MiSS-FENER

MiSS-FENER

Üye
18.05.2006
Genel Kurmay Başkanı
461.942
Hakkında

  • Nikolay İvanoviç İlminskiy Kimdir - Nikolay İvanoviç İlminskiy Resimleri - Nikolay İvanoviç İlminskiy Biyografisi - Nikolay İvanoviç İlminskiy Hakkında

    Nikolay İvanoviç İlminskiy (1822-1891) Rus Ortodoks misyonerdir.

    Kazan Ruhani Akademisi'nde öğrenim gördü ve daha sonra orada öğretmenlik yaptı. 1861'de Kazan Üniversitesi Türk-Tatar kürsüsü profesörü oldu. Tatarca ve Arapça bilirdi. Türk lehçeleri ve ilahiyat üzerine çalışmalar yürüttü. Rusya egemenliğinde yaşayan halkları Ruslaştırmak için uğraş verdi.

    İlminskiy, Rusya'nın Rus olmayan halklar üzerinde uyguladığı zorla Hıristiyanlaştırma yerine yeni yöntemler önerdi. Dil, bu yöntemlerde çok önemli bir görev üstleniyordu. İncil'in Kiril alfabesiyle fakat her halkın kendi dilinde basılması gerektiğini savundu. Türk lehçeleri üzerine derin araştırmalarda bulunan İlminskiy, lehçeleri kendine özgü ayrı bir dil haline getirmek düşüncesini ortaya attı. Bu doğrultuda Rus olmayan milletlerin kendi dillerini Rus harfleriyle yazmaları düşüncesindeydi. İlminskiy tarafından ortaya atılan bu fikir 31 Mart 1906'da Rusya Eğitim Bakanlığı tarafından ilan edilen Rus olmayan milletlerin eğitimi ile ilgili layihada yer aldı. Her lehçe için ayrı bir yazı dili ve edebi dil yaratma faaliyetlerinde bulundu. Her boyun kendi şive-lehçe özelliklerine göre Kiril alfabesiyle ayrı ayrı kitaplar hazırlanması için uğraştı. Böylece Türk boyları arasındaki ayrışmanın artacağını ve Ruslaştırma faaliyetlerinin hız kazanacağını düşünüyordu.

    İlminskiy'in düşünceleri hem Çarlık Rusyasında hem de Sovyetler Birliği'nde uygulama alanı bulmuştur. Rus olmayan halklar arasındaki lehçe farklılıkları güçlendirilmiş ve bu halklar iç içe yaşadıkları diğer halklarla anlaşabilmek için Rusça kullanmak zorunda bırakılmıştır.
#07.11.2011 16:09 0 0 0
  • Konu: Lige Clarke
    Lige Clarke Kimdir - Lige Clarke Resimleri - Lige Clarke Biyografisi - Lige Clarke Hakkında

    Elijah Hadyn "Lige" Clarke (d. 22 Şubat 1942; ö. 10 Şubat 1975), ABD'li LGBT hakları eylemcisi ve gazeteci. Partneri Jack Nichols ile birlikte 1968'de "The Homosexual Citizen" ("Eşcinsel Vatandaş") köşesini oluşturup yazdı. Screw dergisinde yayımlanan "The Homosexual Citizen" köşesi, gayrı-LGBT bir yayında düzenli olarak yayımlanan LGBT'lere yönelik ilk köşe idi.

    10 Şubat 1975'te Clarke, Meksika Veracruz kentinde kurşun ile vuruldu. Partneri Nichols'ın cinayetin "maçoluğun homofobik etkileri"nin sonucu olduğunu inanmasına rağmen cinayet çözümsüz kalmıştır.
#07.11.2011 16:06 0 0 0
  • Konu: Tom Ammiano
    Tom Ammiano Kimdir - Tom Ammiano Resimleri - Tom Ammiano Biyografisi - Tom Ammiano Hakkında

    Tom Ammiano (Doğum 15 Kasım, 1941) bir Amerikalı politikacı ve aktif bir LGBT hakları savunucusudur. Montclair, New Jersey'de doğan Ammiano profesyonel olarak öğretmenlik ve komedyenlik yapmıştır. Siyasi yaşamına San Francisco Eğitim Kurulu'nda görev alarak başlamıştır. 1999 ve 2003 yıllarında San Francisco belediye başkanlığı seçimlerine katılmış fakat başarılı olamamıştır. 2008 yılından beri Kaliforniya Eyaleti 13. bölgeden, Kaliforniya Eyalet Alt Senato'sunda görev yapmaktadır. Ammiano ayrıca Milk adlı filmde küçük bir rol alarak kendisini oynamıştır.
#07.11.2011 16:02 0 0 0
  • Antranik Paşa Kimdir - Antranik Paşa Resimleri - Antranik Paşa Biyografisi - Antranik Paşa Hakkında

    Antranik Paşa tam adı Antranik Gırcikyan (1819, İstanbul, 3/15 Aralık 1894, İstanbul), Ermeni asıllı Osmanlı fizikçi ve hekim.

