Korkularını alıp yanına,
Bilmediğin bir şehrin,
Hiç sevemeyeceğin yağmurlarına bıraktın kendini.
Düşünmek istemediğin ne varsa,
Belki de senden önce vardılar, gitmek istemediğin uzaklara...
Unutulmak korkusu yanına aldığın korkuların en büyüğüydü,
Ve sen daha bu duyguya alışamadan,
Yanlızlıkla tanıştın.
Ayrılıklar ne kadar acı olsa da,
Umursamayacak kadar inatçıydın,
Ve bir kez olsun geriye dönüp bakmadın.
Oysa bilmediğin ne çok şey vardı...
Sönmek bilmeyen yangınların tek çaresi,
Pişmanlıkların, keşkelerin, yitip gitmelerin umutsuz sebebiydin,
Herşeydin sen...
[SIZE=25]Terkettiğin şehrin mahsun prensesi değildin belki,
Ama beni kayıp kentin beyaz atlı prensi gibi yanlız bırakırken,
En yakın dostunu, " kendini " bırakamaz mıydın bu şehirde?
Yarının mutluluklarını,
Yarın olmadan bugüne taşıyamaz mıydın?
Kaybettiğim herşeyi, ayrı da olsa kazandıklarımıza ekleyip,
Özlemleri yüreğimden uzaklaştıramaz mıydın?
Dünyanın tüm güzellikleri senin olsun,
Bana kalanları benimle yaşayamaz mıydın?
Güneşi, sadece bir gece bizim için
Yıldızlarla süsleyemez miydin?
[SIZE=25]Gittin ve umutlar yandı.
Yarının mutlulukları büyük bir hayal şimdi.
Bak,
Bir şiir daha hüzünle son buluyor,
Ve ben yine keşkeyle başlayan cümleler kuruyorum;
[SIZE=25]" Keşke senden daha güçlü ve daha inatçı olsaydım.
Oysa ben sadece seni sevince daha güçlü,
Sensiz kalınca daha inatçı ve bomboşum..."
[SIZE=25]Güneş, hep aynı yerden doğar, aynı yerden batarmış meğer..
Neleri yokmuş ki Bursa'nın, bir de SEN ` i..
Sen olmayınca, diğerlerinin de olmadığını fark ettim..
Seni Sevdim..
Senin için Bursa'nın orta yerine,
Bundan 40 yıl önce bir gül diktim..
Onu gözledim,
Büyüttüm,
Dikenlerinden arındırıp sana sundum..
O gül SENdin,
Sen Bursa idin..
Seni sevmek başka gülüm..
Seni beklemek..
Seni özlemek başka..
[SIZE=25]Cehennemde de çiçek açar,
Ateşin suya hasreti gibi..
Gözlerinin ışıltısında boğulurken,
Sırça saraylarda coşkuları yakalarken,
Hoyratlığıma prangalar vurduğum,
Bütün sevdalarım uğruna savurduğum,
Gecenin güne gülümsemesi,
Günün sana gülmesi gibi..
Doğrudur gülüm, doğrudur..
Ölmeyi de yaşamayı da birden bulduğum,
Aşk'ı da sevdayı da, sende bulduğum..
Bilmek ve ölmek gibi..
Şimdi gülmek zamanıdır.
Seni sevmek başka gülüm, seni sevmek bam başka..
[SIZE=25]Baktığım yere gülün gölgesi düşer,
Tuttuğum her ele senin sıcaklığın..
Bir gülün kokusu kaldı,
Birde vuslata olan hasretim..
Güneşimi bıraktım, kurumuş dallarımı,
Evimi bıraktım, gönlümü bıraktım
Gülün olduğu yerde, SEN`de..
Bir seni bırakamadım, SEN ` i..
Sesin düşer duyduğum her ses üstüne..
Sedalarım nakışıdır düşlerimin..
Bütün renkleri gri yaptım uğruna,
Sadece kırmızı kaldı, o da göz bebeklerimde..
Yıldızlarımı bıraktım,
Acılarımı, sancılarımı,
Hüznümü bıraktım kahkahalarımda..
Umutlarımı, coşkularımı..
Bir SEN ` i bırakamadım, SEN ` i ..!!
[SIZE=25]
Hasrete gebe zaman,
Saatler isyanda.
Sevdam ecelden de yaman.
Kahroluşun türküsü dudaklarımda..
Ve sen varsın bir sır gibi,
Şiirimin her mısrasında! ...
Bir yolculuk görünüyor bana..
Yollarca küskün ayaklarımın,yüreğime mecali yok
Tarifi imkansız ızdırabımın,kelimelerin dili yok! ...
Senin için yarıştım zamanla
Yılları hiçe saydım uğrunda..
Yine karşılıksız kaldı sevgim
Bir eksiklik yoktu gözyaşlarımda! ..
Gücüm kalmadı artık.
Koşarken, emekler oldum;
Kavuşmak için sana..
[SIZE=25]Akan gözyaşlarım
Şu yaman sevdamın faturası
Senin için dedim ya!
Senin için katlandım bütün zorluklara.
Ve yine senin için razı oluyorum, bu ayrılığa
Ey yıllardır hasretini çektiğim yar ;
Artık gelsen diyorum! ...
