5901 - Ebu Umame radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Allah Teala hazretleri her hak sahibine hakkini verdi. Oyleyse varis lehine vasiyet yoktur. Cocuk yataga aittir. Zani icin mahrumiyet vardir.
Gercek hesaplari Allah'a aittir. Kim kendisini babasindan baskasina nisbet eder veya hakiki velisinden baskasini veli gosterirse, Kiyamet gunune kadar Allah'in laneti uzerine olsun."
Resulullah devamla dedi ki: - Kadin, kocasinin evinden onun izni olmadan (baskasina) infak edemez!"
Kendisine: "Ey Allah'in Resulu! Yiyecek de mi?" denildi.
- Bu, mallarinizin en kiymetlisidir!" buyurdular. Sonra sozlerine soyle devam ettiler: "Ariyet (olarak alinan sahibine) odenir. Minha (olarak alinan sahibine) geri verilir. Borc odenir, kefil olan borclu sayilir."
Tirmizi, Vesaya 5, (2121); Ebu Davud, Buyu' 90, (3565).
5902 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Uzumu kerm diye isimlendirmeyin. "Vay su dehrin mahrumiyet ve husranina!" diye kahirli soz soylemeyin. Zira Allah'in kendisi dehr'dir."
Buhari, Edeb 101; Muslim, Elfaz 516, (2246, 2247); Ebu Davud, Edeb 81, (4974); Muvatta, Kelam 3, (2, 984).
5903 - Vail Ibnu Hucr radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kerm demeyin, fakat ineb ve habele (asma) deyin."
Muslim, Elfaz 12, (2248).
5904 - Abdullah Ibnu Habesi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim bir sidre agacini keserse, Allah onun basini cehenneme uzatir."
Ebu Davud, Edeb 171, (5239).
Bu hadis hakkinda kendisine sorulunca Ebu Davud su cevabi vermistir:
"Bu hadis muhtasardir. Manasi sudur: "Kirda bayirda yolcularin ve hayvanlarin golgesinden istifade ettikleri bir sidre agacini, o agacta herhangi bir hak sahibi olmayan bir kimse, haksiz olarak keserse Allah onun basini cehenneme uzatir" demektir."
5905 - Hasan Ibnu Ibrahim anlatiyor: "Hisam Ibnu Urve'ye sidre agacinin kesilmesi hakkinda (caiz mi, degil mi diye) sordum. Bu sirada Urve'nin kasrina dayali vaziyette idi, soyle cevap verdi:
"Su kapilari, kapi kanatlarini hep gormuyor musun? Bunlarin hepsi Urve'nin sidre agacindandir. Urve onu tarlasindan kesmis ve: "Bunda bir beis yok!" demisti." Bir baska rivayete gore, Hisam, soru sahibi Hasan Ibnu Ibrahim'e cevabinda soyle devam etmistir: "Ey Irakli ! Bu (yasak hikayesi, senin getirdigin bir bid'adir." Hasan Ibnu Ibrahim, Hisam'a: "Hayir bid'a sizin canibinizden geldi. Ben Mekke'de soyle soyleyeni isittim: "Allah sidre agacini kesen kimseye lanet etsin!)"
Ebu Davud, Edeb 171, (5241).
5906 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Yanlarinda yuzu daglanarak en vurulmus bir merkep oldugu halde Resulullah aleyhissalatu vesselam'a ugrayanlar oldu: "Bunu boyle enleyenlere Allah lanet etsin!" buyurdular ve yuze vurmaktan ve yuzu enlemekten nehyettiler."
Muslim, Libas 106, (2116); Ebu Davud, Cihad 56, (2564); Tirmizi, Cihad 30, (1710).
5907 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, yuzunden enlenmis bir merkeb gormustu, bunu uygun bulmadigini belirtti ve:
"Allah'a yemin olsun! (Ben olsaydim) eni bu hayvanin yuzunun en uzak noktasina vururdum!" buyurdu. Sonra emir verdi, kendi merkebinin sagrilarina en vuruldu. Boylece sagrilari ilk daglayip (en vuran) Aleyhissalatu vesselam oldu."
Muslim, Libas 108, (2118).
5908 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Abdullah Ibnu Ebi Talha'yi, tahnik ediversin diye Resulullah aleyhissalatu vesselam'a goturdum. Onu elinde en vurma sisi oldugu halde zekat develerini enlerken buldum."
Buhari, Libas 22, Zekat 69, Zebaih 35; Muslim, Libas 112, (2119); Ebu Davud, Cihad 57, (2563).
5909 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Karanlik coktugu zaman veya gece geldigi zaman cocuklarinizi disari salmayin. Cunku seytanlar bu esnada her tarafa yayilirlar. Yatsi vaktinden bir muddet gecince, onlari serbest birakin. Kapini kapa, Allah'in ismini zikret. Kandilini sondur, Allah'in ismini zikret. Yemek kabinin agzini kapa ve Allah'in ismini zikret, (kapayacak bir sey bulamadigin taktirde (cubuk gibi) herhangi bir seyi uzerine uzatip koymak suretiyle de olsa (bunu yap)! Zira seytan, kapali kapiyi acamaz. Kandilleri sondurun, zira fasikcik (fare), olur ki, fitili ceker de ev halkini yakar."
Buhari, Bed'u'l-Halk 11, 14, Esribe 22, Isti'zan 49, 50; Muslim, Esribe 96, (2012); Muvatta, Sifatu'n-Nebi 21, (2, 928, 929); Ebu Davud, Esribe 22, (3731, 3732, 3733, 3734); Tirmizi, Et'ime 15, (1813).
5910 - Hz. Ibnu Abbas radiyallahu anh anlatiyor: "Bir fare gelerek cektigi bir fitili Resulullah aleyhissalatu vesselam'in onune, uzerinde oturmakta oldugu hasir minderin ustune birakip gitti. Fitil, hasirdan bir dirhem kadar bir yer yakti. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam:"Uyuyacaginiz zaman kandillerinizi sondurun. Zira seytan, boylelerine rehberlik edip boylesi isler yaptirarak sizi yakar" buyurdular."
Ebu Davud, Edeb 173, (5247).
5911 - Ebu Musa radiyallahu anh anlatiyor: "Medine'de bir ev, geceleyin aile halki icinde oldugu halde yandi. Durumlari Aleyhissalatu vesselam'a haber verilmisti: "Bu ates var ya! Sizin dusmaninizdir. Uyudugunuz zaman onu sondurun de size zarar vermesin!" buyurdular."
Buhari, Isti'zan; Muslim, Esribe 101, (2016).
5912 - Ali Ibnu Omer Ibni Ali Ibni'l-Huseyn Ibni Ali radiyallahu anhum anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ayaklar cekildikten sonra (evlerden disari) cikmayi azaltin. Cunku Allah Teala hazretlerinin hirkisim hayvanati vardir, bu saatten sonra (yuvalarindan cikip) ortaliga yayilirlar."
Ebu Davud, Edeb 115, (5103).
5913 - Rafi' Ibnu Hadic radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Medine'ye geldiginde, Medineliler hurma telkih ediyorlardi:
"Ne yapiyorsunuz?" diye onlara sordu. Medineliler:
"Bu, eskiden beri yapmakta oldugumuz bir sey!" deyip (acikladilar). Aleyhissalatu vesselam da: "Eger bunu yapmasaniz belki de sizin icin daha iyi olur!" buyurdular. Bunun uzerine Medineliler o isi biraktilar. Hurma agaclari (o yil cagla) doktu (ve meyve tutmadi).
Durum Aleyhissalatu vesselam'a haber verilince soyle buyurdular:
"Bilin ki, ben bir beserim. Size dininizle ilgili bir emirde bulunursam onu derhal alin. Eger kendi re'yime dayanan bir sey emredersem, bilin ki ben bir insanim!"
Muslim, Fezail 140, (2362).
5914 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Horozlarin ottugunu isittiginiz vakit, AIlah'tan lutuf ve ikramini talep edin. Zira onlar bir melek gormustur. Merkebin anirmasini isittiginiz zaman seytandan Allah'a siginin. Cunku o da bir seytan gormustur."
Buhari, Bed'u'l-Halk 15; Muslim, Zikr 82, (2729); Ebu Davud, Edeb 115, (5102); Tirmizi, Da'avat 58, (3455).
5915 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Geceleyin kopeklerin havlamasini ve merkeplerin anirmasini isittiginiz zaman, seytandan Allah'a siginin. Cunku onlar, sizlerin gormediklerinizi gorurler."
5916 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Iyne usuluyle alis-veriste bulunur, sigirlarin pesine duser ziraate razi olur ve cihadi da terkederseniz, Allah size oyle bir zillet verir ki, dininize tekrar rucu etmedikce o zilleti kaldirmaz."
Ebu Davud, Buyu' 56, (3462).
5917 - Ebu Umame radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in saban ve diger bir ziraat aleti gorunce: "Bunun girdigi bir eve, Allah mutlaka zillet de sokar!" dedigini isittim."
Buhari, Hars 2.
5918 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Kisra'ya ve Necasi'ye -bu Necasi uzerine cenaze namazi kildigi Necasi degildir- ve butun inatci cebbarlara, onlari aziz ve celil olan Allah'a davet eden mektuplar yazdi."
Muslim, Cihad 75, (1774); Tirmizi, Isti'zan 23, (2717).
5919 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Kisra'ya memtubunu gondermisti. Kisra, mektubu okuyunca yirtti. Aleyhissalatu vesselam da "paramparca olmalari icin" beddua etti."
Buhari, Ilm 7.
5920 - Usame Ibnu Zeyd radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam uzerinde semer bulunan bir merkebe bindi, altinda Fedek kadifesi vardi. Usame'yi de arkasina aldi. Beni'l-Haris Ibnu'I-Hazrec'te oturan Sa'd Ibnu Ubade radiyallahu anh'a, Bedir savasindan once gecmis olsun ziyaretine gitti: Beraberce giderken, aralarinda Abdullah Ibnu Ubey Ibnu Selul'un de bulundugu bir cemaate rastladilar, oturuyorlardi. Abdullah Ibnu Ubey o sirada henuz musluman olmamisti. Cemaatte muslumanlar, musrikler, putperest olanlar, yahudiler, muslumanlar karisik vaziyette idi. Bu cemaatte Abdullah Ibnu Ravaha radiyallahu anh da vardi. Onlara Resulullah'in bindigi merkebin kaldirdigi toz isabet edince, Abdullah Ibnu Ubey burnunu ortusuyle sarip: "Bizi toz icinde birakma!" diye homurdandi. Resulullah aleyhissalatu vesselam cemaate selam verip durdu. Merkepten inip onlari Allah'a davet etti, onlara Kur'an okudu. Abdullah Ibnu Ubey, Aleyhissalatu vesselam'a:
"Be adam! Bundan daha guzel bir sey yok. Eger soyledigin hak ise, bizim cemaatimizi rahatsiz etme, evine don! Kim sana gelirse ona anlat!" dedi. Bunun uzerine Abdullah Ibnu Ravaha da:
"Evet ey Allah'in Resulu! Sen bizim toplantilarimiza gel! Zira biz bunu istiyoruz!" dedi. Bundan sonra muslumanlar, musrikler ve yahudiler aralarinda atistilar. Nerdeyse birbirleriyle kapisacaklardi. Resulullah aleyhissalatu vesselam onlari yatistirmak icin gayret sarfetti ve sustular.
