pisipisi

pisipisi

Üye
17.08.2007
Çavuş
1.263
Hakkında

#15.12.2008 00:55 0 0 0
#15.12.2008 00:19 0 0 0
#14.12.2008 23:56 0 0 0
#14.12.2008 23:54 0 0 0
  • DANIŞMA


    GENETİK DANIŞMA

    FXS tanısı alanlara, ailesinden bir bireyin FXS tanısı aldığını öğrenenlere genetik danışma verilmelidir. Frajil X sendromunu iyi bilen bir uzman testin nasıl yapıldığı, kalıtım şekli ve geleceğe yönelik aile planlaması ile ilgili bilgi verir. Ailenin yeni koyulan tanıya alıştırılması bu aşamada çok önemlidir. Hastalığın nasıl kalıtıldığı, riskli bireylerin kimler olabileceği ve prenatal tanı olanakları aile detaylı şekilde anlatılır.
    Ailelerinde nedeni açıklanamayan zeka geriliği ve genetik danışma için başvuranlarda da FXS mutlaka akılda tutulmalıdır.

    FRAJİL X Sendromlu Çocukların Olumlu Özellikleri
    Pek çok anne-baba ve eğitmen FXS'lu çocukların pek çok alanda potansiyellerinin olduğunu düşünmektedir. Sıklıkla çok sevilen, birlikte olmaktan hoşlanılan, kibar bir kişilikleri vardır. Duyarlı ve sevimlidirler, sosyal ilişkileri iyi, taklit yetenekleri çok kuvvetlidir, hayal güçleri zengin ve espri anlayışları vardır. Bazılarının sözel ve okumaya dayalı yetenekleri çok gelişmiştir. Muzik, sanat ve sporu içeren aktivitelerden çok keyif alırlar. Aktiviteler gelişimlerini hızlandırır ve mevcut potansiyellerini en üst düzeyde kullanmalarına yardımcı olur.

    Frajil X Sendromlu Çocukları Doğumdan / Tanıdan Sonra

    Nasıl Takip Ediyoruz?

    Frajil X sendromlu çocukların doğumdan itibaren klinik takiplerini karşılaşmaları olası problemleri dikkate alarak özetleyen yönergeler ışığında yapıyoruz. Frajil X sendromlu bireyin yaşıyla paralel takibini kolaylaştıran bu yönergelerde aşağıda sıralanan noktalar dikkate alınır. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı AD Genetik Ünitesi'nde aşağıdaki uygulama yapılmaktadır. Bu uygulamanın yapılabilmesi multidisipliner çalışmayı gerektirmektedir. Bu amaçla Hacettepe Tıp Fakültesi'nde Genetik Ünitesi ile Çocuk Ruh Sağlığı, Pediatrik Nöroloji, Pediatrik Kardiyoloji, Göz, Kulak Burun Boğaz, Odyoloji, Radyoloji Anabilim Dalı ve Üniteleri yoğun işbirliği yapmaktadırlar. Frajil X tanısı almış çocukları yaş gruplarına göre aşağıdaki noktalara dikkat ederek takip ediyoruz.

    Süt Çocukluğu Dönemi:

    Süt çocukluğu döneminde FXS tanısı alan hastanın yarık damak, pes ekinovarus, doğuştan kalça displazisi ve gastroözefageal reflü (GÖR) gibi bağ dokusu problemleri açısından değerlendirmesi yapılır. Bebeklikleri genelde iyi geçse de, bazı bebeklerde iritabilite, ve sakinleştirmede güçlük olabilir. Beslenme sonrası GÖR'ya ikincil kusma olabilir.
    Detaylı genetik danışma sonrasında odyolog, fizyoterapist, konuşma ve dil uzmanı ve pediatristten oluşan bir takım tarafından değerlendirilir.
    Tekrarlayan otitis media ve orta kulaktaki sıvıya bağlı işitme azlığı sıktır. Agresif tedavi, bir kulak burun boğaz (KBB) uzmanı tarafından izlem,ve bazen timpanostomi tüpü yerleştirilmesini gerektirebilir.

    Okul Öncesi, Oyun Çocuğu:

    Gelişimsel testlerle gelişim basamaklarının yıllık takibi.
    Dilde gecikme 2 yaşından sonra belirgindir. Bu dönemde daha yoğun, bireysel konuşma ve dil terapisi önerilir. İki yaşından sonra hala konuşamıyorsa, destekleyici ve alternatif iletişim yöntemleri denenebilir.
    İnce ve kaba motor hareketlerdeki koordinasyon problemleri için fizyoterapist yardımı alınabilir.
    Davranış problemleri 2 ve 3üncü yaşlarda belirgin hale gelir. Öfke patlamaları, hiperaktivite, yeme problemleri, uyumada güçlük görülebilir. Psikolojik değerlendirme ve davranış problemlerinin tedavisi gerekebilir. Hem aileye, hem çocuğa yönelik terapiden faydalanılabilir.
    Okul öncesi özel eğitim kurumları bu dönem için çok önemlidir. Bu ortamlarda bireysel ve grup terapisi, dil ve konuşma terapisi, fizyoterapi birlikte verilir. Frajil X sendromlu çocuklar genelde normal çocukların gittiği okul öncesi eğitim kurumlarına da gidebilirler. Bu uygun davranış gelişimleri için de faydalıdır.
    Bu dönemde FXS çocukların %15-20'sinde nöbet görülebileceği akılda tutulmalıdır. Nöbetler parsiyel motor, jeneralize, ya da kompleks parsiyel olabilir. Öyküde bir noktaya bakma ya da nöbet benzeri hareketler varsa, uyku ve uyanıklıkta elektroensefalografi (EEG) çekilmesi planlanır.
    Oftalmolojik muayene bu dönemde, 4 yaş civarında yapılmalıdır. Bu muayene, şaşılık, ptozis, nistagmus ya da diğer oküler anormallikler halinde daha erken dönemde yapılabilir. Hastaların yaklaşık %50'sinde görme ile ilgili problem vardır. Tuvalet eğitiminde gecikme olabilir. Erkeklerde ortalama 5-6 yaş, kızlarda 4 yaşı bulabilir.

