AĞRAZ

AĞRAZ

Üye
02.01.2012
Albay
57.155
Hakkında

  • yokluğunda yazılanlar - hasretin şiiri - özlem şiirleri
    Düş gözlerinde yokluk sancıları
    İnce sazdan nağmeler gibi
    Kemane seslerinde ağlaşıyordu…
    Güne gebe çığlıklar yükseliyor
    Gece asi kuşlarına esir sessizliğine dönüyordu
    Yüzlerde rastgele dercesine bir öykü
    Ağlara takılmış hayalleri saklıyordu
    Gönül oylumlarına işli aşina bir sevda
    Gün batımına el sallıyor
    Gece usulca giriyor kanına…
    Düşüyor gözleri
    Gülüşüyor hayal
    Sözde üşüyor….

    Asiye GÜL
#13.09.2013 12:35 0 0 0
  • gecelerle ilgili şiir - esmer geceler - ölüme giden satırlar - ölme vakti - zamansızlık şiirleri
    Esmer Bir Gecede Zaman/sızım

    Uzak evlerin ışıkları, uzak yanar
    gecenin bacasında, tütün kokusu
    saatlerin yokluğu çaldığı;

    zaman/sızım…

    sedaya kilitlenmiş dilim,
    şakağıma bir namlu gibi dayanmış elim,
    esmer kubbenin kör kandili gibi,
    yanan yıldızları altında,
    caddeyi seyrediyorum.

    uzaklara nasıl yakıştığını düşünürken…
    biliyormusun…?
    yüreğini..bu caddelere benzetiyorum!!
    üzerine basıp geçenleri boşaltmışlığın,
    rahatlığıyla sere serpe duruyor önümde.

    gözlerimin, umarsız bakışları altında,
    öyle duygusuz, öyle pervasız,
    içime harmanlanmış özlem kokulu
    bir öfkeyle, çıkıp basıp geçmek geliyor..
    fikrimi çalmış sen deliliğimle.

    yüreğe hem kanat takılır da;
    hem de niye ipi kısa tutulur…?

    zul sarmış geceyi, bir zul
    kıyametine beni çağırıyor,
    har düşmüş içime, bir har
    alaz alaz sen yanıyor…

    uzak diyarların yılmaz bekçisi;
    sen beni esir aldın, ben geceyi…

    esmer gece,
    niye bu telaşın, neye..?
    ay düşmüş içime,
    önüm karanlık;
    yürüsem kendime,
    her yer aydınlık….

    sessiz gece,
    niye bu sitem, neye..?
    sus düşmüş içime,
    önüm yalnızlık;
    dönsem kendime,
    tenha bir kalabalık…

    uzun gece,
    niye bu zamansızlık, neye..?
    an düşmüş içime,
    önüm durgunluk;
    sorsam kendime,
    derin bir suskunluk….

    zor gece,
    niye bu amansızlık, neye..?
    sen düşmüş içime,
    önüm çaresizlik;
    gelsem kendime,
    ya sensizlik ,ya bensizlik…

    Ey benim arafta kalmışlığım!!!!
    kırık kadehte içtiğim, şarabım,
    can heder ettiren aklı ziyanım,
    sana kıysa, söz dinlemez yanım
    pazar pazar dolaştırır da
    seni, bir pula satarım…

    esmer çığlık bitti;
    kızıl kıyamet geldi…

    fikrim de volta atan yüreğim,
    yorgun musun..?
    yarı ölme vakti…

    Seyran TANKUŞ
#13.09.2013 12:33 0 0 0
  • yara bakımı nasıl yapılır - yaralanmalar da kanamayı durdurmak - yaraya pansuman nasıl yapılır - yaranın temizlenmesi
    Birazcık Kan İyidir
    Kan yaraların temizlenmesine yardım eder, bu yüzden birazcık kan iyidir. Birçok küçük kesik ve sıyrığın kanaması çok hızlı durur, fakat eğer bir bez veya pamukla üzerinde hafif basınç uygularsanız kanın durması daha çabuk olur. Eğer bez iyice kanlanırsa, eski bezi kaldırmadan yenisini eskisinin üstüne bastırın, eski bezi yaradan ayırırsanız kanama yeniden başlayabilir.


    Kesikleri Ve Çizikleri Nazikçe Temizleyin
    Ah! Yine mi bir yerinizi kestiniz? İlk adımınız kolay: Soğuk suyla yarayı temizleyip soğutun. Sonra alkolle sterilize edilmiş cımbız kullanarak küçük taş ve kıymık parçalarını çıkarın. Yaranın etrafını nazikçe sabun ve bezle yıkayın. Tahriş edici bir sabun, iyot, alkol veya hidrojen peroksit kullanmayın, tüm gereken şey temiz sudur.


