İnsan bakarken korkuyor.Allah korusun böyle felaketlerden insanları diycem ama bu felaketleri de veren Allah olduğu için düşünemiyorum ne diyeceğimi!!!O istemeden kuş uçmaz elbet...
Ve Tanrı insanı yarattı...
Mayası topraktan hamuru çamurdan
İçine sevgi kattı nurundan
Melekler secdeye durdu onurundan
Ve tanrı insanı yarattı bedeni et ve kemikten ruhu nefesten.Ol dedi oluverdi hiç yoktan...Yaradan emretti şaha kalksın kâinat,gece ayrılsın gündüzden.Gündüze güneşten pay geceye nurdan ışık saçtı...Ve dedi;hepsi senin emrinde sen ise benimsin etinle kemiğinle...Ol derim olursun öl derim ölürsün,almakta benim elimde vermekte ama sen benden iste.İste ki yanında olayım büyük cömertliğimle...
Ve insan indi evine.Önce nefes almayı öğrendi sonra yaşamayı.Tenine önce güneş değdi ısındı,sonra rüzgâr değdi kapıldı nefsinin yeline ve sonra yağmur yağdı unuttu nurun bereketini ve sonra kar düştü üzerine ölüm geldi ölümsüz zanettiği bedenine...
Saat şu anda 22:45 ve bana birşey hatırlatıyor bu rakamlar;insanın en deli olduğu yaş aralıkları.Doğarsın ve belli bir yaşa kadar hayatı tanımaya çalışırsın.İlk önce herşeyin sevgi olduğunu zannedersin.Seversin birşey beklemeden ve sevgin büyür seninle birlikte.O kadar çok büyür ki senin yaşamışlığını dahi geçer ve birde bakmışsın en çok kendini seviyorsun!Kimse seni kendin kadar sevemez ve kimse sevgiyi sen kadar hakedemez!Unutursun seni yaratanın herşeyi sevgiyle yarattığını!!!Herşey kendin oluverirsin senin dünyanda...Ne kadar küçük bir dünyan vardır oysa!Bunu anlayamazsınki yaşın 20'li yaşlardadır daha!Büyümek istersin daha çok büyümek ve herşeyin sana ait olduğu bir dünyanın tek hakimi olmak...Unutursun sadece hakettiğini istemeyi!İstediklerini hakettiğini düşünürsün hakkın olmayarak!
Ve tanrı insanı yaratalı herşeyin çalışıp çabalamak olmadığını öğrenirsin yaşın elliye geldiğinde.Aldığın nefes yetmez sana.Nasıl harcadığını düşünürsün nefesini nefsinle giriştiğin birliktelikte!Çok şey kaybetmişsindir,sevginin sadece kendinle yaşadığın değil paylaşılması gereken bir zenginlik olduğunu anladığında!
Hayat kimine güler kimini düşman beller,kimine verir kiminden alır!Suçludur hayat suçlu...Ve bu suçu bilerek işler ki ona ne kadar direndiğin ve seni buna sevkedene ne kadar şükredeceğini anlamak için...
Ve hayat sana birşey söyler; Nefsinle düşme yola ey insanoğlu.Nesf cennetin yoluna döşenmiş dikenli geçittir.Şükür ve itaat ise cehennemin yolunu kapatan gül bahçesi.Sen ki o bahçeye girdiğin zaman cennet yolu uzanır önünde uçsuz bucaksız...
Ve Tanrı insanı yarattı...
Mayası topraktan hamuru çamurdan
İçine sevgi kattı nurundan
Melekler secdeye durdu onurundan
Bir şeytan oldu nura kafa tutan...
Sen cennetin gülü,sen gönüllerin bülbülü
Sen ki Allah'ın en sevdiği kulu
Sen ki cennetin elçisi
Nasibimizi kutlu eyle
Bin geceden hayırlı bu gecede...
Ama herşeyden önce kalplerimizde aralayalım af kapısını..
Evet,en çok bu üç şey yorar insanı.Evet ama hayatı da çok sevdiren üç şey vardır;affetmek,içi yanarken susmak ve olmayacağını bildiği halde hayal kurmak...
Aslında insanını canını yakan şeyler hayatla kurduğumuz bağın en sağlam düğümleri sanırım!
Emeğine sağlık Birsum...
Bazen harflerle oyun oynayasım geliyor!Ama onlarla geçinmek o kadar zorki...Dengesini şaşırmış bu harfler.Hem dengesiz hem asi!Onlara hükmetmek o kadar zorki!Oyuna çok güzel başlıyoruz,her iki tarafta istekli ama sonra araya mızıkçılık giriyor,hükmeden hep onlar oluyor...
Ve birde bakmışımki saklanan onlar ben ise ebe!Diyemiyorum bir türlü sobe!Hakkını vermek lâzım,bulunmuyorlar saklandıkları yerde...
Diklenme kalbim diklenme
Bana bu kadar yüklenme!
Başım sol yanıma eğilsinki
Çekeceğin çok dert var
Kendine güvenipte büyüklenme!!!
Mavi umutların gri gölgesi düşmüş içine
Mutluluk sende nasıl geçine
Acı bakmaz yüzdeki biçime
Eyvallah deyip hazır ol
Bilmediğin ızdıraptaki mülteci göçüne...
Hani bazen bütün yolların kapanırya
O bütün yolların kapandığında kendine yeni bir yol ararsınya
İşte o zamanlar dur demeli insan kendine!
Dur!
Sen çıkış yolunu bulamıyorsan
Bekle sabırla
Bekle ki
Gideceğin yol seni bulsun...