Beşiktaş Makaleleri

Son güncelleme: 21.05.2011 09:41
  • HABER TURK yazarı Meriç Müldür'ün yazısı.



    Beşiktaş-Bursaspor maçındaki olaylar gündemde. Beşiktaş'ın cezalandırılacağı söyleniyor. Disiplin Talimatı öyle diyormuş. Sorumluluk kulübünmüş. Ben de diyorum ki Beşiktaş'a ceza verilemez. Verilmemeli.



    Emniyetten onay çıkmasa Beşiktaş hangi güçle Bursa seyircisine izin verecek, güvenliği sağlayacak, kavgayı önleyecek. Beşiktaşlı yöneticiler stat önünde iki taraf arasında barikat mı kuracak, kendilerini mi siper edecek?



    Beşiktaş'ın tek hatası, tamamen iyi niyetle Bursa seyircisine kapıları açması, dostluk adımını atması. Zaten attığına atacağına da pişman oldu.



    Beşiktaş Kulübü'nün suçu ne, günahı ne?



    Zeytin dalı uzatmanın karşılığı cezalandırılmak mı olmalı? Bakmayın başkanın "Ceza mühim değil" demecine. "Hak ettiysek, suçluysak ceza alalım" diyor. Ama hak etmediler ki. Çıkıp da emniyeti suçlayacak hali yok.



    Aslında böyle olduğunu herkes biliyor. Bakan Faruk Özak'ın da Federasyon Başkanı Mahmut Özgener'in de görüşü aynı. "Suçu işleyen değil kulüp ceza alıyor."



    Ayrıca bu kez suçu işleyenler de yakalandı. Öyleyse Beşiktaş'a ceza niye?



    IRKÇILIĞA, TAHRİĞE "DUR DİYEN" YOKBeşiktaş Kulübü de taraftarı da her zaman günah keçisi ilan edilir. Potansiyel suçludur. Peki neden Bursaspor seyircisini kimse gündeme getirmez?



    Beşiktaşlı holiganlar yakalandı da, olaylara karışan, Beşiktaşlılar'ı yaralayan Bursalılar nerede?



    Yıllardır Beşiktaş tribünlerinden küfür eksik olmuyor diye bas bas bağıranlar, Bursaspor'un provokatif, ırkçı tezahüratlarına niye ses çıkarmıyor? Aslında Bursasporlular'a artık birileri "dur" demeli. Irkçılık yaparlar, tahrik ederler, provoke ederler.



    Örnekler say say bitmez.



    İlk aklıma gelenler...



    Diyarbakırspor maçlarındaki "PKK dışarı" tezahüratları.



    Beşiktaş maçındaki "Ermeni köpekler, Beşiktaş'ı destekler" sloganları.



    Bursaspor TV'nin bayan spikerinin Trabzonsporlular'ı kışkırtıcı ifadeleri. Son oynadıkları Rangers maçında giydikleri forma bile rakibi tahrik unsuru.



    Ama herkes seyrediyor!



    Bursaspor da dost değil düşman kazanıyor.İNEĞİN RENGİ SİYAH BEYAZ ÖYLEYSE KESELİMBursalılar'ın Beşiktaş düşmanlığı artık had safhada. İneği bile sadece rengi siyah beyaz diye kesecek kadar gözleri dönmüş. Bu kadar öfkeyi anlamak mümkün değil.



    Diyelim ki anladık, diyelim ki kendilerine göre haklılar. O zaman şunu soralım. Madem bu kadar düşmansınız da neden hocanızı Beşiktaş'tan alırsınız, kadronuzu Beşiktaşlı futbolcularla doldurursunuz, hepsini de bağrınıza basarsınız?



    İki taraf arasındaki husumetin başladığı günden bu yana Bursaspor'un kadrosuna kattığı Beşiktaş kökenli oyuncu sayısı tam 8. Tamer Tuna, Daniel Pancu, Eser Yağmur, Sinan Kaloğlu, Ali Tandoğan, Tuna Üzümcü, Gökhan Güleç, Zapotocny. Şimdi yine Zapo'nun, Holosko'nun isimleri dolaşıyor.



    Geçmiş yıllarda isteyip, alamadıkları var. Ortada da bir gariplik, bir çelişki var.



    - MERİÇ MÜLDÜR - HABER TURK
#09.12.2010 22:04 0 0 0
  • Anlaşılan Tff bursaspora ırkçı davranışlarından dolayı ceza vermeyecek Uefaya şikayette bulunmak gerek
#09.12.2010 22:06 0 0 0
  • Bulunduk ,,, Dün Ben Mail Gönderdim (:
#10.12.2010 06:50 0 0 0
  • Diyarbakırspor maçlarındaki "PKK dışarı" tezahüratları.



    Beşiktaş maçındaki "Ermeni köpekler, Beşiktaş'ı destekler" sloganları.



    Bursaspor TV'nin bayan spikerinin Trabzonsporlular'ı kışkırtıcı ifadeleri. Son oynadıkları Rangers maçında giydikleri forma bile rakibi tahrik unsuru.


    birde BEŞİKTAŞImızın porto maçından önce bursanın bir lig maçında olması gerek portoya başarılar dileriz pankartı ayıp ayıp aynı ülke aynı bayrak altında yaşıyoruz bu ayrımcılığınız ne diye
#10.12.2010 08:30 0 0 0
  • Bir taraftar düşünün yedi senedir her maçında Beşiktaş'a küfür eden

    Bir taraftar düşünün yedi senedir vilayetinde Beşiktaşlıları taciz eden

    Bir taraftar düşünün yedi senedir nefret, kin tohumları eken

    Bir taraftar düşünün yedi senedir tehdit edip geleceği günü bekleyen

    Bir taraftar düşünün tüyü bitmemiş yetimi döven, matah bir şeymiş gibi video çekip dalga geçen

    Bir taraftar düşünün maça gelirken döner bıçaklarıyla gelip, yol kesen, devletin malına zarar veren

    Bir taraftar düşünün olaylar çıkartıp masum rolü yüklenen!

    Şimdi de bir adalet düşünün tüm olayları Beşiktaşlı iki üç gence yükleyen!

    Yetmiyormuş gibi şiddet yasasının önünü açmak için yem eden

    Pardon!

