Kutub-i Sitte Hadis-i Şerifleri

Son güncelleme: 07.10.2010 05:16
  • IKTA'

    5141 - Vail Ibnu Hucr radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Hadramevt'te bulunan bir araziyi bana ikta' etti. O sirada, Hz. Muaviye orada emir idi. Kendisine o araziyi bana vermesi icin yazdi."
    Ebu Davud, Harac 36, (3058, 3059); Tirmizi, Ahkam 39, (1381).

    5142 - Kesir Ibnu Abdillah Ibni Amr Ibni Avf el-Muzeni, babasindan, o da ceddi radiyallahu anh'tan anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam , Bilal Ibnu'l-haris el-Muzeni'ye Kabaliyye madenlerini, yuksekte olanlari ve alcakta olanlariyla, (Necid'de bulunan) Kuds daginda ekine elverisli olan yerlerle birlikte ikta' kildi. Ancak ona hicbir muslumanin hakkini vermedi. (Bu ikta beratini) ona soyle yazdi: "Bismillahirrahmanirrahim. Bu, Allah'in Resulu Muhammed'in Bilal Ibnu'l-Haris'e verdigi(nin berati)dir. Ona, el-Kabaliyye mintikasinin, alcak ve yuksek (yerlerinin) madenlerini vermistir."
    Bir rivayette su ziyade var: "(Medine'ye dort beridlik mesafede yer alan Zatu'n-Nusub ve (Necd'de yer alan) Kuds mevkiinin ekime elverisli olan kismini da verdi. Hicbir muslumanin hakkini vermedi. (Bu berat metnini Resulullah'in emriyle, katibi) Ubey Ibnu Ka'b yazdi."
    Ebu Davud, Harac 36, (3062, 3063); Muvatta, Zekat 8, (1, 248).

    5143 - Amr Ibnu Hureys radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Medine'de yayi ile bir ev plani cizdi ve:
    "Sana daha da artirayim mi, artirayim mi?" diye sordu."
    Ebu Davud, Harac 36, (3060).

    HACCAM'IN KESBI

    5144 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam hacamat oldu ve haccama ucretini verdi. Eger bu (hacamat ucreti) haram olsaydi vermezdi. Ayrica efendisine konustu, o da vergisini hafifletti."
    Buhari, Icare 18, Buyu' 39, Tibb 9; Muslim, Musakat 66, (1202); Ebu Davud, Buyu' 39, (3423).

    5145 - Resulullah aleyhissalatu vesselam'in muhacir ashabindan bir adamin anlattigina gore, Resulullah aleyhissalatu vesselamsoyle buyurdular:
    "Muslumanlar uc seyde ortaktirlar: Su, ot ve ates."
    Ebu Davud, Buyu' 62, (3477).

    5146 - Esmer Ibnu Mudarris radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Bir muslumanin henuz ulasmadigi (ot, odun, (su) gibi) bir seye once ulasan kimse ona sahip olur." Bunun uzerine halk cikip, (mubah seyleri sahiplenmek maksadiyla) birbirleriyle hizlica isaretleme yarisina girdiler."
    Ebu Davud, Imaret 36, (3071).

    MEKRUH KAZANCLAR

    5147 - Ebu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam kopegin semenini, fahisenin mehrini ve kahinin ucretini yasakladi."
    Buhari, Buyu' 113, Icare 20, Talak 51, Tib 46; Muslim, Musakat 39, 1567; Muvatta, Buyu' 68, (2, 656); Tirmizi, Buyu' 46, (1276); Nesai, Buyu' 91, (7, 309); Ebu Davud, Buyu' 68, (4381).

    5148 - Ebu Cuheyfe radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam kan mukabilinde alinan semenden, kopek semeninden, fuhus kazancindan men etti. Dovme yapani, dovme yaptirani, faiz yiyeni, faiz yedireni ve musavvirleri lanetledi."
    Buhari, Buyu' 113, 25, Talak, Libas 86, 96; Ebu Davud, Buyu' 65, (3483).

    5149 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam cariyenin kesbini nehyetti."
    Buhari, Icare 20, Talak 51; Ebu Davud, Buyu 40, (3425).
    Ebu Davud, Rafi' Ibnu Hadic'ten yaptigi rivayette su ziyadeyi kaydeder: "...Kazancin nereden oldugunu bilinceye kadar..."

    5150 - Hz. Osman radiyallahu anh anlatiyor: "Cocuklari kesbe mecbur etmeyin. Siz onlari kesbe mecbur ettiginiz zaman hirsizlik yaparlar. San'at sahibi olmayan cariyeleri de kesbe zorlamayin. Zira siz onlari kesbe zorladiginiz takdirde fercleriyle kazanirlar. Onlarin getirecegi paraya karsi istigna gosterin ki, Allah da sizi mustagni kilsin. Size temiz olan yiyecekler yarasir."
    Muvatta, Isti'zan 42, (2, 981).
#11.10.2009 14:26 0 0 0
  • 5151 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Hz. Ebu Bekr radiyallahu anh'in bir kolesi vardi. bu kole calisip kendisine belli bir harac oduyordu. Hz. Ebu Bekr onun kazancindan yiyordu. Bir gun yine bir seyler getirdi. Ebu Bekr radiyallahu anh bundan da yedi. Ancak kolesi:
    "Bu yedigin nedir, biliyor musun?" dedi. Hz. Ebu Bekr:
    "Neymis o?" deyince kole acikladi:
    "Ben cahiliye devrinde kahinlik yapardim. Aslinda bu isin ehli de degildim. Bu sebeple (kkafadan atip bir) adam aldatmistim. (Bugun yolda) bana rastladi ve (kahinligimden kalma eski) bir borcunu odedi. Yediginiz iste bu idi!"
    Bunun uzerine Ebu Bekr elini bogazina atip, midesinde her ne varsa kusup cikardi."
    Buhari, Menakibu'l-Ensar, 26).

    KOPEGIN SEMENI

    5152 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam kopegin semeninden nehiy buyurdular. Eger (sahibi, oldurulen) kopegin semenini istemeye gelirse, avucunu toprakla doldurun."
    Ebu Davud, Buyu 68, (3482); Nesai, Buyu 91, (7, 309). Metin Ebu Davud'a aittir.

    5153 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, av kopegi haric, kopegin semenini yasakladi."
    Tirmizi, Buyu' 50, (1281).

    KEDI

    5154 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam kedinin yenmesini ve semenini yasakladi."
    Ebu Davud, Buyu' 64, (3480); Tirmizi, Buyu' 49, (1280).

    HACAMAT YAPANIN KESBINDEKI KERAHET

    5155 - Ibnu Muhayyisa el-Ensari, babasindan anlattigina gore, "Babasi Muhayyisa haccamin kiralanmasi hususunda izin istedi. Resulullah onu menetti. Muhayyisa'nin haccam bir azadlisi vardi. Sorup izin istemeye ara vermedi. Sonunda Aleyhissalatu vesselam kendisine:
    "Onunla deveni ve koleni besle, (kendin yeme!)" buyurdular."
    Muvatta, Isti'zan 28, (2, 970); Ebu Davud, Buyu 28, (3422); Tirmizi, Buyu 47, (1277); Ibnu Mace, Ticarat 10, (2166).

    5156 - Ebu Davud'un bir diger rivayetinde Aleyhissalatu vesselam soyle buyurmustur: "Ben teyzeme bir kole bagisladim ve ben onun teyzem hakkinda mubarek olmasini diliyorum. Teyzeme: "Onu haccama teslim etme, kuyumcuyave kasaba da teslim etme!" dedim."
    Ebu Davud, Buyu' 49, (3430).

    DAMIZLIK HAYVANIN SUYU

    5157 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Kilab kabilesinden bir adam, Resulullah'a damizlik hayvanin suyundan (para almayi) sordu. Aleyhissalatu vesselam yasakladi. Adam:
    "Ey Allah'in Resulu! Biz damizligi astiriyoruz da, boze ikramda bulunuyorlar!" dedi. Aleyhissalatu vesselam ikramda bulunmaya ruhsat verdi."
    Tirmizi, Buyu 45, (1274); Nesai, Buyu 94, (7, 360).

    KUSAME

    5158 - el-Hurdi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam(bir gun bize):
    "Kusameden sakinin!" buyurdular. Biz: "Kusame de nedir?" dedik.
    "Bir cemaatin basinda bulunan bir kimse (birsey taksim ettigi zaman) berikinin ve otekinin hisselerinden bir seyler alir(sa, iste bu aldigi sey kusamedir)."
    Ebu Davud, Cihad 179, (2783, 2784).

    MADEN

    5159 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Bir adam kendisine on dinar borclu olan bir alacaklisinin pesine dustu ve:
    "Vallahi borcunu odeyinceye veya bana bir kefil getirinceye kadar arkani birakmayacagim!" dedi. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam o borcu uzerine aldi. Sonra adam, uzerine aldigi miktari Resulullah aleyhissalatu vesselam'a getirdi. Aleyhissalatu vesselam adama:
    "Bu parayi nereden buldun?" diye sordu. Adam: "Madenden!" dedi. Aleyhissalatu vesselam:
    "Oyleyse bizim buna ihtiyacimiz yok! Onda hayir da yok" buyurdu ve borcu ona bedel odeyiverdi."
    Ebu Davud, Buyu 2, (3328); Ibnu Mace, Sadakat 9, (2406).

    SULTANIN IHSANI

    5160 - Abdullah Ibnu Amr Ibni's-Sa'di, Hz. Omer radiyallahu anh'tan naklediyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselambana ihsanda bulunurdu. Ben de: "Siz bunu, benden daha muhtaca verin" diyordum. Aleyhissalatu vesselam da:
    "Al bunu! Sen beklemez ve istemez oldugun halde sana geleni al! Bu sekilde gelmezse, nefsini pesine takma!" buyurdu."
    Buhari, Akham 17, Zekat 51; Muslim, Zekat 110, (1045).
    Bir rivayette su ziyade gelmistir: "Bu sebeple Ibnu Omer radiyallahu anhuma, ne bir sey isterdi, ne de kendine ihsan edilen bir seyi reddederdi."
#11.10.2009 14:28 0 0 0
  • 5161 - Bir diger rivayette soyle denmistir: "Hz. Omer radiyallahu anh beni, zekat (toplama isine) tayin etti. Bu isi tamamlayinca bana ucret verilmesini emretti. Ben:
    "Ben Allah rizasi icin calistim, ucretim Allah uzerinedir!" dedim. Hz. Omer:
    "Sen, sana verileni al. Nitekim ben de Resulullah aleyhissalatu vesselam zamaninda calismistim. Bana ucret verdi. hatta (ilk seferinde) ben de senin soyledigini soyledim. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam bana:
    "Sen istemedigin halde sana birseyler verilirse, onu al ye ve tasadduk et!" buyurdular" dedi."

    5162 - Selim Ibnu Mutayr babasindan naklen anlatiyor: "Bir adamin soyle soyledigini isittim:
    "Resulullah aleyhissalatu vesselam 'in (Veda Hacci sirasinda hutbede) soyle soyledigini isittim:
    "Ey insanlar! Ihsanlari, onlar ihsan kaldigi muddetce alin! Ne zaman, Kureys saltanat kavgasina duser ve ihsan dininizden rusvet mukabili olursa, o zaman onu birakin ve almayin!"
    Ebu Davud, Harac 17, (2958, 2959).

    IKI YARISCI

    5163 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam iki yariscinin yemegini nehyetti: Musabaka ve kumar."
    Ebu Davud, Et'ime 7, (3754).

    MEKS (USULSUZ VERGI)

    5164 - Ukbe Ibnu Amir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam 'in: "Cennete meks sahibi girmeyecektir!" dedigini isittim."
    Ebu Davud, Harac 7, (2937).

    YALANIN VE YALANCININ ZEMMI

    5165 - Safvan Ibnu Suleym radiyallahu anh anlatiyor: "Ey Allah'in Resulu! dedik, mu'min korkak olur mu?"
    "Evet!" buyurdular. "Pekiyi cimri olur mu?" dedik, yine:
    "Evet!" buyurdular. Biz yine:
    "Pekiyi yalanci olur mu?" diye sorduk. Bu sefer: "Hayir!" buyurdular."
    Muvatta, Kelam 19, (2, 990).

    5166 - Imam Malik'e ulastigina gore, Ibnu Mes'ud radiyallahu anh soyle demistir: "Kul yalan soylemeye ve yalan soyleme niyetini tasimaya devam edince bir an gelir ki, kalbinde once siyah bir nokta belirir. Sonra bu nokta buyur ve kalbinin tamami simsiyah olur. Sonunda Allah nezdinde "yalancilar" arasina kaydedilir."
    Muvatta, Kelam 18, (2, 990).

    5167 - Behz Ibnu Hakim an ebihi an ceddihi anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Yaziklar olsun o kimseye ki, insanlari guldurmek icin konusur ve yalan soylerler! Yazik ona, yazik ona!"
    Ebu Davud, Edeb 88, (4990); Tirmizi, Zuhd 10, (2316).

