ufuk

ufuk

Üye
23.10.2004
Uzman Onbaşı
2.971
Hakkında

  • Böylesine arefesini yaşarken yokluğunun,
    yanımda nefes alan bu ten ve kapalı gözlerindi ayrılığın rengi,
    kıskanarak gittiğin şehirdeki her bir insan ehlini,
    dudaklarından fısıldadığın yarım gidiş ezgisine tutsağım ben.
    Şimdi kör kuyularda ve sensiz bir başıma da yaşamak varmış kaderde.
    İşte şimdi kılıçlarını çekti hayat ve gözlerimin önünden geçti bir film gibi.
    Oysa ne temiz sevmiştim seni
    zamana yayarak
    her an biraz daha severek
    bir çığ gibi büyüterek gözümde seni
    ve içimde sevgini
    ne kadar beyaz sevmiştim seni,
    içim titreyerek içtiğim ve her yudumda içimi ısıtan bu kanyak kadar keskin ve içimi ürperten senin gibi.
    Kara gözlerin ne güzel parlardı gecenin karasında ve ben ne kadar beyaz sevmiştim o karanlığı,
    Kaderimdeki en karanlık noktaydı gözlerin ve ben onlarla başlamıştım sevmeye seni.
    Şimdi sen yanımda teninle, sen saçların omuzunda böyle masum yatarken,
    güneş doğacak besbelli, masumiyetin gidecek, sen gideceksin, umudum gidecek, karanlığın kalacak benimle. Birde sevgimin senden kalan beyazı....

    Ufuk

    05/12/2007
#05.12.2007 18:07 0 0 0
  • Çok güzelmiş gerçekten paylaştığın için teşekkürler, insan böyle güzel bir yazıya sadece teşekkür etmeye kıyamıyor ve bu yüzdendirki bir kaç kez girdim çıktım konuya. Seni anlamamak mumkunmu dersin öyle güzel anlatmıssın ki insana yaşatıyorsun ben şahsen sanki gerçekten yaşadım ve o boşluğu ve o ateşi ve sanki düşüyorsunda birisi tutuyormuş ama tutan kişide seninle birlikte düşüyormuş gibi :) biraz garip bir anlatım oldu ama tekrar teşekkür ediyorum...
#05.12.2007 17:45 0 0 0
  • Acılarıma yenik düştüm, terkedilmiş limanlar gibi köşemde bekliyorum,
    Belki terkedildim belki soldu yüzüm, belki bir bahar akşamında kaldı gönlüm.
    Oysa ne çok dilemiştim seni acılarıma gem vurup ne çok istemiştim.
    Şimdi sen yalnız bir gemi benim limanımdan gittin gideli,
    Çok şiirler çok şarkılar yazılacak ardından,
    ve sen kimliği belirsiz aşkların hüznünde,
    ve ben sadece sana ait kalan gönlümün gözünde.
    bir damla misali eriyip gideceğim.
    Gidiyorsun işte dalgalara bulutlara karışıp, gidiyorsun, soluyorsun gözümde,
    Ağlamaya ne kıymet tükenip bitiyor ismin dudaklarımda.
    Ve hayallerin beni terkediyor zamanla....


    Ufuk
    01/12/2007
#01.12.2007 09:53 0 0 0
  • Penceremden caddeye bakarken aklıma geliyorsun en çok,
    En çok o sıralarda kendimle kavga ediyorum, kan gövdeyi götürüyor.
    İsmini hala hiçbir şiirimde telafüz edemezken daha,
    sen çoktan gitmişsin farkına varmıyorum,
    İçimden boş nehirler ırmaklar akıyor ben özlemlerine yokluklarına alışmakta, gideli onca sene geçmişken zorlanıyorum.
    Seneler geçiyor, sen geçiyorsun ruhumun derinliklerinden, gözlerim açılmıyor sabahları ama yinede güzel roller kapıyorum hayatımda.
    Uzun süredir sanki sen gitmemişsin gibi ve ben sanki hiç yalnız kalmamış gibi anımsıyorum sensiz hatıralarımı,
    En büyük oyunlarımdan birisini oynuyorum, hayat benimle oynuyor.
    Ben oyalanıyorum...