    Yedirmeyiz

    Ey ulemalar bu ülkede kaç yıldır futbolda şiddet var?

    Ey bunu reyting malzemesi yapan çakma Beşiktaşlılar ve Beşiktaş düşmanları!

    Kaç yıldır futbol dünyasının içindesiniz, kaç yıldır ekran önündesiniz?

    Kaç yıldır şiddet olduğunu siz bizlerden daha iyi bilirsiniz!

    Anlatın! Şiddeti bitirmek için ne yaptınız?

    Erman Toroğlu o görüntüleri izlerken hiç utanmıyor musun?

    Ya da akıl vermek şimdi mi aklıma geldi de fikir beyan ediyorsun?

    Ahmet Çakar sen değil misin yıllar önce saldırıya uğrayan?

    O gün şiddet yok muydu?

    Neden o gün bunun önlemini aldırmak için kendine bir misyon yüklemedin?

    Bağıra bağıra sayı sayarak millete ekrandan hesap sorarken neden şiddetin önlenmesi için sayı saymadın?

    Neden şimdi şiddet yasası diye bas bas bağırıyorsunuz?

    Şimdi olduğunuz yerde duracaksınız

    Biz Beşiktaş'ı bu kez yem etmeyiz

    Ey adaletin kılıcı?

    Bursa'dan İskender kebap yerine döner bıçağıyla gelen, maksadı sadece olay çıkartmak olan bu insanları marifetmiş gibi İnönü'ye getirenler siz değil misiniz?

    Ey adaletin terazisi?

    Yedi yıldır her türlü küfre sessiz kalan, Ankara'da, Adana'da çıkan olaylara göz yuman, şiddetin altında yasa aramayan sizler değil miydiniz?

    Evet! Beşiktaş ilklerin kulübüdür

    Ama bu kez sizin yeminiz olmayacaktır

    Bu çocuklar sokak serserisi değildir

    Bu çocuklar yedi yıldır tacize uğramıştır

    Bu çocukların arkadaşları yedi yıldır formasıyla Bursa'da sokağa çıkamamıştır

    Bursaspor taraftarı bunu hep yapıyor

    Karşıyaka, Antalya, Diyarbakır, Trabzon

    Kanka dedikleri, dostluk maçında hasım oldukları Eskişehir!

    Hep mi Bursaspor taraftarı masum!

    Olayları kimse onaylamıyor

    Ama bu çok fazla, tüm ulusun şiddet üzerine sorunları varken, Beşiktaş'ın çocuklarının yem olmasına gönlüm razı değil!

    Elinde bıçakla gelen Bursaspor taraftarı ellerini kollarını sallayarak sokakta gezerken ve yetmiyormuş gibi masum imajı verilirken

    Ekrandan Beşiktaş'a sallayanlar prim yapmaya devam ediyor!

    Beşiktaş her seferinde emsal olmak zorunda değildir!

    Kimse kusura bakmasın bu şiddeti savunmak değildir. Yılların tüm birikiminin Beşiktaş'ın çocuklarının üzerine yıkılmasına müsaade etmemektir

    Bir ceza verilecekse adaletli olunsun, adaletin terazisi bu kez kantarının topuzunu Beşiktaş'a kaçırmasın!

    - FATİH KAYA - HABER1903
#10.12.2010 13:57 0 0 0
  • Sevil gönderdiğin maili burda paylaşırmısın
    bizde yollayalım
#10.12.2010 21:59 0 0 0
  • Maç bitti
    Saatler geçti
    Yorumlar peşi sıra geldi
    Ama ben hala aynı yerde oturuyorum
    Hiç kıpırdamadan
    Hala, televizyona bakıyorum
    Ne olduğunun farkında değilim
    Dışarıda galiba yağmur yağıyor Belki de kar, umurumda mı? Hayır
    Kartal ağır yaralı
    Karşımda bir gurup insan var, konuşuyor
    Ne olmuş
    Beşiktaş, maçın oynandığı sabah Eskişehir'e gitmiş
    Yanlış yapmış
    Kamp yapmamış
    Beşiktaş, kendini Barselona sanmış
    Bir gün önce gitse maçı kazanırmış
    Belki doğru, belki yanlış
    Bilmiyoruz
    Türk takımlarının öğlen saatlerinde deplasmana gidip akşam maça çıkması, alışılmış bir uygulama değil
    Yani bugüne kadar böyle gelmiş böyle gidiyor, bu düzeni bozan biri çıkmadı Taaa kiii Schuster'e kadar
    O geldi, Ben, böyle istiyorum Dedi
    Beşiktaş yöneticileri, yapması gerekeni yaptı, hocasının isteklerini kabul etti
    Dediklerine harfiyen uydu
    Olmaz diyorlar
    Kim karar veriyor?
    Siz mi?
    Alışılmış düzen de, takımlar mağlup olmuyorlar mı? Geçtiğimiz sezon biz Gaziantep'e yenilmedik mi? Bırakın sorumluluk kimdeyse cezasını çekmeye hazırdır zaten.
    Bütün hafta Guti konuşuldu
    Ama kısıtlı kadrosuyla, on günde, dört resmi maç yapmak zorunda kalan Beşiktaş konuşulmadı.
    Merak ediyorum, Bünyamin Gezer, Guti'nin ilk pozisyonunda, Alex'e sarı kart verir miydi?
    Aynı Bünyamin Gezer, Alex'i kırmızı kartla oyun dışı bırakabilir miydi?
    Beşiktaş düşmanı Bünyamin Gezer'i böyle kritik bir maça niye vermek işlerin iyi gitmeyeceğini belli etmişti zaten.
    Beşiktaş'a karşı bu nefretin, öfkenin sebebi ne?
    Beşiktaş ceza alsın diye bütün hafta herkes aynı türküyü söyledi.
    Dün gece yayıncı kuruluşun mahkemesi kuruldu
    Kararı verdi
    SUÇLU
    Guti SUÇLU
    Schuster SUÇLU
    Yönetim erken kutlama yaptı, onlarda SUÇLU
    Oyuncu değişikliklerini yanlış yaptı Orada da hoca Suçlu
    Bizim ülkemizde yayıncı kuruluş var, bazı televizyon programları var,
    Onlar karar veriyorlar, neyin doğru olup neyin yanlış olduğuna
    Kimin suçlu olduğuna
    Yoksa dünyanın en ünlü hocasını getirsen bile, onun yaptıkları, kararları, yöntemleri, uyguladıkları, önemli değil.
    Yayıncı kuruluş bilir
    Bazı televizyon programlarında, eski hakem hocaları, eski futbolcular bilir
    Onlar karar verir
    Cezayı keserler
    Peki, madem siz biliyorsunuz o zaman, özellikle yayıncı kuruluş; önce maç anlatan, kendi spikerlerinizin tarafsız olmasına dikkat edin.
    Maçın ilk dakikasından itibaren Guti aleyhine konuşmalar yapıp, daha sonra gördüğü kırmızı kartın "yaklaşan Noel Tatili'ni akla getirdiği" söyleminde bulunmasına ve futbolcumuzu karalamasına engel olun.
    Beşiktaş maçlarına Altan Tanrıkulu'nu yorumcu olarak göndermeyin
    Bülent Korkmaz, o kadar mutlu oldu ki Beşiktaş mağlubiyetinden program boyunca, gülmekten kendini alamadı.
    Taraflı yayın yaptırmayın.
    İçim acıyor, içim yanıyor
    Bunları sabaha karşı dört sularında yazıyorum ve;
    Sabah olmasın istiyorum.
    Neler yazılacağını biliyorum.
    Akşam programlarında, Beşiktaş'a ve Schuster'e saldırmaya devam edecekler.
    Beşiktaş düşmanları iş başında olacak
    Aynı terane
    Ne yazacağınızı, hangi telden çalacağınızı biliyoruz
    Gün ışımakta
    Haydi, sarılın kaleme, kâğıda.
    İstediğiniz oldu


