Beşiktaş Makaleleri

Son güncelleme: 21.05.2011 09:41
  • Beşiktaş Makaleleri - Beşiktaş Yazıları - Beşiktaşlı Yazarların Yazıları - Erdem Ulus Yazıları - Itır Esen Yazıları


    Bu Konuda ;
    Beşiktaşa Gönül Veren Yazarların
    Sevdiğimiz Bi daha Bidaha Okumak İstediğimiz Yazılarını ,Makalelerini Paylaşabiliriz.


#18.08.2010 20:21 0 0 0
  • BAŞKAN, KURŞUN DÖKTÜRSÜN

    Hava alev, alev yanıyor
    Kapalı, kelimenin tam manasıyla KAPALI
    İğne atsan yere düşmez
    Hava da, hava alacak tek bir santim yer yok!
    Kendi nefesimizden bile rahatsız oluyoruz, durduğumuz yerde sıcaktan eriyoruz.
    Saunadan beter, Fin hamamından kat be kat sıcaaak
    İmdaaat! Boğuluyooooruzzz!...
    Tribünler sırılsıklam, döktüğümüz ter yüzünden tepeden tırnağa ıslağız
    Yağmur yağsa kuru kalırız.
    Kartal sahaya çıkıyor
    Yer gök Siyah-Beyaz
    Takımımız sahaya çıktığı anda gözümüz hiçbir şey görmüyor.
    Artık hava şartları geçersiz
    Dünya yansa umurumuzda değil!
    Ateşi, biz daha da körüklüyoruz
    Aşkımız ortamı iki misli ısıtıyor
    Tribünleri dolduran binlerce taraftar, sevgimiz ve var olan gücümüzle Beşiktaş diye bağırırken, boğucu havada mücadele eden takımımızın turu geçeceğine inancımız tam.
    Ama sahada en az bizim kadar inanan, coşan, her şeyini ortaya koyan bir adam daha var
    Quaresma; yüreğini öylesine ortaya koymuş oynuyor ki, sanırsın doğuştan Beşiktaşlı
    Neredeyse, benim gibi nüfus kütüğünün Beşiktaş olduğuna inanacağım
    Hani, bizim 7-8 Hasan Paşa fırınının ekmeğinden yemiş, Kamburun Bahçesinde çay içmiş, Turgut'un meyhanesinde kafa çekmiş, Kazanda maç seyretmiş
    Abbas ağada, Şairler Parkında, Akaretler yokuşunda, Barbaros bulvarında, Deniz Müzesinde, Dolmabahçe Sarayında, Tuz babada gezmiş
    Beşiktaş Vapurunu, Beşiktaş Camiini, Beşiktaş Dolmuşunu, Beşiktaş Çarşısını, Beşiktaş Pazarını, Beşiktaş Balık Pazarını, Beşiktaş Kilisesini, Beşiktaş Lisesini, Beşiktaş İlkokulunu, Beşiktaş Evlendirme Dairesini, Beşiktaş Belediyesini, Beşiktaş Plazalarını, Beşiktaş Kadırga Caddesini, biliyor, seviyor, sahipleniyor.
    Quaresma, kırk yıllık Beşiktaşlı gibiydi Sahada gösterdiği performansın ötesinde, izleyenlere bambaşka bir şey gösterdi
    Elini göğsünden içeri soktu, kalbini açtı
    Yüreğini gösterdi.
    Ben BEŞİKTAŞ için geldim,
    Savaşmaya geldim,
    Kanımı akıtmaya geldim Dedi.
    İnanmayanlar için işte formam
    Alın yüreğim
    Alın sevgim
    Alın ayaklarım
    İşte golüm
    Golünü attı
    Hem de Trivella'sıyla
    Gol attırdı
    Rakibi attırdı
    Her şeyim Beşiktaş Dedi
    Daha ne desin
    BEN BÖYLE YÜREK GÖRMEDİM
    BÖYLE SEVGİ


    Beşiktaş Pascal Nouma'dan sonra aradığı yeni sevgilisine nihayet kavuşmuş gözüküyor.

    Biz onu zaten çok seviyorduk, önemli olan onun bizi sevmesiydi.
    İnönü'de ilk golünü atınca, formasını öptü ve Kapalıya öyle büyük bir aşkla koştu ki
    Demek istediği şey, elbette
    "Bende sizi çok seviyorum" du

    Benim Başkan'dan bir ricam olacak; lütfen Quaresma'nın ayaklarına kurşun döktürsün.
    Kem gözler var maazallah!

    ITIR ESEN
#18.08.2010 20:24 0 0 0


  • Yaz şu kitabı Süreyya abi...

    İki sezon önce Denizli'ye şampiyonluk için uçarken söylemiştim bunu sana..

    Öyle hikayeler anlatmıştın ki o gün bana, gülmekten uçağı düşürecektik.

    Bir kere dünyanın en çok seyehat eden adamı olarak tarihe geçmelisin.

    Hani bu gezegendeki 184 ülkenin 120 tanesini gören kaç kişi vardır acaba?

    İşin garip tarafı, 120 ülkede görebildiğin tek şey, o ülkeye ait havaalanı ve kamp yapılan otel olsa da.

    Dün gece Quaresma'nın golden sonra sana koşması, işlerin çok doğru gittiğinin göstergesiydi bana göre..

    Çünkü yıllar önce Pascal Nouma'nın da her golden sonra koştuğu da sendin.

    Dün gece Quaresma ile sarılırken sen, Alan Walsh'u düşündüm ben.

    Attığı bir golden sonra o da sana koşmuş ama dayak yemişti ya hani.

    Gordon Milne dönemi... Haftalardır gol atamayan Beşiktaş bir gol için aylarca beklerken, Süreyya kendi kendine verdiği bir sözün ızdarıbını yaşıyordu.

    Kaçan gollerde kendinden geçmenin nedeni, o günlerde dünyaya gelen oğluna ilk golü atacak futbolcunun ismini vermek istemesiydi.

    O dönem 22 günlük Kıbrıs kampında bulunan Karakartal hazırlık maçlarını gol atamadan geçiyor Süreyya Abi gün geçtikçe şişiyordu.

    İstanbul'dan gelen telefonlar ise bu büyük adamım ızdırabını katlıyordu.