    Okul Çocuğu Dönemi:
    Frajil X sendromlu çocukların eğitimi uzmanlık gerektirir. Özel eğitim öğretmenleri, konuşma ve dil terapistleri, fizyoterapistler ve psikologlar bu eğitimin önemli parçalarıdır. Bu eğitim takımı aile ile birlikte çocuğun yıllık eğitim planını oluşturmalı ve takip etmelidir.
    Okul çağındaki FXS'lu hastaların dikkat eksikliği ve hiperaktivite açısından değerlendirilip, uygun medikal ve eğitsel programların uygulanması takibin önemli bir parçasıdır. Tıbbi takip çocuğun aile ve eğitmeninden davranışları ve okuldaki durumu ile ilgili aralıklı bilgi alınmasını da içerir.
    Bu dönemde skolyoz, düz tabanlık, herniler ve kardiyak anormallikler gibi bağ dokusu problemlerine yönelik tıbbi değerlendirme yapılır.
    Mitral valv prolapsusu FXS'lu erkek çocukların neredeyse %50'sinde görülür. Bazı kız hastalarda da görülebilir, yaş ilerledikçe daha sıktır. Oskültasyon bulgusu olan hastalar kardiolog tarafından ekokardiyografi ile değerlendirilir, gerekirse subakut bakteriyel endokardit proflaksisi verilir
    Skolyoz saptanırsa gerekli filmler çekilerek ortopedi uzmanına yönlendirilir.
    Enurezis sorgulanır.
    Tam mutasyona sahip kızlar da multidisipliner anlayışla izlenirler. Yaklaşık %50'sinde kognitif problemler olduğu için IQ ölçümü yapılır. Çekingenlik ve sosyal fobi kızlarda daha sıktır. İlaçla tedaviye gereksinimleri olabilir.

    Erken Adölesan Dönem:
    Hiperaktivite yaşla giderek azalsa da, dikkat eksikliği devam edebilir. Agresif davranışlar puberte döneminde daha ön plandadır. Çocuk ruh sağlığı uzmanlarının danışmanlığında çevresel motivasyonların sağlanması sıklıkla etkilidir.
    Makroorşidizm ileri çocukluk döneminde başlar, erken adölesanda belirginleşir. Müdahele gerektirmez, ancak FXS'lu çocuklarda hidrosel ve herniler sıktır. Bu dönemde kognitif fonksiyonlarda azalma görülebilir. Frajil X sendromlu erkek ve kızların yaklaşık 1/3'ünde IQ ölçüm testlerinde performans değişikliği gözlenebilir, ancak bu nörolojik kötüleşme ya da kazanılmış yetilerin kaybını getirmez.

    Geç Adölesan ve Erişkin Dönem:
    Okul hayatından toplumsal yaşama geçiş gelişme geriliği olan tüm hastalarda zorludur. Anksiyete, sosyal çekingenlik, öfke patlamaları ya da agresif davranışlar bu dönemdeki en belirgin duygu ve davranış problemleridir.
    Cinsel eğitim uygun programlarla verilmelidir.
    Bu dönemden sonra hastaların yıllık takipleri kan basıncı başta olmak üzere kardiyovasküler parametreler, büyüme, kilo takibi ve nörolojik değişiklikler açısından değerlendirilirler.
    Konuşma ve dil terapisi, özel eğitim ve fizyoterapi hastaların bazıları için adölesan hatta erişkin dönemde dahi faydalı olabilir.

    HACETTEPE ÜNÜVERSİTESİ
#19.07.2008 00:29 0 0 0


  • Frajil X Sendromu (FXS) kalıtsal zeka geriliğinin bilinen en sık nedenidir. Frajil X sendromlu kişiler zihinsel , davranışsal ve fiziksel bazı farklılıklar gösterirler. Bu sendrom her iki cinsiyeti de etkileyebilir. Kadınlarda yaklaşık 250 de 1, erkeklerde ise 800 de 1 kişi FXS'na neden olan geni farkında olmadan taşımaktadır. Bu sendrom dünyadaki tüm ırk ve etnik grupları etkiler.

    Frajil X sendromu hakkında bilgi sahibi olmak, öğrenmek yeni bir dil öğrenmek gibidir. Öncesinde bilmeniz gereken temel tanımlar için tıklayınız.

    FRAJİL X'in Nedeni?

    FXS bir gendeki (FMR-1) değişiklik ya da mutasyon nedeniyle olur. FMR-1 genindeki mutasyon DNA'daki belirli kimyasal kısımların (CGG) genişlemesi (tekrarlaması) şeklindedir. Herkeste FMR-1 geninde yaklaşık 5 ila 40 arasında CGG tekrarı varken, frajil X taşıyıcılarında 55 ila 200 tekrar vardır, buna "premutasyon" denir. Taşıyıcıların FMR-1 protein düzeyleri normal olduğu için genelde zihinsel olarak etkilenmemişlerdir.
    CGG tekrar sayısı frajil X'li kişilerde 200'den fazladır. Bu genişlemiş tekrar sayısına "full (tam) mutasyon" denir ve FMR-1 geninin "devre dışı kalmasına" ve düzgün çalışmamasına neden olur. Devre dışı kalmış bir FMR-1 geni üretmesi gereken proteini yeterli düzeyde ya da hiç üretemez. Proteinin beyin fonksiyonları üzerindeki etkisi tam anlaşılamamıştır. Ancak, proteinin zihinsel gelişim ve işleyiş için kritik önemi olduğu bilinmektedir.
    Full mutasyonlu dişilerin genelde full mutasyonlu erkeklere kıyasla daha hafif semptomları vardır. Dişiler frajil X genini annelerinden ya da babalarından kalıtmış olabilirler. Dişilerin iki adet X kromozomu olduğu için etkilenmemiş X kromozomu frajil X mutasyonunu taşıyan X kromozomunu kompanse edebilir.