    Itır Esen - Haber1903

#11.12.2010 16:42 0 0 0
  • Medya meyhanesinde bugün konuşulanlar, Guti adına üzücü şeylerdi.

    Geçen haftasonu arabasının aynasını çarptı diye 'alkolik' olarak damgalanan adam,

    Dün gece Eskişehir'de 'ihanet' ile suçlandı.

    Beşiktaş getirmese, onu tribünden izleyemeden emekli olacaklar, şimdi ona profesyonellik öğretiyorlar.

    Neymiş: Guti'nin ihanetiymiş !

    Ne yapmış da bu yaftayı yapıştırmışlar bir bakalım.

    26 Temmuz 2010 tarihinde Beşiktaş'a transfer olmuş

    İlk resmi maçı olan Bucaspor karşılaşmasında Bobo 'nun attığı golde çok şık bir asist yapmış Kara Kartal'ın ligdeki ilk galibiyetinin mimarı olmuş.

    Avrupa kupalarındaki ilk golünü 26 Ağustos 2010 tarihinde Helsinki karşısında kaydetmiş.

    Süper Lig'deki ilk golünü 29 Ağustos 2010 tarihinde Karabükspor'a atmış.

    Beşiktaş formasıyla çıktığı ilk derbi maçı olan ve Şükrü Saraçoğlu Stadı'nda 1-1 beraberlikle sonuçlanan Fenerbahçe - Beşiktaş maçında attığı öldürücü ara pası ile penaltıyı hazırlamış.86.dakikada kazanılan penaltıyı gole çevirmeyi başarmış.

    28 Kasım 2010 tarihinde 2010 yılının son derbisi olan ve Ali Sami Yen Stadı'nda oynanan Galatasaray - Beşiktaş maçında kazanılan penaltı vuruşunu gole çevirip, ikinci golde de Mert Nobre'ye yaptığı asist ile Beşiktaş'ın bu derbiyi kazanmasında önemli rol oynamış. Ayrıca maçın adamı olmuş.

    CSKA Sofya maçında Zapo'nun kafasına çarptırıp attırdığı golle Beşiktaş UEFA grubundan çıkmayı garantilemiş.

    Zapo maçtan sonra gol bana değil Guti'ye yazılmalı demiş.

    Bursa maçının en iyisi yine kendileriymiş.

    Ligin 14. haftasına kadar Beşiktaş'ın kazandığı 6 penaltının, 5'ini gole çevirmeyi başarmış. Sadece Kasımpaşa maçında 90+1. dakikada kazanılan penaltıyı atamamış.
    O gece üzüntüden uyuyamamış.

    Geçen hafta 'alkolik' olarak dünya basınına malzeme ettikleri bu adamı, şimdi de 'ihanetle' suçlayıp rencide ediyorlar.

    Yılbaşı tatiline erken gitmek için yaptı diyen 'kardan adamlar' bile var.

    Zaten moda oldu. Schuster'e, Quaresma'ya, Guti'ye sallamak

    Allahtan Basketboldan anlamıyorlar. Anlasalar "Elin Ayvırsın'ını" bir kaşık suda boğacaklar.

    Tamam, Etiler'de kaza yapan da Guti.

    Eskişehir'de atılan da.

    Ama bence alkollü olan sizsiniz.

    Guti'yi de sofranıza meze ettiniz.

    Hani bir hikaye var ya Fare' ye alkol vermişler,

    "Nerede lan o, bilmem ne yaptığımın kedisi" demiş.

    Sizin yaptığınız da böyle bir şey sanırım.

    Neyse siz dalganıza bakın.

    Kalemimi sizin şerefinize kaldırıyorum.

    Dibini görmeyen



    Erdem Ulus

    www.kartalbakisi.com
#11.12.2010 22:20 0 0 0
  • Vurmadan geçmeyin

    Sövmeyeni döverler

    Üzerinde tepinin

    Gözünü çıkartın

    Kafasına, kafasına

    Sahada yapılanlar yetmedi

    Kalemleriyle yazıkları kesmedi

    Açtılar ağızlarını, yummadılar gözlerini.