    5168 - Esma radiyallahu anha anlatiyor: "Bir kadin gelerek: "Ey Allah'in Resulu! Benim bir kumam var. Ona karsi (yalan soyleyerek) kocamin vermedigi seyle karnimi doyurmus gostersem bana bir mahzur getirir mi?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam:
    "Verilmeyenle karnini doyurmus gosterip ovunen, tipki, iki yalan elbisesini giyen gibidir" cevabini verdi."
    Buhari, Nikah 106; Muslim, Libas 127, (2130); Ebu Davud, Edeb 91, (4997).

    5169 - Abdullah Ibnu Amir radiyallahu anh anlatiyor: "Bir gun, Resulullah aleyhissalatu vesselam, evimizde otururken, annem beni cagirdi ve:
    "Hele bir gel sana ne verecegim!" dedi. Aleyhissalatu vesselam anneme:
    "Cocuga ne vermek istemistin?" diye sordu.
    "Ona bir hurma vermek istemistim" deyince, Aleyhissalatu vesselam:
    "Dikkat et! Eger ona bir sey vermeyecek olursan, uzerine bir yalan yazilacak!" buyurdular."
    Ebu Davud, Edeb 88, (4991).

    5170 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Ummetimin sonunda yalanci Deccaller olacak. Onlar, ne sizin ne de atalarinizin hic isitmedigi seyleri anlatacaklar. Onlardan sakinin!"
    Muslim, Mukaddime 6, (6).
#11.10.2009 14:33 0 0 0
  • 5171 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Seytan insan suretinde temessul eder ve bir cemaate gelerek onlara yalan seyler soyler. Bir muddet sonra cemaattekiler dagilirlar. Onlardan biri:
    "Bir adam dinledim, yuzunu de tanirim ama ismini bilmiyorum. Soyle soyle soylemisti" diyerek (onun yalanini bilmeden tekrar eder)"
    Muslim, Mukaddime 7. hadisin arkasinda).

    YALANIN MUBAH OLDUGU YERLER

    5172 - Esma Bintu Yezid radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Ey insanlar! Pervanenin atese atilmasi gibi sizi yalanin pesine dusmeye sevkeden sey nedir? Halbuki, uc yer haric yalanin her cesidi ademogluna haramdir: Bu uc yere gelince:
    1. Erkegin, rizasini saglamak icin hanimina yalani,
    2. Harpte soylenecek yalan. Cunku harp bir hileden ibarettir.
    3. Iki muslumanin arasinda sulhu saglamak kasdiyla soylenen yalan."
    Tirmizi, Birr 26, (1940).

    5173 - Ummu Kulsum Bintu Ukbe radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i isittim, diyordu ki:
    "Iki kisinin arasini duzelten, hayir soyleyip, hayir teblig eden kimse yalanci degildir."
    Buhari, Sulh 2; Muslim, Birr 101, (2605); Ebu Davud, Edeb 58, (4921); Tirmizi, Birr 26, (1939).

    5174 - Safvan Ibnu Suleym ez-Zuhri radiyallahu anh anlatiyor: "Bir adam: "Ey Allah'in Resulu! Ben karima yalan soyleyeyim mi?" demisti. Aleyhissalatu vesselam: "Yalanda hayir yoktur!" buyurdular. Adam:
    "Vaadde bulunmama, lehinde soylememe ne dersiniz?" diye tekrar sordu. Aleyhissalatu vesselam da: "Oyleyse sana bir vebal yok!" buyurdular."
    Muvatta, Kelam 18, (2, 990).

    5175 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Ibrahim aleyhisselam sadece uc yalan soylemistir: Bunlardan ikisi Allah'in zatiyla ilgili; biri "Inne sagimu" sozudur; digeri de"Bel fegalehu kebiruhum haza" sozudur. Bir tanesi de zevce-i pakleri Sare Hatun hakkindadir. Hz. Ibrahim zalim birinin diyarina (Misir'a) beraberinde Sare de oldugu halde gelmisti. Sare guzel bir kadindi. Sare'ye: "Bu cebbar herif, bilirse ki sen karimsin, senin icin bana galebe calar. Eger sana soracak olursa, kizkardesim oldugunu soyle! Cunku sen, zaten Islam yonunden kardesimsin, din kardesiyiz. Ben yeryuzunde senden ve benden baska bir musluman bilmiyorum" dedi.
    Bunlar zalim kralin memleketine girince, adamlarindan biri bunlari gordu. Hemen gidip:
    "Senin memleketine oyle guzel bir kadin girdi ki, sizden baskasinin olmasi munasib degildir" dedi. Kral derhal adamlar gonderip, Sare'yi yanina getirtti. Hz. Ibrahim namaza durdu. Sare adamin yanina girince, kraI (onu ayakta karsiladi, fakat) elini ona uzatamadi. Eli siddetli sekilde tutuldu. Sare'ye:
    "Elimi salmasi icin Allah'a dua et! Sana zarar vermeyecegim!" dedi. Sare de dedigini yapti. Ama kral tekrar Sare'ye satasmak istedi. Eli, oncekinden daha siddetli tutulup kaldi. Sare'ye ayni sekilde ricada bulundu. O da kabul etti. (Adam normal hale donunce tekrar) satasmak istedi. Eli onceki iki seferden daha siddetli sekilde tutuldu. Sare'ye yine:
    "Allah'a dua et, elimi salsin, sana zarar vermeyecegim!" diye rica etti. Sare dua etti, adamin elleri acildi. Kral kadini getiren adami cagirdi ve ona: "Sen bana insan degil bir seytan getirmissin. Bunu diyarimdan cikar!" dedi. Sare'ye, Hacer'i bagis olarak verdi.
    Sare yuruyerek geldi. Ibrahim onu gorunce:
    "Nasilsin, ne haber?" dedi. Sare:
    "Hayir var! Allah cebbarin elini tuttu ve (bana) bir hadim verdi!" dedi."
    Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh der ki:
    "Ey sema suyunun ogullari! Bu kadin (Hacer) sizin annenizdir."
    Buhari, Enbiya 9, Buyu' 100, Hibe 36, Nikah 12, Ikrah 6; Muslim, Fezail 154, (2371); Ebu Davud, Talak 16, (2212); Tirmizi, Tefsir, Enbiya, (3165).

    RESULULLAH HAKKINDA YALAN

    5176 - Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Benim hakkimda yalan soylemeyin. Zira benim uzerime yalan uyduran cehenneme girer."
    Buhari, Ilm 38; Muslim, Mukaddime 1, (1); Tirmizi, Ilm 8, (2662).

    5177 - Ibnu'z-Zubeyr radiyallahu anhuma anlatiyor: "Babama dedim ki: "Ben niye senin Resulullah'tan hadis rivayetini isitmiyorum. Halbuki falan ve falandan cokca isitiyorum?" Bana su cevabi verdi:
    "Evet ben, musluman oldugum gunden beri Aleyhissalatu vesselam'i hic terketmedim. Hep beraber olduk. Ancak O'nun soyle soyledigini de isittim:
    "Kim bile bile bana yalan nisbet ederse atesteki yerini hazirlasin."
    Buhari, Ilm 38; Ebu Davud, Ilm 4, (3651).

    5178 - Mugire Ibnu Su'be radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Benim uzerime soylenen yalan, bir baskasi uzerine soylenen yalan gibi degildir. Oyleyse kim bile bile bana yalan nisbet ederse cehennemdeki yerini hazirlasin!"
    Buhari, Cenaiz 34; Muslim, Mukaddime 4, (4); Tirmizi, Ilm 9, (2664).

    5179 - Mucahid merhum anlatiyor: "Buseyr el-Asevi, Hz. Ibnu Abbas radiyallahu anhuma'ya gelip:
    "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki..." diyerek birseyler anlatmaya kalkti. Ancak Ibnu Abbas onu konusmaya birakmadi ve kendisine iltifat etmedi. Buseyr:
    "Sozlerimi niye dinlemiyorsunuz? Ben size Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan anlatiyorum, hic tinmiyorsunuz, nicin?" diye sordu. Ibnu Abbas ona su cevabi verdi:
    "Biz vaktiyle, bir kimsenin "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki" dedigini isitince, gozlerimizi ona cevirip kulaklarimizi da dinlemek uzere uzatiyorduk. Ne zaman ki, insanlar hadis rivayetinde laubalilestiler, biz de onlardan ancak bildiklerimizi almaya basladik."
    Muslim, Mukaddime 7, (7).

    KIBIR VE UCUB

    5180 - Ebu Said ve Ebu Hureyre radiyallahu anhuma anlatiyorlar: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Allah Teala hazretleri soyle dedi: "Buyukluk ridamdir, izzet de izarimdir. Kim bu iki seyde benimle niza ederse ona azab veririm."
    Muslim, Birr 136; Ebu Davud, Libas 29, (4090).
#11.10.2009 14:35 0 0 0
  • 5181 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Kalbinde zerre miktar kibir bulunan kimse asla cennete girmeyecektir!" buyurmustu. Bir adam: "Kisi elbisesinin guzel olmasini, ayakkabisinin guzel olmasini sever!" dedi. Aleyhissalatu vesselam da: "Allah Teala hazretleri guzeldir, guzelligi sever! Kibir ise hakkin ibtali, insanlarin tahkiridir" buyurdular."

    5182 - Bir diger rivayette: "Kalbinde hardal tanesi kadar iman bulunan bir kimse cehenneme girmez. Kalbinde hardal tanesi kadar kibir bulunan kimse de cennete girmez."
    Muslim, Iman 147; Ebu Davud, Edeb 29. (4091); Tirmizi, Birr 61, (1999).

    5183 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Yakisikli bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelerek: "Ben guzelligi seviyorum. Gordugunuz gibi bana guzellik de verilmis. Kimsenin beni, ayakkabi bagi bile olsa bu hususta gecmesinden hoslanmiyorum. Ey Allah'in Resulu! Bu (haram olan) kibre girer mi?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam:
    "Hayir! buyurdular. Ancak kibr, hakki ibtal, halki tahkirdir!"
    Ebu Davud, Libas 29, (4092).

    5184 - Amr Ibnu Su'ayb an ebihi an ceddihi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Kiyamet gunu, mutekebbirler kucuk karincalar gibi hasrolunurlar. Onlari her yonden zillet burumustur. Cehennemde Bules denen bir hapishaneye sevkedilirler Ateslerin atesi onlari burur. Cehennem ehlinin irinleri kendilerine icecek olarak verilir. Bu icecege tinetu'l-habal denir."
    Tirmizi, Kiyamet 48, (2494).

    5185 - Selemetu'bnu'I-Ekva' radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Kisi kendisini (halktan buyuk gorup) uzak tuta tuta cebbarlar arasina kaydedilir de onlarin basina gelen musibete ducar olur."
    Tirmizi, Birr 61, (2001).

    5186 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Insanlar, ya cehennem komurunden baska bir sey olmayan olmus ecdadlariyla ovunmekten vazgecerler, yahut da Allah katinda, burnuyla pislik yuvarlayan mayis boceginden daha adi bir derekeye duserler. Allah Teala hazretleri sizlerden cahiliye kibrini temizledi. Artik o, muttaki bir mu'min yahut bedbaht bir,facirdir. Insanlarin hepsi Hz. Adem'in evlatlaridir. Adem ise topraktan yaratilmistir."
    Ebu Davud, Edeb 120, (5116); Tirmizi, Menakib (3950, 3951).

    5187 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Allah, Kiyamet gunu, buyuklenerek elbisesini suruyenin yuzune bakmayacaktir."
    Bir diger rivayette: "Elbisesini calimla suruyene bakmayacaktir" denmistir.
    Buhari, Libas 1, 2, 5, Fezailu'l-Ashab 5, Edeb 55; Muslim, Libas 42, (2085); Muvatta, Libas 11; (2, 914);.Tirmizi, Libas 8, (1730); Nesai, Zinet 102, (8, 206); Ebu Davud, Libas 28, (4085).

    5188 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Kim namazda izarini (gomlegini) calimla yere degecek kadar uzatirsa, Allah onun ne gunahini affeder, ne de onu kotu amellere karsi korur."
    Ebu Davud, Salat 83, (637).

    5189 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Bir adam, nefsinin hosuna giden bir takim elbise icinde saclari da yapilmis olarak giderken yurume sirasinda kibre dusmustu ki, birden yere batti. Kiyamet kopuncaya kadar orada zorlukla batmaya devam edecek."
    Buhari, Libas 5; Muslim, Libas 49, (2088).

