Arkadaşlarınızdan en iyi iş çıkan mIRC server'ının ne olduğunu öğrenin. İçeri girdiğinizde odada binlerce kişi bulabilirsiniz. İşin esası söylemek istenileni en pratik şekilde vermek olduğundan kelimelerin içinde "ğ,y,r" gibi harfleri kullanmayın. "slm" veya "nbr" gibi kelimelerle olaya dalın. Bir süre kimsenin umurunda olmazsınız. Çünkü onlarda önceden birilerini tanıyor olurlar. İlginç bir olay hakkında kendi fikirlerinizi ortaya atabilirsiniz. Veyahut hepsinin ilgisini çekebilecek acayip bir sorun "içinizde helikopter kullanmayı bilen pigme var mı" cinsinden. Belirlediğiniz hedefe bir süre sonra "hadi özele geçelim" deyin. Ama özele geçmeden önce bir hatun olduğuna emin olun.
Karşınızdaki 45 yaşında kıllı bir eğlencesever de olabilir. Sizin "bu gece bana gelsene" ya da "telefonunu versene" gibi isteklerinize hemen "evet" diye cevap veriyorsa kesin hemcinstir. Ağız yoklayarak gerçekten dişi olduğuna emin olun. Çok şiir okuyarsınız gelse bile sakın şiir okumaya kalkmayın çünkü "gözlerine baktığımda ağlayasım geliyor" tarzında arabesk bir romantizm hem hatunu korkutur hem de iğrendirir. En iyisi gizem tribinize devam etmek. Bazı sorulara "nerelere takılırsın", "kız arkadaşın var mı", "ailenle mi oturuyorsun" gibi kaçamak cevaplar vererek konuşmayı "arkası yarın"lık seviyesinde tutmaya çalışın. Bir süre sonra artık kuzu postunu çıkarıp ufaktan ufaktan -ama yine de çok istekli görünmeden - asıl maksadınızı ortaya atmaya başlayın. Teknolojinin cinsel ve duygusal yaşamımıza pozitif olarak yansıması, kabul edin ki güzel bir sonuç. Ama her yerde olduğu gibi iş bilenin kılıç kuşananın. İşi bilin, kelimeleri doğru seçin ve chat' te başlayan yolculuğa mum ışıklarının süslediği pirinç bir ikiz yatakta devam edin.
Nereden başlamalı
Sevgilinizden ayrılalı uzun zaman oldu ve başa bela erkeklik hormonunuz yüzünden insanlığın en güzel eylemine karşı tarifi imkansız bir istek duyuyorsunuz. Ve bir de şansımı chat'te deneyeyim dediniz. Neden olmasın. İşte size yararlı bilgiler:
Nick seçimini çok iyi yapmalısınız
Kanalda seçtiğiniz kişiye sizin gibi bir çok kişinin de mesaj yolladığını unutmayın. Seçtiğiniz şanslı bayanın size geri dönebilmesi için nickinizin sempatik olması veya en azından antipatik olmaması gerekir. Kötü nick'lere bir kaç örnek: aşkdelisi, Tom Cruise, çapkın. Asla yakışıklı ve popüler bir aktörün ismini veya soyadını nick olarak seçmeyin, bu sizin ilginçliğinizi bir anda yok eder. Seksi çağrıştıran nicklerden uzak durun. Kadınlar belden aşağısını düşünen erkeklerden ilk başta uzak dururlar. Yaratıcılığınız kullanın ve kendinize düzgün bir nick bulun.
Kanalda seçtiğiniz kadın nicklerine göre sakın fiziksel bir beklentiye girmeyin.
Unutmayın, çok güzel bir hatunun chat' te hiç işi olmaz. Burcu, Buse gibi hoş bir bayanı çağrıştıran nicklerin kullanıcıları tam bir paçoz olurken, safibaz, hatice gibi çekici olmayan nicklerin kullanıcıları tam aradığınız cinsten olabilir.
Dürüst olun
Hemcins rakipleriniz chat sırasında sallamaktan çekinmedikleri için kadınlar bu konuda oldukça uyanık olurlar. Zorda kalmadıkça yalan söylemeyin. Bu sizi rakiplerinizden daha farklı yapacaktır.