    Neymiş

    Beşiktaş'ın Guti'si varmış

    Guti bir gece gezmeye çıkmış,

    Kazara, şişede balık olmuş,

    Yolunu şaşırmış, ters yola sapmış

    Terslik bu ya;

    Otobüsle toslaşmış

    Vay başına gelenler

    Türkiye'de ilk hata yapan futbolcu, konumuna düşürüldüğü yetmediği gibi, eleştiren ağabeyleri, kendi yaptıklarını anında unutuverdiler

    Bu ülkenin insanları, öyle futbolcular gördü ki, öyle şeylere şahit oldu ki

    Aralarında antremana giderken, otoyolda arabasıyla Cuma namazına giden bir vatandaşın ölümüne sebep olan bile var.

    Sonra üstü nasıl kapandı anlamadık.

    İşin tuhafı, Guti'nin ters yola sapması ve bilmem kaç promili kadar konuşulmamış olmasıydı.

    Yine bu topçularımızın içinde, ünlü sinema yıldızıyla aşk yaşayan gol kralları var

    Kumar sevdası, at yarışı yüzünden, antreman kaçıran çok futbolcu var.

    Gece kulüplerinde sabahlayıp doğrudan havaalanına giden orada uyuyan futbolcular var.

    Sabah antremana gelip masajda uyuya kalan ancak akşam uyuyan futbolcu var.

    O kadar çok var ki

    Beşiktaş'a bu kadar acımasızca sallayanlar;

    Ali Sami Yen'e son maçına çıkan Galatasaray'ı böyle önemli bir gününde yalnız bırakan, Milan Baros'un niye peşine düşmüyorlar?

    Niye o gece nerede olduğunu sormuyorlar?

    Baros'un Kuruçeşme de, lüks bir gece kulübünde, loca kapattığını daha sonra taksimde sabaha kadar âlem yaptığını niye gizliyorlar.

    Bekliyorum, aynı saldırıları Baros'a yapacaklar mı?

    Fotoroman kıvamında yayınlanacak mı?

    Sergen Yalçın, Mehmet Demirkol, Mustafa Doğan, Ahmet Çakar, Erman Toroğlu, Serhat Ulueren, Diğerleri.

    Baros'u vurun yerden yere Bekliyorum

    Niye sadece Guti?

    Niye sadece Beşiktaş?

    Son transferlerden sonra gözlerini kan bürüdü

    Utanmasalar Siyah- Beyazlı yöneticilere transfer yapmayı yasaklayacaklar.

    Ayıptır

    Herkes konuşuyor, herkes Beşiktaş'ı, hocasını, futbolcularını, yerden yere vuruyor.

    Şu anda bütün Medya Beşiktaş'a dört koldan saldırıyorlar

    Düşünüyorum, açıkçası kıskançlıktan başka bir neden gelmiyor aklıma.

    Beşiktaşlıların "BEŞİKTAŞ'a sahip çıkmasını bekledik, ama onlar da diğerleri gibi saldırmayı seçtiler.

    Bu günlerde Beşiktaş'a saldırmak prim yapıyor, dikkat çekiyor sanırım

    Tamam, amenna

    Ama iki isim var ki, düşününce Beşiktaşlıların canı iyice sıkılıyor

    Lig Tv spikeri Melih Gümüşbıçak

    Ve Sergen Yalçın

    Diğerlerini yukarıda belirttiğim gibi biraz olsun anlayabiliyorum, ama bu isimleri düşününce büyük "SIKINTI VAR"

    Özellikle Sergen Yalçın

    Beşiktaş taraftarının gönlünde bambaşka bir yerdeydi

    Kendi deyimiyle, bir zamanlar gerçekten "iyi futbolcuydu"

    Ama yine kendi deyişiyle "bir zamanlar"

    Ne diyelim,

    Biz ikinizi de çok sevmiştik be abi

    Ama bir zamanlar

    - ITIR ESEN - HABER1903
#14.12.2010 12:58 0 0 0
  • Ama iki isim var ki, düşününce Beşiktaşlıların canı iyice sıkılıyor


    Lig Tv spikeri Melih Gümüşbıçak


    Ve Sergen Yalçın


    Diğerlerini yukarıda belirttiğim gibi biraz olsun anlayabiliyorum, ama bu isimleri düşününce büyük "SIKINTI VAR"


    Özellikle Sergen Yalçın


    Beşiktaş taraftarının gönlünde bambaşka bir yerdeydi


    Kendi deyimiyle, bir zamanlar gerçekten "iyi futbolcuydu"


    Ama yine kendi deyişiyle "bir zamanlar"


    Ne diyelim,


    Biz ikinizi de çok sevmiştik be abi


    Ama bir zamanlar


    - ITIR ESEN - HABER1903


    yüreğine sağlık Itır abla
#14.12.2010 18:43 0 0 0
  • Itır Ablayla ,, Erdem Abi Olmasa Derdimizi anlayan Bize Tercuman Olan Kime Olmıcakmıss ,, İkiside Noktadan Virgüle Kadat Haklılar ...
#14.12.2010 21:37 0 0 0
  • Hava soğuk ama yürekler yanıyordu dün akşam Şerefbey Stadı'nda.

    Şerefini ve onurunu korumuş, siyah ve beyaz renklere aşık olmuş kartallar adeta nefesleri ile ısıttılar geceyi vesselam. Tribünler o kadar heyecanlıydı ki bunu Quaresma'da hissetti ve şöyle hafiften gözümüzün pasını sildi ve dedi ki; "merak etmeyin! Gerisi gelecek, size söz uzun soluklu bir resital sunacagım..."

    Rakibimiz Rapid Wien idi, gruptaki son maçımızdı, rakibimizin kadrosunda üç Türk vardı, yüreğimiz biraz daha ısındı ama biz kardeş diye bağrımıza bastığımız futbolcular meğer kılıçlarını çekmiş bizi sahada katletmeye çalışan düşmanmış...

    Rapid teknik direktörü maç için "Beşiktaş bize ne kadar izin verirse, biz o kadar oynarız" demişti ama belli ki soyunma odasında farklı konuşmuş.

    Teknik direktörün sözlerine bu kadar bağlı olan ve içindeki eziklik ile tekme atan kardeşlerimizi yüreğimiz kanayarak izledik...

    Tabii ki rakibine karşı mücadele edeceksin, elinden geleni saha içinde yapmaya çalışacaksın, rakibinde dünyaca ünlü futbolcular var diye onları saha içinde ağzını açıp seyretmeyeceksin zaten bizler rakiplerimizden böle birşey beklemiyoruz biz sadece saygı bekliyoruz.