    Antibiyotik Merhem Sürmeli misiniz?
    Antibiyotik merhemler ve yağlar sadece yaraları nemli tutmakla kalmaz, aynı zamanda enfeksiyon riskini azaltır. Eğer bir antibiyotik krem kullanırsanız, yara üzerinde onunla ince bir tabaka oluşturun. Kimi antibiyotiklerin içinde bazı insanlarda yarada tahrişe sebep olan içerikler bulunur. Eğer bir kızarıklık oluşursa merhemi kullanmayı bırakın.


    Sarmalı mı Sarmamalı mı?
    Eğer bezler yaranızı acıtacaksa, bandaj kullanın. Yarayı kapatmazsanız, yaranın tekrar açılmasına veya enfeksiyon kapmasına neden olabilirsiniz. Ne yapacağınızdan tam emin değilseniz, bakteriyi uzak tutmak için yapışkanlı bir bandaj kullanın ve bandajı günlük olarak değiştirin.


    Yapışkan Veya Lateks Alerjisi İşaretleri
    Eğer yaranızda kaşıntı, yanma hisseder veya kabarcıklar görürseniz, bazı bandajlarda kullanılan yapışkana alerjiniz olabilir. Hassas tenlerde, gazlı bez ve normal bant kullanabilir veya yapışkansız yara bantları kullanabilirsiniz.


    İyileşme Belirtileri
    Bir kesik olur olmaz, vücudunuz yarayı iyileştirmeye başlar. Beyaz kan hücreleri enfeksiyona neden olan bakteriye saldırır. Kan pıhtı hücreleri, kırmızı kan hücreleri ve fibrin yara üzerinde jelimsi bir katman oluşturur, çok geçmeden bu katman koruyucu bir kabuğa dönüşür. Yaranız kaşınırsa, kabuğun orada kalması gerektiğini unutmayın.


    Küçük Yanıklar İçin Hızlı Bakım
    Herkesin ufak tefek yanıkları olur. Bir yanığın bakımını yapmak, tenin ısıyı tutup yanmaya devam etmesini önlemek için bölgeyi soğuk suda ıslatılmış bir bezle veya soğuk su altına tutarak soğutun. Sonrasında yanığı sabun ve suyla yıkayın ve gevşek bir şekilde sarın. Oluşmuş kabarcıkları olduğu gibi bırakın, bunlar tenin iyileşmesine yardımcı olurlar.


    Ameliyat Yaralarının Bakımı
    Ameliyat yaralarının bakımını yapmak normal yara ve kesiklere bakmak gibidir. Ameliyat kesiğini muhtemelen birkaç gün bandajla korumanız ve bandajı günlük olarak değiştirmeniz gerekir. Dikişler için doktorun talimatlarını harfiyen takip edin. Ayrıca yaralı bölgeyi kuru tutmak istersiniz, kanamada veya kızarıklıkta artış olursa hemen doktora haber verin.


    Enfeksiyon İşaretlerini Tanımak
    Yaranızdan başlayarak etrafa genişleyen bir kızarıklık, şiş, yeşil veya sarı sıvı varsa, yara etrafında sıcaklık artıyorsa,giderek dokunmak daha acılı hale geliyorsa bir enfeksiyon kapmış olabilirsiniz. Boynunuzdaki, koltuk altlarınızdaki veya kasıklarınızdaki şiş lenf düğümleri ile vücut ağrıları, sıtma nöbetleri ve ateş de enfeksiyon belirtisidir. Bu belirtilerden herhangi biri mevcutsa doktorunuzu arayınız.


    Yaranın Şu Durumlarında Doktoru Arayınız
    Üzerine 5-10 dakika bastırmanıza rağmen kanama durmuyorsa, yara iki santimden daha uzun veya daha derinse, göze yakınsa, yaranın ağzı açıksa, kirli veya paslı bir şey yüzünden olmuşsa, içinde çakıl veya kıymık girmişse, çok ağrılıysa, enfeksiyon belirtileri varsa veya bir insan veya hayvan ısırığı yüzünden meydana gelmişse doktoru arayınız. Tetanos aşınızın vakti geçmiş olup olmadığından emin değilseniz de doktorunuzu arayınız.




    alıntı
#13.09.2013 12:17 0 0 0
  • yaşlılarda kırık ve çıkıklar - yaşlı insanlarda kemiklerde kırılmalar - yaşlılarda omurga kırıkları - ileri yaşlarda görülen dirsek kırıkları
    İleri yaşlarda en çok görülen rahatsızlıkların başında kırıklar görülür. Yaşın ilerlemesi ile birlikte reflekslerin azalması, ev kazaları veya çeşitli akut, kronik hastalıklar kırıkların oluşmasına neden olur. KadıköyŞifa Kadıköy Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Ali Canpolat ileri yaşlarda kırıkların nasıl oluştuğu, nasıl tedavi edildiği ve nasıl korunabileceğimiz konusunda bilgi veriyor!

