CA-CHALLENGE

CA-CHALLENGE

Üye
13.07.2007
Üsteğmen
23.964
Hakkında

  • @ Sari Menekse


    Almanca'da ı harfi yoktur.

    Örnegin;

    Wıe Oft? - Wie oft?
    Ne Sıklıkla?

    Um Wıevıel Uhr? - Um wieviel Uhr
    Saat Kaçta?

    Verzeıhung! - Verzeihung
    Afedersiniz!

    Keıne Ursache - Keine Ursache
    Birşey Degil

    tamam : Okay
    Ingilizce dir onun yerine abgemacht / Geht in Ordnung olmasi gerek.


    Bitte Sehr
    Çok Rica Ederim , buyrun anlamina da gelir.




    Uyarın için Sağol Sari Menekse
#07.02.2010 15:58 0 0 0



  • kılıvergil ne demek? Türk Dil Kurumunun Sözlüğünde Bu Kelime Mevcut Değildir.

    ayırgil ne demek? Türk Dil Kurumunun Sözlüğünde Bu Kelime Mevcut Değildir.


    Bu kelimelerdende Duanın Uydurmadan İbaret Olduğu Anlaşılmaktadır.


#07.02.2010 14:00 0 0 0
#07.02.2010 13:47 0 0 0


  • Eğer kendimizi yorgun, bitkin, halsiz hissediyorsak kanımızın
    daha hızlı akmasını sağlayacak egzersiz hareketleri yapmamız gerekir