    FRAJİL X Sendromunun Klinik Özellikleri

    Frajil X sendromunun klinik özelikleri 3 ana alanda özetlenebilir: kognitif (bilişsel), fiziksel ve davranışsal. Erkekler kadınlara göre genelde daha ağır etkilenmiştir. Frajil X'e bağlı zeka geriliği erkeklerde yaklaşık 3600 de 1, kadınlarda 4000 ila 6000 de 1 görülmektedir. Yaklaşık 2000 kişide 1 ise daha hafif problemler görülür.

    Kognitif (Bilişsel): Zeka düzeyindeki etkilenme normal IQ düzeyi ile birlikte basit öğrenme güçlüğünden ağır kognitif bozukluğa ve otizme kadar geniş bir aralıktadır. Sık rastlanan problemler gelişim basamaklarında gerilik (yürüme, konuşma, tuvalet eğitimi), dikkat eksikliği, hiperaktivite ve matematikte zorlanmadır.

    Sık görülen bilişsel özellikler:
    Dil ve konuşma problemleri, konuşmada gecikme
    Hızlı konuşma
    Kelime tekrarları, heceleme problemleri
    İnce ve kaba motor hareketlerde güçlük
    Duygusal bilgileri algılamakta ve uygun yanıt vermekte zorluk

    Fiziksel: Erişkin erkeklerin genelde uzun yüzleri, büyük ve/veya belirgin kulakları ve büyük testisleri (makroorşidizm) vardır. Düz tabanlık ve kalpte üfürüme neden olacak mitral kapak prolapsusu gibi bağ dokusu ile ilgili problemler sıktır. Kadınlar ve küçük çocuklarda bu özelliklerden bazıları bulunabilir ya da toplumun genelinden farklı olmayabilirler.
    Sık görülen fiziksel özellikler:
    Geniş alın
    Şaşılık
    Uzun yüz
    Büyük ve belirgin kulaklar
    Yüksek damak
    Eklemlerde hiperekstansibilite
    Kaslarda gevşeklik
    Büyük testisler
    Düz tabanlık
    Davranışsal: Sosyal ilişki kurabilen arkadaş canlısı bireylerin yanısıra otistik-benzeri davranış gösteren, bazen agresif olanlar da vardır. Frajil X sendromlu kişiler duyusal uyaranlara çok hassastırlar, kalabalığa, gürültüye ya da dokunmaya tepki gösterebilirler.
    Sık görülen davranışsal özellikler: Dikkat eksikliği- hiperaktivite
    Dokunulmaya tepki
    Göz teması kuramama
    Sinirlilik, hırçınlık
    El sallama
    El ısırma
    Otistik davranış bulguları


    Kız Çocukları ve Erişkin Kadınlarda FXS Özellikleri
    Full (tam) mutasyon taşıyan dişilerin yaklaşık yarısında zeka geriliği vardır. Diğer yarısında normal zeka ya da öğrenme problemi vardır. Özellikle matematik dersinde başarısızdırlar. Motor problemler, konuşma ve dil sorunları sık görülür ve erkeklerdeki kadar şiddetli değildir.
    Frajil X sendromlu dişilerde davranış bozukluğu da görülebilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite sıktır. Utangaç ve çekingen davranışlar ve sosyal fobi bildirilmiştir. Kadınlarda depresyon riski fazladır. Frajil X'li kızların bazıları otistiktir.

    TANI

    Etkilenmiş çocuk ve erişkin hastaların çoğunun tanı alamadığı düşünülüyor. Aşağıda belirtilen özelliklere sahip kişilerde FMR-1 için test yapılarak frajil X sendromu ekarte edilmelidir: - Nedeni açıklanamayan zeka geriliği veya otizmi olan kişiler
    - Belirgin hiperaktivite, öğrenme güçlüğü ve/veya hafif bilişsel geriliği olan kişiler
    - Frajil X sendromuna ait fiziksel yada davranışsal özellikleri, cinsiyet ya da aile öyküsüne bakmaksızın gösteren herkes
    - Frajil X tanısı konmuş bir yakını ya da ailede zeka geriliği öyküsü olan herkes

    Frajil X sendromu için test kan örneği alınarak yapılır. Bu örnek hastanın muayenesinin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları AD, Genetik Ünitesi'nde alınmaktadır. Alınan kandan DNA analizi PCR ve Southern Blot metodlarıyla yapılmaktadır. Bu yöntemle riskli ailelere (doğum öncesi) tanı olanağı da sağlanmaktadır.

    TAŞIYICI OLAK NE DEMEK?

    Taşıyıcı kişi FXS bulgularını göstermeyen ancak frajil X geninde değişiklik bulunan kişidir. Frajil X sendromunun geni X kromozomu üzerindedir. Dişiler frajil X genini premutasyon ya da full mutasyon şeklinde taşıyabilirler. Anneler geni kızlarına ya da oğullarına iletebilirler. Full mutasyonu kalıtan (alan) erkekler etkilenirler, kızlar ise hafif öğrenme bozukluğu gösterirler. Bazıları zeka geriliği sınırında olabilir. Premutasyon kalıtan kız ve erkek çocuklar taşıyıcı olurlar. Frajil Xs sendromu genini kadınların yaklaşık 1/400 ila 1/600'sı taşımaktadır. Erkekler geni premutasyon aşamasında taşıyorlarsa bunu tüm kızlarına iletirler.Erkek çocuklar frajil X genini babalarından alamazlar.
    Bu nedenlerden dolayı taşıyıcı tayini ve riskli bireylerin tesbiti çok önemlidir.

    FRAJİL X'in Tedavisi

    Günümüzde Frajil X hastalığını ortadan kaldıracak kesin bir tedavi olmamakla birlikte tedaviye yönelik pek çok uygulama vardır. Bu uygulamalar, özel eğitim, konuşma ve dil terapisi, beceri kazandırma terapisi ve fizik tedaviyi içerir.
    Duyumsal bütünleşme terapisi gibi uygulamalarla motor koordinasyon, eklem stabilitesi, görsel, işitsel ve dokunsal bilgilerin uygun motor yanıtlara dönüşmesi amaçlanmaktadır.
    İlaçlar genelde hiperaktivite ve kısa dikkat süresinin tedavisinde kullanılmaktadır. Agresyon, anksiyete ve depresyon tedavisinde de kullanılan ilaçlar vardır. Mümkün olan en iyi eğitimi ve terapiyi sağlamak ancak gelişim basamaklarının yakın takibi ve ailelerin iyi bilgilendirilmeleri ile gerçekleşebilir.

    HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ
#19.07.2008 00:27 0 0 0
  • paylaşımınız için teşekkürler...benimde antibiyotiklere alerjim var...
#19.07.2008 00:26 0 0 0
#19.07.2008 00:19 0 0 0
  • Bebeklerde Kolik Nedir - Kolik Ağrısının Sebeleri Nelerdir - Kolik 'in tedavisi Nasıl Olmalıdır


    Bebeklerin % 1O'unda kolik olur. Sebebi tam belli olmayan bu durumda, bebek kucakta tutulmak veya yatmak ister. Günde belli aralıklarla 2-3 kez gelebilen, sebebi açlık ya da hastalık olmayan ağlamadır. Bebek ağlama krizleri arasında çok iyidir. Genellikle kucağa alınınca susar.
    2 hafta civarında başlar ve genellikle 3. ayda geçer.
    Kolik, anne ve babanın kötü bakımı ile ilgili değildir, kendinizi suçlamayın. Kolik fazla gaz yapımı ile de ilgili değildir. Kolik karın ağrısı ile de ilgili değildir. Karın kaslarının daha sert olması nedeniyle bebek ağlarken bunları kullanır ve kendini kasar. Bu, karnı ağrıdığı anlamına gelmez. Bacaklarını , ellerini de aynı amaçla kasabilir.

    Bebeğe zararı var mıdır?
    Bebeğin huysuz olması ve ısrarlı ağlamasının ona zararı yoktur. Ağlama tamamen ortadan kaldırılmasa da ağlama süresi günler içinde azalır. En kötü ağlama krizleri 2. ayda birden başlar ve 3. ayda biter.
    Böyle bebeklerin ileride çevresel uyaranlara daha duyarlı olabildikleri düşünülmektedir.

    Bebeği nasıl sakinleştirebilirsiniz?

    1 - Bebeğinizi, kucağınıza alın ve sakinleştirmeye çalışın; bu, bebeği gevşetir ve uyutur. Onu sakinleştirmek için;
    * Sallanan sandalyede, salıncakta ya da kucakta sallayın,
    * Kanguruya koyup gezdirin,
    * Arabasında gezdirin.

    2- Bebeği ağlayarak uyumaya bırakın.
    * Yukarıda yapılanlarla bebek sakinleşmezse ve 30 dakika geçmişse ve karnı toksa, muhtemelen artık uyumak istiyordur.
    * Etraftaki gürültüyü azaltın ve uyumaya bırakın. Sırt üstü yatağına yatırın, kapıyı kapatın, başka odaya gidin ve başka şeylerle meşgul olun. Biraz rahatsız olacak ama sonunda uyuyacaktır.
    * Enerjinizi, çocuğunuzun gerçekten ihtiyacı olduğu zamana saklayın. Yatakta 15 dakikadan fazla ağlarsa tekrar kucağınıza alıp baştan bütün sakinleştirici metodları kullanın.

    3- İlerki aylarda gelişebilecek uyku problemlerinden koruyun.
    Bebeğinizin kolik ağlaması 3. ayda kesilmeyebilir. Uyku alışkanlığını edinmesi için, bebeğiniz hafif huysuz ancak henüz ağlamadan yatağa koyun ve kendi kendine uyumaya bırakın. Hem sallayıp, hem emzirerek uyutmaya çalışmayın. Kolik önlenemez ama uyku problemleri önlenebilir.

    4- Gündüzden çok gece uykusunu arttırın.
    Gündüz çok uzun uyutmaktan kaçının. Gündüz eğer uyku 3 saati geçerse hafifçe uyandırın, altını değiştirip besleyin. Bu, gece uykusunun az olmasını önler.

    5- Aşağıdaki beslenme stratejilerini uygulayın..
    * Bebeğinizi her ağladığında beslemeye çalışmayın. Aç olmak bebeğin ağlama sebeplerinden sadece biridir. Mide boşalması 2 saatten fazla sürer. Dolayısıyla her iki beslenme arası bu süreyi bekleyin.
    Aksi halde kramp olabilir.
    * Bebeğiniz eğer anne sütü alıyorsa kahve, çay, kola ve diğer uyarıcı içecekleri almayın.
    * Eğer çocuğunuzun ishali, kusması, egzeması, nefes alırken hınltısı varsa veya ailede süt alerjisi hikayesi varsa bebeğiniz inek sütüne alerjik olabilir. Eğer anne sütüyle besliyorsanız inek sütü içmekten veya sütle yapılan yiyeceklerden bir hafta uzak durun ve bebeğinizin durumu iyileşiyor mu görün. Eğer mama ile besliyorsanız ve alerji belirtileri varsa doktorunuzu arayıp mamaya devam edip etmeyeceğinizi veya ilave tavsiyeleri sorun.
    * Dinlenin ve kendinize bakın. Yorgunluk ve halsizlikten kaçının. Günde en az bir kere, gece uykusuz kalma ihtimaline karşı, uyuyun. Eşinizden, arkadaşınızdan veya yakın larınızdan yardım isteyin. Kolikli bebeğin bakımı 2 kişilik iştir. Arada bir bebek bakıcısı tutup evden dışarı çıkıp kafanızı dağıtın. Her gün birileriyle konuşup duygularınızı anlatın. Ağlayan bebek herkesi çaresiz bırakabilir!