Etkilenen taraf siz olmayın
Konuşmaya başladığınız her hangi bir kadının cümleleri ona yakınlık duymanıza sebep olabilir, bu tür duygusal uyarılara karşı hazırlıklı olun. Siz bir avcısınız.
Ve sohbet...
Her şey basit bir selamla başlar. Nickinizden sonra en önemli safha budur. Gerçi bu anlamda yapabilecekleriniz çok fazla değil. İlk mesajlar hep sade olmalı. Her ne kadar ilk kullanılan cümle "slm" olsa da en çok işe yarayan da budur. Nasıl bir selamlaşma cümlesi seçersenis seçin, içinde kesinlikle abartı olmasın. Bunlardan bazıları size karşılık olarak dönmeyebilir ama siz yine de yılmayın ve seçtiğiniz nicklere selam yollamaya devam edin.
Chat'in ilk cümleleri genelde yaş, cinsiyet ve yaşadığı yeri açıklamaya yöneliktir. Eğer şansınız yaver giderse ve yaşı uygun birine rastlamış olursanız bu safhayı uzun tutmak size artı puan kazandıracaktır. Bunun için gün içinde yaşadığınız bir olayı anlatabilirsiniz. Siz böyle umursamaz tavırları devam ettirdikçe merak edilen taraf oalcaksınız ve bunu ispat eden cümlelerle karşılaşacaksınız. Birkaç cümle ile arayı ısıttıktan sonra artık onu tanımaya başlayabilirsiniz. Yaşı, mesleği ve yaşadığı yeri direkt sormaktan çok yine bazı dolaylı cümleler kurun. Mesleği ile ilgili bu tip bir cümle ile hem yaşını hem de yaptığı işi oan direkt olarak söyletebilirsiniz.
Samimiyet
Burada kişisel özelliklerimiz, medeni halimiz, hoşlandıklarımız, hoşlanmadıklarımız gibi bir çok detay ortaya dökülür. Bunların doğrultusunda da fikir tartışmaları başlar. Öğrenmek istediklerinizi direkt olarak sormaktan çok, sohbet içinde yarattığınız diyaloglar sayesinde elde etmeye bakın. "Bana kendini tarif edermisin" sorusu bir çuval inciri berbat etmekle eş anlamlı.
Hamle zamanı
Kadın erkek ilişkilerini tartışmak için artık doğru zaman geldiniz. Zor bir ilişkiden çıktığınızı söylerek bu konuya zıplayabilirsiniz. Ama asla gururlu erkek edasıyla "ilişkiyi ben bitiridim" gibi sert bir vurguya başvurmayın. Bu kıçınıza yediğiniz tekmenin ebadı hakkında bir tiyo olacaktır karşı tarafa. Kadın erkek ilişkilerini tartıştığınız cümlelere çok dikkat edin. Bu, konuştuğunuz kişinin merakını zirveye çıkaracak bir fırsattır. Bir kadını yüceltmeye yönelik cümlelere ihtiyaç duyuyorsanız annenizi seçin. Ona göndermeler yapın. İşe yarayacaktır. Konuşmalar uzadıkça karşınızdakini ne akdar merak ederseniz edin sakın resim istemeye kalkışmayın. Fiziksel özelliklerinizi öğrenebilecek bölüme geldikten sonra konuyu alışverişe getirebilirsiniz. Yaz mevsiminde olduğumuz düşünürsek mayo seçimi ile ilgili bir diyalog yaratabilirsiniz. Alışveriş ve diyet hakkında konuşmak karşınızdakinin kilosu ve boyu hakkında bilgi sahibi olmanızı kolaylaştıracaktır. İşi neden bu kadar uzatıyorum demeyin çünkü işi bu kadar uzatmayan insanların hepsi bilgisayarlarını büyük bir güvenle kapattıktan sonra ellleri boş bir vaziyette kalır.
