Altay06

Altay06

Üye
14.10.2013
Uzman Onbaşı
3.773
Hakkında

#10.04.2014 18:53 0 0 0
  • Konu: Beyaz adam
    Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık tutulduğunda; beyaz adam paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacak. Şef Seattle.
#10.04.2014 15:29 0 0 0
  • IMF, ABD'de piyasa likiditesinin zayıflamasının ekonomik şoklara neden olabileceğini belirtti
    noimage
    Uluslararası Para Fonu (IMF) Küresel Finansal İstikrar raporunu yayımladı.
    "Fed'in çıkış stratejisinin önemli yan etkileri görülebilir" denen raporda, "ABD'de piyasa likiditesinin zayıflaması ekonomik şoklara neden olabilir" ifadesine yer verildi.
    Gelişen ülkelerde makroekonomik dengesizliklerin arttığına dikkat çeken kuruluş, gelişen ülkelerin çoğunda reel sektörün orta ölçekli şokları kaldırabileceğini belirtti.

    BORÇ KIRILGANLIK YARATIYOR

    Raporda gelişen ülkeledeki özel sektör borcunun ülke ekonomilerini kırılganlaştırdığı belirtildi ve "Gelişen ülkeler artan faizler, zayıf bilançolar ve kur düşüşünden etkilenecek" denildi.
    IMF, dünya piyasalarının likidite yerine büyüme odaklı hale gelmesi gerektiğini ifade etti. Raporda, "Küresel finansal sistem para politikasında normalizasyona hazır değil. Fed'in çıkışında yanlış zamanlama finansal istikrarı tehdit edebilir" denildi. Para fonu, Ukrayna riskinin artması halindeyse finansal istikrar için tehdit oluşturacağını belirtti.

    AVRUPA'DA POLİTİKALAR HIZLANMALI

    IMF'nin raporunda "Euro Bölgesi'nde bankaların sağlığına ilişkin politikalar hızlandırılmalı. Euro Bölgesi bankalarının bilançoları temizlenmeli" denildi. Japonya'ya değinilen raporda, "Japonya'da parasal genişleme gerekli, ancak tek başına yeterli değil" ifadeleri kullanıldı.
    "Çin mali sisteminde piyasa disiplini sağlanmalı" denilen raporda, "Risk altındaki borç Lehman sonrası görülen seviyenin üzerinde" tespitinde bulunuldu.

    alıntı
#10.04.2014 12:30 0 0 0
  • Türkiye'de ilk kez düzenlenecek olan Metal Summer Festival'e Manovar, Arch Enemy ve Pentagram geliyor!

    İlk kez gerçekleştirilecek olan Metal Summer Festival, büyük müzisyen kadrosuyla 24 Mayıs 2014′te KüçükÇiftlik Park'ta! Manowar ile birlikte yabancı ve yerli birçok alt grubunda sahne alacağı bu özel festival, Küçükçiftlik Park'ta gerçekleşecek.
    noimage



    İşte festivalde yer alacak gruplar

    Manowar (Headliner)

    Manowar, Kings of Metal'in 25. yıldönümü kutlamaları kapsamında Kings of Metal MMXIV dünya turnesinin duraklarını açıkladı. Manowar'ın bas gitaristi Joey DeMaio; "Manowar'ın Türk hayranları son konserimizde tam anlamıyla çılgına dönmüşlerdi. Ve hiç şüphemiz yok ki, bu sefer damarlarında daha da fazla ateş ve tutku olacak. Bu kaçırmak istemeyeceğiniz bir şov olacak!" diyor.

    Manowar'ın metal tarihinde bir kilometre taşı olan Kings of Metal albümü, ilk kez 18 Kasım 1988′de yayınlandı ve albümü 1989′da bir dünya turu takip etti. Bu etkinliklerin 25. yıldönümü kutlamaları kapsamında Manowar, Kings Of Metal albümünün yepyeni özel bir versiyonunu yayınlayacak ve bu albümü Kings of Metal MMXIV dünya turnesi ile taçlandıracak.

