siyaset yapma taraftarı değilim ama açık açık ta konuşmam bu tür konuşları ama madem burda herkes yazmış bende yazıyım ..sanırım d.s.p.olur şimdiye kadar verdiğim gibi ama ak partinin kazanmaması için c.h.p ye bile oy verebilirdim..türkiye cumhuriyeti için bir tehlike olarak görüyorum ak partiyi.ayrıca şunu belirtmek isterimki tesettürlü bir bayan olarak bütün tesettürlüler ak partili değildir..
takrar yazılarınızı görmek çok güzel ..aramızda kalın..ne yazıkki ölüm hep yanıbaşımızda ne yazıkki herşeyden daha gerçek kadere isyan boşa o yüzden alın yazımıza katlanmak gerek..
Yine çocukları vurdu savaş! !
Aktı, onlarca anne gözünden,kanlı yaş..
Cesurdu bazıları, acıya dayanıklı..
Bazıları bağırıyor ''anne çok acıyacakmı''
Korku dolu gözlerle baktılar,saklandıkları yerden..
Şaşkındılar, bilmiyorlardı, neydi bu ölüm denen..
Küçücük beşikleri,boyadı kan izleri..
Buna seyirci kaldı, tüm dünya devletleri..
Arkadaşları öldü, gözlerinin önunde..
Gören varmıydı acılarını, izleyen İsrailde..
Parçalandı elleri,daha kalem tutmadan..
Vurdular, küçük, büyük, sivil,asker bakmadan! !
Soruyor bir çocuk,son nefesinde, son çabayla..
''Küçük çocukları, küçük mermilermi vuruyor baba! ! ''
Bahar Atalay
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. Bu şiirin hikayesi:
Bu inanılmaz zalimliği, savaş adı altında izlerken, bu dizeler döküldü kalemimden.
Minik bir tebessümdü sarmalayan benliğimi..
Hıçkırarak,sana son gelişimdeki heyecanımdı
Bilmeden gideceğini..
Düşünemedim, zamansız ayrılığını...
Bu ellerden, göç edeceğini...
Soğuktu hava,titriyordu ellerim..
Seni görünce kapı aralığından,
Dizlerine kapanıverdim..
Oysaki,ne sende bana bakıcak güç,
Nede bende,gitmene engel olacak çare vardı...
Gözlerinde beliren,biriki damla yaş süzülüyordu sessizce..
Derinden bir sitem vardı sanki,kadere..
Ne çare'ki,dönüşün olmayacaktı..
Ne kadar zor gelsede bu bize..
Bir daha çekemeyecektim kokunu içime..
Sana koşamadığım günlerim olucaktı,sana gelişlerimde..
Geri gidecekti ayaklarım şimdikinin aksine...
Hüzün kaplayacaktı duvarları,
Kapanacaktı odanın kapısı,
Bilmediğim yabancı bir hüzün içeride..
Huzur bulamayacaktım kelimelerinde..
Anlatamayacaktim, anlatamadıklarımı..
Gidişine çaresizce katlanan,
Olmadığın bir hayata acarken gözlerimi,
Yorgun ve bitkinim, ne olur bırakma beni der gibi...
11.1.2009
Bahar Atalay
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Hazırım bu defa,
Kendimi çoktan anladım ,dönüşü yok...
Toplamadan eşyaları, bırakıp bir odada,
Almadan pişmanlıkları yanıma,
Yürümeli sonsuzluğa...
Huzurmu içimdeki........ HAYIR!!
Tenha bir yerlere ulaşma çabası belkide.
Anlatamamışlıkları , pişmanlıkları, bırakmak.
Geriye dönememek belkide...
Olmayan çocukluğu aramak ,sessizce...
Anılarada dokunmadım, hepsi yerli yerinde..
Kilitlemedim kapıları ,
Bıraktım ,kendi halince.
Nasılsa yokluğumu fark edersin,
Olmadığımı bilirsin içerde...
Zaman alır belki anlaman ,
Soğudukça ellerin, üşüdüşçe gözbebeklerin ,
Anlarsın gitttiğimi...
Sıcak bakışlarımı arasın,
Sorarsın kendine.......NEDEN!! diye.
Bense; bilmediğim yerlerde ,başbaşa kendimle...
Sessizliğin içinde, bir kuru yaprak gibi,
Parçalanırmışım sanki ,küçük bir darbeyle.
Düşünüyorumda......NASIL!! geldik biz bu hale...
Neydi kaçamak bakışların nedeni!!
Neydi göremediğimiz!!
Azmıydı değerlerimiz...
Senmiydin suçlu ,benmiydim çabuk yorulan.
Anlamamak için direncin neden bu kadar kuvvetliydi!!
Artık farketmez ,giderken pişman değilim,
Elimde yaşadıklarımın kırıklığı,
Arkamda pişmanlık, KOCAMAN...
Ama dönüşü yok bu defa!!