#07.02.2010 13:42 0 0 0


  • Merhaba. Bonjour. Bonjur.
    Günaydın. Bonjour. Bonjur.
    Tünaydın. Bonjour. Bonjur.
    İyi günler. Bonjour. Bonjur.
    İyi akşamlar. Bonsoir. Bonsuar.
    İyi geceler. Bonne nuit. Bonnüi.
    Teşekkür ederim. Merci. Mersi.
    Birşey değil. De rien. Dörien.
    Sağolun, iyiyim. Bien, merci. Bien, mersi.
    Evet. Oui. Vıy.
    Hayır. Non. No.
    Hanım. Madame. Madam.
    Bey. Monsieur. Mösyö.
    Lütfen. S'il vous plait. Silvuple.
    Affedersiniz. Excusez-moi. Eksküze mua.
    Acıktım. J'ai faim. Je fem.
    Susadım. J'ai soif. Je suaf.
    Kayboldum. Je suis perdu. Jösüi perdu.
    Tamam. D'accord. Dakkor.
    Önemli. C'est important. Se emportan.
    Acele. C'est urgent. Se ürjan.
    İmdat. Au secours. Osökur.
    Hoşgeldiniz. Soyez la Bienvenue. Suaye la bienvönü.
    Hoşbulduk. Merci. Mersi.
    Allahısmarladık. Au revoir. Orövuar.
    Güle güle. Au revoir. Orövuar.
    Anlıyorum. Je comprends. Jö kompran.
    Anlamıyorum. Je ne comprends pas. Jönö kompran pa.
    Biliyorum. Je sais. Jö se.
    Bilmiyorum. Je ne sais pas. Jönö sepa.
    İstiyorum. Je veux. Jö vö.
    İstemiyorum. Je ne veux pas. Jönö vöpa.
    Lütfen bana... Svp.pouvez-vous me... Silvupile Puvevu mö.....
    Yardım edin. Aidez-moi. Ede mua.
    Dün. Hier. İer.
    Bugün. Aujourd'hui. Ojurdui.
    Yarın. Demain. Dömen.
    Sabah. Matin. Maten.
    Öğle. Midi. Midi.
    Akşam. Soir. Suar.
    Gece. Nuit. Nüi.
    Burada. Ici. İ1si.
    Şurada. Là - bas. Laba.
    Orada. Là - bas. Laba.
    Sağda. À droite. Adruat.
    Solda. À gauche. Agoş.
    Önde. Devant. Dövan.
    Arkada. Derrière. Derriyer.
    İlerde. En face. Enfas.
    Dosdoğru. Tout droit. Tu drua.
    Var. Il y a. Ilya.
    Yok. Il n' y a pas. İlniyapa.
    Merhaba. Bonjour. Bonjur
    Nasılsınız? Comment - allez -vous? Koman talevu?
    Teşekkür ederim, iyiyim. Siz nasılsınız? Merci, je vais bien et vous? Mersi jö ve biyen e vu?
    Teşekkür ederim. Ben de iyiyim. Merci, je vais bien moi aussi. Mersi jö ve biyen mua ossi.
    Adınız ne? Comment vous appelez vous? Koman vuzaple vu?
    Adım Sedat. Sizin adınız ne? Je m'appelle Sedat et vous? Jö mapel Sedat e vu?
    Nerelisiniz? Vous êtes de quelle nationalité? Vuzet dö kel nasyonalite?
    Türküm. Je suis Turc. Jösvi Türk.
    Nerede kalıyorsunuz? Où est - ce que vous hébergez? U restevu?
    Dedeman otel'de kalıyorum. Je reste à hôtel Dedeman. Jörest a otel Dedeman
    Tanıştığımıza memnun oldum. Enchanté de faire votre connaissance Anşante dö fer votr konnesans
    Ben de memnun oldum. Je suis enchanté moi aussi. Jösvizanşante mua ossi.
    Almanya'dan geliyorum. Je viens d'Allemagne. Jö viyen dalmayn.
    İtalyanım. Je suis İtalien. Jösvi İtaliyen.
    Bir evde kalıyorum. Je reste dans une maison. Jörest danzün mezon.
    Bir pansiyonda kalıyorum. Je reste dans un pansion. Jörest danzön pansiyon.
    Arkadaşımın yanında kalıyorum. Je reste chez mon ami. Jörest şemon ami.
    Mesleğiniz nedir? Quel est votre métier? Kel e votr metiye?
    Doktorum. Je suis médecin. Jö sui medsen.
    Ne iş yapıyorsunuz? Quel est votre profession? Kele votr profesyon?
    Öğretmenim. Je suis professeur. Jö sui profesör.
    Bunun adı ne? Comment s'appelle-t-il? Koman sapel til?
    Bu bir anahtardır. C'est un clé. Se tön kle.
    Bu kim? Qui est-ce? Ki es?
    Bu Ayşe hanım. C'est madame Ayşe. Se madam Ayşe.
    Tuvelet nerede? Où sont les toilettes? Ue letualet?
    Nereye gidiyorsunuz? Où allez-vous? U alle vu?
    Otele gidiyorum. Je vais à l'hôtel. Jö ve a lotel.
    Nereden geliyorsunuz? D'où venez - vous? Du vöne vu?
    İstanbul'dan geliyorum. Je viens d'istanbul. Jö vien distanbul.
    Yakında bir lokanta var mı? Est-ce qu'il ya un restaurant près d'ici? Eskilya ön restoran predisi?
    Evet karşıda bir tane var. Oui, il y'en a un en face. Viy ilyana ön anfas
    Burda ucuz bir otel var mı? Y a-t-il ici un hotel qui n'est pas tres chèr? Yatil ön otel kine pa tre şer isi?
    Tren ne zaman kalkıyor? A quelle heure le train part-t-il Akelör lö tren parttil?
    Şehir merkezine nasıl gidebilirim? Comment puis-je aller au centre ville? Koman püij alle o santr vil?
    Dosdoğru gidiniz. Continuez tout droit. Kontinüye tu drua.
    Hangi otobüs Taksim'e gider? Quel bus va à Taksim? Kel büs va a Taksim?
    87 nolu otobüs Taksim'e gider. Le bus numero 87 va à Taksim. Le bus nümero katr venset va a Taksim.
    Biraz italyanca biliyorum. Je parle un peu l'italien. Jö parl ön pö litalyen.
    Lütfen kelimeyi sözlükte gösterin. Svp. Montrez ce mot dans le dictionaire. Sil vuple montre sö mo dan lö diksiyoner.
    Lütfen daha yavaş konuşun. İyi anlamıyorum. Je ne vous comprends pas très bien, parlez plus lentement svp. Jö nö vu kompran pa trebiyen ,parle plü lantman silvuple.
    Bir dakika, sözlüğe bakayım. Une minute, laissez -moi consulter le dictionnaire. Ün sögont, lese mua konsülte lö diksiyoner.
    Lütfen bana yardım edebilir misiniz? Pourriez vous m'aider, Svp? Puriyevu mede, Sil vuple?
    Lütfen bana istasyonu tarif edebilirmisiniz? Pourriez vous m'indiquer la gare? Puriyevu mendike la gar?
    Bazı yollar trafiğe açık bazıları kapalı. Certaines routes sont ouvertes pour la circulation, les autres non. Serten rut son uvert pur lasirkülasyon, lezotr no.
    İstanbul yolu açık mı? Est - ce que la route d'istanbul est ouverte? Es kö la rut distanbul etuvert?
    Hayır kar yüzünden kapalı. Non,elle est fermée à cause de la neige. No ele ferme akoz döla nej.
    Dolu yağıyor. Il grèle. Il grel.
    Kar zincirleri gerekli. Il faut les chaines de neige. Ilfo leşen dönej.
    Yollar buz tutmuş. la route est glacé. larut e glase.
    Yağmur yağacak. Il va pleuvoir. Ilva plövuar.
    Pasaportunuz lütfen! Votre passeport svp? Votr paspor silvuple?
    Buyrun pasaportum. Tenez mon passeport. Töne mon paspor.
    Vizeniz var mı? Avez-vous le visa? Ave vu löviza?
    Evet var. Oui, je l'ai Vıy, jöle.
    Türkiye'ye niçin geldiniz? Pourquoi êtes-vous venu en Turquie? Purkua et vu vönü an Türki?
    Tatilimi burada geçirmek için. Pour passer mes vacances Pur passe me vakans
    Vizem yok. Non, je n'ai pas de visa. No jö nepa lö viza.
    Vizemi buradan alabilirmiyim? Est-ce que je peux obtenir mon visa, ici? Es kö jö pö obtönir mon viza , isi?
    Konsolosluğumuza telefon edebilirmiyim? Est ce que je peux appeler notre consulat? Es kö jö pö aple notr konsulat?
    Transit yolcuyum. Je suis un passager transit. Jösviz ön pasaje transit.
    Burada bir gün kalacağım. Je vais rester un jour ici. Jöve reste un jur isi.
    Gümrüğe tabi eşyanız var mı? Avez-vous quelque chose à declarer à la douane? Ave vu kelköşoz adeklare pur la duan?
    Nerede para bozdurabilirim? Où puis-je échanger mon argent? U püij eşanje mon arjan?
    Burada bir exchange bürosu var. Ici, il y a un bureau d'échange. Isi ilya un büro deşanj.
    Ne bozduracaksınız ? Qu'est-ce que vous allez changer? Keskö vuzale şanje?
    Bu adrese gitmek istiyorum. Je veux aller à cette adresse. Jö vö alle a setadres.
    Sheraton hotel'e gitmek istiyorum. Je veux aller à l'hôtel sheraton. Jö vö alle a lotel şerton.
    Marmaris'e gitmek istiyorum. Je veux aller à Marmaris. Jö vö alle a Marmaris.
    Tren istasyonuna gitmek istiyorum. Je veux aller à la gare. Jö vö alle a la gar.
    Tuvalet nerede? Où sont les- toilettes ? U son les tualet?
    Kimliğiniz lütfen. Votre carte d'idendité svp. Votr kart didantite silvuple.
    İyi yolculuklar. Bon voyage. Bon vuayaj.
    Lütfen bir broşür verir misiniz? Pourriez vous me donner un brochure? Purriye vu mö done ön broşür?
    Bavulumu bulamıyorum. Je n'arrive pas à trouver mes bagages. Jö narriv pa a truve me bagaj.
    Kayıp eşya için nereye başvurmalıyım? Où est-ce que je dois m'adresser pour les objets perdus. U eskö jö dua madresse pur lez obje perdü
    Otobüs durağı nerede? Où est l'arrêt de bus? U e lare döbüs?
    Otel adresim budur. Voici l'adresse de mon hôtel. Vuasi ladres dö mon otel.
    Sola dönünüz. Tournez à gauche. Turne a goş.
    En kestirme yol burası. La route la plus raccourcie est celle-ci. La rut laplü rakkursi e selsi.
    Üçüncü caddeden sola dönünüz. Prenez la troisième rue à gauche. pröne la turvazi-em rü a goş.
    Biraz ilerleyiniz, sağa dönünüz. Avancez un peu et tournez à droite. Avanse ön pö e turne a druat.
    Köprüden geçince sağa dönünüz. Après avoir passé le pont, tournez à droite. Apre zavuar passe löpon, turne adruat.
    Sonra bir daha sorunuz. Après, demandez encore une fois. Apre dömande ankor ünfua.
    Oraya otobüsle gidebilirsiniz. Vous pouvez y aller avec le bus. Vu puve iyalle avek löbüs.
    Karşıda. En face. Anfas.
    Üçüncü sokak. La troisième rue. Laturvaziyem rü.
    Birinci cadde. La première avenue. La prömiyer avnü.
    Çok yakın. Tout près. Tu pre.
    Meydan. La place. Laplas.
    Üçüncü bina. Le troisième immeuble. Lö turvaziyem immöbl.
    Biraz uzak. Un peu loin. Ön pö luan.
    Sultanahmet'e ne taraftan gidebiliriz? Par où pouvons nous aller à Sultanahmet? Paru puvon nuzalle a Sultanahmet?
    Lütfen bana haritada yolu gösterir misiniz? Svp pourriez-vous m'indiquer la rue sur la carte? Silvuple purriye-vu mendike la rü sür lakart?
    Şile buraya ne kadar uzakta? Quelle est la distance de şile, d'ici? Kel e ladistans dö şile disi?
    Affedersiniz, Ayasofya'ya giden yol bu mu? Excusez-moi, est -ce que c'est la bonne route pour aller à Saint Sophie? Eksküze mua , eskö selabon rut pur alle a Sen Sofi?
    Bu yol tek yönlü mü? Est-ce que la rue est sens unique? Es larü e sans ünik?
    Doğru yolda mıyım? Est-ce que je suis sur le bon chemin? Eskö jö süyi sür lö bon şömen ?
    İzmit'e giden yola nasıl çıkabilirim? Comment puis -je prendre la route d'İzmit? Komman püvij prandr larut dizmit?
    Sakarya'ya kadar dosdoğru gidin. Jusqu'à Sakarya suivez la route tout droit. Jüska sakarya süive larut tudrua.
    Yüz metre ileriden sola dönün. Après cent mètres tournez à gauche. Apre sanmetr turne agoş.
    Yanlış yoldasınız, sekiz kilometre kadar geri gidin. Vous êtes sur le mauvais chemin, Faites demi- tour jusqu'à 8 km. Vuzet sürlö move şömen fet dömi tur juska vi kilometr.
    Hız sınırını aştınız. Vous avez depassé la limite de vitesse. Vuzave depasse la limit dövites.
    Çok hızlı sürüyorsunuz. Vous conduisez Très vite. Vu konduize tre vit.
    Ehliyetiniz lütfen. Votre permis de conduire svp. Votr Permi dö konduir silvuple.
    Bu bölgenin yol haritası var mı? Est ce qu'il y a la carte de cette region? Eskilya la kart dö rejyon?
    .............ı nerede Bulabilirim? Où puis-je trouver............? U püvij truve.........?
    Bana fazla pahalı olmayan bir ..... Önerebilir misiniz? Pouvez-vous me recommander un / une...... pas trop cher / e? Puvevu mörökomande ön/ün.......patro şer
    Buraya ne kadar uzaklıkta? C'est à quelle distance d'ici? Seta keldistans disi
    Oraya nasıl giderim Comment puis-je y aller? Koman püij iyalle
    En yakın............? Le / la... Le / la plus proche? Lö / la... lö / la plü proş?
    Fotoğrafçı. Le photographe. Lö fotograf.
    Kitapçı. La librairie. La libreri.
    Kütüphane. La bibliotheque. La bibliyotek
    Gazete bayisi. Le kiosque a journaux Lö kiosk a jur no
    Seyahat acentası. L'agence de voyage. Lajans dö vuayaj
    Banka. La banque. La bank
    Karakol. La brigade. La brigad
    Postahane. La poste. La post
    Doktor. Le docteur. Lö doktör
    Eczane. La pharmacie. La farmasi
    Hastane. L'hospital. Lopital
    Çiçekçi. Le fleuriste. Lö flörist
    Kasap. La boucherie. La buşri
    Balıkçı. La poisonnerie. La puasonri
    Fırın. La boulangerie. La bulanjöri
    Bakkal. L'épicerie. Lepisri
    Süpermarket. Le supermarché. Lö süpermarşe
    Kuru temizlemeci. La blanchisserie. La blanşisri
    Çamaşırhane. La laverie automatiqe. La lavri otomatik
    Ayakkabı tamircisi. La cordonnier. La kordoniye
    Elektrikçi. L'électricien. Lelektrisyen
    Benzin istasyonu. Le pompe à essence. La stasyon servis
    Sanat galerisi. La galerie d'art. La galeri dar
    Antikacı. L'antiquaire. Lantiker
    Kuyumcu. La bijouterie Labijutri
    Güzellik salonu. L'ınstitut de beauté Lenstitü dö bote
    Kuaför. Le coiffeur. Lö kuafför
    Mağaza. Le magasin. Lö magazen
    Ayakkabı. La Chaussure. La şossür
    Ayakkabı mağazası. Le cordonnerie. Lö kordonnöri
    Hediyelik eşya mağazası. Le magasin de souvenirs. Lö magzen dö suvnir
    Yardım edebilir miyim? Puis-je vous aider Püij vuz ede?
    Ne istersiniz? Que desirez-vous? Kö dezire vu?
    Mobilya. Les Meubles. Le möbl
    Giyecek. Le Vetement.. Le vetman
    Hafif. Léger. Leje
    Ağır. Lourd. Lur
    Büyük. Grand. Gran
    Küçük. Petit. Pöti
    Bu çok dar / geniş. C'est trop etroit / large. Se tro etrua / larj
    Nereye ödemeliyim? Où dois-je payer? U duaj peye?
    Nakit ödeyebilir miyim? Puis-je payer en espèces? Püij peye an espes?
    Bedeni uydu mu? Est-ce que c'est votre taille? Eskö se votr tay?
    Koyu. Foncé. Fonse
    Açık. Clair. Kler
    Mavi. Bleu. Blö
    Beyaz. Blanc. Blank
    Kırmızı. Rouge. Ruj
    Sarı. Jaune. Jon
    Yeşil. Vert. Ver
    Turuncu. Orange. Oranj
    Gri. Gris. Gri
    Siyah. Noir. Nuar
    Lacivert. Bleu- Foncé Blö fonse
    Mor. Violet. Viyole
    Kahverengi. Marron. Maron
    Pembe. Rose. Roz
    Bej. Beige. Bej
    Fildişi. İvoire. Ivuar
    En yakın kitapçı nerede? Où est la librairie la plus proche? U e la libreri la plü proş?
    En yakın gazete bayi nerede? Où est le kiosque a journaux le plus proche? U e lö kiyosk a jurno lö plü proş?
    Portakal. Orange. Oranj
    Muz. Banane. Banan
    Salatalık. Concombre. Konkombr
    Limon. Citron. Sitron
    Elma. Pommes. Pom
    Domates. Tomate. Tomat
    Patates. Pomme de terre. Pom dö ter
    Yağ. Beurre. Bör
    Çikolata. Chocolat. Şokola
    Şekerleme. Bonbon. Bonbon
    Ekmek. Pain. Pen
    Sandviç. Sandwiches. Sandviç
    Patates kızartması. Frites Frit
    Peynir. Fromage. Fromaj
    Dondurma. De la glace. Dö la glas
    Kahve. Cafe. Kafe
    Süt. Lait. Le
    Hamburger. Hamburger. Ambörgır
    Salam. Salami. Salam
    Sosis. Saucisse. Sosis
    Çay. The. Te
    Şeker. Sucre. Sükr
    Peçete. Serviette. Serviyet
    Şişe. Bouteille. Butey
    Bir paket sigara. Un paquet de cigarettes. Ön pake dö sigaret
    Filtreli sigaralar. Cigarettes à filtre. Sigaret avek filtr.
    Filtresiz. Sans filtre. San filtr.
    Uzun. Long. Long.
    Kısa. Court Kur.
    Sakız. Chewing gum Şevinggum.
    Sigara alırmısınız? Cigarette? Sigaret ?


