Türk edebiyatının en önemli kalemlerinden biri olan Orhan Kemal'in başyapıtlarından biri olan 72. Koğuş, insan haysiyetinin düşebileceği en dipsiz kuyunun hikâyesidir Tüm yapıtlarında her şeye rağmen insana olan inancını ve sevgisini korumuş olan Orhan Kemal, bu derin çukura yuvarlanmış olan insanların, en yakınını bile üç kuruşa vurabilecek kadar alçalmış olanların dünyasını bir koğuşun karanlığında anlatırken bile direnişin sesini duyuruyor okurlarına. Alçalışın bile yok edemeyeceği insanlık onurunu dile getiriyor.
Orhan Kemal'in kitapları bîr okurum hayatta rastlayabileceği o çok
nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir. Orhan Kemal umudu ve aydınlığı yeniden kazanmamız için yol gösterir bize. Orhan Kemal'in kitapları bîr okurum hayatta rastlayabileceği o çok nadir hazineler arasında yer alır. Çok az yazar okurunun dünyasında onun kadar iz kakır, çok az yazar okurunu onun kadar biçimlendirir
Kitap Kapak
72.Koğuş
Orhan Kemal
Everest Yayınları
Baskı Tarihi: Ağustos 2009
ISBN: 9789752893962
Sayfa: 100
Geçmişe dönmek mümkün olsaydı, hayatınızda neyi değiştirmek isterdiniz?
Annie ve Marc dokuz yaşlarındaki çocukları Charlie ile beraber işlerini bırakarak Avustralya'dan Fransa'ya taşınır. Fakat iki yıl sonra, evlilikleri kötüye gider. Her şey daha da kötüye giderken, anlaşılmaz bir şey olur
Annie ve Marc için, geçmişlerine rahatsız edici bir seyahat gizli, acı dolu sırları açığa çıkaracaktır. Oğullarını sonsuza dek kaybetmemek için daha önce paylaştıkları aşkı yeniden yaşamaları gerekecektir.
Déjà Vu aşk üzerine inanılmaz hareketli ve etkileyici bir hikaye. Geçmişten öğrenilecek çok şey var!
"Kışkırtıcı... Zaman yolculuğu çok zekice ve ustaca yapılmış."
Australian Women's Weekly
"Elinizden bırakmanız neredeyse imkansız"
Sunday Telegraph
Kitap Kapak
Deja Vu
Susan Fraser
Çevirmen : Özlem Nihan Yeğengil
Pegasus Yayıncılık
Basım tarihi: Ağustos 2009
ISBN: 9786054263035
Sayfa: 366
Mustafa Aysan - Mustafa Aysan Kimdir - Mustafa Aysan Resimleri - Mustafa Aysan Biyografisi - Mustafa Aysan Hakkında
Prof.Dr.Mustafa Aysan (d. 1933, Tarsus, Mersin, Türkiye), Türk ekonomist.
İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunudur. Harvard Üniversitesi İşletme Fakültesi'nde Master, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde Doktora yapmıştır. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Devlet İşletmeciliği Enstitü Müdürlüğü ve Öğretim Üyeliği, Danışma Meclisi İstanbul Üyeliği (15 Ekim 1981 - İstifa: 3 Mart 1982) ile Ulaştırma Bakanlığı yaptı. Evli ve 2 Çocuk babasıdır.
Şu anda Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.
Eserleri
-Atatürkçü düşüncede milli güç unsurları, Kültür Bakanlığı, 1992, ISBN 975-17-1040-5
-Atatürk'ün ekonomi politikası, Kardak uluslararasi yayıncılık, 1999, ISBN 975-6774-02-9
-Atatürk'ün ekonomik görüşleri, İstannbul Üniversitesi işletme fak. işletme ikt.ens.araş.ve yar.vak., 1999, ISBN 975-8345-01-X
-Cumhuriyetin 75. yılında muhasebe tarihi, Türmob, 1998, ISBN 975-555-030-5
Terkedemeyenler Evliliklerde Üçüncü Kişiler - Yıldırım B. Doğan - Kitap Özet
Kitap Özet
"Sen şimdi ben âşık oldum diyorsun. Yani..
"Ben âşık oldum."
"Kocan? Çocuklar? Duyan bilen var mı?"
"Kimse bilmiyor. Kocamı sevmiyorum demedim. Çocuklarıma da toz kondurmam."
"Eee?"
"Kocamı seviyorum. Ama Tur" Selda sözünü keserek,
"Adını söyleme. Bilmek istemiyorum."
Alexandre Dumas Fils, "evlilik çok ağır bir yüktür. Taşıyabilmek için bazen bir üçüncüye ihtiyaç vardır" der. Dediği, tek başına bir öyküyü anlatacak kadar kapsamlı. Öyle değil mi?
