Beşiktaş Makaleleri

Son güncelleme: 21.05.2011 09:41
  • Biz Ahtapot Paul'ü, öldü sanıyorduk ama ölmemiş.

    Kalbimizde yaşıyormuş.

    İşte karşınızda son günlerin en moda tabiri

    Beşiktaş 17 de 17 yapar.

    Vay be !

    Biz de keriziz yedik.

    Yemedik, yedirmiyeceğiz..

    Çünkü çoğumuzda, "Hayvan terli"

    Sezon başında Quaresma ile Guti alındığında, uzak ara yapıcaktık ya?

    Şimdi, Simao ile Almeida'da geldi 17 de 17 yapacağız.

    At yalanı, öpeyim inananı.

    Öptürmeyin, hatta mümkün ise makas bile aldırmayın.

    Beşiktaş'ı yüceltmek için değil, rakipleri azdırmak için yapıyorlar.

    Guti ve Quaresma'lı takımı yenilmezmiş gibi gösterip, rakiplerin iştahını kabarttılar

    Şimdi de Simao, Almeida ve Fernandes için aynı film.

    Trabzon ve Bursa'nın seksepal'i yok ya!

    Yıllarca F.Bahçe ve G.Sarayla ile tahrik oldular ya.

    Şimde de Beşiktaş ile ortalığı seviştiriyorlar.

    Beşiktaş'ı övermiş gibi yapıp öpmek istiyorlar!

    80'ler in o meşhur Yeşilçam'ında, bir film adı sanki.

    "Beşiktaş 17 de 17 yapar"

    "Hasan almaz basan alır" gibi !

    "Bayram değil seyran değil, enişte bizi niye öptü" o zaman ?

    Bu ,"17 de 17" muhabbeti de, bana o yüzden "+18" çağrıştırdı.

    Senaryo açık. Hatta çok açık +18.

    "Gazozumuza hap" atmaya çalışıyorlar.

    Bu babacan yaklaşımların arkasında da başka hesaplar var.

    Ama unutuyorlar.

    Amca, baba yarısıysa,

    Nuri Alço da Beşiktaşlı.

    ERDEM ULUS - Kartal Bakışı
#04.01.2011 10:06 0 0 0
  • Biz o yıllarda ona bakarak bağırıyorduk tribünlerde Beşiktaş'lı Olunmaz, Beşiktaş'lı doğulur diye...

    O, bizden çok uzaklarda Fransa'da doğmuştu ve yıllar sonra Beşiktaşlı olmuştu. Herkesten daha fazla...
    Sahada siyahi rengi, beyaz forma, tay gibi duruşuyla hepimizi çoşturuyordu. Abilerimiz iyi bilir, bizler bazı yıllarda Kartalları seyrederek büyürdük. Kimleri saysak? Metin-Ali-Feyyaz'lar,Sergen'ler,Amokachi'ler,Ferdinand'lar,

    Atom Karınca'lar ve daha niceleri...

    O, başkaydı... O farklıydı... Canını dişine takar, kimine kızdığında yumruk atar, kimine öpücük yollardı. Hiçbir zaman boşa atmaz, "Öldüğümde beni İnönü'ye gömün..." derdi. Bizler discoya gitmeyi onunla öğrendik. Omuz omuza olup apaçi dansı yaptık.

    Yetmedi o her haftasonu ekranlarda bize dans seyrettirdi. Halk adamıydı, halkın topçusuydu. En büyük zaafı ADAM(!) olmasıydı.

    Hayatımızda rastladığımız en insan star'dı. "Futbol" için hayatının en önemsiz spor olduğunu söyleyecek kadar cesur bir adamdı.

    Samimiydi...

    Bakın neler söylerdi, o yıllar da?

    İnsanın anıları ve düşgücü yok olunca kendi de varolamaz ki...

    Çalışmayı severim, gerçeğin arkamdan gelmesini isterim...

    Gürültülü bir yaşantının içinde yalnız bir adamım...

    Öz'üm yüreğimden ibarettir...

    Beni tanıyanlar bilir...

    Duruşum haykırıştır...

    Sevgime emek harcayan biriyim...

    Evet beyler twitter kullanıcıları hemen bilgisayar başına Pascal'ımızın sözlerini paylaşmaya... Hadi ne duruyorsunuz?

    Pascal hayattır, gerisi teferuattır...

    Ele avuca sığmayan bu adama hayran olmamak imkânsızdır.

    Bizler artık futbolunu seyredemiyoruz, ama her zaman onu izlemeye devam ediyoruz. İyi ki varsın Pascal, seni seviyoruz. İyi ki doğdun...

    Gerçek vatanında uzun ömürler diliyoruz. Yakında semtin göbeğine heykelini dikip, heykeltraşa elini şortuna sokmasını söyleyeceğiz.

    Çünkü bizler biliyoruz ki senin duruşun haykırıştır...

    - ÖZGÜR ÖZGÜLGÜN - HABER1903
#06.01.2011 12:40 0 0 0
  • Türkiye'nin önde gelen entelektüelleri

    Önce programında Emanuel Emenike'nin görüntüsünü ekrana getirip "bu arkadaş tekneyle gelenlerden mi" diye alaycı bir tavırla sözüm ona espri yapan Okan Bayülgen

    Ardından, bu gün kendi köşesinde, Beşiktaş'ın göz bebeği, efsane futbolcusu Pascal Nouma'ya ağır ırkçılık, ayrımcılık, hakaret dolu bir yazı yazan, Ali Atıf Bir

    Vay başımıza gelen

    Ben bundan sonra olabilecekleri, düşünmek bile istemiyorum

    Osmanlıdan beri bu topraklar her tür din, dil, renk ve kültürden insanları barındırmış, kucak açmış, bir arada yaşamasına olanak sağlamıştır.

    Son günlerde, tribünlere kadar sıçrayan ırkçılığa yönelik ayrımcılık, ne yazık ki, medyanın tanınmış simaları, hatta ve hatta Üniversitede de hoca, toplumda söz sahibi olmuş kişiler tarafında da yapılmaya başlayınca biraz ürkütücü duruma geldi.

    Emanuel Emenike, Türkiye'ye futbol oynamaya gelmiş ve akıttığı terin karşılığında hak ettiği parayı almaktadır. Yani emekçidir.

    Hem de kelimenin tam anlamıyla bir emekçi takımında oynamaktadır. 1 Mayısta işçi kardeşleriyle Taksim'e yürümüştür.

    Yaptığı işin karşılığında emin olun sizden çok daha az bir miktarda para kazanıyor belki o nokta da haklısınız, karşılaştıracak olursak, sizlere göre, köle gibi çalışıyor.

    Ali Atıf Bir

    Pascal Nouma, Beşiktaş için çok şey yaptı

    Beşiktaş'ın en çok gol atan yabancı futbolcularından biri

    Beşiktaş'ın hala en sevilen futbolcularının başında gelmektedir.

    Beşiktaş için oynadığı zaman yüreğini ortaya koyarak oynamıştır.

    Pascal Nouma belki bilmiyorsunuz ama HABER1903 ve 1903RADYO'nun ortağıdır.

    Vergisini vermektedir.

    Oturma izni vardır.