    6- Aşağıdaki sık yapılan hatalardan kaçının.
    * Bebek anne sütü alıyorsa kesmeyin. Eğer bebeğinizin ekstra kaloriye ihtiyacı varsa doktorunuzla konuşup sütünüzü arttırmak için ne yapacağınızı öğrenin. Satılan bazı ilaçlar etkisizdir ve birçoğu da çocuk için zararlıdır, özellikle fenobarbital içerenler.
    Bağırsak hareketlerini azaltan ilaçlar kabızlığa sebep olabilir. Gaz çıkarmaya yarayan ilaçlar son yapılan çalışmalara göre fazla yararlı olmamakla birlikte zararlı da değildir.
    * Bebeğinizi su yatağında, koyun derisi halı üzerinde boncuk doldurulmuş yastıklara veya herhangi bir yumuşak yastık üzerine yüzükoyun yatırmayın. Bu yüzeyler ani ölüme, tıkanmaya ya da nefes almada zorluğa neden olabilir. Çok küçük bebekler nefes almak için başını yeteri kadar kaldıramayabilir.
    * Poposuna gaz çıkartmak için termometre veya fitil sokmak devamlı yapıldığında anüs kasını tahriş edebilir, pek faydası da yoktur.


    Eğer ;
    * Çocuğunuz 2 saatten fazla devamlı ağlamışsa,
    * Bebeğiniz 1 aydan küçük ve hastaysa,
    * Bebeğinizi incitmekten korkuyorsanız,
    * Bebeğiniz çok hasta gibi duruyorsa,
    Doktorunuzu hemen arayın.

    Eğer ;
    * Ağlayan bebeğinizi sakinleştirınek için bir yol bulamadıysanız,
    * Ağlama 4 aydan daha sonraya ulaşmışsa,
    * Bebeğiniz yeteri kadar kilo alamıyor veya açsa,
    * Veya başka şeyler düşünüyorsanız
    Doktorunuzu arayınız.
    alıntı
#19.07.2008 00:15 0 0 0
  • Konu: Afazi
    teşekkürler..
#17.07.2008 01:44 0 0 0
#17.07.2008 01:27 0 0 0
#17.07.2008 01:13 0 0 0
  • insan eşiyle evlenince ailesiylede evlenmiyor aslında...fakat ailesiyle yaşadığı problemler belli bir şeyden sonra hayatını etkilemeye başlıyor...o yüzden görümce olsun kayınvalide olsun sevmek zorunda değiliz ama iyi geçinmeliyiz...elinize sağlık...
#17.07.2008 01:10 0 0 0
#17.07.2008 00:56 0 0 0

  • Birden çok çocuğunuz mu var? Zaman ve koşullar gereği çocuklarınızla ayrı ayrı ilgilenmekte zorluk çekebilirsiniz. Tek çocuğunuz mu var?

    Birden çok çocuğunuz mu var? Zaman ve koşullar gereği çocuklarınızla ayrı ayrı ilgilenmekte zorluk çekebilirsiniz. Tek çocuğunuz mu var? Kendisinin dünyanın merkezi olduğu ve sizinle göbekten bağlı olduğunu sanmasını önleyebilirsiniz. Soruna tümüyle bakıldığında aşılmaz bir engel gibi gelse de yapabileceklerinizi incelerseniz o kadar da zor olmadığını keşfedebilirsiniz.


    Genel İpuçları;

    • Her bir çocuğunuza ayrı ayrı; kendilerine has hangi özelliklerini sevdiğinizi söylemeyi unutmayın. Bunu gece yataklarına yatırdığınızda yaparsanız etkinliği daha fazla sürer.

    • Dönüşümlü sistem uygulayın. Yani arabada, sofrada kim nerede oturacak. Kim sizinle alışverişe gelecek, kim hangi ev işini yapacak gibi adil bir sırayı tutarlı bir şekilde takip edin.

    • Veli - çocuk; teke tek, birlikte dışarı çıkma randevuları yapın.

    • Veli ve tüm çocuklar bir arada iş yapmadan zaman geçirme sürelerini programlayın.

    • Dede ve büyükannelerle de zaman geçirmelerini ayarlayın.

    • Hata ve sorunları çocuklarınızla açık konuşup tartışabilin. Mükemmellik iddialarına ve beklentilerine girişmekten sakının. Size açılmalarını cesaretlendirin.

    • Her bir çocuğun yaşına özel ufak birer harçlık tanıyın.

    • Her bir çocuğun yaşına özel ve yeteneklerini cesaretlendirecek - odasını düzenlemek, kütüphaneden ödünç alınan kitapların takibini yapmak, kirlilerini sepete koymaktanö temiz çamaşırları çekmecesine yerşleştirmek gibi- işler tayin edin.

    • Yaşları uygunsa yiyecek alışverişlerinize listeyi yazarak ya da markette listedekileri bularak yardım etmelerini sağlayın.

    • "Ne kadar yakışıklısın" gibi genellemeler yerine "Resminde bu rengi fon seçmene bayıldım" gibi öz-güvenlerini cesaretlendirmelerinizi ayrıntılı tanımlarla yapın.

    • İleriye dönük beklentiler kurmak. Örneğin birlikte bir kavaoza para doldurarak yeterince toplandığında çocuklarınızı dışarıda sandöviç yemeğe götürmek gibi; ileri dönük hayaller kurmalarına ve bunları gerçekleştirmelerine yardımcı olabilirsiniz.





    En Büyük Çocuğunuz



    • Örneğin kardeşlerinden yarım saat de olsa geç yatma gibi, yaşına göre özel haklar edinebilir olmalı. Biraz daha fazla harçlık alması, kendi banka hesabı gibi şeyler de düşünülebilir.

    • Çocuğun ilk doğan olarak kendine getirdiği baskıları paylaşması, mükemmellik arayışı, haksız davranıldığını düşündüğü şikayet durumları can kulağıyla dinlenilmeli ve çözüm aranılmalı. Böyle yapılmazsa çocuk paylaşımdan soğuyacak, düşüncesini kendine saklayacaktır.

    • Paylaşım sadece cisim olarak değil zaman ve ilgi olarak da cesaretlendirilmeli ve örneklenmeli.