    Son yüzyılda kırsal yaşamdan şehir yaşamına hızlı geçiş sonrası özellikle ileri yaşlarda hareket azlığı, güneş ile temas eksikliği, beslenme alışkanlıklarındaki değişme çeşitli rahatsızlıkların ortaya çıkmasına neden oldu. İnsan ömrünün uzaması ve yaşlı insanların artması (şu an da %20, 2050 yılında %40 yaşlı nüfus olucaktır.) sonucu yaşlı kırıkları denilen bir başlığı açılmasına ihtiyaç olmuştur.

    Yaş, osteoporozun ve dolayısıyla kırık riskinin en önemli belirleyici unsurudur. 65 yaş üsttü kadınların 3/1 erkeklerin 8/1 osteoporatiktir. Yaşlıların 3/1 her yıl en az bir defa düşerler. Tekrar düşme korkusuyla hareketleri azalır, bu da osteoporozu tetikler.



    En Çok Görülen Kırık Nedenleri Nelerdir?

    65 yaşından sonra hareketsizlik mental bozukluklar eklemlerde kordinasyon kaybına neden olur. Kas kütlesi kaybı çok olur postür bozukluğu gelişir, görme bozukluğu, anemi, hipertansiyon, hipotansiyon, diyabete bağlı bayılmaları kırık nedenleri arasına girer.



    İleri Yaşlarda Yaşanan Kırıkların En Çok Görüldükleri Bölgeler Şunlardır:

    - El bileği kırıkları

    - Ayak bileği kırıkları

    - Kalça kırıkları

    - Omurga kırıkları

    - Omuz kırıkları

    - Dirsek kırıkları



    Kırık Tedavisi Nasıl Yapılır?

    Daha basit olan kırıklarda tedavi bandaj ve omuz kol askısıyla yapılır. Ancak daha ciddi durumlarda ayrılmamış kırıklar alçı ile tedavi edilir. Saydığımız bu yöntemlerle tedavi edilemeyen kırıklarda ise cerrahi müdahale gereklidir. Yapılan ameliyatlarda ya plak, vidalar ve uygun çiviler kullanılır ya da tedavi uygun protezler ile gerçekleştirilir.

    Yaşlı kırıkları gerekli tetkikleri yapıldıktan sonra olabilecek en uygun sürede deneyimli uzmanlar tarafından ameliyat edilmelidir. Özellikle protez ameliyatları erken harekete müsaade ettiği için yüz güldürücü sonuçlar verir:


    - Hasta 48 saat içinde ayağa kalkar.

    - Kendisi yemeğini yer.

    - Wolker ile yürüyerek tuvaletine gider.

    - Yatak yarası açılmaz.

    - Enfeksiyon ve akciğer iltihabı riski azalır.

    - Enboli riski azalır.



    İleri Yaşlarda Kırıktan Korunmak İçin Ne Gibi Önlemler Alınabilir?

    - Ev içinde halı ve kilimleri kaldırılması veya raptiye ile tutturulması kayma ve takılma ile düşmeyi önler.

    - Banyo zeminlerinde kaymayı önleyen örtüler kullanılması uygundur.

    - Geceleri hafif bir ışık bulunmalıdır.

    - Duvarlara bant halinde korkuluklar çakmak güvenli yürümeyi sağlar.

    - Yatak yanında Wolker yürüme cihazı bulunması uygundur.

    - Yatak başında ve banyoda telefon bulunması acil durumda ulaşılmayı kolaylaştırır.



    alıntı
#13.09.2013 11:38 0 0 0
  • benlerde oluşan şekil değişiklikleri - hangi benler kanser teşkil eder - büyüyen benler tehlikeli - ben kanserinin tedavisi
    Ben Kanseri Belirtileri Nelerdir?

    Her insanda az yada çok sayıda muhakkak vücudunun çeşitli yerlerinde benler bulunmakta, ancak bu benlerin hem sayısı hem rengi hem de dokuları iyi bir inceleme sonucu ben kanseri hakkında bilgiler vermektedir. Çıplak gözle benlere bakarak ben kanserinin varlığından söz etmek pek mümkün olmadığı için, hem benlerin sayısını takip ederek herhangi bir değişikliğe uğrayıp uğramadığını gözlemleyerek ben kanserinden şüphe ettiğiniz zaman dermatoloğa başvurmalısınız….

    Ben kanseri belirtileri olan benlerin sayısı, rengi ve dokusu bireyler tarafından iyi gözlemlenmelidir. Çünkü ben kanserinin varlığını anlamanın en etkili yolu sayıca çoğalmış, hem şekil hem de renk değiştiren benlerin varlığıdır. Aşırı miktarda vücuttan çoğalması, renginin değişmesi ve yapıca büyümesi ben kanserinin belirtileri olmaktadır.

