Tümceler

Son güncelleme: 20.12.2013 23:17
  • noimage

    Gözlerim bağlı
    Ben hep kör
    Sen ebe..
#02.04.2010 09:34 0 0 0
  • noimage

    Ölüme mahkum edilmiş bir aşktan bu yazılanlar. Gecenin yanağından, savrulmuş yağmurlardan ve toprak kokusundan

    Yaşama kafa tutarak geçiyorum gençliğimden.
    Parmak uçlarımda, tüm mahçupluğuyla kalemim ayrılığı kusuyor.
    Ama ben seni susuyorum dilimin döndüğünce.
    Bütün anlamlarını çaldırıyor kelimeler, anlamsızlığımda.
    Odama ayak bastığımda ilk önce ölüme mahkum edip kendimi, sonra siliyorum kendi kendimi, sayfa sayfa hayattan.
    Sırf parmak uçları yanmış bir kağıttan ibaret değildir yazdıklarım.
    Bazen devrilmiş kentlerde konuşur şairin sustuklarını.
#02.04.2010 09:45 0 0 0
  • Belki ölümle burun burunadır yalnızlığım..
    Yüzlerimi kapayan ellerim olsada kırık, hayat ve bayat..

    İnsanlar mı?.. Yalnızlığım..

    noimage
#03.04.2010 13:17 0 0 0
  • noimage

    " Büyüdüm...
    Yaşamlarına figüran oldum insanların,
    kendi yaşamımdan rol çalarak.
    Yalan söyledim,
    söylediğim yalana inanmadım.
    Yolları bildim,
    yol bulamadım.
    İncidim...
    İncirken,
    incittim.
    Güldüm,
    gülerken ağlayan nar oldum,
    saçıldım gündüze,
    toplanamadım... "
#03.04.2010 13:31 0 0 0
  • noimage


    ...Ve bir acı daha eklendi ayrılık sayfasına
    Bak ! yine aynı senaryo ...
    Mutluluk dolu birkaç sözcük hüzün dolu bir son
    Vurdum saatin yalnızlık çarkına yine sahte birkaç mutluluğun ardından
    "Yıkıntı mutluluklar",acımasız sevmeler,dönüşü olmayan göz yaşları
    Bak yine aynı senaryo oyun aynı oyuncular farklı
    Bitiriyorum bir geceyi daha hüzünle ve bitişimle bu sondu son oyun
    ...Son senaryo
    Unut tüm oyunları bitişimi izle bu sahnede.Vakur bir hayatın son replikleri
    Son gülüşler ve son olan her şey
    Alkışla kendini bir sonun başlangıcı oldun diye ...
#04.04.2010 12:34 0 0 0
  • En büyük savaşım yüreğimle..
    (Seninle)

    İçime nasıl girdin,nasıl aktın yüreğimden gözlerimden böylesine
    Oysa kurallarım vardı
    Duvarım vardı kimsenin aşamayacağı
    Sen her birini tek bir bakışla,tek bir gülücükle
    Ve kocaman yüreğinle yıktın..
#04.04.2010 12:57 0 0 0
  • noimage

    "Bekle" dedi gitti
    Ben beklemedim, o da gelmedi...
    Ölüm gibi bir şey oldu
    Ama kimse ölmedi...

    ...Özdemir Asaf...
#04.04.2010 16:45 0 0 0
  • noimage

    Aczimin külliyatında
    tüm istikametlerim sana
    hiçliğimin en hat safhasında
    bir tek rotasın
    bir tek seyir
    bir tek seni zayi edemedim
    içimin dehlizinde
    kitabelerde biriken
    figanımsın
    gecenin kertiğine
    büzüşmüş izbeliğimle
    istifledim manasızlığımı
    .
    noimage
#05.04.2010 13:52 0 0 0
  • Sayfalara sığmazdı yaşadıklarımız.
    Şimdilerde iki üç kelimeye sığıyorsun.

    noimage
#05.04.2010 14:18 0 0 0
  • Hani buz gibi nehirlere bırakmak gibiydi seni düşlerde sevmek
    Bir sokak lambasındaki ürkek ışık beyaz bir karanlık
    Gözlerimi kapattıgımda ki görebildigim yegane güzelliktin sen
    Say ki bir okyanusa rengini veren mavi
    Güneşin güzelligindeki kızıldın sen
    Ama nerden bilirdim ki gönlüme batıp da başka ellerde dogacagını

    Hep seni sol yanımda incitmeden çıkarsızca sevmiştim
    Saf ve katıksız gönlüme dogdugun gün
    Dogum günümle ödüllendirmiştin kalbimi

    Ben seni neden sevdigimi de bilmiyorum
    Aşk bardagının bir kulpumuydu içimde sana yanan
    Söndüremedi doldurulan meyler içimdeki yangını
    Ve eritmedi ateşler içimdeki buz daglarını