    En yakın benzin istasyonu nerede? Ou se trouve la station de service la plus proche? U sö truv la stasyon dö servis la plü proş ?
    On beş litre normal/ süper benzin istiyorum. Je voudrais quinze litres d'essence normal / super. Jö vudre kenz litr dessens normal / super
    Depoyu doldurun. Le plein, s'il vous plait. Lö plen, silvuple.
    Yağ ve su seviyesini / aküyü / frenleri / hidroliği kontrol edermisiniz? Vérifiez le niveau d'huile et d'eau / la batterie / les freins / l'huile hydrolique svp? Verifiye lö nivo düvil e lo / la batri / le fren / lüvil idrolik silvuple?
    Bu patlak lastiği tamir edermisiniz? Pourriez-vous me reparer ce pneu crevé? Purriye vu mö repare sö pnö krev?
    Lastiği değiştirir misiniz lütfen? Pouvez-vous changer ce pneu, s'il vous plait? Pule vu şanje sö pnö ,silvuple?
    Sorun nedir? Qu est-ce qu il y a? Keskilya?
    Çalışmıyor. Je n'arrive pas a demarrer. Jö narrivpaza demarre
    Akü bitmiş. La batterie est à plât La batri etapıla
    Motor hararet yapmış. Le moteur est surchauffé. Lö motör e sürşofe
    Benzin bitti. Je suis en panne seche. Jösüi an pan seş
    Bana Yardım edebilir misiniz? Pouvez-vous m'aider? Puve vu mede?
    Özür dilerim, arabam bozuldu telefonunuzu kullanabilirmiyim lütfen? Excusez -moi, je suis tombe en panne. Puis-je me servir de votre télèphone? Eksküze mua ,jösvi tombe an pan. Püij mö servir dö votr telefon ?
    Bir tamirci gönderebilir misiniz? Pouvez-vous envoyer un mecanicien? Puve vu anvuaye ön mekanisiyen?
    Ne kadar sürer? Combien de temps cela prendra-t-il? Kombiyen dö tan söla prandratil?
    Farlar. Les phares. Lefar.
    Marş. Le démarrage. Lö demarraj.
    Vites kutusu. La boite à vitesse La buat dö vites.
    Karbüratör. Le carburateur. Lö karbüratör
    Dinamo. La dynamo. La dinamo
    Direksiyon. La direction. La direksiyon.
    Frenler. Les freins. Le frein.
    Debriyaj. I'embrayage. Lambroyaj.
    Elektrik tertibatı. I'ınstallation électrique. Lenstallasyon elektrik.
    Yağ basıncı. La pression d'huile La presyon düil
    Soğutma. Le systeme de refroidissement. Lö sistem dö refruadisman.
    Aktarma. La transmission. La transmisyon.
    Yarım saat / bir saat içinde geliyorum. Je reviens dans une demi-heure / une heure. Jö röviyen danzün dömi ör / ün ör.
    Hemen yapabilir misiniz? Pouvez-vous faire cela tout de suite? Puvevu fer söla tutsüit ?
    Neden yapamaz sınız? Pourquoi vous ne pouvez pas le faire? Purkua vun puve pa lö fer?
    Gerekli yedek parçalar sizde var mı? Avez vous les pieces de rechange necessaires? Ave vu le piyes dö röşanj nesesser ?
    ..ye kadar gitmemi sağlayacak kadar gitmemi sağlayacak bir şeyler yapabilir misiniz? Bon. Pouvez-vous m'arranger ça pour que je puisse aller jusqu'a....? Bon. Puve vu maranje sa purkö jöpüis alle juska ....?
    Hayır, arabayı bu halde kesinlikle kullanamazsınız. Non, vous ne pouvez absolument pas conduire une voiture dans cet état. No, vunpuve absolümanpa kondüir ün vuatür dan set eta
    Her şey tamir edildi mi? Tout est réparé? Tute repare?
    Ne kadara mal olacak. Combien cela va-t-il coûter? Kombiyen söla vatil kute?
    Postane ne tarafta? İndiquez-moi le bureau de poste, sil vous plait? Endike mua lö büro dö post,silvuple?
    Buralarda bir telefon var mı? Ya-t-til un téléphone par ici? Yatil ön telefon par isi?
    Telefonunuzu kullanabilir miyim? Est-ce que je peux me servir de votre téléphone? Eskö jö pö mö servir dö votr telefon?
    Telefon kartı istiyorum. Je voudrais une carte téléphonique. Jö vudre ün kart telefonik.
    Benim için bu numarayı arayabilir misiniz? Pourriez-vous m'appeler ce numéro? Purriye vu maple sö nümero?
    Telefon rehberiniz var mı? Avez-vous un annuaire? Ave vu ön annüer
    Numarayı çevirin. Composez le numéro. Kompoze lö nümero
    Alo ben... Allo, c'est.... Alo,se...
    Hangi numarayı aradınız? Quel numéro avez-vous appellé? Kel nümero ave vuzaple?
    Üzgünüm, yanlış numara. Désolé, faux numéro. Dezole fo nümero
    .... Ile konuşmak istiyorum. Je voudrais parler à... Jö vudre parle a ...
    Bana...... yı verebilir misiniz? Pourriez-vous me passer...? Purriye vu mö passe ...?
    Kim arıyor? Qui est à l'appareil? Kie a laparey?
    Ayrılmayın, Ne quittez pas, Nö kittepa.
    Şu anda burada değil, II est absent pour le moment, Il e absan pur lö moman.
    Lütfen aradığımı söyleyin. Adım... Veuillez lui dire que j'ai appele. Mon nom est... Vöyye lui dir kö je apple.mon nom e...
    Beni aramasını söyler misiniz? Veuillez lui demander de me rappeler? Vöiyye lui dömander dömö raple?
    Sizi arıyorlar. On vous demande au telephone. On vu dömand o telefon.
    İşte numaram. Voici mon numéro. Vuasi mon nümero.
    Çok yavaş tekrarlar mısınız? Pourriez-vous répèter cela très lentement? Purriye vu röpete söla tre lantöman?
    Dolar bozdurmak istiyorum. Je veux échanger de dollar. Jö vö eşanje de dollar.
    Kredi kartımdan para çekmek istiyorum. Je voudrais tirer de l'argent sur ma carte bancaire. Jö vudre ütilize ma kart pur avuar dölarjan.
    Kimlik göstereyim mi? Est-ce que je vous montre une pièce d'identité? Eskö jö vu montre bezuan dün piyes didantite?
    Para çekmek. Retirer de l'argent. Rötire dölarjan.
    Makbuz. Un reçu. Ön rösü.
    Polis. Police. Polis.
    İtfaiye. Pompier. Pompiye.
    Nöbetçi doktor. Médecin de garde. Medsen dö gard.
    Acil durumlar. Urgences. Ürjans.
    Konsolosluklar. Consulats. Konsüla.
    Büyükelçilikler. Ambassades. Ambassad.
    Havayolu. Voie aérienne. Vua aerien
    Yılbaşı. Jour de I'An. Jur dö lan.
    Noel. Noël. Noel.
    Milli bayram. Fête nationale. Fet nasyonal.
    Kuzey. Le Nord. Lö nor.
    Güney. Le Sud. Lö süd.
    Doğu. L'Est. Lest.
    Batı. L'Ouest. Luest.
    Neresi? Où? U
    Dümdüz ileri. Tout droit. Tu drua.
    Ön. Devant. Dövan.
    Arka. Derrière. Deriyer.
    Solda. A gauche. A goş.
    Sağda. A droite. A druat.
    Karşısında. En face. An fas.
    Yanında. A coté A kote.
    Ters yönde. Dans le sens inverse Dan lö sans envers.
    Tam burası. C'est juste ici Se just isi.
    Orada. C'est la-bas Se laba.
    İleride. C'est après Set apre.
    Yanlış yoldasınız. Vous êtes sur la mauvaise direction Vuzet sür la movez direksiyon.
    Geri dön. Retournez Röturne.
    İlk / ikinci ışıklara kadar gidin. Allez jusqu'au premier / deuxiéme feux Alle juko prömiye / döziyem karfur
    Işıklardan sola girin. Tournez à gauche après les feux Turne a goş apre le fö.
    Bir sonraki köşeden sağa dönün. Tournez à droite au prochain coin de la rue. Turne a druat proşen kuan dö larü .
    .. yolunu takip edin. Prenez la route de. Prene la rut dö..
    Dikkat tehlike. Attention, danger. Attansiyon / danje.
    Ölüm tehlikesi. Danger de mort. Danje dö mor.
    Park yasağı. Defense de stationnement Defans dö stasyonman.
    Tek yön. Sens interdit. Sans interdi.
    Sigara yasağı. Défense de fumer. Defans dö füme
    Self servis. Self-service. Serve vu
    Danışmaya müracaat edin. Adressez vous au bureau d'information Adresse vu o büro denformasyon.
    Sıraya girin. Faites la queue. Fet la kö
    Form doldurmak. Remplir le formulaire. Ramplir lö formüler
    Rahatsız etmeyin. Ne pas déranger. Nö pa deranje.
    Girmek yasak. İnterdiction d'entrer Enterdiksiyon dantre
    Meşgul / boş. Occupé / libre. Oküpe / libr.
    Özel. Privé. Prive.
    Avlanmak yasak. Chasse interdite. Şas enterdi.
    Yavaşlayın. Ralentissez. Rölantisse.
    Dokunmayın. Ne pas toucher. Nöpa tuşe.
    Farlarınızı yakın. Allumez vos phares! Alüme vo far.