    "SÜREYYA OĞLAN YÜRÜMEYE BAŞLAYACAK HALA ADI YOK"

    Bundan sonrasını ise kendi ağzından dinleyelim.

    "Mesela benim iki çocuğum dünyaya geldi, ben hep yurtdışındaydım. Onlar da hep olaylı oldu zaten. Kıbrıs'a gitmiştik, Gordon Hoca vardı. Eşim de o zaman hamileydi. Biz gittik, bir gün sonra doğum yaptı. Bizim de 22 gün orada kalmamız lazım. Ekol olsun diye Metin, Ali, Feyyaz 'dan birini koy dediler bana. Ben de hanımı aradım, çocuğun adını koymayın da maçlar başlayacak, ilk gol atanın ismini koyarız dedim. Sonra geldik İstanbul'a, aradan 15 gün daha geçti. Gol yok. Tam 1,5 ay oldu. Eşim sabırsızlanıyor tabii artık. Araya Milli Takım girdi, 15-20 gün de öyle bekledik. Sonra bu kez de İnönü'de Trabzonspor'la berabere kaldık. Diğer hafta Bursa'ya gittik, orada da berabere kaldık. Sonra geldik burada Karabükspor'la oynayacağız artık. Karabük de yeni çıkmıştı lige. Artık 5-6 olur diyoruz. Metin, Ali, Feyyaz hepsi atar diyoruz. Birinci devre özlenen golü attık. Herkes havalarda ben ise sus pus.

    Çünkü o golün sahibi Walsh idi. İkinci devre oldu ama gol olmuyor. Son dakikalara geldik artık, Walsh girdi yine sol taraftan, Metin'le Feyyaz'a çıkarsa bom boş gol olacak. Bomboşlar, kimse yok. Kaleci zaten ayaklarını uzatmış. Orada yine kendi vurmaz mı kalecinin altından yine gol oldu. Herkes sevinçten çıldırıyor. Walsh gol sevincini benimle yaşamak için koşa koşa geldi ve boynuma sarıldı. Ben ise onu yumrukluyordum sinirimden.

    Garibim azıcık Türkçesi ile `Neden Süreyya neden` diyordu bana...

    Maç bitti 2-0, Hanımı aradım `Babamın ismini mi koyacaktık ne koyacaksak koyalım artık şu çocuğun ismini` dedim."

    Bir keresinde de sürekli kulübede oturan bu Efsane'ye kötü giden maçta bir Beşiktaş taraftarı şöyle sitem etmişti.

    "Ulan bıyıklı !!! 25 senedir her hafta maçlara geliyorum her hafta yedeksin, bir kerede çık oyna be kardeşim"

    İşte böyle bir adam Süreyya Soner.

    O yüzden, Yaz şu kitabı Süreyya abi.

    Sayfalar adam görsün.

    Yaz şu kitabı Süreyya abi...

    Tarihe en kral "malzemeyi" yine sen ver.


    Erdem Ulus / HABER1903
#18.08.2010 20:25 0 0 0
  • Durun..

    Allah aşkına biraz durun.

    Robinho'yu da açıklarsanız bir daha normale dönememe durumumuz var.

    Şaka falan yapmıyorum; tel, kayış, balata. Ne varsa sıyırdık.

    Tamam anlıyorum, belki bir sezon önce 'Yeter' diye bağırmamızın intikamını alıyorsun.

    Biz yeter dedikçe 'Yetmez' diyorsun.

    Ama Yeter...Vallahi de Yeter Billahi de Yeter.

    Robinho da gelirse bu lig başlamadan biter.

    Hepimizin kimyası alt üst oldu.

    İnanmıyorsanız kısa sürede hayatımızdaki değişikliklere bir bakın.

    Daha düne kadar Gordon, Diatta, Higuen iken

    Bugün Quaresma, Guti, Robinho diyoruz.

    Daha dün, Delgado'nun yerine adam koyamazken;

    Bugün Delgado'yu koyacak yer bulamıyoruz.

    Daha düne kadar Fanatik, Fotomaç, Fotogol ne yazmış derken

    Bugün, The Independient, The Times, Marca'yı okuyoruz.

    Rakipler Stoch'ları,Dia'ları yıldız diye getirirken;

    Biz, Quaresma ve Guti formaları,"Dia'larda Stoch'lar ile sınırlı diyoruz."

    Millet geceleri evinde sıcaktan uyuyamazken;

    Biz Robinho mu, Adebayor mu diye geceyi sabah ediyoruz.

    Kayış koptu Sayın Başkan. Benden söylemesi.

    Hatırlasanıza ne diye bağırıyorduk daha iki ay önce:

    "Fener'den Cimbom'dan topçu almayın taraftarı çıldırtmayın. Bu taraftar arkanızda gelsin artık Quaresma."

    Şimdi Robinho'yu da alırsanız başınıza geleceği söyleyeyim.

    Real'den İnter'den topçu almayın taraftarı çıldırtmayın.

    Robinho'da neyin nesi, gelsin artık Lionel Messi...

    Erdem Ulus / Haber1903
#20.08.2010 18:13 0 0 0
  • Çok büyük bir aşkla başlayıp hüsranla biten evlilikler gibiydi 10'la hikayemiz.

    Oysa çok güzel başlamıştı her şey.

    Daha ilk gördüğümüzde çarptı, yıllardır taş kesen kalbimiz.

    10'dan önce ve 10'dan sonrası oluverdi herşey.

    Bakışı, duruşu, gülüşü.

    İlk bakışta aşık olmak gibi birşeydi.

    Yaşandı ve dün gece bitti.

    Belki ayrılığın zamanı gelmişti, belki bazı şeyler çoktan bitmişti.

    Ama yine de böyle gitmeni istemezdik.

    İnönü'den son kez giderken sen;

    Göz göze gelmeliydik.

    En sevdiğin şarkıyı kulağına son kez haykırmalıydık.

    Sen de yavaşça dönerek, utangaç gülüşünü son kez atmalıydın bize.

    Dayanamayabilirdik o zaman,ayrılabilir miydik bilmem.

    Belki de en iyisi buydu.

    Şimdi sana mutluluk dilemekten başka bir şey gelmiyor elimizden.