    Ayrıca kaç reklam filminde oynadığından niye rahatsız oldunuz? Demek ki seviliyor

    İstediğiniz hakareti yazıp sonra şaka yaptım diye bir kenara çekilemezsin

    Bu ülkede RTÜK varsa Hukuk da var

    Bu Dünyada İnsan Hakları Mahkemesi de var

    İnsanları, Gavur, Zenci, Kürt, Laz, Ermeni, Yahudi, Alevi, Arap, Çinli

    Diyerek ayırmanın, ötekileştirmenin, hele şu dönemde, bu ülke halkı için, son derece tehlikeli, bir şey olduğunu herkesten iyi bilmeniz lazım.

    Böylesine, kışkırtıcı, akıl karıştırıcı, toplumun, manevi değerlerini kullanarak sadece ve sadece, programınızı seyrettirmek, ya da yazınızı okutmak adına, ters yoldan gitmeyin.

    Şaka ya da espri yapmak bu kadar kolay değil.

    Her şeyin bir bedeli var.

    - ITIR ESEN - HABER1903
#12.01.2011 15:27 0 0 0
  • Yeni yıldızların takıma uyum sağlayıp sağlayamayacağı tartışılırken benim savunduğum hep bir konu vardı. Bu adamlar uyum sorunu yaşamaz sadece sisteme uymaya çalışır diye.
    Kankalar bir araya geldi çark dönmeye başladı.
    Takımın çehresi değişti.
    Belli ki kalitesi de arttı.
    Ne de olsa çete iş başında.
    'Q7 ve Çetesi' denildi onlara ama sanırım çetenin lideri değişti.
    Bir dakika dedi Guti,
    'Ben varken lider falan tanımam, bakmayın yaşıma başıma 18'lik delikanlılara taş çıkartırım.'
    Maşallahı var zaten.
    Beşiktaş'ı konuşurken, bir tezim vardı hep.
    Daha Portekizlilerimizi görmeden, onları bir maç bile izlemeden, dost meclislerinde bir iddiada bulundum hep. 1-0 2-0 bitmez bizim maçlar.
    Takımı dizdim kafamda oynadım maçları.
    Hayalimdeki Beşiktaş çok attı ama çok da yedi.
    Sivas maçı gazozuna bile değildi.
    Hadi Manisa maçını da göreyim dedim takım için karar vermeye.
    Ve nitekim de sezgilerim beni yanıltmadı.
    Takım çılgın. Rakip takıma kabus olur bu Beşiktaş.
    Gol olur yağar.
    Hem de ne yağar öyle çiseleme falan da değil bildiğin sağanak yağar.
    Bir kere 'yıldızlar tutuşmuş siyah beyazla' ne de olsa.
    Nobre'ye bile bir haller olmuş derlenmiş toplanmış, keşke biraz da İsmail'e bir haller olsa.
    Quaresma'nın top kayıplarını şimdilik görmemezlikten geliyorum.
    Simao'yu da Almeida'yı da bir kenara koyuyorum.
    Futbol iyi futbolcularla oynanır ve öyle bir takım olduğunda zevk verir.
    Nitekim de böyle kaliteli ve usta ayaklarınız varsa, futbol izlemek tadından yenmez hani.
    Hayalimdeki Beşiktaş çok attı dedim ya; nitekim çok da yedi.
    Manisa maçında da durum değişmedi.
    Hani yenilen iki gole çok demek istemeseniz bilemem ama savunma yine değişmedi.
    Sivok ben geldim buradayım, yıkılmadım ayaktayım der gibiydi.
    Golünü attı, maç eksiğine rağmen savaştı ama hatalarda yaptı.
    Varsın olsun.
    Olacak elbet, düzelecek, daha da iyi olacak her şey.
    Benim bu söylediklerim zaten şimdilik.
    Beşiktaş'ı konuşurken çok yeriz, yedikçe de atarız dedim hep.
    Beşiktaş yediğinden fazlasını atarsa kazanır ancak.
    Güçlü yanımız hücum hattı, zayıf yanımız da savunma ise yapacak tek şey maçı diğer sahada oynamak.
    Tek kale maç yapmayı çocukluklarından beri bilirler herhalde.
    Olabildiğince savunma hattından topu uzak tutmak onlar için zor olmasa gerek.
    Bunu da başaracak durumdayız zaten.
    Tüm bunları dikkate alırsak, arkadaşlar ikinci yarıda kuponlarda durum belli.

    Üst olur...!

    Alaaddin ORHAN - Kartal Bakışı
#13.01.2011 11:04 0 0 0
  • Eskiler, yani atalarımız bazı şeyleri iyi söylemiş,

    Söyledikleriyle, gelecek nesillere yol göstermiş, önderlik etmiş.

    Atasözleri, okullarda bizlere ders olarak okutulur, hatta sınavlarda da sorulur

    Hemen size bir tanesini hatırlayalım,

    "Devletin malı deniz, yemeyen domuz"

    Eee, yüce devlet bazen, "kaşığınla verir sapınla çıkarır"

    En son yaşanan Ali Sami Yen'i ver, Aslan Tepe'yi al takası Galatasaray yönetimine acılı bir açılış yaşattı, burunlarından fitil fitil geldi.

    Şimdiiii

    Bu olaylar yaşanırken, televizyon ekranlarında birçok yorum yapıldı, duyduğum şeyler içimi sıktı, yüreğimi daralttı, aklımı karıştırdı.

    Devlet Bakanı Baş Müzakereci Sayın Egemen Bağış şu cümleyi kurdu, "Eminim, Toki başkanının aklı İnönü stadının yerindedir"

    Bu sözleri duyar duymaz, benim saçlarım dimdik oldu

    Üstelik bu cümleyi sadece Sayın Egemen Bağış kurmadı, Telegol de Ahmet Çakar da buna benzer konuşmalar yaptı

    Başka, başka kişilerde konuştu.

    Sanki İnönü babalarının malı, size ne kardeşim

    Anlaşılan o ki, herkes gözünü İnönü'ye dikmiş

    Nedeni çok aşikâr

    İstanbul'un en nadide yerinde

    Bu yüzden, İnönü konum olarak, Dünyanın sayılı güzel statlarından biri seçildi

    Beşiktaş semtinin göbeğinde

    Taraftarınla iç içe

    Her türlü ulaşımı kolay

    Beşiktaş yönetiminin onca çabasına rağmen, yıllardır stat yapımına, engel olunmasının, nedeninin, bazı art niyetli düşünceler, olduğunu herkes biliyor.

    İnönü'nün muhteşem yeri, herkesin iştahını kabartıyor

    Ama biz, Beşiktaşlılar,

    Büyük Beşiktaş taraftarı,

    Asla ve asla bulunduğumuz yerden yani Dolmabahçe'den vazgeçmeyeceğiz

    Hiçbir güç bizi oradan uzaklaştıramayacak.

    Bazı kelime oyunlarıyla, başka taraflara doğru yollayamazsınız.

    "Kartal tepe" filan diye uyduruk bir yere, bizi uçuramazsınız

    Ne vereceğiniz, bir tek kuruşu istiyoruz

    Ne de yollayacağınız her hangi bir tepede yapacağınız uzay mekiği stili stadı

    Sayın Başkanım Yıldırım Demirören;

    Umarım izinleri alırsınız ve kendi imkânlarımızla ve sponsorlarımızla yeni stadımızı yaparız.

    Biz Beşiktaşlıyız

    Dolmabahçe sınırları içinden bir adım uzağa gitmeyiz

    Biz Beşiktaşlıyız

    Tek bir kuruşun bile altında kalmayı hazmedemeyiz.