#29.01.2010 12:14 0 0 0
#29.01.2010 11:34 0 0 0
#29.01.2010 11:26 0 0 0


  • bu nedir? was ist das?
    dogrumudur? is das wahr?
    kim o? wer ist da?
    nasilsiniz? wie geht es ihnen?
    ne oluyor? was ist los?
    ne var? was ist los?
    ne arzu ediyorsunuz? was wunshen sie?
    ne cikar? was tut se?
    nerede ... bulabilirim? wo finde ich?
    nereye gidiyorsunuz? wohin gehen sie ?
    uyuyormusunuz? sind sie wach?
    sira kimde? wer is dran?
    sira sizinmi? sind sie dran?
    Würden Sie mir einen Gefallen tun?Bana bir iyilikte bulunabilir misiniz?
    Was wünschen Sie?Ne arzu edersiniz?
    Kann ich einmal telefonieren?Bir telefon edebilir miyim?
    Kann ich faxen?Faks cekebilir miyim?
    Wo kann ich Wasser finden?Nerede su bulabilirim?
    Was ist dieses Zeichen?Bu isaret nedir?
    Kann ich Ihnen helfen?Size yardim edebilir miyim?
    Wo kann ich ein Internet Cafe finden?Burada bir internet cafe bulabilirim?
    Wo kann ich E-mail senden?Nereden bir mail gönderebilirim?
    Darf ich Sie etwas fragen?Size bir sey sorabilir miyim?
    Kann ich ihren Stift nehmen?Kaleminizi alabilir miyim?
    Können Sie ...zeigen?...yi gösterebilir misiniz?
    Wie können wir dorthin gehen?Oraya nasil gidebiliriz?
    Was ist los?Ne oluyor?
    Wie weit ist der Bahnhof?Istasyon ne kadar uzaktadir?
    Wo ist das Informationsbüro?Danisma bürosu nerededir?
    Wann werden die Geschäfte geöffnet?Dükkanlar nezaman acilir?
    Wo ist die Bushaltestelle?Otobüs duragi nerededir?
    Wo ist die nächste Bank?En yakin banka nerededir?
    Wo kann ich warten?Nerede bekleyebilirim?
    Wo kann ich mein Auto parken?Otomobilimi nerede park edebilirim?

    pech haben: sansi olmamak.
    das macht nichts: zarari yok.
    Jahre lang: yil boyunca
    es geht: söyle böyle,eh iste
    einkaufen gehen: alisverise cikmak
    es ist aus: bitti,sona erdi,kapandi
    das ist alles: hepsi bu kadar
    das wär's: tamamdir,bu kadar
    recht haben: hakli olmak,hakki olmak
    zu Fuß: yürüyerek
    am besten: en iyisi,iyisi mi
    weg müssen: gitmek,gerekmek
    sagen wir: diyelim ki....,farz edelim
    zum erstenmal: ilk defa ,ilk kez
    nichts dafürkönnen: elinden birsey gelmemek,caresiz olmak,suc kendinde olmamak
    weg sein: uyur kalmak,sarhos olmak,sasirmak,asik olmak
    eines Tages: günün birinde,bir gün
    einen Augenblick: bir dakika,bir saniye
    von mir aus: benim icin hava hos,fark etmez
    mit einem Wort: kisaca,tek sözcükle
    keine Ursache!: birsey degil,rica ederim,estagfurullah
    was soll das?: bu da ne demek oluyor
    Platz nehmen: oturmak
    auf die Nerven gehen: birinin sinirlerine dokunmak,birini sinir etmek
    das Licht anmachen: isigi acmak,isigi yakmak
    vor sich haben: yapacak seyi olmak
    du meine Güte!: Tanrim!,aman Allahim!,aman Yarabbi
    in Frage kommen: söz konusu olmak
    im wege stehen: engel olmak,karsisina cikmak
    Schule haben: okulu olmak
    eine Rolle spielen: bir rol oynamak,rolü olmak,önemi olmak
    nichts zu machen sein: yapacak hicbir sey olmamak
    leid tun: üzgün olmak,acimak
    im Kopf: kafadan,akildan,akilda
    Got sei Dank! : Allah'a sükür!,cok sükür!
    Bescheid wissen: iyi bilmek
    weißt du was: derim ki,diyorum ki,ne dersin?
    das ist seine Sache: bu onun bilecegi is,kendisi bilir
    es ist mir (dir,...) recht: benim icin hava hos,bence bir sakincasi yok
    es geht los: basliyor
    aus dem Kopf: akildan, ezbere
    im Augenblick: bir anda,hemen,son hizla
    unter Umständen: belki,herhalde,uygun düserse
    Schluß machen: bitirmek,son vermek
    erst recht: inadina
    kurz und gut: kisacasi,sözün kisasi
    grüss Gott!: merhaba,selam
    auf den Gedanken kommen: fikrine varmak
    zu Bett gehen: yatmak,yatmaya gitmek
    schwarz sehen: karamsar olmak,sonunu iyi görmemek
    in Ruhe lassen: birini rahat birakmak
    nach wie vor: eski hamam eski tas,eskisi gibi
    imstande sein: yapabilmek,elinden gelmek,agzinda bakla islanmamak
    das gibt's nicht: olanaksiz,olamaz
    zu Ende gehen: bitmek,sona ermek
    auf den ersten Blick: ilk bakista
    es handelt sich um ...:söz konusu olan..,önemli olan...
    genug davon haben: canina tak etmek,bezmek,artik yetmek
    nicht gefallen: iyi (saglikli) gözükmemek
    heute oder morgen: bugün yarin
    es kommt darauf an: bakalim
    einigermassen: söyle böyle,iyi kötü,asagi yukari
    keine Ahnung haben: bilgisi olmamak
    zur Sache kommen: kisa kesmek
    vor sich gehen: olmak,vuku bulmak
    einen Streich spielen: birine oyun oynamak,oyun etmek
    nach und nach: yavas yavas
    noch lange nicht: katiyen,hic,asla
    ein klein wenig: biraz,cok az, bir miktar
    vor Hunger sterben: acliktan ölmek
    nicht im geringsten:asla,katiyyen,hic
    den Entschluss fassen:karar vermek,karara varmak
    auf diesem Wege:böyle,bu sekilde, bu yolla
    im Schneckentempo:deve yürüyüsü,kaplumbaga yürüyüsü
    Was suchst du hier?:burada ne yapiyorsun?
    die Ohren spitzen: kulak kabartmak
    den Kopf schütteln: 'hayir' anlaminda kafasini sallamak,kabul etmemek
    hinter jemandem her sein: birinin arkasindan kosmak,birinin pesinde olmak
    ganz und gar: tamamen,bastan asagi
    eins von beiden: ikisinden biri
    nicht ausstehen können: cekememek,sevmemek,hoslanmamak
    zur Welt kommen: dünyaya gelmek,dogmak
    zu suchen haben : aramak, isi olmak
    es satt haben : bikmak,karni tok olmak,artik yetmek
    von oben bis unten :bastan asagi,tamamiyla,tepeden tirnaga
    mit Leib und Seele : tüm benligiyle, yürekten
    das ist keine Kunst : is tedil,hüner degil, babam da yapar
    jemandem die Hand schütteln: birinin elini sikmak
    Gas geben :gaza basmak,gazlamak
    zu Ende sein: bitmek,sona ermek
    die Achseln zucken: omuz kaldirmak,omuz silkmek
    sein Wort halten: sözünü tutmak
    auf die leichte Schulter nehmen: hafife almak,kolaya almak,önemsememek
    bis über die Ohren : cok fazla,haddinden fazla
    sein lassen: yapmamak,yapmaktan caymak
    vor kurzem :birkac gün önce,daha önce
    aufs Haar stimmen :tam tamina dogru olmak
    ein für allemal : son olarak, son defa
    zu weit gehen : cok olmak, ileri gitmek
    die Stirn runzeln : yüzünü burusturmak,yüzünü eksitmek
    schleudern : kaymak,patinaj yapmak,savurmak
    nicht mehr mitmachen : (artik bir iste ) olmamak
    zur Hand haben : elinin altinda olmak,elinde var olmak
    mit guten Gewissen : gönül rahatligi ile, huzur icinde, rahatlikla
    eine Aufnahme machen : fotograf cekmek,resim cekmek
    das hat noch Zeit : acelesi yok
    es fällt Schnee : kar yagiyor
    Platz machen : yer acmak
    mach's gut! : iyi günler! hoscakal! haydi eyvAllah
    kreuz und quer : her yana, saga sola, bir asagi bir yukari
    hier und da : orada burada, yer yer, bazen
    Geld machen : para yapmak, cok para kazanmak
    Feierabend machen : bitirmek, kapatmak, son vermek, paydos etmek
    wieder auf den Beinen sein : belini dogrultmak, islerini yoluna koymak
    mit der Zeit : zamanla, yavas yavas
    Schwarz auf weiss : yazili, kagit üzerinde
    keinen Pfennig wert sein : bes para etmemek
    zeit langem : uzun zamandan beri,epeydir
    lange Finger machen : eli uzun olmak, calmak, hirsizlik yapmak
    einen Bärenhunger haben : kurt gibi ac olmak
    von Zeit zu Zeit : ara sira, zaman zaman, firsat buldukca
    sich in die Länge ziehen : uzamak
    Köpfchen haben : zeki olmak, kafali olmak, kafasi calismak
    jemandem etwas ins Gesicht sagen= birine bir seyi yüzüne (karsi) söylemek
    kein Blatt vor den Mund nehmen= agzinda bakla islanmamak, acik sözlü olmak
    keinen Finger rühren= parmagini ( bile) oynatmamak,elini sürmemek, karismamak,aldiris etmemek
    Tag ind Nacht= gece gündüz
    sich Rat holen= akil danismak, fikir almak
    mehr und mehr= durmadan, gittikce artan ölcüde, devamli
    Ach! Lassen Sie doch! = birakin Allah askina! hic yarari yok
    sich etwas durch den Kopf gehen lassen = düsünüp tasinmak, uzun süre kafa yormak
    das ist die Frage = süpheli, belli degil
    sein Brot verdienen = gecimini saglamak, ekmek parasi kazanmak
    in Stürmen regnen = bardaktan bosalircasina, (saganak halinde) yagmak
    im Laufe der Zeit = zamanla, yavas yavas
    zu sich kommen = kendine gelmek, kendini bulmak
    das ist keine Frage = kesinlikle, hic kuskusuz
    dabei sein, etwas zu tun = (bir isi) o anda yapiyor olmak
    von Tag zu Tag = günden güne, gün gectikce
    Rücksicht nehmen = dikkate almak, göz önüne almak, gözetmek
    mit offenem Munde dastehen = agzi acik kalmak
    bei Laune sein = keyfi yerinde olmak
    von Kopf bis Fuss = bastan asagi, tepeden tirnaga
    jemandem freistehen = ( bir seyi yapmakta) serbest olmak
    da ist nichts dahinter = degersiz olmakl, önemsiz olmak
    recht behalten = hakli olmak, hakki olmak
    sich etwas nicht gefallen lassen=izin vermemek,kayitsiz kalmamak
    etwas leicht nehmen = kolaya almak, hafife almak, önemsememek
    so gut wie = hemen hemen, asagi yukari
    sich Gedanken machen = düsünmek
    Haare auf den Zähnen haben=kaba ve itaatsiz olmak,aksi cevap vermek
    unter uns gesagt = aramizda kalsin, laf aramizda
    jemandem zu dumm werden = sabri tasmak, artik dayanamamak
    einen guten Klang haben = iyi isim yapmis olmak, iyi taninmak
    der Reihe nach = sirayla
    alle Hände voll zu tun haben=cok isi olmak, basini kasiyacak vakti olmamak
    dahinter steckt etwas = isin icinde bir is olmak
    unter der Hand = el altindan, gizlice
    an der Reihe sein = sira kendinde olmak, sirasi gelmek
    von neuem = yeniden, yeni bastan
    bis ins kleinste = en ufak ayrintilara degin
    in die Hand nehmen = ele almak
    sei so gut = rica etsem.., lütfen...
    fürs nächste = önce, ilk önce, simdilik, gecici olarak
    jemanden nicht leiden können = birini cekememek
    Hand aufs Herz = dogruyu söyleyin
    es gut haben = Şanslı olmak, dört ayak üstüne düsmek