Son hamle
Artık edebiyatı bir kenara bırakıp çok doğru bir zamanlama yaparak görüşmek için atılım yapabilirsiniz. Bu bölümde söylenmemesi gereken cümlelerin en başında "senden etkilendim" geliyor. Bu görüşmenin sizin tarafınızdan hiçbir beklentisi olmayan, sadece sohbetinden zevk aldığınız bir kişiyi tanımaya değer bulduğunuzun sonucu olduğunu uyandırmalısınız. Bunun için arada geçen diyaloglara dikkat etmelisiniz. Bir CD alışverişi bile buna vesile olabilir. Görüşme gündeme geldiğinde telefon numarasını istemeyin. Bu iki açıdan sakıncalıdır. Yarattığınız merak, telefondaki diyalogda azalabilir ve görüşme işi uzayıp ertelenebilir. Telefon numaralarını gündeme getirmeden randevu tarihini çok yakın bir zaman olarak seçmelisiniz. İşin cazibesi zaman aşımına uğramamalı. Mümkünse akşam saatlerine randevu verin ki geceye devam etmek için çok zaman harcamak zorunda kalmayın.
Seyit Onbaşı, 1889 yılının Eylül ayında Havran İlçesi Çamlık (Manastır) köyünde dünyaya geldi. Babasının adı Abdurrahman, annesinin ki Emine idi. Seyit, 1909 yılının Nisan ayı başlarında askere alındı. 1912'de Balkan Savaşları'na katıldı. Savaş bitiğinde terhis edilmedi ve topçu eri olarak Çanakkale Cephesi'nde görev aldı. Çanakkale Savaşları'nda gösterdiği kahramanlıkla adını Türk tarihine yazdırdı. 18 Mart Deniz Savaşı sırasında, Rumeli Mecidiye Tabyası'nda ayakta kalabilen tek top vardı onun da mermi kaldıran vinci bozulmuştu. Seyit Onbaşı büyük bir güçle 215 Okkalık mermiyi üç kez kaldırarak namlunun ucuna sürmüş ve bu kahramanlığı ile Ocean gemisi büyük bir yara almıştı. Seyit Onbaşı 1918 sonbaharında köyüne döndü. Sanatı olan ormancılık ve kömürcülüğe devam etti. 1934 tarihinde yürürlüğe konan soyadı yasasıyla "Çabuk" soyadını aldı. 1939 yılında akciğerlerindeki rahatsızlık nedeniyle vefat etti.
Bundesliga'da Bayern ve Hamit fırtınası esmeye devam ediyor. Ligde 10 gol atıp, hiç gol yemeyen Bayern, Hannover 96'ya da acımazken, maçta perdeyi çok şık bir golle Hamit Altıntop kapadı...
Alaeddin Eratna
Alaeddin Keykubad
Ali Saib Paşa
Davud-u Kayserî
Emir Sultan
Gevher Nesibe Hatun
Kadı Burhanettin
Kayserili Ahmed Paşa
Kayserili Halil Paşa
Kayserili Mehmed Ağa
Mahperi Hatun (Hunat Hatun)
Mehmed Raşid Efendi
Melik Gâzi
Melik Muhammed Gâzi
Mimar Sinan
Mustafa Efendi (İncili Çavuş)
Müftü Mes'ud Efendi
Seyranî
Seyyid Burhaneddin
Şeyh İbrahim Tennurî
Zeynelâbidin Keyserâni
Niyazi Ağırnaslı
Seyit Burhanettin Akbaş
H.Hüseyin Aksakal (Çorakçızâde)
Ahmet Gazi Ayhan
Osman Numan Baranus
Mehmet Bayrak
Hüseyin Cömert
Mehmet Çağlıkasap
Mehmet Çalık
Mehmet Çayırdağ
Şevki Çobanoğlu
Ali Dündar
Ahmet Cemal Eringen
Halit Erkiletlioğlu
Coşkun Ertepınar
Ahmet Evintan
Turhan Feyzioğlu
Abdullah Gül
Kadir Has
Mustafa Necati Karaer
Mahmut Karatoprak
Teodor Kasap
Osman Kavuncu
Nuh Kuşçulu
Mustafa Miyasoğlu
Ali Rıza Önder
İsmet Özel
İlhan Özkeçeci
Hacı Ömer Sabancı
Sakıp Sabancı
Mehmet Yazar
Nuh Naci Yazgan
Abbasilerin yıkılması, Selçukul devletinin kurulması ve 1071 Malazgirt savaşından sonra, Irak ve Suriye'deki Türmenler, Anadolu içlerine göç etmeye başlamışlardır.