Resulullah da binegine atlayarak yoluna devam etti ve Sa'd Ibnu Ebi Vakkas'in yanina gelip evine girdi. Aleyhissalatu vesselam ona:
"Ey Sa'd! Ebu Hubab'in ne dedigini isittin mi?" dedi. Ebu Hubab'la Abdullah Ibnu Ubey'i kastediyordu. "Soyle soyle soyledi" buyurdu. Sa'd Ibnu Ubade:
"Ey Allah'in Resulu! Onu affet, Sana Kitab'i gonderen Zat-i Zulcelal'e kasem olsun. Allah'in sana indirdigi Hak geldigi zaman, bu beldenin ahalisi, ona tac giydirmeye, sarik sarmaya ittifak etmislerdi. Allah Teala hazretleri sana verdigi bu hakikatla onun basa gecmesini engelleyince, bu onun bogazina takildi. Iste, sahid oldugun densizligi ona yaptiran da budur!" dedi. (Bu aciklama uzerine) Resulullah onu bagisladi.
Resulullah aleyhissalatu vesselam ve ashabi, musrikleri ve Ehl-i Kitabi Allah'in emrettigi uzere bagisliyorlar, onlarin eza ve cefalarina sabrediyorlardi. Allah Teala hazretleri soyle buyurmustu: "Muhakkak siz, malinizda ve caninizda imtihan olunacaksiniz ve sizden once kendilerine kitap verilmis olanlardan ve Allah'a ortak kosanlardan pek cok incitici sozler isiteceksiniz. Eger sabreder ve takvaya sarilirsaniz, iste bu, ugrunda azim ve sebat edilmeye deger islerdendir" (AI-i Imran 186). Rab Teala bir baska ayet-i kerimede de soyle buyurmustur: "Kitap ehlinden cogu, imaninizdan sonra sizi tekrar inkara dondurmek isterler. Bu, kendilerine hak iyice belli olduktan sonra nefislerinde duyduklari kiskanclik yuzundendir. Allah'in emri gelinceye kadar onlara aldiris etmeyin ve onlari kinamayin. Muhakkak ki, Allah her seye hakkiyla kadirdir" (Bakara 109).
Resulullah aleyhissalatu vesselam, Allah'in buradaki emrini afla te'vil ediyordu. Bu hal Allah'in onlarla (savasa) izin vermesine kadar devam etti. (Izin gelince) Aleyhissalatu vesselam Bedir gazvesini yapti. (Bu savasta) Allah Teala hazretleri Kureys'in ileri gelenlerinin canlarini aldi. Aleyhissalatu vesselam ve ashabi zafer ve ganimet elde ederek ve Kureys'in ileri gelenlerini de esir alarak donduler. Abdullah Ibnu Ubey Ibni Selul ve beraberindeki putperest musrikler:
"Bu (Islam) hadisesinin artik talihi dondu!" dediler. Resulullah aleyhissalatu vesselam'a Islam uzere biat ettiler ve musluman oldular."
Buhari, Cihad 127, Tefsir, Al-i Imran 15, Marda 15, Libas 98, Edeb 115, Isti'zan 20, Muslim, Cihad 116, (1798).
5921 - Halid Ibnu Ma'dan anlatiyor: "Muaviye Ibnu Ebi Sufyan radiyallahu anhuma'ya (hilafeti esnasinda) Mikdam Ibnu Ma'dikerb, Amr Ibnu'I-Esved ve Kinnesrin ahalisinden Beni Esedli bir adam bir heyet halinde geldiler.
Hz. Muaviye, Mikdam'a: "Hasan Ibnu Ali radiyallahu anhuma'nin vefat ettigini biliyor musun?" dedi. Haberi isiten Mikdam "Inna lillah ve inna ileyhi raciun!" diyerek (uzuntusunu ifade) etti). Ona falan (Muaviye):
"Bunu bir musibet mi addediyorsun?" dedi. Mikdam:
"Niye musibet addetmiyeyim? Resulullah aleyhissalatu vesselam onu kucagina almis, "Bu bendendir. Huseyin ise Ali radiyallahu anhuma'dandir!" buyurmustu dedi. Beni Esed'den olan adam da (Hz. Muaviye'ye yaranmak icin, Hz. Hasan'in olumunu bir fitnenin sonmesine tesbihen):
"Allah bir atesi sondurdu!" diye soze karisti. Mikdam:
"Bugun ben, seni kizdirmaya ve hoslanmadigin seyleri sana duyurmaya devam edecegim!" dedi. Sonra soyle seslendi: "Ey Muaviye! Eger dogru soylersem beni tasdik et, yalan soylersem beni tekzib et!" Hz. Muaviye radiyallahu anh: "Pekala oyle yapacagim" dedi. Mikdam:
"Allah askina soyle! Resulullah aleyhissalatu vesselam'in altin takinmayi sakladigini isittin mi?" dedi. Hz. Muaviye: "Evet!" dedi. Mikdam:
"Allah askina soyle! Resulullah'in ipek giymeyi yasakladigini biliyor musun?" diye sordu. Hz. Muaviye: "Evet biliyorum!" dedi. Mikdam tekrar sordu:
"Allah askina soyle! Resulullah aleyhissalatu vesselam'in vahsi hayvan derisini giymeyi, uzerlerine binmeyi yasakladigini biliyor musun?"Muaviye yine:
"Evet biliyorum!" diye cevapladi. Hz. Muaviye'nin bu sozu uzerine Mikdam dedi ki:
"Allah'a kasem olsun ey Muaviye, butun bunlari ben senin evinde gordum.
Hz. Muaviye su cevabi verdi: "Ey Mikdam, anladim ki senin elinden bana kurtulus yok (soylediklerin hep dogru)!"
Halid (Ibnu Velid) der ki: "Hz. Muaviye, Mikdam radiyallahu anhuma ya diger iki arkadasina (Amr Ibnu'I-Esved ve Esedli adam) nazaran daha cok ihsan ve atada bulunulmasini emretti. Ayrica (Mikdam'in) ogluna (beytu'I- mal'den) ikiyuz (dirhem) tahsisatta bulundu. Mikdam ise (Hz. Muaviye'nin verdigi) ihsanlari arkadaslarina dagitti. Esedli ise aldiklarindan kimseye birsey vermedi.
Bu durum Hz. Muaviye'ye ulasinca.. "Mikdam kerem sahibi comert birisidir. Elini acmistir. Esedli adam ise malik oldugu seyi iyi tutan birisidir" dedi."
Ebu Davud, Libas 43, (4131 ); Nesai, Fere've'l-Atire 12, (7, 176).
5922 - Abdullah Ibnu Amr el-Huzai, babasi radiyallahu anh'tan naklediyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, Fetih'ten sonra beni cagirdi ve benimle, Mekke'ye Ebu Sufyan'a, Kureysliler arasinda dagitmasi icin, biraz mal gondermek istedi. Bana: "Kendine bir arkadas ara!" buyurdu. Derken bana Amr Ibnu Umeyye ed-Damri geldi ve: "Duydum ki, sen Mekke'ye gidecekmissin ve yanina bir arkadas ariyormussun!" dedi.
"Evet!" dedim.
"Ben sana arkadasim!" dedi. Ben hemen Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelip:
"Kendime bir arkadas buldum!" dedim.
"Kim?" buyurdular.
"Amr Ibnu Umeyye'dir!" dedim.
"O, kavminin yoresine gelince ona karsi muteyakkiz ol! Cunku evvel adam soyle demis: "Bekri arkadasina guvenme!" buyurdular! Derken yola ciktik, Ebva'ya kadar geldik. Amr: "Benim, kavmimle bir isim var. Beni burada biraz beklemeni arzu ediyorum!" dedi. Ben de: "Isin rast gelsin!" dedim. Ayrilinca, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in sozunu hatirlayip devemi hizlandirdim, (Ebva'dan) cikip deveyi hizli yurumeye zorladim. Ezafir'e gelince, Amr'in bir grup adamla karsimdan geldigini gordum. Devemi daha da hizlandirdim ve onu gectim. Kendine hedef olmaktan kurtuldugumu anlamisti, yanindakiler geri dondu. Amr (tek basina) bana yetisti ve:
"Kavmimle bir isim vardi! (Isimi gorup bitirdim)" dedi. Ben de:
"Pekala!" dedim. Yolumuza devam edip Mekke'ye geldik. Ben emanet mali Ebu Sufyan radiyallahu anh'ateslim ettim."
Ebu Davud, Edeb 34, (4861).(Hadisin senedi zayiftir).
5923 - Hemmam Ibnu Munebbih anlatiyor: "Ebu Hureyre radiyallahu anh bize pekcok hadis soylemisti. (Bir defasinda) soyle dedi: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Sizden one yasayanlardan bir adam, bir kimseden bir akar satin aldi. Bu akari satin alan kimse, orada, icinde altin bulunan bir kup buldu. Satana gelip: "Altinini al! Ben senden akari satin aldim, altini satin almadim!" dedi. Satan da: "Ben sana araziyi icinde bulunan herseyiyle birlikte sattim!" dedi. (Anlasamayinca) bir adami hakem tayin ettiler. Adam (onlari dinledikten sonra): "Sizin cocuklariniz var mi?" dedi. Onlardan biri: "0glum var", digeri de "kizim var!" dedi. Hakem:
"Oglanla kizi evlendirin! Bu paradan ikisi icin harcayin ve tasaddukta bulunun" dedi."
Buhari, Enbiya 50; Muslim, Akdiye 21, (1721).
5924 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Insanlari, icinde binmeye mahsus tek hayvan olmayan yuz develik bir suru gibi, bulursun."
Buhari, Rikak 35; Muslim, Fedailu's-Sahabe 232, (2547); Tirmizi, Emsal 7, (2876).
5925 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Murar yoluna kim cikacak? Gercekten ondan, gunah olarak, Beni Israil'den affedilen kadar gunah affedilecek!"
Oraya ilk cikan Beni Hazrec'ten bizim suvarimiz oldu. Sonra herkes pespese oraya geldi. Aleyhissalatu vesselam:
"Kizil devenin sahibi (olan bedevi haric hepiniz magfirete erdiniz!" buyurdular. Biz adamin yanina gelip: "Gel! Sana da Resulullah istigfarda bulunuversin!" dedik. O ise bir yitigini ariyordu.
"Yitigimi bulmam, benim icin, arkadasinizin istigfarindan hayirlidir!" dedi."
Muslim, Munafik 12, (2880).
5926 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Islam'in degirmeni otuzbes veya otuzalti veya otuzyedi (yil) doner. Eger, (dini terkederek kendilerini) helak ederlerse, daha once helak olanlarin yolunu tutmus oturlar. Dinleri ayakta kalirsa, onlar icin yetmis yil ayakta kalir!"
Ben dedim ki: "(Bu yetmis yillik muddet) zikri gecen (otuzbes yillik muddet)ten sonra mi baslayacak, yoksa gecen kisim buna dahil mi?"
"Mezkur muddet buna dahildir!" buyurdular. "
Ebu Davud, Fiten 1, (4254).
5927 - Sad Ibnu Ebi Vakkas radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Umid ederim ki Allah, ummetimi Rabbinin nezdinde yarim gun tehirden aciz kilmayacaktir."
Sa'd'a: "Yarim gun ne kadardir?" diye sorulmustu: "Besuz yil" diye cevap verdi."
Ebu Davud, Melahim 18, (4350).
5928 - Isa Ibnu Vakid radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Yuzseksen (hicri) yili gelmis olsaydi, ummetime bekarlik ve daglarin baslarinda ruhbanligi helal kilardim."
Rezin tahric etmistir.
5929 - Ummu Seleme radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam fareye fuveysika der ve sunu ilave ederdi:
"Ben bunu meshe ugramislardan biliyorum. Cunku o, kendisine (icmesi icin) deve sutu konulsa onu icmez. Ama koyun sutu verilse onu icer."