#29.01.2010 11:23 0 0 0


  • Anaokulu öğretmeni=Kindergärtne rin
    Avukat = der Rechtsanwalt
    Aşçı = der Koch
    Aşçı başı = der Küchenchef
    Bahçıvan = der Gartner
    Belediye başkanı = der Bürgermeister
    Berber = der Friseur
    Bakan = der Minister
    Balıkçı = der Fischer
    Bankacı = der Bankbeamte
    Baytar = der Veterinär
    Başbakan = der Ministerpräsident
    Bulaşıkçı = der Geschirrwäscher
    Cumhurbaşkanı = der Staatspräsident
    Çiçekçi = der Blumenverkäufer
    Çiftçi = der Bauer,Landwirt
    Doktor = der Arzt
    Duvarcı=Maurer
    Dişçi=der Zahnarzt
    Emekli = der Pensionär,der Rentner
    Eskici = der Trödler
    Elektrikçi = der Elektriker
    Eczacı = der Apotheker
    Fotoğrafçı = der Photograph
    Fırıncı = der Bäcker
    Gemici = der Seemann
    Garson=Kellner
    Güvenlik = die Sicherheit
    Gözlükcü=Optiker
    Hemşire = die Krankenschwester
    Heykeltraş = der Bildhauer
    Hakim = der Richter
    İşçi = der Arbeiter
    İssiz = arbeitslos
    Jandarma = die Gendarmerie
    Kapıcı = die Pförtner
    Kamyon soforü= Kraftfahrer
    Kitapçı = der Buchhändler
    Kuaför = der friseur
    Madenci = der Bergmann
    Müdür = der Direktor
    Memur,İşçi ,Çalışan =die Angestellte
    Milletvekili = der Abgeordnete
    Marangoz = der Schreiner
    Muhasebeci = der Buchhalter
    Mekanikci=Mechaniker
    Müzisyen=Musiker
    Mümessil = der Vertreter
    Nakliyeci = der Transporter der Speditioner
    Noter=Notar
    Öğrenci = der Schüler
    Öğretmen=Lehrer
    Patron = der Arbeitgeber
    Polis = die Polizei
    Postacı = der Briefträger
    Politikacı= der Politiker
    Rehber =der Reiseleiter
    Ressam,Boyacı=Maler
    Savcı = der Staatsanwalt
    Satıcı = der Verkäufer
    Saatçi = der Uhrmacher
    Sanatçı= Künstler
    Sorumlu = verantwortlich
    Sekreter = der Sekretär
    Şoför = der Fahrer
    Şef = der Führe
    Tamirci = der Reparateur
    Tesisatçı = der Installateur
    Terzi = der Schneider
    Tiyatrocu = der Theaterspieler
    Tercüman = der Dolmetscher
    Temizlik işçisi = der Strass
    Temizlikçi kadın = a Putzfrau
    Tüccar=Kaufmann
    Yarışçı = der Rennfahrer der Konkurrent
    Yazar = der Schriftsteller




#29.01.2010 11:20 0 0 0


  • einen Arzt befragen: bir doktora danismak
    Wo finde ich einen .....? -Nerden bir .... bulabilirim?
    Ich brauche einen Arzt. Bir doktora ihtiyacim var.
    Ich bin krank.Hastayim
    Bitte rufen sie einen Arzt.Lütfen bir doktor cagirin!
    Wann hat er sprechstunde?Muayene saatleri ne zaman?
    das Sprechzimmer: muayenehane
    die Verabredung,der Termin:randevu
    beschäftigt,besetzt: mesgul
    dringend,wichtig: acil,mühim
    das Krankenhaus: hastane
    die Untersuchung: muayene
    schwellen: sismek
    die Reaktion,die Wirkung: reaksiyon
    die Spitze,die Injektion: enjeksiyon
    ernst: ciddi
    die Tablette: hap
    Antibiotika: antibiyotik
    in letzter Zeit: son zamanlarda
    morgens und abends: sabah ve aksam
    viermal täglich: günde 4 defa
    sich nicht wohlfühlen: iyi hissetmemek
    Ich habe kopfschmerzen.(Basim agriyor)
    Mir tut Magen weh (Midem agiriyor)
    Ich habe mich erkältet.(Üsüttüm)
    Ich habe mich verletzt.(Yaralandim.)
    Ich habe Asthma.(Astimim var)
    Ich bin Diabetiker.(Diyet hastasiyim)
    Ich weiß meine Blutgruppe nicht.(Kan gurubumu bilmiyorum.)
    der Schmerzstiller (agri kesici)
    das Aspirin (aspirin)
    die Pille (hap)
    die Medizin (ilac)
    das Abführmittel (müsil)
    der Hustensirup (öksüruk surubu)
    das Schlafmittel (uyku hapi)
    die Schmertzen (agri)
    die Allergie (alerji)
    die Impfung (asi)
    der Schwindel (bas dönmesi)
    der Hexenschuß (bel tutulmasi)
    die Halsschmerzen (bogaz agrisi)
    die Bronchitis (bronsit)
    der Brechreiz (bulanti)
    der Schlaganfall (felc)
    der Biss (isirma)
    der Durchfall (ishal)
    der Mumps (kabakulak)
    der Herzanfall (kalp krizi)
    die Bulutung (kanama)
    der Blutdruck (tansiyon)
    das Geschwür (ülser)
    hoher Blutdruck (yüksek tansiyon)
    Ich habe Magenschmerzen.Karın (mide) ağrım var.
    Ich habe Kopfschmerzen und 38 Grad Fieber.Baş ağrım ve 38 derece ateşim var.
    Ich habe Zahnschmerzen.Dişim ağrıyor.
    Der Rücken tut mir weh.Sırtım ağrıyor.
    Ich bin deprimiert.Bunalımdayım.