    Paris'te fizik öğrenimi gördükten sonra 1844'te İstanbul'a döndü. 1851'de, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'de (Askeri Tıbbiye) hikmet-i tabiiye (fizik) muallim muavinliğine atandı. Aynı zamanda bu okulda tıp öğrenimi görerek binbaşı rütbesiyle 1856'da hekim diploması aldı. Bilgisini geliştirmesi için devlet tarafından Avrupa'ya gönderildi. İtalya, Fransa ve İngiltere'de kaldı. Kısa bir süre Paris Elçiliği ataşemiliterliği yaptı. 1865'te İstanbul'daki görevine döndü. 1870-71 arasında Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane'de müdürlük yaptı. 1874'te Mekteb-i Tıbbiye-i Mülkiye'de (Sivil Tıbbiye) fizik müderrisliğine getirildi. Ayrıca Mühendishane-i Askeri ve Mekteb-i Harbiye'de de fizik dersi verdi.

    Tıbbiyede Fransızca olan öğretim dili Türkçeleştirilince Fransız fizikçi Adolphe Ganot'nun bir kitabını İlm-i Hikmet-i Tabiiye (Fizik Bilimi, 1876, 3 cilt) adıyla Türkçeye çevirdi. Daha sonra gene bir çeviri olan Medar-ı Hatıra-i Etibba (1892, 2 cilt) adlı iç hastalıkları, histoloji ve deri hastalıkları kitabını yayımladı. Kitapta, teşhis ve tedavide kullanılan araç gereç ve ameliyat yöntemlerini gösteren 855 resim vardı.

    Antranik Paşa, Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane müdür muaviniyken öldü, ölmeden hemen önce rütbesi paşalığa yükselmişti. Cemiyet- Tıbbiye-i Osmaniye üyeliğinde de bulunan Antranik Paşa, aynı zamanda iyi bir hakkaktı. Yapıtlarındaki bütün şekilleri kendisi çizerdi. Türkiye'de ilk röntgen uygulamasını gerçekleştiren Esad Feyzi ve Tosyavizade Rıfat Osman onun yanında yetişmişti.
#07.11.2011 15:41 0 0 0
  • Konu: Amirdovlat
    Amirdovlat Kimdir - Amirdovlat Resimleri - Amirdovlat Biyografisi - Amirdovlat Hakkında

    Amasya'lı Amirdovlat (d. 1416, Amasya - ö. 1496, Bursa) Ermeni asıllı Osmanlı tabibi.

    Fatih Sultan Mehmet'in cerrahbaşılığını yapmıştır. 1478-1482 yıllarında İstanbul'da yazdığı Ankidats Anbed (Cahillere Gereksiz) adlı kitabı, çağının en önemli farmakoloji külliyatı olarak kabul edilir. Ermenice olan eser, ikibine yakın tıbbi bitki ve kimyasal maddenin Ermenice, Arapça, Farsça, Yunanca, Latince (ve ender olarak Türkçe) adları ile ayrıntılı tıbbi açıklamalarını içerir. Bu eserin modern baskısı, 1927'de Viyana'da yayımlanmıştır.

    Yaşamı hakkındaki bilgiler kısıtlıdır. Amasya'da doğduğu, 1460'lı yıllarda Filibe'de Okud Pjşgutyan (Tıbba Fayda) isimli bir kitap yayınladığı bilinmektedir. 1470-1472 yılları arasında bir tarihte İstanbul'a gelerek Fatih Sultan Mehmet'in maiyetine girdi. 1473'te Fatih ile birlikte Otlukbeli Savaşı'nda bulundu. Bu savaştan sonra Osmanlı egemenliğine giren Bayburt'ta bir süre görevli olarak kaldı. 1481 tarihinde İstanbul'da Akhrabadn (İlaç Kitabı) adlı bir eser yazdı. Müellifin kendini "cerrahbaşı" olarak tanıttığı bu eserde, ilaç karışımları anlatılmaktadır.