    Manowar, Kings of Metal MMXIV albümünün tamamının yanı sıra diğer ölümsüz metal hymnlerinden seçilip hazırlanan best of şarkılarını yepyeni sahne prodüksiyonları ile Türk izleyicisine sunmaya hazırlanıyor.

    Arch Enemy

    Arch Enemy, Christopher Amott tarafından 1995 yılında İsveç'te kuruldu. Century Media Records ile anlaşarak 1996 yılında Black Earth albümünü piyasaya sürdü. Melodik ve bir o kadar da sert parçaların yer aldığı bu albüm, kısa sürede grubun adını duyurmasını sağladı; ancak 2000 yılında Arch Enemy yollarını vokalist Johan Liiva ile ayırdı. Johan Liiva'nın yerine Angela Gossow'un grubun kadrosuna dahil olmasından sonra melodik İsveç death metalinin en popüler gruplarından biri olmayı başaran Arch Enemy, müziğiyle her geçen gün daha büyük kitlelere ulaşıyor. Angela Gossow'un gruptan ayrılmasıyla Arch Enemy, yoluna vokalde Alissa White-Gluz, elektro gitarlarda Michael Amott ve Nick Cordle, bas gitarda Sharlee D'Angelo ve davulda Daniel Erlandsson ile devam etmeye karar verdi. 17 yıllık müzik kariyerinde 9 albüm, bir canlı albüm, 2 DVD ve 3 EP yayınlayan Arch Enemy'nin lideri Michael Amott, The Agonist grubunun eski vokalisti olan Kanadalı Alissa White-Gluz ile beraber yeni savaşlar ve zaferler beklediklerini ve 20
    14 yılında piyasaya çıkaracakları yeni albümleri War Eternal'ın Arch Enemy'nin en iyi metal eseri olduğunu söylüyor. Alissa White-Gluz'un yer aldığı albümün War Eternal adlı şarkısına çekilen klibi eleştirmenlerden ve dinleyicilerden tam not alan Arch Enemy yeni vokalistiyle MSF seyircisini büyüleyecek.

    Pentagram

    Pentagram, 1987 yılında Hakan Utangaç ve Cenk Ünnü tarafından kuruldu. Grup, 1990 yılında yayınladığı Pentagram albümüyle kısa sürede heavy metalin ülkemizdeki sembolü haline geldi. Vokalde Gökalp Ergen, elektro gitarlarda Hakan Utangaç ve Metin Türkcan, bas gitarda Tarkan Gözübüyük ve davulda Cenk Ünnü'den oluşan Pentagram, yaşadığımız dönemin duygusunu çeşitli metaforlar ve müzik yoluyla ifade ederek, tüm metalseverler tarafından sözleri ezbere bilinen şarkılara imza atıyor. Bugüne kadar Judas Priest, Whitesnake, Accept, Manowar, Metallica, Slayer, Megadeth, Anthrax, Queensryche, Guns N' Roses, Alice in Chains ve Rammstein gibi dünyaca ünlü gruplarla birlikte sahne alan Pentagram; 2014 yılına, yurt içinde ve yurt dışında verilecek bir dizi konserle başlıyor.

    Kırmızı

    Kırmızı, 2005 yılında İdil Çağatay ve Aslı Polat tarafından kuruldu. 2010'da ilk maxi single çalışması Kırmızı, 2011′de "Türkiye'nin İlk Kadın Rock Grubu Albümü" olan İsyan albümü piyasaya sunuldu. Eurock Marathon Avrupa Rock Müzik Grupları Yarışması'nda ikincilik ödülünü alan grup, Ozzy Osbourne'un kişisel tercihi ile İstanbul konserinin açılış grubu olarak seçildi. 2013 yılında Aile İçi Şiddet Acil Yardım Hattı'na armağan edilen Araf ve Cumhuriyet 90 Yaşında single çalışmalarını yayınladı. Ozzy Osbourne, Nina Hagen, Arch Enemy, Haggard, Destruction gibi sanatçı ve gruplarla sahne aldı. Vokalde ve gitarda İdil Çağatay, davulda Aslı Polat, bas gitarda Ecem Otgucuoğlu, elektro gitarda Fulya Akgün'den oluşan Kırmızı, adını aldığı karakteri ifade eden şarkı sözleri ve herhangi bir türe bağlı kalmadan oluşturduğu özgün soundu ile iç isyanını dinleyicilerle paylaşıyor.