Rezin tahric etmistir. Buhari'de kaydedilmistir (Bed'u'l-Halk 15; Muslim, Zuhd 62, (2997).
5930 - Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Ey Allah'in Resulu! Maymun ve domuzlar Allah Teala'nin mesh ettigi insanlardan mi?" diye sorulmustu. Su cevabi verdi: "Allah Teala hazretleri bir kavmi helak etti mi ona nesil (devam) vermez. Maymun ve domuzlar daha once de vardi."
Muslim, Kader 33, (2663).
5931 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir gun): "Aranizda mugarribler goruldu mu?" diye sordu. Ben:
"Mugarribler de ne?" dedim.
"Onlar kendilerine cinlerin istirak ettikleri kimselerdir!" buyurdular."
Ebu Davud, Edeb 116, (5107).
5933 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Omrun biraz uzarsa ellerinde sigir kuyrugu gibi birseyler tasiyan birtakim insanlari cok gecmeden goreceksin. Onlar Allah'in gadabina ugrayarak sabaha ererler, Allah'in nesetine ugrayarak aksama ererler."
Resulullah bir baska rivayette de: "Ates ehlinden iki sinif vardir, henuz onlari gormedim: Yanlarinda sigir kuyrugu gibi birseyler tasiyip onu insanlara vuran insanlar; giyinmis, ciplak kadinlar ki bunlar Allah'a taatten disari cikmislardir. Bunlar, baskalarini da bastan cikarirlar. Baslari deve horgucu gibidir. Bu kadinlar cennete girmek soyle dursun, kokusunu dahi almazlar. Halbuki onun kokusu su su kadar uzak mesafeden duyulur" buyurdular."
Muslim, Cennet 53, (2857), 52, (2128).
5934 - Semure Ibnu Cundub radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam derinin iki parmak arasinda dilinmesini yasakladi."
Ebu Davud, Cihad 74.
5935 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Ben Resulullah'in kimseyi dinden baska bir seye nisbet ettigini gormedim."
Ebu Davud, Edeb 86, (4987).
5936 - Ibnu Abbas radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (namazda) emrolundugu yerde aciktan okudu, emrolundugu yerde sukut etti (gizli okudu). "Ve senin Rabbin unutkan degildir" (Meryem 64); "Andolsun ki, Allah'in Resulunde sizin icin (her hususta) guzel bir ornek vardir" (Ahzab 21).
Buhari, Ezan 105.
5937 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ben size (kendiligimden) ne bir sey veriyor, ne de sizi bir seyden menediyorum: Ben sadece bir memurum (Allah'in emrine gore veriyorum)."
Bir rivayette de soyle demistir: "Ben (sadece, emre uygun sekilde) taksim ediyicim, emredildigim yere koyarim."
Buhari, Humus 7; Ebu Davud, Harac 13, (2949).
5938 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (Allah'in emir ve yasaklarini teblig eden) me'mur bir kul idi. Bize (Al-i Beytine) insanlardan ayri olarak uc sey disinda hicbir tefrikte bulunmadi. O uc sey de sunlardir:
- Abdesti mukemmel yapmamizi emretti.
- Sadaka yemememizi emretti.
- Merkebi at uzerine asirmamamizi emretti."
Tirmizi, Cihad 23, (1701); Nesai, Taharet 106, (1, 89).
5939 - Abdullah Ibnu Amr Ibni'l-As radiyallahu anhuma anlatiyor:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam bize (bazan) sabah oluncaya kadar Beni Israil kissasi anlatirdi. Anlatma isini farz namaz icin kalkinca birakirdi."
Ebu Davud; Ilm 11, (3663).
5940 - Alkame Ibnu Abdillah babasindan naklediyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam muslumanlar arasinda (tedavulu) caiz olan sikke (dokulmus paralarin) bir kusur olmadan kirilmasini yasakladi."
Ebu Davud, Buyu' 50, (3449).
5941 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'a gelerek: "Hayvanimi baglayarak mi yoksa serbest birakarak mi Allah'a tevekkul edeyim?" diye sormustu. Ona: "Bagla ve tevekkul et!" buyurdu."
Tirmizi, Kiyamet 61, (2519).
5942 - Ibrahim Nehai anlatiyor: "Dahhak Ibnu Kays, Mesruk'u isci olarak kullanmak istemisti. Umare tu'bnu Ukbe ona:
"Hz. Osman radiyallahu anh'in katillerinden baki kalmis bir adami isti'mal mi edeceksin?" dedi. Mesruk rahimehullah da ona:
"Abdullah Ibnu Mes'ud radiyallahu anh bana rivayet etti ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam baban Utbe'yi oldurmek istedigi zaman; (baban):
"Cocuklara kim hami olacak?" dedi. Aleyhissalatu vesselam da: "Ates!" buyurdular. Ben senin icin Resulullah'in (munasib gorup) razi olduguna ben de raziyim!" dedi."
Ebu Davud, Cihad 128, (2686).
5943 - Huzeyfe radiyallahu anh anlatiyor: "Necran'in iki sahibi Seyyid ve Akib, Resulullah aleyhissalatu vesselam'a geldiler. Onunla mulaane yapmak istiyorlardi.
Bunlardan biri arkadasina: "Bunu yapma! Eger (Muhammed gercek) bir peygamberse ve bize lanette bulunursa biz bir daha felah bulamadigimiz gibi, bizden sonra gelecek nesiller de iflah olmazlar!" dedi. Resulullah'a gelip:
"Biz sana istedigini verecegiz, bizimle emin birini gonder. Bizimle emin olmayani gonderme!" dediler. Aleyhissalatu vesselam:
"Ben sizinle gercekten hakkiyla emin bir adam gonderecegim" buyurdu. Bunun uzerine Resulullah'in ashabi (bu ovulen sahis olabilmek icin) ona yaklasti. Aleyhissalatu vesselam: "Ey Ebu Ubeyde Ibnu'l-Cerrah, sen kalk!" emretti. Ebu Ubeyde kalkinca, Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Iste su bu ummetin eminidir!" buyurdular."
Buhari, Fedailu'l-Ashab 21, Megazi 72, Icazetu Haberi'l-Vahid 1.
5944 - Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Seytanlar icin develer vardir. Seytanlar icin evler vardir. Seytanlara ait develere gelince, ben, onlari gordum. (Soyle ki): Biriniz, yedeginde, iyi besledigi seckin develerle (yola) cikar, bunlardan hicbirine binmez. Yol esnasinda yurumekten kesilmis (bir din) kardesine rastlar, devesine onu da almaz (iste bu develer seytana aittir, cunku gosteris ve tefahur icin beslenmistir). Seytana ait evlere gelince, onlarin, (mureffeh) insanlar tarafindan (seyahata cikinca kullanilan ve) ipeklerle ortulmus kafeslerden (hevdec) baskasi olmadigini zannediyorum"
Ebu Davud, Cihad 62, (2568).
5945 - Yine Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"(Kitlik) senesi, yagmurun yagmadigi (sene) degildir. Asil kitlik senesi, yasmur bol bol yagdigi halde yerin hicbir sey bitirmeyigi senedir."
Muslim, Fiten 44, (2904).
5946 - Mutarraf Ibnu Abdillah Ibni's-Sihir, babasindan naklen diyor ki: "Resslullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ademoglunun misali, yanibasinda doksandokuz tane (oldurucu) belanin bulunmasina benzer: Bu belalardan kurtulmus olsa bile, sonunda olunceye kadar cekecegi duskunluk hali yakalayacaktir."
Tirmizi, Kader 14, (2151).
5947 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Iki (buyuk) nimet vardir. Insanlarin cogu onlar hususunda aldanmistir:
- Sihhat,
- Ve bos vakit!"
Buhari, Rikak 1; Tirmizi, Zuhd 1, (2305).
5948 - Yine Ibnu Abbas radiyallahu anh anlatiyor: "Museylime-i Kezzab, Resulullah aleyhissalatu vesselam zamaninda (Medine'ye) gelip ve: "Eger Muhammed bu isi (hilafeti) kendinden sonra bana birakirsa ben ona tabi olurum" demeye basladi. Sonra kavminden kalabalik bir cemaatle Medine'ye geldi. Resulullah aleyhissalatu vesselam da Sabit Ibnu Kays Ibni Semmas ile birlikte ona ugradi. Bu sirada Aleyhissalatu vesselam'in elinde bir dal parcasi vardi. Arkadaslarinin arasinda oturmakta olan Museylime'ye yaklasti ve:
"Sen benden su parcayi istemis olsan dahi bunu sana vermem! Sen, Allah'in senin hakkindaki emrini asla tecavuz edemeyeceksin. (Sayet bana itaatten) yuz cevirecek olursan Allah mutlaka senin hakkindan gelecektir. Oyle zannediyorum ki, sen, hakkinda banna ne gosterilmis ise, o gosterilmis olan kimsesin! (Iste Sabit, bana bedel sana cevap verecek!" buyurup, oradan ayrildi.)
Ibnu Abbas der ki: "Ben, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in: "Oyle zannediyorum ki, sen, hakkinda bana ne gosterilmis ise, o gosterilmis olan kimsesin" sozu ile neyi kastettigini sordum. Ebu Hureyre radiyallahu anh bana su hususu haber verdi: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurmustu ki:
"Ben bir gun ruyamda, elimde iki altin bilezik gordum. Yine ruyamda onlara fazla bir ilgi gostermistim. Allah Teala hazretleri: "Onlara ufle!" diye vahyetti, ben de ufledim, derken ucup gittiler. Ben bunlari, benden sonra cikacak iki yalanci ile yorumladim"
Ravi, Ubeydullah der ki: "Bunlardan biri, San'a'nin sahibi el-Anesi, digeride Yemame'nin sahibi Museylime'dir.
Buhari, Menakib 25, Megazi 70, 71, Tevhid 29; Muslim, Ru'ya 21, (2273).
5949 - Seleme Ibnu Nu'aym Ibni Mes'ud el-Esca'i, babasi radiyallahu anh'tan anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in, Museylime'nin kendisine yazdigi mektubu okuyunca, mektubu getiren iki elciye soyle soyledigini isitmistir: "Bu yazdigi meselede siz ne diyorsunuz?" Elciler:
"Biz de onun soyledigini soyleriz!" dediler. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam: "Eger elcileri oldurmemek kaide olmasaydi boyunlarinizi muhakkak ucururdum!" buyurdular."
Ebu Davud, Cihad 166, (2761).
5950 - Ibnu Amr Ibnu'l-As radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, beraberinde Taif'e giderken bir kabre ugrayinca sunu soylemisti: "Bu kabir, Ebu Rigal'in kabridir. Su Harem mintikasi sebebiyle (kavmine gelen musibetten) masum kalmisti. (Harem'den harice) cikinca kavmini carpan bela onu da burada yakaladi ve buraya defnedildi. Soyledigimin delili, altindan bir dalin beraberinde gomulmus olmasidir. Eger kabri acacak olsaniz, onu bulup cikarirsiniz!"
Bunun uzerine halk, alelacele orayi kazip mezkur altin dali cikardi."
Ebu Davud, Harac 41, (3088).
5951 - Ali Ibnu Ebi Talib radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in son sozu: "Namaz! Namaz! Sag ellerinizin sahip oldugu (koleler) hakkinda Allah'tan korkun!" olmustu."
Ebu Davud, Edeb 133, (5156); ibnu Mace, Vesaya 1, (2698).
