poyraz

poyraz

Üye
06.09.2005
Çavuş
1.666
Hakkında

#10.08.2007 08:14 0 0 0
#09.08.2007 14:37 0 0 0
#09.08.2007 14:34 0 0 0
#09.08.2007 14:33 0 0 0
#09.08.2007 14:33 0 0 0
#09.08.2007 14:30 0 0 0
#09.08.2007 14:27 0 0 0
  • 1- 1 dakikada 5 defa Fatiha suresini seri bir şekilde okuyabilirsin.Fatiha suresini bir defa okumak 1400 sevaptır.5 defa okununca bir dakikada 7000 sevap elde edebilirsin.
    2- 1 dakikada on defa ihlas suresini okuyabilirsin 10defa ihlas suresi 3 kuran hatmine bedel sevap
    kazandırır.Hergün bir dakikanı ihlas suresine ayarsan ayda 300 defa senede 3600defa ihlas okumuş olursun.Buda 1200 hatme bedel olur.
    3- Yüzüne bir dakikada Allahın kitabından bir sahife okuyabilirsin.
    4- 1 dakikada kısa bir hadis ,kısa bır ayet ezberleyebilirsin.
    5- 1 dakikada 30 defa kelimeyi tevhid getirebilirsin.
    6- 1 dakikada 100 defa sübhanallahi ve bihamdihi dersin.Denizlerin köpüğü kadar günah da olsa bağışlanır.
    7- 1 dakikada 40 defa La havle dersin cennet hazinelerinden 40 hazine elde etmiş olursun.
    8- 1 dakikada 60 defa Esteğfirullah el azim dersin bağış ve affa nail olursun.
    9- 1 dakikada 25 defa salatu selam söylersin 250 sevabı, 250bagış ve 250dereceye nail olursun.Şefaati Mustafa'ya s.a.v nail olursun.
    10- 1 dakikada dua,tefekkür,tezekkür kalbini inceleyen taatlerle olursun.Kalbin 1 dakikada ameli yerine göre ömre bedel olur.
    Hayattan bir dakika ne kadar kıymetli oysa biz hayatımızı harap,zayi etmişiz.
    Tövbeler olsun hata rahına gittiklerimize,bilip ettiklerimize,bilmeyip ettiklerimize.
#09.08.2007 09:19 0 0 0
  • Kötü-iyi ayrımı yapmadan herkese iyilik etmelidir! Belediye otobüslerine, genç-yaşlı, sağlam-sakat, kadın-erkek, zengin-fakir, âlim-cahil gibi çeşitli sınıflardan insanlar binmektedir. Güçsüzlere yardım etmek, otobüse binerken, inerken yardımcı olmak, onlara yer vermek, ihtiyarlara, muhtaçlara yardım etmek dinimizin emirlerindendir. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Güçsüzlere, hastalara, yaşlılara ve küçüklere merhamet ediniz!) [Şir'a]
    (Büyüklerimizi saymayan, küçüklerimize acımayan bizden değildir.) [Buhari]

    (Yaşlılarımıza hürmet ve ikram, Allahü teâlâya saygıdandır.) [Buhari]
    (Bir müslüman kardeşine ikram eden, Allahü teâlâya ikram etmiş gibidir.) [Taberani]

    (Bir genç, bir ihtiyara, yaşından dolayı hürmet ederse, onun yaşına varınca, Allahü teâlâ, ona gençleri hürmet ettirir.) [Şir'a]

    İhtiyarlara hürmet eden kimsenin ömrü uzun olur. İnsanlara iyilik, hürmet ederken zengin-fakir farkı gözetmemelidir! Çünkü insanlara zenginliklerine göre değer biçmek doğru değildir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Zengine zenginliğinden dolayı tevazu edenin, dininin üçte ikisi gider.) [Beyheki]

    Malından dolayı zengini yücelten, yoksulluğundan dolayı fakiri aşağılayan kimse lanete müstehaktır. Hayırsever bir zenginin hakkını hafife almamalıdır! Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Üç kişinin hakkı hafife alınmaz: Zelil bir toplumun azizi, fakir bir milletin zengini, cahillerin kıymetini bilmediği İslam âlimi.) [Askeri]

    İyilikten zarar gelmez. Kötülük edenlere dahi iyilikle karşılık vermeliyiz! İyi insan, sadece başkalarına kötülük etmeyen kimse değildir. Başkalarından gelecek sıkıntılara, eziyetlere katlanan kimsedir. Atalarımız, (Kötülük her kişinin kârıdır, iyilik er kişinin kârıdır) demişlerdir. Böyle er kişi olanlar, dünya ve ahirette saadete kavuşurlar. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
    (Bir kimsenin kederini gidereni veya bir mazluma yardım edeni, Allahü teâlâ, yetmiş üç misli fazlasıyla mağfiret eder.) [Şir'a]