    noimage


    Festival hakkında daha detaylı bilgi için: www.istanbulageliyor.com


#10.04.2014 12:26 0 0 0
#09.04.2014 13:00 0 0 0
  • noimage

    Taylan'da yer alan Phraya Nakon Mağarası, binlerce turist tarafından gezilen çok etkileyici bir yer. Mağaranın içinde Kral Chulalongkorn tarafından 1890 yılında yapılan süslü bir köşk var. Bangkok'un dışında bulunan mağaranın bir diğer özelliği de dünyanın en çok fotoğrafı çekilen mağarası olması. Günün ---Alıntı
#09.04.2014 12:15 0 0 0
  • noimage

    Bir gün doğumu ancak bu kadar güzel karelenebilir demekten kendimizi alamıyoruz. Giuve Photographie tarafından çekilen bu fotoğraf, güneşin doğuşunu ve dalga dalga yayılan güneş ışığını çok güzel gösteriyor....Alıntı
#09.04.2014 12:11 0 0 0
  • noimage
    Büyük İnsanlar,
    Veda ederek giderler,
    basit ve küçük insanlar,
    İhanetle giderler.
    alıntı
#08.04.2014 19:51 0 0 0
  • Sidney - Avustralya



    noimage

    Avustralya'nın en popüler şehri Sydney, ikonlaşmış dünyaca ünlü yapıları, dünyanın farklı yerlerinden aldığı göçle birlikte oluşmuş kozmopolit atmosferi, upuzun plajları ve rahat yaşamı, doğa, kumsal ve şehir hayatının iç içe olduğu uyumu ile insanı kendine hayran bırakan; modern şehir hayatının nasıl keyfili olabileceğinin en güzel örneklerinden birisi.
    Dünyanın ucunda olmasından mıdır bilinmez, Sydney'de gerilimsiz ve rahat bir yaşam tarzı var. Dünyanın en gözde turistik destinasyonlardan birisi olan Sydney, dünya şehirleri yaşam kalitesi sıralamalarında ilk 5'te yer alıyor. Sidneysiders olarak tanımlanan Sydneyliler ise, sohbet etmeyi, kahkaha atmayı seven enerjik ve dost canlısı insanlar. Şehir capcanlı; her zaman bir yerlerde festival veya etkinlik düzenleniyor.
    Dünyanın dört bir yanından gelen göçmenlerle oluşmuş çok kültürlü hayatın rahat ve stressiz olabileceğinin en iyi örneklerinden birisi. Yunanlı, Lübnanlı, Arap, İranlı, Çinli ve Hintli.. bir çok farklı milletten insanlara kucak açmış şehir, tam bir kültür sentezi.


    Gezilecek Yerler


    noimage
    Sidney Limanı (Sydney Harbour)Şehrin en hareketli ve popüler mekânlarından. Sydeny'in en işlek limanlarından biri olan Porth Jackson adı verilen liman denizin 20 kilometre içerisinde, Parramatta Nehri'nin ağzına kurulu. Şehri kuzey ve güney olarak ikiye bölen liman kıyıları birbirine Liman Köprüsü (Harbour Bridge) ve Liman Tüneli (Harbour Tunel) ile bağlanıyor. Porth Jackson limanın kıyıları boyunca park ve koşu alanları, kumsallar bulunuyor. Manly Cove ile Spit Bridge arasında bulunan 10 kilometrelik yürüyüş parkuru şehrin en güzel manzaralarından birini sunuyor. Sydney limanını keşfetmenin en iyi yollarından biri de yelkenliyle denize açılmaktır. Bunun için Manly feribotuna binebilirsiniz. Bunun yanı sıra gündüz ve gece yapılan tekne turları da limandaki birçok noktadan hareket ediyor. Bu turların en hesaplısı yerel yönetim tarafından işletilen Sydney Ferries. Yemekli turların haricinde danslı turlar da düzenleniyor.