    5190 - Cabir Ibnu Atik radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Kiskancliktan bir nevi var ki Allah sever; bir kismi da var ki Allah onu sevmez. Allah'in sevdigi kiskanclik, kisinin (mehariminden haram kilinmis bir fiil gormesi ile) suphe halinde duydugu kiskancliktir. Allah'in sevmedigi kiskanclik, suphe olmadan kiskanclik duymasidir.
    Ayni sekilde birkisim gurur vardir ki Allah hoslanmaz, birkismi da var, Allah hoslanir. Allah Teala'nin sevdigi gurur, kisinin savas sirasinda ve sadaka verme esnasinda nefsine guvenerek duydugu gururdur. Allah'in bugzedip sevmedigi gurur ise, taskinlik ve ovunme sirasinda duydugu gururdur."
    Ebu Davud, Cihad 114, (2659); Nesai, Zekat 66, (5, 78).
#11.10.2009 14:35 0 0 0
  • 5191 - Cubeyr Ibnu Mut'im radiyallahu anh demistir ki: "Benim hakkimda "Sende kibr var" diyorsunuz. Ben esege binmis, (dikissiz) kumasi (elbise olarak) sarinmis, keciyi sagmis birisiyim. Ustelik Resulullah aleyhissalatu vesselam bana: "Bun(lar)i yapan kimsede hicbir kibir bulunmaz" buyurdular."
    Tirmizi, Birr 61, (2002).

    KEBAIR

    5192 - Ebu Bekre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Size buyuk gunahlarin en buyugunu haber vereyim mi?" buyurmus ve bunu uc kere tekrar etmislerdi. Biz: "Evet!" deyince:
    "Allah'a sirk kosmak, anne ve baba haklarina riayetsizlik, cana kiymak!" buyurdular. Bu sirada dayanmis durumda idi, yere oturup:
    "Haberiniz olsun! Yalan soz, yalan sahidlik!" dedi ve bunu o kadar tekrar etti ki, "Keske kesse artik!" temennisinde bulunduk."
    Buhari, Sehadat 10, Edeb 6, Isti'zan 35, Istitabe 1; Muslim, Iman 143, (87); Tirmizi, Sehadat 3, (2302).

    5193 - Ubeyd Ibnu Umeyr babasi radiyallahu anh'tan anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir adam kebairden sormustu, soyle cevap verdiler:
    "Onlar dokuzdur!" buyurdular ve saydilar: "Sirk, sihir, insan oldurmek, faiz yemek, yetim mali yemek, savastan kacmak, namuslu kadinlara iftirada bulunmak, anne ve babaya haksizlik, kibleniz olan Beytu'l-Haram (da masiyet islemey)i sagliginiz veya olumunuzde helal addetmek."
    Ebu Davud, Vesaya 10, (2875); Nesai, Tahrim 3, (7, 89).

    5194 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Dedim ki: "Ey Allah'in Resulu! Allah nezdinde en buyuk gunah hangisidir?"
    "Seni yaratmis olan Allah'a es kosmandir!" buyurdular.
    "Sonra hangisidir?" dedim.
    "Seninle birlikte yiyecek diye, evladini oldurmendir!" buyurdular. Ben yine:
    "Sonra hangisidir?" dedim.
    "Komsunun helalligi ile zina etmendir!" buyurdular."
    Buhari, Tefsir, Bakara 3, Furkan 3, Edeb 20, Muharibin 20, Diyat 1, Tevhid 40, 46; Muslim, Iman 141, (3181, 3182), Tefsir, Furkan; Nesai, Tahrim 4, (7, 89, 90); Ebu Davud, Talak 50, (2310).

    5195 - Ibnu Amr Ibni'I-As radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam:
    "Kisinin anne ve babasina sovmesi buyuk gunahlardandir!" buyurmuslardi. Orada bulunanlar:
    "Hic kisi anne ve babasina sover mi?" dediler.
    "Evet! Kisi, bir baskasinin babasina sover, o da babasina sover; annesine sover, o da bunun annesine sover!" buyurdular."
    Buhari, Edeb 4; Muslim, Iman 146, (90); Tirmizi, Birr 4, (1903); Ebu Davud, Edeb 129, (5141).

    SARIKLAR

    5196 - Muhammed Ibnu Rukane, babasi radiyallahu anh'tan anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Bizimle musrikler arasindaki fark, kalansuveler uzerindeki sariklardir."
    Ebu Davud, Libas 24, (4078); Tirmizi, Libas 47, (1785).

    5197 - Ebu'l-Muleyh babasi radiyallahu anh'tan anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam:
    "Sarik sarin da hilminiz ziyadelessin!" buyurdular." Ravi devamla der ki: "Hz. Ali radiyallahu anh da: "Sariklar Araplarin taclaridir" buyurdular.
    Hadis, Teysir'de Ebu Davud'a nisbet edilmis ise de, onda mevcut degildir. Camiu's-Sagir'de mevcuttur (1, 555).

    5198 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam basina sarik sardigi zaman, ucunu iki omuzu arasindan sarkitirdi."
    Tirmizi, Libas 12, (1736).

    5199 - Abdurrahman Ibnu Avf radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bana bir sarik sardi, onu onumden ve arkamdan birkac parmak sarkitti."
    Ebu Davud, Libas 24, (4079).

    5200 - Amr Ibnu Hureys radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i gordum, uzerinde siyah bir sarik vardi. Iki ucunu omuzlari arasindan sarkitmisti."
    Muslim, Hacc 453, (1359); Ebu Davud; Libas 24, (4077); Nesai, Zinet 109, (8, 211).
#11.10.2009 14:38 0 0 0
  • 5201 - Ebu Kebse el-Enmari anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in ashabinin kalansuveleri genis idi."
    Tirmizi, Libas 40, (1783).

    KAMIS VE IZAR

    5202 - Esma Bintu Yezid Ibni's-Seken radiyallahu anha anIatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in gomleginin kolu bilege kadardi."
    Tirmizi, Libas 28, (1765); Ebu Davud, Libas 3, (4027).

    5203 - Ala Ibn Abdirrahman babasindan naklediyor: "Ebu Said radiyallahu anh'a izar hakkinda sordum. Dedi ki:
    "Tam bilene dustun! Resulullah aleyhissalatu vesselam soyle demisti:
    "Mu'minin izari bacagin yarisina kadar uzanmalidir. Burasi ile topuklar arasinda olmasinin da bir gunahi yok. Ama topuktan asagi inen kisim atestedir. Kim de, gururla izarini (yerde) sururse Kiyamet gunu Allah ona (rahmet) nazari ile bakmaz."
    Muvatta, Libas 12, (2, 914, 915); Ebu Davud, Libas 30, (4093); Ibnu Mace, Libas 7, (3573).
    Ebu Davud'un rivayetinde "Kiyamet gunu" ibaresi mevcut degildir.

    5204 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam izar hakkinda ne soylemisse o, kamis hakkinda da muteberdir."
    Ebu Davud, Libas 30, (4095).

    IZARIN SARKITILMASI

    5205 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Allah, elbisesini kibirle suruyene bakmaz" buyurmustur. Hz. Ebu Bekr radiyallahu anh:
    "Ey Allah'in Resulu! Izarim salik durumda, dikkat etmezsem surunuyor" dedi. Aleyhissalatu vesselam:
    "Sen, bunu kibirle yapanlardan degilsin!" cevabini verdi."
    Buhari, Libas 5, 1, 2, Fezailu Ashab 5, Edeb 55; Muslim, Libas 45, (2085); Ebu Davud, Libas 28, (4085); Nesai, Zinet 102, 105, (8, 206).

    KADIN IZARLARI

    5206 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam:
    "Kim elbisesini gururla yerde sururse, Kiyamet gunu Allah ona (rahmet nazariyla) bakmaz!" buyurmustu. Ummu Seleme atilarak:
    "Oyleyse kadinlar zeyllerini ne yapacaklar?" diye sordu.
    "Bir karis salarlar!" buyurdu. Ummu Seleme:
    "Bu taktirde ayaklari acilir!" dedi. Aleyhissalatu vesselam:
    "Oyleyse bir zira salsinlar, bunu daha da artirmasinlar! buyurdular."
    Tirmizi, Libas 9, (1731,); Nesai, Zinet 106, (8, 209); Ebu Davud, Libas 40, (4119).

    IHTIBA VE ISTIMAL

    5207 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i bir ortu ile ihtiba etmis gordum. Ortunun sacagi ayaklarinin uzerine dokulmustu."
    Ebu Davud, Libas 23, (4075).

    5208 - Yine Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, samma sarinmasini ve tek bir giysi icerisinde ihtiba oturusunu yasakladi."
    Ebu Davud, Libas 25, (4081); Tirmizi, Edeb 20, (2768); Nesai, Zinet 18, (8, 210).

    5209 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, su iki cesit giyinmekten men etti: "Samma sarinmasi ki bu, uzerinde bir baska giysi olmadigi halde giysisini omuzuna koyup bir yarisini acik birakmasi ve namazda iki elini de sarmasidir. Diger giyinme de, fercini ortecek kadar olmayan tek giysisi icinde ihtiba tarzinda oturmasidir."
    Buhari, Libas 20, 21, Buyu' 62, 63, Salat 10, Mevakit 30, 31, Savm 67; Muslim, Buyu' 2, (1511); Muvatta, Buyu 76, (2, 666); Ebu Davud, Libas 25, (4080); Tirmizi, Libas 24, (1758); Nesai, Buyu' 23, 25 (7, 259-260).

    KADIN BURGULERI

    5210 - Ummu Seleme radiyallahu anha anlatiyor: "Cenab-i Hakk'in su (mealdeki) kavl-i serifleri indigi zaman, "Ey peygamber! Hanimlarina, kizlarina ve mu'minlerin hanimlarina soyle. Evlerinden ciktiklarinda dis ortulerini uzerlerine alsinlar.. " (Ahzab 59) Ensar kadinlari baslarinda (siyah) ortuden kargalar tasiyor olduklari halde disari cikarlardi."
    Ebu Davud, Libas 32, (4101).
#11.10.2009 14:41 0 0 0
  • 5211 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Esma Bintu Ebi Bekr radiyallahu anhuma, uzerinde ince bir elbise oldugu halde Resulullah aleyhissalatu vesselam'in huzuruna girmisti. Aleyhissalatu vesselam, ondan yonunu ters istikamete cevirdi ve:
    "Ey Esma! Kadin hayiz yasina girdi mi ondan sadece sunun ve sunun disinda hicbir yerinin gorunmesi caiz degildir!" dedi ve yuzu ile ellerine isaret etti."
    Ebu Davud, Libas 34, (4104).

    5212 - Dihye el-Kelbi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a (Misir'dan), (beyaz renkli ve ince olan) kubati kumaslar getirilmisti. Bana ondan bir kupon verdi ve:
    "Bunu ikiye bol, bir parcayi kendine kamis yap, digerini hanimina ver. Bununla kendine burgu yapsin!" buyurdular. (Ayrilmak uzere Dihye) geri donunce:
    "Hanimina soyle, bunun altina bir astar koysun da bedenini vasfetmesin!" buyurdular."
    Ebu Davud, Libas 39, (4116).

    5213 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Ummu Seleme radiyallahu anh , evinde iken de cilbabesini (basortusunu) fazilet umidiyle uzerinden hic cikarmazdi."
    Rezin tahric etti.

    5214 - Imam Malik rahimehullah'a ulastigina gore, Abdullah Ibnu Omer'in bir cariyesi vardi. Hz. Omer onu, hurlerin kiyafetine burunmus vaziyette gorunce bu davranisini normal karsilamayip mudahale etti. (Kizi Hafsa'nin yanina girip:
    "Oglan kardesinin cariyesini halkin icine karismis gormedin mi, hurlerin kiyafetine burunmus degil mi?" dedi ve Hz. Omer bu hali hos karsilamadi)."
    Muvatta, Isti'zan 44, (2, 981).

    AYAKKABI GIYINME

    5215 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz ayakkabi giyince sagdan baslasin, cikarirken de soldan baslasin ya ikisini birlikte giysin, ya ikisini birlikte cikarsin)"
    Muslim, Libas 67, (2097).

    5216 - Bir rivayette de: "Sakin kimse tek ayakkabi ile yurumesin, ya ikisini de cikarsin, yahut ikisini de giyinsin" buyrulmustur.
    Buhari, Libas 39; Muslim, Libas 68, (2097); Muvatta, Libas 14, 15, (2, 916); Ebu Davud, Libas 44, (4139); Tirmizi, Libas 37, (1780).

    5217 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ayakkabi giymede, basini taramada, temizlikte ve butun islerinde sagdan baslamayi severdi."
    Buhari, Salat 47, Vudu 31, Et'ime 5, Libas 38, 77; Muslim, Taharet 67, (268); Ebu Davud, Libas 44, (4140); Tirmizi, Salat 428, (608); Nesai, Taharet 90, (1, 78).

    5218 - Hz. Ebu Hureyre ve Hz. Enes radiyallahu anhuma anlatiyorlar: "Resulullah aleyhissalatu vesselam kisinin ayakta giyinmesini yasakladi."
    Tirmizi, Libas 35, (1776, 1777). Bu hadisi Ebu Davud Hz. Cabir radiyallahu anh'tan rivayet etti : Libas 44, (4135).

    5219 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma diyor ki: "Kisi oturdugu zaman, ayakkabilarini cikarip (sol) yanina koymasi sunnettir."
    Ebu Davud, Libas 44, (4138), Salat 89, (648).