    Amirdovlat'a ait olan "Hastanın Alametleri, Hali ve Ölümü" başlıklı bir elyazması Paris'te Bibliothèque Nationale'de bulunmaktadır.
#07.11.2011 15:41 0 0 0
  • Konu: Joe Hart
    Joe Hart Kimdir - Joe Hart Resimleri - Joe Hart Biyografisi - Joe Hart Hakkında

    Charles Joseph John "Joe" Hart (d.19-03-1987), İngiliz kaleci.Şu an Premier League'de Manchester City FC takımının kalesini korumaktadır.5 kez İngiltere U-19,15 kere İngiltere U-21 ve 1 kere İngiltere A Milli takımında file bekçiliği yaptı.Genç kalecinin ileride Dünya'nın en iyi kalecilerinden biri olacağı söyleniyor. Şu an Premier League'de Manchester City takımının kalesini koruyan İngiliz kaleci. 21 kez U21, 5 kez U19 Milli olmuştur.Roberto Mancini'nin Manchester City FC'de göreve gelmesiyle birlikte Shay Given'den formayı kapmış, geleceğin İngiliz Milli Takımı kalecisi olarak görülmektedir. 2006 yılında mavi beyazlı ekibe transfer olan Hart, sırasıyla Tranmere, Blackpool ve Birmingham FC gibi kulüplerde kiralık olarak forma giymiştir.2012 Avrupa Futbol Şampiyonası Elemeleri itibariyle İngiltere Millî Takımı'nın kalesini korumaktadır.
#07.11.2011 15:33 0 0 0
  • Konu: Joe Fagan
    Joe Fagan Kimdir - Joe Fagan Resimleri - Joe Fagan Biyografisi - Joe Fagan Hakkında

    Joe Fagan (d. 12 Mart 1921 - ö. 30 Haziran 2001) İngiliz eski futbolcu ve teknik direktör.

    noimage

    1983-1985 yılları arasında Liverpool'u çalıştırmasıyla hatırlanır. Bu iki yılda Liverpool'a bir Şampiyon Kulüpler Kupası, bir lig şampiyonluğu birde Lig Kupası kazandırmışır.

    Başarıları

    Futbolcu

    Manchester City

    Football League Second Division : 1946-47

    Teknik direktör

    Liverpool

    İngiltere Lig Kupası : 1983-84
    The Football League : 1983-84
    Şampiyon Kulüpler Kupası : 1983-84
#07.11.2011 15:32 0 0 0
  • Kamil Kırıkoğlu Kimdir - Kamil Kırıkoğlu Resimleri - Kamil Kırıkoğlu Biyografisi - Kamil Kırıkoğlu Hakkında

    Kamil Kırıkoğlu ( d.1914 , Adıyaman) - (ö.9 Kasım 1979, Ankara) CHP eski genel sekreteri (1971-1973) ve eski TBMM üyesi.

    Ortaöğrenimini Bursa Işıklar Askeri Lisesi'nde tamamladıktan sonra tıp tahsili görerek doktor oldu. 1950 sonrası Binbaşı rütbesiyle ordudan istifa etti ve 1954 ve 1957 seçimlerinde CHP'den milletvekili seçildi. 27 Mayıs Darbesi'nden sonra da yapılan ilk seçimde Zonguldak milletvekili seçildi. CHP içinde Turhan Feyzioğlu ve Kemal Satır'ın etkin hale gelmesiyle partiden istifa etti. 1969 kurultayından sonra tekrar partiye dönedü. 1971 yılında Şeref Bakşık'tan boşalan genel sekreterliğe seçildi. Başta İsmet İnönü tarafından itimat edilmesine rağmen İnönü ile parti politikası nedeniyle ters düşünce Bülent Ecevit ile ittifak yaparak parti içi muhalefeti hareketlendirdi. 1972 yılında yapılan CHP 5.Olağanüstü Kurultayı sonucunda İsmet İnönü istifa etti ve Bülent Ecevit genel başkan seçildi. 1973 seçimlerinde Ankara milletvekili seçildi, aynı yıl Ecevit ile de ters düşerek genel sekreterlikten ayrıldı. İlk evliliği karısının vefatı dolayısıyla bir gün sürmüş daha sonra Belkıs Hanım'la bir evlenmiştir.

    CHP içindeki mücadele devrinde İnönü'ye ithafen "CHP'liler kapıkulu değildir" sözüyle tarihe geçmiştir.
#07.11.2011 15:30 0 0 0
  • Mustafa Vasıf Karakol Kimdir - Mustafa Vasıf Karakol Resimleri - Mustafa Vasıf Karakol Biyografisi - Mustafa Vasıf Karakol Hakkında

    Kara Vasıf, Vasıf Karakol (1872,Yemen - 9 Aralık 1931, İstanbul). Türk asker ve siyaset adamı.

    İttihat ve Terakki içinde faal bir çizgi izlemiş, İstanbul'un işgali üzerine ilk gizli direniş örgütü olan Karakol Cemiyeti'ni kurmuş, Son Osmanlı Meclisi Mebusanı (1920) ve TBMM 1. Dönem'de milletvekilliği yapmıştır.

    Türkiye'nin ilk muhalefet partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na girmiş, İzmir suikastı sanığı olarak yargılanıp aklanmıştır.