    Eğer rakiplerimizin bize saygısı olsaydı biz ne Spor Toto Süper Ligi'nde ne de dün akşamki maçta olduğu gibi sahada bize yetenek olarak karşı koyamayan rakiplerimizden tekme yemezdik.

    Quaresma'nın yerinde olsaydım herhalde dün akşam saha içinde birkaç futbolcu ile papaz olurdum...

    Beşiktaş geniş kadrosunun içinde çektiği sıkıntılarla dün akşam eldeki malzemenin en iyisiyle sahaya çıktı ve yine iki oyuncumuz sakatlandı önce Zapo ardından Quaresma.

    Onlara atılan her tekmeyi bizlere atılıyormuş gibi hissediyoruz...

    Yeter! Diyoruz Yeter!

    Lütfen biraz saygı ben de insanım, böyle tekmemi atılır!....

    Guti dün akşam sahada sadece kaptanlık yapmadı, bu kadar tekmeye ve faule rağmen ne kadar çok dirençli olabilineceğini ispatladı.

    Ardından da "bak gitmedim, memleketime, hâlâ buradayım ve hâlâ tekme yiyorum" diye haykırdı...

    Sesini duyan oldu mu?

    Yediği tekmenin sesini duyan oldu mu?

    Hadi duymadılar, her tekme ardından çektiği acıyı yüzünde de görmediler....

    Şair Hasan Hüseyin "Acıyı Bal Eyledik" şiirinde ne diyor;

    Kör olasın demiyorum
    Kör olma da

    Gör beni....

    Şair demiş diyeceğini, biz bu sözlerin karşısında saygıyla eğiliyoruz...

    - MEHMET EYÜP YARDIMCI - HABER1903
#16.12.2010 12:49 0 0 0
  • Ewtt ,, Şair Demiş Diceğini ...
#16.12.2010 17:33 0 0 0



  • Sıkıntılı geçen bir hafta sonunun ardından yağmurlu ve çok soğuk bir İstanbul akşamındaydık.
    Yağan yağmur ve soğuk etkilememişti siyah beyaz'a gönül verenleri.
    Yine semt havası, yine muhabbetin dibine vurulması durumu

    Oradaydım belgeselinin kahramanları gibiydik.
    Oradaydık, omuz omuza, yürek yüreğe, ölümüne

    Kalabalığın içinde tezahüratlar yapılırken, durdum ve bir an kendimi dinledim.
    Dilimde bir şiir kulaklarımda bir ses.
    Ölümünün 10.yılında kendisini anarken de, bu şiirine takılmıştım Ahmet Usta'nın.
    Yusuf Hayaloğlu döktürmüştü bu mısraları

    "Şimdi saat sensizliğin ertesi. Yıldız dolmuş gökyüzü ayaydın"

    Beşiktaşsız geçen günlerin ne kadar ızdırap olduğunu bir kere daha anladım.
    Ligde en son Bursaspor maçıyla, sonucu iyi, ama sıkıntılı bir hafta atlatmıştık.
    Eskişehir deplasmanı da yaşanan sıkıntıların cabası.

    Rapid Wien maçı hocamıza göre gazozuna bile sayılmazdı.
    Ona göre oynanmamalıydı bile.
    Ama taraftar öle düşünmedi.
    Bir Beşiktaşlı için takımını sahada izlemek, ne maçı olursa olsun izlemek, adeta kutsal bir vazifeden öte değildir.
    Tahmin ediyorum ki; birçok kişi, İstanbul'un bu soğuğuna rağmen tribündeki yerini aldığı için, gribal enfeksiyona yakalanmıştır. Ama kimin umurunda.

    Çok özlenilen Quaresma yapmıştı yapacağını, Fabien Ernst çalıştırmıştı kafasını.
    Ben hala Yusuf Usta'nın o şiirine takılmıştım tribünde,
    "Şimdi saat yokluğunun belası sensiz gelen sabaha günaydın"

    Maçın bitiş düdüğüyle birlikte bir tezahürat çınladı kulaklarımda
    "Sevdalı yüreklerde beyaz sürgünler"
    İşte o dakikada anladım ki; geçici bir sürgün hayatı başlamıştı.

    İçinde bulunduğum ruh halinden midir? Beşiktaş'ımı özleyeceğimden midir? Bilmiyorum ama yine duygusala bağlamıştım. Ayrıca da çok üşülmüştüm.

    Yaklaşık 40 günlük hasret geldi aklıma, ama dedim kendi kendime,
    107 yıldır seninleyiz diz çöktürmez bizi bu hasret.

    PFDK'nın Beşiktaş'a verdiği iki maçlık cezanın ardından, Gaziantepspor maçı Antalya'da Konya Şekerspor maçı da tarafsız bir sahada ve seyircisiz oynanacaktı.
    Bu nedenle de Rapid maçı yılın son maçıydı.

    Maçın bitiş düdüğü adeta bir hasretin de başlangıcıydı.
    Yaklaşık 40 günlük mahkumiyet başlamıştı bitiş düdüğüyle.
    Hasretin prangaları vurulmuştu artık.

    Takım bunu biliyordu. Onlarsız geçen, yaklaşık 40 günün taraftar açısından ne kadar zor olacağını.

    Anlamını yitirmiş bu maçın, kazanılması lazımdı. Çünkü halayla türkülerle seven bu yürekleri bir nebze de olsa ferah tutmalılardı.
    O yüreklere, bir veda busesi gerekiyordu.

    Sakatlıklardan anası ağlamış, kolu kanadı kırılmış bu takım ayaklanmalıydı.
    İlk veda busesi Q7 den geldi. Hem de nasıl? Özlemişiz hakikaten. Şut atmadı adeta topu tokatladı. Sonra da Fabian Ernst onu onayladı.

    Sanki takım bir mesaj verir gibiydi. Sanki bir şiir yazıyordu tribünlere.
    Biz gidiyoruz ama dönüşümüz muhteşem olacak dercesine

    Bütün akşam boyunca dilime dolanan bu şiirin sırrını Beşiktaş'ı izlerken anladım.
    Takımın ne demek istediğini o an çözmüştüm.
    Tüm kış şartlarına rağmen İnönü'ye gelenlere ve ekranları başındaki milyonlara adeta şu mesajı verir gibiydiler.

