Seni seviyorum...
Aynı bedende taşıyorum ikimizi...
Dünü bugünü hatırlayark değil,
Yarınımızı düşünerek istiyorum seni...
Ben senin bebegindim sen benim herşeyim...
Ellerinle büyüttün beni...
Düşe kalka yürümeyi öğrettin bana!
Sana doğru koşmayı öğrendiğim gün,
Bıraktın ellerimi...
Ama ben yine de devam ettim sana doğru koşmaya...
Bir an olsun bıkmadım!
Nefesim tükenene kadar koştum ve buldum seni!
Tuttum ellerini...
Şimdi ben senden birşey istiyorum;
Ellerimi bıraktığın gün,
Sonsuzluğa gittiğim gün olsun sevgilim...
Unutmaki bu bedende herşey seninle başladı seninle biter!!
Hayko Cepkin, klavyeci olarak müzik piyasasına girdi. Bu albüme kadar dokuz yıllık bir çabasının olduğunu anlatıyor:
'Önce okumaya çalıştım ama hepsi yarım yamalak oldu. Timur Selçuk'tan iki yıl, Academy İstanbul'da da bir yıl piyano eğitimi aldım. Mimar Sinan'da dışarıdan şan eğitimi aldım ama öğrencisi olamadım. Academy İstanbul'a gidip gelirken barda çalışıyordum. Öztürk ve arkadaşlarıyla karşılaştım. Klavyeci olarak çalışmaya başladım. Rahatsız bir adam olduğum için sahnede de fark ediliyordum. Bu da tekliflerin gelmesine neden oldu. Ogün Sanlısoy ile çalışmaya başladım. Aylin Aslım, Koray Candemir, Demir Demirkan derken düzenleme yapmaya başladım. Murathan Mungan'ın Sözvermiş Şarkılar albümünde Yeni Türkü'nün 'Kimdi Giden' parçasının düzenlemesini yaptım. Bir yandan da kendi albümüm için çalışmaya başlamıştım. Albüm için iki şirkete gittim. Biri EMI'dı. CD bıraktım, akşamüzeri Hakan Kurşun aradı.' Albüm, parçalar hazır olduğundan iki hafta içinde basılmış." diyor.
Baris Akarsu 29 Haziran 1979 da bir yaz çocugu olarak Zonguldakta dünyaya geldi. Annesi Hatice Hanim ve Babasi Selahattin Beyin ilk çocugu olan Barisin birde 1982 dogumlu Nesrin adinda kizkardesi vardir. Baris için ailesinin yeri çok farklidir özellikle Ali Dedesi nin yeri Baris için çok özeldir. Onun sayesinde küçük yaslarda denizciligi ve balikçiligi ögrenmis ve bu ikiside Baris in vazgeçilmezleri arasina girmistir. Bu yüzdendir ki Baligi ve ve deniz ürünleri çok sever hatta bu konuda da ;Denizden Babam Çiksa Yerimder
ilk ; Orta Lise egitimini küçük yaslarda yerlestikleri Amasrada tamamlayan Baris, çocuklugu ve ilk gençligini bu sirinmi sirin güzelmi güzel Karadeniz Kasabasinin kumsallarinda deniz ile içiçe geçirmistir. Lisedeyken Yelken sporuna da gönül veren Baris bu sporu Amasra Yelken Klübünde profesyonel olarak da yapmaya baslamistir. iyi bir çizer de olan Baris bu özelligini de Yelken Klüpte yelkenlilerin üzerine yaptigi amblemler ve çizimlerle de göstermistir.
Baris in müzik yolculugu ise çok küçük yaslara kadar dayanir. ilkokuldayken elinde blok flüt sokakta öyle dolastigini söyler. Ama esas müzikle tanismasi Amasraya gelen müzisyen abilerinden etkilenerek çalmayi ögrendigi klavye gitar ve mizikasi ile baslar. Barislarin evinde ise Ruhi Su Cem Karaca sürekli dinlenen sanatçilardir ki Cem Karaca nin Baris üzerindeki etkisi yadsinamaz bir gerçektir. Baris, o dönemlerde dinlemeye basladigi 70 lerin 80 lerin rock, hard rock ve heavy metal grup ve sanatçilarini hala dinlemeye devam eder ve onlarin yerinin bir baska oldugunu herzaman dile getirir.
Amasra kumsallarinda çok sevdigi denizle ve müzikle içiçe geçen bir gençlikten sonra hayat kavgasinin içine girerek çesitli isler yapan Baris Antalyada Animatörlük ve müzisyenlikten sonra Karadeniz Ereglisine gelerek burada 4 yil boyunca çesitli Barlarda, Yerel televizyon ve radyolarda programlar yapar. Ve Karadeniz Ereglisindeyken de pek çok insanin dikkatini çektigi o dönemlerde de istanbula gelmek ve müzik yasantisini burada devam ettirmek ve müzik adina egitim alarak kendini gelistirme istegi gün geçtikçe artarken ve bir sekilde istanbula gelmeyi düsünürken televizyonda gördügü Akademi Türkiye yarismasinin tanitim reklamlari dikkatini çeker, son dönemde tüm televizyon kanallarinda sikça yayinlanmakta olan yarismalara genel olarak karsi olan Baris önceleri bu yarismayla da ilgilenmez daha sonra Akademide verilecek olan egitim firsatlari dikkatini çeker ve 1. olmak ya da gündemde kalmak için degil bu egitimi alabilmek için Akademiye basvurur ama Türk Halki 7 den 77 ye degil 3 ten 99 a daha ekranlarda göründügü ilk gün Barisi çok sever. Barisbu kadar sevilmesinin nedeni sesi ve karizmasi kadar insancilligi, duygusalligi, yapici tavirlari arkadasligi ve paylasimci olmasi ve içten tavirlaridir.