    1872'de Yemen'de doğdu. 1903'te kurmay yüzbaşı olarak Harbiye'yi bitirdi. İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne üye oldu. 31 Mart Olayı (1909) sırasında Hareket Ordusu'nun kurmay karargahında bulundu. Daha sonra askerlikten ayrıldı.

    Karakol Cemiyeti

    I. Dünya Savaşı'nın yenilgiyle sonuçlanmasından sonra, İttihat ve Terakki yönetiminin emri üzerine, Baha Sait Bey'le birlikte İstanbul'daki ilk direniş örgütü olan Karakol Cemiyeti'ni kurdu. Karakol Cemiyeti'nin "ittihatçı" yapısı Mustafa Kemal'i kaygılandırıyordu. Bu Cemiyet sonunda Heyet-i Temsiliye kararıyla kapatıldı. Kara Vasıf, faaliyetleri nedeniyle İngilizlerin hakkında idam kararı çıkardığı ilk 6 kişi arasında yer aldı. Mustafa Kemal'le ilişkiye geçerek 4 Eylül-11 Eylül 1919'da toplanan Sivas Kongresine katıldı ve Heyeti Temsiliye üyeliğine getirildi. Sivas Kongresi sırasında manda fikrini savunanlar arasındaydı.

    Malta Sürgünü

    12 Ocak 1920'de toplanan son Osmanlı Meclisi Mebusanı'na katıldı ve İstanbul'un 16 Mart 1920'de işgalinden sonra Malta sürgünleri arasında yer aldı. Bir buçuk yıllık sürgün hayatının ardından Mustafa Kemal Ankara'da rehin tuttuğu İngilizlere karşılık Rauf Bey, Vasıf ve birkaç Malta sürgününün serbest bırakılmasını istedi ve böylece Ekim 1921'de serbest bırakıldı.

    Milletvekilliği

    23 Kasım 1921'de Sivas Mebusu olarak TBMM'ne girdi. Mecliste 2. Grup içinde yer aldı. Mustafa Kemal'e yönelttiği eleştirilerle dikkati çekti. 1923'te toplanan TBMM 2. Dönem'e seçilemedi. 1925'te muhalefetin siyasal örgütü olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkasına girdi ve genel sekreterliğe getirildi. 1926'da Mustafa Kemal'e düzenlenmesi planlanan İzmir Suikastı olayıyla ilgili olarak, birçok eski ittihatçı ve Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası yöneticisiyle birlikte tutuklandı. İstiklal Mahkemesindeki yargılama sonunda aklandı.

    Ticaret yaşamı

    Terekkapiver Fırka'nın kapatılmasından sonra siyaset yaşamından çekilen Kara Vasıf, ömrünün geri kalanında ticaretle uğraştı. Afyonkarahisar'ın ünlü maden suları ve Madra zeytinyağı, Kara Vasıf'ın kurduğu işletmelerdir. Maden sularını Kızılay'a bağışladı. Zeytinyağı fabrikası ise ortağı Sezai Ömer Madra tarafından alındı. Bir kaza sonucu Kızıltoprak tren istasyonunda bir trenin altında kalarak 9 Aralık 1931 günü hayatını kaybetti.

    Ölümünden 3 yıl sonra çıkan Soyadı Kanunu üzerine eşi Mediha Hanım, Karakol soyadını almıştır.
#07.11.2011 15:28 0 0 0
  • Veysel Öngören Kimdir - Veysel Öngören Resimleri - Veysel Öngören Biyografisi - Veysel Öngören Hakkında

    Veysel Öngören (1931 - 1998), Kürt kökenli[1] Türk Şair, Yazar.

    1931 yılında Diyarbakır'ın Bismil ilçesinin Hacıka (Uzundere) Kürt köyünde doğdu. Ortaöğrenimini Afyon Lisesi'nde tamamladı. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Türk Dili ve Edebiyatı, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'nde Felsefe eğitimi aldı. Vatan Gazetesi ve TRT'de çalıştı.

    Dost, Türk Dili, Sanat Rehberi, Su, Yeni Ufuklar, Türkiye Yazıları, Ulus gibi gazete ve dergilerde şiir ve yazıları yayınlandı. 1998 yılında doğduğu köyde vefat etti.

    Yapıtları

    Remo ile Salo
    Vay Gözüm
    Remtelebe
    Koca Ülke
    Arif'in Kızı
    Şiir ve Yenilik
#07.11.2011 15:24 0 0 0
  • Konu: Vartan Paşa
    Vartan Paşa Kimdir - Vartan Paşa Resimleri - Vartan Paşa Biyografisi - Vartan Paşa Hakkında

    Vartan Paşa (Hovsep Vartanyan), Osmanlı Devleti'nde en üst düzey devlet görevlisi olarak hizmet vererek "Paşa" unvanını almış, Osmanlı Ermenisi yazar, gazeteci, devlet adamı. 1851 yılında Akabi Hikâyesi'ni Ermeni harfleriyle Türkçe olarak yazmış, Türkçe ve Ermenice yayımladığı Mecmua-i Havadis gazetesi ile de Türk gazeteciliğinde önemli bir yer edinmiştir.