    Hele başımıza kakılmasını hiç istemeyiz

    Onun için

    Aman ha sakın!

    Bir kuruş bile almayın

    Zaten, İnönü'yü vermeyeceğinize eminiz.

    KARTALLAR YUVASINI TERK ETMEZ

    - ITIR ESEN - HABER1903 -
#18.01.2011 08:15 0 0 0
  • Muhteşem Yüzsekizyıl
    Herkes, film yazıyor ve yönetiyor.
    Benim neyim eksik. Ben de yazdım.
    Ama isminden de anlaşılacağı üzere, benimkisi biraz fantastik.
    Siyah beyaz filim gibi biraz.
    Tüm zamanların, en yüksek bütçeli yazısı...

    Muhteşem 108 Yıl Ve Kutsal Hazine.
    Karakartal İmparatorluğu Kitabı'ndan A-4 kağıdına uyarlama.
    Film Başlıyor. İyi Seyirler
    Karakartal İmparatorluğu bir hazine bulur ve asla bitmeyecek servete kavuşur.
    Ama öyle böyle değil. Bu paranın rakamla falan telaffuzu yoktur.
    Hadi o zaman, madem hiç bitmeyecek bir para, hemen yemeye başlayalım; der kahramanlarımız.
    Yıllarca sıkıntılar ile boğuşan İmparatorluk artık zincirlerini kırmıştır.
    Ne yapmalı, ne etmeli, yedi düvelde ses getirmeli.
    İlk iş, Katalan İmparatorluğu'ndan Messi alınmalı.
    Futbol İmparatorluğu'nun en muhteşem savaşçısı Ronaldo getirilmeli.
    Porto Kralı Morinho kutsal topraklara kazandırılmalı.

    -Ama onlar para için kabile değiştirmez ise?
    -O vakit Inter'den, Quaresma getirilmeli.
    -Parasıyla değil mi kardeşim bastırır alırız.
    -Messi Efendi, "Ben Barçayı para için bırakmam" der ise,
    -Acilen gidip, Galaktikos'dan Guti Haz. getirilmeli.
    -İnat değil mi. Para var huzur var.
    -Porto Kralı Mourinho, artistik yaparsa; ki kesin yapar!
    -Sırf ona gıcıklığına, Galaktikos'un eski komutanı Schuster getirilmeli.

    Para bol. Ya Basketbol? 'Oraya da bir şeyler yapmalı' diye bir ses yükselir
    Michael Jordan gelsin! Der; İmparator.
    O bıraktı ama; der. Bir diğeri.
    Verin parayı dönsün. Dönmez ise. Iverson gelsin. 'O, oynuyor değil mi lan?' diye bağırır.
    Oynuyor oynuyor! O nu alalım; derler.

    Beyler bir saniye. Diyerek söze girer, ötekilerden biri
    Biz böyle yaparsak yakayı ele veririz, hazine bulduğumuz kesin anlaşılır; diye ekler.
    Evet, kontrollü gidelim. Şimdi bunlar idare eder. Devre arasında, bir çıkarma daha yaparız.
    O zaman da Simao, Almeida, Hernandez, Fernandes, manuel, otomatik kim varsa alır getiririz.
    Durun! Büyük bir sorunumuz var; diye bir ses yükselir.
    Tamam bu adamları getireceğiz ama eldekiler ne olacak? Diye devam eder.
    Federasyona da para verelim, yabancı sınırlandırmasını kaldırsınlar; der İmparator.
    Yok artık Efendim. Başka bir çözüm bulalım.
    İmparator sesini yükseltir. "Gönderelim gitsinler o vakit. Parası ile değil mi yahu!"
    Ama, nasıl olur halk ayaklanmasın sonra; diye cevap verir. Vezir.
    Ayaklanmaz, onun için de bir formül düşündüm der ve devam eder.
    Söyle, Tabata'yı kaça almıştık ?
    8,5 cuk!
    Verin bir takıma bedava, gitsin oynasın. Peki ya Holosko'yu kaça almıştık?
    Çıt çıkmaz.
    İmparator çok kızar!
    Kim aldı ulan, bu adamı?
    Manisa'dan aldık Manisa'dan Efendim. Avcı Koray, Yılmaz Burak, birde 5 milyon cuk!
    Tamam, sus. Sinirlerimi zıplatma benim. Verin gitsin.
    Nereye verelim, ne verelim Efendim?
    Zıkkımın köküne verin. Verin işte bir yere.
    Karşılayın masraflarını gitsin, kıllık yaparsa, Belediyeden Abdullah Efendiye haber salın.
    Şimdi söyleyin ne kaldı geriye?
    Ortada büyük bir sorun daha vardır.
    Şey Efendim der vezir. Ikına sıkına söyler.
    Ferrari, imparatorum der.
    İmparator sinirlenir.
    Ne Ferrarisi ulan. Parayı buldunuz poponuz mu kalktı hemen
    'Yok, efendim öyle değil' der Vezir, titrek bir sesle.
    Doğru. Bir de o var değil mi?
    Dondurun onu; diye ekler.
    Pardon anlamadım efem?
    Verin parasını dondurun. Hem böylece her gece aleme de akmasın. Donsun kalsın.
    Emredersiniz efem.
    Bitti mi; kaldı mı Başka sorun?
    Fink efem.
    Verin parasını ve sonra asın onu! "Bana fink atmak" neymiş görsün.
    Ne anlamadım nasıl efem ?
    Asın diyorum kardeşim alın askıya. Finktirsin gitsin.
    Tamam emredersiniz
    Şimdi söyleyin bana, ne kadar paramız kaldı ?
    Sonsuz efendim. Hiç eksilmedi, hala sonsuz paramız var.
    İşte bu. Şimdi gidin bakın, halk sokaklarda bu yaptıklarıma ne tepki veriyor.
    Halk sokaklarda mutluluktan coştu, herkes huni takmış. "Yetmez, Yetmez" diyorlar. Efendim.

    Ve Mutlu Son.
    Karakartal İmparatorluğu da sonsuza kadar huzur ve para içinde yaşar
    Hikaye biter.

    THE END

    Not: Bu hikaye ve oyuncular tamamen hayal ürünüdür.

    Yazan ve Yöneten: Erdem Ulus
#18.01.2011 16:32 0 0 0

  • YOK BÖYLE DANS





    noimage





    3 yıl üst üste şampiyonluk yaşanan Metin-Ali-Feyyaz döneminde İnönü'deki tüm maçları izlemenin tarifsiz mutluluğuna erişmiş şanslı bir kulum ben.

    Ama o yıllarda bile Beşiktaş formasıyla sahaya çıkan 11 adamın futbolu bu kadar müziğe, dansa, resme kısacası her türlü güzel sanata yaklaştırdıklarını görmedim.