    Benle ne kadar masum ve basit görünseler de vücuttaki sayılarının 50‘yi bulması ben kanseri riskidir. Vücudunuzda 50 ve 50‘den fazla ben bulunuyorsa ben kanseri riskini aklınıza getirmeli ve muhakkak muayene olmalısınız.




    Ben Kanseri Nedenleri Nelerdir?

    Vücudun mütenevvi bölgelerinde husule gelmiş olan benler, ne kadar basit görünseler de aslında ben kanserini işaret ediyor olabilecekleri için, bireylerin vücudunda bulunan bu benleri takip etmeleri, sayılarının çoğalıp çoğalmadığını, renk ve şekil değişimine uğrayıp uğramadıklarını bilmeleri gerekir. Yapı olarak büyümeleri, renklerinin değişime uğraması ve sayıca çoğalmaları ben kanseri belirtisi olmaktadır. Peki ben kanseri neden olur?

    Benlerin tahriş olmamasına dikkat edilmelidir. Özellikle kadınlar göğüslerinde bulunan benlerin sutyen kullanmaları nedeniyle tahriş olmamasına çok dikkat etmelidir. Aynı şekilde bel bölgesinde bulunan benlerde kemer gibi aksesuarla tahriş edilmemelidir. Benlere oldukça nazik davranmak gerekir. Benleri koparmak, kesmek, zedelemek ben kanserine yol açabilir.

    Güneş ışığı da ben kanserine sebep olan bir faktördür. Güneşin yaydığı zararlı ışınlar zedelenmiş, kesilmiş, koparılmış veya bunlar gibi dış etkenler sebebiyle bir şekilde zarar görmüş olan benleri olumsuz etkilemektedir. Sadece sorunlu benler değil, sağlıklı benler de güneş ışığından korunmalıdır. Bilhassa da yaz aylarında güneşin en tepede olduğu vakitlerde güneşe çıkılmaması gerekir. Aksi durumda ben kanseri riski artar.




    Ben Kanseri Nasıl Tedavi Edilir?

    Ben kanseri tedavi edilebilir bir rahatsızlıktır, ancak tedavisinin erken evrelerde yapıldığı durumlarda ortadan kaldırılabilir olduğu için, ben kanseri varlığından şüphe edildiği gibi dermatologlara başvurulmalıdır. Cilt kanserleri arasında en tehlikesi olan ben kanseri, sinsi bir düşman gibi vücutta seyir etmekte ve birçok kişi ben kanseri olduğunu iş işten geçtikten sonra anlamaktadır. Ben kanseri olup olmadığınızı anlamanın en etkili yolu ise, benlerin sayıca çoğalmaları, renk ve şekil değiştirmelerini fark ederek tıbbi bir takım yöntemlere uygulatmaktır. Çünkü ben kanseri çıplak gözle anlaşılamaz…

    Normalde her insanın vücudunun mütenevvi bölgelerinde büyüklü küçüklü benler bulunmaktadır. Bu benlerin tahriş ve harap olması veya güneş ışığına uzun bir süre maruz kalması ben kanseri riskini tetiklemektedir. Benler arasında en tehlikeli olanları ise üzerinde kıl bulunanlardır. Üzerinde kıl bulunan benlerin yanı sıra, renk değiştiren, asimetrik, kenarları düzensiz ve çapı 6 milimetreyi geçen benlere de oldukça dikkat etmek gerekir.

    Ben kanseri tedavisi için tıp alanında mütenevvi yöntemler uygulanmaktadır. Ben kanseri sadece bir benden kaynaklı bir durum ise, lazer, tıraşlama veya kriyoterapi yöntemleri ile tedavi edilir. Eğer risk yaratan ben sayısı oldukça fazla ise cerrahi işlemlerle benlerin çıkarılması sağlanır. Cerrahi işlemi sonrası izleri yok etmek için estetik uygulanır.


    alıntı
#13.09.2013 11:25 0 0 0
#13.09.2013 11:14 0 0 0
  • erkekler hakkında yeni araştırmalar - erkekler eşinden önce ölmeyi istiyormuş
    Erkeklerin, eşlerini kaybetmeye kadınlardan daha az göğüs gerebildiği ortaya çıktı…

    ABD’de yayımlanan Vanity Fair dergisinin yaptığı kamuoyu yoklaması, erkeklerin yüzde 70′inin eşlerinden önce ölmeyi tercih ettiğini gösterdi. Yoklamaya binden fazla kişi katıldı. “Eşinizden önce mi sonra mı ölmeyi istersiniz” sorusuna kadınların yüzde 62′si, erkeklerin ise yüzde 70′i “önce” yanıtını verdi. “Bir yakınınızın hayatını kurtarmak için kendi hayatınızı verir misiniz” sorusuna ise katılımcıların yüzde 55′i çocukları için hayatından vazgeçebileceğini ifade etti.

