Gaipten Ses Duymak - Gaipten Ses Duymak Nedir - Gaipten Sesler Duymak Hakkında
Depresyonun birçok türü var. ?Psikotik depresyonlar? en ağırıdır. Hezeyan ve halüsinasyonların görüldüğü bir türdür bu. Hasta olmayan şeyleri algılar, kulağına ses gelir, hayal görür, suçluluk duyar...
Kişinin depresyonda olduğu nasıl anlaşılır?
Majör depresyon (yani büyük depresyon), depresif bozukluğun oldukça belirgin, çekene ileri derecede ıstırap veren türüdür. Depresif duygu durumu (yani üzüntü, karamsarlık, zevk almama), her şeye ilgisizlik, uyku ve iştah bozuklukları, psiko-motor ajitasyon (huzursuzluktan dolayı yerinde duramama) ya da psiko-motor yavaşlama (isteksizlikten dolayı külçe gibi yığılıp kalmışlık hali), huzursuzluk, sıkıntı, gerginlik, sinirlilik, ağlama, beden ağrıları, suçluluk duyguları veya çevresini suçlu görme eğilimi, dikkat ve hafıza sorunları, cinsel isteksizlik, yorgunluk her gün ve neredeyse gün boyunca kişiye egemendir.
İntihar düşüncesi var mıdır?
Ağır depresyonlarda intihar düşüncesi de vardır. Majör depresyon teşhisi koymak için belirtilerin en az iki hafta sürmesi gerekir. Ayrıca kişinin hissettiği yakınmalar günlük yaşantısını etkiliyor olmalıdır.
Depresyon kaç çeşittir?
Ajite depresyonda aşırı öfke, hareketlilik, yerinde duramama vardır.
Apatik depresyonda ise kişi durgundur. Ağzından kerpetenle laf çıkar, algısı yavaşlar.
Melankolik depresyonda hüzün, keder ön plandadır.
Psikotik depresyon depresyonlar içinde en ağırıdır. Hezeyan ve halüsinasyonların görüldüğü bir depresyon türüdür bu. Halüsinasyon olmayan şeyleri algılamak, yani nesnesiz algıdır (kulağa ses gelmesi, hayal görmek gibi). Hezeyan ise mantıklı tartışma ile düzeltilemeyen yanlış inanç demektir. Bunlar daha çok şizofrenide olur, ama psikotik depresyonda da görülür.
Hasta garip sesler duyar mı?
Depresyon hastasının kulağına "Sen aşağılıksın, kötüsün" gibi suçlayan sesler gelir. Günahkâr olduğuna inanır. Suçluluk içerikli hezeyanlar yaşar. Çürüme, yok olma hezeyanları çıkabilir ortaya. Bütün depresyon biçimleri en az iki hafta sürdüyse, günlük hayatı aksattıysa (veya aksatmasa bile belirgin derecede acı verdiyse) majör depresyonun türü olarak kabul edilirler. Majör depresyon kapsamına girmeyen önemli bir hastalık distimi veya depresif nevrozdur.
Manik depresif nedir?
İki uçlu bozukluğun (ya da daha yaygın adıyla manik depresif bozukluğun) farkı, en az bir kere mani denen 'duygu durumunun yükselmesi' döneminin yaşanmasıdır. İki uçlu bozukluğu olanlar zaman zaman depresyona da girerler. Buna iki uçlu depresyon denir.
Diğer türlerden farkı nedir?
İki uçlu depresyonun belirtilerinin, diğer depresyon türlerinden farkı yoktur. Ancak mani döneminde abartılı bir kendine güven duygusu, büyüklük düşüncelerinin artması, uyku gereksiniminin azalması, enerji artışı, hızlı konuşma, dikkatin kolayca dağılması, psiko-motor ajitasyon, zevk alınan etkinlikleri abartılı biçimde yapma isteği gibi manik sendrom belirtileri sergiler.
BELiRTiLERi NASILDIR?
Bu belirtiler çoğu zaman kişinin toplumsal ve iş yaşantısını olumsuz etkiler. Duygu durumunun yükselmesi maninin temel özelliği olmakla birlikte, kişi engellenmeye çalışılırsa aşırı uyarılma ya da ani öfke gibi tepkiler bu iyimser duyguların yerini alabilir.
Distimi veya depresif nevrozu açarsak neler söylenebilir?