    'Futbol, kitlelerin afyonudur' derler ya, futbol böyle oynandığında o afyondan yapılır. Hatta o ilaç her derde deva olur bu hayatta!
    'Rakip Buca, romantik masallar anlatma!' diyen renkkörlerine, bakarkörlere derdimi baştan anlatıyım: Rakip kim olursa olsun, maç kaç kaç biterse bitsin! Bol gollü olmasa da, yensek de yenilsek de Beşiktaş, dün geceki gibi oynasın bana ömür boyu yeter de artar, sizi bilmem! İkincisi 'Neden Ernst yok Aurelio var, Bobo yok Nobre var?' diye soranlar öncelikle Beşiktaş'a böyle sanat eseri bir futbol oynatan Schuster'e teşekkür etsinler, sonra istediklerini söylesinler! Schuster, dünya futbolunun 21. yüzyıldaki 'eşiği' İspanya'nın üç büyüklerinde de forma giyip üç efsane takımın taraftarlarının da gönlünde tarihten asla silinmeyecek bir futbol tadı bırakmış bir futbol simyacısı.

    KEYİFLE İZLEYİN

    Her şey bir yana Real Madrid'e son şampiyonluğunu yaşatmış olan teknik adam.

    Schuster, bizden farklı olarak 7 gün 24 saati bu futbolcularla geçiriyor. Schuster'e yapılan bel altı eleştiriler, David Copperfield'ın gösterisine gidip 'Bak işte ip var aslında uçmuyor!' demeye benziyor. Copperfield gerçekten de ip olmadan uçsaydı gösteri yapmazdı zaten. Aynı hesapla Schuster, Tabata'gillerle dün geceki futbolu oynatsaydı takım çalıştırmaz, 'gezegenler arası futbol büyücülüğü'nü ilan ederdi çoktan!
    Nobre'yi bile bu kadar verimli oynatan futbol işletim sistemi fazla tartışılmaz, yaşanır ve tadına varılır!

    -ALİ ECE - AKŞAM -
#22.01.2011 13:00 0 0 0
  • BİR GUTI'N BİLE YOK!



    Guti'nin hikmetinden sual edenler!

    Guti, gereksiz Diyenler!

    Guti, ne yaptı ki! ceza sahasına girip gol bile atmadı Diye ahkâm kesenler!

    Guti, buraya geceleri gezip, eğlenmeye gelmiş Diyenler!

    Guti'nin yediklerini, içtiklerini, tek tek sayanlar!

    Guti'yi noel tatiline, erkenden yollayanlar!

    Guti'nin, alışveriş harcamalarını, çarşaf, çarşaf ortaya dökenler!

    Guti'nin, peşine sürüyle kamera takanlar!

    Eeeee

    Ne oldu şimdi?

    Guti kimmiş?

    Guti gereklimiymiş?

    Guti nasıl bir futbolcuymuş?

    Guti'nin kaç gözü, varmış?

    Guti, hepsine en güzel cevabı sahada verdi

    Guti, İstanbul da nasıl mutluymuş, İstanbul'u ne kadar seviyormuş,

    Beşiktaş'a ne kadar bağlanmış,

    Röportajlarında çok açık ve net söyledi.

    Dün gece, maç sonrası, Başkan'a, Serdal Adalı'ya, Cengiz Zülfikaroğluna, yeni transferler için teşekkür ederken, artık çok daha güçlü bir takım olduk dedi. Yüzü hep gülüyordu ve çok mutluydu.

    Takımın geleceğini, hep birlikte başarıya ulaşmak, için verecekleri mücadeleyi anlatırken, yüzünde gördüğüm inanç, Beşiktaş'ı nasıl sahiplendiğini ve tam bir lider olduğunu, bana güçlü bir şekilde hissettirdi.

    Bütün bunlar, aynı zamanda, Guti'nin insan kalitesini de, gözler önüne koymuştur diye düşünüyorum.

    Ama geldiği günden beri, Guti'yi gereksiz bulan, bazı kişiler tam tersini söyleyip, tam tersini yazmaktalar.

    Guti, oynadığı futbol dışında, arkadaşlarıyla iletişimi, takım içindeki gençlere verdiği değer, mütevazı tavrı, güler yüzü ile hem saha içinde, hem saha dışında herkes tarafından seviliyor

    Güneş gibi ışık saçıyor, farkındalar mı acaba?

    Taraftar onu nasıl seviyor, onu nasıl çağırıyor, duyuyorlar mı acaba?

    GUTİ ALE GUTİ ALE FORZA GUTİ GUTİ ALE

    Bunu hissedebiliyorlar mı?

    İspanya'nın en ünlü gazetesi AS, dün gece oynanan maçın ard
    ından "Guti Bucaspor'u Bozguna uğrattı" diye başlık atıyor, biliyorlar mı acaba?

    Hayır

    Görmüyorlar

    Hayır

    Hissetmiyorlar

    Hayır

    Duymuyorlar

    Hayır

    Ya da gerçekle yüzleşmek istemiyorlar

    Biz de onlara gülümseyerek

    Bir Guti'n bile yok

    Ağlıyor musun?

    Haydi üzülme

    Diyoruz

    GUTİ ALE

    ITIR ESEN - HABER1903
#22.01.2011 13:56 0 0 0
  • Itır ablam yine yazmış ya seviyoruz seni Itır abla:)
    BİR GUTİN BİLE YOK :D
#22.01.2011 19:09 0 0 0
  • Aynen ,, Itır Ablam Ve Erdem Abi Üstüne Tanımam Duygularımaz Tercumanlar Ve Müthiş Zekiler (:
#22.01.2011 20:37 0 0 0
  • Bernd Schuster, Beşiktaş takımının teknik direktörü.. Beşiktaşlı taraftarların Schuster dayısı...

    Beşiktaşlı taraftarları bilen bilir, onların sevdiğine "DAYI" sevmediğine "AYI" dediğini...

    Oynattığı futbolu zevkle izleyen coşkulu takımın coşkulu taraftarı, bu aralar Schuster dayının üzerine oynanan ve Allah'ın emri Beşiktaş'ın üzerine oynanan oyunların farkında...

    Siz bizi salak mı sandınız ?..

    Mustafa hocamın ayrıldığı duyulduğu gün itibariyle başlayan saldırıların dozu günden güne artarken, Beşiktaş yerle bir edilmeye çalışılırken ve göreve getirilen yeni hocanın geçmişi tarumar edilirken, hepimiz yani tüm Beşiktaşlılar bu sezonun zor geçeceğini biliyorduk !.

    Biliyorduk diyorum çünkü ben de Beşiktaşlı'yım.

    Burada yazarken kimseye tarafsızım gibi "sahte" bir imaj sunmak istemiyorum. Beğenmeyen okumaz zaten.
    50-60 yaşlara gelmiş "Spor" pardon "Skor" yazarlığı yapanlar gibi sahte yüzle de kimseyi kandırmıyorum..

    Ekranlarda "para" için saçmalamaya gerek de duymuyorum..

    Kalemlerinden damlayan kanları sadece Beşiktaş'a sürenlerin seviyesine de inmek istemiyorum. Kul hakkından bahsederken aslından kendilerinin, kimlerin hakkına saldırdıklarını bildiğim için onlara zaten inanmıyorum bile..

    Sen ne yaptın Schuster dayı ?.
    Sen "Kimsin ki ?.."
    Şimdi moda bu. Sen kimsin Schuster ?.
    Bunu soranların kim olduğunu düşünürsek kaale alınmamaları gerektiğini de düşünmemiz gerekir...
    Rüzgara göre konuşan, "Ağır abilerden" korktukları için geri vites yapmayı kendilerine yaşam tarzı seçenlerin; sahte dürüstlük imajlarındaki maskenin aslında "Film icabı makyaj" olduğunu anlamak için illa süper zeka olmaya gerek yok !..