    noimage
    Rocks

    Rocks Sydney'in en eski yerleşim yerlerinden biridir. Bugün eskisine oranla daha temiz ve daha kalabalık bir yerdir. 1970'li yıllarda inşa endüstrisinin gelişimi ve de ticaret birliği hareketi ile yeniden keşfedilmiştir. Rocks şimdilerde çakıl taşlı sokakları, binaları ve de doldurulmuş Koala bebekleri ile tarihi bir yer halini almıştır. Hafta sonu Marketi, Jeoloji ve Madencilik Müzesi ve sanat galerileri mutlaka görülmesi gereken yerlerden. Ayrıca, Millers Point'teki az gelişmiş yerleri gezmek keyifli olabilir. Lord Nelson Brewery Oteli, The Hero of Waterloo ve Sydney'in en eski iki barı da görülmesi gereken yerler arasında bulunmaktadır.





    noimage
    Sidney Kulesi (Sydney Tower)

    Sydney Kule Sydney içerisinde en yüksek serbest binadır. Ayrıca Avustralya'nın en yüksek 2. binası ve Güney yarım kürede en yüksek ikinci gözlem kuledir. Şehir ve liman manzarasının en güzel görülebildiği yerlerin başında geliyor. Yerden 305 metre yükseklikteki kulede kendi etrafında 360 derece dönen restoranın yanı sıra 150 mağazalık bir alışveriş merkezi de bulunuyor.




    noimage
    Darling Harbour

    Darling Harbour bahçeleri, müzeleri, parkları, yürüyüş yolları, casinoları, toplantı salomları ve alışveriş dükkanlarıyla büyük bir yerdir. Darling Harbour'da mutlaka görülmesi gereken yerler Sydney Akvaryumu, Avustralya Ulusal Denizcilik Müzesi, Çin Bahçesi, IMAX sineması ( dünyanın en büyük ekranına sahip ) , Sega World ( bilgisayar oyunlarını üç boyutlu tatmak isteyenler için ideal ) ve Powerhouse Müzesi'dir. Bu küçük liman turistik merkez haline dönüştürülmüş.




    noimage
    Circular Quay

    Sydney Körfezinin etrafına kurulmuş ve pek çok kimse tarafından da şehrin merkezi olarak kabul edilmektedir. Uzun bir süre Sydney'in denizcilik merkezi olan Circular Quay şimdilerde feribot rıhtımları, tren istasyonu, kıyıdaki yürüyüş yolları, restoranları, parkları, sokak çalgıcıları, Çağdaş Sanat Müzesi ve Sydney Opera Binası ile çok eğlenceli bir yer.Hafta sonları kurulan pazarda ise çeşitli el sanatları ve hediyelik eşyaları bulabilirsiniz.




    noimage
    Sidney Akvaryumu

    Dünyanın en zengin akvaryumları arasında yer almaktadır. Akvaryumun içerisinde 5 binden fazla Avustralya balığı 145 metre derinliğe inen şeffaf tünellerden geçilerek doğal ortamlarında görülebiliyor. Yani ziyaretçiler okyanusta yürüyebiliyor. Akvaryum her gün 09.30-21.00 saatleri arasında açık.




    noimage
    Botanik Bahçesi

    Buraya genellikle şehrin kalabalığından ve gürültüsünden kaçıp, yeşillikler içinde piknik yapmak, spor veya yürüyüş için gelinir. Pazar günleri öğleden sonra insanlar buraya stand-up gösterilerini yapmaya gelir. Burası her yıl ocak ayında gerçekleştirilen Sydney festivali içinde uğrak yerlerden biridir. Sydney Opera Binası'nın hemen yanında bulunan parka her gün 06.30'dan gün batımına kadar açık. Yürüyüş parkurunun yanı sıra parkın çevresini dolaşan bir tren de mevcut. Giriş ücretinin alınmadığı parkta tropik merkezi olarak anılan bahçeler mutlaka görülmelisi gereken yerlerden.




    noimage
    Taronga Hayvanat Bahçesi

    Deniz kıyısında bulunan hayvanat bahçesinde pek çok yerli hayvan ve çeşitli bitkiler görülebilir. Hayvanlarla ilgili çeşitli seminerlerin de düzenlendiği bahçeye Circular Quay'den 12 dakikada bir feribotla ulaşılabiliyor. İsteyenler bahçenin kendi teknesiyle de ulaşımlarını sağlayabilir. Tarongo Hayvanat Bahçesi her gün 09.00-17.00 arasında ziyarete açık.