Her iki Türkmenleri Halep yakınında kendi isimleri ile, bir köy oluşturmalarına rağmen, Herikli boyunnun bir bülümü Urga'nın Hilvan yakınında Fırat vadisine yerleşerek, Hasük, Döğer, Kovalık, Döllük diye adlandırılan köyler kurmuştur.
Aşıret ağalarından Yakup ağa ile Lomen ağa arasında, arzu isminde bir kızın yüzünden kavga çıkar.
Bu nedenle, Lomen ağa taraftarları kayıklarla fıratı geçip, Sivas'ın uzun yaylaya geçmişlerdir.
Daha sonra kışlak bulmak için Kızılırmak vadisindeki örenlere yerleşirlerken, Yaylak olarak da Malya ovasını kullanmışlardır.
Daha sonra Konup, göçmeyi bırakıp yerleşik hayata geçmişlerdir.
a.) Malya ovasındaki Herikli Köyleri: Abdi, Kayaaltı, Kızılağıl, Köşektaş, Cağşak, Gerce, Kalcik, Karayağlak
b.) Kızılırmak (Bucak) vadisindeki Herikli köyleri: Karaburç, Karahöyük, Kırıklı (Şahinler), Kazıklı (Yeşilli), Hacılar, Sığırlı (Yeşilyurt), Yüksekli, Karaburna.
Karaburna'mıza gelip yerleşen ilk kişinin, Körce Memiş Ağa diye bir zat olduğu bilinmekte.
Şimdiki Kaletepe olarak adlandırdığımız ve üzerinde Hititlerden kalma yazıtların bulunduğu yer, Karaburun olarak adlandırıldığından, Beldemizin adı da Karaburna olarak kalmıştır.
Karaburna Belediyesi, 11 Aralık 1991 yılında Belediye olmuştur. Hacıbektaş'a bağlı olup, uzaklığı 12 km. Dir. İl'e (Nevşehir) uzaklığı 45 km. dir. Köyden beldeye ve Muhtarlıktan Belediye ye geçişin en güzel örneğini sergilendiği bir yöremizdir, muhtarlığı ve başkanlığı döneminde Türkiye'nin en genç ve başarılı yöneticisi olma vasıflarını taşıyan değerli Karaburna Belediyesi Başkanımız sayın Yusuf Koçak, ekibi ile birlikte Karaburna kasabasına hizmet için çalışmalarını aralıksız sürdürmektedir.
Tarihi
Kasabamız tahmini olarak 200 yıl önce kurulmuştur. Kalaba ismini ise bölgemizde bulunan su kaynağından almıştır. Kasabamız Ankara-Kayseri Devlet Karayolunun kasabamız içerisinden geçmesi vesesiyle hızlıbir şekilde kalkınmıştır.
Kasabamızın kurusucu olan Kara Yusuf 3 hane ile Kalabaya yerleşmiş olup aslen kendisi Haymanalıdır hatta kasabamız uzun yıllar Kara Yusuf adıyla anılmıştır. Daha sonra Sivas Güründen ve Kars dan gelen ailelerle şu anki bulunduğumuz yer yerleşim haline getirilmiştir.
İklimi
kalaba yazları sıcak ve kurak, kaşları ise soğuk ve yağışlı geçen tipik bir karasal iklime sahiptir. Kasabamızda 1980-1997 yılları arasında yapılan ölçümlerde elde edilen bilgilere göre ortalama sıcaklık değeri 10,6 derecedir. Kalaba'da don mevsiminin başlanğıcı en erken 24 Eylül en geç 1 Aralık ve ortalama 26 Ekim olarak tespit edilmiştir.
Kasabamızda en yüksek sıcaklık değeri 18 Temmuz 1962 de 38 derece olarak ölçülmüştür en düşük sıcaklık değeri ise 1960 tarihinde -24 derece olarak tespit edilmiştir.