    Bizim dayı ne yaptı bunlara ?.

    Ohooo.. Neler yapmadı ki ?..
    Neymiş; 1960'ların futbolu demiş...
    Allah Allah.. Nasıl büyük bir hata yaptın dayı, sen yaa !
    Halbuki benim güzel ülkemde oynanan Futbol denen olay, dünyada herkese ders olarak gösterilecek nitelikte saygın bir oyun !..

    Ne yapsak, inansak mı ?.
    Hakemlerin, Beşiktaş'a saygısı yok dedin dayı..

    Aaaa.. Oldu mu şimdi ?..
    Halbuki hakemler sırf bize değil, herkese aynı !..
    Benim oyuncum eliyle daha kart işareti gösterirken, caart diye kartı yapıştırırlar. Sonra da "Kurallar icabı" derler.
    Fakat aynı hareketi Galatasaraylı'sı, Fenerbahçeli'si, Trabzonsporlu'su, Bursasporlu'su yapınca ya görmezden gelirler, ya da sırtını döner giderler.

    Haklısın dayı.. Biz bunları bizimkilere yapılırken görmediğimiz için, senin de dikkatini bu saygısızlık çekmiş.
    Bizim zaten istediğimiz bu değil ki.. Bazılarının kafası buna da basmıyor maalesef !..
    Bazılarına göre de, bunları dile getirmenin adı şakşakcılık oluyor..
    İyi de, Beşiktaş'ın şakşakcısı var mı ki ekranda ya da gazete sayfalarında ?..

    Pasif rakip dedin..
    Of be dayı.. Sen futbolu biliyor musun ki ?..
    Şu an dünyada moda olan futbol; "Çanakkale geçilmezin" modernleştirilmiş hali..
    Vur-kır.. Tekme-tokat.. Zaten hakemin aldırdığı yok.. Ofansif mofansif ise başlıbaşına bir hikayee !.

    Sen ne bilirsin futbolu.. Sus-otur-konuşma !.
    Bir de bir kart olayı var ki, memleket meselesi !.
    Tak be dayı.. Konuşturma şunları.. Tak gitsin boynuna şu kartı..

    "Buna kafayı takanların boynunda yıllardır takılı bişeyler olduğu için !..! deyip geç..

    Suç işledin dayııı !..
    Sen kimsin ki buralara kadar gelip gerçekleri konuşacaksın ?..

    Sen ellerin avuçlarında, başını önüne eğip, "Padişahım çok yaşa" pardon "Hakemlerim çok yaşa" demeliydin.. Üstüne de ezilmeliydin..

    Asi Ruh senin neyine ?..

    Kendi geçmişindeki futbol bilgine göre konuşmak senin neyine..
    Hele hele takımın Beşiktaş'ı savunmak da neyin nesi dayı ?..

    Adı efsane içi kestane olanların hiçbiri ortalarda yokken, senin üç cephede birden savaşman çok mu başarı ?.
    Ülke puanını arttırman abartılacak bişey mi ?.
    Elalem kendi liginde, kendi rakibini yenince Barça oluyor. Sen ise, boşa kürek çekiyorsun be dayı..
    Avrupa mavrupa senin neyine.. otur oturduğun yerde.. Boşver bu işleri..

    Düzene çomak sokmak senin neyine !..
    Sarı Melek derlerdi sana başka yerlerde..
    Oysa benim ülkemde "Schuster iyi insan değil.." dediler !..

    Haklılar !!!
    Adamlara hiçbir sıfat takılamazken, sen bunları takma kafana be dayı..

    Asi Melek..
    Git.. Giit.. Giit.. me.. Gitme kal bunlara inat..
    Suç sende değil.. Senin Beşiktaş'ın başında olman dayı..
#02.02.2011 17:44 0 0 0
  • Beşiktaş düşmanları

    Örtün hepsinin üstünü, örtün

    Yakışır size

    Guti'yi manşetlere taşırken, Lugano'yu sümen altı edin.

    Lugano'nun niye peşinde değilsiniz?

    Aziz Yıldırım, Quaresma'ya "Bela" okurken, görmezden gelin, tekrarını bile göstermeyin.

    Aynı Aziz yıldırım, hakemlere sinkaflı küfür edip, odaları tekmeledikten sonra aldığı cezayı, komik bir şekilde devre arasına getirme başarısını sergileyen TPDK bu nasıl bir adalet?

    Zaten maçlar oynanmıyor ki?

    Beşiktaş maçını yöneten hakemlere, futbolculara yapılan kasti faulleri görmezden gelin, diye komut geldi sanırım.

    Belli ki devre arasında planlar yapılmış

    Toplu halde, kol kola geziler, yemekler yenmiş

    Beşiktaş'ı nasıl durdururuz, diye düşünüp taşınmışlar

    Ancak bel altı vurarak olur. Diye karar vermişler.

    Buca maçında, Beşiktaş'ın performansını görünce panik halinde hemen uygulama başladı.

    Tebrikler

    Türk Futbolunun, Marka Değerini temsil eden yüce insanlar.

    Bel altından çalışın

    Futbol oynamaktan çok, oynatmamayı düşünen zihniyet

    Futbolcularımızın birer, birer sakatlanmasına göz yuman hakem camiası

    Schuster'i küfür etti diye, manasız bir şekilde, atan hakemler?

    Adaletinize bayılıyoruz

    Her oynadığı maçta, saha içinde, bizzat hakeme küfür eden, el kol hareketleri yapan, hakemleri iten kakan Emre'yi

    Kırmızı kart görmesi gerekirken oyunda kalan, ve maçın kaderini değiştiren Alex'i atamayan hakemler

    Bu davranışları her hafta yapan bir dünya futbolcuyu, istediğiniz zaman cezalandırıp, istediğiniz zaman cezalandırmamak, ne demek?

    Bülent Uygun'u, Yılmaz Vural'ı, hatta efendiliği ile tanınan Ertuğrul Sağlam'ın ağzından çıkanları niye duymuyorsunuz?

    Beşiktaş'ın bütün futbolcularını, hocasını yok etmeye mi çalışıyorsunuz?

    Sistematik bir hareket başlattığınız o kadar açık ki, anlamamak imkânsız.

    İçinizdeki kıskançlık hat safhada

    Ekrana çıkıp Beşiktaş çok doğru transferler yaptı, derken bile, aslında içiniz içinizi yiyor.

    Schuster'e kimsin? diye soru soranlar önce kendileri ne olduklarını düşünsünler.

    Bekledim

    İzledim

    Bu zatı muhteremler iyi bir şeyler söyler mi diye

    Yok

    Söylemediler

    Beşiktaş'ın defansı teneke dediler

    Siz Milli Takımın sol beki olan İsmail'e nasıl teneke dersiniz?

    Siz yılların tecrübesi Toraman'a teneke diyebilir misiniz?

    Siz Sivok gibi bir stoper bulun, sonra desteklediğiniz takıma hediye edin.

    Siz Ersan'ı almak için kırk takla atarsınız, madem teneke niye istiyorsunuz?

    Siz Hilbert'e, Ekrem'e teneke diyemezsiniz

    Beşiktaş'ın kaptanı Üzülmez'e teneke dedirttirmeyiz.

    Schuster çok haklı çook

    1960 futbolu oynanıyor demekle ama şunu bilmiyor, futbolu yorumlayanların ve uygulayanlarında zihniyeti, aynı zaman diliminde takılı kalmış.