    Ben en çok ellerini tuttuğumda içimdeki o titremeyi özlüyorum.
    Kendimi sana verip titremek ölesiye,
    Sana yakışmadığı için hiçbir yazım ve hiçbir kelime seni anlatamadığı için ve kendimi çoktan sana adadığım için,
    Çoktan vazgeçtiğim anılarımın ellerinden tutmaya çalışıyorum ve elim kolum bağlı aslında, en zor yoldan yani yaşayarak ölmeye çalışıyorum...

    Ufuk
    28/11/2007
#28.11.2007 18:22 0 0 0
  • Gözlerine sürüklendiğim aşk çiçeğim, aç benim için.
    O kadar yorgunki bu kalp yokluklarında, hapsolduğun cennetten kaç benim için.
    Ağlamaklı bakıyorum her sabaha ve ağlamak geliyor içimden,
    Gözümden iki damla yaş akıyor, gönül koyuyorum sensiz kaldığım bu hayata.
    Son kez kollarımda öyle usulca dudaklarını hatırlıyorum ,
    Utanıyorum öp diyemedim sana son defa.
    Oysa gözlerin gelmek ister gibi bakıyordu veya beni çağırıyordu.
    Ne çok istedim akmayı yağmurla gözyaşlarına.
    Öyle bir hikayeydin geldin geçtin, geride ne kaldı görmüyorum.
    Geride ne kaldı bakamıyorum, korkuyorum.
    Hayat bana engel koyuyor, yaşadıkça taşıyacağım bir engel.
    Her şeye rağmen içinde yer almak zorunda olduğum bir hikayeydi aşkın,
    Sen gözlerini açtın, ben hayatımdan kaçtım...

    ufuk
    17/11/2007
#17.11.2007 17:31 0 0 0
  • Ben seni ne kadar istesemde,
    gülüşlerine tutsak sonbaharlar geçer önümden,
    göremem yüzünü.
    Göremem yüzündeki hüznünü,
    ne toprakta kalan yağmur kokun nede gece yarısı bir yıldırımla korkun çözer içimdeki iklimleri.
    Yalnız kalmaya başladığımdan beri böyleyim aslında,
    beni sana küstüren değilim ben.
    Şöyle içinden geçtin ömrümün ve geride kalanlar bıraktığın boşluklar.
    Sonsuz yalnızlığıma tutsak olarak ben her gün sana gelemememin pişmanlıklarıyla boğuşuyorum.
    İçimde gizli kalıyor kilitli hatıraların ben daha henüz seni kimselere anlatamıyorum.
    Ne güzelde çekip gitmiştin hayatımdan,
    unutmak için her karar verişimde seni önümden geçen seni unutmamı engelleyen hatıralarına, hayallerine, hayallerime yenik düşüyorum.
    Bir malubiyet daha ekleniyor aşk cetvelime.
    Ama sanırım kaybetmeye alışıyorum eskisi kadar üzmüyor artık gidişlerin ve belki kalsan daha güzel demelerim azalıyor.
    Ne kadar zavallı hissediyorum kendimi bir bilsen ve nasıl bir lanettir bu beni sana bu kadar tutsak ediyor....

    Ne gemiler ne martılar gelir geçer ömrümden,
    Yine bende kalır sonsuz yalnızlığım,
    Ne sevgililer ne aşklar gelir geçer gönlümden,
    Yine bana kalır sonsuz yalnızlığım....