    Hayatı

    1813'te İstanbul'da doğan Hovsep Vartanyan 13 yaşında iken Viyana'daki Mekitarist okuluna girmiştir. Tahsilini bitirdikten sonra İstanbul'daki Nersesyan Okulu'nda birkaç sene öğretmenlik yapmış, ardından tercüman olarak 1837'de Bahriye Nezareti'ne (Denizcilik Bakanlığı) alınmıştır. Burada 25 sene hizmet ederek paşa rütbesine yükselmiş, "Vartan Paşa" olarak anılmıştır. Akabi Hikâyesi'ni, 19. yüzyıl ortalarında kurulmuş ilk Osmanlı-Türk akademisi olan Encümen-i Daniş yönetim kadrosu içinde iken 1851'de yazmış ve yayınlamış, ertesi yıl yazdığı (1852) "Boşboğaz Bir Âdem, Lafazanlık ile Husule Gelen Fenalıklerin Muhtasar Risalesi" adlı kısa romanında da mezhep çatışmaları konusunu başka bir yönden ele almıştır. 1862'deki emekliliğinin ardından Türkçe-Ermenice "Mecmua-i Havadis" gazetesini çıkarmıştır. Ayrıca Napolyon Bonapart'ın bir biyografisini yazmıştır. 1879'da İstanbul'da vefat etmiştir.

    Akabi Hikâyesi

    Yazdığı "Akabi Hikâyesi" Türk romancılığının ilk temel taşlarındandır ve Türkçe yazılmış olmakla, konu ve kapsamı nedeniyle ilk Ermeni romanıdır (ilk Ermenice roman 1858'de yayınlanmıştır). Bir diğer açıdan da, Helmuth von Moltke'nin "dil, kültür ve geleneklerine bakıldığında, Hıristiyan Türkler olarak tanımlanmaları daha doğru olur" şeklinde tarif ettiği 19. yüzyıl ortası Osmanlı Ermeni toplumu ve bu toplumun İstanbul ortamındaki sorunlarına belge oluşturmaktadır.

    İlk olarak 1851 yılında İstanbul'da Mühendisoğlu matbaasında basılan Akabi Hikâyesi'nin açıklamalı bir transkripsiyonu ünlü Avusturyalı Türkolog Andreas Tietze tarafından 1991 yılında yeniden yayınlanmıştır. Tietze'nin "Türkiye'de yazılmış ve basılmış hakiki ilk modern roman" olarak nitelendirdiği Akabi Hikâyesi, Hacettepe Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Gonca Gökalp'e göre, 18. yüzyıl sonlarından başlayarak Divan edebiyatı ve Halk edebiyatından farklılaşan ve romana yaklaşan yazılı anlatı anlayışının ilk beş örneğinden biridir. Bu anlamda, Şemsettin Sami'nin 1872 tarihli "Ta'aşşuk-ı Tal'at ve Fitnat" romanı, çoğu kaynaklarda Türk edebiyatında Batılı anlamda romanın başlangıcı kabul edilir.

