fi özelliği ile geniş bant ağlara bağlanarak şarkılara ve YouTube video görüntülerine ulaşabiliyorlar veya yeni ve şık Sony Ericsson MBS-900 kablosuz hoparlörü Bluetooth bağlantı ile kullanabiliyorlar. Clear Bass, Clear Stereo ve kulaklıklarla Sony Ericsson W705 cep telefonu kristal berraklığında dinamik, zengin ve doğal bir ses kalitesi sunuyor.
Pazar lideri mobil müzik ürünleriyle 2008 yılında ulaştıkları seviyeden gurur duyduklarını ifade eden Sony Ericsson küresel Müzik Pazarlama Başkanı Ben Padley sözlerine şöyle devam ediyor: "Çok özel tasarım çizgileriyle sınıfındaki en iyi ses kalitesini; ister web siteleri ve ister PlayNow aracılığıyla sunulan dijital içeriğe süper hızlı erişim olanağı ile bir araya getirerek günümüzün özellik açısından en zengin müzik deneyimi kullanıcılarımıza sunuyoruz."
Sony Ericsson W705 walkman cep telefonu Almanya'da yapılan bir teste göre "en iyi ses deneyimi" sunan model ödülüne layık görülen Sony Ericsson W980 walkman telefon ile eşdeğer kalitede ses sunuyor. Sony Ericsson W705 cep telefonunda şarkı tanıma uygulaması TrackID, kullanıcının moduna uygun seçimler yapan SensMe ve telefon sahibinin elinin hafif bir hareketi ile şarkı değiştirmeye olanak tanıyan Shake Control gibi popüler walkman telefon özellikleri bulunuyor.
Sony-Ericsson W705 walkman telefon sadece bir müzik telefonu olmanın çok ötesine geçiyor. Gövdesinde kullanılan metal malzemeden detaylar ve geniş ekran ile kayar kapaklı yapı profesyonel bir görünüm sergiliyor. Telefonun 3.2 megapiksel çözünürlüklü dijital kamerası ile fotoğraflar çekebiliyor ve bu fotoğrafları Wi-Fi bağlantıyı kullanarak sosyal iletişim ağlarına yükleyebiliyorsunuz. Ayrıca ziyaret ettiğiniz internet sayfalarını telefonu ekranında ister yatay ve ister dikey olarak izleyebilmeniz de mümkün.
Sony Ericsson W705 fiyat & piyasaya çıkış tarihi
Sony Ericsson W705 ve Orange kullanıcıların özel olan versiyonu Sony Ericsson W705u walkman cep telefonları GSM / GPRS / EDGE 850 / 900 / 1800 / 1900 ve UMTS / HSPA 900 / 2100 desteğine sahipler. Sony Ericsson W705 cep telefonu 2009 yılının ilk çeyreğinde gümüş ve kırmızı renk seçenekleriyle piyasalara sunulacak. Wireless Home Audio System (Kablosuz Ev Ses sistemi) de 2009'un ilk çeyreğinde kullanıcıların beğenisine sunulacak.
Nokia E71'in başarısını izleyen Nokia E63, QWERTY klavyeyle mesajlaşma olanağı tanıyan Nokia Eseries cihaz yelpazesini genişletiyor. Nokia, hem profesyonel hem de kişisel yaşamlarını aynı başarıyla yönetmek isteyenler için tasarlayıp Eseries yelpazesine kattığı Nokia E63'ü kullanıcıların beğenisine sunacağını duyurdu. Nokia E71'in başarısının üzerine tasarlanan ve Nokia mesajlaşma cihazlarının amiral gemisi olan Nokia E63, QWERTY klavyenin daha geniş bir kitleye çok uygun bir fiyatla ulaşmasını sağlıyor.
Nokia yetkilileri konuyla ilgili görüşlerini şöyle dile getiriyor, "Araştırmalarımız insanların hem kişisel hem de profesyonel yaşamlarını düzenlemelerini kolaylaştıracak ama aynı zamanda ikisini birbirinden ayırmayı kolaylaştıracak bir cihaz istediğini ortaya koyuyor. Nokia Eseries'in yeni çözümü olan Nokia E63, insanların hem iş bağlantılarıyla hem de özel sosyal ağlarıyla rahatlıkla ve uyum içinde ilgilenebilmelerini sağlayan bir mesajlaşma cihazı."
Eseries Nokia E63
İki yeni renk ve yepyeni bir tasarımla gelen Nokia E63, elinize aldığınızda verdiği muazzam duyguyla yeni tüketici gruplarına da hitap ediyor ve Eseries ailesinin sunduğu gelişmiş teknolojik özellikleri şık bir tasarımla birleştiriyor. Nokia yetkilileri Nokia E63'ün özelliklerine değinirken, "İnsanlar Eseries cihazlarını kurumsal e-postalarına erişmek, takvimlerini gözden geçirmek ve iş ağları üzerinden profesyonel yaşamlarını yürütmek için kullanıyor. Bu nedenle Nokia E63 yine Wi-Fi bağlantı, Mail for Exchange'e kolayca ulaşabilme, tek tıkla rehbere, takvime ve e-postalara rahatlıkla erişebilecek tuşlara sahip olma gibi özelliklerini koruyor," diyor.
Nokia E63 cep telefonu - Files on Ovi
Nokia E63, kullanıcıların PC'leri kapalıyken bile içindeki dosyalara kolayca erişmelerini sağlayan Files on Ovi hizmetini de içeriyor. Bu cihazı alan herkes 1GB'lık çevrimiçi dosya saklama özelliğine de ücretsiz olarak sahip oluyor.
E63 - Nokia Music Store
Nokia E63, bir dizi multimedya özelliğinin yanı sıra yakut kırmızısı ve koyu mavi renklerde satışa sunulacak. Geniş ve parlak ekranıyla fotoğraf ve videolarınızı kaydedip görüntüleyebilir, Nokia Music Store ya da diğer kaynaklardan indirdiğiniz parçaları standart 3,5 mm hoparlör çıkışı aracılığıyla dinleyebilir veya size sunulan binlerce uygulamanın arasından dilediklerinizi seçip indirerek cihazını kişiselleştirilebilirsiniz.
Bunun İçin Öncelikle Blz Uzantılı Dosyayı Telefonumuza Yolluyoruz. Bu Dosyaları PC'deki Zip Yada Rar Dosyaları Gibi Düşünebiliriz.
Bu Durumda Winrar Yada Winzip Gerekicek İşte Blz İnstaller Programına İhtiyaç Var. Blzinstaller Bu Görevi Görüyor Blz İnstaller Programıyla Blz Dosyasını Zip Yada Rar Dosyasını Açar Gibi Açtırıyorsunuz Bunun İçin Telefona Yolladığımız Dosyayı Fexplorer İle Eğer Kullanılan Hafıza Telefonunsa c:system\mail (Kartsa Dosyayı Menuden Edit ten e:system\mail) Klasörüne Girip Kopyaladığınız Dosyayı Klasorlere Yine Yukardaki Gibi Gire Çika Buluyorsunuz "cut" Diyorsunuz Daha Sonra Kart Hafızasına Yani e: Girip Tekrar Edit ten Yapıştır Yani "paste" i Seçiyorsunuz. Daha Sonra Blzinstallar Programını Çalıştırıyorsunuz Ve Orda Oyunun Blz Halini Görüyorsunuz. İnstall Dediğinizde Oyunu Yüklüyor Ve Kısayolu Menüye Çıkıyor.