    Katılımcılardan yüzde 12′si eşi, yüzde 10′u babası ya da annesi için hayatını verebileceğini belirtti.


    alıntı
#13.09.2013 11:01 0 0 0
  • kanser riski taşıyan benler - büyüyen benler - şekil değiştiren benler - hangi benler kanser edici
    Değişik renklerde, büyüklüklerde ve sayıda vücudun mütenevvi bölgelerinde yer alan benlerin bazıları tehlikeli olabiliyor ve bir takım değişikler geçirerek bazı hastalıkların önceden sinyallerini verebiliyorlar. Kimisinde zararsız olabilen benler, kimisinde de deri kanserine dönüşerek yaşam kalitesinin düşmesine ve ölüme sebebiyet verebiliyor. Peki bu tip benler hangileridir? Hangi tür benler kanser riski taşır? Vücutta bulunan benlerin hangileri tehlikelidir? İşte herkesçe merak edilen bu soruların uzmanlarından yanıtları…

    Hangi Benler Kanser Riski Taşır?

    Vücutta bulunan benleri çoğu sağlık açısından bir tehlike oluşturmamaktadır, ta ki büyüyüp şekil ve renk değiştirene kadar. Vücudunuzda ki benlerin sayısında artış varsa, renkleri koyulaşıyorsa ve aynı zamanda şeklinde de bozulmalar mevcutsa bu tip benler deri kanserine dönüşüyor demektir. Vücudunuzda bulunan benleri mutlaka kontrol edin ve herhangi bir gariplik sezdiğiniz zaman bir dermatoloji uzmanına başvurarak benlerinizi detaylı bir muayeneden geçirttirin.

    Benlerin kansere dönüşmesinde güneşin payı büyüktür. Günümüzde güneşin yararlarından çok zararlarına rastlar olduk. Bunun sebebi ise güneşten nasıl faydalanacağımızı bilmemek ve kendimizi güneşin zararlı ışınlarından korumamaktır. Güneşin yaydığı ultraviole ışınlar genelde koyu renk benler üzerinde Malign Melanom adı verilen kanser türünü tetikliyor. Güneş ışınlarının etkisinin dışında bir benin kansere dönüşmesinde avuç içi, ayak tabanı, sutyen tokası, iç çamaşırı lastiği gibi yerlere denk gelen benlerin uğradığı travmadır. Benlerin sürekli sürtünmeleri ya da kopmaları kanser gelişimi tetikliyor.


    alıntı
#13.09.2013 10:57 0 0 0
  • diyet yaparken nerede hata yapıyoruz - hızlı zayıflatan diyetlerin geri dönülmez zararları - şok diyetlerden uzak durun
    Geçtiğimiz yıllarda sadece ilkbahar ve yaz aylarında pek çok kadının rahatça bikini giyebilmek için diyette olduğunu duyardık. Ancak son yıllarda aşırı zayıflık modasının da gelişmesi ile birlikte gitgide daha fazla genç kadın, ne pahasına olursa olsun kilo kaybetmek peşinde. Bu uğurda yapılan hızlı ve yanlış diyetler dönüşü olmayan sağlık sorunlarına yol açabilir. ART Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Kliniği uzmanları hızlı diyetler konusunda uyarıyor ve sağlıklı beslenme hakkında bilgi veriyor…

    Kilo probleminiz varsa kısa sürede, hızla fazlalıklarınızdan kurtulmanızı sağlayan diyetleri uygulamak size doğru gelebilir. Ancak hızlı kilo verdiren diyetler vücut üzerinde dönüşü olmayan zararlara yol açabilir. Bunların ilk belirtileri kas kaybı, yağ depolanması, açlık sinyallerinin hayat kalitesini kötü etkilemesi, enerji düşüklüğü ve sinirlilik oluyor.

    Kilo sorunu obezite düzeyinde olan kişilerde hızlı diyetlerin zararlı etkileri kendilerini çok daha fazla gösterebiliyor. Bu kişiler doğru beslenmedikleri takdirde karşılaştıkları sağlık sorunları ölümcül olabilir.

    Yanlış Diyetlerin Yol Açabileceği En Önemli Zararlar Şunlardır:

    Kalp kaslarının erimesi,
    Kemik yoğunluğunun azalması,
    Böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozukluk
    Kötü beslenmenin sonucu her durumda ölümcül olmasa bile özellikle böbrek fonksiyonlarını etkileyen yanlış diyetler ömür boyu diyalize bağlı yaşamanıza yol açabilir. Bundan dolayı hedefiniz hızlı kilo vermek değil, hayatınızın sonuna kadar sürdürebileceğiniz doğru ve dengeli bir beslenme sistemi geliştirmek olmalı. Düzenli ve dengeli beslenmek için ise günde 3 ana ve 2 ara öğün şeklinde, vücudun gereksiz yere açlık çekmeyeceği şekilde beslenmek gerekir.