İşte bu kitapta Ruh Hekimi, PROF. DR Yıldırım B. Doğan evliliklerdeki 3. kişi ilişkilerini gerçek olaylardan yola çıkarak öyküleştirdi.
Kitap Kapak
Terkedemeyenler "Evliliklerde Üçüncü Kişiler"
Yıldırım B. Doğan
Destek Yayınları
Basım tarihi: Ağustos 2009
ISBN: 9789944298353
Sayfa: 115
Orta öğrenimini İstanbul Alman Lisesi'nde tamamladıktan sonra, İstanbul Üniversitesi kimya mühendisliği bölümünden mezun oldu(1981). 1985 yılında İstanbul Üniversitesi'ne bağlı İşletme İktisadi Enstitüsü'nü bitirdi. Özel bir ilaç firmasında yönetici olarak çalışıyor.
Babası Behçet Necatigil'e ilişkin anılarının yer aldığı Çok Şey Yarım Hala adlı kitabı 2001 yılında (Yapı Kredi Yayınları) yayınlandı. Denizler Dört Duvar (Can Yayınları, 2003) adlı ilk öykü kitabı 2004 Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü kazandı. 2005 yılında ise Yorgun Anılar Zamanı adlı öykü kitabıyla Sait Faik Hikaye Armağanı'na layık görüldü. 2008 yılında Karakalem Resimler (Can Yayınları, 2008) adlı üçüncü öykü kitabına "Dünya Kitap Dergisi Yılın Telif Kitabı" ödülü verildi. Yazarın ayrıca Almanca'dan çevirileri vardır.
Eserleri
Çok Şey Yarım Hala - Yapı Kredi Yayınları
Denizler Dört Duvar - Can Yayınları
Yorgun Anılar Zamanı - Can Yayınları
Karakalem Resimler - Can Yayınları
25 Ekim 1977: Roland Barthes 62 yıl süreyle birlikte yaşadığı, kendisi için iyi yürekliliği, soyluluğu, masumiyeti, yumuşaklığı simgeleyen annesini
("anneciğini") yitirir. Büyük bir çöküntüdür bu onun için.
Yas Günlüğü: Yaşamında bir yol ayrımına gelmiştir artık. Annesinin ölümünün hemen ertesinde, 26 Ekim 1977'den 15 Eylül 1979'a kadar sürecek bir günlük tutmaya başlar.
Bu dönemde Roland Barthes, Collège de France'taki derslerini (Romanın Hazırlanışı, vb.) oluşturmakta, Proust hakkında konuşacağı konferansın metnini kaleme almakta, gazete ve dergilerde yazılar yayımlamakta, fotoğraf üstüne kitabını (Aydınlık Oda) yazmakta, bir roman tasarısının (Vita Nova) planını yapmaktadır. Her biri açıkça annesinin ölümünün etkilerini taşıyan bu önemli yapıtların ana kaynağında da "Yas Günlüğü"nün fişleri yer alır.
" -Kadın bedenini tanımadınız siz!
-Annemin bedenini tanıdım ben, o hastayken, sonra da ölüm döşeğinde."
"[Statülerin birbirine karışması]: Aylarca annesi oldum ben onun. Sanki kızımı kaybetmişim gibi (bundan daha büyük acı olur mu? hiç düşünmemiştim doğrusu)."
Kitap Kapak
Yas Günlüğü
Roland Barthes
Yapı Kredi Yayınları
Basım Tarihi: Ağustos 2009
ISBN: 9789750816505
Sayfa: 268
İTÜ İnşaat Fakültesi İnşaat Mühendisliği mezunu olan Atilla Atalay, 1979 Yılından başlayarak profesyönel mizah yazarı olarak çeşitli dergilerde yazılar yazdı. Gırgır, Fırt, Hıbır Mizah dergileriyle birlikte bir süre haftalık olarak yayınlanan Gazete Pazar'da ve Milliyet Gazetesi Kültür Sanat Eki'nde köşe yazıları yazdı. Mizah dergilerindeki köşeleri Eray ve Sıdıka büyük ilgi çekti. Yazıları halen Leman ve Lemanyak Dergileri'nde sürmektedir.
"Sıdıka" adlı tiplemesi Atıf Yılmaz ve Mahinur Ergun'un yönetiminde Show TV için televizyon dizisi olarak çekildi. Haluk Bilginer ve Zuhal Olcay için yazdığı "Gelecekte İnecek Var" adlı mini TV dizisi ise ATV'de yayınlandı.
