BiR-DOST

BiR-DOST

Admin
13.01.2008
Genel Kurmay Başkanı
525.784
Hakkında

#05.03.2008 16:50 0 0 0
#05.03.2008 16:47 0 0 0
#05.03.2008 16:45 0 0 0
#05.03.2008 16:44 0 0 0
#05.03.2008 16:42 0 0 0
#05.03.2008 16:39 0 0 0
#05.03.2008 16:37 0 0 0
  • Atilla İlhan Şiiri - Atilla İlhan'ın Adım Sonbahar Şiiri


    noimage


    nasıl iş bu
    her yanına çiçek yağmış
    erik ağacının
    ışık içinde yüzüyor
    neresinden baksan
    gözlerin kamaşır

    oysa: ben akşam olmuşum
    yapraklarım dökülüyor
    usul usul
    adım sonbahar

    Atilla Ilhan



    [main-arkaplan-muzik]194[/main-arkaplan-muzik]
#05.03.2008 16:32 0 0 0
  • @SAHABELER adlı üyeden alıntı:
    9 yaşında fenerli oğlum değil kıss hem aşkum o benim

    gönülce teşekkürler canım
    Orijinali Göster...
    9 yaşında fenerli oğlum değil kıss hem aşkum o benim

    gönülce teşekkürler canım

    SAHABELER...bu mesajından karıştırdım kızın dedim özür
#05.03.2008 14:02 0 0 0
#05.03.2008 13:52 0 0 0
  • öfke hadisleri - öfke hakkında hadisler - dinimizde öfke - öfkeyi yenmek


    Öfkelenmek dinimize aykırı değildir. Müslüman da öfkelenir. Bir hadis-i şerifte de, (Mümin, tez kızar, tez barışır) buyuruldu. Fakat (Mümin hiç kızmaz) buyurulmadı. Bir hadis-i şerif meali de şöyle:

    (İnsanların mizaçları farklıdır. Kimi geç kızar, öfkesi tez geçer. Kimi çabuk kızar, çabuk yatışır, bu ise kendisini telafi eder. Kimi de tez kızar geç yatışır. En iyisi, geç kızıp öfkesi çabuk geçendir. En kötüsü de, çabuk kızıp geç yatışandır.)
    [Tirmizi]

    Öfkeyi yenmenin fazileti ile ilgili hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:

    Öfkelenen, dilediğini yapmaya gücü yettiği halde, yumuşak davranırsa, Allahü teâlâ da onun kalbini emniyet ve iman ile doldurur.
    [İbni Ebiddünya]

    Kim Allah rızası için öfkesini yenerse, Allahü teâlâ da ondan azabını def eder.
    [Taberani]

    Öfkelenen sussun.
    [Buhari]

    Öfkeli iken karar vermeyin.
    [Buhari]

    Öfkeli davranan kimseye, yumuşaklık göstereni Allahü teâlâ sever.
    [İ. Asakir]

    Öfkesini yenen Cennete kavuşur.
    [Taberani]

    Öfkesini yeneni, Allahü teâlâ korur ve düşmanını ona boyun eğdirir.
    [Buhari]

    Öfke şeytandandır. Şeytan ateşten yaratıldı. Ateş su ile söndürülür. Öfkelenen abdest alsın! [Ebu Davud]

    Öfkelenince oturun, öfkeniz geçmezse yatın!
    [Ebu Davud]

    Öfkelenmek, kızmak imanı bozar.
    [Beyheki]

    Yiğit, pehlivan hasmını yenen değil, öfkesini yenendir.
    [Buhari]

    Bir kimse Resulullah efendimizden nasihat istedi, (Kızma, sinirlenme) buyurdu. Birkaç yönden gelip birkaç kere sordu, hepsine de (Kızma, sinirlenme) buyurdu.
    [Buhari]

    Makam hırsı, kibir ve ucbu yok eden öfkesine hakim olur. Öfkelenen, Peygamber efendimizin bildirdiği, (Allahümmağfirli-zenbi ve ezhib gayza kalbi ve ecirni mineşşeytan) duasını okumalıdır!
    [İbni Sünni]

    alıntı
#05.03.2008 13:39 0 0 0
  • ölümü hatırlamak - ölümü unutmamak - ölümü hatırlamanın faziletleri - ölüm hakkında hadisler - ölüm hadisleri


    Her müslüman, Cennet ve Cehenneme inanır. Cehennemden kurtulmak, Cennete girmek isteyen akıllı kimsenin ölüme hazır beklemesi gerekir. Çünkü Peygamber efendimiz, (Akıllı kimse, kendisini hesaba çekip ölüm için hazırlanan kimsedir) buyuruyor. Bir şey için hazırlanmak, onu sık sık hatırlamakla olur. Hatırlamak ise, hatırlatıcı şeylere bakmakla, onları yapmakla mümkündür. Genel olarak bütün insanlar ölümden gafildir. Bir âyet-i kerimede, (Hesap görme zamanı yaklaşmasına rağmen, insanlar gaflet içinde, bundan yüz çeviriyorlar) buyuruluyor. (Enbiya 1)

    Dünyanın faydasız zevklerine aldanan, ölümden habersiz yaşar. Yanında ölümden bahsedilince, nefret eder. Peygamber efendimiz, (Kim ölümden nefret ederse, Allah da ondan nefret eder) buyuruyor. Allahü teâlâ da, (Kendisinden kaçtığınız ölüme mutlaka yakalanacaksınız) buyuruyor. (Cuma
    Günahlardan kaçıp ibadetlerini yapan kimse, ölümü istemese, ölümden nefret etmiş sayılmaz. Çünkü, o kusurlarını telafi peşindedir. Bir kimseye sevgilisi hemen gel dese, o kimse de, yıkansa, tıraş olsa, yeni elbiseler giymekle, sevgilisine hediyeler almakla meşgul olsa, geciktiği için sevgilisine kavuşmaktan nefret etmiş sayılmaz. Yani ölümden hoşlanmamasında mazurdur. Çünkü ölüm için hazırlık yapmaktadır.

