OFFFF OFFFFF....
Hayat niçin böyle acımasız ki sanki?
Beklenmedik anda sille tokat indiriyor darbelerini.
Bazen evet bazen nedir sorun derim.
Belkide suç hayatta degil onu yönlendiren çevrede..
Bazen bir göçmen kuşu olup diyar diyar gezmek isterim.
UMUDU,MUTLULUGU,GÜZELLİĞİ bulmak...
Acaba varmı böyle bir diyar?
23 yıldır arıyorum ama nafile
Her buldugum her yaşadıgım an bir öncekinden daha kötü.
Yinede umutsuz yaşanmıyor.
Bazı zaman dalıp gidiyorum hayallerimde sonra;
bir şey oluyor nedir bilinmez
Bir bıçak gibi saplanıyor bedenime
Silkinerek kendime geldiğimde,
düşünüyorum:
- Belki ben degişirsem dünyada degişir diye
Ama nafile
HAYALPEREST birisiyim belkide.......
Sen deniz mavisi gözlüm
Benimle gelmezmiydin
Okyanusları aşalım
Sen altın sarısı saçlım
Benimle gelmezmiydin
Dünyayı dolaşalım
İstersen çıkalım
Dağların zirvesine
Yeterki sadece senle ben olayım
Okyanusun ortasında
ıssız bir adaya çıkalım
Sevişelim sabaha kadar
Sevişelim güneş doğuncaya kadar
Tek şahidimiz
Allah olsun nikahimızın
bilmiyorum saat gecenin kaçı ama
kalbimde hüzün gözümde gözyaşı ve aklımda sen varsın
yanımda ise canyoldaşım rakım
dışarıda yagan kar taneleri sana bana hatırlatıyordu
çünkü sende onlar gibi saf ve temiz görünüyordun nerden bilebilirdimki senin melek yüzlü bir şeytan odugunu..
hatırlıyormusun ilk buluşmamızda sana beyaz bir gül getirmiştim zorda olsa merhaba demiştim
sense buna gülümsemiştin dalgacı ifadelerle alay etmiştin...
çünkü sen beni hiç sevmedin sevseydin bırakıp gidermiydin bana canım demezmiydin demedin çünkü sen beni hiç sevmedin...
neyse geçtin dalganı bıraktın yakamı artık bende mutluyum başka birini seviyorum biliyormsun üztelikte seviliyorum...
hadi kal saglıçakla..
senin sesinle başlayan bir ıslık
kehribar kokusu kulaklarımda
nasıl bir nargile yakmak bu fitil gibi
sarhoşlukta...
kim bu öldürücü musikinin
güftesini gömebilir kuytuluğun makamına
yalnız hicazdı felaket efem saatlerinde
kimi görsem göz yarası yüzümde,
kimi duysam
senin sesinden ıslak bir ıslık
ve ben artık her şarkıda
kendime vokal yapıyorum,
yüzüm gözüm ıpıslık...
ne varsa aradigim bilki sende bulmusun
senden oncesi yoktu seninle var olmusun
sende butun umitler sende butun ozlemler
beni bende arama ben artık sen olmusun...
senden uzakta huzuru neyleyim
dayanılmaz acılara razıyım
varsın hiç gülmesin gözlerim
ağlamaya razıyım sevgilim
isterse tel tel ağarsın saçlarım
isterse kapansın mutluluğu kapıların
ne değeri var sensiz yaşamanın
ölmeye razıyım sevgilim
dünyalara değişmem saçının bir telini
ne olur bırakma ellerimi
neyleyim ben sensiz cenneti
cehennemde yanmaya razıyım sevgilim...
Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü
Kız kardeşimin gelinliği,
Şehidimin son örtüsü,
IŞIK ışık dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum
Senin destanını yazacağım,
Sana benim gözümle bakmayanın
Mezarını kazacağım,
Seni selamlamadan uçan kuşun
Yuvasını bozacağım,
Dalgalandığın yerde ne korku ne keder,
Gölgende bana da bana da yer ver.
Sabah olmasın günler doğmasın ne çıkar,
Yurda ay yıldızının ışığı yeter,
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün,
Kizıllığında sığındık,
Dalgalardan çöllere düşürdüğü
Gölgene sığıındık,
Ey şimdi süzgün rüzgarlarda dalğalı
Barışın güvercini, savaşın kartalı
Yüksek yerlerde aşan çiçeğim
Senin altında doğdum
Senin dibinde öleceğim,
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim
Yer yüzünde yer beğen,
Nereye dikilmek istersen,
Söyle seni oraya dikeyim.
Kendi Karanlık Sokağında İlerlerken, Nasıl Yol Bilmezi Olur İnsan..?
Tekerrürün Tekeri Olmuş, Anlamsızca Savrulurken Biz Kendi Sığlıklarımızda.
HAKlısın Duyumsamaları,Dozajı Gittikçe Artan Yüce BEN...
Faşist Bir Darağacımız Oldu Bahçemizde,Artık Kargaların Gülmesi Kimin Umurunda...?