    "Şimdi gözlerime ağlamayı öğrettim. Ki bu yaşlar utangaç boynunun kolyesi olsun. Bu da benim sana ayrılırken hediyem olsun"

    Alaaddin Orhan
#16.12.2010 17:39 0 0 0
  • u yıl da memleketimin futbolunun ve siyasetinin sahipleri el yordamı ile yeni bir anadolu ihtilali !! yapıp Trabzonspor'u şampiyon yapmayı Trabzonspor'un alnına yazdılar. İhtilal, devrim vs'nin de tadı tuzu kaçtı. Yok turuncu devrim, yok kadife devrim, yok bursanın şampiyonluğu misali "yumuşak" devrim.

    Memleketimin yönetenleri, geçen yıl anadolu yakasında başka yumuşak ihtilali yapacakken, ilahi adalet emek hırsızı yumuşak ihtilale izin vermeyince memlekete daha yumuşak bir ihtilal nasip oldu. Bu yıl, daha maço bir ihtilale ihtiyaç duyulduğunu hisseden futbolumun ve memleketimin yönetenleri wikileaks'e belge olma pahasına Trabzonspor'a "ha uşaklar" diyerek yol verdiler

    Zaten kökten adaletsiz bir lige ister süper deyin, ister mega, ister premier bu pis"lig"leri örtmeye yetmez. Türkiye futbol tarihinde, içinde bulunduğu mali portreye inat, bu ülke futbolseverlerinin bugüne kadar göremediği yıldızlar, Türk futbolunun arenasında Beşiktaş sayesinde yer alıyor. Schuster, Quaresma, Guti, şimdi Fernandez, Simao, Almeida Ama bu memlekete ne fayda !!! Dünya yerinden oynamış kime ne ?

    Gözünün önünde rakibine attığı sol kroşeyi göremeyen hani eskilerin tabiriyle gözüne gözlük, cebine tarak yunus yıldırım, Bünyamin Gezer, Deniz Çoban ve daha niceleri, ya da Guti'yi Quaresma'yı futbolcudan saymayan beyinleri salata bile yapılmayacak halde olan bilindik futbol yorumcuları. Meslektaşını, meslek hayatını bitirecek kadar ezik bir zihniyetle sakatlayan kendini futbolcu sanan zavalılar ya da buna yol veren, yol gösteren cani teknik adamlar. Tiraj ve reyting uğruna köşelerinden, sözlerinden irin damlayan bir takım medya mensupları. Ülkemin "Aziz" futbolunu yönetenlerin bitmeyen oyunlarına değer mi diye düşünmüyor değil insan !

    Sonra duruyorum, aklıma "iyi bir Beşiktaş herkesi kaleye sokar" sözü geliyor rahmetli Vedat Kaptanın Devrim mi ? Delikanlı gibi Devrim mi ? Devrim, ihtilal vs. birilerinin yordamı ile olmaz, kendi tarihini kendi gücüyle yazar

    "Formanda ter olmaya geldik
    Beşiktaş seninle ölçmeye geldik" gelen devrim gibi devrimin özetinin sözleri değil de nedir ?

    Çakalların ulumasına inat, yazmaya çalıştığınız tarihi bozmaya geliyor, Beşiktaş Bunu da yazın tadında, bu sezonun sonunda dudaklarımızda şampiyonluk şarkılarının nakaratında

    AL'MEDYA, ALAMAZ MISIN olacak, hazır olun kaçış yok !..



    Fuat Çimen - HABER1903
#21.12.2010 17:45 0 0 0


  • Beşiktaş, son transferleri ile birlikte sadece Avrupa'da değil, dünyada ses getirdi.

    Simao ve Almeida isimlerini tartışmam, tartışanı da tartışırım.

    Kariyerleri ve yetenekleri bir tarafa, oynadıkları mevki itibari ile de aranan kan onlar.

    Quaresma'nın ters kanadında oynayacak olan Simao.

    Gol noktasında Almeida.

    Beşiktaş'ın ilk yarıda göze batan açıkları bu transferler ile kapatıldı.

    Ama aradaki puan farkı kapanır mı bilemem...

    Paranın satın alamayacağı şeyler vardır ya hani.

    Hala var.

    Ama geri kalan her şey için, sanırım Serdal Adalı...

    Herkes Simao ve Almeida transferinden mutlu.

    Ödenen paraları da yüksek bulmuyor.

    Yarım sezon için 2,5 Milyon, 3 Yıllığına 7.2 Milyon Euro.

    Bedava aldık diyorlar.

    Bunu diyenler, ayda kaç para kazanıyor? Hangi gezegende yaşıyor, bilmiyorum ama.

    A.Madrid, 900 Bin dolar için adamını ağlaya ağlaya satıyor.

    Neyse, benim Simao'ya da Almeida'ya da lafım olmaz.

    Asıl kafamı kurcalayan Fernandes...

    Manuel veya otamatik olması değil sorun.

    Sorun, bu arkadaşın nereye hangi düşünce ile alınmış oluşu.

    Son iki sezondur Beşiktaş'ın en iyisi olan Ernst.

    Milli takımın liberosu Mehmet.

    Beşiktaş'ın çocuğu Necip.

    Fernandes, tamam çok yetenekli.

    O zaman, satın Necip'i.

    Simao ile Almeida'yı alana Fernandes bedava olsa, biraz anlardım durumu ama,

    Öyle bir şey de yok ortada.

    Kiralanan Fernandes UEFA'da oynamayacaksa,

    Türkiye Ligi'nde 6+2+2 gibi garip bir denklem varsa,

    Ziraat Türkiye Kupası için almamışsak da;

    Neden geldik o zaman İstanbul'a.

    Önce Manuel .

    Ardından Simao.

    Son olarak da Hugo.

    Her şey tamam da;

    Biz nereye "çuf çuf" luyoruz...

    Erdem Ulus - Kartal Bakışı
#25.12.2010 10:39 0 0 0
  • Beşiktaş taraftarları, son günlerde, sosyal paylaşım sitelerinde, nereye koyacaklarını bilemedikleri, bir türlü hiçbir yere sığdıramadıkları, bu iki isme, türlü yakıştırmalarla, sevgilerini gösteriyorlar.