    Tüm yaşattıkların ve yaşatmak istediklerin için.

    Hoşçakal Matias Emillo.

    Ve son kez...

    Hoşçakal Del-gado.
#23.08.2010 20:36 0 0 0
  • Robson De Souza...
    Namıdeğer Robinho.
    Transfer gündeminin içine eden adam.
    Robson.
    İnci dişli zenci kardeşim.

    Her an her saniye her adımını izledik.
    Bahis haraketlerini, borsa dalgalanmalarını.
    Hatta gelirsen "Deprem olur diye", fay hatlarını bile takip ettik.
    Artçı şoklar yaratıp Kanarya'da devrede dediler.

    Robson.
    İnci dişli zenci kardeşim.
    Robson
    Kartal kanatlı kanaryam.

    Tüm bestelerin hazırken, bize Türkülerimizi söyletmediler.
    Her sabah kartal olup geldin mi diye açarken gözlerimizi,
    Korktular Robson
    Şafaktan korktular
    Görmekten, duymaktan
    Dokunmaktan korktular.

    Robson.
    İnci dişli zenci kardeşim

    Ve dün gece. Dün gece Robson...
    Bahis hareketlerinden, borsa dalgalanmalarından vaz geçip
    Şiirlerde bitirdim seni.

    İnanmıyorsanız okuyun.

    Nazım Hikmet'in 1980 de yazdığı,
    Edip Akbayram'ın besteleyip şarkı yaptığı sözleri

    KORKUYORLAR

    Bize türkülerimizi söyletmiyorlar Robson
    İnci dişli, zenci kardeşim,
    Kartal kanatlı kanaryam.
    Türkülerimizi söyletmiyorlar bize,
    Korkuyorlar Robson
    Şafaktan korkuyorlar,
    Görmekten,
    Duymaktan,
    Dokunmaktan korkuyorlar
    Yağmurda çırılçıplak yıkanır gibi ağlamaktan
    Sımsıkı bir ayvayı dişler gibi gülmekten korkuyorlar
    Sevmekten korkuyorlar, bizim Ferhat gibi sevmekten
    Sizin de bir Ferhatınız vardır elbet
    Robson, adı ne
    Tohumdan ve topraktan korkuyorlar
    Akan sudan ve hatırlamaktan korkuyorlar
    Ne iskonto, ne komisyon, ne veda isteyen bir dost eli
    Sıcak bir kuş gibi, gelip konmamış ki avuçlarının içine
    Ümitten korkuyorlar Robson, ümitten korkuyorlar ümitten
    Korkuyorlar kartal kanatlı kanaryam
    Türkülerimizden korkuyorlar.

    Nazım Hikmet

    Robson, inci dişli zenci kardeşim...
    Nazım Hikmet sanki sana yazmış bu şiiri.
    Edip Akbayram da sana bestelemiş.

    Ben de Beşiktaş taraftarına armağan ediyorum
    Şarkılarla sevdik şiirlerle bitirdik seni.

    Robson inci dişli zenci kardeşim.

    Erdem Ulus
#25.08.2010 15:48 0 0 0
  • Dokunmayın, Mutluyum !




    Siyah Beyaz formasıyla sahaya çıkan 11'de Q7 yi ve Guti'yi görünce kafam rahat oluyor


    O kadar mutluyum ki ;

    Siyah Beyaz formasıyla sahaya çıkan 11'de Q7 yi ve Guti'yi görünce kafam rahat oluyor

    Onların önünde Nobre bile oynasa içim sıkılmıyor, biliyorum ki ben bile çıksam o sahaya ben de atarım bir iki tane

    Son yıllardaki karın ağrılarım Serdar Özkan ve Delgado artık yoklar ve bir daha olmayacaklar

    Tribünler her zamanki gibi dolu olacak ama bu seneki fark kombineler tükenmiş. 1 aydır kardeşime kapalıdan kombine bulmaya çalışıyorum ama nafile, bir yanım üzülüyor ama bir yanım da bir o kadar mutlu, öyle ya taraftar maddi olarak da takımına sahip çıkmış

    Avrupa'da rakip kim olursa olsun, hep bir soru işareti gittiğim stada artık çok huzurlu ve emin gidebiliyorum

    İki stoperim sakatlanmış, ne gam! Normalde Barca'yı bile sallayacak sakatlıklar bizi etkilemiyor bile

    Orta sahada bir harika çocuk var ki, o mu şanslı (Guti ve Q7 ile oynadığı için), biz mi şanslıyız genç kardeşimiz Necip'i yıllar boyunca doya doya seyredebileceğiz diye bilmiyorum

    Tek korkum orta sahada olabilecek olası bir Ernst ya da Necip sakatlığı idi ama o da Aurello gibi akıllı bir transfer ile giderildi, artık o bölgede de rahatım

    Bugün haberi geldi, forvete genç bir yetenek alınmış, yani Bobo yoksa aklımıza önce Nobre bugün ne yapar sorusu gelmeyecek

    Bir kaptanım var ki, kâğıt üzerinde yaşı 40'a dayanmış ama onu tanımayan birisine sorsan kim bu genç çocuk diyebilir. Evet, dört dörtlük bir oyuncu değil belki ama diğer arkadaşlarına örnek olacak hırs ve azim onda fazlası ile var

    İlk iki kalecim sakatmış, geçmiş olsun diyebiliyorsak genç Cenk'ten dolayıdır. Sevgili kardeşim, umarım eksik yönlerini de geliştirirsin ve uzun yıllar bizde kalırsın

    O kadar mutluyum ki, bazıları artık bazıları canımı sıkamıyor bile !
    Geçen hafta kendi evimizde İBB'ye yenilirken verilmeyen penaltımız ve kırmızı kart ile 2.sınıf hakemlerimiz umurumda bile değil, ne olsa hepsinin eyyamlarını telafi edecek gücümüz var.

    Yıllardır Terim komplesi yüzünden Milli kadroya giremeyen oyuncularımız için, Terim gitti bu dert bitti diye düşünürken koltuğuna bir şekilde(!) çivi çakan silik Oğuz Çetin kadrolarında yine bizim oyuncularımızı göremeyince üzülmüyorum, çünkü nasıl Toraman o kadroya girdiyse harika çocuk Necip'de o formayı söke söke onların elinden alacak.