    5220 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, katildigimiz bir gazvede buyurdular ki:
    "Ayakkabilari cogaltin. Cunku kisi ayakkabi giydigi muddetce binmeye devam eder."
    Muslim, Libas 66, (2096); Ebu Davud, Libas 44, (4133).
#11.10.2009 14:42 0 0 0
  • 5221 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i sebtiyye ayakkabisini giyerken gordum. Sebtiyye ayakkabisi, uzerinde hic tuy bulunmayan ayakkabidir. Aleyhissalatu vesselam bu ayakkabi icinde abdest aliyordu. Ben bu ayakkabiyi giymeyi severim."
    Nesai, Taharet 95, (1, 80), Zinet 67, (7,186).

    5222 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in ayakkabisinda parmak arasina gecen atkisi vardi."
    Buhari, Libas 41, Ebu Davud, Libas 44, (4134); Tirmizi, Libas 33, (1773, 1774); Nesai, Zinet 117, (8, 217).

    5223 - Ibnu Ebi Muleyke anlatiyor: "Hz. Aise radiyallahu anha'ya: "Kadin (erkege mahsus) ayakkabi giyer mi?" diye sorulmustu:
    "Resulullah aleyhissalatu vesselam kadinlardan erkeklesenlere lanet etti!" diye cevap verdi."
    Ebu Davud, Libas 31, (4099).

    5224 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam kadin elbisesini giyen erkege ve erkek elbisesini giyen kadina lanet etti."
    Ebu Davud, Libas 31, (4098).

    ZINETIN TERKI

    5225 - Muaz Ibnu Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Kim muktedir oldugu halde tevazu maksadiyla (Allah icin) (kiymetli) elbise giymeyi terkederse, Allah Kiyamet gunu, onu mahlukatin baslari ustune cagirir ve diledigi iman elbisesini giymekte onu muhayyer birakir."
    Tirmizi, Kiyamet 40, (2483).

    5226 - Hz. Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Kim sohret elbisesi giyerse, Allah ona zillet elbisesi giydirir."
    Bir rivayette de soyle denmistir: "...Kiyamet gunu Allah ona onun aynisini giydirir, sonra icinde atesi tutusturur."
    Ebu Davud, Libas 5, (4029, 4030).

    SUSLENME

    5227 - Ebu'l-Ahvas babasindan naklen diyor ki: "Uzerimde adi bir elbise oldugu halde Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yanina gelmistim. Bana:
    "Senin malin yok mu?" diye sordu.
    "Evet var!" cevabima:
    "Hangi cesit maldan?" sorusunu yoneltti.
    "Her cesit maldan Allah bana vermistir (deve, sigir, davar, at, kole, hepsinden var)" demem uzerine:
    "Oyleyse Allah Teala hazretleri sana bir mal verdigi vakit Allah'in verdigi bu nimetin eseri ve fazileti senin uzerinde gorulmelidir!" buyurdular."
    Nesai, Zinet 83, (8,196).

    5228 - Muhammed Ibnu Yahya Ibnu Hibban anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Sizden biri bolluga erince is elbisesinden baska bir de cuma elbisesi edinirse uzerine (bir vebal) yoktur."
    Ebu Davud, Salat 219, (1078); Ibnu Mace, Ikametu's-Salat 82, (1095).

    5229 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, bize binek hayvanlarimizi guden bir adamimizi gordu. Uzerinde eskimis (cizgili) iki parcali giysi vardi.
    "Onun bu eskilerden baska giyecegi yok mu?" buyurdular. Evet var dedim. Camasir torbasinda iki giysisi daha var, ben onlari giydirmistim."
    "Oyleyse cagir onu da, bunlari giysin!" emrettiler. (Cagirdim,emr-i Nebeviyi soyledim), o da onlari giyindi. Geri gitmek uzere donunce, Aleyhissalatu vesselam:
    "Nesi var (da bu yenileri giymiyor?) Allah boynunu vurasica! Bu daha hos degil mi?" buyurdular. Adam bu sozu isitti ve: "Allah yolunda mi (boynum vurulsun) ey Allah'in Resulu?" dedi.
    "Evet buyurdular, Allah yolunda!" Adam Allah yolunda olduruldu."
    Muvatta, Libas 1, (2, 910).

    5230 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam su iki kiyafeti yasakladi: Cok yuksek kiyafet, cok dusuk kiyafet."
    Rezin tahric etmistir.
#11.10.2009 14:42 0 0 0
  • ELBISE CESITLERI

    5231 - Ummu Seleme radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in en ziyade sevdigi elbise kamis idi."
    Ebu Davud; Libas 3, (4025); Tirmizi, Libas 28, (1762, 1763).

    5232 - Suveyd Ibnu Kays anlatiyor: "Ben ve Mahre fetu'I-Abdi, Hecer'den bez alip, Mekke'ye getirdik. Resulullah aleyhissalatu vesselam (yanimiza) gelip bizimle bir salvar pazarlik etti ve satin aldi. Fiyatini bize tartip odedi. Tartan kimseye de: "Tart (ve ibreyi lehine) kaydir!" emretti."
    Ebu Davud, Buyu' 7, (3336); Tirmizi, Buyu' 66, (1305); Nesai, Buyu' 54, (7, 284).

    5233 - Misver Ibnu Mahreme radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, (ashabina) birkisim kaftanlar taksim etti, fakat (babam) Mahreme'ye hicbir sey vermedi. Bunun uzerine babam:
    "Haydi Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gidelim!" dedi ve beraber gittik. Bana: "Gir de Aleyhissalatu vesselam'i bana cagir!" dedi. Ben de cagirdim. Resulullah, uzerinde dagittigi kaftanlardan biri oldugu halde disari cikti ve "Bunu senin icin sakladik!" buyurdu. Sonra Resulullah aleyhissalatu vesselam babama bakti ve: "Mahreme razi oldu!" buyurdu."
    Buhari, Farzu'l-Humus 11, Libas 12; Muslim, Zekat 129, (1058); Ebu Davud, Libas 4, (4028); Tirmizi, Edeb 53, (2819); Nesai, Zinet 100, (7, 205).

    5234 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam en cok, hibere (denen Yemen'de mamul, cubuklu) kumastan giyinmemizi severdi."
    Buhari, Libas 18; Muslim, Libas 32, (2079); Ebu Davud, Libas 15, (4060); Tirmizi, Libas 45, (1788); NesaI, Zinet 95 (8, 203).

    5235 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Haruriyye (denen Hariciler) ciktigi zaman Hz. Ali radiyallahu anh'in yanina geldim. Bana:
    "Su adamlara bir ugra!" dedi. Ben de mevcut Yemen hullelerinin en guzelini giydim."
    Ebu Zumeyl der ki: "Ibnu Abbas radiyallahu anhuma yakisikli ve gur sesli biriydi." Ibnu Abbas der ki:
    "Harurilerin yanina vardim. Bana:
    "Hos geldin ey Ibnu Abbas! Bu takimin da ne?" dediler. Ben:
    "Beni ayipliyor musunuz? Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam uzerinde mumkun olan en guzel elbiseyi gordum!" dedim."
    Ebu Davud, Libas 8, (4037).

    5236 - Abdulvahid Ibnu Eymen babasindan anlatiyor: "Hz. Aise'nin yanina girdim. Uzerinde kalin Yemen bezinden yapilmis fiyati bes dirhem olan bir elbise bulunuyordu. Hz. Aise:
    "Gozunu cariyeme kaldir da ona bir bak! Zira o, simdi benim giydigim, su elbiseyi evin icinde giymekten arlanir. Halbuki,Resulullah aleyhissalatu vesselam zamaninda benim o (kaba kumas)tan bir elbisem vardi. Medine'de zifaf icin suslenen her kadin gelip o elbiseyi benden iareten alirdi."
    Buhari, Hibe 34.

    5237 - Mugire Ibnu Su'be radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a uzerinde yunden sami bir cubbe oldugu halde abdest suyunu doktum. Cubbenin yenleri dar idi. Elini cikar(ip cubbenin yenlerini cemre)mek istedi. Fakat kol dar gelince, (cubbeyi omuzuna atarak) ellerini bedeninin altindan cikardi ve yikadi."
    Tirmizi, Libas 30, (1768, 1769).

    5238 - Ummu Seleme radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in en ziyade sevdigi elbise kamis idi."
    Ebu Davud; Libas 3, (4025); Tirmizi, Libas 28, (1762, 1763).

    BEYAZ

    5239 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Elbiselerden beyaz olanlari giyin. Cunku onlar en hayirli giyeceklerinizdir. Olulerinizi de beyazla kefenleyin."
    Tirmizi, Cenaiz 18, (994); Ebu Davud, Tibb 14, (3878).

    KIRMIZI

    5240 - Hilal Ibnu Amir babasindan naklediyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i Mina'da halka hitap ederken gordum. Sirtinda kirmizi bir burde vardi ve katirinin uzerinde idi. Hz. Ali radiyallahu anh da onune durmus, Aleyhissalatu vesselam'in soylediklerini tekrarliyordu."
    Ebu Davud, Libas 21, (4073).
#11.10.2009 14:43 0 0 0
  • 5241 - Hz. Bera radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam orta boylu idi. Ben onu kizil bir hulle icerisinde gordum. Ben Aleyhissalatu vesselam'dan daha guzel bir seyi hic gormedim."
    Buhari, Libas 35, Menakib 23; Muslim, Fezail 91, (2337); Ebu Davud, Libas 21, (4072); Tirmizi, Libas 4, (1724); Nesai, Zinet 94, (8, 203).

    5242 - Ibnu Amr Ibni'l-As radiyallahu anhumanlatiyor: "Uzerinde kirmizi renkli iki giyecek bulunan bir adam geldi ve Resulullah aleyhissalatu vesselam'a selam verdi. Ama Aleyhissalatu vesselam adamin selamini almadi."
    Ebu Davud, Libas 20, (4069); Tirmizi, Edeb 45, (2808).

    5243 - Beni Esedden bir kadin anlatiyor: "Bir gun, Resulullah aleyhissatatu vesselam'in zevcelerinden Zeyneb'in yaninda idim ve kizil toprakla onun elbiselerini boyuyorduk. Biz bu isle mesgulken Resulullah aleyhissalatu vesselam cikageldi. Ancak kizil topragi gorunce geri dondu. Zeynep bu hali gorunce, Aleyhissalatu vesselam'in bunu mekruh addettigini anladi ve derhal elbiselerini yikadi ve butun kirmiziligi orttu. Aleyhissalatu vesselam geri dondu ve aniden geldi. (Boyadan) hicbir sey gormeyince iceri girdi."
    Ebu Davud, Libas 20, (4071).

    5244 - Imran Ibnu Husayn radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Ben erguvan (koyu kizil) renkli seyin uzerine binmem. Ne sariya boyanmisi, ne de (etesinin ucuna, yakasina, yenine) ipekli gecirilmis gomlegi giymem. Bilesiniz erkegin surunme maddesi kokuludur, renksizdir. Bilesiniz kadinin surunme maddesi renklidir kokusuzdur."
    Ebu Davud, Libas, 11, (4048); Tirmizi, Edeb 30, (2789).

    SARI

    5245 - Ibnu Amr Ibni'l-As radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam uzerimde sariya boyanmis iki giysi gormustu. Derhal:
    "Bunu giymeni annen mi sana emretti?" diye sordu. Ben: "Bunlari yikayayim mi, ey Allah'in Resulu" dedim.
    "Hatta yak onlari!" buyurdular."
    Bir rivayette: "Bu, kafirlerin kiyafetidir, sakin bunlari giyme!" buyurdular" denmistir.
    Muslim, Libas 27, (2077); Ebu Davud, Libas 20, (4066, 4067, 4068); Nesai, Zinet 96, (8, 203, 204).

    5246 - Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, kasiy (yol yol ipek bulunan keten) kumasla sariya boyanmis kumasi yasakladi."
    Ebu Davud, Libas 11, (4044); Tirmizi, Libas 5, (1725); Muslim Libas 29, (2078).

    YESIL

    5247 - Ebu Remse radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in uzerinde iki yesil giysi gordum."
    Ebu Davud, Libas 19, (4065); Tirmizi, Edeb 48, (2813); Nesai, Zinet 97, (8, 204), Iydeyn 16, (3,185).

    SIYAH

    5248 - Ummu Halid Bintu Halid Ibni Sa'idIbni'I-As radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a benekli siyah bir giysi getiriImisti.
    "Bunu kime giydirmemi uysun bulursunuz?" buyurdular. Herkes susmustu.
    "Bana Ummu Halid'i getirin!" emrettiler. Beni yanina goturduler. Giysiyi elleriyle bana giydirdi ve sonra da:
    "Ustunde eskit, ustunde eskit!" diye iki sefer tekrarladilar. Siyah kumasin benegine bakiyor, eliyle de bana isaret ediyor ve:
    "Ey Ummu Halid! Bu senna (guzel), ey Ummu Halid bu senna!" diyordu. Senna, Habesistan dilinde guzel demekti."
    Buhari, Libas 22, 32,188; Menakibu'l-Ensar 37, Edeb 17; Ebu savud, Libas 1.