SUNNETE UYMA
5952 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim bana itaat ederse, muhakkak ki Allah'a itaat etmistir. Kim de bana isyan ederse muhakkak ki Allah'a isyan etmistir."
5953 - Ebu'd-Derda radiyallahu anh anlatiyor: "(Bir gun) Resulullah aleyhissalatu vesselam yanimiza cikageldi. Biz o sirada fakirlikten soz ediyor ve korkumuzu dile getiriyorduk.
"Fakirlikten mi korkuyorsunuz? Ruhumu kudret elinde tutan Zat-i Zulcelal'e yemin olsun! Mutlaka dunya mali uzerinize akitilacaktir. Oyleki, sizden birinin kalbini (haktan baska istikametlere) sadece ve sadece dunyalik meylettirecektir. Allah'a yemin ederim! Ben sizleri, gecesi ve gunduzu apaydin olmasi bakimindan esit olan tertemiz kalplere sahip olarak birakiyorum!" buyurdular."
Ebu'd-Derda devamla der ki: "Vallahi, Resulullah aleyhissalatu vesselam dogru soyledi. Vallahi o bizi, gecesi ve gunduzu aydinlik olmasi bakimindan esit olan tertemiz kalplere sahip olarak birakmisti."
5954 - Abdullah Ibnu Mes'ud radiyallahu anh demistir ki: "Ben size Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan bir hadis naklettigim vakit, Resulullah'in bu sozunun hakka en uygun, hidayete en muvafik ve takvaya en mutabik olduguna inanin."
5955 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Sizden birinin, benden rivayet edilen hadisleri, rahat koltuguna kurulmus vaziyette dinleyip: "(Rivayeti birak! Bana) Kur'an'dan oku!" dedigini sakin duymayayim! Soylenen guzel sozu ben soylemisimdir."
HADIS RIVAYETINDEN CEKINME
5956 - Amr Ibnu Meymun anlatiyor: "Ben, Ibnu Mes'ud radiyallahu anh ile; persembe aksamlari karsilasmayi hic aksatmazdim. Bu gelislerimde, onun herhangi bir sey hususunda: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki" dedigini hic isitmedim. Iste bu aksamlardan birinde, "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki" diyerek (soze basladi, fakat arkasini getirmeyip) basini one egdi. (Biraz bekledikten sonra) kendisine baktim. Gomleginin ilikleri cozulmus, gozlerinden yaslar bosanmis, avurtlari sismis vaziyette ayakta duruyordu.
(Bir muddet bu vaziyette, kaldiktan sonra) sozunu soyle tamamladi:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam oyle veya onun berisinde veya yukarisinda veya ona yakin veya ona benzer bir sey soylemisti."
BID'ADAN MUNAKASADAN KACMAK
5957 - Abdullah Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah, bidat sahibi, bid'atini terketmedikce, onun amelini kabul etmeyecektir."
5958 - Hz. Enes Ibnu Malik radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Batil ve haksiz yolda iken (munakasa ve) yalani birakana cennetin kenarinda bir kosk bina edilir. Hakli oldugu halde munakasayi birakan kimse icin cennetin ortasinda bir kosk bina edilir. Kim de ahlakini guzellestirirse ona cennetin en ala yerinde bir kosk bina edilir."
REY VE KIYASTAN KACMA
5959 - Muaz Ibnu Cebel radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, beni Yemen'e gonderdigi zaman soyle tenbihte bulundular: "Sakin bildigin (ser'i deliller disinda bir seyle) hukum verip, mesele cozmeye kalkmayasin! Sayet cozmede zorluk cektigin bir mesele karsina cikarsa (rastgele hukmetmekten) geri dur, meselenin aydinlanmasini bekle veya o hususu bana yaz."
5960 - Abdullah Amr Ibnu'l-As radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in soyle soyledigini isittim:
"Beni Israil'in durumu, aralarinda muvelledun denen farkli milletlere mensup esir kadinlardan dogan cocuklar tureyinceye kadar itidal uzere devam etti. Bu yeni turediler sahsi re'yleri ile fetva verip kendilerini de, baskalarini da dalalete attilar."
5961 - Cundub Ibnu Abdillah radiyallahu anh anlatiyor: "Biz erginlik cagina yaklasmis bir grup genc Resulullah aleyhissalatu vesselam ile beraberdik. Kur'an'i ogrenmezden once imani ogrendik. Sonra da Kur'an'i ogrendik. Kur'an sayesinde imanimiz daha da artti."
5962 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Bu ummette iki sinif vardir, onlarin Islam'dan hicbir nasipleri yoktur: Murcie ve Kaderiyye."
5963 - Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Iman, kalben bil(ip tasdik et)me, dil ile soyle(yip ikrar et)me, beden uzuvlariyla da amel etmektir."
5964 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim, Allah'a herhangi bir serik kosmadan tam bir ihlas yani Allah'in birligine iman, O'na halisane kulluk, namaz ve zekat vazifelerini yapma hali uzere dunyayi terkederse, Allah kendisinden razi olmus halde olmus olur."
Hz. Enes radiyallahu anh devamla der ki: "Iste bu hal, peygamberlerin hepsi tarafindan getirilmis olan (ve Allah indinde makbul oldugu Kur'an'da belirtilen (Al-i Imran 19)) gercek dindir. Bu dini, peygamberler, Rablerinden alip beseri hevaya dayanan (felsefi nazariye ve) iddialar ortaligi kaplamazdan once, insanlara teblig etmislerdi.
Bu hakikati tasdik eden Kur'ani nasslar mevcuttur. Bilhassa en son inen (suredeki) su ayet onlardandir: "Eger (o musrikler) tevbe eder, -Enes der ki: "Tevbeden murad putlari ve onlara tapmayi birakmaktir- namazlarini dosdogru kilar ve zekatlarini verirlerse siz de onlari serbest birakin. Muhakkak ki Allah cok bagislayici, cok merhamet edicidir" (Tevbe 5).
Bir diger ayette soyle buyrulmustur: "Eger tevbe eder, namazlarini dosdogru kilar ve zekatlarini verirlerse, artik onlar sizin din kardeslerinizdir" (Tevbe 11).
5965 - Hz. Ebu Hureyre ve Ibnu Abbas radiyallahu anhum demislerdir ki: "Iman artar ve eksilir."
KADER-KADERIYE
5966 - Ebu Muleyke'den oglu Abdullah'in rivayet ettigine ore, "O, Hz. Aise radiyallahu anha'nin yanina girip, ona kaderle ilgili bir seyler soylemis o da kendisine soyle cevapta bulunmustur:
"Kim kader konusunda herhangi bir meseleyi konusacak olsa, ahiret gunu kaderden hesaba cekilir. Kim de bu mevzuda bir sey konusmazsa, ahirette kaderden hesaba cekilmez."
5967 - Amr Ibnu Su'ayb an ebihi an ceddihi radiyallahu anhuma anlatiyor: "Bir gun Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir grup ashabinin yanina aniden cikageldi. Onlar kader uzerine tartisiyorlardi. Munakasanin mahiyetini ogrenince oylesine ofkelendi ki sanki yuzunde bir nar tanesi patlamisti, kipkirmizi oldu. sunlari soyledi:
"(Kader uzerine bu cesit) munakasa yapmakla mi emrolundunuz -veya bunun icin mi yaratildiniz-? Kur'an'in birkisim ayetlerini diger birkisim ayetleriyle karsilastirip duruyorsunuz! Iste sizden onceki ummetler bu cesit davranislari sebebiyle helak oldular."
(Ravi Muhammed Ibnu) Abdullah Ibnu Amr devamla dedi ki: "Babam Abdullah dedi ki: "Ben Resulullah'in bazi meclislerinde hazir bulunmamis olmama sevinirdim ama, (babam Amr'in anlattigi) bu mecliste bulunmadigima daha cok sevindim."
5968 - Ibnu Omer radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Ne sirayet, ne ugursuzluk ne de (oldurulen kimsenin basindan cikip intikam! intikam! diye bagiran ve hame denen) bir kus vardir!" buyurmuslardi. Cemaatte bulunan bedevi bir adam dogrulup:
"Ey Allah'in Resulu! Pekala, kendisinde uyuz olan bir devenin butun deve surusunu uyuzlamasina ne dersiniz?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam da:
"Iste bu kaderdir. Soyle bakalim! O ilk deveyi kim uyuzladi?" buyurdular."
5969 - Adiyy Ibnu Hatim radiyallahu anh anlatiyor: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yanina vardigim zaman bana: "Ey Hatim'in ogluAdiyy, musluman ol ki selamete eresin!" buyurdular. Ben de:
"Islam nedir?" diye sordum.
"Allah'tan baska ilah olmadigina, benim de O'nun Resulu olduguma sehadet etmen ve hayir, ser, tatli ve aci her seyiyle kadere iman etmendir!" buyurdular."
5970 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Ensardan bir zat Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselam'a gelerek:
"Ey Allah'in Resulu! Benim bir cariyem var, onunla azil yapabilir miyim?" diye sordu. Aleyhissalatu vesselam ona: "Cariye icin takdir edilen sey (cocuk) kendine gelecektir!" cevabinda bulundu. Bundan bir muddet sonra ayni zat Aleyhissalatu vesselam'a gelerek:
"O cariyem hamile oldu!" dedi. Bunun uzerine Resulullah: "Bir nefse takdir edilmis olan sey mutlaka olur!" buyurdular."
5971 - Sevban radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Omru ancak birr (her cesit hayirlar, iyilikler, ihsanlar) uzatir; kaderi de ancak dua geri cevirir. Kisi, isledigi gunah sebebiyle rizkindan mahrum kalir!"
5972 - Suraka Ibnu Cu'sem anlatiyor: "Ey Allah 'in Resulu dedim, (yapilan) amel, onceden kalemin yazip kurudugu, kaderin kesinlestigi seyler cumlesinden mi, yoksa mustakbelde karsilasacagi seyler cumlesinden mi?
Aleyhissalatu vesselam su cevabi verdi: "Amel, kaderin tesbit ettigi, kalemin de yazip kurudugu seyler cumlesindendir. Herkes yaratildigi seye muyesser kilinir."
HZ. EBU BEKR
5973 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ebu Bekr radiyallahu anh'in mali kadar hicbir mal bana menfaat saglamamistir!"
Ebu Hureyre devamla der ki: "(Resulullah'in bu sozu uzerine) Hz. Siddik'in gozlerinden yas akti ve: "Ey Allah'in Resulu! Ben ve malim sadece senin icin var degil miyiz! Ey Allah'in Resulu!" dedi.
5974 - Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ebu Bekr ve Omer, bu ikisi kendilerinden once ve sonra gelip gececek peygamberler disinda kalan butun cennetliklerin olgun yasta olanlarinin efendileri olacaklardir. Ey Ali, bu hususu, hayatta kaldiklari muddetce onlara haber verme!"
HZ. OMER
5975 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Hz. Omer musluman oldugu zaman, Hz. Cibril aleyhisselam inip:
"Ey Muhammed! Sema ahalisi Omer'in musluman olmasi ile mujdelestiler!" dedi."
5976 - Hz. Ubey Ibnu Ka'b radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Hakk'in musafaha ettigi ilk kimse Omer'dir. Ilk selam verdigi kimse de odur. Ilk elinden tutup cennete koyacagi kimse de o olacaktir."
5977 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam soyle dua etmisti: "Allahim! Islam'i, hassaten Omer Ibnu'l Hattab(in musluman olmasiyla) aziz kil!"
HZ. OSMAN
5978 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Her peygamber icin ahirette bir arkadas vardir. Orada benim arkadasim Osman Ibnu Affan'dir."