    noimage
    Çin Bahçesi

    Sydney'in kardeş şehri Guandong'un Sydney'e bir hediyesi olan park Avustralya'nın 200. yıl kutlamaları sırasında açıldı. Çin Bahçesi'nin tasarımı 5. yüzyıl örneklerine göre yapıldı. Ziyaretçilerine keyifli dakikalar yaşatan mekânda bahçeler, şaleler, ağaçlar ve tropik bitkiler bulunuyor. Her gün ziyarete 09.30-18.30 arası açık.




    noimage
    Bondi Plajı

    Şehir merkezine ortalama 7 km uzaklıkta; doğuda Pasifik Okyanusu sahilinde yer alan Bondi, Sydney'in en popüler kumsalıdır. Bunun yanı sıra sörf yapmak isteyenler için Bondi mükemmel dalgalara sahiptir. Ülkenin en eski cankurtaran kulübü 1906 yılında Bondi'de kurulmuş. Bondi ve çevresinde zengin konaklama ve yemek seçenekleri bulunuyor. Bondi'ye Circular Quay'den kalkan 380, 382 ve L82 otobüsleriyle 45 dakikada ulaşılabilir. Ayrıca Circular Quay Wharf 4 iskelesinden kalkan feribotla Rose Bay'a kadar gidip, buradan da Bondi Beach otobüsleriyle plaja ulaşılabilir.




    noimage
    Blue Mountains (Mavi Dağlar)

    Okaliptus ağaçlarıyla kaplı bu bölge Sydney'in yaklaşık 100 kilometre güneybatısında yer almaktadır. 65 kilometreden başlayıp 1100 kilometreye çıkan bu dağlık bölge 1788 yılında sömürgeciler tarafından ele geçirilmiş. Günümüzde ise Aborijin nüfusun tamamen tükendiği bu bölge doğa güzellikleriyle ziyaretçilerini büyülüyor. Dağ otellerinde konaklama olanağı bulanan bölgenin en ünlü kasabası Katoomba'ya Sydney'den özel araçla 50 dakikada ulaşım sağlanabiliyor. Trenle Katoomba Sydney arası ise 2 saat sürüyor.






    noimage
    Sydney Opera House

    Hiç kuşkusuz dünyanın en göz alıcı yapılarından birisi. Port Jackson'ın HarbourBridge ile kesiştiği noktadaki burunda yer alan Sydney Opera Binası, Danimarkalı mimar Jørn Utzon tarafından dizayn edilmiş. Eserin yapımına 1957 yılında başlanmış ve aradan geçen 16 yılın ardından, Sydney ile özdeşleşen bu nefes kesici yapı 1973 yılında tamamlanmış.
    20. yüzyılın en önemli mimari eserlerinden biri olarak kabul edilen Sydney Opera Binası, her görkemli yılbaşı kutlamalarında ekranlarımızda yer alıyor. Haziran döneminde kutlanan, coşkulu ses ve büyüleyici ışık şovlarının yapıldığı Avustralya'nın premier festivallerinden Vivid Sydney Festival'ine de ev sahipliği yapıyor.
    Her yıl 4,5 milyon insanın ziyaret ettiği Sydney Opera Evi performanslarını ise yılda 1,5 milyondan fazla kişi izliyor. Modern dünyanın harikaları arasında sayılan, dış görünümü denizde süzülen yelkenlileri andıran bina, UNESCO Dünya kültür Mirası Listesinde yer alıyor.


    noimage
    Harbour Bridge

    Sydney'in karakterini oluşturan ikonlaşmış tasarımlar arasında yer alıyor. The Rocks ile Sydney'in kuzeyini birleştiren köprü, şehrin en iyi manzaralarının deneyimleneceği yerlerden birisi.
    134 metre yüksekliğiyle dünyanın en geniş çelik köprüsü olan HarbourBridge, kemerleri üzerinden 3 saat süren tırmanış sonrasında görülecek kuşbakışı Sydney şehir manzarası ise eşsiz. Harbour köprüsü üzerinde yer alan yaya yolunun PylonLookout yerinde, köprünün inşası hakkında bilgiler sunuluyor. 1400 işçinin çalıştığı 8 yıllık inşaatın sonunda 1932 yılında hizmete açılmış.
    alıntı