Distimi ya da depresif nevroz, büyük depresyon kadar şiddetli değildir. Ancak uzun sürer. Distimi, en az iki yıl devam ve büyük depresyondaki gibi kişinin günlük hayatını sürdürmesini engelleyecek boyutta olmasa da, kendisini iyi hissetmesine mani olan bir tür depresif bozukluktur. Distimide de büyük depresyondakine benzer belirtiler görülür. Distimi teşhisi koyabilmek için kişinin iki yıl içinde depresyondan çıkabildiği dönemlerin iki ayı aşmaması gerekir.
Fırat Parlak Kimdir - Fırat Parlak Resimleri - Fırat Parlak Biyografisi - Fırat Parlak Hakkında - Komedi Dükkanı Fırat Parlak
İşte Komedi Dükkanı'nın Yönetmeni !!!
* Ben ne yönetmenim ne oyuncuyum ne de komedyenim. Ben aslında bir televizyoncuyum. Plato Film'in televizyon projelerinden sorumlu yapımcısıyım.
* Hayır asla oyunculuk işini iyi kıvırdım, devam etmeliyim demiyorum. Çünkü televizyon dünyasında bugüne kadar gizemli adamların bir süre sonra kendilerini tutamayıp başka işlere atladıklarını ve sonra nasıl rezil olduklarına çok şahit oldum. O havalara hiç girmem. Ben zaten televizyon dünyasının içindeyim. Bir sürü dizinin, programın yapımcılığını yapıyorum.
* Oyunculuk çok zor bir şeymiş. 35 bölüm çektik. Her bölümde oyun başlayana kadar dakikalarca dua ediyorum. "Allahım ne olur seyirci gülsün" diye... Çünkü seyirci gülmezse çok kötü olur. şu ana kadar hiç gülmeden ayrılan olmadı Allah'a şükür.
* Gizemli yönetmen olduktan sonra bir değişme olmadı hayatımızda. Benim hayatımda bir şey değişmedi ki. Kebapçıda kebap yedikten sonra "Ağabey senden para mı alcağız?" deseler daha güzel olurdu. Ama öyle bir şey olmuyor. Kebabı yiyor parasını da herkes gibi ödüyorum. Çünkü benim yüzümü tanımıyorlar. Yüz binde bir tanıyan çıkıyor.
TRT Arşiv Serisi Albümü - Nursaç Doğanışık Solo Albümler Serisi - Nursaç Doğanışık Yeni Albüm - Nursaç Doğanışık Albümü Track List - Nursaç Doğanışık Albüm Tanıtım
SANATÇI ADI: Nursaç Doğanışık
ALBÜM ADI: Nursaç Doğanışık Solo Albümler Serisi
ALBÜM YILI: 2011
COVER:
ALBÜMDEKİ PARÇALAR:
Çamlığın Başında Tüter Bir Tütün
Aşağıdan Gelir Omuz Omuza
Ey Gül Dalı Gül Dalı
Bir Çift Durna Gördüm Durur Dallarda
Gel Ha Gönül Havalanma
Bül Bül Bir Yumurta Guzlar
Yıldız Akşamdan Doğarsın
Deniz Üstü Köpürü
Evlerine Varamadım Arımdan
Yeşil Yaprak Arasında Kırmızı Gül Goncası
Kar Etmez Ahım Sen Gülizar'e
Bir İncecik Duman tüter Bacadan
Ardıçtandır Kuyuların Kovası
Evlerinin Önü Yıldız Piyade
Ah Öleyim Vah Öleyim
Garanfil Abı Gerek
Bu dağdan Aşmak Olmaz
Bayram Günü Saat Tezde
TRT Arşiv Serisi Albümü - Neşe Can`dan Seçmeler - Neşe Can`dan Seçmeler Yeni Albüm - Neşe Can`dan Seçmeler Track List - Neşe Can`dan Seçmeler Albüm Tanıtım
SANATÇI ADI: Neşe Can
ALBÜM ADI: TRT Arşiv Serisi / Neşe Can`dan Seçmeler
ALBÜM YILI: 2011
COVER:
ALBÜMDEKİ PARÇALAR:
Rast Medhal
Leb-i Renginime Bir Gül Konsun
Açmam Açamam Söyleyemem Çünki Derinde
Her Tel Saçı Bir Ter Dudağın Değdiği Yerdir