    Düzenli ve Dengeli Beslenmek Sağlığınız İçin Neden Önemlidir?

    Dengeli beslenen kişiler kendini yorgun, bitkin hissetmez. Güne daha zinde ve dingin başlarlar. Dengeli beslenmek her türlü gıda grubundan yararlanmak ve bu gıda gruplarının sağladığı besin değerlerinden yararlanmak anlamına gelir. Bu da hem zihinsel hem de fiziksel olarak sağlıklı kalmanızı sağlar. Bu durum özellikle iş veya okul hayatınızdaki başarılarınızı da olumlu şekilde etkiler. Düzenli beslenerek sürekli açlık atakları yaşamadan ve durmaksızın aklınızda yemek olmadan hayatınızı daha rahat sürdürebilirsiniz.

    Yanlış Diyetler Hayatınızı Nasıl Etkiler?

    Yanlış diyetler sonucunda kazanacağınız en önemli kötü alışkanlık düzensiz beslenmedir. Düzensiz beslenen kişilerin (uzun süre aç kalanlar, kontrolsüz miktarlarda yemek tüketenler, öğün atlayanlar) hayatı da en az yanlış beslenme şekilleri kadar karmaşık ve düzensiz hale gelir. Ne zaman ne yiyeceklerini bilmezler ve bundan dolayı ya uzun süreler boyunca açlık çekerler ya da gereğinden fazla ve yanlış gıdalar tüketmeye başlarlar. Bu düzensiz beslenmeye bağlı olarak kişilerde çabuk yorulma, sinirlilik, çok üşüme, konsantrasyon bozukluğu gibi sorunlar ortaya çıkabilir. En önemli sorun ise önemli sağlık problemlerinin zeminini düzensiz ve dengesiz beslenerek hazırlamış olmanız olacaktır.

    Dengeli Beslenme Nedir?

    Düzenli ve dengeli beslenmenin en önemli kriterlerinden biri öğünlerinizi belirlemek ve bu öğünlerde vücudunuzun ihtiyacı olan besinleri doğru miktarlarda tüketmektir.

    Bir diğer önemli kural da yemek esnasında başka faaliyetlerde bulunmamak, ilgilenmemektir. Yemek esnasında televizyon seyretmek, bilgisayarda oyun oynamak vb aktiviteler doyma noktanızı hissetmemenize neden olur. Böylece ne zaman aç, ne zaman tok olduğunuzu tam olarak belirleyemez hale gelirsiniz.

    Fazlalıklarınızdan kurtulmak için diyet uygulayabilirsiniz. Ancak geçici bir sürü diyet yapmak yerine dengeli beslenmeyi yaşam alışkanlığınız haline getirmek daha önemlidir.


    alıntı
#13.09.2013 10:51 0 0 0
  • sağlıklı olarak yaşlanmak için - geriatrik dönemde dengeli beslenmenin önemi - yaşlılarda beslenme kriterleri
    Geriatrik dönemde yeterli ve dengeli beslenme; hastalıklardan korunma, sağlığın iyileştirilmesi ve geliştirilmesi, yaşam kalitesinin yükseltilmesi ve devamlılığının sağlanması için önem taşır. Kadıköy Şifa Kadıköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Rabia Yurdagül ileri yaşlarda sağlığınızı korumak için nasıl beslenmeniz gerektiği konusunda bilgi veriyor!

    Yaşlanmaya bağlı olarak gelişen yaşam biçimi değişiklikleri (yalnız yaşama, eşini kaybetme, aileden ya da arkadaşlardan ayrılma, işten ya da evden ayrılma, fiziksel engel veya hareket güçlüğünün olması, yardımcı kişi ve kurumların olmaması, gelir yetersizliği, bağımlılık, sosyal izolasyon, ruhsal problemler-depresyon ve bunama gibi, ilaç kullanımı), fiziksel değişiklikler (vücut ağırlığının azalmaya başlaması, yağsız doku miktarının azalıp yağ dokusunun artması, kemiklerden kalsiyum kaybı ve buna bağlı gelişen düşme ve kırık riskinin artması, eklem esnekliği ve hareketlerindeki kısıtlılık nedeniyle hareketsizliğin artması, vücut su yüzdesinin azalması) ve organ fonksiyonlarındaki değişiklikler (tat ve koku duygusunun, tükürük salgısının azalması, ağız ve diş problemleri, yutmanın güçleşmesi, mide, karaciğer, safra, barsak fonksiyonlarında azalma, bağışıklık sistemi ve sinir sistemi fonksiyonlarında azalma, bazal metabolizma hızında yavaşlama) bireylerin besin tüketimini olumsuz etkiler.

    Enerji Gereksinimi Karbonhidrat Ağırlıklı Karşılanmalı!