    Sonuç olarak mutluyum, huzurluyum. Takımımı seyrederken futboldan zevk alıyorum ve biliyorum ki her geçen gün daha da zevk alacağım. Şampiyonluk yakupalar gelir gelmez bilmiyorum ama mutluyum işte be.
    Dokunmayın bana, tadını çıkartayım bu takımın

    Hepimizin 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlu Olsun

    Siyah Beyaz Aydınlık Günlerde Görüşmek Üzere

    Eray Erdal
#01.09.2010 19:12 0 0 0
  • Fatih Tekke...

    Bana sorarsanız son 10 yılın bu coğrafyada ki en temiz golcüsü.

    Diğerleri gol atarken "Burnunu mu karıştırıyor" demeyin.

    Girdiği pozisyondan ne kadar gol çıkarttığına bakın.

    Futbol tabiri ile yakaladı mı affetmez.

    Siz yaşını,klasını tartışıp durun.

    Bana kalırsa Beşiktaş formasını daha ilk giyişinde hakkını verdi armanın.

    Nasıl mı ?

    "Ben Trabzonlu Fatihim"diyerek.

    Oysa çoğunuz kıvırmasını beklediniz değil mi?

    Siz onu kesin manşette yaparsınız şimdi.

    Çünkü alıştınız ordan oraya geçip kıvıran dansözlere.

    Halbuki ne demeliydi Tekke ?

    Ben eskiden Beşiktaşlıydım.

    Trabzon Sürmene de değil, Beşiktaş Abbasağa'da doğdum.

    Babamın büyük büyük ve daha büyük babası Dolmabahçe Sarayında imiş.

    Stadı'da İsmet Paşa'ya o yaptırmış.

    Bak bunlarda küçüklük resimlerim.

    Aslında siyah beyazdı da. Anam o zamanlar renklilerle yıkamış Bordo-Mavi olmuş.

    Çocukken arkadaşlarım "Taka'ya binerken ben Arabaya binerdim."

    O yüzden bana Arabacı Fatih derler.

    Hatta mahalle maçlarında herkes "Dobi Hasan"olurken, ben "Şekerbegovic olurdum.

    Valla bak Yeminlen.Yalancı isem Şenol Güneş olayım.

    Ya.İşte ben böyle Beşiktaşlıyım.

    Nasıl iyi mi?

    Şimdi sindi mi içinize Fatih Tekke ?

    Yemezler.

    Hele Beşiktaş'ta hiç yemezler.

    Hiç uğraşmayın sizde yiyemeyeceksiniz.

    Tekkeniz düşüp keliniz görünecek.

    Askerlik yapmadı diyorsunuz ya.

    Rahat olun.

    Bugün birliğine teslim oldu Fatih.

    Çünkü "Beşiktaş'a Hizmet Vatana hizmettir."

    O arttık Beşiktaş'ın Askeri'dir.

    Komutanı'da Schuster.

    Kısacası,

    Fatih Tekke Trabzon, Emret Komutanım.

    Erdem ULUS / Haber1903
#01.09.2010 22:22 0 0 0
  • Itır Esen'in bilgisayarı bozulmasa bu polemiğe hiç girmezdim.

    Heleki dinlemediğim bir açıklama üzerine hayatta yazı falan da yazamam.

    Sabah iki nakliyeci tarafından uyandırılıp o telefonu alıncaya kadar.

    Önce nakliyeci.

    Hanım, her zaman ki gibi, bana sormadan evde bir takım değişikliklere gitme kararı almış. Dört senelik koltukları bedelsiz serbest bırakmış.

    Nereye mi? Tabi ki annesine. Namıdeğer kayınvalideye.

    Üstelik nakliye parasını da biz verecekmişik. Nakliyecinin.

    Hem gönder, hem de gönderirken üzerine para ver. Tam Beşiktaş işi yani.

    Neyse, başkan istiyorsa yapılacak birşey yok. Gönderin gitsin.

    Yeni gelecek koltuk için Allah`tan scout çalışması yapmış da, bide onunla uğraşmadık.

    Koltukları göndermeden önce yeni koltuları araştırıp bulmuş.

    Hatta prensip anlaşmasına varıp ilk taksidini de ödemiş.

    En azından bu iyi bir gelişme.

    Telefon da tam bunun üzerine çaldı zaten.

    Telefon hattında Itır Esen var.

    Daha alo demeden, "Hayrola koltukları değiştiriyormuşsun" dedi.

    Anladım ki operasyon çoktan medyaya sızmış.

    Evet abla acil sponsor bulmamız lazım.

    Allah`ım sanki koltuk değil Robinho alıyoruz.

    Telefonda ki ses evde ki sesi bastırıyor.

    Erdem lütfen Adnan Polat'a yazı yaz.

    Ne oldu abla öldü mü yoksa!

    Dinlemedin mi Beşiktaş'a sallamış.

    Valla dinlemedim.

    O yüzden de bişey yazamadım abla kızma bana.

    Şu an ki halimi görsen Adnan Polat'ı anlarsın

    Bir kere koltuk giti mi başka bişeyler de gidiyo adamdan.

    Ben anladım Adnan Polat'ı

    Sende anla güzel ablam...

    Popoyu koyacak yer yok.


    Erdem Ulus / Haber1903
#03.09.2010 19:28 0 0 0
  • ADNAN POLATI ANLAMAMAK


    1903Radyo haber müdürü Erdem Ulus ve radyomuzun çiçeği Itır Esen ile dün hemen telefon trafiği yaşadık. Herkes yazıyı birbirine pas etti, taşınma telaşının içinde Erdem Ulus yazısını yazmış bile benimde içimde kalmasın diye bende birşeyler karalayım istedim.

    Şimdi bu sezon yeni moda bahardan önce kendini belli etti. Bu yıl prim yapmak isteyenler bolca BEŞİKTAŞ`a sallayacak gibi görünüyor. Kimin başı sıkışsa kurtarıcı olarak BEŞİKTAŞ`a sallamak olacak. Ama iyi ama kötü...

