birazcık uzun olacak yazım, sabır edenlere şimdidine teşekkür ederim...
çok çok geniş bir araştırma yaptım uzun zaman önce,
Allah katında engelli,özürlü,sakat,topal vb gibi isimlendirmeler yok.
bununda tek nedeni var,
biz-siz ayrımı olmamasıdır -araştırmalardan yola çıkıp bu fikre varmak zor deyil-. sonuçta herkes insan.
amma velakin; biz engelli,sakat,kör,topal vs laflara alışmışız oda tartışılır.
benim için engel nedir: 20-21 yaşımdan bu yana engelliyim ve şuan 45 yaşımın içindeyim. benim için engel, daha evvel maç ederken,koşarken,işte ne bilim yürürken vs .. daha sonra bu yetilerin olmaması. mesela: koşmaya engel rahatsızlık gibi tanımlayabilirim.yani engelli olan ben değilim, engel olan hastalık!
amma velakin dediğim gibi alışmısız engelli demeye.
bunu başka bir engelliye sorsak eminim, çok çok farklı görüş ifade eder,kendi hastalığına dair.
peki toplumun çoğunluk kısmı engellileri neden dışlıyor?
hani ben kendim engelli olduğum için deyil, tamamen oturup düşündüyüm için mantık yürüttüğüm için bulduğum cevaptır.
toplumda yalnış sadece engelliye yapılmıyorki!
1-kilolu birini görünce, toplum derki: üfff amma şişko, yemiş yemiş......
2-kendi gözüne yakışıksız gelen için derki: üffff ne çirkin insan yaffu.
3-fakir için derki: çorbadan başka bişey yemiyor.
ama tüm bunlar-bu dışlayıcıklıklar yapılırken bir şey unutuluyor.
oda allah(c.c) ın kişileri yakışıklı-çirkin, sağlıklı-sağlıksız, zayıf-kilolu, zengin-fakir olarak kategoriye sokmadığı.
bugün bir zengin, yardıma muhtaç olana yardım etmiyorsa imkanı var olduğu halde,
fakirde yardım etmek isteyipte, imkanı olmadığı için yardım edemiyorsa...
allah zengini deyil, fakiri yüceltir. çünki, kalp arzu ederde yapamazsan imkansızlıktan,yapmış kadar puan alırsın yaradandan.
öte yandan engellilik.
hadi katogorileştirelim: engelsiz ve engelli yi.
hangi engelli kendi arzusuyla engelli olmuştur?
hangi engelsiz kendi isteyiyle engelsiz olmuştur?
( sorum yumurtamı tavuktan çıkar-tavuk mu yumurtadan çıkar gibi oldu yaffu )
sonuçta kimsenin kimseden üstün yanı yoktur, çünki
her iki tarafda deyildir engelli olmak-yada olmamak tercihini yapan.
bunu yaradan belirliyor.
Toplumda engelliye acımak
çok çok çok samimi şekilde, bizzat yaşadıklarımdan örnek vereceyim:
T.sandalyemle hastaneye vs. giderim
ordaki hasta refakatçileri yada küçük sağlık sorunu olanlar şunu demiştir hatırladığım:
"vahhh vah sana hiç yakışmamış bu engelli hal"
( kel ve karismatikim diye yakışmamış sanırım )
öte yandan, karşılıklı sohbet ederken, konu engelden açılır
arkadaşın derki: allah düşmanımın başına vermesin senin bu rahatsızlığı
vermesin tabiiki, versin demiyoruz
amma bu nasıl bir moral bozuculuk yaffu, elbette temennim kimse bu zorluğu yaşamasın, ama zorluğu yaşayanada ACINMASIN...
acınacak olan engelliler deyildir..
engellilere kadar nice acınası lar vardır.
yaradan derki: kimin iki sevgilisini(gözlerini,kollarını,bacaklarını vs.) almışsam,
ve aldıklarım buna sabır etmişse
onlara EN AZ CENNETİ VERECEĞİM
acınması gereken engelli bireyler deyildir görüşümce:
acınması gereken:
çoluğunun çocuğunun rıskını orda burda yiyenler
soyup çalan çırpanlar
adam öldürenler
sapık beyinler...
işte acımak lazımsa bunlara acınmalı, çünki bu kişiler
kul hakkı yiyenlerdir ve neyle gelirsen gel kul hakkıyla gelme der yaradan.