    • En büyüğün her zaman kendinden küçük kardeş/kardeşlerinden sorumlu olduğu vurgulanmamalı. Anlayışını ve ğşbirliğini elde etmek umuduyla "sen ağabeysin, ablasın..." şeklinde konuşulmamalı. Bu girişimler tam tersine tepki getirecektir. Anında olmasa da birikimleri fena patlak verebilir.

    • Kardeşleriyle birlikte yemek yapmak, matematik problemleri çözmek gibi eylemlere katılması cesaretlendirilmeli. Onlardan fazla bildiklerini paylaşmak kendine güvenini de arttıracaktır.

    • Aşırı velilikten vazgeçin, çocuğunuzu kendi gereksiz suçluluk duygularınızla bunaltmayın. Sorunların çözümlemenmesinde Ona da fırsat tanıyın.

    • Taşınma, iş değiştirme gibi durumlarınızda aile planlarına katılmasını ve fikrini paylaşmasını sağlayın.



    Ortanca Çocuk/Çocuklarınız



    • Ev işlerine katılımını sağlayın, ve bunu müzik eşliğiyle v.s. zevkli hale getirin.

    • Fikirlerini ve önerilerini sorun. Sonuç olarak farklı seçimde bulunsanız bile Onlara danışmanıza alışsınlar.

    • Her birine ayrı ayrı kendi hoşlandıkları ve yetenekleri olan konularda destek olun.

    • Özel alanlarına saygı duyun. Hatıra defteri gibi gizli tuttukları şeylere özen gösterin.

    • Büyük kardeşlerinin yaptığı kendielrinin yapmalarına izin olmayan şeyleri sürekli gündeme getirebilirler. İlerisi için ümitlerini besili tutarak, şu anda bu haklara sahip olmayışlarının nedenlerini açıklayın. Bu açıklamayı da; "sen daha küçüksün, daha becermezsin, bilemezsin !" gibi genellemelerle yapmayın. "Anlıyorum, sen de yapmak istiyorsun, beklemek zor geliyor ama..." şeklinde duygularını anladığınızı belirterek girişler yapın.





    En Küçük Çocuğunuz



    • Perdeleri kapatmak, siz çamaşir katlarken çorapları eşleyerek yardım etmesi, evden çıkışlarınızda anahtarları getirmesi gibi şeylerle sorumluluk almasına ve iş paylaşmasına izin verin.

    • Eteğinize yapışmasın, bağımsızlığını cesaretlendirin. Kendi başına kendi giyiminden sorumluluk gibi şeylerle yapabilirliğini öğrensin.

    • "Acele etme, göreceksin ayakkabılarını bağlamayı başaracaksın" gibi cesaretlendirmelerle kendine karşı sabırlı olmasını öğretin.

    • Her zaman kardeşlerinden kalma giysiler giydirmeyin. Arada bir de olsa yeni şeyler de giymesine imkan sağlayın.

    • Bazen yardım etmeleri işinizi uzatacaksa da, fırsat oldukca yardımlarına gereksinizimiz olduğunu belirtip, çağırın. Sonrada bu yardımlarından ne kadar hoşnur olduğunuzu belirtin.

    • Diğer kardeşleri okuldayken Onunla okuyun, parka gidin. 1., 2., 3. çocuğunuza, ve diğerlerine verdiğiniz zamanı kaçıncı sırada olursa olsun Ona da tanıyın.



    Tek Çocuk



    • Arkadaş edinmesi için fırsatlar yaratın. Kurslar, oyun okulları gibi gurup olaylarına katın.

    • Paylaşım ve işbirliğini öğrenebileceği fırsatlar yaratın.

    • Aşırı ilgilenmeyin. Kendini oyalayacağı zaman süreleri tanıyın. Oyun arkadaşı haline gelmeyin.

    • Her gittiğiniz yere beraberinizde götürmekten kaçının. Arada bir de olsa baby-sitter tutun, eşinizle, ya da tercihen çocuklu bir akrabayla kalmasını sağlayın. Size bağımlılığını körüklemeyin.


    Derleyen: Handan Baykan
#17.07.2008 00:53 0 0 0


  • Araştırmalar doğumdan 8 yaşa kadar olan yılların okur-yazarlık gelişimi açısından en önemli yıllar olduğunu ortaya koyuyor. Erken yaşlarda okuma becerilerinin desteklenmesi çocuğun okumayı öğrenmeye hazırlıklı olması ve yaşam boyu süren bir okuma sevgisi kazanması açısından hayati önem taşıyor. Kitap okuyan ve kendisine kitap okunan çocuklar akademik açıdan da daha başarılı oluyor.

    KİTAP OKUMA ZEVKİNİ KEŞFETMESİ İÇİN YARDIMCI OLUN

    Çocuğunuzun kitap okumaktan zevk alması ve kitap okuma alışkanlığını kazanması için yapabileceklerinizden bazıları:

    İşe erken başlayın

    Bebek ya da küçük çocuklar Savaş ve Barış'ı anlamasalar da, bu yaş dönemine yönelik kitapları okumanız ve resimlerine bakmasına izin vermeniz onu okumaya hazırlayacaktır.

    Okumayı olumlu bir deneyime dönüştürün

    Okuma zamanını kendiniz ve çocuğunuz için hoş ve rahatlatıcı bir zaman olarak değerlendirin. İster sallanan sandalyede onu kucağınıza oturtarak okuyun, isterseniz birlikte yatağa oturarak okuyun ancak mutlaka rahat edeceğiniz bir ortam sağlayın. Kitap okumak her ikiniz için de zevkli bir deneyim olmalıdır.

    Kütüphane ile tanıştırın

    Çocuğunuzu en yakın kütüphaneye kaydettirin ve kendisi için yeni kitaplar seçebilmesi için düzenli olarak kütüphane ziyaretini alışkanlık haline getirin.

    Elektronik cihazları kapatın

    Televizyon, radyo, bilgisayar ve tüm elektronik oyunları kapatın. Bu süreyi küçük çocuğunuza kitap okuyarak veya büyük çocuğunuzun kitaplar ile kaliteli zaman geçirmesini sağlayarak değerlendirin.