Bir Kendi Gibi Zalimi Sevmiş Yanıyormuş
Hançeri Ebrusu saplandı Dile
Sen Beni Bir Buseye Ettin Feda
Çamlar Arasından Süzülürken Mehtap
Seni Ben Ellerin Olsun Diyemi Sevdim
Göstermedi Bir Gün Bana Bu Baht-ı Siyahım
Sevgilim Bitanem Gel Artık Bana (Nazlanma)
Bahar Gelmiş Neyleyim
Feryad İle Yad Eyler İken Ben Seni Her Bar
Bir Alev Bir Işık Senin Bakışın
Ne Zaman Geleceksin
TRT Arşiv Serisi Albümü - Ülkemin Sesi 2 Türkülerden Seçmeler - Ülkemin Sesi 2 Türkülerden Seçmeler Yeni Albüm - Ülkemin Sesi 2 Türkülerden Seçmeler Track List - Ülkemin Sesi 2 Türkülerden Seçmeler Albüm Tanıtım
SANATÇI ADI: TRT Arşiv Serisi
ALBÜM ADI: Ülkemin Sesi 2 Türkülerden Seçmeler
ALBÜM YILI: 2011
COVER:
ALBÜMDEKİ PARÇALAR:
İnce Mehmet Martin Takmış Goluna (Emel Taşçıoğlu)
Urfa'nın Etrafı Dumanlı Dağlar (Aysun Gültekin)
Gurbette Ömrüm Geçecek (Ali Demirhan)
Harman Yeri Sürseler (Meliha Güneş)
Bir Ay Doğar İlk Akşamdan Geceden (Hasan Özel)
Bahar Geldi Gül Açtı (Mehmet Aldaşoğlu)
Allı Durnam Bizim Ele Varırsan (Gülşen Kutlu)
Hüsnün Senin Ey Dilber Nadide Kamer mi (Münevver Özdemir)
Garip Bir Kuştu Gönlüm ( (Semra Algül)
Zobalarında Guru da Meşe Yanıyor (Tuğba Ger)
Ah Tren Kara Tren (Dilek karadağ)
Gemiciler Kalkalım (Bülent Aslan)
Kenardan Geçeyim Yol Sizin Olsun (Tülay Ağagil)
TRT Arşiv Serisi Albümü - TRT Arşiv Serisi Kanun Taksimleri 1 - TRT Arşiv Serisi Kanun Taksimleri 1 Yeni Albüm - Kanun Taksimleri 1 Track List - Kanun Taksimleri 1 Albüm Tanıtım
SANATÇI ADI: TRT Arşiv Serisi
ALBÜM ADI: Kanun Taksimleri 1
ALBÜM YILI: 2011
COVER:
ALBÜMDEKİ PARÇALAR:
Kanun Taksimi- Ahmet Cennetoğlu
Kanun Taksimi- Bertan Üsküdarlı
Kanun Taksimi- Coşkun Erdem
Kanun Taksimi- Cüneyt Kosal
Kanun Taksimi- Erol Deran
Kanun Taksimi- Erol Erdiş
Kanun Taksimi- Ethem Ruhi Üngör
Kanun Taksimi- Ferid Alnar
Kanun Taksimi- Fikret Kutluğ
Kanun Taksimi- Gültekin Aydoğdu
Kanun Taksimi- Gültekin Yertut
Kanun Taksimi- Hilmi Rit
Kanun Taksimi- İsmail Baha Sürelsan
Kanun Taksimi- Kanuni Hacı Arif Bey
Kanun Taksimi- Mehmet Kutlugün
TRT Arşiv Serisi Albümü - TRT Arşiv Serisi Kanun Taksimleri 2 - Kanun Taksimleri 2 Yeni Albüm - Kanun Taksimleri 2 Track List - Kanun Taksimleri 2 Albüm Tanıtım
SANATÇI ADI: TRT Arşiv Serisi
ALBÜM ADI: Kanun Taksimleri 2
ALBÜM YILI: 2011
COVER:
ALBÜMDEKİ PARÇALAR:
Kanun Taksimi- Mehmet Öner
Kanun Taksimi- Naci Derçin
Kanun Taksimi- Necati Yıldızdoğan
Kanun Taksimi- Necdet Varol
Kanun Taksimi- Nevzat Sümer
Kanun Taksimi- Nihat İnce
Kanun Taksimi- Nuri Şenneyli
Kanun Taksimi-Orhan Özgediz
Kanun Taksimi- Osman Adaş
Kanun Taksimi- Özkan Kayhan
Kanun Taksimi- Sadettin Öktenay
Kanun Taksimi-Turan Yalçın
Kanun Taksimi- Ümit Mutlu
Kanun Taksimi- Vecihe Daryal
Kanun Taksimi- Zekai Süer
Çocukken bazı soyut şeyleri kafamızda somut varlıklara benzetiriz.Ben de çok çok küçükken kurbağa yavrularını (iribaş) "cemre" sanırdım.Bir su birikintisinde iri baş gördüm mü hemen anneme koşar "cemreler düşmüş "derdim.