    YILDIRIM BAŞKAN SERDAL REYİZ

    Geçtiğimiz yaz Quaresma imza töreninde taraftarların açtığı pankartla başlayan,
    "Şımart bizi Başkan Çıkart bizi baştan" parolası, hayalden öteye geçerek, Türkiye sınırlarını aşıp, Dünyanın gözü önünde, Sayın Yıldırım Demirören ve Kurmay heyeti tarafından gerçeğe dönüştürüldü.
    Ardı ardına yapılan, yıldız transferlerine, devam eden Beşiktaş yönetimi, son olarak, takıma büyük katkı sağlayacağına inandığımız, iki önemli transferi de Perşembe gecesi itibariyle bitirdi.
    Ve gece yarısından sonra, internet forumlarına düşen Beşiktaş taraftarlarının, yüzlerce yaratıcı yorumunun, arasında en göze çarpanlardan biri
    "Serdal Reyiz istesin, Kıbrıs Rum kesimini bile alır" cümlesi Perşembe gecesinin bombasıydı.

    Bilemiyorum, kendileri bu yorumları okuyorlar mı?
    Beşiktaş Yönetimi, sadece kendi taraftarının değil, rakip taraftarların forumlarında bile yazılıyor, konuşuluyor, beğeni topluyor.
    Beşiktaş takımı, bu sene, ilk yarı itibariyle, lig de istediğini alamadı, ama buna rağmen taraftar Schuster'i bağrına bastı yanında durdu
    Yönetim biz sonuna kadar hocamıza güveniyoruz, yanındayız dedi.
    "Arkasındayız" kelimesini özellikle kullanmıyorum
    Çünkü "arkada" olmak tehlikelidir.
    Birisi arkanızdaysa, arkanıza geçerse onu göremezsiniz
    Arkanızdan, ne işler çevireceğini bilemezsiniz
    Her an, sizi arkanızdan uçuruma ittiriverir
    Beklemediğiniz bir zamanda arkanızdan bıçaklar
    Bürütüs misali arkanızdan vurur

    Dikkat edin, Türkiye de ne zaman "Biz hocamızın arkasındayız" dense, iki gün sonra, o Teknik Direktörü ellerinde bavuluyla Yeşilköy de görürüz.
    Onun için aman kimse Schuster'in arkasında olmasın
    Beşiktaş Yönetiminin son dönem yaptığı, başarılı transfer hamlesine, muhalefet edenlerde var elbette.

    Beşiktaş, tam on dört puan gerideyken, taraftardaki bu neşeli durumu, anlamsız, yersiz bulanlar var.
    Taraftarın gözünün boyandığını söyleyenler var.
    Ara transferde gelen oyuncunun, takıma fayda sağlamayacağını söyleyenler var.

    Beşiktaş'ın, borç batağına sürüklendiğini söyleyenler var.
    Beşiktaş'ın ligden koptuğunu, Avrupa Liginde bir şey yapamayacağını, Türkiye Kupasında durumunun şüpheli olduğunu, bu seneyi kupasız kapayacağını söyleyenler var.

    Futbolcularının sorumluluk almadığını söyleyenler var.
    Valla isteyen istediğini söylemekte serbest...
    Memlekette Demokrasi var
    Ama kimse şunu unutmasın, Beşiktaş taraftarı çok akıllı her şeyi herkesten önce görür, bilir
    Kimse Beşiktaş taraftarının gözünü boyayamaz
    Beşiktaş taraftarı gerektiğinde tepkisini koyar
    Bu transferler olmasa da Beşiktaş taraftarı hocasına inanıyordu
    Yani Bernd Schuster'e
    Yapılan transferlerle birlikte takımına daha da çok inanıyor güveniyor.
    Şampiyon olur ya da olmaz
    Biz biliyoruz Beşiktaş yönetimi, hocasıyla, futbolcusuyla sadece bu sezonun takımını kurmadı.
    Geleceğin takımını kurdu
    Muhalefet yaparken bu böyle biline
    Biz taraftarlar olarak, bütün varlığımızla yapılan iyi işlere inanıyoruz
    Bu yolda yanınızdayız
    Yürüyün
    Sarı Melek Schuster
    Yıldırım Başkan Serdal Reyiz

    ITIR ESEN / HABER1903
#25.12.2010 12:35 0 0 0
  • Yapılan transferler Beşiktaş'ın öncelikle vizyon çıtasını en üst seviyeye çıkarttı. Başarı ilk önce stratejik olarak gerçekleştirildi.
    Şimdi sıra sportif başarılara geldi.
    MANUEL FERNANDES: Genç futbolcu tam bir futbol savaşçısı. Çok düşündüm onu kime benzetebilirim diye. Aklıma Danimarkalıların dünyaca ünlü futbolcusu Gravesengeldi. Belki ten renkleri birbirlerinden çok farklı ama oyun stilleri ve savaşçı ruhları tam anlamıyla örtüşüyor. Benficagibi üst düzey bir kulüpte 18 yaşından itibaren devamlı forma şansı bulmak kolay değil. Kiralık olarak gittiği İngiltere serüveninde iyiden iyiye yıldızı parlayınca Valencia'nın iştahını kabarttı. Benfica kulübüne verilen 15 milyon euro galiba bu konuya yeterince açıklık getiriyor. Zaman zaman inanılmaz işler yaptı. Ama yine de sergilediği performans onun potansiyelinin çok çok altındaydı. İspanyolları bir türlü tatmin edemeyince, kader ona vatandaşlarıyla birlikte yeniden zirveye yürüyüş yolu açtı. Zaman zaman kuvvetli fiziği ile orta alanda çaldığı topları Simaove Quaresma'ya aktaracak.
    Uzaktan attığı mermi gibi şutlarıyla İnönü tribünlerini coşturacak. Savunmadaki kritik müdahaleleri ile tribünlerden alkış alacak. Beşiktaş'ın vitesini yükseltebilecek bir oyuncu ve çok tecrübeli.