#29.01.2010 11:17 0 0 0


  • hayir yaniliyorsunuz.nein, sie irren sich
    simaniz bana yabanci degil. ich kenne sie vom ansehen
    tesekkur ederim iyiyim danke gut
    siz iyisiniz degilmi? und ihnen geht es gut?
    tesekkur ederim oldukca iyiyim. danke rech gut
    isminiz nedir? wie heissen sie?
    sizinle tanistigimiza memnun oldum. es freut mich, sie wiederzusehen
    sizin icin neyapabilirim? was kann ich fur sie tun?
    zaman ne cabuk geciyor. wie schnell verrinnt die zeit
    aileniz nasil? wie gehts es ihrer familie?
    evdekilerin hepsi iyi. zu hause ist alles gesund
    rahatsiz ettigim icin ozur dilerim. verzeihen sie, dass ich störe
    birisi sizinle gorusmek istiyor. jemand möchte mit ihnen sprechen
    bir dakikanizi alabilirmiyim? haben sie einen augenblick zeit?
    cok memnun oldum es war mir ein vergnügen
    ali`ye saygilar. meine empfehlung an ali
    ali`ye benden selamlar! gürüsin zi ali for mir
    arkadasliginiz icin cok tesekkur ederim. vielen dank für ihre gesellschaft
    cok naziksiniz. das ist sehr nett von ihnen
    ne zaman geleceksiniz? wann kommen sie?
    gercekten üzgünüm. es tut mir wirklich leid
    bana yardim edebilir misiniz? können sie mir helfen?
    simdi gitmek zorundayim. ich muss jetz gehen
    musaade edermisiniz? gestatten sie?
    gezmeye gidelim istermisiniz? wollen sie spazieren gehen?
    kahvalti ettinizmi? haben sie schon gefrühstückt?
    daha kahvalti etmedim. ich habe schon gefrühstückt
    daha vakit pek erken. es ist noch zu früh
    pek erken geldiniz. sie sind zu früh gekommen
    cok gec geldiniz. sie sind zu früh zu spät gekommen
    erken olsunda gec olmasin. lieber zu früh als zu spät
    bir otomobile binsek daha iyi olmazmi? wollen wir ein auto nehmen?
    sizi burada bekleyecegim. ich werde hier auf sie warten
    beni cok beklettiniz. sie haben mich lange warten lassen
    yanimiza yiyecek almamiz gerekirmi?müssen wir proviant mitnehmen?
    ben biraz sonra size yetisirim. ich werde ihnen bald folgen
    sizi saat uce kadar beklerim. ich werde sie bis 3 uhr erwarten
    nerede bulusalim? wo wollen wir uns treffen?
    cok gec geldiniz. sie sind zu früh zu spät gekommen
    sizinle tanistigimiza memnun oldum. es freut mich, sie wiederzusehen
    Es freut mich ,sie wiederzusehen. Sizi tekrar gördügüme memnun oldum
    Sie sind zu spät gekommen. Cok gec geldiniz
    daha kahvalti etmedim. ich habe schon gefrühstückt
    Ich habe noch nicht gefrühstück. daha kahvalti etmedim
    evdekilerin hepsi iyi. zu hause ist alles gesund
    tesekkür ederim iyiyim). danke es geht mir gut
    (zaman ne cabuk geciyor). wie schnell die Zeit vergeht






#29.01.2010 11:14 0 0 0


  • Können Sie mir helfen?= bana yardimci olabilirmisiniz
    Ich brauche...= bana lazim
    Haben Sie...?= ...varmi
    Ich möchte ...bitte= ben...istiyorum
    Können Sie mir Zeigen wo ... ist= bana gösterebilirmisiniz ...yerini
    Das möchte ich nicht=bunu istemiyorum
    Das gefällt mir nicht so recht= tam olarak beyenmiyorum
    Ich Schaue mich um= ben bakiniyorum
    Was kostet ...das= kac para
    Haben Sie es günstiger= daha ucuzu varmi

    ein Kilo Porree; 1 kilo pirasa
    ein halbes Kilo Sellerie; yarim kilo kereviz,
    drei Kilo Kartoffeln; 3 kilo patates,
    ein Kilo Karotten; 1 kilo havuc,
    ein Kilo Zwiebel; 1 kilo sogan,
    ein KIlo Spinat; 1 kilo ispanak
    drei Kopfsalate; 3 adet kivircik marul



#29.01.2010 11:12 0 0 0



  • Guten Flug = iyi ucuslar
    Gute Reise = iyi seyahatler
    Ihre Sitz-Platz Nummer ist=Koltuk numaraniz
    Haben Sie Hand-Gepäck=El cantanis varmı
    Ihre Hand-Gepäck bitte= El cantaniz lütfen
    planen: tasarlamak
    das Flugzeug: ucak
    annullieren: iptal etmek
    die Verspätung: randevu
    die Ermäßigung: indirim
    überlegen: düsünmek
    melden,verkünden: haber vermek
    die Zollkontrolle: gümrük muayenesi
    der Auskunftschalter: danisma masasi
    die Verspätung: gecikme
    technisch: teknik
    die Störung: ariza
    umbuchen: transfer etmek
    prüfen lassen: kontrol ettirmek
    die Mannschaft: mürettebat
    Herzlich Willkommen!:hos geldiniz
    gefallen: begenmek
    angenehm: rahat
    berühmt: meshur,ünlü
    die Klippe: kayalik
    neblig: sisli
    bewölkt: bulutlu
    das Gebiet: bölge
    verzollen: gümrük vermek
    wann Sie wollen: ne zaman isterseniz
    zur rechten Zeit: tam zamaninda
    pro person: adam basina
    zollfrei: gümrüksüz
    hoffentlich sehen wir Sie wieder: insaAllah tekrar görüsürüz
    die Hinfligskarte: gidis bileti
    die Rückflugskarte: dönüs bileti
    das Mehrgewicht: fazla bagaj
    zu welcher Zeit: ne zaman?
    Welche Flugzeuge fliegen nach..?.'ya hangi ucaklar vardir?
    eine Nacht verbringen: bir gece kalmak
    das Datum meiner Rückkehr: dönüsümün tarihi
    die Flugsicherheit : uçuş güvenliği
    der/die Steward/ess : Host \hostes
    die Flugnummer : uçuş numarası
    Handy ausschalten : cep telefonunu kapatmak
    im Anflug : inişte
    gelandet : indi






#29.01.2010 11:10 0 0 0




  • Evet : Ja
    Hayır : Nein
    Teşekkür ederim : Danke
    Çok teşekkür ederim : Danke sehr
    Rica ederim : Bitte
    Çok rica ederim : Bitte sehr
    Bir şey değil : Nichts zu danken
    Afedersiniz : Entschuldigen Sie, bitte

    Adım .........'dır : ich heisse ......
    Ben öğrenciyim : ich bin Schüler
    Ben doktorum : ich bin Arzt
    Ben bir Türk'üm : ich bin ein Türke
    Ben yirmi yaşındayım : ich bin zwanzig jahre alt
    Ben ...... yaşındayım : ich bin ....... jahre alt
    Sen kimsin? : Wer bist du?
    Ben Ali'yim : ich bin Ali
    Adınız nedir? : Wie heissen Sie?
    Adım Ali'dir : ich heisse Ali
    Ben müslümanım : ich bin Müslimisch
    Adım Ahmet : Mein Name ist Ahmet
    Adım Ali'dir : Mein Name ist Ali
    Anlaştık! : Verstanden!
    Pekala : Gut
    Özür dilerim : Entschuldigung
    Lütfen : Bitte
    Bay ....... : Herr .......
    Bayan ...... : Frau ......
    Bayan ...... : Fräulein .....
    Tamam : Okay
    Güzel! : schön
    Harika! : wunderbar
    Tabii : natürlich
    Merhaba (selam) : Servus!
    Merhaba (selam) : hallo
    Günaydın: Guten Morgen
    İyi günler (tünaydın ) : Guten Tag
    İyi akşamlar : Guten Abend
    İyi geceler : Gute Nacht
    Nasılsınız? : Wie geht es ihnen?
    İyiyim, teşekkür ederim : Es geht mir gut, danke
    Nasıl gidiyor? : Wie geht's
    eh işte : Es geht
    Fena değil : Nicht schleht
    Görüşmek üzere : Bis bald
    Hoşçakalın : Auf Wiederhören
    Hoşçakalın : Auf Wiedersehen
    Hoşçakal : Mach's Gut
    bay bay : Tschüss
    bis heute=bugüne kadar
    im voraus=önceden
    immer noch=hâlâ
    für eine kurze Zeit=kisa bir süre icin
    kürzlich=biraz önce
    die ganze Nacht=bütün gece
    am Vormittag=ögleden önce
    uzun zaman=lange Zeit
    ab und zu = arada sırada
    den ganzen Tag=bütün gün