    Bu dönemde besin öğesi yetersizliklerine daha sık rastlanır. Yaşlı bireylerin enerji, protein, folat, B12 vitamini, kalsiyum, D vitamini, demir, çinko ve riboflavin gibi bazı besin öğesi tüketimine özellikle dikkat edilmelidir. Bazal metabolik hız ve fiziksel aktivitedeki azalma nedeniyle bu dönemde enerji gereksinimi azalır. Enerji gereksinmesinin çoğunluğu karbonhidratlardan sağlanmalıdır. Karbonhidrat türü olarak basit şekerler yerine, vücut çalışması için gerekli olan protein, vitamin, mineraller ve posa içeren kompleks karbonhidratlar (tahıllar, baklagiller, sebzeler) seçilmelidir. Özellikle posanın yaşlılarda koruyucu ve tedavi edici etkileri vardır. Geriatrik dönemde büyüme durmuş olmasına karşın vücut fonksiyonlarının gerçekleştirilmesi, kas kütlesi ve dokuların korunması, immün sistem ve bilişsel fonksiyonlar için gerekli olan besin öğesi protein gereksinimi stres, yaralanma, enfeksiyon, ameliyat ve kırık durumlarında artarken, böbrek ve karaciğer yetersizlikleri durumunda azalır.

    Hayvansal Protein ve Bitkisel Protein İyi Dengelenmeli!

    Biyoyararlılığı yüksek olmasına karşın yüksek yağ ve kolesterol içermesi nedeniyle hayvansal kaynaklı protein (et ve süt grubu besinler) alımı ile bitkisel protein (kurubaklagiller, tahıllar, bazı sebze ve meyveler, yağlı tohumlar) alımı arasındaki denge sağlanmalıdır. Yüksek doymuş ve trans yağ, yüksek kolesterol içeren beslenme tarzı kalp damar hastalıkları için risk faktörüdür. Diyetle alınan doymamış yağ asitleri (özellikle balık ve deniz ürünlerinde, yeşil yapraklı sebzelerde, yağlı tohumlarda bulunan Omega-3 yağ asitleri) kan yağlarının ve damarlarda plak birikiminin azalmasına yardımcıdır, kanın pıhtılaşmasını ve eklemlerdeki iltihaplanmaları engeller, bağışıklık sistemini güçlendirir, yaşa bağlı bilişsel fonksiyonun azalmasına karşı koruyucudur.

    Düşük Yağlı Süt ve Süt Ürünleri Tercih Edilmeli!

    Yaşlılarda ayrıca beslenmede düşük yağlı süt ve ürünlerini, yağsız et ve ürünlerini sebze ve meyveler ile birlikte tüketmek diğer bir risk faktörü olan kan homosistein düzeyini azaltarak kalp hastalığı riskini önlemeye yardımcıdır. Sebze ve meyveler lif kaynağı olmalarının yanı sıra pek çok vitamin ve mineral içeren besinlerdir.

    Vitamin, Mineral Eksikliği Akut Ve Kronik Hastalıkları Tetikler!

    Yaşlılık döneminde enerji gereksinmesinin azalması, vücut direncinin azalması, hareket kısıtlılığı, kronik hastalıkların görülme sıklığının artması gibi nedenlerle vitamin ve minerallere olan gereksinim artar. Vitamin ve mineral yetersizliği akut ve kronik hastalıkların seyrini etkiler, ağırlaştırarak ölümlere neden olabilir. Bu nedenle kemik ve sağlığının korunması ve devamlılığı için süt ve ürünlerinde bol miktarda bulunan kalsiyumun güneş ışınları aracılığı ile derimizde sentezlenen D vitamini ile birlikte alınması, demir eksikliği oluşmaması için yeterli miktarda hayvansal ve bitkisel demir kaynaklarının tüketilmesi, bu dönemde zayıflamış bağışıklık sistemine karşı yeterli çinkonun alınması, yine hem bağışıklıkta ama özellikle bilişsel fonksiyonlarda önemli olan B12, B6 ve folatın yeterli miktarda alınması, D vitamini sentezi için yeterince güneşlenilmesi, antioksidan özellikleri olan C vitamini, E vitamini ve A vitaminin besinlerle gereksinmeler kadar karşılanabilir olması gerekir.

    Yeteri Kadar Su Tüketimi Çok Önemlidir!