    Akabi Hikâyesi, mezhepler arasındaki düşmanlığın kurbanı olan Akabi ile Hagop'un aşkını anlatır. Annesi Anna Dudu ve babası Bogos'un kaderini neredeyse aynen paylaşan Akabi, acımasız bir adam olan amcası tarafından büyütülmüş ve annesini sadece ölüm döşeğindeyken tanımış bir genç kızdır. Son derece kapalı bir yaşam süren Akabi, Osmanlı Ortodoks (Gregoryen) Ermenilerindendir. Bir gezinti sırasında tanıştığı Hagop ise Osmanlı Katolik Ermeni cemaatine mensuptur. Mezhep ayrılığını umursamayan gençler birbirlerine âşık olduktan sonra kısa bir mutluluk dönemi yaşarlar. Fakat farklı mezheplerden bu iki gencin birbirlerine olan aşkı ve bağlılığı, aileleri tarafından çok olumsuz karşılanır. Akabi, amcası tarafından tehdit edilir. Hagop'un babası ise romanın ikinci düzey kahramanlarından rahip Fasidyan'ın kışkırtmalarıyla oğluna Akabi'nin bir başkasıyla evlendiği yalanını söyler ve ona sözde Akabi'den gelen bir mektubu verir. Hagop'un dünyası yıkılır ve hastalanır. Hagop'un hasta yattığından habersiz olan Akabi ise, ardarda yazdığı mektupların hiçbirine cevap alamayınca giderek ümitsizliğe düşer. Oysa mektupları Hagop'un eline geçmediği gibi, Hagop zaten ateşler içinde yattığından mektup yazabilecek durumda değildir. Kaderleri üzerinde oynanan kötü oyunlardan tamamen habersiz olan iki genç, artık hızla felakete doğru sürüklenmektedir. Akabi intihar etmeye karar verir. Hagop, babasının ve Fasidyan'ın hilesini öğrendiğinde ve Akabi'nin son mektubunu tesadüfen ele geçirdiğinde, sevgilisini intihardan kurtarmak için çok az vakti kalmıştır. Akabi'ye erişmek için insanüstü bir çaba sarfeden Hagop, hâlâ çok hasta olmasına rağmen hemen yola çıkarsa da, gece yarısı bir karakolun önünden geçerken şüpheli bulunarak nezarete konulur. Nihayet serbest bırakıldığında sevgilisinin bulunduğu yere koşar, fakat Akabi oradan ayrılmıştır. Bir uçurumun kenarında duran Akabi, arkasından gelen ayak seslerinin Hagop'a ait olduğunu bilmeksizin, kendisini yakalamak için geldiklerini düşünerek elindeki zehiri içer ve kendini denize atar. Hagop, sevgilisini denizden kurtarır, fakat zehrin ölümcül etkisinden kurtaramaz ve Akabi acılar içinde ölür. Sevgilisinin ölümünün ardından Hagop üzüntüsünden tekrar hastalanır ve yirmi gün sonra o da ölür ve roman trajik bir sona erişir.

    Hagop tutkulu, fedakâr, hassas bir âşık kimliği ile, bir yandan Divan edebiyatı ve Halk edebiyatı'nın, örneğin Kerem ile Aslı hikâyesinin izlerini taşırken, bir yandan da Fransız şövalyelik geleneğinin "amour courtois" (kibar aşk) anlayışı içinde yeni bir portreyi temsil etmektedir.

    Her iki portre açısından da aşk merkezdedir ve belirli kuralları vardır: Sevilen hükmeder, seven acı çeker; âşık, sevgilisine ulaşmak için çok çaba göstermek ve acı çekmek zorundadır. Bu ilişkide Divan şiirindeki aşktan farklı olan yan, aşkın karşılıklılığıdır. Türk halk hikâyelerinin trajik sonuçlananlarında da aşk karşılıklıdır fakat engeller efsanevi boyutlara erişir. Hagop ile Akabi arasındaki aşk günlük hayattan kaynaklanan engellerin gücü yüzünden ümitsizdir.

    Kendisi de bir Katolik olduğu halde, mezhep ayrılığından kaynaklanan bu trajik aşk hikâyesinde Vartan Paşa'nın taraf tutmadığı görülmektedir. Anlatımında düz bir çizgiyi benimserken, duygusal grafiği aşama aşama yükseltir. Şemsettin Sami'nin 20 yıl sonra yazılacak Ta'aşşuk-ı Tal'at ve Fitnat romanında dahi baş kişi erkek kahraman Tal'at iken, Vartan Paşa'nın baş kahramanı kadın Akabi'dir. Roman karakterlerinin yaşantıları, davranışları, tavırları çok dikkatli bir şekilde yansıtılır ve doğal halleriyle anlatılır. Kasvetli sahnelerin ardından eğlenceli sahneleri getirerek (örneğin Anna Dudu'nun trajik hikâyesinin arkasından İstanbul'da yazlıktaki gezinti) metnin tek yönlü olmamasını sağlar. Benzer şekilde Hagop-Akabi aşkının giderek hüzünlü bir hal alan havasına karşılık, gülünç, görgüsüz, cahil ve zengin Rupenig'in Fulik'e duyduğu aşk sadeliği içinde anlatılır.

    Kullanılan Türkçe'nin çeşnisi de dikkat çekicidir:

    "Akabi, sana tarif idemem ne derece acı duyduk birbirimizden ayrıldığımızde, daha henuz rahatlığe düşece ikan böylece ayrılmamız zuhur itdikde, kendumi telef itmek hiç gözümde olmayacak idi eger seni düşünmemiş olsam idim, zira pek müşkildir bir kimseye sevdiyinden ayrılmak bir daha görebileceyine ümidi olmayarak."