Ben Kustum,Ağırlaştım
Devamedegelen Hikayemizin Çalıntısında
Yavaş yavaş akşam oluyor
Zeytin ağaçlarını koynuna alan bir dağdayım
Serin esintilerde zeytin kokusu
Birazını yüreğime saklıyorum
Ve yollara düş diyorum yüreğime
Dört yanım sevda
Sırıl sıklam deniz kokuyor bedenim
Senin adına sensiz bir şiiri yaşamaya çalışıyorum
Karanlık tüm kasvetiyle çöküyor şehrin üzerine
Kayalıklara gidip uzanıyorum
Yanıma bir şişe şarap
Bir de ekmek alıyorum
Seni düşünüyorum
Dalgaları dinliyorum
Annemin ninnilerine benzetiyorum
Yine yıldızlar oluyor göz ucumda
Bir kadahte sana ayırıyorum
Kimbilir belki de
Gelir ayyaşlığıma ortak olursun diyorum
Yavaş yavaş şarabın gazabını sezinliyorum
Ekmek boğazıma düğümleniyor
Senin adına sensiz bir şiir yaşıyorum
Dalgalar çarpıyor ayaklarıma
Şarabıma deniz
Ekmeğime denizin kederi bulaşıyor
Sen bir yıldız oluyorsun gökyüzünde
Ben ağlamaklı oluyorum
Gelmiyorsun
Kadehini deniz koynunda dalgalara emanet ediyorum
Artan ekmeğimin yarısını balıklara
Yarısını martılara bırakıyorum
Ayyaş bir türkü bitiyor dilimde
Sallana sallana şekiller çiziyorum sahilde
Yollara düş diyorum yüreğime
Dört yanım sevdan
Sırıl sıklam deniz kokuyor bedenim
Senin adına bir şiir yaşadım
Sana dönmeye korkuyorum
Seni sevmekti tüm umutlar
Kentler hüzünlü bir ayyaştı sadece
Kuşlar göçederdi bilinmeze doğru
Senle beraber
Sahi çiçek açarmıydı gittiğin yolda
Arı bal yaparmıydı
Ben yaşarmıydım ayak izlerinde
Kuru toprak güneşe aç
Yeni doğan bebek güne küskün
Kapkara hasretini savuruyor gökyüzüne
Varoşların baca dumanı
Göçebe kuşların tüy kokusunda
İnce bir ağıt havası var
Ve öylesine saçmalamalarla gider bir ömür
Sahi çiçek açarmıydı gittiğin yolda
Arı bal yaparmıydı
Ben yaşarmıydım ayak izlerinde
Gece güne gün bu güne
Zaman diyor kimileri buna
Ama gidişin zamansızdı
Yoksulluktu elvedanın adı
Sahibinin kafeste unuttuğu bülbül kaç zaman öter ki?
Sahi sen severdin demi kuşları
Dağ kırlangıcını turnayı kınalı keklik sekişini
Sahi kuş ötermiydi avucundaki gökkyüzünde
Çiçek açarmıydı ben yaşarmıydım
Ve kanlı avuçlarının içinde
Patır kütür bir hayat
Bir onur bir adam
Sahi sevda varmıydı yüreğinde
Sevmesini bilirmiydin sen
Ben yaşarmıydım anılarında
Yirmisinde bir üniversitelisin sen
Ömrün bozuk para
Sabrın aşkların ve gözyaşların vardı senin
Güneşe hasret bir çift gözün
Yüreğine sıkılan bir kaç sözün, ve ben gibi bir şey vardı geride
Şimdide gidişlerdesin
Ne gül nede yıldız açar yollarında
Kuşlarımız ölür bu puslu havalarda
Ve ben yaşarmıyım sanıyorsun
Kardaki ayak izlerinde
Bekliyorum,
ateşten kirpikleriyle
alaca karanlığında akşamın ;
alnı ak dalgalarla söyleşerek
ve bakir bir yalnızlığın
tam ortasında...
Bekliyorum
bir gölge gibi peşinden
ruhumu sürüklüyorum...
Avuçlarını ver bana küçük kız !
Dudaklarımızda ıslıklar
bir masal ülkesinin melodisini
söylesin ;
ve bütün sevişmelerin dışında,
yaz yağmurlarından kalma bir hüzünle,
taze bir gül yaprağını usulca öper gibi dokunsun dudaklarına dudaklarım diyemiyorum...
Bekliyorum
ve bir gölge gibi peşinden ruhumu sürüklüyorum...
Öyle bakma gözlerime
inciler saçan bir bulutun rahmetiyle ne olur ?
Kutsal bir sabah kadar serin
ve bir savaş kahramanının asaletiyle
bakma öyle gözlerime...
Biliyorum
bize böylesi gerek aşkın !...
Sevmek acı çekmek değil mi zaten Vakur ve özgece beklemek değil mi ?
Sevmek ; gönül diyetini ödemek değil midir ;
sevgiliye...
Ey yüreği mercan sularda yıkanmış,
gök sızısı bakışlı kız !...
Görmez misin ruhumun usul usul yandığını
ney misali...
Bütün vesvesesini yaktım içimin
bak !
Büyük umutların bedelidir çünkü
bu gönül kanı ;
ve sevdanın miracına ermiş bir şairin seslenişidir bu...
Bu ak köpüklü gönül şarabından
sende iç ;
hadi korkma !
Ve kır çiçeklerinden bir fecr gibi
doğ artık sabahlarıma...
Bekliyorum ve bir gölge gibi peşinden ruhumu sürüklüyorum...