    Aslında kızmamak lazım Adnan bey haklı ve doğru söylemiş. Senin elinde Guti, Quaresma olursa adam seni Süper Toto lige uygun bulmaz tabii...Olsa olsa bu takım La Liga takımı olur diye düşünmüş olabilir. Haklıdır. Bizde her zaman öyle düşünmüyormuyuz?

    Rakibi değil Efendisi olarak görmesi normal yani...

    Hayata bakış ve duruş meselesi...

    Bizde de hata yok değil hani...Sen elindeki Gökhan`ı, Serdar`ı verirsen Adnan bey`e o da kendisini sana rakip bile görmez. Bende olacak o topçular (!!!) bende kendime rakip görmem seni.

    Herkes herşeyi söyleyebilir, önemli olan ayna da kendini nasıl gördüğündür. Bu yıl herşey farklı cereyan ediyor. Bizim başarılarımızı bizden önce bekleyenler var. Her zaman olduğu gibi ilklerin kulubu olmaya devam ediyoruz. Sen ne kadar başarılı olursan karşı tarafta seni örnek alıp "BEŞİKTAŞ`a kıydı parayı kaptı kupayı..." diyecektir. Desinler beee...Desinler değişemeyiz biz...

    Siz siz olun BEŞİKTAŞ`ı izleyin, iyi gelir...

    Birde BEŞİKTAŞ`ı dinleyin o daha da iyi gelir...

    Dikkatimi başka bir şey daha çekti. Hakkımızda yapılan her açıklama da hem taraftarımız hem yönetim kadromuz nefis cevaplar verebiliyor. Ve slogan cümleleri ardı ardına yapıştırıyor, trivela hadler bildiriyor. Yakışır...Yakışır...

    "Adnan ben mezarlıkta ıslık çalıyor..." açıklaması çok mizahi ve netti...

    Şimdi söylenecek son söze en iyi örnek, bu sezon çok eğlenceli olacak. Adnan bey ilk takılan oldu ama bilmenizi isterim son olmayacak...

    Santra ile omuz omuza...

    Özgür Özgülgün / Haber1903


#05.09.2010 16:37 0 0 0
  • Bu Kırgın Bu Zindan -1- | Alen Markaryan

    Şansıma;

    İyi bir amigoluk dönemi geçirdim.
    Hem benim öz arkadaşlarım çatal yürekti,
    Hem tribünü bırakanlar dışarıdan da ejderha.
    Hem bizim bir alt jenerasyon tribün fırlamasıydı.
    Hem ben bu işi harbiden seviyordum.
    İnsanlar beni seviyordu.
    Ben onları.



    Sonra bu insanlar birilerinden korkmaya başladı.
    Korktular.
    Beni sevdiler.
    Sonra korktuklarını,
    Sevdiklerine tercih ettiler.
    Ve çöküş böyle başladı.
    İnsanlar küsmeye
    İnsanlar kusmaya
    İnsanlar susmaya başladı.
    Tribünden insanlar kaçmasın diye ödün vermeye başladık
    Taviz?
    Dedikodu tacirleri striptiz yapmaya başladı.
    Bu arada Çarşı,
    Almış başını gidiyordu.
    Bireysel çabalar, 24 saat çırpınış,
    Hepsi bu tribünün şanı içindi.
    Dedikodu dedik de
    En kötüsü ne biliyor musunuz?
    İnsanların inanmak istediğine inanması
    Hâlbuki gerçekler çırılçıplaktı.
    İlk defa ben, bu internet sitesinden,
    Kendi çocuğum, tarafından sorgulandım,
    Alen Markaryan'a açık mektup diye.
    Tam 25 sayfa soru soruldu.
    Ve bende onları cevapladım.
    İşte polemikler böyle başladı.
    Oysa tribün liderliğinde esas
    Aşırı gizlilikti.
    Çiğnendi mi ,helva olurdunuz.
    E - oluyoruz yavaş yavaş.
    Bir gün hiç unutmam.
    Taksiye bindim.
    Şoför harbi kanamalı.
    Ben zaten modumda değilim.
    Adam bülbül maşallah!
    Sonra "Alen" falan diye zırvalamaya başladı.
    Gayri ihtiyari ne olmuş Alene dedim.
    Tamda o sırada. Kazan birahanesinin önünden geçiyoruz
    Şu birahane varya onun.
    Bir jipe biniyor aklın durur dedi.
    Sen tanıyormusun "Aleni" dedim.
    Elimizde büyüdü kereta demezmi.
    "Utandım".
    Bu tribüne bu kadar çaba harcamamıza rağmen demekki çivisini iyi çakamamıştık.
    İşte bu taksici bu dedikoduların eseriydi.
    Bilmiyor ki adam
    Alen 25 senedir kazana bir kere ayağını bastı.
    Oda işemek için
    Sonra cin ama bir o kadar
    Hin
    Yöneticiler türedi.
    Burunlarını,hatta ayaklarını tribün içine soktular.
    Her yöneticinin bir amigosu olmaya başladı.
    Ve çöküş böyle başladı.
    Hiyerarşi darmadağın oldu.
    Bu sefer tribünün kalbi ruhen
    Omurgası fiziken çöktü.
    Düşünme yetisini kaybetti tribün.
    Sonra gazeteler işi kaşımaya başladı.
    Çarşı Demirörenci söylentileri
    Mide bulandırmaya başladı.
    Herkesin bilinçaltı felç olmuştu.
    En olmadık yerde bir kıvılcıma yenik düşüyordu tribün.
    Müdahale şansımız sıfırdı.
    Ne yapıyorsunuz diye elimi kaldırsam
    Bak Alen milleti susturuyor oldu.
    Localardan dürbünle gözetliyorlardı.
    Dürbünle!!!
    Sermayeden bayağı yedik.
    Ölümüz bile diğer tribünlerden etkiliydi.
    Bu sefer tribüne uygulanan bölme ve yönetme işleminin seneryosu
    "Başkan" tarafınada uygulanmaya başladı.
    Tribündeki hiyerarşinin bozulmasından kaynaklanan herkesin başına buyruk olması hepimizin elini kolunu bağladı.
    Biz bunlarında üstesinden gelirdik ama kongre ve uzantıları menfaatlerine tribünü harcamaya başladılar.
    Zaten klübün profesyonel kısmı şampiyonluk kutlamalarında yapılan anonslarda taraftar tarafından alkışlanmadığı için bunun sebebini bizden bildiler.
    Ne kompleks ama !!!
    Ama dedik ya insanlar inanmak istediklerine inanıyor.
    Bakmak istedikleri pencereyi açıyorlardı
#10.09.2010 11:47 0 0 0
  • Bu Kırgın Bu Zindan -2- | Alen Markaryan

    Sonucu aylar öncesinden belli kongre bitti.
    Cadı yalan hamurunu yoğurmaya başladı.
    Neymiş
    Alen mali kongrede yönetimi ibra etmiş!!!
    Yani her Beşiktaşlının yapması gerekeni yaptık.
    Ayrıca ibra etmeyince ne oluyorsa!!!