5979 - Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Mescid-i Nebevi'nin girisinde Hz. Osman radiyallahu anh'la karsilasmisti: "Ey Osman! Iste Cibril aleyhisselam! Bana haber verdi ki Allah Teala hazretleri (kizim) Ummu Kulsum'u, Rukiyye'nin mehrine denk bir mehirle ve ona yaptigin hayat arkadasligi gibi bir arkadaslik yapmak uzere sana nikahlamistir!" buyurdular."
5980 - Ka'b Ibnu Ucre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam vukuu yaklasmis olan bir fitneyi zikretmisti. O sirada basi ortulu birisi yoldan gecti. Aleyhissalatu vesselam:
"Iste su (giden), o gun hidayet uzere olacak!" buyurdular. Ben hemen sicrayip, Osman (olan o gecen kimse)nin bazularindan tutup Resulullah aleyhissalatu vesselam'in karsisina gecerek: "(O soylediginiz)bu mu?" dedim.
"Evet bu!" buyurdular."
5981 - Hz. Aise radiyallahu anha anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam hastaligi sirasinda: "Yanimda ashabimdan birinin bulunmasini istiyorum!" buyurdular. Biz de:
"Ey Allah'in Resulu! Sana Ebu Bekr'i mi cagiralim?" dedik, sukut buyurdular. Bunun uzerine:
"Sana Omer'i mi cagiralim?" dedik, yine sukut buyurdular. Bunun uzerine:
"Sana Osman'i mi cagiralim?" dedik.
"Evet!" buyurdular. (Onu cagirdik. Derhal huzura geldiler. Resulullah onunla basbasa kaldi. Aleyhissalatu vesselam ona konustukca Hz. Osman'in yuzu (renk renk oluyor) degisiyordu.
Kays der ki: "Bana, Ebu Sehle Mevla Osman'in anlattigina gore, Hz. Osman, Yevmu'd-Dar'da (evinde muhasara edildigi gunde) kendisine: "Resulullah aleyhissalatu vesselam bana bir ahidde (sozde) bulunmustu. (Su anda) ben ona kavusmaktayim" demistir.
Hadisin ikinci ravisi Ali (Ibnu Muhammed)'in rivayetinde Hz. Osman: "Ben bu ahid uzerine sabrediciyim" demistir.
Ravi Kays der ki: "Alimler, hadiste gecen yevmu'd-dar (ev gunu) tabiriyle Hz. Osman'in evinde muhasara edildigi gunu anlarlar."
HZ. ALI (KRV)
5982 - Bera Ibnu Azib radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yaptigi haccda biz de beraberdik. (Bir ara) yolda bir yerde konakladi ve cemaatle namaz kilma emrini verdi. Bu sirada, Hz. Ali radiyallahu anh'in elinden tutarak (yanindaki ashabina): "Ben mu'minlere nefislerinden evla degil miyim?" diye sordu. Hep bir agizdan: "Elbette evlasin!" dediler. Aleyhissalatu vesselam tekrar:
"Ben her mu'mine, kendi nefsinden evla degil miyim?" buyurdular. Ashab yine hep bir agizdan: "Evet evlasiniz!" dediler. Bunun uzerine (Ali'yi gostererek):
"Iste bu, ben kimin dostu isem, onun dostudur! Allah'im, sen buna dost olana dost, dusman olana dusman ol!" buyurdular."
5983 - Abdurrahman Ibnu Ebi Leyla anlatiyor: "Babam Ebu Leyla Hz. Ali radiyallahu anh ile aksamlari biraraya gelip sohbet ederlerdi. Hz. Ali, kista yaz elbiseleri, yazda da kis elbiseleri giyerdi. Biz (babama bunun hikmetini bir) sorsaniz! dedik. O da sordu. Ali radiyallahu anh su aciklamayi yapti:
"Resulullah aleyhissalatu vesselam, Hayber gunu, gozumden rahatsiz oldugum bir sirada, bana adam gondererek yanina cagirdi. Ben:
"Ey Allah'in Resulu dedim, gozlerimden hastayim, (vereceginiz vazifeyi yapamamaktan endise ederim)" dedim. Bunun uzerine, gozume mubarek tukruklerinden surup, bir de: "Allah'im, ondan sicak ve sogugun verecegi rahatsizliklari kaldir!" diye dua buyurdular. O gunden sonra ne sicakta terledim, ne de sogukta usudum" aciklamasini yapti."
Hz. Ali, ilaveten Resulullah'in soyle buyurdugunu anlatti: "Yarin, Hayber'in fethi icin oyle bir zati komutan yapacagim ki, o Allah'i ve Resulunu hakkiyla sever, Allah ve Resulu de onu severler. O cepheden kacacak biri de degildir."
5984 - Ibnu Omer radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Hasan ve Huseyin cennet ehlinin genclerinin efendileridir. Babalari onlardan daha hayirlidirlar."
5985 - Hz. Ali radiyallahu anh buyurdular ki: "Ben Allah'in kulu, Resulu'nun kardesiyim ve ben Siddik-i Ekber'im. Benden sonra siddik-i ekber oldugunu soyleyen yalancidan baskasi degildir. Insanlardan once yedi yil namaz kildim."
HZ. ABBAS
5986 - Hz. Abbas Ibnu Abdilmuttalib anlatiyor: "Kureys'ten bir grup kendi aralarinda konusurken biz onlara rastladigimizda yanlarina varinca konusmalarini keserlerdi. Durumu Resulullah aleyhissalatu vesselam'a anlattik. Soyle buyurdular: "Insanlara ne oluyor ki, kendi aralarinda konusurlarken Ehl-i Beytimden bir adami gorunce konusmalarini kesiyorlar. Allah'a yemin olsun! Onlari Allah icin ve bana olan akrabaliklari icin sevmeyenlerin kalplerine iman girmez."
5987 - Abdullah Ibnu Amr anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah Teala hazretleri beni kendisine Halil ittihaz etti, tipki Ibrahim aleyhisselam'i Halil ittihaz ettigi gibi. Kiyamet gunu,cennette benim menzilimle Ibrahim aleyhisselam'in menzili yuz yuzedir. Abbas da aramizda, iki Halil arasinda bir mu'mindir."
HZ. HASAN VE HZ. HUSEYIN
5988 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Hasan ve Huseyin'i kim severse mutlaka beni de sevmistir. Kim de onlara bugzetmisse mutlaka bana da bugzetmistir."
5989 - Ya'la Ibnu Murre radiyallahu anh'in anlattigina gore: "Bir grup ashab, Resulullah'la birlikte Aleyhissalatu vesselam'in davet edildigi bir yemege gittiler. Yolda, Huseyin'e rastladilar, cocuklarla oynuyordu.
Ya'la der ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (cocugu gorunce) ilerleyip cemaatin onune gecip, (onu tutmak icin) ellerini acti. Cocuk ise saga sola kacmaya basladi. Resulullah da onu takliden saga sola kosarak, tutuncaya kadar pesinde kostu. Yakalayinca ellerinden birini cenesinin altina digerini de ensesine koyup optu ve: "Huseyin bendendir, ben de Huseyin'denim! Kim Huseyin'i severse Allah da onu sevsin. Huseyin sibt'lardan bir sibttir (torun)!" buyurdu."
EBU ZERR - MIKDAD
5990 - Abduldah Ibnu Mes'ud anlatiyor: "Islam'i ilk izhar eden yedi kisi idi: Resulullah aleyhissalatu vesselam, Ebu Bekr, Ammar, annesi Sumeyye, Suheyla, Bilal ve Mikdad.
Resulullah aleyhissalatu vesselam'i Cenab-i Hak amcasi Ebu Talib'le korudu. Hz. Ebu Bekr'i Allah kavmi ile korudu. Digerlerine gelince, musrikler onlari tutup, demirden zirhlar giydirdiler ve vucutlarinin yaglarini eritmek uzere kizgin guneste dagladilar. Bunlardan hicbiri musriklerin yaptiklarina dayanamadi, hepsi de onlarin isteklerine boyun egmek zorunda kaldi. Bilal haricti. Cunku o, nefsini Allah yolunda alcaltti da alcaltti. Azab veren kavmi de onu oldurmeyi kucumsediler. Onu tutup cocuklara teslim ettiler. Bu aylak guruh onu Mekke sokaklarinda ve dag yollarinda eziyet vererek dolastirip eglendiler. O, bunlara aldirmayip: "Allah birdir Allah birdir!" demeye devam etti."
5991 - Ebu Leyla el-Kindi anlatiyor: "Habbab, Hz. Omer radiyallahu anhuma'ya ugramisti. Hz. Omer:
"Yaklas. Buraya, Ammar'dan baska kimse senden daha layik degildir" dedi. Sonra, Habbab, musriklerin yaptiklari iskencelerden sirtinda kalan izleri Hz. Omer'e gostermeye basladi."
BEDIR EHLI
5992 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ashabima sebbetmeyin. Nefsimi elinde tutan Zat-i Zulcelal'e yemin ederim ki, sayet sizden biri, Uhud dagi kadar cok altin infak etse, ashabimdan birinin bir mudd hatta onun yarisi kadarki infakina, sevapta yetisemez."
ENSAR
5993 - Sehl Ibnu Sa'd radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Ensar ic gomlek, insanlar da dis gomlek (mesabesinde)dirler. Eger insanlar, bir vadiye veya bir koyaga (daglardaki duzluk) yonelirken Ensar da bir baska vadiye yonelecek olsa ben, Ensar'in gittigi vadiyi takip ederdim. Eger hicret olmasaydi ben Ensar'dan bir kimse olurdum."
5995 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ummetimden bir grup insan Kur'an'i muhakkak surette okuyacak. Ancak bunlar, okun avi suratle delip gectigi gibi dinden cikacaklar."
5996 - Hz. Cabir Ibnu Abdillah radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam Currane'de, islenmemis altin ve ganimetleri taksim ediyordu. Taksim edilen mal Hz. Bilal'in eteginde idi. Bir adam:
"Ey Muhammed adil ol! Cunku adalet etmiyorsun!" dedi. Aleyhissalatu vesselam: "Yazik sana! Eger ben de adil olmazsam, benden sonra kim daha adil olur?" diye mukabele etti. Hz. Omer, (Resulullah'in uzuldugunu farkederek):
"Ey Allah'in Resulu! Bana musaade buyurun, su munafigin kellesini ucurayim!" talebinde bulundu. Aleyhissalatu vesselam:
"Iste bu adamin mutlaka arkadaslari -veya arkadasciklari- var. Bunlar Kur'an'i okurlar, ama okuduklari girtlaklarindan asagi gecmez. Bunlar, okun avi delip gecmesi gibi dinden cikip giderler!" buyurdular."
5998 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ileride genc bir grup ortaya cikacak. Bunlar Kur'an'i okuyacaklar, ancak, okuduklari girtlaklarindan asagiya gecmeyecek. Onlardan bir grup ciktikca kokleri kazinacaktir."
Ibnu Omer der ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in: "Onlardan bir grup ciktikca kokleri kazinacaktir" ibaresini yirmi kereden fazla isittim."
(Ibnu Omer, Resulullah'tan isittigi sozleri soyle tamamladi "Nihayet bu cemaatin surdurdugu hile ve aldatma esnasinda Deccal cikacaktir."
CEHMIYE
5999 - Ebu Rezin anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Rabbimiz, sikintili durumunun degisecegi zaman yakin olmasina ragmen kullarinin umitsizlige dusmesine guldu."
Ebu Rezin devamla der ki: "Ey Allah'in Resulu dedim, hic Rab Teala guler mi?"