    Dönemin Ermeni toplumu

    Andreas Tietze'nin tanımıyla, "romanın hitap ettiği okur kesimi günlük hayatlarında Türkçeyi kullanan, fakat Arap harflerini güçlükle sökebilen, 19. yüzyıl Osmanlı Ermeni toplumuydu. Bu toplum okullarında Ermeni alfabesini öğreniyor, fakat okudukları metinler konuştukları dil ve yaşadıkları hayata değil, onlara yabancı gelen kadim bir lisana denk geliyordu. O dille kendi zamanlarının maksatlarını ifade etmek güç, hatta imkânsızdı. Konuştukları Türkçe bu maksat için daha uygun, daha kolaydı ve yüzyıllardır süregelen bir Türkçe gelenekleri ve tecrübeleri vardı. Osmanlı edebiyatına ve resmîyetine, okullarında okumadıkları için pek vakıf olmasalar da, günlük pratik ortamlarda bunun eksikliğini pek duymazlardı. Gerektiğinde bir senet, bir istida, resmî bir evrakı takrir edebilecek bilgisi olanlar aralarında mevcuttu."

    Romanın ele aldığı ve dönemin derin bir toplumsal krizini oluşturan bir konu da, Katolik Ermenilerin önce sürgün edilmesi, ardından Patrikhane'den ayrı olarak kendi cemaatlerini kurmalarıdır. Ermeni Ortodoks Kilisesi altında birleşmiş olan Ermenilerden bir kısmı 18. yüzyılda Avrupalı misyonerlerin etkisi ile mezhep değiştirmişti. Bu Patrikhane tarafından hiç de hoş karşılanmamış, hatta Ermeni lobisi Katolik Ermenilere düşman kesilerek bu "mürtedi"leri Osmanlı Devleti'ne ihbar etmiş, ve onların takibata uğramalarına ve geçici bir sürgüne gönderilmelerine sebep olmuştu. Üç yıllık bir sürgün döneminin sonunda Osmanlı Devleti, Ermeni Katolik Kilisesi'ni tanımış ve Katolik Ermenilerin yurda dönmelerine izin vermişti.

    Akabi Hikâyesi iki farklı mezhebe mensup Ermenilerin birbirlerine bakış açısını aktaran ilginç anekdotlar ile doludur. Örneğin, Katolik bir aileden olan Rupenig arabada gördüğü güzel Akabi için arkadaşına onun kim olduğunu sorar, fakat "Ermeni" (Gregoryen anlamında) olduğunu öğrenince, "Öyle ise kim olduğunu anlamağa hiç merak etmem." der. Katolik Ermenilerin sürgün meselesi de yazar tarafından şöyle ele alınmıştır:

    "Katoliklerin pek çoğu dışarı memleketlere sürgün olduler ise, burade kalanler dahi Beyoğlunde olmaya ruhsatleri olmayup Samatya, Ortaköy ve Beşiktaşe tevcih olduklerinde, ben de Margos ahbar ile Beşiktaşde bir Ermeni evinde iki oda tutdum. Lakin orade dahi her gün sürülme korkusu eksik deyil idi."
#07.11.2011 15:19 0 0 0
  • James Earl Jones Kimdir - James Earl Jones Resimleri - James Earl Jones Biyografisi - James Earl Jones Hakkında

    James Earl Jones (d. 17 Ocak 1931, Arkabutla, Mississippi, ABD), Amerikalı sahne ve ekran aktörü.