    Neymiş Alen kongrede Demirörenin 7 sıra arkasında oturmuş.
    Otursam oturdum derim de.
    Asıl sormanız gereken nedir biliyormusunuz?
    Alenin olması gereken yerde neden olmadığı.
    Eğer hakikaten bizim taşıdığımız ruhu taşıyorsanız buna isyan ederdiniz.
    Lakin biz bu olacakların "aynısının tıpkısını" 7-8 ay önce Sn.Demirörene bizzat ilettik.
    Bir çok şeyin yanlış olduğu ve yürüdüğüne dair tüm bildiklerimizi.
    Neymiş
    Seçim sonucu 22:30'da belli olmasına rağmen Alen Markaryan 01:00'e kadar orada oturmuş.
    Ya arkadaşlar seçim sonucu 1 ay öncesinden belli idi.
    Oturduğumuz yer tarafsız bölge duruş nedenimiz stratejikti.
    Benim bu iftiralara maruz kalıp açıklama yapmam bile yukarıda bahsettiğim çöküşün başlangıcıydı.
    Ve beni hala tanıyamamış bazı arkadaşların kelamı üzerine madem destekleyecektin "Yeter Demirören" i niye organize ettin.
    Suçlaması
    İftirası
    Ve safsatasına
    Ben ve arkadaşlarımın bu tezahuratı başlattığına yada ağzını bu yönde oynattığına dair;
    Bir tek Beşiktaşlı gösteremezsiniz.
    Çocuklar her şeyi eksik bildiğiniz gibi,
    Bir çok şeyi de bilmiyorsunuz.
    Diyeceksiniz ki
    O zaman sizde açıklama niye yapmıyorsunuz.
    İyide Delikanlı
    Daha bizim açıklama yapmamızı beklemeden elinde " bok" çuvalları ile dolaşanlar var.
    "Hemen fırlatıveriyorlar"
    Bir kere inanacaksın.
    Ne olursa olsun doğru neyse onu yapıyorlar diyeceksin.
    Tatmin olmuyorsan.
    Her zaman diyorum buyur gel çayımı iç yemeğimi ye ama her şey.
    Face to Face
    Kusura bakmayın ama içimizde çok bilmişler var.
    Ortalığı karıştırmak isteyen sahte linkle dolaşan onlarcası var.
    Ben bir gün bir televizyonda Galatasaray seyircisinin her maç 1 dk yaptığı başkan protestosuna istinaden,
    Biz yönetim istifa dersek
    Yönetim ertesi gün gider dedim.
    "Ama biz bağırırsak."
    "Rant" şemsiyesinin altına girerek herkesi boklayan bir girdabın içine düştük.
    Bu rant herkesin ağzında.
    Nedir bu rant.
    Adamın teki çıkıyor şu kadar para diyor.
    Ooooh!
    Bütün şövalyeler altına dolduruyor.
    Yaz babam yaz.
    Sanki ben bilmiyorum herkesin istediğini yapıp "yönetim istifa"demeyi.
    Siz biliyorsunuz.
    Ben bilmiyorum!!!
    İnanınki bu sefer başka yerden mamalanıyorlar , Beşiktaşı satıyorlar diyeceklerdi.
    Ben hepimizi düşünerek nötr kalmaya çalıştım.
    Düşünsenize
    Kayseri,
    Bolton,
    Sivas maçlarını
    Satılmış Çarşı dediler be!
#10.09.2010 11:49 0 0 0
  • Az Kaldı Alen Abi ,, Yakında Olması Gereken Yerde Olacak !!
#10.09.2010 11:50 0 0 0
  • Bu Kırgın Bu Zindan -3- | Alen Markaryan

    4 duvar taş
    4 duvar karanlıkLar
    4 duvar kör
    Anlaşılmaz bir sağırlık.
    Ve ben sorgudayım.
    Oyunu kime verdin?
    Ve odanın içine ışık veren o cılız lamba.
    Işığın gölgesine takılıyor gözlerim.
    Titremekte
    Sanki bir gölge oyunu var.



    Ve ben sorgudayım.
    Neden ibra ettin?
    Radyoda bir Candan Erçetin şarkısı çalmakta.
    "Kırık Kalpler Durağı"
    Alen abi ne iş desen yeterdi be iki gözüm.
    Yeterdi!
    Alen abi sen manyakmısın! desen
    Vurmasaydın!
    Kaburgamın ortasından.
    Ne olurdu be iki gözün.
    Yalnızca sorsaydın keşke.
    "Sorgu" ne olaki
    Korkarmı sandın bu yürek be iki gözüm
    Korkmaz
    Ürkmez
    Çekinmez
    Ama susar
    Konuşmaz
    Menfaatse Beşiktaş
    Menfaat "Benim" Hemşerim
    Ben susarım anılar susmaz.
    Bilmem kaç yüz anı yalan söylemez.
    Şimdi düşünüyorumda.
    Ayda 3-4 kere maça sabahlarken
    Yani can "Pazar"deyken
    Ölüm her an burnumun dibindeyken
    Ben kimden para almışım.
    Ben kimin bacağını sıkmışım Tramvayda!
    Ben! Ben!
    Ne rantı iki gözüm.
    Ne menfaati canım kardeşim.
    Menfaatse Beşiktaş
    Menfaat "Benim" hemşerim.

    BİTTİ
#10.09.2010 11:50 0 0 0
  • Sıktığın Yumruk! | Alen Markaryan

    Yatıyordu...

    Tertemiz, masum.