    İzlemek için sabırsızlanıyorum
    SİMAO SABROSA: Kartal'ın Quaresma'sının yükünü hafifletecek süper starı Simao Sabrosa. Beşiktaş'a geldiğinde uyum sorunu kesinlikle yaşaması mümkün değil. Portekiz'de uzun yıllar forma giydiği Benfica'nın Kartal'ıyla, zirve yaptığı Madrid'in 1903'ünün buluştuğu takıma geliyor. İşin esprisi tabii ki bu ama gerçekten uyum sorunu yaşaması mümkün değil. Quaresma, Almeida, Manuel Fernandes gibi vatandaşlarının yanında Gutigibi bir süper yıldızla birlikte forma giyecek.
    Beşiktaş, Simao'nun kariyerinin altın çağı olabilir.
    Özellikle Quaresma ile birlikte neler yapabileceklerini izlemek için şimdiden sabırsızlanıyorum.
    Biri sağ diğeri sol kanatta Kara Kartal'ın kanatları olacaklar. Simao'nun süratli ve kıvrak vücut hareketleri ile ceza sahası içine yaptığı dalışlar rakip savunma oyuncularının korkulu rüyası olacak.
    Muhtemelen de Kartal'ın penaltı ve ceza sahası çevresinde kazandığı vuruşların sayısı artacak. Üstün futbol zekası ile tribünlerin ateşini daha da körükleyecektir.

    HUGO ALMEİDA: Uzun boyu, güçlü fiziği ile rakip savunma oyuncularına oldukça zor anlar yaşatacaktır.
    Böylesine bir fizik yapıdaki futbolcudan beklenmeyecek derecede sert vuruşları var. Attığı şutlar Türkiye Liglerinde öğrendiğim kadarıyla eski Trabzonsporlu Hami Mandıralı ile eş değermiş.
    Yerden ve havadan iki yönlüde toplara hakimiyeti mevcut. Anlayacağımız üzere Kartal'ın en büyük problemi olan kanat ortalarına artık vurabilecek bir futbolcusu var. Hugo Almeida kariyerinde hep istikrarlı bir grafik çizdi. Üç sezon Porto ve dört sezon W.Bremen serüveni yeteneklerini oldukça geliştirdi. Özellikle Almanya gibi disiplin bir ligde uzun yıllar forma giymesi büyük bir referans.
    Vatandaşlarıyla büyük bir uyum sağlayacağını düşünüyorum. Kesinlikle onun yerinde olmak isterdim. W.Bremen formasıyla ilk yarıda forma giydiği 26 maçta 13 gol atması büyük başarı.
    Gollerine Beşiktaş formasıyla devam edeceğine inanıyorum.

    Hiçbir şey için geç değil
    Ben Pascal Noumaolarak şampiyonluk umudunun halen olduğuna inanıyorum. Evet kesinlikle 14 puanlık fark ve aradaki takımların çokluğu zorluk derecesini arttırıyor. Ama unutulmaması gereken bir gerçek var. Süper Lig takımları artık kolay kolay hiçbir takıma teslim olmuyor. Beşiktaş ligin ikinci yarısında yeni transferleri ile hemen reaksiyon almaya başlarsa o zaman rakiplerinin performansına bağlı bir şekilde yükselişe geçecektir. Guti, Quaresma, Simao, Almeida ve Manuel Fernandes sadece bu sezon yapılmış en iyi transferler değil Türk Futbol tarihinin en iyi transferleri.
    Hangisini seç derseniz gerçekten karar veremem.
    Keşke diyorum o futbolcularla birlikte oynayabilseydim, belki bunu söylersem neler hissettiğimi anlayabilirsiniz. Onları izlemek için şimdiden sabırsızlanıyorum.


    Pascal NOUMA - Fotomaç
#27.12.2010 08:42 0 0 0
  • 2010 yılı hiçbir takım taraftarını bu kadar manipüle etmemiştir

    Taraftar acısıyla, nefretiyle giriş yaptığı, devrim sesleriyle ilerlediği yılın ilk aylarında, hedefsiz, iddiasız, vizyonsuz bir Beşiktaş'ı izliyordu

    Dalga geçilen, sayfaların en köşelerine itilen bir takımdı

    Yazık ediyorlardı Beşiktaş'a

    En büyük suçlu Yıldırım Demirören ve yönetici arkadaşlarıydı

    Tribünlerde Kongrenin umut olacağı yeniden bir başlangıç olacağı konuşuluyordu

    Herkesin yeni bir başlangıç için hedefsiz bile kalmayı göze aldığını hatırlar gibiyim

    Düşünün o zaman ki çaresizliği

    Yeter ki yeniden ayağa kalkarak sapa sağlam doğrulalım

    Tek istek buydu

    Yıldız değil, öz kaynağın "kaymağını" yemek istiyordu taraftar

    Kongre yeniden "Demirören" dediğinde taşlar yerinden oynamaya başlamıştı

    Eleştiriler, yeni sezon öncesi umutsuzluk git gide artmıştı

    Ki Denizli - Schuster ikilemesinin üstüne gelmesi taraftarın iyiden iyiye bakış açısını köreltmişti

    Nitekim, iyi şeyler olmaya başladı

    Quaresma'da aylar süren bekleyiş ansızın sonra erdi

    Bir Pazar tatili, atmıştı "kara gözlü çingene" imzayı

    Guti ile de duble yapıp gönülleri ufaktan fethetmeyi başardı Başkan

    Hatırlayın iki yıldıza F.Bahçe ve G.Saray maçları dışındaki ortalamadan daha fazla taraftar gelmişti

    Nispeten yine karamsar bir tablo oluşmuştu ki

    Başkan yeni yıl öncesi 'fon' diyerek rakiplere dibini gösterdi

    Simao, Almeida ve Manuel Fernandes

    2010'a nasıl girdiysek tam tersi kapatıyoruz. Mutlu, umutlu, heyecanlı...

    2010'un son günlerinin keyfini çıkartın

    Sakatlığın olmadığı, bol galibiyetli, Şampiyonluklarla dolu bir yıl diliyorum

    Bu kez Beşiktaş için 'Fon'dip yapıyoruz

    Mutlu yıllar

    - FATİH KAYA - HABER1903 -
#30.12.2010 12:20 0 0 0