    IPEGIN TAHRIMI

    5249 - Ebu Osman en-Nehdi anlatiyor: "Omer Ibnu'l-Hattab radiyallahu anh, biz Utbe Ibnu Ferkad ile Azerbaycan'da iken bize soyle yazmisti:
    "Ey Utbe, (bu mal) ne senin emegin, ne babanin emegi ne de annenin emegidir. Oyleyse mu'minleri, evlerinde, kendi evinde doydugun seyden doyur. Zevk icin yemekten ve sirk ehlinin zinetinden, ipekli giymekten kacin. Zira Resulullah aleyhissalatu vesselam su kadari haric ipekli giymekten yasakladi ve Resulullah bize orta ve isaret parmagini kaldirarak birbirine bitistirdi."
    Buhari, Libas 25; Muslim, Libas 12, (2069); Ebu Davud, Libas 10, (4042); Nesai, Zinet 93, (8, 202); Ibnu Mace, Libas 18, (3593).

    5250 - Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir miktar ipek alip sag avucuna koydu, bir miktar da altin alip sol eline koydu, sonra da:
    "Su iki sey ummetimin erkek kismina haramdir!" buyurdu."
    Ebu Davud, Libas 14 (4057); Nesai, Zinet 40, (8, 160).
    Tirmizi ve Nesai de Ebu Musa'dan gelen diger bir rivayette: "Ummetimin erkeklerine, ipek elbise ve altin haram kilindi, kadinlarina helal kilinndi" buyrulmustur.
#11.10.2009 14:46 0 0 0
  • 5251 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Dunyada ipegi, ahirette nasibi olmayanlar giyer."
    Buhari, Libas 25, Muslim, Libas 6, (2063), Nesai, Zinet 91, 201).

    5252 - Ebu Umame radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Ipegi dunyada giyen, ahirette giyemez."
    Buhari, Libas 25; Muslim, Libas 23, (2075); Nesai, Zinet 91, (8, 200).

    5253 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "(Babam) Omer radiyallahu anh satilmakta olan atlas bir elbise gordu. Onu Resulullah aleyhissalatu vesselam'a getirip:
    "Ey Allah'in Resulu! Bunu satin al da bayramlarda ve tasradan gelen heyetlerin karsilanmasi sirasinda tecemmulen giyin!" dedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam:
    "Bu, (ahirette) nasibi olmayanlarin giysisidir" buyurdular. Sonra Hz. Omer, Allah'in diledigi kadar kaldi. Aleyhissalatu vesselam ona atlastan mamul bir cubbe gonderdi. Omer gelerek:
    "Ey Allah'in Resulu! Siz(ipek hakkinda): "Bu, (ahirette) nasibi olmayanlarin giyecegidir" demistiniz. Sonra bana bunu gonderdiniz, (hikmeti nedir?)" dedi. Aleyhissalatu vesselam, buna karsilik:
    "Bunu, sana bizzat giyesin diye gondermedim. Bilakis, satasin ve parasiyla ihtiyaclarini goresin diye gondermistim" buyurdular."
    Buhari, Libas 30, Cum'a 7, lydeyn 1, Buyu' 40, Hibe 27, 29, Cihad 177, Edeb 9, 66; Muslim, Libas 6, (2068); Muvatta, Libas 18, (2, 917, 918); Ebu Davud 10, (4040, 4041); Nesai, Zinet 84, 86, 87, (8, 196-198).

    5254 - Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bana siyera (denen yol yol sari kalemli dokunmus ipek) kumastan bir takim elbise giydirdi. Sonra ben onu giyip ciktim. (Resulullah bunu uzerimde gorunce bana kizmisti), ofkesini yuzunde goruyordum. Hemen donup, onu hanimlarim arasinda basortusu yapmalari icin taksim ettim."
    Buhari, Libas 30, Hibe 27, Nafakat 11; Muslim, Libas 19, (2071); Ebu Davud, Libas 10, (4043); Nesai, Zinet 85, (8,197).

    5255 - Muslim'in bir diger rivayetinde soyle denmistir: "Dumetu'l-Cendel sefi Ukeydir, Resulullah aleyhissalatu vesselam'a ipek bir elbise hediye etti. Aleyhissalatu vesselam da onu Hz. Ali radiyallahu anh'a verdi ve:
    "Bunu Fatimalar arasinda taksim et!" buyurdu."
    Muslim, Libas 18, (2071).

    IPEKTEN MUBAH OLAN MIKTAR

    5256 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam saf ipekten yapilmis elbiseyi yasakladi. Ama alem olarak konan ve kumasin direzisinde kullanilan ipege yasak yoktur."
    Ebu Davud, Libas 12, (4055).

    5257 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Zubeyr Ibnu'l-Avvam ve Abdurrahman Ibnu Avf radiyallahu anhuma icin kendilerindeki uyuz sebebiyle ipekli giymelerine izin verdi."

    5258 - Bir rivayette de soyle denmistir: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a (hacc sirasinda) bitten sikayet ettiler. Aleyhissalatu vesselam onlara katildiklari gazveleri sirasinda ipek gomlekler giymeye ruhsat tanidi."
    Buhari, Libas 29, Cihad 91; Muslim Libas 25, (2076); Tirmizi, Libas 2, (1722); Ebu Davud, Libas 13, (4056); Nesai, Zinet 93, (8, 202).

    5259 - Suveyd Ibnu safele anlatiyor: "Hz. Omer radiyallahu anh el-Cabiye'de halka hitap ederek: "Resulullah aleyhissalatu vesselam iki, uc veya dort parmak yeri haric, ipek giymeyi yasaklamisti!" dedi."
    Muslim, Libas 12, (2069).

    YUN HAKKINDA

    5260 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam siyah bir burde (hirka) yaptim, bunu giydi. Icinde terledigi zaman ondan yun kokusu hissetti. Bunun uzerine o hirkayi cikarip atti. Aleyhissalatu vesselam guzel kokudan hoslanirdi."
    Ebu Davud, Libas 22, (4074).
#11.10.2009 14:46 0 0 0
  • 5261 - Ebu Burde Ibnu Ebi Musa el-Es'ari anlatiyor: "Hz. Aise radiyallahu anha'nin yanina girdim. Bana yamali bir giysi ve kaba bir izar cikardi ve "Resulullah aleyhissalatu vesselam su iki (parca)nin icinde vefat etti!" dedi."
    Buhari, Humus 5, Libas 19; Muslim, Libas 35, (2080); Ebu Davud, Libas 8, (4036); Tirmizi, Libas 10, (1733).

    5262 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir sabah uzerinde, siyah kildan yapilmis desenli bir giysi oldugu halde cikti."
    Muslim, Libas 36, (2081); Ebu Davud, Libas 6, (4032); Tirmizi, Edeb 49, (2814).

    5263 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Hz. Musa aleyhisselam'in Rabbi Teala hazretleriyle konustugu gun, uzerinde yunden bir salvar, yunden bir cubbe, yunden bir kisa, yunden kucuk bir serpus (takke) vardi. Ayaginda da olu esek derisinden mamul bir ayakkabi vardi."
    Tirmizi, Libas 10, (1734).

    MINDER VE YASTIKLAR

    5264 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in minderi deridendi ve ici hurma lifiyle dolu idi."
    Buhari, Rikak 17; Muslim, Libas 38, (2082); Ebu Davud, Libas 45, (4146, 4147); Tirmizi, Libas 27, (1762).

    5265 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a (evde bulunmasi gereken) yataklar zikredilmisti. Soyle buyurdular:
    "Kisinin kendisi icin bir yatak, kadin icin bir yatak, misafir icin bir yatak lazimdir. Dorduncu yatak seytanadir."
    Ebu Davud, Libas 45, (4142); Nesai, Nikah 82, (6, 135); Muslim, Libas 41, (2084).

    5266 - Hz. Cabir Ibnu Semure radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in bir yastiga solu uzerine yaslandigini gordum."
    Ebu Davud, Libas 45, (4143); Tirmizi, Edeb 23, (2771).

    5267 - Ebu'I-Melih, babasi radiyallahu anh'tan anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam vahsi hayvanlarin derilerinden yaygi yapilmasini nehyetti."
    Ebu Davud, Libas 43, (4132); Tirmizi, Libas 32, (1771); Nesai, Fere' 12, (7,176).

    5268 - Utbe Ibnu Abdi's-Sulemi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan beni giydirmesini talep ettim. Bunun uzerine bana iki parca hayse (adi keten) bezi giydirdi. Kendimi, bununla arkadaslarim arasinda en iyi giyinmis gordum."
    Ebu Davud, Libas 6, (4032).

    LUKATA (BULUNTULAR) BOLUMU

    5269 - Yezid Mevla'l-Munbais anlatiyor: "Zeyd Ibnu Halid radiyallahu anh'i isittim. Diyordu ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a altin veya gumus buluntu hakkinda sorulmustu.
    "Kesesini ve bagini belle, sonra onu bir yil ilan et. (Sahibini) bilemezsen, onu harca. O yaninda bir emanet olsun. Gunun birinde arayani gelecek olursa, ona odersin" buyurdu. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam'a kaybolmus develerden soruldu.
    "Kaybolan develerden sana ne? Onlari (kendi haline) birak. Zira sahibi onu buluncaya kadar, ayaginda carigi, sirtinda su tulumu vardir. Suya gider, ottan yer" buyurdular. Bu sefer (kaybolmus) davardan soruldu:
    "Onlari alin. Zira onlar ya senindir, ya (kaybeden) kardesinindir, ya da kurdundur" buyurdular.
    Buhari, Ilm 28, Surb 12, Lukata 2, 3, 4,11, Talak 22, Edeb 75; Muslim, Lukata 1, (1722); Muvatta, Akdiye 46, (2, 757); Ebu Davud, Lukata 1, (1704, 1705, 1706, 1707,1708); Tirmizi, Ahkam 35, (1372, 1373).

    5270 - Amr Ibnu suayb an ebihi an ceddihi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'a (dalinda) asili meyve hakkinda sorulmustu:
    "Ihtiyac sahibi, sepetine almaksizin agziyla ulasirsa, kendine bir vebal gelmez. Ancak kim de, eteginde (birseyler) alarak oradan cikarsa, aldiginin iki kat degeriyle borclanir. Ayrica (tazir nevinden) ceza da yer. Kim de yigin yapildiktan sonra meyveden calarsa ve bunun degeri migfer fiyatini bulursa, eli kesilir" buyurdu. Sonra kendisine lukata (buluntu)dan sorulmustu:
    "Islek yolda bulunmus olanla, insanlarin cokca yasadigi meskun karyede bulunmus olani bir yil boyu ilan et. Eger sahibi gelirse hemen ver. Eger gelmezse artik o senin olmustur. Harabede bulunmus ise, bununla, maden icin humus (beste bir) vergisi vardir" buyurdular."
    Ebu Davud, Lukata 1, (1710, 1711, 1712, 1713); Nesai, Kat'u's-Sarik 11, (8, 84-85).
#11.10.2009 14:47 0 0 0
  • 5271 - Sehl Ibnu Sa'd radiyallahu anh anlatiyor: "Ali Ibnu Ebi Talib radiyallahu anh, (bir gun), Hz. Fatima radiyallahu anha'nin yanina girmis idi. O sirada Hz. Hasan ve Huseyin aglamakta idiler. "Niye agliyorsunuz?" diye sordu. Hz. Fatima: "Aciktilar!" dedi.
    Hz. Ali (bir yiyecek temin etmek uzere) cikti. Derken yolda bir dinar para buldu. Donup Hz. Fatima'ya gelerek haber verdi. O da:
    "Falan yahudiye git, bununla un satin al!" dedi. Ali radiyallahu anh ona vardi ve un aldi. Yahudi ona:
    "Sen, kendini Allah elcisi zanneden su zatin damadi misin?" dedi. Hz. Ali'nin "evet"i uzerine:
    "Dinarini al, un da senin olsun!" dedi. Ali oradan ayrilip, Fatima radiyallahu anha'ya unu ve dinari getirdi, durumu da anlatti. Hz. Fatima:
    "Simdi de su falan kasaba git, bize bir dirhemlik et al!" dedi. Hz. Ali gidip, dinari bir dirhemlik et mukabilinde rehin birakti. Eti Hz. Fatima'ya getirdi. O hamur yapti, (tencereye) koydu, ekmek pisirdi. Babasina haber gonderdi. Resulullah yanlarina gelince, Hz. Fatima:
    "Ey Allah'in Resulu! (su yemegin) hikayesini size anlatayim da eger helalse yiyelim, bizimle siz de yiyin. Bunun mahiyeti soyle soyledir..." diye antatti. Aleyhissalatu vesselam:
    "Allah'in adiyla yiyin!" buyurdular ve hep beraber ekmekten yediler. Onlar daha yerlerinde iken, bir kole gelip, Allah ve Islam adina dinar bulan var mi?" diye sormaya basladi. Resulullah aleyhissalatu vesselam onu cagirip (dinari hakkinda) sordu. Kole:
    "Carsida benden dustu!" dedi. Aleyhissalatu vesselam:
    "Ey Ali! Haydi kasaba git. Ona: "Resulullah aleyhissalatu vesselam sana "Dinari bana gondersin, dirhemini ben odeyecegim!" diyor de!" emretti. Kasap dinari gonderdi. Resulullah aleyhissalatu vesselam onu koleye verdi."
    Ebu Davud, Lukata 1, (1714).