    Ebu Süleyman Darani hazretleri, saliha bir hanıma, (Ölümü sever misin?) dedi. O da (Hayır sevmem) dedi. Sebebini sorunca, (Birisine karşı bir kabahat işlesem, onun yüzüne bakmaya utanırım. Onu görmek istemem. Bu kadar günah içinde iken, günahlardan kurtulmadan, nasıl olur da Allahü teâlânın huzuruna çıkmayı sevebilirim?) dedi.

    Arifler ise, ölümü devamlı hatırlar. Çünkü onlar ölüme her zaman hazırdır. Ayrıca onlar bilir ki, ölüm sevgili ile buluşma zamanıdır. Ölüm, dostu dosta kavuşturan bir köprüdür. Bu köprüden geçmeyen sevgiliye kavuşamaz. Arifler bunun için ölümü severler.

    Hz. Mevlana da Azrail aleyhisselama, (Tez gel, haydi canımı çabuk al, beni Rabbime hemen kavuştur) demiştir. Öyle ya, seven sevgilisi ile buluşacağı günü hiç hatırından çıkarır mı, o günün bir an gelmesini şiddetli şekilde arzu etmez mi? Hatta ölümün gecikmesine canı sıkılır. Bir an önce ona kavuşmaya can atar.

    Hz. Huzeyfe ölüm döşeğinde iken, (Dost ani bir baskınla geldi, pişmanlık fayda vermez. Ya Rabbi, yaşamak hakkımda hayırlı ise yaşamamı nasip eyle, ölüm, hakkımda hayırlı ise, ölüm yolunu bana kolaylaştır) diye dua etmiştir. Müslümanlar da böyle dua etmelidir.

    Her zaman, iyi ve kötü hallerde de ölümü hatırlamanın fazileti çoktur. Çünkü dünyanın faydasız zevklerine sımsıkı sarılan kimse bile, ölümü ana ana dünyanın kirli işlerinden uzaklaşmaya başlar. Zamanla dünyanın külfeti, ona ağır gelir, zevklerinden hoşlanmaz. Böylece dünyanın faydasız işlerinden soğutan her şey, bir kurtuluş sebebidir.

    Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
    (Ölümü anmak, günahlardan korur.) [İbni Ebiddünya]
    (Ölümü anmak sadaka vermek gibi sevaptır.) [Deylemi]

    (Ölümü çok hatırlayanın kalbi ihya olur, ölümü de kolaylaşır.) [Deylemi]
    (Ölümü çok anmak, insanı dünyadan çeker, günahlardan sıyırır.) [İbni Lâl]

    (En akıllınız, ölümü çok hatırlayan, ahiret için azık toplamakta acele edendir. Ölümü çok hatırlayan dünya ve ahiret saadetine kavuşur.) [Taberani]

    (Lezzetleri yok eden, ağız tadını bozan, ümitleri kıran ölümü çok anın! Ölümü darlıkta düşünen rahatlar. Bollukta düşünen, lüzumsuz işten, israftan kaçar kanaatkâr olur.) [İ. Hibban]

    (Allah'tan utanan, ölümü düşünmeden yatmaz, haram lokma yemez, zinadan kaçar, dilini, gözünü ve kulağını haramlardan sakınır, öldükten sonra çürüyeceğini düşünür.) [Taberani]

    (Ölümü anmak, günahlardan korur ve dünyadan [Allahü teâlânın rızasına mani olan her şeyden] alıkoyar.) [İbni Ebiddünya]

    (Demir paslandığı gibi, kalbler de günahla paslanır. Kalblerin cilası ölümü çok hatırlamak ve Kur'an-ı kerim okumaktır.) [Beyheki]
    "Ölümü çok anıp günahlardan kaçanın kabri, Cennet bahçesi olur. Ölümü unutup günahlara dalan kimse kabri de Cehennem çukuru olur." (Süfyan-ı Sevri)

    Bir zatı çok övdüler. Orada bulunan Resulullah efendimiz, (O kimse ölümü hatırlar mı?) buyurdu. (Ölümden söz ettiğini duymadık) dediler. (Ölümü anmayan değerli olmaz) buyurdu. (İ.Ebiddünya)

    alıntı
#05.03.2008 13:35 0 0 0
#04.03.2008 19:53 0 0 0
#04.03.2008 19:52 0 0 0
#04.03.2008 19:44 0 0 0
#04.03.2008 19:42 0 0 0
#04.03.2008 19:40 0 0 0
#04.03.2008 19:11 0 0 0
#04.03.2008 12:02 0 0 0