"Evet" buyurdular. Ben de:
"Oyleyse gulme vasfi bulunan bir Rabb'ten bize hayir eksik olmayacaktir!" dedim."
6000 - Hz. Cabir Ibnu Abdillah radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Cennet ehli nimetler arasinda yasarken onlar icin bir nur parlar. Onlar derhal baslarini kaldirirlar. Rab Teala'yi baslarinin ustunde kendilerine yaklasmis ve: "Ey cennet ehli, sizlere selam olsun!" dedigini gorurler."
Resulullah devamla dedi ki: "Iste bu hal, Kur'an'da zikri gecen: "Rahmet sahibi Rablerinden onlara selam vardir" ( Yasin 58) ayetinin haber verdigi durumdur."
Resulullah devamla buyurdular: "Rab Teala onlara, onlar da Rab Teala'ya bakarlar. O'na baktiklari muddetce etraflarindaki cennet nimetlerinden hicbirine iltifat etmezler. Bu hal onlarin nazarinda Rabb Teala hicaba burununceye kadar devam eder. Rabb Teala hicaba burunur, fakatAllah'in nuru ve bereketi cennet ehlinin uzerinde ve makamlarinda baki kalir."
6001 - Cabir Ibnu Abdillah radiyallahu anh anlatiyor: "Abdullah Ibnu Amr Ibni Haram, Uhud gunu, olduruldugu zaman Resulullah aleyhissalatu vesselam bana rastladi ve: "Ey Cabir! Allah baban icin ne soyledi, sana haber vermiyeyim mi?" buyurdular." Yahya'nin rivayetinde ise Resulullah: "Ey Cabir, seni niye boyle kalben kirik (ve uzuntulu) goruyorum" buyurmus, Cabir de: "Ey Allah'in Resulu! Babam sehit dustu, geriye bir yigin horanta ve borc birakti" demistir. Aleyhissalatu vesselam da:
"Sana, Allah'in babani karsiladigi seklin mujdesini vereyim mi?" diye sordu. Cabir: "Evet! Ey Allah'in Resulu!"dedi. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam acikladi: "Allah her kimle konustu ise mutlaka hicab gerisinden konustugu halde babana vicahen konustu ve: "Ey kulum! Benden ne dilersen dile, diledigini sana vereyim!" dedi. O da:
"Ey Rabbim! Beni hir kere daha ihya et, senin yolunda ikinci kere oleyim!" dedi. Rab Teala Hazretleri de: "Benden daha once su hukum sadir oldu: "Olenler artik dunyaya bir daha donmeyecekler" buyurdular. Baban da:
"Ey Rabbim, oyleyse (benim durumumu) arkamda kalanlara ulastir!" dedi. Bu talep uzerine su ayet nazil oldu: "Allah yolunda sehid edilenleri olu sanma. Onlar Rablerinin katinda hayat sahibidirler ve O'nun nimetleriyle riziklanirlar" (Al-i Imran 169).
6002 - Nevvas Ibnu Sem'an el-Kilabi anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i isittim. Dedi ki:
"Rahman'in iki parmagi arasinda olmayan bir kalp yoktur. Allah dilerse onu dogru yola sevkeder, dilerse sasirtir!"
Resulullah aleyhissalatu vesselam soyle dua ederdi:
"Ey kalpleri tesbit eden Rabbimiz! Kalplerimizi dinin uzerine tesbit et."
Resulullah yine derdi ki: "Mizan (terazi) Rahmanin elindedir. Kiyamet'e kadar bazi kavimleri yukseltir, bazi kavimleri de alcaltir."
6003 - Ebu Sa'idi'I-Hudri radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Allah uc seye guler (rahmetiyle yonelir): Namaz icin teskil edilen saf, geceleyin namaz kilan adam ve orduda cihad eden adam."
6004 - Ebu'd-Derda radiyallahu anh Resulullah aleyhissalatu vesselam'in: "Allah her an is basindadir" (Rahman 29) ayeti ile ilgili olarak: "Bir gunahin affi, bir sikintiyi gidermesi, bir kavmi yukseltip, bir baskalarini alcaltmasi O'nun islerindendir" buyurdugunu nakletmistir."
SUNNET (CIGIR) ACMAK:
6005 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Bir adam Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yanina gelmisti. Aleyhissalatu vesselam, ashabi ona yardim etmeye tesvik etti. Ashaptan biri:
"Benim yanimda su kadar mal var!" dedi. Cemaatte bulunup da adama yardim etmeyen kalmadi, herkes az veya cok bir yardimda bulundu. Bunun uzerine Aleyhissalatu vesselam su hitabede bulundu:
"Kim bir hayri baslatir ve baskalari da onu devam ettirirse, o kimse yaptigi hayrin sevabini eksiksiz alir ve o hayri takip edenlerin hayrinin bir mislini -onlarin hayirlarindan hicbir eksilme olmaksizin- aynen alir. Kim de kotu bir cigir acar ve bu cigirdan baskalari da giderse, bu adama, o kotu isin gunahi eksiksiz gelir; ayrica o kotu yoldan gidenlerin gunahinin bir misli de -onlarin gunahindan hicbir sey eksiltmeden- ona gelir."
6006 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim bir dalalete cagirir ve buna uyulursa, bu kimseye kendine uyanlarin gunahinin bir misli aynen gelir, onlarin gunahindan da bir sey eksilmez. Kim de bir hayra cagirir ve kendisine uyulursa, buna da kendine uyanlarin sevaplarinin bir misli verilir, bu ona uyanlarin sevabindan bir sey eksiltmez."
6007 - Ebu Cuhayfe anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Kim bir hayri baslatir ve kendinden sonra da onunla amel edilirse, bu kimse hem kendi amelinin ve hem de oburlerinin amelinin sevabini -onlarin sevabini eksiltmeksizin- aynen alir. Kim de kotu bir is isler ve kendinden sonra bunu baskalari da islerse, bu kimseye hem kendi isinin gunahi hem de onu takliden isleyenlerin gunahi, onlarinkinden -bir eksiltme hasil etmeden- aynen gelir."
6008 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Dunyada bir seye cagiran kimse, Kiyamet gunu, bu cagrisina devam ettirilir, hatta bir kisi bir kisiyi cagirmis bile olsa."
KUR'AN OGRENIP OGRETEN
6009 - Mus'ab Ibnu Sa'd'in babasi anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "En hayirlilariniz Kur'an'i ogrenen ve ogretenlerdir."
6010 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam; "Suphesiz insanlardan Allah'a yakin olanlar vardir!" buyurmustu. Ashab: "Ey Allah'in Resulu! Bunlar kimlerdir?" diye sordu.
"Onlar Kur'an ehli, Allah ehli ve Allah'in has kullaridir!" cevabini verdi.
6011 - Ebu Zerr radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, bana dediler ki: "Ey Ebu Zerr! Senin evden cikip Allah'in kitabindan bir ayet ogrenmen, senin icin yuz rek'at namaz kilmandan daha hayirlidir. Keza gidip ilimden bir bab (mevzu) ogrenmen -ki bu babla amel edilsin veya edilmesin- senin icin bin rek'at namaz kilmandan daha hayirlidir."
ALIM VE TALIB
6012 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Allah kimin hakkinda hayir murad ederse, onu dinde alim kilar."
6013 - Hz. Muaviye radiyallahu anh, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in soyle soyledigini anlatiyor: "Hayir bir aliskanliktir, ser de dusmanliktir; Allah kimin hakkinda hayir murad ederse onu dinde fakih (alim) kilar."
6014 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam soyle buyurdular: "Ilim talebi her muslumana farzdir. Ilmi, ona layik olmayan kimseye ogretmek, domuzun boynuna mucevherat, inci, altin takmak gibidir."
6015 - Zir Ibnu Hubeys anlatiyor: "Safvan Ibnu Assal el-Muradi'ye geldim. Bana: "Ne maksatla yanima geldin?" dedi.
"Ilmi ortaya cikarayim diye!" dedim. Bunun uzerine bana sunu soyledi:
"Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan isittim. Buyurmuslardi ki:
"Ilim talep etmek uzere yola cikan hic kimse yoktur ki, melekler, onun bu yaptigindan memnun olarak, ona kanatlarini germemis olsunlar!"
6016 - Ebu Umame radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Yok edilmezden once su (dini) ilmi ogrenmeniz gerekir. Onun yok edilmesi kaldirilmasidir."
Aleyhissalatu vesselam, sonra orta parmagi ile sehadet parmagini soyle birlestirerek: "Alim ve talebe sevapta ortaktirlar, diger insanIarda (ogretici ve ogrenici olmayanlarda) hayir yoktur!" buyurdular.
6017 - Abdullah Ibnu Amr radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, bir gun, hucrelerinden birinden cikip mescide girmisti. Mescidde ise iki halka vardi. Birinde halk, Kur'an okuyor, Allah'a dua ediyordu. Digerindekiler ilim ogrenip ilim ogretmekle mesguldu. Aleyhissalatu vesselam: "Her ikisi de hayir uzeredir: Sunlar Kur'an okuyorlar, Allah'a dua ediyorlar, Allah (taleplerini) dilerse onlara verir, dilemezse vermez. Bunlar ise ogrenip ogretiyorlar. Ben de bir muallim olarak gonderildim!" buyurdular ve ilim halkasina oturdular."
ILMI TEBLIG
6018 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Allah benim sozumu isitip belleyen, sonra da onu benden (baskasina) ulastiran kimsenin yuzunu Kiyamet gunu agartsin. Zira nice ilim tasiyicilar vardir ki, alim degildir. Nice ilim tasiyicilari ilmi, kendinden daha alim olana tasirlar."
6019 - Yine Hz. Enes anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Insanlardan oyleleri vardir ki, onlar hayrin anahtarlari, serrin de surguleridir. Allah'in, ellerine hayirin anahtarlarini koydugu kimselere ne mutlu! Serr'in anahtarlarini Allah'in ellerine koydugu kimselere ne yazik!"
6020 - Sehl Ibnu Sa'd radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"(Size getirdigim) bu hayir, birkisim hazineler mesabesindedir. Bu hazinelerin anahtarlari vardir. Allah'in, hayir icin bir anahtar, serre karsi da surgu kildigi kimseye ne mutlu. Allah'in serre anahtar, hayra surgu kildigi kimseye de ne yazik!"
6021 - Muaz Ibnu Enes'in babasi anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim bir ilim ogretirse ona bu ilimle amel edenlerin sevabi vardir. Bu amel edenin ucretini eksiltmez."
6022 - Ebu Katade babasindan naklediyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kisinin (oldukten sonra) geride biraktiklarinin en hayirlisi su uc seydir: "Kendisine dua eden salih bir evlad, ecri kendisine ulasan bir sadaka-i cariye, kendinden sonra amel edilen bir ilim."
6023 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Mu'min kisiye, hayatta iken yaptigi amel ve iyiliklerden, oldukten sonra ulasanlar, ogretip nesrettigi bir ilim, geride biraktigi salih bir evlad, miras biraktigi bir mushaf (kitap), insa ettigi bir mescid, yolcular icin yaptirdigi bir bina, akittigi bir su, hayatta ve saglikli iken verdigi bir sadakadir. Olumunden sonra kisiye iste bunlar ulasir."
6024 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Sadakanin en ustunu, kisinin bir ilim ogrenip sonra da onu musluman kardesine ogretmesidir."
TEVAZU
6025 - Ebu Umame radiyallahu anh anlatiyor: "Cok sicak bir gunde Resulullah aleyhissalatu vesselam Baki'u'l-Garkad cihetine gecti. Arkasinda yuruyen kimseler vardi. Bir ara ayak seslerini isitince bu ona agir geldi ve icine bir kibir duser endisesiyle yere oturdu, halkin kendisini gecmesini bekledi."