    noimage

    Filmografi

    Dr. Strangelove or: How I Learned to Stop Worrying and Love the Bomb (1964)
    The Comedians in Africa (1967)
    The Comedians (1967)
    End of the Road (1970)
    King: A Filmed Record... Montgomery to Memphis (1970)
    The Great White Hope (1970)
    Malcolm X (1972)
    The Man (1972)
    Claudine (1974)
    The Cay (1974 one-hour TV drama)
    The UFO Incident (1975 TV-movie)
    The River Niger (1976)
    The Bingo Long Traveling All-Stars & Motor Kings (1976)
    Swashbuckler (1976)
    Deadly Hero (1976)
    The Greatest (1977)
    Star Wars Episode IV: A New Hope (1977) (seslendirme)
    Exorcist II: The Heretic (1977)
    The Last Remake of Beau Geste (1977)
    A Piece of the Action (1977)
    Jesus of Nazareth (1977)
    Black Theatre: The Making of a Movement (1978)
    Star Wars Christmas Special (1978 TV special) (seslendirme)
    Roots: The Next Generations (1979 TV miniseries)
    Star Wars Episode V: The Empire Strikes Back (1980) (seslendirme)
    Guyana Tragedy: The Story of Jim Jones (1980 TV miniseries)
    The Creation (1981)
    The Bushido Blade (1981)
    The Flight of Dragons (1982) (voice)
    Conan the Barbarian (1982)
    Blood Tide (1982)
    Star Wars Episode VI: Return of the Jedi (1983) (seslendirme)
    Allen Boesak: Choosing for Justice (1984)
    City Limits (1985)
    Soul Man (1986)
    Gardens of Stone (1987)
    Allan Quatermain and the Lost City of Gold (1987)
    My Little Girl (1987)
    Pinocchio and the Emperor of the Night (1987) (seslendirme)
    Matewan (1987)
    Terrorgram (1988) (voice)
    Coming to America (1988)
    Three Fugitives (1989)
    Field of Dreams (1989)
    Best of the Best (1989)
    By Dawn's Early Light (1990)
    Convicts (1990)
    The Hunt for Red October (1990)
    A World Alive (1990)
    The Ambulance (1990)
    Grim Prairie Tales (1990)
    Heatwave (1990)
    True Identity (1991)
    Scorchers (1991)
    The Second Coming (1992)
    Ramayana: The Legend of Prince Rama (1992)
    Patriot Games (1992)
    Freddie the Frog (1992)
    Sneakers (1992)
    Dreamrider (1993)
    Sommersby (1993)
    The Sandlot (1993)
    Excessive Force (1993)
    The Meteor Man (1993)
    Naked Gun 33⅓: The Final Insult (1994)
    Africa: The Serengeti (1994)
    Clean Slate (1994)
    The Vernon Johns Story (1994)
    The Lion King (1994) (voice)
    Clear and Present Danger (1994)
    Countdown to Freedom: 10 Days That Changed South Africa (1994)
    Jefferson in Paris (1995)
    Judge Dredd (1995)
    Cry, The Beloved Country (1995)
    A Family Thing (1996)
    Looking for Richard (1996)
    Good Luck (1996)
    Gang Related (1997)
    What the Deaf Man Heard (1997)
    New York... Come Visit the World (1998)
    Primary Colors (1998) (seslendirme)
    Merlin (1998) (seslendirme)
    The Lion King II: Simba's Pride (1998 direct-to-DVD) (seslendirme)
    Summer's End (1999)
    Our Friend, Martin (1999) (voice)
    On the Q.T. (1999)
    Undercover Angel (1999)
    The Annihilation of Fish (1999)
    Fantasia 2000 (1999)
    Tiberian Sun (1999)
    Ennis' Gift (2000)
    Antietam: A Documentary Drama (2000)
    The Papp Project (2001)
    Black Indians: An American Story (2001)
    Finder's Fee (2001)
    Recess Christmas: Miracle on Third Street (2001)
    Muhammad Ali: Through the Eyes of the World (2001)
    Disney's American Legends (2002)
    The Great Year (2004)
    Unforgivable Blackness: The Rise and Fall of Jack Johnson (2004)
    Robots (2005) (seslendirme)
    The Reading Room (2005)
    The Sandlot 2 (2005)
    Malcolm X: Prince of Islam belgesel (2006) (sadece anlatıcı)
    Kingdom Hearts II (2006) (seslendirme)
    The Benchwarmers (2006) (seslendirme)
    Scary Movie 4 (2006)
    Click (2006) (seslendirme) (As Himself)
    The Trail of Tears: Cherokee Legacy (2006)
    Welcome Home Roscoe Jenkins (2008)
    Disneyland MGM studio's (2008) (seslendirme)
    Jack and the Beanstalk (2008) (seslendirme)
    Quantum Quest: A Cassini Space Odyssey (2009) (seslendirme)
    Earth (2009) (seslendirme)
#07.11.2011 11:35 0 0 0
  • Jonathan Ahdout Kimdir - Jonathan Ahdout Resimleri - Jonathan Ahdout Biyografisi - Jonathan Ahdout Hakkında

    Jonathan Ahdout (doğum 18 Mart 1989), ABD'li aktördür.

    Santa Monica, California, ABD'de doğdu. Babası Yahya Ahdout, annesi ise Jacqueline Hayempour'dur. Ailesi İranlı Yahudilerdir. 1982 yılında Jonathan'ın kız kardeşi doğduğunda ailesi ABD'ye kaçmıştır. Jonathan Brentwood, Amerika'da ailesi ve kız kardeşi Melody (İran doğumlu) ve erkek kardeşi Daniel ile (doğumu California) beraber yaşıyor. Siani Akiba Academy ve Harvard-Westlake okullarında okumuştur. Şu an Güney California Üniversitesi'nde okuyor ve 2007 Sonbahar'da mezun olacak.

    House of Sand and Fog adlı filmde Esmail Behrani ve 24 adlı televizyon dizisinde Behrooz Araz rollerini oynadı.

    En son The Unit adlı diziye konuk olmuştur. Jonathan müziğe büyük ilgi duymaktadır. Piyano çalıyor, şarkılar besteliyor ve resim yapıyor. Takma adı Johnny ve 1.70 cm boyunda.
#07.11.2011 11:33 0 0 0
#07.11.2011 11:06 0 0 0