    Gelin, gelin

    Gelin üstümüze

    Kazma, kasap, takoz, balta futbolcularınızla gelin

    Medyanızla gelin.

    Yorumcularınızla gelin

    Topla tüfekle gelin.

    Gelin üstümüze

    Korkmuyoruz

    Birisi düğmeye bastı.

    Tetikçiler harekete geçti.

    Aynı günlerde ayrı gazetelerde neredeyse kopyala yapıştır yazılara hiç kimse bir açıklama getiremez.

    Üç ayrı gazetede üç ayrı kişi tarafından direktifle yazılmış yazılar

    Ahmet Çakar, Tayfun Bayındır, Tahir Kum

    Hiç kimse aptal değil, neler döndüğü gün gibi aşikâr.

    Ama sınırlarımızı daha fazla zorlamayın

    Biz hocamız ve futbolcularımızla gurur duyuyoruz.

    Oynamış oldukları futbolu ayakta alkışlıyoruz.

    Beşiktaş futbol takımı, futbol oynuyor, onu da en güzel şekilde topla oynuyor

    Sizin gibi, başkalarının oyuncağı olmuyor.

    - ITIR ESEN - HABER1903 -
#02.02.2011 17:45 0 0 0
  • SON BARİKAT'I YIKAMAYACAKSINIZ!


    noimage



    Bir yemin etmişler ki, dönemiyorlar.

    Bir karar almışlar ki, altında kalmışlar

    Geçen hafta sustuk, Fırat Aydınus'u yazmadık.

    Verdiği acayip kararlarla, Beşiktaş'ın yoluna büyük bir taş koydu.

    Kalecimiz Cenk kırık eliyle oynamak durumda kaldı.

    Guti tam 27 faule maruz kaldı.

    Fırat Aydınus, rakibin sert futboluna seyirci kaldığı yetmiyormuş gibi Beşiktaş'ı on kişi bıraktı...

    Ağır cezalar geldi

    Hele hocamıza verilen ceza, şaşırtıcı ve komikti.

    Her gün Beşiktaş'ı konu yapan gazetelerden birinde, yine bir köşe yazarı döktürmüş

    Schuster'e verilen cezayı çok az bulmuş

    Utanmasalar Schuster'e siyasi, adi, cinayet gibi suçları da yükleyecekler!

    Ergenekon sanığı olarak yargılayacaklar.

    Kendinize gelin, ayıptır beyler

    Biz bu ülkede ne teknik direktörler gördük

    Adam döven, hakeme tüküren, ağır küfürler eden, kulübeyi tekmeleyen, hakemi iten, kakan

    Biz bu ülkede ne başkanlar gördük

    Hakemleri tehdit eden, ağır küfürler savuran, tribünden rakip futbolcuya bela okuyan.

    Biz ne futbolcular gördük, trafik canavarı, alkollü araba kullanıp polise yakalanan, içlerinde adam öldüren bile var.

    Hiç biri medya tarafından, böylesine yargılanmadı, hiç birine gereken cezalar verilmedi.

    Bu futbolcuların, polis kamerasına takılan görüntüleri, medyada ön sayfalarda yer almadı.

    Hepsi korundu.

    Anlı şanlı basınımız

    Skor yazarı olan köşe yazarlarımız

    Kimden korkuyorsunuz?

    Kimi kolluyorsunuz?

    Çok uzak değil, daha bu sene

    En beyefendi (!) denilen, Ertuğrul Sağlam'ın Antalya maçında hakemlere nasıl hakaretler ettiğini gördük

    Örnekler çok

    Ama bütün bunları ortaya çıkarmak, yazmak işinize gelmiyor

    İlla Beşiktaş.

    Beşiktaş'ın Teknik Direktörü, Beşiktaş'ın futbolcuları, Başkanı

    Bu hafta, Kamil Abitoğlu'nun yaptıklarını herkes gördü.

    Simao'nun ceza sahası içinde düşürülmesini görmedi(!) penaltıyı veremedi.

    Hakan Arıkan'ın Emenike'yi indirmesini görmedi, ona da penaltı vermedi.

    Peki, kalenin çizgisini çoktan geçmiş golü nasıl göremezsin, yan hakemin nerede?

    Korkunun ecele faydası yok

    Topuk yaylası gezileri, Erzurum toplantıları bazı kararları almak için çok yararlı olmuş.

    Federasyon, bütün haftayı dinlenerek geçirmiş olan, Fenerbahçe'nin maçını Cumartesi gecesine koyuyor.

    İki gün önce kupa maçı yapmış olan Beşiktaş'ı Cumartesi gündüz saati oynatıyor.

    Madem gündüz, Pazar gününe verin maçı.

    Bu çocuklar da insan, robot değil

    Bu oyunları oynamaktan bıkmadınız mı?

    Ey; yüksek kaliteli (!) skor yazarları

    Sizlerden farklı düşünüyor diye, dokunmayın hocamıza

    Beşiktaş futbol takımı, sizin tuttuğunuz takımdan çok daha iyi futbol oynuyor diye, "Çakma Barselona 17-17 yapacakmış hahaha" diye alay eden yazarlar;

    Dokunmayın, Beşiktaş'a

    Dokunmayın, Guti'ye

    Dokunmayın, Quaresma'ya

    Dokunmayın, Ersan'a Cenk'e, İsmail'e, Simao'ya, Almeida'ya

    Dokunmayın, Beşiktaş'a

    Sizin istediğiniz değil, bizim istediğimiz olacak

    Schuster Beşiktaş'ın başında kalacak

    MHK

    Hakemleriniz neden Beşiktaşlı futbolcuların yediği tekmeleri görmezden geliyor?

    Verdiği kararlar niçin adil değil?

    Diğer maçlarda niye aynı kararları veremiyorlar?

    Sadece adil olmalarını istiyoruz.

    TFF

    Beşiktaş'ın maç programlarını bildiğiniz halde, niye acımasız ve art niyetli davranıyorsunuz

    Beşiktaş Avrupa yolunda ilerlerken, destek olmadığınızı biliyoruz ama hiç olmazsa köstek olmayın.

    TFF-MHK-Medya el ele vererek Beşiktaş'ı yenmeye azmetmişsiniz.

    Beşiktaş puan kaybedince, bakıyorum bütün yorumcuların yüzünde güller açıyor.

    Şimdi hep birlikte mutlu musunuz?

    Biz, sizin oyununuza gelmeyeceğiz..

    Yapamayacaksınız

    Beşiktaş'ı yıkamayacaksınız

    - ITIR ESEN - HABER1903 -
#07.02.2011 17:54 0 0 0
  • Bunun olacağını biliyordum,

    Geceden gökyüzüne bakıp da ne kadar çok yıldız var, yarın hava güneşli olacak deyip,

    Sabah, lanet bir karartı ile ve hiç gereksiz yağan yağmurun sesi ile uyanıverdim işte.

    Oysa bugün çok önemliydi. Güzel bir gün olmalıydı. Güneşli bir gün.

    Ama olmadı işte.

    O kadar yıldız, ben uyurken yerini kara bulutlara bırakmış.

    Güneşim, yağmurda sırıl sıklam ıslanmış.

    Kuşlar konmamış işte balkonuma, gök gürültüsünden korkmuşlar.