    Ayrıca yaşam için elzem öğe olan suyun yeterli miktarda tüketilmesi, sıcak havalarda, fazla fiziksel aktivite yapıldığında, fazla proteinli ve tuzlu besinler tüketildiğinde, ateşli hastalıklarda, ishalde vücuttan kaybedilen sıvının mutlaka yerine konulması gerekir. Besin grupları günlük olarak dengeli bir şekilde beslenme düzeninde yer almalı ve öğünler az ve sık olacak şekilde atlanmadan tüketilmelidir. Bireylerin ihtiyaçlarına, mevcut sağlık durumlarına göre özelleştirilmiş yeterli ve dengeli bir beslenme programı geriatrik dönemde daha kaliteli bir yaşam için elzemdir.


    alıntı
#13.09.2013 10:48 0 0 0
  • forumların amacı - forum ne işe yarar - forum kategorileri hakkında bilgi - forum platformlarının kullanımı
    Forumlar günümüzde en önemli paylaşım ortamlarından birisidir. Aradığımız pek çok konuyla ilgili bir çok bilgiyi forumlar sayesinde buluyoruz. Bir paylaşım forumu sistemine üye olmak ve bilgi paylaşımları yapmak, diğer paylaşımlara katkıda bulunmak çocuk oyuncağıdır neredeyse. Bugün baktığımızda birbirinden farklı konularda, birbirinden farklı tipte forumlar mevcuttur. Her ne kadar farklı olsa da altyapısı ve çalışma özellikleri aşağı yukarı aynı olan paylaşım forumu platformları bizlere sunduğu imkânlar açısından müthiştir. Bir foruma üye olarak yaşadığınız bir sorunu çözmenizde size yardımcı olacak uzman kişilere ulaşmanız mümkündür. Bunun yanında farklı bakış açıları arayışınızda da çok fazla yardımı olacaktır…

    Forum platformları olmasaydı bu işler için çok daha zor yöntemler bulunabilirdi. Ne var ki forumların üretilmesi sayesinde artık bir sorunun çözümünü bulmak çok daha kolay. Bunun yanında yeni kişilerle tanışmak, ortak ilgi alanlarına sahip başka insanlar tanımak da yine forum sistemleri sayesinde mümkündür. Birçok insanı tek bir yerde toplayabilen bu sistemler günümüzde de sıkça kullanılmaktadır. Siz de bir paylaşım forumu sistemine üye olarak bu muazzam dünyayı keşfe çıkabilirsiniz.

    İnternet hayatımıza girdiğinden bu yana farklı etkileşim ve paylaşım yolları yapılmaya başlandı. Bunlar arasında bugün de en çok kullanılan paylaşım yöntemi, e-postadan sonra forum sayfalarıdır. Forum sayfaları sayesinde bir çok bilgi ve tecrübe başkalarına rahatlıkla aktarılabiliyor. Forumların kategorilerinde aşk, haber, magazin, dövme modelleri, resimler, burçlar ve aradığınız her şey bulunduğu için, önemli birer bilgi kaynaklarıdır. Burçlar demişken Rezzan Kiraz burç yorumları ve diğer burç yorumu yapan astroloji uzmanlarını da unutmamak gerekir. Dolayısıyla forumlar, müthiş bir bilgi ve etkileşim ağları olarak karşımıza çıkıyorlar. E-posta gruplarının çok daha gelişmiş şekli olarak düşünebileceğimiz paylaşım forumu sistemleri sayesinde yaşadığınız bir sorun ile ilgili o alanda uzman kişilerden hiçbir karşılık beklenmeden yardım alabilmeniz mümkün.

    Bilgi paylaştıkça çoğalır felsefesi ile yola çıkan forumlar sayesinde öğrenmek istediğimiz birçok şeyi öğrenebiliyor ve ilgi alanlarımızla ilgili yeni insanlar tanıyabiliyoruz. Siz de bu müthiş dünyada var olmak isterseniz herhangi bir paylaşım forumu içerisindeki yerinizi üye olarak alabilirsiniz.


    alıntı
#13.09.2013 10:45 0 0 0
#13.09.2013 01:06 0 0 0
  • ağlamak
    alak
    alaka
    alakadar
    bala
    bulaca
    bocalamak
    dağlamak
    ipsala
    salaca
    kalan
    salak
    sopalamak
    talan
    yakalanmak
    yalak
    yalaka
#13.09.2013 01:01 0 0 0
#13.09.2013 00:55 0 0 0
  • aspiratör
    darbukatör
    garantör
    emilgatör
    külbütör
    numaratör
    pastör
    provakatör
    sektör
    sellektör
    similatör
    vektör
#13.09.2013 00:51 0 0 0
#13.09.2013 00:43 0 0 0
  • Memleketin ve müslümanlığın yüz karası adi varlıklar.. utanç verici bir durum..

    daha neler geçiyor da aklımdan yazamıyorum ki.. pis sapık..

    ağır cezalar var olmadığı sürece bitmez bu tür iğrençlikler..

    yazık olmuş kadına..
#12.09.2013 09:54 0 0 0
#12.09.2013 09:43 0 0 0
  • Konu: Yargılamak
    mark twain sözleri - düşünürlerden anlamlı sözler - hayat dersi veren sözler - felsefik sözler
    Beni dışardan yargılayanlara söyleyecek sözüm yok. Zaten dışarıda kalmaları onlara yetiyor.

    Mark Twain
    noimage
#12.09.2013 00:06 0 0 0