    Hiçbir kötülük karşılıksız kalmayacağı gibi, Allah indinde hiçbir iyilik de karşılıksız kalmaz. İyilik boşa gitmez. Onun için (İyilik et denize at, balık bilmezse Hâlık bilir) demişlerdir
#09.08.2007 09:17 0 0 0
  • Bütün ibadetlerine yerine getirmeye çalışan bir adam varmış. Orucunu tutar, zekatını verir, insanlara yardım elini uzatmaktan hiç geri kalmazmış.

    Yalnız bu adamın bir kusuru varmış: Namaz kılmak ona çok ağır gelirmiş, üşenirmiş.
    Bir gün varmış gitmiş çok büyük bir hocanın yanına.

    Demiş ki:Hocam ne yap et beni şu namazdan kurtar. Namaz kılmamak için ne yapmam gerekse söyle yapayım. Yeter ki şu namazdan kurtulayım demiş.

    Hoca:Ya evlat ben hiçbir yerde ne duydum ne işittim bu namazdan kurtuluş yok, borcun kılacaksın demiş.

    Adam yalvarmış bul hocam diye. Hoca müddet istemiş adam gitmiş. Aradan haftalar geçmiş, adam gelmiş.

    Buldun mu hocam demiş,kurtulacak mıyım?

    Hoca:Buldum evladım eğer şu 5 şarttan biri sana uyuyorsa NAMAZ dan mesul değilsin:

    1: ÖLÜ İSEN

    2: DELİ İSEN

    3: ÇOCUK İSEN

    4: HAYVAN İSEN

    5: KAFİR İSEN

    tercih senin...
#09.08.2007 09:03 0 0 0
  • Konu: kur an dan
    BAKARA
    267- Ey iman edenler! İnfakı gerek kazandıklarınızın, gerek sizin
    için yerden çıkardıklarımızın temizlerinden yapın. Kendinizin göz
    yummadan alıcısı olamıyacağınız fenasını vermeye yeltenmeyin.
    Biliniz ki, Allah sadakalarınıza muhtaç değildir ve
    hamde layıkolandır.

    İSRA
    31- Bir de geçim korkusuyla çocuklarınızı öldürmeyin, onlara da,
    size de rızkı biz veririz. Şüphesiz ki onları öldürmek, çok büyük
    bir suçtur.
    32- Zinaya da yaklaşmayın, çünkü o pek çirkindir ve kötü bir yoldur.
    HÜMEZE:
    1-2- Mal toplayıp onu tekrar tekrar sayan, insanları arkadan
    çekiştirip, kaş göz hareketleriyle alay edenlerin
    (hümeze ve lümezenin) vay haline!
    3- Malının, kendisini ebedi yaşatacağını sanır.
    4- Hayır, andolsun ki, o hutame (cehennem)ye atılacaktır.
    5- Hutame'nin ne olduğunu bilir misin?
    6-7- O, kalplerin içine işleyecek, Allah'ın tutuşturulmuş bir ateşidir.
    8-9- Cehennemlikler, dikilmiş direklere bağlı oldukları halde,
    o ateşin kapıları üzerlerine kapatılacaktır.
#09.08.2007 09:00 0 0 0
  • Namaz ne kadar kıymettar ve mühim, hem ne kadar ucuz ve az bir
    masraf ile kazanılır, hem namazsız adam ne kadar divâne ve zararlı
    olduğunu iki kere iki dört eder derecesinde kat'î anlamak istersen,
    şu temsilî hikâyeciğe bak, gör:
    Bir zaman, bir büyük hâkim, iki hizmetkârını, herbirisine
    yirmi dört altın verip, iki ay uzaklıkta, has ve güzel bir çiftliğine
    ikàmet etmek için gönderiyor. Ve onlara emreder ki:
    "Şu para ile yol ve bilet masrafı yapınız. Hem oradaki
    meskeninize lâzım bâzı şeyleri mübâyaa ediniz. Bir günlük mesafede
    bir istasyon vardır; hem araba, hem gemi, hem şimendifer, hem tayyâre
    bulunur. Sermâyeye göre binilir."
    İki hizmetkâr ders aldıktan sonra giderler. Birisi bahtiyar
    idi ki, istasyona kadar bir parça para masraf eder. Fakat, o masraf
    içinde, efendisinin hoşuna gidecek öyle güzel bir ticaret elde eder ki,
    sermâyesi birden bine çıkar. Öteki hizmetkâr bedbaht, serseri
    olduğundan, istasyona kadar yirmi üç altınını sarf eder. Kumara mumara
    verip zâyi eder. Birtek altını kalır. Arkadaşı ona der:
    "Yahu, şu liranı bir bilete ver. Tâ, bu uzun yolda yayan ve aç
    kalmayasın. Hem bizim efendimiz kerîmdir; belki merhamet eder, ettiğin
    kusuru affeder. Seni de tayyâreye bindirirler. Bir günde mahall-i
    ikàmetimize gideriz. Yoksa, iki aylık bir çölde aç, yayan, yalnız
    gitmeye mecbur olursun."
    Acaba, şu adam inad edip, o tek lirasını bir defîne anahtarı
    hükmünde olan bir bilete vermeyip, muvakkat bir lezzet için sefâhete
    sarf etse; gayet akılsız, zararlı, bedbaht olduğunu en akılsız adam
    dahi anlamaz mı?
    İşte ey namazsız adam! Ve ey namazdan hoşlanmayan nefsim!
    O hâkim ise; Rabbimiz, Hàlıkımızdır
#09.08.2007 08:58 0 0 0
  • Konu: fenerbahce
    Hakim sanığa sormuş:
    -Uluslararası kaçakçılık suçu ile suçlanıyorsun. Tüm deliller aleyhine. Söyleyecek bir şeyin var mı?
    Sanık boynunu bükmüş ve,
    -Aman hakim bey, demiş.. Ben Fenerbahçeliyim. Uluslararası ne gibi bir faaliyetim olabilir ki?
#08.08.2007 21:18 0 0 0
  • SORU : Doğum tarihiniz nedir?
    CEVAP : 15 Temmuz
    SORU : Hangi yıl?
    CEVAP : Her yıl