Hayat felsefesi olarak tam bir rocker olan ve bu sekilde yasayan Baris müzik tarzinida buna göre sekillendirmistir. Yarismaya girmesinden itibaren herkes Barisa Baris Manço ve Cem Karacanin velihati dese ve öyle görse de Baris konuyla ilgili her seferinde her iki ustayida çok sevdigini ve onlarin yerlerinin asla doldurulamayacagini ama bu söylenenlerden onur duysa da yine de kendi çizgisini ve tarzini olusturmak istedigini ve büyük üstadlarin da yasasalar kendisine ayni ögüdü vereceklerini hep dile getirmistir.
Baris 2004 Temmuzda Akademi Türkiye Yarismasini 1. olarak tamamlamasina ragmen malesef kazandigi hiç bir ödülü yarismayi düzenleyen kuruluslarin aralarindaki bir takim anlasmazliklardan dolayi alamamis ve bundan ötürüde bir ilke imza atmistir. Yarisma boyunca sürekli 1. olan Baris;a Amasra ve Karadeniz Eregli halkininda destegi yadsinamaz. Onlarin kalbindeki yerinin her zaman bir baska oldugunu söyleyen Baris Final gecesi canli yayinla Karadeniz Ereglisine baglanildiginda kendisi için toplanan kalabaligi görünce göz yaslarini tutamamistir. Yarisma boyunca herhafta böyle güzel ve unutulmaz anlar yasamislardir Baris ve sevenleri.
Yarismadan sonra uzun süredir gelmeyi ve yasamayi düsündügü istanbula yerlesmis ve müzik çalismalarina burada devam etmistir. Akademiden hemen sonra yurdun dört bir yaninda sayisi 100 ü geçen çesitli konserler vermistir. Her konserinde bir öncekinden daha da devlestigi sahnede canli performansinin muhtesemligi ile kendisini dinlemeye gelen herkesi büyülemistir. Herkesin ortak bir görüsüde günden güne konserden konsere muhtesem bir performansa sahip oldugudur. Ayrica katildigi hiç bir tv programinda playback yapmamis her zaman canli söylemeyi tercih etmistir. Bu konudaki hassasiyetini 1 Eylül Dünya Baris gününde Bodrum Kalesinde göstermis olup sahneye çikan herkesin playback yaptigi bir organizasyon olmasina ragmen çiplak sesle enstrüman olmadan GEL GÖR BENI AsK NEYLEDi yi söylemis ve kaleyi inletmistir.
Baris 14 Ocak 2005 te Seyhan Müzik ten Sedar Öztop un prodüktörlügü ile yaptigi ilk albümü Islak Islak;i piyasaya çikarmistir.Bu albümden ayni yil içerisinde Islak Islak, Kimdir O ve Amasra parçalarina klip çekmis ve bunlar televizyonlarda müzik kanallarinda yayinlanmistir. içinde bulundugumuz su siralarda yani Ocak 2006 da da Mavi parçasinin klibi Tv kanallarinda gösterilmeye baslanacaktir. Herkesin kliplenmesini en çok istedigi parçalardan ;Gel Gör Beni Ask Neyledi parçasina 2. albümünü çikardiktan sonra bile olsa mutlaka klip çekmek istedigini söyleyen Baris yarismanin ilk günlerinden beri olusmus olan bir fanclupi vardir. Bu fanclupin adi B.A.G olup açilimi Akademi günlerinden kalmadir Baris i Anlayanlar Grubu dur.
içinde bulundugumuz su günlerde 2. albümün hazirliklarina baslayan Baris albüm için yogun bir çalisma dönemine girmistir. Bu albüme söz ve müzigi kendisine ait eserlerde koymayi düsünen Baris bu konuda da çalismalarini devam ettirmektedir.
Biz B.A.G. olarak ona sonuna kadar inaniyoruz. Her geçen gün artan hayran kitlesi ve sevenleriyle 2006 yili Baris Akarsu yili olacaktir.
Küçük bir aniyla bitirelim; Baris bebekken besiginde uyurken bir kelebek gelmis Baris bebegin besigine konmus ve oradan ayrilmamistir. ( bilirsiniz kelebeklerin ömrü kozalarindan çiktiktan sonra 1 tam gündür) Kelebekcik ömrünü demekki gelecekte çok güzel isler yapacak olan Baris bebegi izleyerek geçirmeyi tercih etmistir.Buda Baris in çok sansli olacaginin bir göstergesidir.