    Pencereden dışarıya aptal aptal bakarken, ne yapmalı şimdi diye iç geçirmişim.

    Bugün için ütülediğim gömlek, keten pantolonum, bez ayakkabılarım.

    Yerini siyah parkeme, boynumu dalayan atkıma, nefret ettiğim botlarıma bırakıp gitmiş, dün gece ben uyurken.

    Ne yapmalı şimdi?

    Kime küfretmeli.

    Güneşe mi, Yağmura mı, yoksa korkak Kuşlara mı?

    Küfretmeyle değişseydi her şey, önce ben değişirdim.

    Devamlı kendime sövdüğümden?

    Bugün yağmur yağıyor işte.

    Sanki bir daha güneş açmayacak gibi.

    Hadi bir şeyler yapmalıyım.

    Arkadaşım 'Pollyanna'yı arayayım.

    Ne zaman başıma kötü bir şey gelse hemen onu hatırlarım.

    Çok iyimserdir Pollyanna.

    Geçen gün de dağa kaldırmışlar zavallıyı.

    "Oh be ne güzel, dağ havası aldık demiş"

    Gidip hemen yüzümü yıkamalıyım.

    Sonra sıkıca giyinip Balık Pazarı'nda biraz turlarım.

    Bizim çocuklara söyler tazelerinden de bir kilo ayıklatırım.

    Akşama da ızgarayı yaktım mı arka bahçede, yağsın sonra rakı üzerine.

    Ne güzelmiş be yağmur.

    Hem bu benim bez ayakkabılar da biraz zibidi işi gibiymiş zaten.

    Keten pantolon da harbiden bozarmış bizi.

    Madara olacaktık bak elaleme.

    İyi ki yağmış şu yağmur.

    Ben size bir şey söyleyeyim mi?

    Bu Trabzon, bu kafayla maç falan da alamaz.

    Bakmayın, Bursaspor'dan da bir şey olmaz.

    Fenerbahçe'yi hiç konuşmuyorum bile,

    Nasıl olsa 20 Şubat'ta gelecek İnönü'ye.

    Bak balıklar da nar gibi kızardı be ızgarada.

    Hadi o zaman kaldıralım kadehleri Şampiyonluğa.

    Ulan Pollyanna hastayım kızım sana.


    Erdem Ulus - kartalbakisi
#07.02.2011 19:11 0 0 0
  • Ulan ne kötü bir rüya gördük dün gece yine, sabaha karşı bir uyandık ki pijama atlet kan ter içinde.

    Sanki bir gece de 10 yıl yaşlanmışız. Neremiz açık kaldıysa karabasanlar basmış anamızı ağlatmış.

    Neyse ki bir şekilde uyanmışım, fırlayıp yataktan etrafa bakınmışım, her şey yerli yerinde duruyor.

    Yanımda karım, yan oda da Ada,küçük kızım.

    Adını, Ada koyarken ilk ve son harfini isyankar yazdığım.

    Tüm gece yatakta meleklerle oynadığından olsa gerek uykusunda gülüyor Ada'm. Bir de mis gibi kokuyor.

    Birazdan kalkar; ilk işi tam karşısında duran Çarşı posterine bakıp Alen'i bile kıskandıracak güzellikte ki üçlüsü ile güne başlar, gözlerinde çapaklar.

    Bende sesi duyar duymaz zıplayarak dalarım odaya, sonra 'Pınar başından burma burma' diye başlarız yeni sabaha.

    Dün gece nasıl sevdiyse Beşiktaş'ı sabah yine o aşk ile uyanıyor.

    Onun Beşiktaş'tan anladığı sadece babasını mutlu etmekti bu sabaha kadar.

    Ama bu sabah nedense bana sanki başka bir şeyler de öğretiyor.

    17 aylık mazisi ile babasına Beşiktaşlılık taslıyor.

    Dün ondan habersiz yaşananlara hiç aldırmıyor. Tüm bu olumsuzluklara inat, inadına Beşiktaş diyor.

    Zorla kolumdan tutarak posterin karşına geçiyoruz sonra.

    Teker teker futbolcuları gösterip ilk 11'i saydırıyor bana. Sıkıyorsa sayma, bir tırnak var kartal pençesi maazallah.

    Henüz konuşamasa da çok şey anlatıyor bu sabah.

    Perşembe günü Dinamo Kiev, Pazar günü de Fenerbahçe maçı var, hadi artık yüzümüzü yıkama vakti geldi diyor sanki.

    Şu mahmurluğu bırakıp kendimize gelelim artık, Bayram mendili kadar temiz bir sayfa açalım.

    Geçmişten dersler çıkarıp geleceğe bakalım. Her iyi gidişin sonu olduğu gibi, her kötü gidişinde bir sonu olduğunu anımsayalım.

    Dün gece çok karanlıktı ama şimdi yine sabah oldu, her şey yerli yerinde işte.

    Kızım bir şeyler anlatıyor Kızgınlığım dağılıyor.

    Küçük Ada'm, beni Beşiktaş'la barıştırdı bu sabah.

    Bu adam da, size yazıyor bu akşam.

    Hadi kalkın ayağa.

    Çıkın zindandan yürüyün aydınlığa.

    Bugün siyahsa,

    Yarın da Beyaz ulan.


    ERDEM ULUS
#16.02.2011 18:22 0 0 0


  • Şubat ayı dün akşam itibariyle bitti


    Çok şükür kurtulduk.


    Umarım, üstümüzden kara bulutlar gitmiştir.


    Ama



    Baykuşlar hala ötmeye devam ediyor ve edecek gibi gözüküyor.


    Maç öncesi yayıncı kuruluş, Erdoğan Arıca'yı yorumcu olarak çıkarttı.


    O da, futbol yorumundan daha çok, Beşiktaş'ın yıldızlarını karalamaya yönelik şeyler söyleyince, taraftar zıvanadan çıktı.


    Koyu Fenerbahçeli olan birine, Beşiktaş maçı ile ilgili niye yorum yaptırılır, bu nasıl bir zihniyet, anlamaya imkân yok.


    İşin o tarafı ayrı, fakat yorum yapan kişi, Türkiye'nin en önemli taraftarına seslendiğini unutup, kendi duygularını ön plana koyarak;


    "Quaresma her gün İstinye parkta dolaşacağına gol atsın"


    "Guti'nin oyun karakteri kötü, oyundan çıkarken şortunu indiriyor" diye acayip şeyler söyleme gafletinde bulununca


    Ortalık karıştı


    Bizim aracılığımız ile taraftar yayıncı kuruluşa olan tepkilerini bildirdi.


    Her Allahın günü nitelikli yayıncılıktan söz edip, marka değeri diye bir kavramı bizlere ezberleten yayıncı kuruluş, niye Beşiktaş maçlarına düzgün bir yorumcu bulamıyor çok merak ediyoruz?


    Acaba bünyesinde sadece Fenerbahçeli yorumculara mı yer veriyor?


    Biz taraftarlarımızın dün akşam yoğun tepkilerine kulak vermeye çalıştık ve haber sitemizde dile getirdik.


    Maç öncesi sinir katsayımız zaten yükselmişti, üstüne maçı seyrederken hep beraber dokuz doğurduk.


    Tahmin ettiğimiz gibi hiçte kolay bir maç olmadı.


    Ekrem golü atana kadar, birbirimizi kesecek hale geldik.


    Kâbus gibiydi.