#08.04.2014 09:07 0 0 0


  • Sınavlarda heyecan yaşamayan öğrenci yok gibidir. Sınav kelimesi bile az da olsa öğrencide bir tepki oluşturabiliyor. Uzmanlar, denenmek, yarışmak, bir süreçten geçmek anlamında gelen sınavların çok ta arzulanan bir durum olmadığına dikkat çekiyor.

    noimage


    Zambak Yayınları PDR Uzmanı Mahmut Sarıgül, sınav heyecanını azının normal fazlasının zarar olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: "Özellikle de büyük önem arz eden sınavlar olunca, gerek öğrencinin performansından dolayı kendi kendine, gerekse etrafındaki kişilerin etki ve beklentilerinden dolayı yaşanan bir heyecan kaçınılmaz olabiliyor. Heyecanın, kaygının nedeni, nasıl beslendiği, nelerden etkilendiği, etkilenme şiddeti vs. bilindiği takdirde bununla mücadele etme ve bu duyguyu normale getirme daha kolay olacaktır."


    BAŞARILI BİR GELECEK İÇİN BASAMAK

    Sınavlara bakış açısının süreci zorlaştırma veya kolaylaştırma için önem taşıdığını ifade eden Mahmut Sarıgül sınava, bir tehdit unsuru gibi yaklaşılırsa, kişinin kendini savunmaya çektiğini ifade ediyor: "Oysa sınavları tehdit gibi değil, kendisini istediği okula, puana, mesleğe doğru götüren bir araç olarak görmek gerekir. Bu sayede sınav artık bir basamak, sizi daha yükseğe çıkartan bir dost haline gelir. Enerjiniz artacak, gerginlik azalacak, daha rahat bir hazırlık süreci ve sınav anı yaşanacaktır. Kendinize bu konuda güveniniz artacaktır. Kendine güven konusunda eksikliklerimiz varsa bunu aşmanın yolu gelinen noktayı iyi bilmek, kalan süreyi iyi planlamak, eksikliklerimizden çok artılarımıza yoğunlaşmak, öğrenme konusunda ısrarcı, kararlı olmak ve başaracağımıza inancımızı sağlam tutarak fedakarca çalışmaktır."



    OLUMLU BAKIŞ KAZANDIRIR

    Sınav sürecinde zihni olumlu sözcüklerle, olumlu düşüncelerle çok daha fazla meşgul etmeye çalışmak gerektiğine dikkat çeken Mahmut Sarıgül tavsiyelerini şöyle sürdürdü: "Zihinde, bilinçaltında bir düşünceye ne kadar çok değer verilirse yaşantıda onunla karşılaşma ihtimali çok yüksektir. Tabii ki bu düşünce iki yönlüdür. Olumlu ve olumsuz düşünceler. Bu tür düşünceler bir anda etkisini göstermez. Ben sınavlara girecek öğrencilere, bu süreçte zihinlerini, ders çalışma çabalarının yanında şu cümlelerle meşgul etmelerini tavsiye ederim. Yapacağıma inanıyorum, kendim için, geleceğim için çalışmak zorundayım, kendimi yarınlara hazırlamak zorundayım, her gün üzerime düşen görevleri yapıyorum, başaracağıma inanıyorum, her gün yeni şeyler öğreniyor, geleceğe güvenle bakıyorum gibi telkinler stresini azaltmaya yardımcı olacaktır-

    Alıntı.
#08.04.2014 08:56 0 0 0
  • Konu: Ahu'zarım
    Çok güzel.di Paylaşımın için teşekkürler@siberkabus emeğine sağlık olsun
#08.04.2014 08:28 0 0 0
  • Önünden gelen bir mızraktan korunmak kolaydır fakat arkandan atılan oktan korunamazsın
#08.04.2014 08:24 0 0 0
#07.04.2014 18:08 0 0 0
#07.04.2014 17:47 0 0 0
  • noimage