    5272 - Iyaz Ibnu Himar radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Kim bir buluntu ele gecirirse, buna adalet sahibi birini sahid kilsin, ne filani terkederek buluntuyu gizlesin, ne de (bir baska yere yollayarak) nazardan kacirsin. Sahibini buldumu hemen ona versin. Sahibini bulamazsa (bilsin ki) bu mal Allah'in malidir, Allah onu diledigine verir."
    Ebu Davud, Lukata 1, ( 1709).

    5273 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam degnek, kamci, ip ve benzeri seylerde ruhsat tanidi. Bunlari bulan kimse (ilan etmeksizin) onlardan faydalanabilir."
    Ebu Davud, Lukata 1, (1717).

    5274 - Amiru's-Sa'bi rahimehullah der ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Kim, sahibinin beslemekten aciz kalarak birakiverdigi bir hayvan bulur da, onu alip ihya edecek olursa o onun olur."
    Ebu Davud, Buyu' 77, (3524, 3525).

    5275 - Hz. Ebu Hureyre ve Hz. Enes radiyallahu anhuma anlatiyorlar: "Resulullah aleyhissalatu vesselam yolda giderken bir hurma tanesine rastlamisti. "Eger sadakadan (dusmus) olacagindan korkmasaydim bunu yerdim!" buyurdular."
    Buhari, Buyu' 4, Lukata 6; Muslim, Zekat 165, (1071); Ebu Davud, Zekat 29, (1651).

    5276 - Abdurrahman Ibnu Osman et-Teymi anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam hacinin lukatasini nehyetti."
    Muslim, Lukata 11, (1724); Ebu Davud, Lukata 1, (1719).

    5277 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh'in anlattigina gore: "(Yediyuz dirheme) bir cariye satin almis ve (borcunu odemeden) sahibini kaybetmistir. Bir yil sahibini arayan Ibnu Mes'ud onu bulamaz ve bu parayi, bir dirhem, iki dirhem seklinde parca parca vermeye baslar ve: "Ey Allahim, bunu falanca adina sadaka kabul et! Eger adam gelirse sadaka benim adima olacak, borc da uhdemde kalacak!" der. Ibnu Mes'ud derdi ki:
    "Sahibini bulamadiginiz buluntu hakkinda boyle hareket edin!"
    Buhari, Talak 22, (Tercumede (bab basliginda) muallak olarak kaydedilmistir).

    LIAN'IN AHKAMI

    5278 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Allah Teala hazretlerinin (Tebuk seferinden geri kalmalari sebebiyle) tevbelerini kabul edip affettigi uc kisiden biri olan Hilal Ibnu Umeyye radiyallahu anh geldi. (Anlattigina gore) tarlasindan evine yatsi vaktinde donmustu. Haniminin yaninda bir adam buldu. Manzarayi gozleriyle gormus, kulaklariyla isitmisti. Sabah oluncaya kadar adami urkutup telaslandirmadi. Sabah olunca dogru Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yanina gitti.
    "Ey Allah'in Resulu dedi, ben aileme geceleyin donmustum, yanlarinda bir adam buldum. Ustelik gozlerimle gordum, kulaklarimla isittim."
    Resulullah aleyhissalatu vesselam getirdigi bu haberden hoslanmadi, adama karsi sert davrandi. Bunun uzerine:
    "Kendi hanimlarina zina isnad eden, ancak, kendisinden baska sahidi bulunmayan kimse ise, dogru soyledigine dair Allah adina yemin ederek dort defa sahitlik eder. Besinci sahitliginde ise, eger yalan soyluyorsa Allah'in lanetinin kendi uzerine olmasini ister. Kadinin Allah adina yemin ederek kocasinin yalan soyledigine dair dort def'a sahidlik etmesi ve besinci sahitliginde, eger kocasi dogru soyluyorsa Allah'in lanetinin kendi uzerine olmasini istemesi, onun hakkindaki cezayi kaldirir" (Nur 6-9) mealindekiayet nazil oldu. Vahiy hali Resulullah aleyhissalatu vesselam'in uzerinden kalkinca:
    "Ey Hilal, mujde! Allah senin icin bir kurtulus ve kurtulus yolu gosterdi" buyurdular. Hilal:
    "Ben Rabbim Tealahazretlerinden bunu umid ediyordum!" dedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam:
    "Kadina adam gonderin gelsin!" emretti. Kadin geldi. Ayet-i kerimeyi Resulullah ona okudu. Ikisine de meselenin ciddiyetini hatirlatti ve ahiret azabinin dunyadaki azabtan daha siddetli olacagini haber verdi. Bunun uzerine Hilal:
    "Vallahi kadin hakkinda dogruyu soyledim!" dedi. Kadin da:
    "Hayir yalan soyledin!" dedi. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam:
    "Aranizda lanetlesin" emretti. Hilal'e: "Sehadet getir!" dendi. O da dogru soyledigine dair dort kere Allah'a sehadet etti. Besinci sefer olunca kendisine:
    "Ey Hilal, Allah'tan kork, zira dunya azabi ahiret azabindan pek hafiftir, senin bu yaptigin, uzerine azabi vacib kilmaktadir!" dendi. O yine:
    "Allah'a yemin olsun, ona iftira ediyorum diye bana celde yapilmadigi gibi, Allah da onun sebebiyle bana azab vermeyecektir!" dedi ve "Eger yalanci ise, Allah'in laneti uzerine olsun!" diye besinci kere sehadette bulundu.
    Sonra kadina: "Sehadet getir!" dendi. Kadin da: "Hilal yalancidir diye dort kere Allah'a sehadette bulundu. Besinci sehadete sira gelince, kadina:
    "Allah'tan kork, zira dunyadaki azab ahiret azabindan hafiftir. Bu yaptigin, uzerine azabi vacib kilmaktir!" dendi. Kadincagiz bir muddet durakladi. Sonra:
    "Kavmimi, geri kalan zamanlarda rezil rusvay edemem!" dedi ve besinci defa: "Hilal dogru soyledi ise Allah'in gadabi uzerime olsun!" diye sehadette bulundu.
    Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam aralarini ayirdi. Kadinin cocuguna babasinin adiyla cagrilmamasina, kadina zina isnad edilmemesine, cocuga da veled-i zina denmemesine, kim kadina veya cocuga boyle bir isnadda bulunacak olursa, hadd-i kazfe maruz kalacagina hukmetti. Keza bunlar ne bosanma ne de olum sebebiyle ayrilmadiklari icin Hilal uzerinde, ne kadin icin mesken ne de cocuk icin nafaka mesuliyeti olmadigina hukmetti. Aleyhissalatu vesselam:
    "Eger kadin kizilimsi, kabalari etsiz, sivri omuzlu, iki kabasi sivri, bacaklari ince bir cocuk dunyaya getirirse, bu cocuk Hilal'dendir. Eger esmer, kisa sacli, iri yapili, iri bacakli, iri kabali bir cocuk dunyaya getirirse bu cocuk, zina nisbet edilen sahsa aittir" buyurdular. Gercekten kadin esmer renkli, kisa sacli, iri yapili, iri bacakli, iri kabali bir cocuk dogurdu. Aleyhissalatu vesselam:
    "Eger (sehadetlerle yapilan) yeminler olmasaydi benimle o kadin arasinda mesele olacakti" buyurdular. Ikrime der ki: "Kadinin cocugu bundan sonra Mudar uzerine emir oldu, Tesmiye'de babasina nisbet edilmezdi."
    Hadisi Ebu Davud bu metnin aynisiyla rivayet etti. Kutub-i Sitte, Ibnu Omer'den bu manada rivayette bulundular.
    Buhari, Talak 28, Sehadat 21, Tefsir, Nur 3; Ebu Davud, Talak 27, (2254, 2255, 2256); Tirmizi, Tefsir, Nur, (3178).

    5279 - Yine Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Uveymir el-Aclani ile hanimi arasinda lian uyguladi. Hanimi bu sirada hamile idi."
    Nesai, Talak 36, (6,171).

    5280 - Yine ona ait bir rivayette: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, birbirine lianda bulunan iki ese lianlasmayi teklif ettigi zaman, besinci yeminde, erkege elini agzinin uzerine koymasini emretti ve: "Bu (Allah'in azabini) gerektiricidir!" buyurdu.
    Nesai, Talak 40, (6, 175).
#11.10.2009 14:47 0 0 0
  • COCUGUN ILHAKI VE NESEB IDDIASI

    5281 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Cocuk yataga aittir. Zaniye de mahrumiyet vardir."
    Buhari, Hudud 23, Feraiz 18; Muslim, Rada' 37, (1458); Tirmizi, Rada' 8, (1157); Nesai, Talak 48, (6,180).

    5282 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Utbe Ibnu Ebi Vakkas, kardesi Sa'd'a: "Zema'a'nin cariyesinden dogan oglan bendendir, onu sahiplen"diye vasiyet etmisti. Fetih yilinda, onu Sa'd yakalayip: "Bu, kardesimin ogludur, kardesim onu bana vasiyet etmisti!" dedi. Abd Ibnu Zema'a da:
    "O, benim kardesimdir ve babamin cariyesinin ogludur, onun yataginda dogmustur!" dedi. Problemin halli icin Resulullah aleyhissalatu vesselam'a kostular. Sa'd radiyallahu anh:
    "Ey Allah'in Resulu! Bu kardesimin ogludur. Kardesim onun hakkinda bana vasiyette bulundu. Hele onun benzerligine de bakin!" dedi. Abd:
    "O benim kardesimdir ve babamin cariyesinin ogludur. Babamin yataginda dogdu!" dedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam, ondaki benzerlige bakti. Utbe'ye acik bir benzerlik gordu. Sonra:
    "Bu sana aittir ey Abd Ibnu Zema'a. Cocuk yataga aittir, zani icin de mahrumiyet vardir" buyurdu. Sonra da Sevde Bintu Zem'a'ya:
    "Bun(u kardesin bilme, ihtiyat et, ona karsi) tesettur et!" emretti. Bu emri, onun Utbe'ye olan benzerligi sebebiyle vermisti.
    O, kadini, Allah'a kavusuncaya kadar goremedi. Sevde, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in zevcesi idi."
    Buhari, Vesaya 4, Buyu' 3, 100, Husumat 6, Itk 8, Feraiz 18, 28, Hudud 23, Ahkam 29; Muslim, Rada' 36, (1457); Muvatta, Akdiye 20, (2, 739); Ebu Davud, Talak 34, (2273); Nesai, Talak 48, 49, (6, 180, 181).

    5283 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelerek:
    "Ey Allah'in Resulu! Benim siyah bir cocugum dunyaya geldi" dedi. Adam, ta'riz yoluyla cocugu nefyetmeyi teklif ediyordu. Aleyhissalatu vesselam, onun nefyedilmesine ruhsat vermedi.
    "Senin bir deven var mi?" dedi. Adam: "Evet" deyince:
    "Bunlarin renkleri nasildir?" diye sordu. Adam: "Kirmizi!" dedi.Resulullah tekrar sordu:
    "Bunlar arasinda boz renkli var mi"
    "Evet!" dedi. Aleyhissalatu vesselam:
    "Peki bu nereden (geldi)?" dedi. Adam:
    "Belki de bir damar cekmistir" deyince, Aleyhissalatu vesselam da:
    "Senin oglun da bir damara cekmistir!" buyurdular."
    Buhari, Talak 26, Hudud 41; Muslim, Li'an 20, (1500); Ebu Davud, Talak 28, (2260, 2261, 2262); Tirmizi, Vela ve Hibe 4, (2129); Nesai, Talak 46, (6, 178, 179).

    5284 - Amr Ibnu Su'ayb an ebihi an ceddihi radiyallahu anh anlatiyor: "Bir adam kalkarak: "Ey Allah'in Resulu! Falan benim cocugumdur. Cahiliye devrinde ben annesiyle zina yapmistim!" dedi. Resulullah aleyhissalatu vesselam su cevapta bulundu:
    "Islam'da (neseb) iddiasi yok. Cahiliye isi bitti artik. Cocuk yataga aittir, zaniye de mahrumiyet vardir!"
    Ebu Davud, Talak 34, (2274).

