kurtjara

kurtjara

Üye
18.02.2005
Teğmen
16.884
Hakkında

  • Fransa ile ABD arasındaki kültürel rekabet internete kaydı. Google'ın İngilizce yazılmış milyonlarca kitabı internete taşıma projesine Fransa karşılık veriyor. Cumhurbaşkanı Chirac, Avrupa kültürünün tüm eserlerini internete taşıyacak bir proje başlatıyor



    Bir yanda günümüzün tek süper gücü ve dünyadaki kültürel etkisini hergeçen gün artıran ABD, diğer yanda ise 18 ve 19'uncu yüzyıllarda dünyada en çok konuşulan dilin sahibi, en etkili siyasi ve kültürel akımların beşiği Fransa.

    Fransa dünyada ABD siyasetinin yanı sıra ABD kültürüne karşı direnişin öncülüğünü yapıyor. Yıllarca dil ve sinema alanında yaşanan bu kültürel rekabetin 21'inci yüzyıldaki adresi ise internet olacak.

    Amaç gelir artırmak

    Mücadeleyi kızıştıran, internet şirketi Google'ın ABD Kongresi'nin kütüphanesindeki tüm İngilizce eserleri internette yayınlayacağını duyurması oldu.

    Google, Harvard, Stanford ve İngiliz Oxford üniversitelerinin de desteğini alarak birkaç yıla kadar milyonlarca kitabı internette dolaşıma sokacak. Şirket bu yolla arama motorunu kullanan kişi sayısını ve reklam gelirlerini artırmayı hedefliyor.

    Chirac Avrupa'dan destek isteyecek

    Proje Fransız kültürel elitini endişelendirdi. Fransız Ulusal Kütüphanesi Direktörü, projenin dünyada anglosakson fikirlerinin yayılmasına yol açacağını söyledi ve Avrupa Birliği'ni bunu dengeleyecek projeler üretmeye çağırdı.

    Çağrı Fransız hükümetinde yankı buldu. Cumrhurbaşkanı Jacques Chirac, Kültür Bakanı ve Ulusal Kütüphane Direktörü'ne Avrupa kültürel eserlerini dijital formata sokarak internete taşıma talimatı verdi. Chirac, yakında diğer Avrupa liderleriyle de görüşerek projeye destek vermelerini isteyecek.

    Bir darbe de AFP'den

    Fransa'dan Google'a yönelik bir tepki de Fransız haber ajansı Agence France Presse'ten geldi. AFP, telif hakkı kendilerine ait olan fotoğraf ve haberleri izinsiz yayınladığı gerekçesiyle Google'a 17.5 milyon dolarlık tazminat davası açtı.
    Dünyanın en büyük haber ajanslarından AFP'nin en büyük rakipleri de yine anglosakson dünyasından İngiliz Reuters ve ABD'li Associated Press.
#24.03.2005 22:16 0 0 0
  • Metabolik Sendrom Derneği (METSEND) Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Temizhan, doğum öncesi annenin aşırı beslenmesi ile özellikle ergenlikteki dengesiz beslenme, anne baba ayrılığı ve aşırı televizyon seyretmenin çocukları şişmanlattığını bildirdi.
    Doç. Dr. Temizhan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye'de 6-16 yaş arası okul çocuklarında ve adolesanlarda (ergenler) obezite sıklığının yüzde 7.5 olarak saptandığını vurguladı.
    Obez çocukların yüzde 10-20, ergenlerin ise yüzde 75-80'inin ileride obez yetişkinler haline geldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Temizhan, ''Kilo fazlası olan çocukların da 3'te 1'inden fazlası obez birer yetişkin olmaktadır'' dedi.
    Doç. Dr. Temizhan, çocuklardaki obezitenin diyabet, metabolik sendrom, hipertansiyon, hiperlipidemi (yüksek kolesterol) ve koroner kalp hastalığı için güçlü bir işaret olduğunu bildirdi.
    Obezitenin gelişiminde doğum öncesi, okul öncesi yaş ve ergenliğin kritik dönemler olduğunu dile getiren Doç. Dr. Temizhan, doğum öncesinde annenin aşırı beslenmesinin veya diyabetik olmasının risk oluşturduğunu kaydetti.