    Yatıyordu...

    Tüm sevdalara aç yüreği çatal.

    Yatıyor,

    Ve Azrail'e direniyordu



    Baba bilmez, ana bilmez Bir hastalığın lanetindeydi.

    Baba yüreği alev alev.

    Nereden bakarsan yangın.

    Bebe hatırlamaz, ona mı yansın

    Hastalık kulaç kulaç, ona mı?

    Yoksa bir ''baba'' demez, ona mı

    Derken;

    Daha yar üstüne değmemiş dudaklarından bir fısıltı düştü odaya.

    ''Beşiktaş''

    Nereden düşmüştü aklına?

    Sanki yastığı altında saklamıştı.

    Belki de sol yanında...

    Baba panik içinde

    Bir dost aradılar.

    Derdime bir çare, deva şu halime.

    Çarşı'sına hastaydı bir de,

    Tavdı...

    O yaşında ne çok şey biriktirmişti...

    Sanki yumruğunun içine saklamıştı,

    Vurdukça çoğalsın diye.

    Der ya şair;

    ''Aşk olsun sana be çocuk, aşk olsun.''

    Uçakla getirdiler İstanbul'a.

    Amokachi gibi...

    Maça çıkardılar.

    Dişinin sancısında sanki bu anı bekletmişti.

    Formasını da giydirmişlerdi.

    Toraman abisinin önünde verdi pozunu.

    ''Ölsem de gam yemem.'' der gibiydi.

    Ay gibi parlayan yüzü.

    Döndü...

    Baba rahatlamıştı, yapabileceğini yapmıştı; ama...

    Nafile sevdalar.

    O nur yüzlü çocuk gidiyordu,

    Göz göre göre.

    Kitlendik...

    Hiçbirşey yapamadık, iyi mi?

    Telefon çaldı.

    ''Kaybettik'' dediler.

    Ah be çocuk;

    Üzüldüysem namerdim.

    Üzülmek senin gibi Beşiktaşlıya ihanettir.

    Sıktığın yumruğu aç be çocuk

    Sıktığın yumruğu aç...
#10.09.2010 11:53 0 0 0
  • Fincancı Katırları | Alen Markaryan


    Toraman'ın saçlarından tutup, kahpecebir tutam çalan o

    Bilica'ya

    Her pozisyonun içinde tüm sevimsizliğiyle boy gösteren, Toraman'a sakatlanma pahasına tekme atan

    Belözoğlu'na



    Vermediği kartlarla Beşiktaşlı topçuları çıldırtma noktasına getirip, artık lütfen ve utanma duygusuyla penaltı çalan

    Hüseyin Göçek'e

    Bu Hüseyin Göçek'i bu maça veren, geçen hafta Trabzon maçında Egemen'in elle oynamasına ''göremiyorum'' diyen körler federasyonu başkanı

    Oğuz Sarvan'a

    Bu maç bittikten sonra, 15 dakika boyunca kameraları Fenerbahçe tribününün önünde gezdirip adeta sevinç gösterisi yapan

    Lig Tv'ye
    Bu maçı anlatırken adeta kendinden geçip Fener tribünü amigoluğuna soyunan

    Melih Şendil'e
    Hüseyin Göçek denen vatandaşın gözü önünde cereyan eden normal bir ikili mücadeleye, mevsimler sonra kırmızı kart verilmesine doğru bir karar diye eyyamcılık yapan

    Ömer Üründül'e

    Şampiyonluğa giden bir takım 2 hafta içerisinde nasıl yerle bir edilir ''tema''sını gözler önüne seren

    Mahmut Özgener'e

    2016 kupasında Şükrü Saraçoğlu olmayınca kıyametler koparan, ama ne hikmetse 2500 kişilik deplasman taraftarı kapısının bir tanecik olmasına bilerek seyirci kalıp insanlara eziyet çektiren

    Fenerbahçe yönetimine

    Penaltıyı atamayıp hakeme olan eleştiri oklarının körelmesine neden olan, hatta ''Ne konuşuyorsunuz, penaltıyı çaldık ya'' düşüncelerini yönlendirmesine sebep olan, iyi niyetinden asla kuşku etmediğimiz

    Bobo'ya

    8 tane defans adamıyla ne yapmak istediğini hem de her seferinde bile anlayamadığım

    Mustafa Denizli'ye

    ''Komik'' olarak para kazanan, ama maçtan sonra sahanın ortasında ne işi olduğunu anlayamadığım sevimsiz ve itici

    Cem Yılmaz'a

    Bir Beşiktaş yöneticisine ''otur yerine'' diyebilme nezaketsizliğini ve cesaretini gösteren

    Aziz Yıldırım'a

    Zannetmeyin ki bu dünya böyle dönecektir. Ve siz fincancı katırları;

    Dikkat edin, çaydanlık kırılmasın.
#11.09.2010 18:07 0 0 0

  • Son yıllarda paylaşım siteleri ile yaşar olduk.
    Face'nin book'u çıktıktan sonra, Twitter yeni moda.

    Birgün bir şey yazmadın mı, telefon susmuyor. Followcular baskı yapıyor.

    Dün gece maçtan 4-5 saat önce yazıldım bende.

    Yani şey yaptım, Twitledim.

    "Schuster, beklenmedik bir çatışma çıkma ihtimaline karşı "Silahı beline takmış",
    "Q7'yi her ihtimale karşı kadroya almış"

    Saniye geçmeden ilk yorum düştü.

    Rahat ol abi.

    Sonra,sırası ile.

    3 olur 5 olur ama 4 olmaz.

    Arabada 5 evde 15

    Tam aksini düşünsek de, hoşumuza da gitti bu tavırlar.

    Taraftar Trivela kıvamında Guti'miz havalarda.

    Başlama saatine kadar Pascal Nouma ile Playstation oynadığımızdan olsa gerek.

    Maça adaptasyonumuz biraz zaman aldı.

    Ali Ece'de maç sonu başlığını bize uygun atmış.

    Guti = Playstation

    Zemin = Comodor 64

    Beşiktaş maçın genelinde hızlı koşma tuşunu kullanamamış, ortalara ayar verememiş, gol tuşuna ise bir türlü basamamıştı.