Selam Abicim.Sen Engelli Olduğuna Üzülmüyorsun.Aksine Hayatı Yaşıyorsun.Benim Bir Dayım Var.O da felçli idi.ayakları yoktu yani.sonra ona bir umut doğdu.doktorlar bacak yaptılar ve ona taktılar.şu anda yürüyor,koşuyor ve öyle akıllıki,felç iken hiçbiryer onu kabul etmezken.şimdi teklifler yağıyor.benim de küçkken ayağımda ameliyat oldum.bir ara topalladım.ama hayatı yaşadım.baan topal dediler.ben onlara gerizekalı dedim.Önemli olan hayatı ne olursa olsun güzel,huzurlu,mutlu ve sağlıklı yaşamak ...
Sevgilerimle ...
sözlerinden etkilenmemek mümkün deyil. beni derin düşüncelere saldın kardeşim. öncelikle dayın için sevindim, allah yolunu ve bahtını açık eylesin dayıcığının.
bunun dışında dedinya bir ara ameliyat oldum ve topalladım ve bana topal diye hitap ettiler diye, heh işte budur beni derin düşünceye salan.
bazı insanların,bazı şeyleri gözüne gözüne sokarsın ama görmez deyerli kardeşim, manevi görme engelli oluverirler.
seninle çok samimi bir şekilde bir notumu paylaşacayım:
yaklaşık 1 sene evvel, bir kampanya başlattık engelliler mekanımızda,
dedikki RADYOLAR "SENİ GİDİ TOPAL" şarkısını çalmasın, en ulusal radyolardan internet radyolarına kadar e-mail yağmuru yaptık.
dedikki:
bu şarkıyı lütfen yayınlamayın, engelliler üzerinden yapılan şarkılara, reklam yayınlarına (bir ara cem yılmazında şaşı reklamı vardı - telekoma dair) prim vermeyin dedik, son derece onur kırıcı, birileri para kazanacak diye bizim üzerimizden geçim sağlatmayın dedik.
kuşkusuz en ulusal radyolar bile çağrımıza kulak verirken,
BENİM HUKUKUM OLMUŞ BİR BAYAN radyosunda bu çağrıya inat günlerce
"SENİ GİDİ TOPAL" adlı parçayı yayınladı!
bu bir inatlaşmadır, bu bir vurdumduymazlık bu bir YÜREKSİZ liktir.
ben unuturum bu yapılanı,ama yaradan unutmaz.
herkes bir kalp taşıyor, ama maalesef herkes YÜREK taşımıyor deyerli kardeşim.
allah bizleri, yüreksel engellilerden eylemesin. en kötü engel budur.
bundan up uzun yıllar evvel,
nasıl bir çözüm bulsamda, tek başıma giyinebilsem diye oturdum düşündüm( ayakta istesemde düşünemezdim zaten)
Çözüm: uzun bir sopa ucuna, balık avlama iğneleri varya kocaman birtane ondan taktım ki, o sopayı uzatıp dolaptan giyeceyimi kendim alıp,
kamlumbağa yavaşlığındada olsa kendim giyinim diye.
tabiiki uzun yıllar bu buluşumla olayı hallettim.
ama biri fikrimi çalmış yaffu
2008 model uzanma aleti benimkisi gibi balık avlama iğnesiyle olmaz tabiiki
işte icaat ve piyasa fiyatı çok çok uygun 20 TL falan, şuan bende bunu kullanıyorum,kendi icatımı çöpe attım
tatammm...
kendimi eşşekten inmişde ata binmiş gibi hissediyorum, bunu kullanmaya başladığımdan beri
Tum direnciniz, cabalariniz ve ayakta kalmak istemeniz, yasama dort elle sarilmanizin yaninda, mutevaziliginiz icin de tesekkur ederiz size. Ornek alinmasi gereken bir ustasiniz. Emeklerinizin karsiligini alacaginiza inaniyorum, Allah yardimciniz olsun. Bu siiri size armagan etmek isterim.
