@gamLı adlı üyeden alıntı:
[alinti=#4992745]neyzenteyfik[/alinti]arkadaşım DİNLER tabirini kullanan benim
son cümlenizin mantıksal tahlili Ben size yazdım ama siz bana yazmayın
peki öyle olsun
qamlı arkadaşım verdiğiniz 158 rakamıda doğrudur
kazım karabekir paşanın tutumuda doğrudur hatta terk etmiş diye biliyorum
''Osmanlıda 10 dan fazla siyasi parti vardı..Buna Komunist parti ve işçi partiside dahil'' bunuda herkes biliyor yazmaya gerek bile yok
sistem işçi partisinin ikdidara gelmesine engel
sorgulanması gereken partilerin çokluğu değil
meşru güç olarak yönetime gelmesi
hatırladığım kadarıyla 1930 yıllarda mimar sinanın mezarı açılmış yazması bile çok çirkin utanılcak şeyler
milliyetcilik aşk gibidir akıldan daha çok duygulara hitap eder
Osmanlıda parti çokluğu var..Ama sistem yetersiz..
Yeni kurulan Cumhuriyette Sistem var....Ama bu sistemin gerektirdiği çok partili bir siyasi hayat yok!
Sistem olduğu sürece zaman içinde iyileşmeler beklenebilir...
Peki;Sistemin olmadığı fakat partilerin bulunduğu Osmanlı siyasi hayatındada iyileşmelerin olma ihtimali "% sıfır"mıdır?...
Osmanlı zaten tanzimat ve islahat fermanlarıyla ve meşrutiyetle bu konuda adımlar atmış değilmidir?
Padişah kendi eliyle kendi yetkilerini kısıtlamamışmıdır?..
"Şartlar bunu gerektiriyorduda ondan kısıtladı" denebilir..
Ama ;Yeni Cumhuriyette "halkın yönetimde söz sahibi olması" için atılan adımlar içinde bu söylenebilir..
"Şartlar bunu gerektiriyordu ,bu sebeple halkın yönetimde söz sahibi olması gerektiği vurgulanmıştır"denebilir...
Peki halk yönetimde söz sahibi olmuşmudur?
Bu dönem için "tam bir demokrasiden bahsedemeyiz bu çok partili hayata geçiş süreciydi" denebilir..
Ama; aynı sözü Osmanlının bu yenilik hareketleri içinde söyleyebiliriz..."tam bir demokrasiye geçiş süreciydi" diyebiliriz..
Hani?..Nerde kaldı "DEVRİM"?
Yani bunca insan ,saatlerin yeniden ayarlanması , tatil günlerinin ,ölçü ve tartı birimlerinin değiştirilmesi uğrunamı ASILDI?
Orijinali Göster...