    KAFE

    5285 - Hz. Aise radiyallahu anh anlatiyor: "Reslullah aleyhissalatu vesselam (bir gun) yanima mesrur olarak girdi, yuzunun cizgileri parliyordu.
    "Hani, Mucezziz el-Mudlici var ya, az once, Zeyd Ibnu Harise ve Usame Ibnu Zeyd'e bakti da: "Su ayaklar var ya (aralarinda oyle benziyorlar ki) sanki birbirlerinden hasillar" dedi" buyurdular."
    Buhari, Fezailu'l-Ashab 17, Menakib 23, Feraiz 31; Muslim, Rada' 38, (1459); Ebu Davud, Talak 31, (2267, 2268); Tirmizi, Vela ve'l-Hibe 5, (2130); Nesai, Talak 51, (6, 184).

    5286 - Suleyman Ibnu Yesar anlatiyor: "Hz. Omer radiyallahu anh, Islam doneminde neseb iddiasinda bulunanlari cahiliye dogumlulara ilhak ediyordu. (Bir gun) iki kisi geldi. Her ikisi de, bir kadinin cocugunun kendisine ait oldugunu iddia ediyordu. Hz. Omer, bir kaif cagirdi. Kaif adamlara bakti. Sonra:
    "Her ikisinin de cocukta istirakleri var!" dedi. Hz. Omer bu soz uzerine elindeki degnegi kaife indirdi ve:
    "Nereden biliyorsun?" dedi. Sonra kadini cagirip:
    "Bana haberini soyle!" emretti. Kadin, iki adamdan birini kastederek:
    "Su var ya, dedi ben ailemin devesini guderken bana gelirdi ve benden ayrilmazdi. O da ben de hamilelik basladi zannettik. Sonra o benden ayrildi. Arkadan kan akti (adet gordum). Sonra da onun yerini digeri aldi (bana temasta bulundu). Cocugun hangisinden oldugunu bilmiyorum!" dedi. Kaif bu cevabi isitince tekbir getirdi. Hz: Omer cocuga donerek:
    "Hangisini dilersen onu veli kil!" dedi."
    Muvatta, Akdiye 22, (2, 740).

    5287 - Ebu Osman en-Nehdi anlatiyor: "Sa'd Ibnu Ebi Vakkas radiyallahu anh'i dinledim. Demisti ki : " "Resulullah aleyhissalatu selam buyurdular ki:
    "Islam'da bir kimse asil babasi varken bir baskasinin babasi oldugunu soylerse ve bu iddiasini da o kimsenin babasi olmadigini bilerek yaparsa, cennet ona haramdir."
    Buhari, Feraiz 29, Megazi 56; Muslim Iman 114, (63); Ebu Davud, Edeb 119, (5113).

    5288 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam mula'ane (lanetleserek bosanma) ayeti indigi zaman soyle buyurdular:
    "Hangi kadin, bir kavme, onlardan olmayani dahil edecek olursa, hic bir hususta Allah'la irtibati kalmamistir. Artik Allah onu asla cennete koymayacaktir. Hangi erkek de gore gore evladini inkar ederse, Allah Kiyamet gunu onunla kendi arasina perde koyar ve herifi oncekilerin ve sonrakilerin onunde rezil rusvay eder."
    Ebu Davud, Talak 29, (2263); Nesai, Talak 47, (6,179).

    5289 - Amr Ibnu, Suayb an ebihi an ceddihi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, varisler tarafindan babaya nisbeti talep edilip de, (hayatinda inkar etmedigi icin) babanin olumunden sonra nesebe dahil edilen bu cocugun o babanin cima yaptigi gun mulkunde bulunan cariyeden dogmus olmasi halinde, varislere ilhak edilmesine; ancak cocuga, bu ilhaktan once taksim edilen mirastan herhangi bir payin gecmeyecegine; fakat taksim edilmeyen mirastan pay alacagina; cocugun kendisine nisbet edildigi baba, sayet olmezden once cocugun kendisinden oldugunu inkar etmisse, bu cocugun o babaya ilhak edilemeyecegine; eger cocuk mulkunde olmayan bir cariyeden veya kendisiyle zina yaptigi bir hur kadindan ise, bu cocugun da o babaya ilhak edilmeyecegine ve o babaya varis olamayacagina, -hatta cocuk kendisine nisbet edilen sahsin bizzat kendisi, onun hur veya kole kadindan edindigi veled-i zinasi oldugunu itiraf etse bile- o cocugun varis olamayacagina hukmetti."
    Ebu Davud, Talak 30, (2265, 2266).

    5290 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Islam'da cariye ile zina yoktur. Kim cahiliyede cariye ile zina yapmis ise, (bundan hasil olan cocuk) asabesine (efendisine = cariyenin efendisine) dahil olur. Kim, mesru nikahdan olmayan bir cocugun kendine ait oldugunu iddia ederse, ona varis olamaz, kendisine de varis olunamaz."
    Ebu Davud, Talak 30, (2264).
#11.10.2009 14:48 0 0 0
  • 5291 - Zeyd Ibnu Erkam radiyallahu anh anlatiyor: "Yemen'den bir zat Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelip:
    "Uc kisi Hz. Ali'ye gelip, tek bir tuhur zamani icerisinde cimada bulunduklari bir kadindan dogan bir cocuk hakkindaki ihtilaflarini arzettiler. Hz. Ali ikisine:
    "Cocuk su ucuncuye mubarek olsun!" dedi. Bunun uzerine diger ikisi feveran ettiler (olmaz boyle hukum diye cikistilar). Hz. Ali bunun uzerine:
    "Siz, ihtilafli ortaklarsiniz. Ben aranizda kur'a cekecegim. Kime cikarsa cocuk onundur. Diger iki arkadasina da bir diyetin ucte ikisini odeyecektir!" dedi ve aralarinda kur'a cekti ve cocuk kime cikti ise ona verdi.
    (Adamin bu anlattiklarina) Resulullah aleyhissalatu vesselam, azi disleri -veya kesici disleri- gorulunceye kadar guldu."
    Ebu Davud, Talak 32, (2270); Nesai, Talak 50, (6, 182, 184).

    5292 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Bir kimse kendini azad edenlerin izni olmadan bir kavmi veli ittihaz ederse, Allah'in, meleklerin ve butun insanlarin) laneti uzerine olsun. Allah ondan ne bir farz ne de bir nafile kabul eder."
    Muslim, Itk 19, (1508); Ebu Davud, Edeb 119, (5114).

    5293 - Abdulhamid Ibnu Cafer anlatiyor: "Babamin dedem Rafi' Ibnu Sinan radiyallahu anh'tan anlattigina gore dedem Rafi' musluman olmus, fakat hanimi musluman olmamakta direnmis ve (is ayrilma noktasina gelince) kadin, Aleyhissalatu vesselam'a gelerek:) "Kizim benimdir, sutten de kesilmistir" demistir. Rafi'de: "Kizim benimdir" demistir. (Resulullah, Rafi'e: "Sen bir koseye otur!)" kadina da:"Sen de bir koseye otur!" der. Cocugu da ikisinin arasina oturtur. Sonra kadina ve erkege: "Cocugu kendinize cagirin!" buyurur. Cagirirlar. Cocuk annesine meyleder. Aleyhissalatu vesselam: "Allahim ona dogruyu goster!" diye dua eder. Bunun uzerine kiz babasina yonelir. Baba boylece cocugu alir."
    Ebu Davud, Talak 26, (2244); Nesai, Talak 52, (6, 185).

    LAKIT

    5294 - Suneyn Ebu Cemile es-Sulemi'nin anlattigina gore, Hz. Omer radiyallahu anh zamaninda atilmis bir cocuk bulmustur. (Hadiseyi isiten) Omer yanina gelir ve onu gorunce:
    "Bu iste bir bit yenigi olabilir. Bu yavruyu niye aldin?" der. Suneyn de: "Bunu helake maruz buldum, o yuzden (kurtarmak icin) aldim!" der ve Hz. Omer'in tavrindan kendisini itham ediyor anlar. Ancak Omer'in) arifi:
    "Ey muminlerin emiri bu salih bir kimsedir" (diyerek lehinde tezkiyede bulunur. Bunun uzerine) Hz. Omer:
    "Oyle mi?" der. Arif te'yiden: "Evet!" deyince Hz. Omer: "Gotur onu! O hurdur (velasi sanadir) nafakasi da bizim uzerimizedir!" der."
    Muvatta, Akdiye 19, (2, 738).
    Rezin su ilavede bulunmustur: "Onun velasi da muslumanlara aittir, ona varis olurlar, hin-i hacette onun diyetini oderler."
    Buhari, bu ziyadeyi bir babta bab basligi olarak senedsiz sekilde kaydetmistir (Sehadat 16).

    OYUN VE EGLENCE BOLUMU

    5295 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir guvercinin pesine dusup onunla eglenen bir adam gormustu: "Bir seytan bir seytaneyi takip ediyor!" buyurdular."
    Ebu Davud, Edeb 65, (4940); Ibnu Mace, Edeb 44, (3765).

    5296 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (dovusturmek icin) hayvanlarin arasini kizistirmayi yasakladi."
    Ebu Davud, Cihad 56, (2562); Tirmizi, Cihad 30, (1708, 1709).

    5297 - Yine Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Kendisinde ruh olan hicbir canliyi (atislariniza) hedef ittihaz etmeyin."
    Muslim, Sayd 58, (1957); TirmizI, Sayd 1, (1475); Nesai, Dahaya 41, (7, 238, 239).

    5298 - Abdullah Ibnu Cafer Ibni Ebi Talib radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir keciyi hedef ittihaz ederek ok atmakta olan bir kalabaliga rastlamisti. Bu halden hic hoslanmadi ve: "Hayvanlara eziyet vermeyin!" buyurdu."
    Nesai, Dahaya 42, (7, 239).

    5299 - Serid Ibnu Suveyd radiyallahu anh anlatiyor: "Kim bir kusu bos yere sirf eglence olsun diye oldururse Kiyamet gunu, o kus, sesini yukselterek Allah'a soyle seslenir:
    "Ey Rabbim! Falan beni bos yere oldurdu, bir menfaat icin oldurmedi."
    Nesai, Dahaya 42, (7, 239).

    5300 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, hayvanlardan herhangisi olursa olsun, "sabran" oldurulmesini yasakladi."
    Muslim, Sayd 60, (1959).
#11.10.2009 14:48 0 0 0
  • 5301 - Hz. Bureyde radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Kim tavla oyunu oynarsa elini domuz kanina bulamis gibi olur"
    Muslim, Si'r 10, (2260); Ebu Davud, Edeb 64, (4939).

    5302 - Hz. Aise radiyallahu anha'nin anlattigina gore, "(Mahallesinde oturan bir ailede tavla bulundugu haberi kendisine ulasir. Bunun uzerine onlara:)
    "Eger tavlayi evinizden cikarmazsaniz ben sizi mahallemden cikaracagim!" diye haber gonderir. Boylece onlarin tavla bulundurmalarini hos karsilamadigini ifade eder."
    Muvatta, Ru'ya 6, (2, 958).

    MUBAH OYUNLAR

    5303 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yaninda bebeklerle oynardim. Arkadaslarim (da oynamak icin) yanima gelirlerdi. Resulullah aleyhissalatu vesselam (eve gelince, utanarak) saklanirlardi. Ama Aleyhissalatu vesselam onlari tekrar bana gonderirdi. Beraber oynamaya devam ederdik."
    Buhari, Edeb 81; Muslim, Fedailu's-Sahabe 81, (2440); Ebu Davud, Edeb 62, (4931, 4932).

    5304 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Habesliler, harbeleriyle, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yaninda oynarlarken Omer Ibnu'I-Hattab radiyallahu anh iceri girdi. Hemen yere egilip cakil alarak onlara firlatti. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Omer! Birak onlari (oynasinlar)! Zira onlar Beni Erfide'dirler" buyurdu."
    Buhari, Cihad 79; Muslim, lydeyn 22, (893); Nesai, lydeyn 35, (3,196).

    5305 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Ben mescidde oynayan Habeslileri seyrederken Resulullah aleyhissalatu vesselam'in beni ridasi ile orttugunu hatirliyorum. Bu hal ben seyretmekten usanincaya kadar devam etti. Benim gibi, genc yasinda bir kizin eglenceye ne kadar duskun olacagini varin siz takdir edin."
    Buhari, Salat 69, Iydeyn 2, 3, 25, Cihad 81, Menakib 15, Fezailu'l-Ashab 46, Nikah 82, 114; Muslim, lydeyn 18, (892); Nesai, Iydeyn 35, (3, 195).

    5306 - Yine Hz. Aise radiyallahu anh , Nesai'de gelen bir baska rivayetinde soyle demistir: "Bir bayram gunu Sudanlilar, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yanina oynayarak geldiler. Aleyhissalatu vesselam beni cagirdi. Resulullah'in omuzunun ustunden onlari seyrediyordum. Kendi arzumla ayrilincaya kadar bakmaya devam ettim. (Resulullah seyretmemi kesmedi)."
    Nesai, lydeyn 34, (3, 195).

    5307 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Medine'ye (hicretle) geldigi zaman, onun gelisinden sevinc izhari olarak, Habesliler harbeleriyle oynadilar."
    Ebu Davud, Edeb 59, (4923).