Butun engellerin, engellenmesi icin
calisirdi,
ustam.
Ta ki;
Tum engelliler engellenmesin,
engellileri, engelleyenlerin
insanlıkları engellensin diye. ..alinti.
diyoruz ya, kelimeler yetersiz kalır bazen. şuan benim içinde öylesi bir duygu yaşadığım.
gözlerimin içini şuanda göremesende, bilmelisinki tatlı talı gülümsüyor sana.
teşekkür ederim kardeşim.
Sevgili abim hos geldin.Abi sene cani gönülden tebrik ediyorum.ALLAH insana azmini kaybettirmeyince bir seyleri basariyor,benimde halamin oglu var oda trafik kazasinda ayni sizin gibi rahatsizlandi.Ama senelerce Annesi ile azimle mücadele etti ve oda cok seyi basardi sizin gibi sükürler olsun.
Inanin böyle durumlarda cok icerleniyorum.Ben üc aydir ayak kabsüllerinin yirtilmasindan dolayi evdeyim.Kendi kendime kiziyordum neden dikkat etmedim, diye ama sizin gibi degerli abiler böyle hayatini insanlara anlatinca bu hasarlar ve bu rahatsizliklar hic bir sey degilmis.Sizin gibilerin azmi basarisi insanlara örnek olmalidir.ALLAH'im sizin gibi degerli ve azimli kisileri yanimizdan eksik etmesin.
Böyle yazma ihtiyaci hissettim sizi kiracak kelimeler yazdiysam Özür dilerim.Insallah daha cok seyler paylasacagiz sizinle ALLAH'im sizlerin yardimcisi olsun.ALLAH'a emanet olun.Saygilarimla.
deyerli kardeşim, beni kırmadın) önce bunu bil. ve kırarım,kırılır endişesini yaşama.
bizim inancımız sonsuz çok şükür abesinin, allah bir kapıyı kapar ötekini açar.
ve biliyoruzki, bu dünyadaki zorluklarımızın mükafatını fazlasıyla alacağız diyer dünyada.
allah; manevi engellilerden yapmasın bizleri.
manevi engellileri (duyup duymazdan geleni, görüp görmezden geleni)
diyer dünyada utansınlar diye biz karşılayacağız,allah bize bu hakkı tanıyor
daha ne olsun))
selamlarımla,güzel kardeşim.
oncelikle gecmis olsun uzuldum ALLAH dusmanima yasatmasin
ama bu yoktan var ettim kelimesi sadece ALLAH'u taalaya aittir cunku o bizi yoktan var etti biz bir seyi var edemeyiz sadece kesf ederiz buluruz yani
deyerli kardeşim, tamamen katılıyorum.
lakin bir cümle kurarken, kurulandan öte niyet ve amaç önemlidir.
şöyleki kastım:
oturamayan biri oturma becerisi yoktur.
fizik tedavi ve inançla oturmayı başarırsın)
yok olan bir yetiyi, inançla ve azimle var etmektir cümlemdeki kasıt
bunca yıldır çok fazla psikoloğa gittim:
istisnasız hepsi hastalığımla ilgilendi.
ama kendi derdimi kendim çözdüm...
araştırmalar yaparak,
olay engelli olmakta deyil, olay nasıl engelli olduğunla alakalı!
ayağını burkup, omuriilik felçli kalanın psikolojisiyle
benim gibi, Trafik kazasında 10 saniyede kızı - eşi ölen, kendide engelli kalan adamın psikolojisi aynı olamaz.
ki zaten,bende hiç bir zaman engeline ahlanmış, vahlanmış bir adam olmadım,
ama o kaza anı gitmez gözüm önünden.