    Ufuk
    13/11/2007
#13.11.2007 08:48 0 0 0
  • Gitme...
    Gitmelerinin ezikliğiyle uyanmasın sabahlarım,
    Güneş yerine doğmasın hüznü aşkımızın,
    Belki ellerini özlerim belki kırılır kalbim teslim olurum yalnızlığıma,
    Elimde kalan tek şey olur birden sessiz sonsuz yalnızlığım,
    Hikayeler anlatırım ruhuma, gözlerim kapalı kendimi kandırırım,
    Oysa burdasındır sen tam karşımda durursun, hiç gitmeyeceksindir belkide, belkide hiç gitmezsin umuduyla ayakta durmaya çalışırım,
    Bazen bir şarkı çıkarda omuzların çöker, gözlerin kısılır, sanki çok önemli bir şeyi izliyormuş gibi hiç bir tanesini kaçırmadan izlersin yağmuru, yere düşen her damla meleğin düşüşünü gösteriri belki,
    Yüksekten esen rüzgar soğuk olur bilirsin sen,
    En son soğuk rüzgara bıraktın gönlünü ve ben gülümü düşürdüm elimden,
    Düştü gülüm, yoktu dönüşün...

    Baharına ıslak, ölesiye kumraldı gözlerinde hayat,
    Yinede baharımdı ölesiye kumral gözlerimde...

    ufuk
    02/11/2007
#02.11.2007 15:59 0 0 0
  • Ayışığı gizlerken yalancı gözlerini,
    İçimden yalancı maviliklerin geçer, ağlarım.
    Unutmayı denediysemde çoğunda gidişlerinin,
    Her gelişinde zaten aklımda olduğunu bimen şaşırtırdı beni,
    Oysa hayat ne kadar kötü akıp giderdi ve sen hiçbirşey olmamış gibi,
    Yani sen yüzüme gülüp hiçbirşeyden vazgeçmemiş gibi geri dönerdin,
    Ve ben gitmeyi beceremeyen, sonsuza dek yanlız kalacağını sanan ben hayretle izlerdim gidişlerini ve dönüşlerini,
    Kapıyı vurup giderdin sen hep, ve hep bilirdim ben gidiyordun,
    Sadece oturup havanın kararmasını bekliyorum, kendimi görmemek icin,

    Asil bir zavallıyım kendi halimce,
    Sen bile giderken böyle zalimce,
    Sırtıma bir bıçak saplanır haince.

    ufuk
    27/08/2007
#27.10.2007 09:10 0 0 0
  • Avuçlarında uyuyan küçük bir melekti aşk,
    Ellerin cennet ve dudaklarında geçerdi tüm ömrüm,
    Okyanustan derin mavilerine esirdim ben,
    Unutup giderken tüm detaylarını yaşadıklarımızın,
    İçinde hain dalgalar bırakır yaralarım, uyuyamazsın,
    Belki ben bile yaşadığıma inanamazken, sen al beni koynuna ısıt beni.

    Yağmurmu yağıyor dışarıda, ellerin ne kadar üşümüş böyle,
    Kim bilir kaç yol uzaktan geldin sarıl bana hadi ısıt içimde geçenleri.

    Kimse görmez sensizliğimi, sessiz ol ne olur uzan yanıma,
    Dileklerine esir ol ve bırak öyle geçsin avuçlarında tüm ömür,

    Belki biraz dağınık belki biraz yorgun,
    Islak esen rüzgara dalıp, içimden seni geçirmek,
    En son kalbimden geçtiğin günlerde harab ettiğin yerleri, toplamak gibi birşey işte.


    işte böyle birşey harabe yüreğimi toplamak sen geçerken ıslak ıslak...