    Okul - die Schule
    Kilise - die Kirche
    Banka - die Bank
    Postane - die Post
    Cadde - die Straße
    Polis karakolu - Polizeiwache
    Hastane - das Krankenhaus
    Eczane - die Apotheke
    Meydan - der Platz
    Dağ - der Berg
    Tepe - der Hügel
    Müze - das Museum
    Dükkan - das Geschäft
    Lokanta - das Restaurant
    Göl - der See
    Okyanus - der Ozean
    Nehir - der Fluß
    Yüzme Havuzu - das Schwimmbad
    Kapalı - geschlossen
    Açık - Auf [auf], offen
    Posta kartı - die Postkarte
    Pul - die Briefmarke
    Biraz - etwas
    Kahvaltı - das Frühstück
    Öğle yemeği - das Mittagessen
    Akşam yemeği - das Abendessen
    Vejeteryen - vegetarisch
    Meyve suyu - der Saft
    Bira - das Bier
    Ekmek - das Brot
    İçecek - das Getränk
    Kahve - der Kaffee
    Çay - der Tee
    Metro - die U-Bahn
    Hava limanı - der Flughafen
    Tren - die Bahn , der Zug
    Otobüs - der Bus
    Tren istasyonu - der Bahnhof
    Otogar - der Busbahnhof
    Metro istasyonu - der U-Bahnhof
    Kalkış - die Abfahrt
    Varış - die Ankunft
    Kiralık araba şirketi - Autovermietung
    Otopark - Parken
    Hotel - das Hotel
    Oda - das Zimmer
    Köprü - die Brücke
    Tuvalet - die Toilette
    Rezervasyon - die Reservierung
    Pasaport - Reisepaß ]
    Kule - der Turm
    Merhaba - Guten Tag
    Güle güle - Auf Wiedersehen
    Görüşürüz - Bis nachher.
    Günaydın - Guten Morgen
    İyi günler - Guten Tag
    İyi akşamlar - Guten Abend
    İyi geceler - Gute Nacht

    Almanca konusur musunuz? Sprecen Sie Deutsch?
    Evet, Almanca konusurum.Ja, ich spreche Deutsch.
    Hayir, Almanca konusamam.Nein, ich spreche nicht Deutsch.

    Sol - Links
    Sağ - Rechts
    Düz - Geradeaus
    Aşağı - Hinunter
    Yukarı - Hinauf

    der Sellerie: kereviz
    der Porree: pirasa
    der Kohl: lahana
    der Blumenkohl: karnibahar
    die Erbse: bezelye
    die Artischocke: enginar
    die Gurke: salatalik
    die Karotte: havuc
    die Zwiebel: sogan
    der Knoblauch: sarimsak
    der Spinat: ispanak
    die rote Rübe: pancar
    der Kopfsalat: kivircik marul
    die Tomate: domates
    reif: olgun
    reifen: olgunlasmak
    aufbewahren: muhafaza etmek
    der Karton: kutu
    das Trinkgeld: bahsis
    grüne Bohnen: taze fasulye
    die Frühbirne: turfanda armut
    das Frühgemüse: turfanda sebze
    das Muster: örnek
    gemustert: baskili, emprime
    der Armel: kol
    der Gurtel: kemer
    die Bluse: bluz
    der Stil: model, tarz
    einfach,schlicht: basit, sade
    der U-Kragen: yuvarlak yaka
    die Schulter: omuz
    der Rucken: sirt
    teuer: pahali
    knapp: siki, dar
    bequem: rahat
    anziehen: giymek
    anprobieren: denemek, prova etmek
    passen zu: uymak
    elegant: sik
    inbegriffen: dahil
    waschbar: yikanabilir
    die Wolle: yün
    die Seide: ipek
    aus der Mode, unmodern: modasi gecmis
    die letzte Mode: son moda
    aus Wolle: yünlü, yünden yapilmis
    die Baumwolle: pamuk
    heute : bugün
    morgen : yarin
    der morgen : sabah
    übermorgen : yarindan sonra
    abend : aksam
    heute abend : bu aksam
    heute nacht : bu gece
    morgens :sabahleyin
    abends :aksamleyin
    das Frühstück : kahvalti
    das mittagessen : ögle yemegi
    das abendessen : aksam yemegi
    die Gabel : catal
    das Glas : bardak
    die Tasse : fincan
    der Teller : tabak
    der Löffel : kasik
    das Messer : bicak

    Bis Wann ? Ne zamana kadar?
    WIE OFT? Ne sIklIkla?
    AB SOFORT su andan itibaren
    KEINE URSACHE birsey degil
    GERN GESCHEHEN memnuniyetle
    UM WIEVIEL UHR? saat kacta?
    VERZEIHUNG! afedersiniz
    AB HEUTE bugünden itibaren
    VIEL GLÜCK! bol sans


    Hören : duymak
    zu / hören : dinlemek
    hör mir zu : dinle
    auf / hören : bitmek , kesilmek
    Hör auf: yapma , kes artik
    Ich bin glücklich...Sansliyim
    Ich habe Glück...Sansim var
    Darf ich etwas fragen?...Birsey sorabilirmiyim?
    Ich werde dich nie vergessen...seni asla unutmayacagim
    Ich will immer bei dir sein...her zaman senin yaninda olmak istiyorum
    ohne dich kann ich nicht sein...ben sensiz olamam
    das nächste mal...bir dahaki sefere
    am samstag bin ich früh aufgestanden.(cumartesi erken kalktim)
    ich habe mich meine Haare gewaschen(saclarimi yikadim)
    und bin ich mit meiner Familie an den See gefahren.
    (ve ailemle birlikte göle gittik(aracla)
    zu Früchstück haben wir im Restaurant gegessen.
    (kahvaltimizi restoranta yaptik)
    ich habe Apfelsaft getrunken(ben elma suyu ictim)
    das frühstück ist sehr gut gewesen(kahvalti cok iyi oldu)
    nach dem Essen bin ich mit meinem Bruder nach Hause gelaufen.
    (yemekten sonra abimle eve yürüdük)
    wir haben das schöne Wetter genossen(biz güzel havanin tadini cikardik)
    und wir haben lange gesprochen(ve biz uzun süre konustuk)
    abend bin ich früh ins Bett gegangen(aksam yataga erken gittim)

    acelem var-ich habe Eile
    acim-ich bin hungrig
    affedersiniz-entschuldigen sie bitte
    affiyet olsun-guten appetit
    Allah askina-um gotteswillen
    Allah rahatlik versin-schlafin sie wohl
    Allah'a ismarladik-adieu
    anlasiliyorki-es folgt daraus
    arasira-hie und da
    asla-auf keinen fall
    asla,katiyen-keineswegs
    asla,katiyen-bestimmt nicht
    azar azar-nach und nach
    bir kere daha-noch einmal
    bu cok korkunc-das ist schrecklich
    disari cik-verschwinden sie
    dikkat edin-passen sie auf
    dikkat-achtung
    dur-halt
    girilmez-zutritt verbotten
    görüsmek üzere-auf bald
    hazirim-ich bin fertig




#29.01.2010 11:08 0 0 0
#27.01.2010 13:35 0 0 0


  • Kaynak

    MAİN-BOARD.NET
    CİHANASRIN
    ( CA-CHALLENGE )

    Arkadaşlar bu konu başlığı altında sizlere Almanca cümlelerde yardımcı olmaya çalışacağım. Hedef cümle sayısı 1000+


    129 Cümle 6 Sayfa





    Sprecen Sie Deutsch?
    Almanca Konuşur Musunuz?

    Ja, Ich Spreche Deutsch.
    Evet, Almanca Konuşurum.

    Nein, Ich Spreche Nicht Deutsch.
    Hayır, Almanca Konuşamam.

    Bis Wann ?
    Ne Zamana Kadar?

    Wie Oft?
    Ne Sıklıkla?

    Um Wieviel Uhr?
    Saat Kaçta?

    Verzeihung!
    Afedersiniz!

    Ab Heute
    Bugünden İtibaren

    Ab Sofort
    Şu Andan İtibaren

    Keine Ursache
    Birşey Degil

    MAİN-BOARD.NET

    ( CA-CHALLENGE )




    Gern Geschehen
    Memnuniyetle

    Viel Glück!
    Bol Şans

    Ich Will Immer Bei Dir Sein
    Her Zaman Senin Yanında Olmak İstiyorum

    Ohne Dich Kann Ich Nicht Sein
    Ben Sensiz Olamam

    Das Nächste Mal
    Bir Dahaki Sefere

    Darf Ich Etwas Fragen?
    Birşey Sorabilirmiyim?

    Ich Werde Dich Nie Vergessen
    Seni Asla Unutmayacağım

    Am Samstag Bin Ich Früh Aufgestanden
    Cumartesi Erken Kalktım

    Auf Wiedersehen
    Hoşçakalın

    Wie Geht's
    Nasıl Gidiyor?

    MAİN-BOARD.NET

    ( CA-CHALLENGE )


    Nicht Schleht
    Fena Değil

    Bis Bald
    Görüşmek Üzere

    Wie Geht Es İhnen?
    Nasılsınız?