Hastalık şiddeti, etkilediği organ veya organlar ne olursa olsun şiddetine göre özgüven kaybına neden olur. Bu duyguya çökkünlük ve çaresizlik duyguları eşlik eder. Bu kaygı ve elem veren duygular devam ederse, gerekli, çevresel veya profesyonel yardım ve destek görülmezse zorlanma ile başa çıkmada başarısızlık egemen olur.
evet bunlar başıma geldi
Omurilik yaralanmalarında; santral, periferik ve otonom sinir sistemlerinin tümü cinsel fonksiyonlarla ilgili olduğu için oluşan lezyonlar, lezyonun yeri ve şiddetine göre cinsel fonksiyonlarda kalitesinde bozulma veya yitim söz konusu olabilmektedir.
idrarda kötü koku, renk deyişikliyi, kaçırmalar vs meydana gelirse
İDRAR KÜLTÜRÜ yaptırmak lazım.
not:idrar kültürüyle,idrar tahlili ayrı şeyler. buna dikkat etmek lazım.
ve omurilik felçliler: çayı,kahveyi bırakıp suya yüklenmelidir...
ayrıca hiç bir şikayet yoksa bile:
eczaneden purinol EFF alıp -prinç tanecikleri gibidir görüntüsü-
2 günde 1 ölçek bir bardak suda eritilip içildiyinde olası enfeksiyonu bi hayli önler.
not: ilacın herhangi bir zararı yoktur. tadı maden suyuna benzer.
duyurmaya çalışıyoruz abesinin.
eskinden bir avuç dernek idik.
şimdi kocaman bir site oluverdik. kampanyalarımız oluyor e-mail vs kampanyası.
sayın büyüklerimizi e-mail yağmuruna tutuveriyoz
bundan 15 yıl öncede, bir yasa deyişti çabamla.
ben birşey göremedim,
lakin ben göç edip gittiyimde, eminim pek çok engelli
bir oturandeva vardı bizim için gece bile uyumadı diyecek inşallah
genelde, bu soru çok sorulur.
sebebine gelince, omurilik felçli erkeklerin %90 ından ilişki sırasında,
sperm gelmez. bunun nedeni ise, fonksiyonların felç geçirirken şoka girmesidir.
omurilik felci, anne-baba olmaya engel deyildir.
bayanlarda daimidir anne olmak -başka hormonal rahatsızlık yoksa tabiki-
erkeklerde ise, normal yolla olmaz çocuk. çünki,sperm dışarı çıkmaz.
spermi dışarı çıkartmak için, özel pompa lar vardır medikalcilerde bununla dışarı çıkartılır.
ve anneye zerk edilir.
sözün özü:
bay-bayan her omurilik felçli anne ve baba olur.
felç buna engel deyildir.
çocuk olmuyorsada,bunun nedeni felç deyildir.
başka hormonal -tamamen felçten bağımsız- rahatsızlık vardır.
özellikle çok oturanlarda,yatanlarda oluşur.
yatmaktan ve çok oturmaktan kan dolaşımı durur ve örneyin: kalçalarda,
yanlarda, sırtta vs. yaralar oluşur.
oluşan yaraların tedavisi:
izotonik suyla yara temizlenir. daha sonra herhangi bir medikalciden,
yara örtüsü alınır ve yaranın üzerine yapıştırılır, hep tedavi eder,hemde dış mikroplardan önler.
örnek:
bu örtüler boyutludur, her türlü yara için ebatları vardır.
-----------------------------------------------
gelelim nasıl önlencez yaradan.
1-sürekli yatmak zorunda olan engelliler, aynı pozisyonda yatmamalı.
yarım saat sağının üstüne yatıyosa, 1 saat sola, sonra sırt üstü, sonra olabilirse yüz üstü yatmalıdır. yatış pozisyonu daima deyişmelidir.
buna ilaveten, havalı yatak alınmalıdır, havalı yatak hava verdiyi için yara oluşumunu %90 önler.
örnek yatak görüntüsü:
2-tekerli sandalye de çok oturanlar ise,
2 saat oturyosa yarım saat yatıp uzanmalıdır ki kan dolaşımı olsun.
bunun dışında t. sandalye için havalı minder kullanmalıdırlar.
ben yaklaşık 5 yıldır roho marka kullanırım,biraz pahalı ama en küçük kızarıklık bile oluşmaz bende ki ben sabah 9 da bi otururum sandalyeye,gece yatana kadar)
T.sandalyedede hareket önemli, ellerle kolaçaklara vereceyiz ağırlığımızı ve
gövdemizi yukarı - aşağı şeklinde hareket ettireceyiz.
birde bende hep topuklarımda oluşurdu yaralar, T.sandalye de ayak koyma yerinden bileklerim aşağı doğru sarkardı çünki ve dolaşım dururdu.
buna çözüm olarak hep ayakkabı giyerim T.sandalyedeyken.