6026 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam yolda yuruyunce Ashab, onun onunde yururler. Aleyhissalatu vesselam'in sirtini meleklere birakirlardi."
ILIM TALEBINE TESVIK
6027 - Ismail Ibnu Muslim anlatiyor: "Hasan Basri merhuma hastaligi sirasinda gecmis olsun ziyaretine ugramistik; gelenler odayi doldurdu, oyle ki ayaklarini topladi ve sunlari anlatti: "Biz, Ebu Hureyre radiyallahu anh'a hastalaninca gecmis olsun ziyaretinde bulunduk, ziyaretciler odayi doldurmustuk, oyle ki, ayaklarini kendine cekti ve: "Bir keresinde Resulullah aleyhissalatu vesselam'in yanina girmis, odasini doldurmustuk, o da yani uzerine yatiyordu. Bizi gorunce ayaklarini kendine cekerek topladi ve soyle buyurdu:
"Haberiniz olsun, benden sonra, ilim talep etmek uzere, (size her taraftan) insanlar gelecekler. Onlara merhaba deyin, selam verin ve ilim ogretin!"
Hasan Basri hazretleri sozlerine devamla dedi ki: "Allah'a yemin olsun! Biz oyle insanlarla karsilastik ki, (kendilerine ilim talep etmek uzere ugradigimiz zaman) bize, ne merhaba dediler, ne selam verdiler ne de ilim ogrettiler. Ancak kendilerine ilim icin gittigimiz zaman bir seyler ogrenir idiysek de bize kaba davranirlardi."
ILIMLE AMEL
6028 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Cuhela takimiyla munakasa veya ulemaya karsi boburlenme veya halkin dikkatini kendine cekme gayesiyle ilim talep eden atestedir."
6029 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ilmi, alimlere karsi boburlenmek, cuhela ile munakasa etmek veya mevki-makam elde etmek icin ogrenmeyin. Kim bunu yaparsa ona ates gerekir, ates!"
6030 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki:
"Ummetimden birkisim insanlar, dini ilimleri ogrenecekler. Kur'an-i Kerim'i okuyacaklar ve soyle diyecekler: "Umeraya gidip, onlarin dunyaliklarindan aliriz, dinimizi de onlarin serrinden uzak tutariz." Halbuki bu mumkun degildir, tipki katad (denen dikenli agactan) dikenden baska bir sey elde edilemedigi gibi. Aynen oyle de, umeranin yakinligindan sadece... elde edilir."
Muhammed Ibnu's-Sabbah: "Aleyhissalatu vesselam sanki hatalari kastetmistir" der."
6031 - Abdullah Ibnu Mes'ud radiyallahu anh demistir ki: "Eger ilim ehli, ilmi koruyup, onu layik olanlara vermis olsalardi, ilim sayesinde devirlerinin insanlarina efendi olacaklardi. Ne var ki onlar ilmi, dunyaliklarindan menfaat saglamak icin ehl-i dunya icin harcadilar. Dunya ehli de alimleri asagiladi. Halbuki ben, Peygamberimiz aleyhissalatu vesselam'in soyle soyledigini isittim: "Kimin tasasi sadece ahiret oIursa, dunya tasalarina Allah kifayet eder. Kim de dunya tasalarina kendini kaptirirsa, dunyanin hangi vadisinde helak olduguna Allah aldirmayacaktir."
6032 - Huzeyfe radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in soyle soyledigini isittim: "Ilmi, ulemaya karsi boburlenmek icin veya cuhela ile munakasa icin veya insanlarin dikkatini kendinize cekmek icin ogrenmeyin. Kim boyle yaparsa yeri atestir."
6033 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim alimlere karsi boburlenmek, cahillerle munakasa etmek ve halkin dikkatini uzerine cekmek maksadiyla ilim ogrenirse Allah onu cehenneme sokar."
ILMI GIZLEME
6034 - Hz. Cabir radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Bu ummetin sonradan gelenleri once gelenlerine lanet ettigi vakit, kim bir hadisi soylemez, ketmederse, Allah'in indirdigini ketmetmis (gizlemis) olur."
6035 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim bir ilimden sorulur, o da bunu gizlerse, Kiyamet gunu atesten bir gem ile gemlenir."
6036 - Ebu Sa'idi'I-Hudri anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim insanlarin dini islerinde Allah'in faydali kildigi bir ilmi gizlerse, Allah, Kiyamet gunu onu atesten bir gem ile gemler."
ABDEST VE GUSULDE KULLANILACAK SU MIKTARI
6037 - Abdullah Ibnu Muhammed, babasi tarikiyle dedesi Akil'den naklediyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam: "Abdeste bir mudd, gusle de bir sa' su yeterlidir" buyurmustu" dedi. Bunun uzerine orada bulunan bir zat Akil'e: "Bu kadar su bize yetmez" diye itiraz etti. Akil de: "Bu kadar su, senden daha hayirli, saci da senden daha cok olan zata yetti" diye cevap verdi. Burada kastettigi kimse Resulullah aleyhissalatu vesselam idi."
ABDESTSIZ NAMAZ MAKBUL DEGIL
6038 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i soyle derken isittim: "Allah, temizlik olmadan namazi, calinan maldan da sadakayi kabul etmez."
ABDESTI MUHAFAZA
6039 - Hz. Sevban radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Her hususta dosdogru istikamet uzere olun; meyletmeyin. Ama buna guc yetiremezsiniz. Oyleyse bilin ki, en hayirli ameliniz namazdir. Kamil mu'minden baskasi abdesti (hakki ile) muhafaza edemez."
6040 - Ebu Umame radiyallahu anh, Resulullah'tan naklen anlatmistir: "Istikamet uzere olun! Istikamet uzere olsaniz, bu ne iyidir! Amellerinizin en hayirlisi namazdir. Abdesti ancak kamil mu'minler (hakkiyla) muhafaza ederler."
6041 - Abdullah Ibnu Mes'ud radiyallahu anh anlatiyor: "Ey Allah'in Resulu denildi. Ummetinden, gormedigin kimseleri (Kiyamet gunu) nasil taniyacaksin?" Su cevabi verdi: "Ummetim, abdest sebebiyle alinlarinda nur, kollarinda nur, ayaklarinda nur tasiyacaklar (bu nurla onlari taniyacagim)."
6042 - Humran Mevla Osman Ibni Affan radiyallahu anhuma anlatiyor: "Osman Ibnu Affan'i oturma yerlerine otururken gordum. Abdest suyu istedi ve abdest aldi. Sonra da: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'i oturdugum su yerde oturmus, benim su abdestim gibi abdest aldigini gordum. Abdestten sonra soyle demisti: "Kim su abdestim gibi abdest alirsa, gecmis (kucuk) gunahlari affedilir."
Resulullah sonra sunu ilave etti: "Sakin gurura dusmeyiniz."
MISVAK
6043 - Ebu Umame radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Dislerinizi misvaklayin. Cunku misvak agiz icin temizlik sebebidir, Allah'in rizasina vesiledir. Cibril her gelisinde bana misvaki tavsiye etti; oyle ki bana ve ummetime farz kilacagindan korktum. Ummetime zorluk veririm diye endise etmeseydim bunu onlara farz kilardim. Ben oyle (ciddi) misvak kullanirim ki, ondeki dislerimin (veya dis etlerimin) diplerinden kazinacagi endisesine kapilirim."
6044 - Hz. Ali radiyallahu anh buyurmustur ki: "Muhakkak ki agizlariniz Kur'an'in yollaridir, onlari misvakla temizleyin."
HELA DUASI
6045 - Ebu Umame radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatuvesselam buyurdular ki: "Sizden biri, helaya girince sakin su duayi okumaktan aciz olmasin; "Allahumme inni euzu bike mine'r-ricsi'n-necesi el-habisi'l-muhbisi, es-seytani'r-racimi (Allahim, ben, pis, necis, habis ve muhbis olan seytan-i racim'den sana siginirim."
6046 - Enes Ibnu Malik anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam heladan cikinca "Benden ezayi giderip afiyet veren Allah'a hamdolsun!" derdi."
OTURARAK BEVL
6047 - Hz. Omer radiyallahu anh anlatiyor: "Ben ayakta akitirken Resulullah aleyhissalatu vesselam beni gordu ve: "Ey Omer! Ayakta akitma!" buyurdu. Ondan sonra bir daha ayakta akitmadim."
6048 - Hz. Cabir Ibnu Abdillah anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ayakta akitmayi yasakladi. Muhammed Ibnu Yezid Ebu Abdillah'i dinledim, diyordu ki : "Ahmed Ibnu Abdirrahman el-Mahzumi'yi isittim, diyordu ki: "Sufyanu's-Sevri, Hz. Aise'den rivayet edilen "Ben Aleyhissalatu vesselam'i ayakta akitirken gordum" hadisi hakkinda: "Bu isi erkek, Hz. Aise'den daha iyi bilir" dedi."
HELA ADABI
6049 - Abdullah Ibnu'l-Haris Ibni Cez' ez-Zubeydi anlatiyor: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'in: "Sizden kimse kibleye donuk halde akitmasin" sozunu ilk isiten kimseyim. Bunu insanlara ilk soyleyen de benim" dedigini isittim.."
6050 - Ma'kil Ibnu Ebi Ma'kil el-Esedi radiyallahu anh -ki Resulullah'a arkadaslik yapmisti- anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyuk veya kucuk abdest sirasinda iki kibleye yonelmemizi yasakladi."
6051 - Ebu Saidi'l-Hudri radiyallahu anh'in anlattigina gore, kendisi, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in, buyuk veya kucuk abdest bozarken kibleye yonelmmeyi yasakladigina sahid olmustur."
6052 - Hz. Cabir radiyallahu anh, Ebu Saidi'l-Hudri'nin: "Resulullah, beni, ayakta su icmekten ve kibleye donuk olarak akitmaktan yasakladi" dedigini isitmistir.
6054 - Hz. Cabir anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, akitirken kibleye yonelmemizi yasaklamisti. Ancak, vefatindan bir yil kadar once ben onun kibleye karsi akittigini gordum."
ISTIBRA
6055 - Isa Ibnu Yezdad el-Yemani babasindan naklen diyor ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz akitinca, erkeklik uzvunu uc sefer ceksin."
YOLA ABDEST BOZULMAZ
6056 - Ebu Sa'id el-Himyeri rahimehullah anlatiyor: "Muaz Ibnu Cebel radiyallahu anh, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in ashabinca isitilmemis seyler rivayet ediyor, onlarin isittigi (bircok) seylerde de sukut ediyordu. Abdullah Ihnu Amr radiyallahu anhuma'ya onun rivayet ettigi bir hadis ulasmisti ki:
"Allah'a yemin olsun! Ben, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in bunu soyledigini isitmedim. Muaz'in, kaza-i hacet hususunda sizi yakinda fitneye atmasindan korkarim!" dedi. Onun bu sozu Muaz'a ulasti (ve bir gun) Abdullah'la karsilasti. Muaz:
"Ey Abdullah Ibnu Omer! Surasi muhakkak ki, Resulullah aleyhissalatu vesselam'dan gelen bir hadisi tekzib etmek nifaktir. Bunun gunahi da bunu soyleyenedir. Ben, Resulullah aleyhissalatu vesselam'in soyle soyledigini kesinlikle dinlemistim: "Lanete sebep olan su uc seyden kacinin: Suyun geldigi yollara, (halkin istifade ettigi) golgelere, yollarin ustune abdest bozmak."