    Guten Tag
    İyi Günler (Tünaydın )

    Guten Abend
    İyi Akşamlar

    Gute Nacht
    İyi Geceler

    Es geht mir gut, danke
    İyiyim, teşekkür ederim

    Verstanden!
    Anlaştık!

    Mein Name İst Cihan
    Adım Cihan

    Ich Bin Müslimisch
    Ben Müslümanım


    MAİN-BOARD.NET

    ( CA-CHALLENGE )

    Wie Heissen Sie?
    Adınız Nedir?

    Wer bist du?
    Sen kimsin?

    Ich bin zwanzig jahre alt
    Ben yirmi yaşındayım

    Ich Bin Ein Türke
    Ben Bir Türk'üm

    Bitte Sehr
    Çok Rica Ederim

    Nichts Zu Danken
    Bir Şey Değil

    Bitte
    Rica Ederim

    Danke
    Teşekkür Ederim

    Danke Sehr
    Çok Teşekkür Ederim

    Guten Morgen
    Günaydın

    Hallo
    Merhaba (Selam)

    MAİN-BOARD.NET

    ( CA-CHALLENGE )

    Okay
    Tamam

    Schön
    Güzel!

    Natürlich
    Tabii

    Wunderbar
    Harika!

    Guten Abend
    İyi Akşamlar

    Gute Nacht
    İyi Geceler

    Auf Wiedersehen
    Güle Güle

    Bis nachher
    Görüşürüz

    Yarından Sonra
    Übermorgen

    Also Katzen und Hunde
    Yani kedi ve köpek falan

    Dann musst du etwa 70 Euro dazurechnen.
    Bunun için de kiraya 70 Euro ekle.

    Es ist so schön hier!
    Burası güzel bir yer

    Gefällt es dir Cihan?
    Hoşuna gitti mi Cihan?

    Warm oder kalt?
    Sıcakmı soğukmu?

    Ganz super, das Zimmer gefällt mir Cihan!
    Çok iyi, odayı beğendim Cihan.

    Würden Sie mir einen Gefallen tun?
    Bana bir iyilikte bulunabilir misiniz?

    Was wünschen Sie?
    Ne arzu edersiniz?

    Kann ich einmal telefonieren?
    Bir telefon edebilir miyim?

    Kann ich faxen?
    Faks cekebilir miyim?

    Wo kann ich Wasser finden?
    Nerede su bulabilirim?

    Was ist dieses Zeichen?
    Bu isaret nedir?

    Kann ich Ihnen helfen?
    Size yardim edebilir miyim?

    Wo kann ich ein Internet Cafe finden?
    Burada bir internet cafe bulabilirim?

    Wo kann ich E-mail senden?
    Nereden bir mail gönderebilirim?

    Darf ich Sie etwas fragen?
    Size bir şey sorabilir miyim?

    Kann ich ihren Stift nehmen?
    Kaleminizi alabilir miyim?

    Können Sie ...zeigen?
    ...yi gösterebilir misiniz?

    Wie können wir dorthin gehen?
    Oraya nasil gidebiliriz?

    Was ist los?
    Ne oluyor?

    Wie weit ist der Bahnhof?
    İstasyon ne kadar uzaktadir?

    Wo ist das Informationsbüro?
    Danisma bürosu nerededir?

    Wann werden die Geschäfte geöffnet?
    Dükkanlar nezaman acilir?

    Wo ist die Bushaltestelle?
    Otobüs duragi nerededir?

    Wo ist die nächste Bank?
    En yakin banka nerededir?

    Wo kann ich warten?
    Nerede bekleyebilirim?

    Wo kann ich mein Auto parken?
    Otomobilimi nerede park edebilirim?


    Haben Sie verstanden?
    Anladınız mı?

    Ich habe nicht verstanden
    Anlamadım

    Hast du verstanden?
    Anladın mı?

    Frag nicht mich
    Bana sorma

    Fragen Sie nicht mich
    Bana sormayın

    Du fragst viel
    Çok soruyorsun

    MAİN-BOARD.NET

    ( CA-CHALLENGE )


    Sie fragen viel
    Çok soruyorsunuz

    Ich bin müde
    Yorgunum

    Sprich langsam
    Yavaş konuş

    Sprechen Sie langsam
    Yavaş konuşun

    Lass mich in Ruhe!
    Beni rahat bırak!

    Lassen Sie mich in Ruhe
    Beni rahat bırakın

    Ich weiss (es) nicht
    Bilmiyorum

    Ich habe nicht zugehört
    Dinlemedim

    Was geht`s dich an
    Sana ne!

    Was geht`s Sie an
    Size ne!

    Was heisst (das) auf Türkisch?
    (....) Türkçe'si ne?

    Was heisst (das) auf Deutsch?
    (.....) Almanca'sı ne?

    Wiederhole
    Tekrarla

    Wiederholen Sie
    Tekrarlayın


    Ich habe Geld
    (Benim) param var

    Ich habe kein Geld
    (Benim) param yok

    Wann gibt es einen Zug nach Istanbul?
    Istanbul'a ne zaman tren var?

    Heute gibt es keinen Zug nach Istanbul.
    Bugün Istanbul'a tren yok.

    Wie geht es?
    Ne var ne yok?

    Es eilt nicht.
    Acelesi yok.

    Haben Sie ein freies Zimmer?
    Boş bir odanız var mı?

    Ja wir haben. Was für ein Zimmer möchten Sie?
    Evet var,nasıl bir oda istiyorsunuz?

    Ein Einzelzimmer für ein Person.
    Tek kişilik bir oda

    Wir haben kein Einzelzimmer aber wir haben ein Doppelzimmer.
    Tek kişilik odamız yok ama çift kişilik odamız var.

    Was kostet das Zimmer pro Nacht?
    Odanın geceliği ne kadar?


    Kann ich das Zimmer sehen?
    Odayı görebilir miyim?

    Natürlich, bitte folgen Sie mir
    Tabiki, lütfen beni takip edin

    Wie lange werden Sie bleiben?
    Ne kadar kalacaksınız?

    Eine Woche
    Bir hafta

    Was macht ihr da?
    Ne yapıyorsunuz?

    Wir schreiben einen Brief.
    Mektup yazıyoruz.

    An wem?
    Kime?

    Wer ist denn Cihan?
    Cihan da kim?

    Wo ist Helderberg?
    Helderberg nerde?

    Wir wissen das nicht.
    Biz bunu bilmiyoruz.

    Können wir mal zusammen fahren?
    Birgün beraber gidelim, olmaz mı?

    Was kostet ein Kilo Birnen?
    Bir kilo armut ne kadar?

    Noch etwas anderes vielleicht?
    Acaba başka birşey ister misiniz?

    ich brauche Gemüse.
    Sebze istiyorum.

    Guten Tag!
    Merhaba!

    Bitte schön,was wünschen Sie?
    Buyrun, ne istiyorsunuz?

    Ich brauche eine salloon.Haben Sie eine?
    Bana bir salon lazım, var mı?

    Was geht das dich an?
    Bu seni ilgilendirir mi?

    Woher kommst du?
    Nereden geliyorsun?

    Nicht gut.
    İyi değilim.

    Warum?Bist du krank?
    Neden? Hasta mısın?


#27.01.2010 13:27 0 0 0
#27.01.2010 13:18 0 0 0
  • Konu: Translasyon



    Translasyon, hücre çekirdeğinde sentezlenen mRNA'lardaki koda uygun olarak ribozomlarda protein sentezi sürecidir. 4 harfli DNA dilindeki mesajın 20 harfli amino asid diline çevrilmesinden ötürü, İngilizce terminolojide "çeviri" anlamına gelen translation sözcüğü kullanılmaktadır. Bu terim Türkçe'ye translasyon olarak geçmiştir. mRNA'nın DNA'dan aldığı genetik bilgiyi ribozomda proteine dönüştürmesine translasyon denir. mRNA yönetimi altında gerçekleşen polipeptit sentezidir. Bu evrede dilde bir değişim vardır. Hücre mRNA molekülündeki baz sırasını polipeptidin aminoasit dizisi şekline tercüme etmek zorundadır. Bu tercümenin yapıldığı yerler ribozomlardır. -Prokaryot ve ökaryot hücrelerde transkipsiyon ve translasyonda farklılıklar görülür. -Prokaryotlarda çekirdek olmadığından transkripsiyon ve translasyon birbiriyle bağlantılıdır. Transkripsiyon devam ederken mRNA nın öndeki ucu ribozoma bağlanır. -Ökaryotlarda çekirdek zarı vardır ve bu yüzden transkripsiyon ve translasyon birbirinden ayrılır. -Transkripsiyon çekirdekte gerçekleşir ve mRNA translasyonu olduğu sitoplazmaya aktarılmadan önce pre-mRNA meydana getirilir. Daha sonra RNA işlenmesiyle son mRNA sentezlenir. Başlangıçtaki RNA kopyası için PRİMER TRANSKRİPT kullanılır. -Her bir gen için iki DNA zincirinden sadece biri kopyalanır. Bu kalıp zincir olarak isimlendirilir. -DNA daki şifre "kod", bu mRNA ya geçince "kodon", tRNA ya geçince antikodon adını alır. (üçlü şifreler halinde: ATG,SGT,USG gibi...) -Translasyon sırasında mRNA molekülü boyunca yer alan kodon dizisi, bir polipeptit zincirini yapan aminoasit dizisine tercüme eder. -Kodonlar mRNA boyunca 5' → 3' yönünde okur.








#27.01.2010 13:06 0 0 0