SEN.. beni anladığında, BEN.. çoktan gitmiş olacağım!!
hiç bir zaman asla dememeli insan bir şekilde haykırmışsınız içinizdekileri.ve umut ediyorumki haykırdıkça paylaştıkça içinizdekileri acılar azalsın .hiç kimsenin hayatı istediği gibi değildir .bir çoğumuz hayata karşı güçsüz hissettik kendimizi.ama yaşama inat ayakta kaldık..yıkılmadık bize yakışmazdı.bu denli büyük acılar yaşanan hayatta bizim yaşadıklarımıza bakınca bezen düşündük .bizmi abarttık .ama çok üzülmüştük .yinede dünyadaki ailelerin yaşamlarına bakınca heleki son zamanlardaki vahşete.doğuştan şanslı hissettim kendimi.barış içinde yaşıyoruz yiyecek ekmeğimiz var ve başımızı sokabileceğimiz bir yuvamız..şanslıyız ..
şiiriniz çok içten duygularınızı paylaştığınız için teşekkürler.ama bunların sizi bu denli etkilemesine izin varmayin lütfen.saygılar
hoşgeldin
gelmeliydin susamazdı sesin
gelmeliydin yazmalıydı kalemin
durmalıydın dimdik ayakta
hayata meydan okurcasına
doploluyken hayatla bu sayfada
kapatamazdın gözlerini dostlarına
Kenarlarında renkli çiçekler olan mektup kağıtlarına yazmak isterdim.
Kelebek kanatları boyamayı,
Kuşların ötüşünü dinlemeyi,
Hatta uçurtma uçurmayı da öğrenebilirdim.
Bağışlayın beni.
Top ateşleri, bomba gürültüleri arasında doğdum ben.
Yaşım 13.
Ninniler yerine, makinelilerin takırtılarıyla büyüdüm.
Renklerden ilk önce, kan kırmızısını tanıdım.
Çiçeklerden önce, ölülerin arasında dolandım.
Hiç saklambaç oynayamadım kelebeklerle.
Üç yaşımdayken, en büyük abimi,
sekizimdeyken, ortancayı kaybettim.
Babamı ellerini bağlayarak götürdüklerinde dokuzundaydım.
Gömdüğümüzde onumda.
Ablam 15'inde terk etti evi.
15'inde kızlar okula gider.
17'sinde dantel örer.
Çeyiz sandığı düzer.
Bizim burada 15'inde kızlar savaşa gider.
Seçme hakkı tanımaz zorbalar bir genç kız olsan bile sana.
Ya evinde oturup ölümü bekleyeceksin.
Ha bugün, ha yarın diye diye yaşarken öleceksin. Ya da
Ölümlerin ateşinden sesleniyorum size duyuyor musunuz?
Filistin'im ben anlıyor musunuz?
Ama yine de yaşıyorum işte.
Çünkü kanlı topraklarda büyürken yaşamayı
Çiçek boyamayı değilse de, mezar taşlarında çiçek büyütmeyi
Kelebek kovalamayı değil ama, tüfek tutmayı öğrendik.
Sokak aralarında mermi kovanlarından oyuncak yaptık.
Patlamamış el bombaları topladık.
Mayınların üstünde sek sek oynadık.
Bu kadar nefret, bu kadar acı arasında yaşamayı
Karanlıklar arasından güneşe bakmayı becerdik.
Onun için kocaman ve karadır gözlerimiz.
Onun için hâlâ sımsıcaktır, düşmana taş atarken nasırlaşan minik ellerimiz.
Evimizi yıktılar dün.
Bir baştan bir başa mahallemizi yaktılar.
Mermi kovanlarıyla misket oynarken biz, üzerimize bombalar attılar.
Üç arkadaşım can verdi.
Üç küçük çocuk.
Bağışlayın beni, kurtaramadım!
Sarkmıştı omzumdan aşağı kanlı kolum, uzatamadım.
Elim düştü yere, kolum çaresiz
Kanlarımız karıştı birbirine, arkadaşlarım sessiz.
İşte orada kankardeş olduk biz.
Gözlerim karardı önce.
Başım döndü.
Ama uyumak istemiyorum.
Uyursam arkadaşlarım bu dünyadan göçer diye korkuyorum.
Bağışlayın beni!
Tutamadım kendimi.
Yapıştırmadım alnıma, açık dursunlar diye gözbebeklerimi.
Kaybettim kan kardeşlerimi.
Yaşım 13.
Burada çocuklar çocuk olmaz.
Bebeler bile yaşamak için beşikten siper yapar.
Çünkü İsrail denilen zorbanın Amerikan bombaları,
beşiklere bile mezar kazar.
Ölümlerin içinden büyüyorum.
Minicik yüreğimle, ateşlerin arasından, öfkeyle geliyorum.
Dudaklarımdan dökülen özgürlük türkülerini duyuyor musunuz?
Filistin'im ben anlıyor musunuz?