    Size kitap okumasını sağlayın

    İster sırayla birer sayfa şeklinde okuyun, isterseniz bir kitabın tamamı veya bir kısmını çocuğunuz size okusun. Onun yüksek sesle size kitap okuması okuma düzeyini anlamanıza ve sorunlu alanları saptamanıza yardımcı olur.

    Edebi çalışmalar hakkında sohbet edin

    Edebi eserlerin konuları, karakterler, yazım türleri, yazarların özellikleri gibi konularda sohbet edin. Kitaplarla ilgili konuşma konuları açacak, açık uçlu sorular sorun.

    Onun seçmesine izin verin

    Çocuğunuzun kendi kitaplarını seçmesine izin verin. Çocuklar kendilerini ilgilendiren kitapları okuyacaklardır.

    Hedefler belirleyin ve kitap okumasını ödüllendirin

    Çocuğunuzun en sevdiği kitap dizisinin yeni cildini veya en sevdiği yazarın yeni çıkan kitabını almak için kütüphane veya kitapçıya gitmek için birlikte plan yapın. Örneğin bir dondurma partisi ya da istediği bir yere yapacağınız bir gezi ile kitabı bitirmesini kutlamak üzere tarih belirleyin.

    Rol modeli olun

    Çocuğunuzun sık sık sizi kitaplar, dergiler, gazeteler gibi yazılı malzemeleri okurken görmesini sağlayın

    alıntı
#17.07.2008 00:51 0 0 0
  • BEBEK REFLEKSOLOJİSİ !!!

    Eskiden beyin gelişiminin genetik faktörlere bağlı olduğu,dışarıdan yapılacak müdehalelerin beyin gelişiminde fazla rol oynamayacağı düşünülürdü.Fakat son yıllarda yapılan araştırmalara göredış etkenler bebeklerin zeka gelişiminde oldukça etkili bir hale gelmiştir.

    Betin gelişimi gebeliğin ilk ayında başlamakta ve bebek 3-4 yaşına gelene kadar büyük bir hızla devam etmektedir.5 aylık fetus 5 duyunun duymak ve dokunmak olmak üzere ikisine sahiptir.Küçücük kafasında her dakika 500.000 yeni hücre oluşmakta ve beyin öyle hızlı gelişmektedir ki 6. ayda hızla büyüyen beyin kabuğu kafatasına sığmak için kıvrımlar oluşturmaya başlamaktadır. 7. ayda fetus beyni tüm yaşamı boyunca sağip olacağı 100 milyar beyin hücresinin hemen tamamını oluşturmuştur.

    Her bebek düşünme,görme,duygu gibi beyin fonksiyonlarından sorumlu yaklaşık 100 milyar sinir hücresi ile doğar.Hayatın ilerleyen dönemlerinde ise bu doğuştan gelen 100 milyar sinir hücresinin üzerine yenileri üretilmektedir.

    Bebek beyni milyarlarca sinir hücresiile donatılmış olarak dünyaya gelmektedir.Sinir hücreleri,bebeğin karşı karşıya kaldığı her deneyim ve uyarıcı karşısında birbirleri arasında bağlantı kurarlar.

    Bu bağlantılar tekrarlanırsa kalıcı hale gelir ve kocaman bir ağa dönüşür.Bu ağ bir ömür boyunca kullanılacak olan zihinsel kapasiteyi barındırır.Bu,bebeklik döneminin zihinsel gelişim konusunda ne kadar belirleyici ve önemli bir dönem olduğunu bize göstermektedir.
    Bebeğinizin sizden aldığı genetik mirası ve doğumdan sonraki ilk yıllarda karşı karşıya kaldığı uyarıcılar ve deneyimler onun zekasının şekillenmesini sağlamaktadır.Uyarılan sinirlerle birlikte bebeğinizin zihinsel gelişimi hızlanmaktadır.Bu bağlamda REFLEKSOLOJİ tedavisinin bebeğin zihinsel gelişiminde oldukça etkili bir rol oynadığını göstermektedir.

    Bebek REFLEKSOLOJİSİ,Refleksoloji tekniğinin bebekler ve yeni yürümeye başlayan çocuklar için bir özel alt bilim dalıdır.Bu alanda dünya ülkelerinde çok ciddi çalışmalar yapılmış hatta Rusya da 0-3 aylık bebeklerde Refleksoloji terapisi zorunlu tutulmaktadır.Refleksoloji terapisi alan bebekler ile almayan bebekler arasında yapılan istatiksel çalışmalarda ciddi oranda farklılıklar görünmüştür.

    BEBEĞİME NASIL YARDIMCI OLUR??
    Refleksolojini Faydaları Nelerdir ?

    *Bebekler refleksolojiyi rahatlamada yardımcı bulmaktadırlar.Aynı zamanda uyku problemlerine de yardımcı olmaktadır.

    *Refleksoloji bebeklerde sindirim ve nefes almayada yardımcı olmaktadır.

    *diş ağrılarını gidermek için kullanılmaktadır.

    *Refleksoloji bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olmaktadır.

    *Bebeğin genel bir iyilik haline girmesini sağlar,kulak,burun ve boğaz hastalıklarına karşı direnci arttırır.

    *Kabızlık ve gaz problemlerine faydalıdır.

    Bebek refleksolojisi için bebeğin hangi yaşta olması gerekir ?

    6 haftalık olduktan sonra tüm bebeklere uygulanabilmektedir.Bununla birlikte bebeğiniz adımlamaya ve başladığında onu odanın içinde tutmak için çok daha az enerji harcayarak kontrol etmenizi de sağlar.Bu uygulamalar çocukluğunun tümünde işinize yara.Çocuğu ve anneyi yormayan bir terapi sürecidir.

    REFLEKSOLOJİ İLE İLGİLİ BAZI ARAŞTIRMA SONUÇLARI :

    Doğum

    * Ayak refleksolojisi uygulanan kadınlarda ağrıların azaldığı ve çalışma gücünün arttığı görülmüştür.

    * 10 seans Refleksoloji tedavisi gören hamile kadınlar çok daha az sancı ile doğumu gerçekleştirmiştir.