Aslında cemrenin "ateş" demek olduğunu,cemrelerin düşmesinin de havanın,suyun,toprağın ısınmaya başlamasının yani baharın başlangıcı olduğunu çok sonra öğrendim.
Cemrelerin düşmesiyle birlikte yeryüzüne bahar geliyor.Gerçi yurdumuzun büyük bir bölümü daha karlar altında ama güneye inersek bademlerin çiçek açtığını,kırlaarın renk renk çiçeklerle dolu olduğunu da görürüz...
Geçenlerde ben de kırlarda bir süre yürüdüm.Çiğdemler,mavi mineler toprağı çoktan kaplamışlar bile.Daha yükseklerde kardelenler güneşi selamlıyorlardır eminim.
Bahar bir bekleyişin kavuşma zamanı,ağaçların suya yürüyüşü ve yeniden doğuşun başlangıcı....Bakınız bir şairimiz ne diyor:
"deniz dalgalanmak üzere,
gönül bayrağını açmak üzere,
içimizde bir şeyler kopuvermek üzere
sen gelmesen de sevgilim
bahar gelmek üzere..."
Evet,yurdumuza bahar gelmek üzere.Artık ormanlar,bahçeler,parklar,çayırlar,yaylalar yeşillenecek,ağaçlar çiçek açacak,koyunlar yavrulayacak,kırlar arı vızıltılarve kuzu sesleriyle dolacak.
Dünyadaki bütün hayvanlar,ağaçlar,sular,nehirler,....hepsi baharı karşılama çabası içinde.Sakarya,Kızılırmak,Menderes,Seyhan,Ceyhan,koca Fırat,dağlardan eriyen karlarla çoşup taşıyor.Göllerimiz,göllerdeki balıklarımız.. baharın ilk günlerinde gümüşi suyun üstünde sıçrayan balıklarımız...
Kısacası, bütün yeryüzü,canlanırken insanlarda canlandığını,metabolizmalarının yenilendiğini,baharla beraber vücutlarına bir değişiklik geldiğini hissediyorlar.Sevgiye susamış,aşka susamış oluyorlar.Ve birbirlerini daha bir sevgiyle arıyorlar.Aile içinde böyle oluyor.Aileler hiç olmazsa haftada bir gün hep birlikte kırlara gidiyor,pikink yapıyor,çoluk çocuk eğleniyorlar...
Bütün bunların yaşana bilmesi için yurdumuzun huzur ve güven içinde olması,insanların maddi olanaklara sahip olması gerekir.Devletin görevi hepimizi mutlu yaşatabilecek bu olanağı yurdumuzda yaratabilmektir.Çünkü biliyoruz ki ölümle sevginin bir arada durması imkansızdır.Yine biliyoruz ki aile mutlu olmadan toplumun mutlu olması mümkün değilidir.Eğer aileler baharı yaşamıyorsa,çocuklar bahar çiçekleri gibi çoşmuyorsa,eğer insanlar sevgiyle birbirlerine bağlanıp baharı anlamıyorsa o zaman ne anlamı var baharın...
Baharın tüm insanlara mutluluk getirmesi dileğiyle....cemreler yüreğimize düşsün...
Her yıl bir yaş,yaşlanırız..Ama ben yaşlananlardan değil,her yıl bir yaş daha büyüyenlerdenim...Ne anlamı var sanki durup dururken bir yaş daha yaşlanmanın?Bunu kimseye anlatamazsın ki..her şeyi unutan dostlar o günü unutmazlar,ellerinde çiçekler,hediyeler doğum günümü kutlamaya gelmezler mi....ne gereği var....yaşlanmayı kutlamanın?Telefonlarda susmak bilmez:"doğum günün kutlu olsun ,nice yıllara..."nice yıllar."...daha ne kadar yıl var ki önümüzde..yolun yarısını çoktan geride bırakmışız,saçlara çoktan karlar yağmış ki Erciyes'in karları gibi erimek bilmez...