    ufuk
    27/10/2007
#25.10.2007 14:25 0 0 0
  • Muhtemelen sevgiyi bu kadar yoğun beklemiyordu ruhun,
    Bu kadar çılgınca sevileceğinden haberin yoktu senin,
    Bu yüzden belkide kaçtın durdun sana olan sevgimden,
    Hep bir bahane vardı dilinin ucunda, söylenmeye hazır,
    Oysa ne kadar masum sevmiştim seni ve ne kadar bencil,
    Senin duygularını göremeyecek kadar bencildi sevgim ve bir o kadar büyüki,
    Sen sevmedikce büyüdü bencilliğim sevgimle elele,
    Aslında senden vazgeçebilirdim alternatiflerin vardı ama gözümde senden başkası yoktu işte,
    Seni ne kadar çok sevdiğimi bilseydin, yüzündeki yaranın sebebini daha iyi bilirdin.....
    Ve şimdi ben gidiyorum ve şimdi sen beni asla unutamayacaksın

    ufuk
    22/10/2007
#22.10.2007 13:16 0 0 0
  • Anlamlarına boğuldu adım, adımlarının,
    İlk gidişinin izleri adımlarının, anladım,
    Seni küçük sevinçlerimle anladım, ağladım,
    İçime düştü yokluğunun korkusu ağladım, yalvardım,
    Her kelimem gitmemen için bir yalvarıştı, kanadım,
    Üstüme örttün karanlık girdaplarını kanadım, bağırdım,
    Dünya dinledi senden kalan benleri bağırdım, utandım,
    Her reddedişinde sevgimi ve her kaçışında utandım, unutmadım,
    Bir köle gibi sesine tutsak ve yüzündeki her tebessümü unutmadım, unutturmadım...

    Her hedefte sen vardın, herkezde seni andım, her muhabbette tek senin adın.
    Adımlarımla tanıttım dünyaya senin adın tüm dünyaydın, hatırlattım unutturmadım geride bir gölge gibi rüzgarsız ama bir o kadar ışıksızdım...

    Ne görebileceğin kadar yakındım, nede seni anlamayacak kadar aptal,
    İçime gizlendi senden arta kalan girdaplar, bana anlattığın tüm masallar,
    Yalanlar...
    Ve içinde yaşadığım özgür tutsaklıklar...

    Senki inan içimde değilsin...
    Sen bensin...

    Ufuk
    16/10/2007
#16.10.2007 17:43 0 0 0
  • Belki ölesiye kirlenmiş olmasaydı aşkımız, yani değeri belli olmasaydı, geri dönebilirdin...
    Belki kurumuş topraklarıma umutlar ekebilirdin, yalanlarla beslemeseydin düşlerini...
    Sahte gülüşlerine ortak ettin zavallı kalbimi, oysa ne kadar güzel gülerdin, gerçek olamayacak kadar güzeldi gülüşlerin...
    Ve sanki içime işledin kendini, çözemedim senden kalan hikayelerini...
    Gereksiz kafiyelerim ve acıklı yarım kalmış hikayelerimle yaşıyorum seni...

    ufuk
    01/10/2007
#01.10.2007 08:17 0 0 0
  • Sen çocuksun daha,
    Çocuksusun...
    Gözlerinden en asil hayal peresti görüyorum sanki,
    Ellerinden en sıcak volkan,
    Ve kalbin güneşin en hası en sadesi,
    Biraz çocuksun hala bir o kadar çocuksusun,
    İçime gizleniyorsun, saklambaç oynuyorsun göz göre göre,
    Karanlık kuytularından kaçıp, yaralarıma dokunuyorsun,
    Beni güldürüyorsun, gözlerim bile seni izlerken yoruluyor sanki,
    Ve sanki ben çok ihtiyarım ayaklarımı uyduramıyorum sana,
    Çocuksun daha çocuksusun bu yüzden ben sana sususuzum,
    Bu yüzden sana doyumsuzum,
    Kalbimin ortasında kocaman bir kamp ateşi yaktın,
    Sen yakıyorsun ben kavruluyorum,
    Çünkü çocuksun, bir melek kadar çocuksusun...