[SIZE=25]Düşüyorum sessizce,
Gerçek sandığım yalanlarımla birlikte,
En yüksek tepelerde..
Canım yanıyor,
Her yerim kanıyor ama
Dudaklarımı mühürlemiş çaresizlik..
Çığlıklarım hapsolmuş,
Volta atıyor bir uçtan bir uca.
İçimdeki sıkıntı büyümekte..
Bağırasım,
Haykırasım,
Ağlayasım var..
[SIZE=25]Yokluğunla yatmaktan sıkıldım.
Gel artık!
Sana ihtiyacım var..
[SIZE=21][SIZE=25]Yine bir sonbahar akşamı
Sahilde yapayalnız yürüyorum;
Yavaş yavaş çığlıkları kesiliyor martıların
İnlerine çekiliyorlar, görüyorum;
Soğukça bir rüzgar üzerime çullanıyor,
Yüreğim titriyor ansızın
Sen yoksun, üşüyorum.
Düşüncelerimde anıların dalgınlığı,
Maziden bir an hiç unutamadığım;
Hani yüzünde tatlı bir tebessüm,
Gözlerin yıldız yıldız tutamadığım;
Hatırlıyorum da o ayrılığı , .....
Tipi yemiş gibi buz kesiyor bedenim,
Sen yoksun, üşüyorum.
Keskin bir yosun kokusu derken
Bir gemiye dalıyor gözlerim
Sesinde yılların yorgunluğu
Ve bir kayık yakamozlar eşliğinde çekiliyor
Kürekleri kavrayan karartıyı süzerken
Sen yoksun, üşüyorum.
Artık, ne bir karartı, ne bir gölge önümde
Ardımda ise süpürülen ayak izlerim
Ve birden düşüyor düşüncelerim
Denize; meçhul, dik bir yamaçtan.
Üzerlerine atılıyorum, iflahsız
Geçmişi silen dalgaların;
Yavaş yavaş
Bir soğukluk tırmanıyor tenime,
Zemheri soğuğundan daha acı
Sen yoksun, üşüyorum.
[SIZE=25]Kurşunları dizdim birbir kendi boğazıma,
Düşünüyor ama dile getiremiyordum..
Konuşmak yerine dinlemek istedim sesini,
Uzun bir sessizlik olsa bile..
Kaçamak bakışlarla algılamaya çalıştım yüzündeki o ifadeyi,
Ne düşündüğümü tahmin ediyorsun herzamanki gibi..
Uzun zaman oldu,
Yaşadığımız o günler geldi aklıma
Sonsuza kadar silinmeyecek uzun bir anı gibi herşey beynimde
" Sevgiden yana oldum hep "
Zaman zaman tuzağına düşerdim bu aşkın,
Bazende ayaklarım yerden kesilirdi soluksuz..
Bilmek istedim tüm kimliğini,
Saklı kalmış SEN` i..
Çözmek istedim bir bulmaca gibi,
eksik kaldı birçok kelime..
tamamlayamadım seni,
Yarım kaldım!
[SIZE=25]Beni böyle bırakmayacaktın.
Egsoz dumanları,
Rüzgarın uğultusu
Ve senin uzaklaşan sesin,
Yıkıldım!
Beni böyle bırakmayacaktın.
Verilen sözler,
Kurulan düşler
Ve senin veda eden elin,
Kahroldum!
Beni böyle bırakmayacaktın.
Güzel gözlerin,
Bükük boynum,
Ve giremediğim kalbim
Yok oldum!
[SIZE=25]Yine yoksun yani yine kahretsin...
Soğuk bir şehir armağan ettim yine yokluğunun heyecanına..
Senmi fazla şımarttın yoksa benmi fazla alıştım?...
ne olur artık ya şımartma yada gitme...
Yani git,
Git ama böylesine ömrümü felç edecek kadar ani değil...
Ya sev artık yada bırak unutayım..
Yani en azından kendimi avutmak için yağmur içeyim bu gece...
Alkol geceler bağışlayayım gidişinin sessizliğine...
Alıştır beni önce...
Nasıl sevdirdiysen o kadar zor olsun gidişin...
Ben sevgimi sokakta bulmadımki
Hediye edeyim geri kalan ömrümü...
Ya git artık ya kal...
Yani git git ama...
Yada gitme...
Biliyorum gideceksin sende diğerleri gibi,
bir hayat seni bekliyor dışarda, git...
Benim ve sevgimin olmadığı bir hayat...
nedir seni cezbeden bensizlikte?
yada beni cezbeden neki sende?
Neyse.. durma, git..
Git sende o kahrolası ihanetler şehrine,
Yolun açık olsun durma, git...
Ardından bakmıyorum kalmasın aklın bende.
Yasaklarımızın sınırlarını keşfetmekte yok artık.
Yok gülüşünü yansıtan aynam..
Yrtık yoklar var yalnızca..
Sende yoksun, bende...
Hayatının olmadık bir hayaldüşünde bulursan beni...
Beni, bana geri getirirmisin?
[SIZE=25]Sende git..
Koymayacak bana bu gidiş...
Senmisin terkeden?
Yoksa benmiyim, beni unutan?
hadi git düşünme beni,
Ben bakarım başımın çaresine..
Söyletme ışıkları söndür ve git...
Ne zaman gittin, bilmiyeyim..
Git...