çünki ayakkabı, ayakların bileklerden aşağıya sarkımını %99 oranla engeller.
birde, özellikle yazın hergün duş alınmalı mümkün olduğunca.
vücut terli olduğundan yara oluşumu çok olur.
1-istisnasız,her kaldırımın ortasında ağaç,direk vs vardır.
bozuk yapılanmanın bedelini engelli öder.
T.sandalye ile mümkün deyil kaldırımdan geçemezsin.
2-sadece bozuk yapılandırma mı?
kaldırım düzgün olsa ne ola? T. sandalye ile kaldırıma çıkarsın,
gidersin gidersin... tak önünde bir engel! adamın teki, aracını kaldırımın üstüne parketmiştir. tersine geldiyin yolu geri dön ..
3-engellisin, camiye gitmek istiyorsun. ama camii engelliye uygun deyil, T.sandalye ile geçebilecek kadar rampa yok.
4-sokağa çıkarsın, hani iki lokma temiz hava almak istersin...
hopaaa bir gelir cebine para sıkıştırmaya kalkar.
öteki acır gözle bakar. kendini baskı altında hissedersin, e ozaman evde durmak daha mantıklı gelir.
5-arkadaşın arar, yarın düğün var muhakak gel der. gelmezsen kırılım allama der. kırıl, orta yerinden çatla demek istersin lakin diyemezsin,
istersinki sen birşeyleri söylemeden o anlasın. ama bencildir anlamaz.
şu soruları sıralarsın...
*düğün alanına girişte rampa varmı?
*engelliye uygun wc varmı?
*t.sandalye ile geçişe uygunmu salon?
cevapların hepsi elbette HAYIR dır)
eee ben nasıl gelecem?
6-dersinki, bugün dışarda yiyeyim yemeyi. harıl harıl merdivensiz düz mekan ararsın,ama bulamazsın) restauranların %95 i adeta burda engelliye yer yok dercesine 10 merdiven koymuştur kapı girişine.
omurilik felci olduğumdan, vücudumun kısmi yerlerinde his yok.
bir elimin iki parmağındada his yok (baş parmak ve-işaret parmak)
birgün o hissetmeyen parmakları yakmışım, haberim yok)
his yokya, yandığınıda bilmiyorum. derim soyulmuş ve yara olmuş.
tüffffffffff dedim yafu, olacak işmi bu?
hemen zihnimi yordum, ne yapmam lazım bu iki parmağı korumak için?
hayır birşey deyil, biri gelip parmakları kesecek benim haberim olmayacak,
bi bakcam parmaklar yerinde yok)
çözüm hazır:
eldiven parmaklarını kestim)) mümkün olduğunca takmaya çalışırım.
ve bu yöntemle parmaklarım hiç yanmadı) çünki sıcakla direk temas etmiyor.
Bölümümüz uzun süredir vardı ancak alt bölüm olarak pek fazla kimseye hitab edemediğimizi düşünerek ana sayfada gözükecek şekilde düzenledik ve sağolsun bir çok arkadaşımızın katkılarıyla bayağı faydalı içeriğe sahip oldu.
Aslında sizi burada görmek güzel cümlesi özellikle böyle bir bölümde pek hoş bir cümle olmasada hayatın gerçeklerine gözlerimizi yummakta çözüm değil malesef.
Bundan dolayıdır ki engelli insanlarımız için bizler ancak üzülebilir ya da kendimizce motive etmeye çalışırız ve bunu yaparken bir çok kez belkide onları üzecek kelimeler sarfettiğimizin farkında bile olmayız. Sanırım onların derdinden ve duygularından yaşayanlar kadar asla haberdar olamayız ve hissedemeyiz.
Durum böyle oluncada bölümde konulara daha hakim ve her yönünü bilen kişilerin sayısının çoğalması ve onların görüşlerini paylaşması sanırım daha faydalı olacaktır.
Yaşama tutunma gücünüz için sizi tebrik ediyorum. Umarım sizi artık daha sık aramızda görürüz.