    ''ERGENLİKTEKİ YAĞLANMA KALICI OLUYOR''
    Okul öncesi ve ergenlik dönemlerinde ise obezite gelişimine yol açan etkenlerin sayısının fazla olduğuna işaret eden METSEND Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ahmet Temizhan, sözlerini şöyle sürdürdü:
    ''12-18 aylık dönem ve 12-16 yaş adolesan (ergen) dönemi vücuttaki yağ hücre sayısının belirlenmesinde kritik yaşlardır. Bu iki dönemde yağ hücrelerinin sayısında belirgin bir artış olmaktadır ve bu aslında fizyolojik (normal) bir süreçtir. Ancak aşırı beslenme ve hareketsizlik durumunda yağ hücrelerindeki bu artış obeziteye neden olabilir.
    Adolesan döneminden sonra ise yağ hücrelerini sayısı sabitlenir, artık artma ihtimali yoktur. Bu dönemde dengesiz beslenme devam ederse, vücut buna yağ hücrelerinin hacmini büyüterek karşılık verir. Ergenlik, kalıcı yağlanmanın oluştuğu son kritik dönemdir. Ergenlikteki şişmanlığın kalıcı olmasının mekanizması tam olarak açıklanamamıştır. Ancak bilinen o ki, özellikle erkeklerde ergenlikte yağ birikimi bedenin merkez bölümünde, karında, olmaktadır. Karında aşırı yağ birikmesi de diyabet, metabolik sendrom ve koroner kalp hastalığı için zemin hazırlamaktadır.
    Dolayısıyla bu dönemde yağ birikiminin önlenmesi, ileriki yaşlarda obezite sorununun çözümünde yardımcı olabilir.''

    ''ANNE BABA AYRILIĞI ŞİŞMANLATIYOR''
    Doç. Dr. Temizhan, çocukluk çağlarında ve adolesanlarda obezite gelişimine genetiğin önemli rolü olduğunu dile getirerek, ''Ebeveynlerin her ikisi de obez olduğunda çocukların obez olma ihtimali yüzde 75 iken, ebeveynlerinden sadece biri obez olanlarda bu ihtimal yüzde 25-50'ye düşmektedir'' dedi.
    Ailelerin obezitedeki rolünün sadece genetikle sınırlı kalmadığını vurgulayan Doç. Dr. Temizhan, ''Anne babası ayrı olan çocuklar daha çok obez olmaktadır. Kalabalık ailelerin çocuklarında ise obezite daha az görülmektedir'' diye konuştu.
    Çocukların eskisinden çok daha az hareket ettiğini belirten Doç. Dr. Temizhan, çocukların sabah erkenden kalkıp çoğu zaman kahvaltı yapmadan evlerinden okullara servis araçlarıyla gittiğini dile getirdi.
    Okul dışındaki zamanlarını televizyon ve bilgisayar karşısında hazır gıda yiyerek geçiren çocukların su yerine meşrubat türü içecekleri tercih ettiklerini de kaydeden Doç. Dr. Temizhan, evin içinde hareket etmekte ısrar eden çocukların ise ''acaba hiperaktif midir?'' diye doktora götürüldüğünü bildirdi.
    Bugün için aşırı televizyon seyretmenin hareketsiz yaşamın en önemli sebeplerinden biri olarak gösterildiğini ifade eden Doç. Dr. Temizhan, günde 4 saat televizyon izleyen çocukların günde 2 saat izleyenlerden daha kilolu olduğunun saptandığını söyledi.
    Doç. Dr. Ahmet Temizhan, çocukların kilosunu azaltmak için en güzel önerilerden birinin televizyonun kapatılması ve fiziki aktivite ile yapılan oyunların özendirilmesi olduğunu sözlerine ekledi.
#23.03.2005 15:29 1 0 0
#23.03.2005 13:40 0 0 0
  • Chelsea yazık olur ama uefada ingiliz lobisi sorunu halleder...Ama herşeyden önce centilmenlik kurallarına bağlı kalınması gerekir.
#23.03.2005 12:29 0 0 0
#23.03.2005 11:28 0 0 0
  • Ey iman edenler! Ne sizden önce kitab verilenlerden dininizi oyuncak ve eğlence yerine tutanları, ne de diğer kafirleri dost edinmeyin. Eğer gerçek mü'minlerseniz Allah'tan korkun.