6057 - Hz. Cabir Ibnu Abdillah radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Geceleyin yollarin uzerine yatmaktan, oralarda namaz kilmaktan sakinin. Cunku yollarin ustu yilanlarin ve vahsi havvanlarin siginagidir. Yollarin uzerine abdest bozmaktan da sakinin. Cunku bu, lanet vesilesidir."
6058 - Salim radiyallahu anh babasindan naklen anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam yol ortasinda namaz kilmayi, oralarda buyuk veya kucuk abdest bozmayi yasakladi."
HELADA GOZUKMEMEK
6059 - Hz. Enes Ibnu Malik radiyallahu anh anlatiyor: "Bir seferde Resulullah aleyhissalatu vesselam ile beraberdim. Abdest bozmak uzere uzaklasti. Sonra geldi. Su istedi ve abdest aldi."
6060 - Ya'la Ibnu Murre, babasindan naklen anlatiyor: "Ben bir seferde Resulullah aleyhissalatu vesselam'la beraberdim. Bir ara kaza-yi hacette bulunmak istedi. Bana dedi ki: "Su iki bodur hurmayi bana getir ve onlara: "Resulullah aleyhissalatu vesselam sizin (sutre olmak uzere biraraya gelmenizi emrediyor!" de!" buyurdular. (Ben de dedigini yaptim), onlar hemen toplandilar. Aleyhissalatu vesselam onlari sutre olarak kullanip, kaza-yi hacetini yapti. Sonra bana:
"Agaclarin yanlarina var ve onlara: "Herbiriniz eski yerine gitsin!" de!" buyurdular. Ben emri onlara ulastirdim. Onlar da yerlerine donduler."
6061 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "ResuIullah aleyhissalatu vesselam bir defasinda dag yoluna saparak kucuk abdest bozdu. Abdest bozarken, (yere yaklasarak nazarlara ve sicrantilara karsi ihtiyat maksadiyla bacaklarini oyIe acti ki) uyluk kemikleri yerlerinden ayrilacak diye icimden ona acima gecti."
DURGUN SUYA AKITMAMALI
6062 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Sizden kimse (akar olmayan)durgun suya kucuk abdestini bozmasin."
SIDIK SICRANTISI
6063 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Kabir azabinin cogu sidik sebebiyledir."
BEVLEDENE (AKITANA) SELAM VERILMEZ
6064 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Bir adam, Resulullah aleyhissalatu vesselam bevlederken, yanindan gecti ve selam verdi. Aleyhissalatu vesselam, selamina karsilik vermedi. Isi bitince, ellerini yere vurup teyemmum etti, sonra selama mukabelede bulundu."
6065 - Hz. Cabir Ibnu Abdillah radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam kucuk abdest bozmakta iken bir adam yanina geldi ve selam verdi. Resulullah ona: "Beni bu halde gorunce selam verme! Zira sen bu durumda selam da versen ben senin selamina mukabele etmem!" buyurdular."
SU ILE ISTINCA
6066 - Ebu Sufyan radiyallahu anh anlatiyor: "Bana Ebu Eyyub el-Ensari, Cabir Ibnu Abdillah, Enes Ibnu Malik haber verdiler ki, Tevbe suresinin 108. ayeti -ki meal-i serifi soyledir: "Orada maddi ve manevi pisliklerden temizlenmeyi seven kimseler vardir. Allah da cokca temizlenenleri sever"- nazil oldugu vakit Resulullah: "Ey Ensar cemaati! Allah sizi temizlik hususunda ovmektedir, (bu ovguye sebep olan) temizliginiz nedir?" diye sordular. Onlar da:
"Biz namaz icin abdest aliriz, cunubluge karsi yikaniriz, su ile de istinca yapariz!" dediler. Aleyhissalatu vesselam: "Ovgu iste bunun icin! Buna devam edin!" buyurdular."
6067 - Hz. Aise radiyallahu anha demistir ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam makadini uc sefer yikardi." Ibnu Omer de soyle demistir:
"Bunu biz de yaptik ve makadi su ile yikamayi bir sifa ve temizlik vasitasi bulduk."
KAPLARIN ORTULMESI
6068 - Hz. Aise anlatiyor: "Ben Resulullah icin geceleyin, uzeri ortulu uc kap hazirlardim; birisi abdesti icin, birisi misvak icin, biri de icmesi icin."
6069 - Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, ne abdest suyu (hazirlama ve dokme isini) ne de sadaka dagitma isini baskasina birakmaz, bizzat yapardi."
6070 - Hz. Aise anlatiyor: "Ben ve Resulullah aleyhissalatu vesselam ikimiz de tek bir kapta(ki suda)n abdest alirdik. Bundan once suya kedinin degdigi de olurdu."
6071 - Hz. Ebu Hureyre radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "(Namaz kilanin onunden gecmekle) kedi namazi bozmaz. Cunku o, evin (demirbas) esyasindandir."
KADININ ARTIGI ILE GUSUL
6072 - Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam ve ehli; tek bir kapta yikaniyorlardi. Onlardan biri, arkadasinin (guslettigi suyun) artigi ile yikanmazdi."
KADIN VE ERKEK AYNI KAPTAN GUSLEDER
6073 - Cabir Ibnu Abdillah radiyallahu anh anlatiyor: "Hz. Peygamber aleyhissalatu vesselam ve zevceleri tek bir kaptan (su alarak) yikanirlardi."
NEBIZ ILE ABDEST
6074 - Abdullah Ibnu Mes'ud anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, bana, cin gecesi: "Yaninda abdest alacak su var mi?" diye sormustu. Ben: "Hayir, yok! Ancak bir kabin icinde bir miktar nebiz var" dedim. Aleyhissalatu vesselam: "Hurma temizdir, su da temizleyicidir!" buyurdu ve hemen onunla abdest aldi."
6075 - Abdullah Ibnu Abbas radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, cin gecesinde Ibnu Mes'ud'a: "Yaninda su var mi?" diye sordu. O: "Hayir su yok. Ancak bir tulumda nebiz var!" deyince Aleyhissalatu vesselam: "Hurma temizdir, su da temizleyicidir (binaenaleyh nebiz temizdir) bana dok (abdest alayim)" buyurdular."
DENIZ SUYU ILE ABDEST
6076 - Ibnu'l-Firasi anlatiyor: "Ben ava cikmistim. Yanimda icine su koydugum bir kirbam vardi. Deniz suyu ile ebdest aldim. Durumu Aleyhissalatu vesselam'a sordum. Bana: "Denizin suyu temizdir, meytesi (olusu) de helaldir!" cevabini verdi."
6077 - Resulullah aleyhissalatu vesselam'in kizi Rukiyye radiyallahu anha'nin cariyesi Ummu Ayyas radiyallahu anha demistir ki: "Resulullah aleyhissalatu vesselam oturuyor oldugu halde ben kendim ayakta oldugum halde (gerekli hizmetleri yaparak) ona abdest aldirirdim."
UYKUDAN UYANINCA EL YIKANIR
6078 - Abdullah Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Biriniz uyaninca elini yikamadikca su kabina sokmasin."
ABDESTTE BESMELE
6079 - Ebu Sa'id radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Uzerine besmele cekmeyenin abdesti yoktur."
6080 - Sehl Ibnu Sa'd es Saidi radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam buyurdular ki: "Abdesti almayanin namazi yoktur. Abdest alirken Allah'in ismini zikretmeyenin de abdesti yoktur. Resulullah'a salat (u selam) okumayanin da namazi yoktur. Keza Ensari sevmeyenin de namazi yoktur."
6081 - Hz. Ali radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest aldi. Bu esnada bir avuc su ile uc kere mazmaza, uc kere istinsakta bulundu."
UZUVLARI BIRER KERE YIKAYARAK ABDEST
6082 - Hz. Omer radiyallahu anh anlatiyor: "Ben, Resulullah aleyhissalatu vesselam'i Tebuk seferi sirasinda abdest uzuvlarini birer kere yikayarak abdest alirken gordum."
UZUVLARI UCER KERE YIKAYARAK ABDEST
6083 - Abdullah Ibnu Ebi Evfa radiyallahu anhuma anlatiyor: "Ben Resulullah aleyhissalatu vesselam'i abdest alirken gordum (yikanacak uzuvlarini) ucer kere yikamis, basina da bir kere meshetmisti."
6084 - Ebu Malik el-Es'ari anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (uzuvlarini) ucer sefer yikayarak abdest alirdi."
UZUVLARI BIR, IKI, UC KERE YIKAYARAK ABDEST
6085 - Abdullah Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam (bir defasinda abdest uzuvlarini) birer kere yikayarak abdest aldi ve: "Bu abdest, Allah'in bunsuz hicbir namazini kabul etmeyecegi kimsenin abdestidir!" buyurdu. Sonra abdestuzuvlarini ikiser sefer yikayarak aldi ve: "Bu abdestlerin kiymetlisidir!" buyurdu. Sonra ucer sefer yikayarak abdest aldi ve:
"Bu, abdestin en mukemmel olanidir. Ayrica bu, hem benim, hem de Halilullah olan Hz. Ibrahim aleyhisselam'in abdestidir. Kim bu sekilde abdest alir, tamamlayinca da eshedu en la ilahe illallah ve eshedu enne Muhammeden Abduhu ve Resuluhu "Sehadet ederim ki Allah'tan baska ilah yoktur ve sehadet ederim ki Muhammed Allah'in kulu ve elcisidir" derse kendisine cennetin sekiz kapisi birden acilir, hangi kapisindan dilerse ondan iceri girer!" buyurdular."
6086 - Ubey Ibnu Ka'b radiyallahu anh anlatiyor "Resulullah aleyhissalatu vesselam su getirtip (uzuvlarini) birer birer yikayarak abdest aldi.
"Iste bu abdest vazifesidir!" buyurdu. Yahut da: "Iste bu, yapmadigi taktirde, Allah'in namazini kabul etmeyecegi, kisinin (yapmasi gereken asgari) abdestidir!" buyurdu. Sonra ikser ikiser yikayarak abdest aldi. Sonra:
"Bu da, Allah'in ucretini iki hisse verdigi kisinin abdestidir!" buyurdu. Ucer sefer yikayarak abdest aldi ve: "Iste bu benim ve benden onceki peygamberlerin abdestidir!" buyurdu."
ABDESTTE IKTISAD
6087 - Ibnu Omer radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest alan bir adam gormstu: "Israf etme! Israf etme!" buyurdular."
6088 - Abdullah Ibnu Amr radiyallahu anhuma anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam, abdest almakta olan Sa'd'a ugramisti:
"Bu israf da ne?" buyurdular. Sa'd: "Abdestte dahi israf olur mu?" dedi. Aleyhissalatu vesselam:
"Evet! cevabini verdi, akan bir nehir uzerinde olsan bile!"
ABDESTTE ISBAG: MUKEMMEL ABDEST
6089 - Ebu Saidi'l-Hudri radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam'in soyle soyledigini isittim: "Yaptiginiz taktirde AIlah'in gunahlarinizi affedip, sevabinizi artirdigi ameli size soyleyeyim mi?"
"Evet ey Allah'in Resulu, soyleyin!" dediler.
"Sikintiya ragmen abdesti mukemmel yapmak, mescidlere cok yurumek, bir namazdan sonra muteakip namazi beklemek."
SAKALI HILALLEME
6090 - Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: "Resulullah aleyhissalatu vesselam abdest aldigi zaman mubarek parmaklarini acarak sakalini hilaller ve bunu iki sefer yapardi."