    Ufuk
    27/09/2007
#27.09.2007 17:15 0 0 0
  • Ve hayatina adadim oluşumumu
    Yanlış hediyelerle mutlu oldum
    Aşka doydum,
    Yalnızlıklarımla yanlışlıkla koydum adımı
    İstedim görmedin kimliklerine esir kaldım,
    Ağladım.
    Sabahlara kadar uyumadım,
    Belki bir adımdım yarım kalandım istediğim kadar ağladım
    Sesimi duymadın.
    Gidişlerine kırmızı dinamitler ektim,
    Çiçeklerini topladım,
    Her seste parçalandım ve durmadım
    Çünkü yeni başlamıştım
    Ağladım,
    Köşelerine çekildim hayatımın,
    Başrollerimi kaptırdım,
    Bir figüran kadar çaresizdim,
    Hep gezdim bir yerde kalmadım,
    Ağladım,
    Özlemlerimi kanattım yarım kalandım
    Kör olmuş oluşumlara daldım ve çekildi kanım,
    Damarlarım boş kaldı umudum gece nara atan sarhoşlardı,
    İçime işledi feryatlarım ama susmadım,
    Unutmadım,
    Bazen bir güneş doğdu yüzümü sakladım ve arada umutlandım.
    Gök gürledi yağmur olup yağamadım
    Kimsesizliklerine tutsak kaldım
    Ve ağladım
    Ağlamayı sanat saydım
    Her kelimemde sana bir misafir yolladım.
    Kendi canıma sarıldım,
    Ölümüne oynadım bana oynadığın oyunlarındım,
    Ben bir oyuncaktım içimde kalan yarım şiirlerimi okuyacaktım
    Beni susturamadın, susmadım
    Ağladım
    Bir silah gibi çaresiz kullanıldım,
    Hep faildim ölüm sebebiydim,
    Bırakmadım, bırakamadım.
#19.09.2007 08:29 0 0 0
  • Dönmen muhtemelmiydi, olasılığı neydi beni tekrar sevmenin,
    Arkanı dönüp, arkandaki gözlerime bakmamanın bir nedeni varmıydı,
    Öyle inatçı öyle kararlı ve öyle ezici gidişin, yokedercesine her adımın uzaklara.
    Hiç görmediğim yüzün uzaklarda, ellerin tutmayı bilmiyor düşlerimi.
    Ben seni kaybediyorum herhangi bir güneş sisteminde herhangi bir kara delikte,
    Uzaklaşıyorsun işte,
    Tenime hüzün bulaştı, kokuna ayrılık, bir gece yarısı çekip gittin,
    Ay bulanık.
    Belki yeni bir umut bekliyorsun,
    Belki en büyük aşkı arıyorsun,
    işte gidiyorsun,
    Mutlumusun...

    Ufuk
    18/09/2007
#18.09.2007 10:49 0 0 0
#17.09.2007 12:16 0 0 0
  • Af dileyip senli rüyalarımdan,
    İlk kez bu gece bağımsız bir düş gördüm kafamdaki ülkemde,
    Bölücü martılar peşkeş çektiysede gönlümün kara sularını,
    Eli silahlı korkularımla savaştım elimde kalemimle göğüs göğüse,
    Aşkından vazgeçmek ne mümkün sabahlar uzadıkça uzadı,
    Ve bu savaş ve bu kan kokusu gitmedi adalarımın körfezlerinden,
    Canlı bir bombaydı umutlarım, masum hayallerimi öldürdüklerini bilmeden cennete gitmenin rüyalarını gördüler.
    Sisliydi gece ve karanlıkta parlıyordu mavzerin, cebindeki çakın ve kesiğinden damlayan kanım,
    Hiç bir dedikoduya ve faşist gölgeye tutsak olmasın diye düşlerim,
    Son kurşunu ben sıktım sana dokunmasın diye dualar ederek kendime,
    İçime işlemiş bir kere, kendime bile aykırı sevgim,
    Ben sevdim seni bu gönlün bu toprağı sevdiği gibi,
    Sende dolaylı yollardan topraksın işte gözümde gelişin gidişin gibi sevdim toprağını sevdim,
    Suladığım her karanfili...
    Her sabahı böyle kanlı bıçaklı beklerken, yaralamalarını sevdim gün ışığının kanlı düşlerimi,
    Bu gece sana olan tutsaklığımdan kurtulup isyancı adamı oynadım; toprağını seven,
    Bu gece senin için döktüğüm her damla gözyaşımı her damla kanımı sınadım...
    Sen gittin düşlerimden ben ağladım,
    Sen gittin ülkemden ben kanadım....