İşte böyle bir ikilemi yaşarken kapının çalmasıyla irkildim.(kulaklarım iyi duyar )Kapıyı açtığımda bir kargo görevlisiyle karşı karşıyaydım..Doğum günlerinin en güzel yanı bu hediyeler değil mi zaten...Bana uzatılan poşeti aldım,heyecanla açmaya çalışırken poşetin çok hafif ve küçük olduğunu gördüm.Biraz hayalkırıklığı yaşadım doğrusu...İnsan koskoca kargo şirketini şu küçücük poşet için rahatsız eder mi,hiç...
Heyecanla poşeti açtım içinden bir zarf,zarfıda hir hamlede açınca yerlere siyah beyaz fotoğraflar saçıldı..Biraz burun kıvırdım ama merak da ettim.Elime ilk aldığım fotoğrafa bir anlam veremedim.Bir grup genç,lise çağlarında,sanki eğleniyorlar..bana ne bunlardan,kim bunlar?Kaygısız gülen gözler.....yerinde duramaz havasında pozlar...Bir başka fotoğrafta oynayanlar,dans edenler...kim bunlar?neden bu kadar mutlular?Bir diğeri,öbürü derken fotoğraflar bitti,bitmesine ama neden hüzünlendim ben böyle?
Fotoğrafları bir tur daha elden geçirmeye karar verdim.İlk fotoğrafı almamla çığlık atmam bir oldu...Bu fotğrafllarda ben varım...İnanamadım,simsiyah uzun saçlar...nasıl da gülümsüyorum hayata...A aaa şu sınıf başkanımız....Evet ,evet lise yıllarım...Şu Çiğdem,şu Tülay,İnci,Azra...Semra....Ali ve Kayhan'da var...Kaygısız parlayan gözler,mutlulukla gülen yüzler..bizdik...
Ben ve canım arkadaşlarım....Fotoğraflar on sekizinci yaş günü kutlamalarımdan...Ne kadar mutluyum,ne kadar mutluyuz....On sekizden sonra bir daha böyle mutlu olunamayacağını henüz idrak etmemiş,hayatın baharında bir gurp lise öğrencisi....imrenerek baktım O fotoğraflara,duygulanmamak mümükün değil....gerçi hayatın çok dışında değildik ama bu günkü kaygılardan uzaktık ne de olsa...
Her birimiz ülke ve dünya sorunlarının farkındaydık...okurduk hemde çok...sorgulardık,neden ve niçinleri araştırırdık..Bu yüzden bazı arkadaşlarımız öğretmenlerimizden çok azar işittiler,cezalar aldılar..Ama yine de içlerinden,içimizden yaşama sevinci,topluma duyarlılık hiç eksilmedi...
Bir süre fotoğraflardan alamadım kendimi...Siyah beyaz,hayat gibi..Ama o zamanlar fotoğraflar siyah beyaz olsa da biz renkli görüyorduk hayatı...Şimdi fotoğraflar renklendi ama..hayatın renkleri soldu....Biraz siyah,biraz beyaz çokca gri....Güneş pek çıkmıyor nedense bulutların ardından....Yağmurlar ha yağdı ha yağacak...oysa o yıllar Ankara'nın dumanlı havası bile güzel gelirdi bana..Şimdi burada nefes alamasam da...
Bir yaş daha (dilim varmasa da)yaşlanmanın duygusallığı içinde fotğrafları kimin gönderdiğine bile bakmamışım...Kargo poşetinin üzerinde sınıf başkanımızın adını okuyunca ne düşüneceğimi bilemedim.Canım arkadaşım,yapmıştı yine yapacağını...Nasıl geçmişti bu fotoğraflar onun eline?Sorular cevap araya dursun kendine ben yine fotoğraflara döndüm.
Çok sevindim,çok duygulandım...Yürek ağrılı bir geçmişle buluşmaydı yaşadığım....Yaşanmışlıklar...Acıttı hem de çok acıttı...Bu acı ,tatlı bir acıydı ama...Ne güzel günlermiş...Arkadaşlarım,çıkarsız...karşılıksız paylaşılan günler....Acıları bal eğleyen güzel dostluklar...
Şiimdi her şey yavan geliyor bana..Hayat renklerinden sonra tadını da kaybetmiş biraz....Tuzu mu,şekeri mi eksik bilemiyorum ama hayatın tadı...mayhoş....