    SORU : Hastalığınız hafızanızı etkiliyor mu?
    CEVAP : Evet
    SORU : Peki ne şekilde etkiliyor?
    CEVAP : Olayları unutuyorum.
    SORU : Bize unuttuğunuz bir şeyi örnek olarak verebilir misiniz?


    SORU : Sizinle yaşayan oğlunuz kaç yaşında?
    CEVAP : Ya 38 ya da 35 Hangisi olduğunu hatırlamıyorum.
    SORU : Ne kadardır sizinle yaşıyor?
    CEVAP : 45 yıldır...

    SORU : Kocanız uyandığı zaman, size söylediği ilk şey neydi?
    CEVAP : Bana ''Neredeyim ben, Canan?'' dedi.
    SORU : Peki bu niçin canınızı sıktı?
    CEVAP : Çünkü benim adım Suzan...

    SORU : Korna çaldınız mı?
    CEVAP : Kazadan sonra mı?
    SORU : Kazadan önce.
    CEVAP : Tabii; 10 yıl boyunca...

    SORU : Kadının üç çocuğu vardı değil mi?
    CEVAP : Evet.
    SORU : Kaçı erkekti?
    CEVAP : Hiçbiri.
    SORU : Hiç kız çocuğu var mıydı?

    SORU : Merdivenlerin bodrum katına indiğini söylediniz.
    CEVAP : Evet.
    SORU : Aynı merdivenler yukarı çıkıyor muydu?

    SORU : İlk evliliğiniz nasıl sona erdi?
    CEVAP : Ölümle.
    SORU : Ölen kimdi?

    SORU : Saldırganı tarif eder misiniz?
    CEVAP : Orta boyluydu, sakalı vardı.
    SORU : Kadın mıydı, erkek miydi?

    SORU : Vücudu incelediğiniz zamanı hatırlıyor musunuz?
    CEVAP : Otopsi 18.30 da başladı.
    SORU : Adam ölüydü değil mi?
    CEVAP : Yok, masada oturmuş, neden üzerinde otopsi yaptığımı merak ediyordu!
#08.08.2007 21:17 0 0 0
  • @azerkesh adlı üyeden alıntı:
    herkes kendine göre haklı...sen onu ikna edemessin o da seni ikna edemez....
    Orijinali Göster...