    * Doğumdan önce (son 2 ay)Refleksoloji uygulanan hamilelerde doğum sonrası emzirme kapasitesinin arttığı gözlemlenmiştir.
    ((ÖNEMLİ :: Hamileliğin ilk 4-5 ayında Kesinlikle Refleksoloji yapılmaz.!)

    Çocuk Sağlığı
    · Zatürreye yakalanan küçük çocuklara ilaç tedavisiyle birlikte refleksoloji uygulandığında sadece ilaç tedavisi görenlerden çok daha hızlı iyileştikleri görülmüştür.
    · Kolite yakalanmış çocuklara refleksoloji uygulandığında %50 oranında ağlama süresinde azalma ve çok daha hızlı iyileşme görülmüştür.
    · 50 çocuğa uygulanan bir klinik çalışmada refleksolojinin idrar tutamama sorununu çok büyük ölçüde çözdüğü saptanmıştır.
    · Yüksek doz kemoterapi gören akut lösemi hastası çocuklara uygulanan el masajının bulantı, kusma, endişe durumunda ortaya çıkan hızlı nabız ve yüksek kan basıncı problemlerini gidermede etkili olduğu görülmüştür.
    · Beyin felci olan çocuklarda, refleksoloji uygulananlarda uygulanmayanlara kıyasla önemli ölçüde iyileşmeler görülmüştür.
    · Ayak refleksoloji uygulanan zihinsel özürlü çocukların boyunda, kilosunda, sağlık durumunda, sosyal ve zihinsel gelişiminde refleksoloji uygulanmayanlara göre ciddi ilerlemeler görülmüştür.
    Kadın Sağlığı
    · Sancılı adet gören kadınların %95' inde ayak refleksolojisi etkili olmuştur.
    · Adet öncesi semptomların (PMS) yaşayan kadınların %46' sında refleksoloji etkili olmuştur.
    · Menopozlu 42 kadına ayak refleksolojisi uygulanmış, bunlardan 17' si (%40.5) tam, 20' si (%47.6) önemli ölçüde iyileşmiş, 4' ünde (%9.5) etkili sonuçlar alınmıştır. Hastalardan yalnızca 1' inden sonuç alınmamıştır.
    · Refleksoloji iktidarsızlık sorunu oaln erkeklerde %87.5 ,diğer cinsel sorunlarda %12.5 etkili olmuştur.
    · İlerlemiş prostat sorunu refleksolooji ile belirli bir ölçüde azalmıştır.

    alıntı
#17.07.2008 00:49 0 0 0

  • Anne babaların çocuğun güvenliği konusunda eğitimli ve dikkatli olmaları önemlidir. Çocuk olası tehlikelerden korunmalı ve çocuklar anne babalarını taklit ettiklerinden anne baba güvenlik açısından iyi örnek olmalı, otomobilde mutlaka emniyet kemeri takmalıdır.

    Taşıt aracı kazaları çocuklarda bütün yaş guruplarında en sık görülen ölüm veya engellilik nedenlerinden biridir.
    Fiziksel ya da bedensel bir hasara yol açmayan ani bir fren bile oturduğu yere bağlanmamış bir çocuğun yaralanmasına neden olabilir.
    - Emniyet kemeri takmış bir yetişkinin bağlanmamış bir çocuğu kucağında tutması son derece tehlikelidir. Bir ani fren ya da kaza anında erişkin çocuğu tutamayacak, çocuk çok düşük bir hızda bile büyük bir hızla savrulacaktır
    - Erişkin yerine bağlı değilse öne doğru savrulup çocuğun kendi vücudu ile arabanın iç yüzeyi arasında sıkışmasına sebep olabilir
    - Çocukları ön koltuğa özellikle hava yastığı varsa asla oturtmayın. Hava yastıklarının açılması sonucu hayatını kaybeden birçok bebek ve çocuk vardır.

    Araçlarda çocukların kazalardan korunması, travmaların azaltılması için kemer bağlanması, çocuk koltuğunda oturtulmasının etkinliği tartışılmaz. Bu şekilde ölümler ve ciddi yaralanmalar yüzde 40-50 oranlarında azalır.

    Otomobilde 12 yaşından küçük bütün çocuklar için en güvenli yer, arka koltuktur.

    Çocuk kemerleri etkili olabilmesi için doğru kullanılmalıdır.
    Çocuk kendi boyuna ve gelişim evresine göre tasarlanmış bir koltuğa kemerle bağlanmalıdır.
    Koltuğun tümü otomobile üreticinin talimatına göre bağlanmalıdır, yoksa kaza anında çocuğun savrulmasını, ileriye doğru fırlamasını daha da şiddetlendirebilir.
    Bebekler için otomobil koltuğu ön tarafı arkasına bakmak üzere arka koltuğa yerleştirilmelidir ve en fazla 9 kiloya kadar çocuklar için kullanılmalıdır.
    Vücut ağırlığı 9,5-18 kilo olan çocuklar için otomobil koltuklarının yüzü otomobilin önüne doğru çevrili olmalı, omuz ve kucağından geçen kemerler olmalı ve ayrıca baş için desteği olmalıdır.
    Vücut ağırlığı 18,5 kilonun üstünde olan çocuklar her zaman emniyet kemeri takmalıdırlar, omuz kemeri yüzden ya da boyundan geçmiyorsa,140 cm den kısa çocuklarda mutlaka kucak kemeriyle birlikte kullanılmalıdır. Böyle bir sorun varsa çocuk omuz kemeri tam oturana kadar geçici bir koltukta oturmalıdır.

    Araç içersindeki yolculuklarda çocuklarımızı bekleyen birçok tehlike söz konusudur. Bunlardan korunmak aslında basit önlemler almakla mümkündür. Tehlike yaşanmadan tedbirler anlam kazanmaz. Fakat yaşandıktan sonra alınmamış önlemler de çok pişmanlık yaratır. Sonradan üzülmemek ve pişman olmamak için lütfen çocuklarımızın araç içi güvenliğine önem verelim.
    Alıntı
#17.07.2008 00:47 0 0 0