    Müslüman Allah'ın emirlerine teslim olandır.
#23.03.2005 11:26 0 0 0
  • Ey iman edenler! Allah'tan korkun ve herkes, yarına ne hazırladığına baksın....teşekkürler arkadaşım..
#23.03.2005 11:22 0 0 0
  • Münafıkların durumu tıpkı şeytanın durumu gibidir. Çünkü şeytan insana "inkar et" der. Allah bizleri şeytana uydurmasın.......teşekkürler..
#23.03.2005 11:17 0 0 0
  • Konu: Gördüm ki
    Ah o "değil" lerde olmaza hayat ne tatlı olurdu teşekkürler....
#23.03.2005 11:11 0 0 0
  • Konu: Akilli Cocuk
    teşekkürler. duygulanmamak elde değil gerçekten..
#23.03.2005 11:07 0 0 0
  • Tabiki her ülkenin kendine göre bir tavrı olacak, ama ben Almanyanın tavrına üzüldüm doğrusu orada yaklaşık üç milyon insanımız var, yapılan kamuoyu yoklamalarında halkının büyük çoğunluğu üyeliğimizi istemediğini gösteriyor, demekki oradaki gurbetçilerimiz halen ikinci üçüncü sınıf vatandaşlar durumunda. Gerçi avrupanın bize bakış açısı zaten farklı ve ben de tam üyelik krıterlerini bize vereceklerine inanmıyorum. Ama kapıyı da göstermezler onlar için büyük bir pazarız.

    Bilgi için teşekkürler arkadaşım..
#23.03.2005 10:53 0 0 0
  • Temel bir gün çocuğunun defterine bakmış ama hiç yazı görememiş. Birgün okula gitmiş bakmış, yine yazı yok.
    Sonra oğluna sormuş:
    - Defterinde neden yazı yok?
    Çocuk cevap vermiş:
    - Öğretmen tahtaya yazdı mı yazıyom, sildi mi siliyom, demiş..
#22.03.2005 10:31 0 0 0
  • Günümüzde artık ne alsak ne kullansak herşey kanser yapıyor ne olacak böyle bilmiyorum ne alacağımızı şaşırmış durumdayız.İşimiz zor bundan böyle sağlığımız devamlı tehdit halinde.
#22.03.2005 09:48 0 0 0
  • Bizler futbolseverler olarak başarılı her türlü kişi ve kurumları destekler ve her zaman sahip çıkmasını biliriz ama tabi uyulması gereken belli başlı kriterlerimiz vardır. Şu an bu grupda bizim tek bir rakibimiz var olması gerekirken belkide onlar bizi rakip görmeleri gerekirken şimdi arnavutluk ve gürcistanı yenmeyi düşünüyoruz keza gürcilerle evimizde berabere kaldık. Tercübe ve deneyim hepsi mevcut ama bunu işlecek teknik noksanlık var buda bence Ersün Yanal dan kaynaklanıyor. Buraya aslında çok şeyler yazılabilir ama büyük bir fırsatı kaçırdık bence...Dünya üçünlüğümüzü iki yıl içersinde tükettik.
#21.03.2005 19:50 0 0 0
  • Bu sezon daha ilginç ve çekişmeli geçecek gibi..alonso iyi başladı bakalım sezon sonu kim kucaklayacak ipi..açıkcası bıkmıştık devamlı schumacherin şampiyonluklarından.artık yeni yüzler görmenin zamanı geldi.detaylı bilgi için teşekkürler.
#21.03.2005 19:33 0 0 0
  • Güzel bilgiler için teşekkürler...güzel bir uygulama inşallah diğer takımlarımız ve taraftarlarıda bu kriterlere sahip olmak için çaba gösteriller.
#21.03.2005 19:25 0 0 0
  • pozitif ve negatif yönleri var ama bir bakıyorsun aldıkları kararları alkışlıyorsunuz, bir bakıyorsunuz saçma sapan günümüz niteliklerine uymayan kararlarla uğraşıp duruyorlar. Bir iniyorlar bir çıkıyorlar memleketin geleceği için net ve kesin kararlar almış değiller sadece geçici, sonuçu ne olacağı belli olmayan kararlar ve bol bol vergi çıkartıyorlar... gerisi aynı..memleket ve bizler için değişen bir şey varmı.aynı tas aynı hamam..
#21.03.2005 13:52 0 0 0
#21.03.2005 12:27 0 0 0
#21.03.2005 12:10 0 0 0