    ama gercek hristiyanlar musluman olmak için hz isa ya ve diger peygamberlere inanmak zorunda oldugumuzu ogrenince islamı biraz daha araştırıyorlar ve bir cogu allah in izniyle musluman oluyor
#08.08.2007 21:04 0 0 0
  • arkadaşların amacı mulalefet olarak kafalarındaki sorulara cevap aramak sanırım bizlerde bildiğimiz kadarıyla dilimizin dondugunce yardımcı olmaya calışmalıyız tabiki saygı cercevesi içersinde
#08.08.2007 20:31 0 0 0
  • @azerkesh adlı üyeden alıntı:
    [alinti=#1984031]**poyraz**[/alinti]ölümü hatırlamak dünyaya haddinden fazla baglanmamak demektir. cunku dunya oyle bir yer ki biraz yukselmeye başlayınca dunyaya ne amaclı geldıgını unutuyor insan ve dahada baglandıkca bu sefer olumden korkar oluyor neydeyse olum gercegını unutmak istiyor. İşte bu gercegi (ölümü) her zaman hatırlamak için mezalık ziyaretleri şart diye düşünüyorum

    düşüncene saygım var ama katılmıyorum...ölümü hatırlamadan da olabilir çoğu şey..islam huzurdur fakat ölümü hatırlayınca huzurumuz bozulur bana göre..
    Orijinali Göster...
    düşüncene saygım var ama katılmıyorum...ölümü hatırlamadan da olabilir çoğu şey..islam huzurdur fakat ölümü hatırlayınca huzurumuz bozulur bana göre..

    eger dünyada iyi bir amel işlemişsen olümünde ebedi huzura giden bir yolculuk olur kartdeşim
#08.08.2007 20:26 0 0 0
  • bazı arkadaşlar domain satın alıp ona sadece kelimeler updata edip siteyi genişletiyorlar bu nasıl bişey
#08.08.2007 20:07 0 0 0
  • Abdullah b. Mes'ud diyor ki: "Peygamber (s.a.s.) Efendimize:

    -Allah'ın katında en sevgili amel hangisidir? diye sordum, Peygamber (s.a.s.):
    -Vaktinde eda olunan namazlar, buyurdu.
    -Namazdan sonra hangisi daha sevgilidir? dedim.
    -Ana-babaya iyilik etmektir, buyurdu.
    -Sonra hangisidir? dedim.
    -Allah yolunda cihaddır, buyurdular. (Riyâzu's-Sâlihîn, I, 347).

    Çocuklar anne-babaları hakkında kötü konuşmamalı, onlara sövmemelidir, vasiyetlerini yerine getirmeli, dostlarına ikramda bulunmalıdırlar: "Ey Rabbimiz kıyamet günü, beni, anne-babamı ve bütün müminleri mağfiret eyle. " (İbrahim, 14/41) diye dua etmelidir.

    Baliğ olan çocuklar ana-babalarının odalarına her zaman izin alarak girmelidirler. Baliğ olmayan küçükler de şu üç vakitte ana-babalarının veya başkalarının odalarına izin ile girmelidirler:
    Sabah namazından önce, yani yataktan kalkıp giyinileceği zaman; öğle uykusu sırasında yatsı namazından sonra yatılacağı zaman.
    Çünkü bu vakitler karı-koca arasında mahrem vakitlerdir. Allah'u Teâlâ, bütün müminlere bunu çocuklarına öğretmelerini emretmiştir (en-Nûr, 24/58).

    Hz. Peygamber, "kime iyilik edeyim" diye soran bir sahâbiye şu karşılığı vermiştir: "Ananıza (bunu üç defa tekrarlamıştır) sonra babanıza, sonra en yakın olanlara" (Buhârî, Edeb, 2; Müslim, Birr, 1,2; Ebû Dâvud, Edeb, 120). Yine Peygamber Efendimiz "Anne Cennet kapılarının ortasındadır" (İbn Hanbel, V, 198); "Cennet annelerin ayakları altındadır" (Nesâî, Cihad, 6) buyurmuştur.

    Çocuklar ana-babalarına karşı daima saygılı olmalı, onlara karşı tatlı dilli, güler yüzlü davranmalıdırlar. Ana-babanın bütün söylediklerini Allah'a itaatsizlik söz konusu olmadıkça, dinlemek ve kabul etmek gerekir. Her işte onların rızasını almaya çalışmalıdır. Onların hizmetlerini kendi hizmetinden önce görmelidir. Öldüklerinde de onları rahmetle anmak, onlar için hayır dua etmek, hayır yapmak, vasiyetlerini yerine getirmek gerekir.
    Allah'a şirkten sonra en büyük günah ana-babaya itaatsizliktir. Ana baba İslâmî emirleri yerine getirmede ve yasaklardan kaçınmada titizlik göstermiyorlarsa ve hatta kâfir iseler bu onların ana-baba olmalarından doğan haklarını ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla onlara Allah'a isyan teşkil etmeyen hususlarda itaat etmek ve her zaman iyi davranmak gerekir
#08.08.2007 15:00 0 0 0