    Şimdi deseler ki tekrardan baglanır mısın o eşsiz güzellige
    Yeniden can katar mısın o üç haneni yüregine
    Cevabım hiç düşünmeden hayır olurdu
    O kadar yara bere dolmuşken yüregime
    Tekrardan sevmek bana ecel olurdu

    Ve sırtını dönüp giderken cümlelerim sonuca dogru
    Usulca fısıldadım geceye iki kelimeyi,buda son noktası oldu
    Duyanlar duymayanlara anlattı
    Gözyaşı yalan mıydı bilinmez ama sahiden aktı
    Nerden bilirdim ki ben başıma dikilmiş taşın en sade
    Ve anlamlı nakışı oldu


    Bir düşde böyle hayal kırıklıgı ile son buldu
    Zaten hangi mutlu bir film güzel sonla bitebilirdi ki
    En acımasız sahneside buya zaten
    Yaralı bir kalbin haykırışlarını dinledin sadece
    Sonmuz ayrılık oldu
#05.04.2010 19:40 0 0 0
  • noimage

    ****

    Cümle kapısında kalıyor bütün cevapsız sorular,
    kuru bir dal gibi atıyorum kozasına eylül'ün
    Bilseydim böylesi gelecek,ve içime dert olacak,
    kapının eşiğine dökerdim tüm erimiş ruhumu,
    sonra eşiğinde kalıp olurdu sevdam,
    basıp basıp geçesin diye

    Sözlerin mevsimi hüznün dallarına tutunmuş bir rüzgar gibi
    çeşm ile topluyorum yaprakları,
    katmerli güllerin boynu bükük,
    bahçede lâl olmuş bülbül,
    göçlerin kanatları intizam ile dizilmiş,
    göğümdeki bulanıklık değil

    ****

    noimage
#06.04.2010 10:39 0 0 0
  • Şimdi yüreğimle başbaşayım
    Avuçuma yaralı bir kuş bıraktılar
    Nasıl yaşatırım bilmiyorum
    Kendimle,senle,yüreğimle savaşımın sonu
    Yaralı bir kuş
    Kanadı kolu kırık
    Tek bir damla gözyaşı yeter son nefesini avucumda vermeye
    Yaralıyım sevdiğim
    Tek bir damla yetecek bu nefesimi vermeye
    Ama bir sözüm var sana güçlü olup,savaşma-k
    Ne zor biliyormusun?yüreğim bende ama atmıyor sanki
    Zaman geçmek bilmiyor
    İnsanlar kahkalar atıyor etrafda
    Benimse gözlerim aktı akacak bir bulut var
    Zor tutuyorum kendimi
    Kanadı kırık bir kuş gibiyim
    Gidemiyorum kanrevan içindeyim
#07.04.2010 10:54 0 0 0
  • noimage

    Gecelerden daha suskunum
    Kararacak...ışıyacak...taşıyacak
    Ne kaldı ki...

    Kayalardan daha kuruyum
    Söyleyecek... bekleyecek... yeşerecek...
    Ne kaldı ki...


    Dağbaşından daha bomboşum
    Tıkanacak... durulacak... kaybolacak...
    Ne kaldı ki...

    Çıkmazlardan daha yolsuzum
    Koşulacak.. aşılacak.. kaçılacak...
    Ne kaldı ki...

    Sonbahardan umutsuzum
    Sararacak... kuruyacak... yıkılacak...
    Ne kaldı ki...

    Yorgunlar arasında
    Ben yorgun oğlu yorgun
    Yorulacak ne kaldı
    Hâlâ belki.. vurgun
    Anlamsız bakışlarla
    Ne diyorsun?
#07.04.2010 15:43 0 0 0
  • Keşke noktαLαmα işaretLeri insαfLı oLsαydı . .

    Pαrαntez içine

    sığdırmαyα çαLıştığımız [ hαyαt ]

    ''Tırnαk içine αLınmış HαyαtLαrımıZ

    oLsαydı''

    Yαşαmı virgülle uzαtαbilseydik , ve

    üç noktα koyαbiLseydik tüm sevgiLerin önüne..!

    ...

    aLıntı
#07.04.2010 16:22 0 0 0
  • noimage


    Andım bu gece seni
    Yad ettim yüreğimden
    Sevgi yokuşundan şimdi geçtim
    Yalnızlar rıhtımındayım ben

    Güz yaprakları mevsimsiz döker mi böyle
    Bu aşk hiç baharında biter mi söyle

    Gök kubbe senin için
    Denizler senin gözyaşın
    Bastığın toprak yüreğim
    Sensiz bu dünyayı n'eyleyim