    Maçın adamı Rüştü, inanılmaz kurtarışlar yaptı.


    Söylemeden geçmeyelim Hakem, Antalya'nın penaltısını vermedi Doğruya doğru Biz Beşiktaşlıyız


    Ama dün gecenin en güzel hareketi



    Guti, öyle bir gol attı ki



    Guti değil, ama



    Guti'yi seyredenler, şortunu indirmiştir



    Yanlış anlaşılmasın!



    Saygınlarından


    - ITIR ESEN - HABER1903 -
#01.03.2011 18:19 0 0 0
  • Bazı bilim adamları Ay'ın dünyamıza en fazla yaklaşacağı gün olan 19 Mart'a dikkat çekiyor.
    19 Mart 2011 doğal felaketlerin günü olabilir diyorlar

    Ay'la Dünya arasındaki mesafenin haftasonu, son 18 yılın en düşük seviyesine inecek olması, gökbilimcileri harekete geçirmiş.

    Komplo teorisyenleri 19 Mart'ta felaketler serisi bekliyormuş.

    Gökyüzü bilimcilerinin işaret ettikleri tarih, takvim hesabı ile 19.03

    Hani rakamları bir çırpıda okursanız 1903 oluyor.

    Bu veriler ise Ay'ın Beşiktaş için geldiğini gösteriyor.

    Çaktınız değil mi şimdi köfteyi ?

    Biz de diyorduk Beşiktaş'a ne oluyor böyle diye, meğer buymuş bütün tabiatımızı bozan şey, tabii ya. Ne kadar da aptalım, durup dururken günahını aldım onca insanın.

    Yöneticileri tarafından bu kadar iyi yönetilen, futbolcularının bu kadar bilinçli ve profesyonel yaşadığı Beşiktaş neden bir anda karıştı? Tabii ya benim aptal kafam.

    Herkesten özür dilerim.

    Zaten ben bu Ay'a ayar oluyorum, uzaydan çekilen fotoğrafları da sinir bozucu, besbelli renkli bu Ay.

    Şimdi de işi gücü bırakmış Dünyamızı sıyırma geçerek tüm dengeleri alt üst ediyor. Kesin Aziz Yıldırım'ın parmağı vardır bu işte.

    Şu yayıncı kuruluş, Ay ile Dünya arasına bir sanal çizgi çekse de dünya gerçekten ofsayt pozisyonunda mı bir görsek.

    Dünkü yazımda Quaresma, Guti, Simao gibi yıldızlardan bahsedip nedense hep bize doğru kayıyorlar demiştim. Meğer onların bir kabahati yokmuş.

    Ay ile Dünya arasındaki ikili mücadele bizim yıldızların da dengesini bozmuş,

    Bu Ay dünyamıza bu kadar yaklaşmasaydı kesin şu an puan cetvelinde ilk üçde idi Beşiktaş.

    Zirve ile arasındaki puan farkı da, Ay ile Dünya arasındaki mesafe kadar azdı.

    Sen milyon dolarları harca, bir sürü yıldız al, takımı Galaksiye çevir, elalemin Ayı gelsin her şeyi mahvetsin.

    İşte uzmanlar tüm bu olan bitene Supermoon adını veriyor ve uyarıyorlar.19.03 tarihine yaklaşırken dünyamızda garip şeyler olabilir hazır olun diyorlar.

    Tarihe bak, tam da Beşiktaş-Kayseri maçının olduğu gün.

    Hemen kötüye yormayalım, belki de garip ama iyi şeyler de olabilir.

    Belki, Beşiktaş için gelmiştir. Ay'daki 'A' da Çarşı 'A'sı olabilir.

    Mesela Beşiktaş Kayseri'yi yenip haftayı 3 puan yerine bakarsınız 33 puanla falan kapatabilir. Ben demiyorum ki kardeşim, uzmanlar söylüyor işte garip şeyler olacak diye.

    Durun. Bu arada bir son dakika gelişmesi varmış. Ay yörüngemize ulaşmış ve ilk röportajı da, Savaş Ay'a vermiş.

    Derbi maç için gelmişler. Adları da Galatasar-Ay mış.

    Gelişmeleri şaşkınlık ile izleyen Fenerbahçe'de 'Ay-kut Kocaman' devreye girmiş.

    Bu tartışma bitecek gibi değil.

    En iyisi Ay-dan Şeneri arayıp sormak.

    İyice Ayarım bozuldu benim.

    Bu arada son dönemde siyasilerin İnönü stadı ile ilgili yaptıkları tuhaf açıklamaları da buna bağlıyorum,

    Öyle değil mi Sayın Ertuğrul GÜN-AY



    Erdem Ulus
#16.03.2011 17:41 0 0 0
  • Zaten beklenen buydu, Schuster'de 'Şutingen' oldu.

    Herhalde birilerinin de yine ahı tuttu.

    Soyunma odasında el yumruğunu yemeyenler İbo'nunkini balyoz sandı.

    Ama Beşiktaş asıl darbeyi o olaydan sonra aldı.

    İbo bir çaktı, arkadan gelenler tekme tokat daldı.

    Bunlar işin şakası, ama Beşiktaş'ta yaşananlar Nasrettin Hoca fıkrası.

    Yöneticilerin istifadan ötürü çok üzgün oldukları söylendi de kimse yemedi.

    Nede olsa hepimizde hayvan terli, fakat herkes görüyor Beşiktaş tel tel dökülüyor.

    Futbolcuların sahadaki umursamaz tavırları kahrediyor.

    Yıldızlar var dedik, onlarda devamlı bize doğru kayıyor.

    Şimdi başladık yine 'Hoca' aramaya, o gelsin bu gitsin.

    Hikmet Karaman ismi bile ortada dolaşıyor.

    İşte bende tam bu aşamada yakıyorum contayı.

    Yok artık diyorum ve buluyorum Beşiktaş'ı kurtaracak yeni hocayı.

    Bu komiklikler tiyatrosunun yeni patronu Süreyya Abi olmalı.

    Nam-ı diğer 'Malzemeci Süreyya'.

    30 senede 25 teknik adamla çalıştı ve hepsinden bir şeyler kaptı.

    Schuster'i kimse sevmiyordu ya, herkes bayılır bu adama.

    Hem medyada kredisi de çok yüksek Guti'nin reklam arkadaşı Q7'nin kankası.

    Verin takımı yönetsin baktın olmadı bir yemek ısmarlarsın, basar istifasını.

    Hiç gücenmeden gider, soyunma odasındaki görevine geri döner.

    Ne alaka birader kafa bulma bizimle demeyin.

    Schuster, Luce, Tigana, Del Bosque, Ertuğrul, Denizli ve benzerleri.

    Onların bilmediği futbolu Süreyya Abi kesin biliyordur.

    O da bilmiyorsa, ben de bu işi bilmiyorum.


    Erdem Ulus
#16.03.2011 17:42 0 0 0
  • Sevil gözlerimnden yaş akıyor avatarında,shuster gitti diye üzüntüdenmi ağlıyorsun,yoksa shusterden kurtulduğumuz için sevinçtenmi göz yaşı döküyorsun.Her iki seçenekte benim için hiç bir anlam ifade ediyor,çünkü senin gibi değerli bir kardeşimin bir damka göz yaşı milyonlarca shusterden daha değerlidir
#16.03.2011 18:53 0 0 0