    Ufuk
    10/09/2007
#10.09.2007 18:28 0 0 0

  • Karanlık sokağımdan bakıyorum hayatların akışına,
    Sokak lambaları ıslanıyor yağmur damlalarıyla,
    Üşümüş gibi elimi cebime sokup, hayatını kıskanıyorum,
    Başka hayatlarla paylaştığın hayatını,
    Oysa...
    Bana ne kadar yakınsın bilmiyorsun,
    Her gece buradan izlerken pencereni karanlığa saklıyorum bedenimi,
    Kimseler görmüyor, kaçak sigaralar çekiyorum aldıran olmuyor,
    Tıpkı senin gibi dünyam biraz bana ait biraz benden uzak ama içimde,
    Yinede...
    Umut et diyor içimdeki yalnız çocuk, geleceğini biliyorsun umut et diyor,
    Artık inanasım gelmiyor, ben böyle kandırdıkca kendimi,
    O çocuktan nefret eder gibi, hayallerine kızıyorum odamın ortasında durup duruken,
    Yağmura kızıyorum her damlası biraz daha işlerken bedenime.
    Artık...
    Duvarlara ismini yazmakla geçirmiyorum akşamlarımı,
    Bana bıraktığın kadarıyla yaşamak bu hayatı, sensizken bile böylesine dolu yaşamaya çalışmak, önümden sessizce geçen bu gençliğe kendimi ölesiye affettirmek sensizken bile savaşmak...
    Zor geliyor.... Gidemiyorum...
    Ben ne hayatı ne bu dünyayı sensiz istemiyorum....

    Ufuk
    08/09/2007
#08.09.2007 18:40 0 0 0
  • Gittiğin yere benide götürebilirmisin ki,
    Veya ben o kadar cesurmuyum gelecek kadar gittiğin yere,
    Yanımda olmadığına göre gitmiş olmalısın,
    Yada bu şehir gittiğin yere benzemiyor olması normalmidir.
    Sokaklarda, sokak aralarında yokluğun kol gezerken,
    Şehir derin bir uykuya dalar gittiğin şehre inat,
    Siyaha boyanır tüm dünyam, tüm rüyalarımın renkleri çekilir.
    Karanlık başlar yokluğunda ardın sıra, gözlerim kapanır açamam,
    Korkarım açmaktan, açtıktan sonra karşımda seni bulamamak korkutur beni,
    Oysa ne pembe düşler kurarım varlığını hissederken,
    Varlığımı varlığına bu kadar feda etmişken,
    Gitme...
    Bıraktığın şehirlere benzemesin ardından kalan bu şehir,
    Bıraktığın bu adam, bıraktığın bu kalp bırakılmışlara benzmesin.
    Bir tomurcuk düştü kaldırımın üstüne, penceremin önüne,
    Yinede giderken bir gülümsemendi o tomurcuk,
    Zaman geçti, insanlar geçti tomurcuğun üzerinden,
    Terk edilmiş bu sahil kasabası, terkedilmiş bu adam,
    Yeterince cesur olamadan terk edilen bu kalp unutamadığı gidişini,
    Hep birşeyler hatırlattı, martılarda gidiyor bak senin gittiğin gibi gülümseyerek,
    Ve hatıralar geçiyor her zerresinde yaralarımı kanatarak,
    Zaman geçiyor gidiyor senin gibi nasırlaştırıp çehremi,
    Aynı senin gittiğin gibi sevgili....
    Aynı seninki gibi...
    ...

    Ufuk
    04/09/2007
#04.09.2007 19:01 0 0 0