    Güz yaprakları mevsimsiz döker mi böyle
    Bu aşk hiç baharında biter mi söyle



    Murat Gögebakan
#07.04.2010 23:04 0 0 0
  • noimage

    "Peki resimlerle ilgili hedeflerin ne?"
    "Tek hedefim var. O da resim yapmak."
    "Hedefler gelecekle ilgili olur sanıyordum?"
    "Hmmm, gelecek..." diye mırıldandı Mathias. "Sevdiğim bir söz var: 'Zaman ileriye doğru akıp gittiği sürece, büyülendiğimiz 'gelecek' el değmemiş 'geçmiş'ten başka bir şey değildir."
    Diana bir süre sessiz kaldıktan sonra, "Yani sen demek istiyorsun ki, gelecekteki bir gün, o günden bir sonraki günde geçmişte kalıyor... O bir sonraki gün de mutlaka geleceğine göre; çünkü zaman ileri akıyor; demek ki 'gelecek' diye gördüğümüz gün, gerçekte ertelenmiş bir 'geçmiş'ten başka bir şey değil. Ama henüz zamanın eli değmemiş bir geçmiş. Nasıl, doğru anlamış mıyım?"
    "Daha iyi açıklayabilene rastlamadım."
    "Ama bunlar çok felsefi ve bence pratik hayatta bir değeri yok."
    "Ben sadece sorunu cevaplamaya çalıştım. Kısacası, ben hedeflerimi varolan tek zamanda, yani 'şimdi'de gerçekleştirmek istiyorum. İşte bu yüzden kendime hedef olarak sadece resim yapmayı seçtim."
    "Yine de daha uzun vadeli planların olmalı?"
    "Bir planım var tabi ki. San Francisco'dan, San Diego'da yaşadığım küçük kasabaya kadar uzanan sahil hattında resimler yapmayı planlıyorum. Yaz sonunda resimleri yaptığım yerlerden birinde bir sergi açacağım."
    "Ve hatta," diye ekledi Mathias, "Serginin ismini bile planladım, 'California'nın Değişen Sahilleri' "
    "Hoş isim."
    "Ama bu resim projemi zamanında tamamlayabilir miyim, tamamlayamaz mıyım, bunu bilemiyorum. Bilemediğim başka şeyler de var. Projeyi tamamladığım zaman sergiyi açacak parayı denkleştirebilir miyim; denkleştirirsem, sergi için uygun bir yer bulabilir miyim; bulursam, belediyeden izin alabilir miyim; alırsam, sergiyi gerektiği gibi duyurabilir miyim; duyurursam, ilgi olur mu; ilgi olursa ne olur, her şey istediğim gibi gitse bile mutlu olabilir miyim; olursam, bu ne kadar sürer, uzun sürse bile, mutluluğumun bozulmasını engelleyebilir miyim; engellersem, o mutluluğu kaybetmenin korkusuyla başa çıkabilir miyim? Ve bilemediğim şeylerin listesi böylece sürüp gidiyor. İşte bu yüzden tek hedefim resim yapmak."





    (Alıntı: Kayıp Gül >Serdar Özkan< )
#08.04.2010 08:38 0 0 0
  • noimage


    Unutmadan sevgili. Gözlerimi kapattım Hani her zaman sana dediğim gibi" bir gün gözlerine bir şey olur da bir göz gerekirse karanlıklarına. İşte bak yine gözlerimi sana verdim. Kapattım ışıklarımı. Annemin tülbentiyle perdeledim güneşi. Sağım- solum karanlık mı sanıyorsun şimdi. Tut ellerimi şimdi. Gözlerin ışığım, adımların adımlarım olsun.
#08.04.2010 08:55 0 0 0
  • noimage

    Ne çok isterdin, değil mi — masanda, dingin, suskun, yalnız otururken, çevrende dizi dizi defterlerin, yazı dosyaların, kağıt zarfların, içiçe kalem kılıfların, gözlük kabın, yanında ayrı ayrı sıgara paketlerin, bira şişen, yarı dolu bardağın, yazdıklarını temize çektiğin daktilonun başında, kulağında derin bir müzik, bir an, yaptıklarını, yapamadıklarını, yapmakta olduklarını düşünerek dalmışken, dışarıda, karşındaki tülün örttüğü ışığın içinden, akşam yağan yaz yağmurunun berraklaştırdığı ılık havada, parlak öğle güneşi altında, Güney'den gelip birdenbire pencerenin pervazına konan, Poyraz'ın uçuşturduğu açık kahverengi, uçuk gökrengi tüyleriyle, orada, bir an aldırmazca duran, dönen, sonra, bir kez zıplayıp, başını çevirerek, yeniden kanat açıp, sanki kaygısız, tasasız, dertsiz, Kuzey'e doğru uçup giden o ufacık kuş, bir daha gelse — ama, bir seferliktir uçuşu; gelmez bir daha.
#08.04.2010 09:04 0 0 0
  • Ne zaman hüznüne dokunacak olsa
    Rüzgarı sonsuz yapraklar gibi kırpışırdı gözleri
    Yine de anılarına değerdi birer ikişer
    Yine de yağmur olup sel giderdi içirtmeleri
    Hele içindeki yolculukları sınamaya kalksa
    Bütün garları trensiz bulurdu..
    ve yolları yolculuklarda unutmak gibi belki kayan yıldızlar kadar kendine de uzaktı.
#08.04.2010 11:30 0 0 0