    LANETLEME VE SOVME

    5308 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Mu'min ne ta'n edici, ne lanet edici, ne kaba ve cirkin sozlu, ne de hayasizdir."
    Tirmizi, Birr 48, (1978).

    5309 - Ebu'd-Derda radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Laneti cok yapanlar Kiyamet gunu sefaatci olamazlar, sehid de olamazlar."
    Muslim, Birr 85, (2598); Ebu Davud, Edeb 53, (4907).

    5310 - Semure Ibnu Cundub radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Birbirinize, Allah'in laneti, Allah'in gadabi ve cehennem temennisiyle bedduada bulunmayin."
    Ebu Davud, Edeb 53, (4906); Tirmizi, Birr 48, (1977).
#11.10.2009 14:49 0 0 0
  • 5311 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Ey Allah'in Resulu! Musriklere beddua et, onlari lanetle!" denilmisti. Su cevabi verdi:
    "Ben rahmet olarak gonderildim, lanetleyici olarak degil!"
    Muslim, Birr 87, (2597).

    5312 - Hz. Ebu Zerr radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Bir kimse diger bir kimseyi fiskla veya kufurle itham etmesin. Aksi taktirde, itham edilen arkadasinda bunlar yoksa, kelime kendine donderilir."
    Buhari, Edeb 44.

    5313 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Sovusen iki kisinin soyledikleri(nin vebali), mazlum olan tecavuzde bulunmadikca baslayana aittir."
    Muslim, Birr 68, (2587); Ebu Davud, Edeb 47, (4894); Tirmizi, Birr 51, (1982).

    5314 - Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor; "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Allah Teala hazretleri soyle dedi: "Ademoglu, dehre soverek beni uzuyor. Halbuki ben dehrim. Emir benim elimde. Gece ve gunduzu ben ceviririm."
    Buhari, Edeb 101, Tefsir, Casiye 1, Tevhid 5; Muslim, Elfaz 2, (2246); Muvatta, Kelam 3, (2, 984); Ebu Davud, Edeb 181, (5274).

    5315 - Ibnu Abbas radiyallahu anhumanlatiyor: "Bir kisinin ridasini ruzgar savurmustu, tutup ruzgara lanet etti. Resulullah aleyhissalatu vesselam mudahale buyurdu:
    "Sakin ruzgara lanette bulunmayin. O memurdur, (Allah'in emriyle) is gormektedir. Sunu bilin ki, kim bir seye haksizlikla lanet ederse, lanet kendisine doner."
    Ebu Davud, Edeb 53, (4908); Tirmizi, Birr 48, (1979).

    5316 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Bu ruzgar, Allah'in rahmetindendir. Rahmeti de, azabi da getirir. Onu gorunce, sakin ona sovmeyin. Allah'tan ruzgarin hayr (getirmes)ini dileyin, serr (getirmes)inden Allah'a siginin."
    Ebu Davud, Edeb 113, (5097).

    5317 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Olulere sovmeyin. Cunku onlar (sagken hayirdan ve serden) gonderdiklerine kavustular."
    Buhari, Cenaiz 97, Rikak 42; Ebu Davud, Edeb 50, (4899); Nesai, Cenaiz 51, 52, (4, 52, 53).

    5318 - Mugire Ibnu S'u'be radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Oluler hakkinda kotu konusmayin, sonra dirileri uzersiniz."
    Tirmizi, Birr 51, (1983).

    5319 - Abdullah Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Olulerinizin iyiliklerini zikredin, kotuluklerini zikretmeyin."
    Ebu Davud, Edeb 50, (4900); Tirmizi, Cenaiz 34, (1019).

    5320 - Imran Ibnu Husayn radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir seferdeydi. Ensardan bir kadin devesinin uzerinde giderken yuksek sesle devesine lanet okudu. Bunu isiten Aleyhissalatu vesselam: "Devenin uzerindeki esyalari alin ve deveyi saliverin, zira artik o lanetlenmistir" buyurdular."
    Imran radiyallahu anh der ki: "Sanki ben deveyi insanlar arasinda yururken gorur gibiyim, kimse ona dokunmuyordu."
    Muslim, Birr 80, (2595); Ebu Davud, Cihad 55, (2561).
#11.10.2009 14:49 0 0 0
  • 5321 - Zeyd Ibnu Halid radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Horoza sovmeyin! Zira o, namaz icin uyandiriyor."
    Ebu Davud, Edeb 115, (5101).

    RESULULLAH ALEYHISSALATU VESSELAM'IN LANETETTIKLERI

    5322 - Ebu't-Tufeyl radiyallahu anh anlatiyor: "Ali Ibnu Ebi Talib radiyallahu anh'a bir adam gelerek:
    "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in sana tevdi ettigi sir nedir?" diye sormustu. Hz. Ali buna ofkelendi ve:
    "Resulullah aleyhissalatu vesselam, halka gizledigi hicbir seyi bana sir olarak vermedi. Su kudar var ki, bana dort kelime soyledi!" dedi. Adam:
    "Nedir onlar, soyler misin?" deyince, Hz. Ali:
    "Allah'tan baskasinin adina kesene Allah lanet etsin. Ebeveynine lanet edene lanet etsin. Bid'atciyi himaye edene Allah lanet etsin. Tarlanin sinir taslarini degistirene Allah lanet etsin!"
    Muslim, Edahi 43, (1978); Nesai, Dahaya 34, (7, 232).
    Rezin, Ibnu Abbas'tan su ziyadede bulundu: "A'mayi yoldan men eden mel'undur. Bir hayvana temasta bulunan mel'undur. Lut kavminin pis isini yapan mel'undur."

    5323 - Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ribayi yiyeni, yedireni, riba akdini yazani, sadakaya (zekata) mani olani, dovme yapani, dovme yaptirani -hastalik sebebiyle olan haric- hulle yapani, hulle yaptirani lanetledi."
    Nesai, Zinet 25, (8, 147).

    5324 - Muhammed Ibnu Abdirrahman, annesi Amra Bintu Abdirrahman'dan naklen anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam nebbas (mezar soyan) erkek ve kadinlara lanet etti."
    Muvatta, Cenaiz 44, (1, 238).

    5325 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Allahim, ben senden hulf etmeyecegin bir ahd talep ediyorum. (Biliyorsun) ben bir beserim. Hangi mu'mine (hataen) eziyet verir, kirici soz sarfeder, lanette bulunur, degnek vurup (canini yakar)sam bu haksizligi onun hakkinda, Kiyamet gunu bir rahmet, (sevabinda) bir artis, sana bir yaklasma vesilesi kil."
    Buhari, Da'avat 34; Muslim, Birr 90, (2601).

    5326 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yanina iki kisi girdi. Resulullah'a bir seyler soylediler. Fakat ne soylediklerini bilmiyorum. Soyledikleriyle Aleyhissalatu vesselam'i kizdirmislardi. Onlara lanet etti, sebbetti (kirici konustu). Adamlar cikinca:
    "Vallahi! Ey Allah'in Resulu! Bunlarin kazandigi hayri kim kazanabilir?" dedim.
    "Bu da ne?" buyurdular.
    "Onlara lanet ettin, sebbettin" dedim.
    "Benim Rabbime ne sart kostugumu bilmiyor musun? Dedim ki: "Allahim, ben bir beserim. (Beserin razi oldugu gibi razi olur, beserin kizdigi gibi kizarim.) Oyleyse mu'minlerden hangisine (hak etmedigi halde) lanet edersem, sebbedersem bunu onun hakkinda (tahur (gunahlarindan temizlik vesilesi)), (sevabinda) bir artis ve ucret kil!" buyurdular."
    Muslim, Birr 88, (2600).

    MEV'IZELER BOLUMU

    5327 - Ebu Idris el-Havlani, Ebu Zerr radiyallahu anh'tan anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, aziz ve celil alan Rabbinden naklen anlattigina gore, Rabb Teala soyle buyurmustur:
    "Ey kullarim! Ben nefsime zulmu haram ettim, onu sizin aranizda da haram kildim: Oyleyse birbirinize zulmetmeyin.
    Ey kullarim! Hidayet verdiklerim disinda hepiniz dall (dogru yoldan sapmislar)siniz. Oyleyse benden hidayet isteyin de sizi hidayet edeyim!
    Ey kullarim! Benim yedirdiklerim haric, hepiniz aclarsiniz. Oyleyse benden yiyecek isteyin de size yiyecek vereyim!
    Ey kullarim! Benim giydirdiklerim haric hepiniz ciplaklarsiniz! Oyleyse benden giyinme talep edin de sizleri giydireyim!
    Ey kullarim! Sizler gece ve gunduz hata isliyorsunuz. Ben ise butun gunahlari affederim. Oyleyse benden magfiret talep edin de sizleri bagislayayim.
    Ey kullarim! Bana zarar verme mevkiine ulasamazsiniz ki bana zarar veresiniz! Bana fayda saglama mertebesine de ulasamazsiniz ki bana menfaat saglayasiniz.
    Ey kullarim! Sayet sizlerin oncekileri sonrakileri; insi olanlari, cinni olanlari hepsi de sizden en muttaki bir insanin kalbi uzere olsaydiniz, bu benim mulkumde hic bir seyi zerre miktar artirmazdi.
    Ey kullarim! Eger sizin oncekileriniz ve sonrakileriniz, insi olanlariniz, cinni olanlariniz sizden en facir bir kimsenin kalbi uzere olsaydiniz, bu benim mulkumden zerre kadar bir eksiklik hasil etmezdi.
    Ey kullarim! Eger sizlerin oncekileri ve sonrakileri, insi olanlari, cinni olanlari bir duzlukte toplanip bana talepte bulunsaydiniz, ben de her insana istedigini verseydim, bu, benim nezdimde olandan, ignenin denize batirildigi zaman hasil ettigi eksilme kadar bir noksanlik ancak meydana getirirdi.
    Ey kullarim! Bunlar sizin amelleriniz, onlari sizin icin sayiyorum. Sonra bunlarin karsiligini size odeyecegim. Oyleyse sizden kim bir hayirla karsilasirsa Allah'a hamd etsin. Kim de hayir degil de baska bir sey bulursa, kendinden baska bir seyi levmetmesin (kinamasin, basina geleni kendinden bilsin)."
    Muslim, Birr 55, (2577); Tirmizi, Kiyamet 49, (2497).

    5328 - Ubeyy Ibnu Ka'b radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam gecenin ucte ikisi gecince kalkar ve: "Ey insanlar! Allah'i zikredin! Allah'i zikredin! "Sarsici" kesinlikle gelecektir; "takipci" de onun arkasindan gelecektir. Olum, icindeki (siddet ve sikinti)larla gelecek, (oyleyse ahirete hazirlanin!)" derdi." Ubey devamla dedi ki:
    "Ey Allah'in Resulu dedim, ben sana cok salat oku(mak isti)yorum. (Duamda) ne miktarini sana salat u selam yapayim?"
    "Diledigin kadar!" buyurdular.
    "Dortte bir (yeter mi)?" dedim.
    "Diledigin kadar!" buyurdular, "Eger artirirsan, bu senin icin daha hayirli!" dediler.
    "Yari(ya ne dersiniz)?" dedim.
    "Diledigin kadar!" buyurdular, "Eger artirirsan, bu senin icin daha hayirli!" dediler.
    "Ucte iki(ye ne dersiniz?)" dedim.
    "Diledigin kadar!" buyurdular, "Eger artirirsan, bu senin icin daha iyi!" dediler.
    "(Kendim icin dua ettigim vaktin) tamamini size salat u selam okumaya ayirayim mi?" dedim.
    "Bu takdirde, (dunyevi ve uhrevi) dilegin kabul edilir, gunahin affedilir!" buyurdular."
    Tirmizi, Kiyamet 24, (2459).

    5329 - Ukbe Ibnu Amir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bir gun cikip, Uhud sehidlerine cenazelere kildigi namazla namaz kildi. Sonra minbere gecti:
    "Ben dedi, sizden once (havuzun basina) varacagim ve ben size sahidlik yapacagim. Simdi, su anda ben, vallahi havzimi goruyorum. Bana arzin hazinelerinin anahtarlari verildi. Vallahi ben artik sizin benden sonra sirke dusmenizden korkmuyorum. Fakat sizin dunya hususunda birbirinizle rekabete, cekememizlige dusmenizden korkuyorum."
    Buhari, Rikak 53, 7, Cenaiz 73, Menakib 25, Megazi 17, 27; Muslim, Fezail 30, (2296).

    5330 - Ebu Kebse el-Enmari radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
    "Uc sey vardir, (bunlarin dogrulugu hususunda size) yemin ederim. Ayrica bir de hadis soyleyecegim, bunlari iyi belleyin: Kisinin mali sadaka sebebiyle eksilmez. Bir kula haksiz zulum yapilir o da sabrederse, Allah onun izzetini (dunya ve ahirette) mutlaka artirir. Bir kul dilenme kapisini acti mi, onunla birlikte Allah da o zavalliya fakirlik kapisini acar."
    Tirmizi, Zuhd 17, (2326).
#11.10.2009 14:50 0 0 0