    Vurul ulan vurun
    Ben kolay ölmem...!
    Ocakta küllenmiş
    közüm,
    Karnımda sözüm var
    Haldan bilene

    Ahmet Arif
#07.04.2014 16:58 0 0 0
#07.04.2014 16:54 0 0 0
  • Benim güldürme yolum doğruyu söylemektir. Dünyadaki en gülünç şaka da budur.
    Bernad Shaw
#07.04.2014 14:30 0 0 0
  • Süleyman Şah Türbesi

    El Kaide bağlantılı IŞİD örgütü, Suriye sınırı içindeki tek Türk toprağı olan Süleyman Şah Türbesi'nin boşaltılması için Türk askerlerine 3 gün süre verdiğini ve boşaltılmaması halince türbenin yerle bir edileceğini açıkladı. Peki Suriye ile Türkiye arasındaki gerilimi tırmandıran bu türbenin tarihteki yeri ve önemi ne?


    noimage


    Süleyman Şah Türbesi ve bulunduğu alan, Suriye'nin Halep ilinin Karakozak Köyü sınırları içerisinde bulunan ve Türkiye'nin kendi sınırları dışında sahip olduğu tek toprak parçası.

    Türbede ise Osmanlı İmparatorluğu'nun kurucusu ve ilk padişahı Osman Gazi'nin dedesi ve Ertuğrul Gazi'nin babası olan Süleyman Şah'ın naaşı bulunuyor.

    Süleyman Şah yeni yurtlar aramak amacıyla boyu ile birlikte Fırat kıyısına gelmiş ve Kayı Boyu'ndan iki asker ile Caber'e gitmek için Fırat Nehri'nden geçerken boğularak hayatını kaybetmiştir. Süleyman Şah, ölümünden sonra beraberindeki iki adamı ile Caber Kalesi'nin eteklerindeki bir kümbete gömülmüştür. Türbe ve Caber Kalesi, Osmanlı Devleti yıkılınca Fransız Suriye Mandası sınırları içerisinde kalmıştır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti'nin Fransa ile yaptığı Ankara Antlaşması ve Lozan Antlaşması'na göre kale ve türbe Türkiye'nin toprağı sayılmıştır. 1938'de türbe yanına Jandarma Karakolu inşa edildi. Toprağın ve türbenin korumasını hâlâ Türk askeri yapıyor.


    Suriye'deki Türk toprağı için kriz masası


    1973 yılında Suriye Hükümeti Tabka Barajı'nın yapımının bitirileceğini ve türbenin Esed Baraj Gölü'nün suları altında kalacağını bildirince türbe ve karakol Halep iline bağlı Karakozak Köyü'ndeki yeni yerine taşınmıştı.

    YAVUZ SULTAN SELİM RESTORE ETTİRMİŞTİ

    Türbe, yüksek duvarlar ve tipik Türk stili ile çevrilidir. Kaledeki eski türbe ise, 1144 yılında Halep Emiri Zengi Atabek tarafından başlatıldı ve oğlu Nureddin tarafından tamamlandı. Selahaddin Eyyubi, türbeyi koruma altına aldı. 1260 yılında Moğollar tarafından yıkıldı. Daha sonra kaledeki türbe, 1510'lu yıllara kadar bakım görmedi. Yavuz Sultan Selim, bölgeyi fethettikten sonra tekrar düzenlenip restorasyon yaptırdı. Suriye'nin 1973'teki baraj inşaatının yükselen suları bölgeyi tehdit edince Suriye ve Türkiye ortak çalışması ile türbe Halep'in Karakozak köyü yakınına taşınmıştır. 2003 yılında Teşrin Barajı'nın inşası ile birlikte yükselen su seviyesinin yeniden türbeyi tehdit etmesi üzerine türbe ve karakol alanı etrafına suya karşı destek dolgular inşaa edilmiştir. Türbe artık Caber Kalesi'nde değil, Halep'in Karakozak köyü yakınındaki yerinde bulunuyor

    alıntı
    25 Mart 2014 - 10:29

#25.03.2014 12:38 0 0 0
#25.03.2014 12:22 0 0 0