Kasabamıza ortalama yıllık yağış 429 kg/m3 dür. Genel olarak ele alındığında bahar aylarında yüksek yağış, yaz aylarında düşük yağış görülmektedir.
Kış ve bahar aylarında güney ve batı rüzgarları yaz aylarında ise kuzey ve doğu rüzgarları bölgemize kakimdir.
Toprak Yapısı ve Bitki Örtüsü
Kasabamızın toprak yapısı geçirger bir nitelik taşımaktadır. Kasabamızın toprak yapısı genellikle üstte organik madde altta ise kireç birikimi görülür, kireçsiz kahverengi topraklarımız ise kalın bir üst tabaka ve kil birikimli bir alt tabakadar oluşur.
Karasal bir iklime sahip olan kasabamızın hakim bitki örtüsü bozkır bitkilerinden oluşmaktadır. ilk baharın getirdiği yağışlarla yeşeren bozkır bitkileri hazirandan itibaren kurumaya başlar. Bu bitkilerin başlıcaları geven, kekik, üzerlik, sığır kuyruğu, çayır otları, sütleğen, diken ve kuşburnu gibi çalımsı bitkilerdir. Kasabamızda geniş ve verimli orman bulunmamaktadır. Bunların yani sıra Söğüt, kavak, ceviz, badem, elma, armut, kayısı, ayva, gibi ağaç türleri bulunmaktadır.
Turizm ve Turistik Değerler
Kasabamızda şu an Turizm ve Kültür Bakanlığının SİT alanı içerisine aldığı İlk Bronz Çağdan kaldığı söylenilen Kara Yusuf Höyüğü bulunmaktadır.
Bunun dışında Turizm alanında kasabamızda tarihi bir yapı bulunmamaktadır.
Göreme, binlerce yıl eskiye dayanan geçmişi ve onlarca medeniyete ev sahipliği yapmış coğrafyası ile Nevşehir,Ürgüp,Avanos üçgeninin tam ortasında yer almaktadır. Vadileri, yüzlerce peribacası ve bu peribacalarının içine oyulmuş kiliseleri ile adeta başka bir gezegene ait hissi uyandırmaktadır.
Bu yöreyi dünya üzerinde benzersiz kılan peri bacaları, tabiat ananın Erciyes'in kızgın lavlarına, rüzgar ve yağmurun gücüyle bir heykeltıraş gibi şekil vermesiyle oluşmuştur. İsmi ise insanoğlunun hayal gücünü yansıtmaktadır. Elli metreyi geçen boylarıyla bu şapkalı dikitlerin ancak periler tarafından yapılıp,kullanılabileceğini düşünen yöre halkı ''Peribacası'' adını koymuştur. Bu eşsiz yapıları sunan doğanın cömertliğine, adeta teşekkür edercesine peribacalarının içlerinin tasarımını insanoğlu üstlenmiştir. Kilise olarak kullanılmak için oyulan oda ve salonların duvarları, bugün bile canlı kalan fresklerle süslenmiştir. Peribacalarının yöre halkına ev sahipliği sadece kilise olarak değil, aynı zamanda barınak, şapel,manastır,mezar ve güvercinlik olarak da sürmüştür.
Kapadokya yöresinin kalbinde yer alan bu şirin ve benzersiz kasaba, yüzyıllardır süregelen misafirperverliğini artık Türkiye ve dünya gezginlerine sunmaktadır. Tabiat ana ve insanoğlunun asırlar süren ve dünya üzerinde bir eşi daha görülmemiş işbirliği, Kapadokya yöresini ve onun kalbindeki Göreme'yi, dünyanın en önemli kültür turizmi merkezlerinden birine dönüştürmüştür. Sürekli artan ziyaretçi sayısına paralel olarak, bölgede 100'den fazla konaklama tesisi bulunmaktadır. Her türlü bütçeye hitab eden bu tesisler arasında, dünya standartları üzerinde hizmet veren butik otellerden,kayaların içine oyulmuş pansiyonlara kadar çok seçenek sunulmaktadır.