    Real Madrid'in Şampiyonlar Lig'in de oynamaması kıyamet elameti sayıldığından olsa gerek.

    Guti, UEFA Kupası icat edildiğinden beri burada hiç oynamamış.

    Ama yine de Rıdvan Hoca'nın programın da buyurduğu gibi

    "Bu adam bayağı bayağı futbolcuymuş ya Güntekin".

    Tekrar yazının başına twitlersek,

    Çatışma uzayınca Schuster beline sarılıp Q7 mm'lik silahını çekti.

    Ancak Ernst kafayı atmasa bu kavgadan hasarlı çıkacaktık.

    Son bir ileti de Tabata'ya.


    Tabata Brezilyalı mı Japon mu bir karar vermeli

    Topla buluştuğunda Brezilyalı.

    Son vuruşlarda Japon.



    Brezilyalı olursa bu takımda bir çok maçta görev alır.

    Yok hayır, Japon olmayı seçerse,

    Sadece F.Bahçe maçlarında bayrakları açılır.



    Erdem Ulus
#17.09.2010 20:43 0 0 0
  • Üç silahşor!

    Rakip takımın hocası olarak sahadasınız! 30 bin kişi çılgınca sizi alkışlıyor ve sevgiyle tribünlere çağırıyor. Misafir olarak çıktığınız sahada belki puanları toplayacak, belki de şampiyonluk yarışında iki puanlık çelme takacaksınız! Ama Beşiktaş'ın evladıysanız bunun pek önemi yok. Çünkü adınız Şifo Mehmet ise, Ziya Doğan, Rıza Çalımbay, Ertuğrul Sağlam, Feyyaz Uçar, Recep Çetin, Metin Tekin ve Ali Gültiken ise... Hizmetlerle doldurduğunuz örnek geçmişiniz sürekli vefa ile sizi İnönü'de karşılıyor. Ortaya "karşılıksız" hatır koyan bu taraftar "Şifo Mehmet, Şifo Mehmet" diye haykırırken bir şeyin altını çiziyor: Beşiktaş'ta adamlık da, layıkıyla hizmet de asla unutulmaz.
    Mehmet Özdilek'i dün gece sarsan sadece bu duygu dolu güzel görüntü değildi. Bitmek bilmeyen enerjisiyle rakip defans oyuncularını yıpratan Djiehoua 5. dakikada sakatlandı. Zaafları bulunan siyah- beyazlı defansı belli ki hareketli Necati ve Djiehoua ikilisiyle yıpratmayı planlıyordu. Ama evdeki hesabı Çarşı'ya uymayacaktı!
    Beşiktaş özelikle ilk yarı bir şeyi iyi yapamadı: Quaresma ve Bobo'yu yeteri kadar topla buluşturmayı.. Tabata, Necip ve Aurelio topu kesmekte ve rakibe
    üstünlük kurmadaki başarılarını iyi top kullanmakta bir türlü gösteremedi.
    İlk yarı 18'de vuruşu direkten dönen, Erkan ve Deniz'e sarı kart gösterten Quaresma aslında "Ben bu maçın yıldızı olmaya hazırım. Topu bana atın" diye açık adres göstermişti. Bu yüzden gözler özellikle de Q7-Guti işbirliğini aradı.

    BEŞİKTAŞ'IN PANZEHİRİ BOBO
    Bu işbirliğinin yerine başka bir ikili sahne aldı. Ernst 55'te ilk defa bekleneni yaptı. İnce bir ara pasıyla Bobo'ya golü attırdı. Şunu kabul edelim ki; 63'te Quaresma'nın asistini Bobo boş pozisyonda gole çevirse maç orada bitebilirdi. Futbolda atamayana atarlar kuralı olsa da Hakan o yanlış çıkışı yapmasa konuk ekibin golü bulması zordu. Martı yakalayıp saha dışına çıkartmak dahil elinden gelen her şeyi yapan Quaresma, iki asistiyle Ernst, iki golüyle gecenin yıldızı Bobo 1 puanın Antalya'ya hediye edilmesine izin vermedi. Dün gece bir şeyi gösterdi: Bobon varsa onunla oynayacaksın.

    FATİH DOĞAN/Sabah Gazetesi
#26.09.2010 16:52 0 0 0
  • Ne olmuş Trabzon'a 1-0 kaybetmişse Beşiktaş.

    Edilen yeminler "bir" tutulmayan sözler henüz "sıfır" iken.

    Ne olmuş da, Sarı Melek'ten. "Melek de bir Şeytan'dır " sonucunu çıkarttınız hemen.

    Hem sadece biraz yorulmuşlar o kadar.

    Ben maçı radyodan dinledim.

    Sonra özetini dahi görmedim.

    Ne olmuş, biri anlatsın bana.

    Bir top çizgiden çıkmış, biri direkten dönmüş, bir penaltı verilmemiş, biri maçı katletmiş.

    Beşiktaş 1-0 yenilmiş.

    Ne yapmalıyız şimdi?

    Umudu, kesip yiyecek miyiz?

    Tabata yapmış işte bir Japonluk yine. Ne olmuş.

    Sarı melek, kara şeytan olmuş.

    Bu güne kadar taçsız kralmış Ernst,

    Şimdi saçsız kral olmuş. Ne olmuş?

    TFF maçı Pazartesi'ye almamış,

    Kuddusi yine eyyam yapmış.

    İki sezon önce Trabzonlu Barış Memiş'i haksız yere oyundan atan Kuddusi'ye Eyyamcı demiş İnönü.

    Avni Aker'de Trabzon seyircisi susmuş. Ne olmuş.

    TFF' den film izleyeceğime,

    DVD'de film izledim.

    Benim izlediğim Film'de Pascal Nouma da vardı.

    Adı "Dünyayı Kurtaran Adam'ın Oğlu"ydu.

    İki filmde de bir birini tamamlayan mesajlar vardı.

    Sizin izlediğinizde "Her şeye rağmen Türk futbolu olarak hepimiz aynı gemideyiz" sonucu çıktı

    Benim izlediğim filmde ise, on saniyelik replikle Pascal Nouma verdi mesajı

    Sizi bu gemiye kaptan yapanın taa



    ERDEM ULUS / HABER1903
#05.10.2010 19:24 0 0 0