Aşkın İkinci Yarısı - Aşkın İkinci Yarısı 2009 - Aşkın İkinci Yarısı Filmi - Aşkın İkinci Yarısı Film Özet - Aşkın İkinci Yarısı Vizyon Tarihi - Aşkın İkinci Yarısı Fragmanı - mehmet Aslantuğ - Arzum Onan
Aşkın İkinci Yarısı 2009
Gösterim Tarihi: 02 Ekim 2009
Oyuncular: Mehmet Aslantuğ,Arzum Onan,Tarık Ünlüoğlu
Sanem Fidan,Orhan Güner
Yönetmen: Mehmet Aslantuğ
Yapımcı: Detay Film
Görüntü Yönetmeni: Ahmet Volkan Kocatürk
Tür: Dram
Yapım: 2009 ~ ABD, Türkiye
- Bu yılın en duygusal filmi olarak lanse edilen 'Aşkın İkinci Yarısı' adlı sinema filmi 2 Ekim'de vizyona girecek. Mehmet Aslantuğ'un yazıp yönettiği ve başrollerini eşi Arzum Onan'la paylaştığı fim, yıllar sonra yeniden biraraya gelen, birbirlerine çok aşık iki eski sevgilinin hikayesini beyazperdeye taşıyor.
Sabah gazetesinin haberine göre; filmde Aslantuğ, amansız bir hastalığa yakalanan ve yaşamının geri kalan kısmını bir sahil kasabasında geçiren duygusal bir adamı canlandırıyor. Arzum Onan da New York'tan eski sevgilisinin bütün hayatını etkileyecek büyük bir sürprizle geri dönen eski sevgiliyi oynuyor.
Altı haftada tamamlanan, yaklaşık 2 milyon dolara mal olan ve birikiminin neredeyse tamamını bu projeye yatıran Aslantuğ; filmin ismini önce 'Son Cemre' olarak belirlemişti. Ünlü oyuncu film tamamlandıktan sonra hikayeyi en doğru anlatan ismin 'Aşkın İkinci Yarısı' olduğuna karar verdi. Şu sıralar 'Hanım Ağa' adlı dizinin hazırlıklarıyla da uğraşan Aslantuğ'un bu senaryoyu, eşi Arzum Onan'ın bir dönem geçirdiği kanser rahatsızlığından etkilenerek yazdığı düşünülüyor.
No Ofsayt - No Ofsayt 2009 - No Ofsayt Filmi - No Ofsayt Film Konusu - No Ofsayt Faragmanı - No Ofsayt Vizyon Tarihi
No Ofsayt 2009
Gösterim Tarihi: 04 Aralık 2009
Yapım:2009 ~ Türkiye
Tür: Komedi
Dağıtım: UIP Filmcilik
Ali Taran Special Projects tarafından hayata geçirilmeye hazırlanan NO OFSAYT ALİ TARANTULA filminin çekimleri 28 Haziran Pazar günü Bahadır Er & Maryna Gorbach yönetiminde başladı.
Konusu ~ Hakkında
Ali Tarantula, kendine özgü, farklı bir karakter olmakla birlikte, toplumun büyük çoğunluğuyla özdeşleşen, açık sözlü, dürüst, daima halkın yanında olan, eğitimi sınırlı, toplumun anlayacağı dille konuşan, ülkesini seven, kendinden menkul bir otoriteye sahip, sevilen, sözü dinlenen, tatlı sert bir delikanlıdır.
Ülkedeki yerli filmlerin, giderek büyük seyirci kitleleri ile buluşması, yerli filmlerin yabancı filmlerden daha çok seyirciye ulaşmaya başlaması gerçeği, Ali Taran'ı, özel bir karakter yaratarak bir sinema filmi yazma fikrine yöneltmiş ve 'NO OFSAYT' doğmuştur.
NO OFSAYT'ı komedi olarak adlandırmanın doğru olmadığını düşünen Ali Taran, filmi EĞLENCELİK olarak tanımlamanın daha doğru ve ilgi çekici olduğunu düşünmüştür.
NO OFSAYT, bir ATSP yapımı olarak seyirciyle buluşacaktır.
NO OFSAYT'ın yönetmenliğini Mehmet Bahadır Er&Maryna Gorbach yapacaktır.
Ali Tarantula karakterini filmde, sinema filmi, dizi film ve reklam filmi deneyimine sahip Yıldırım Memişoğlu canlandıracaktır.
Aktörün bu filmdeki Ali Tarantula tipi ve görüntüsü, seyirci için yepyeni, çok ilgi çekici ve tümüyle bu filme özgü olacaktır.
Filmde, Ali Tarantula da ülkedeki büyük çoğunluk gibi, futbolla oturur, futbolla kalkar, kısaca futbol hastasıdır. Ama, futboldaki ofsayt kuralına hiç tahammülü yoktur. Dünya futbolunda 1886 yılından bu yana hüküm süren ofsayt denen bu illet kurala feci şekilde gıcık olmaktadır!..
Nitekim kafaya koyar... Ne yapıp edip, futbolu, bu ofsayt denen beladan kurtarmaya karar verir!..
Halkın desteğini de yanına alarak, ofsayta her cephede savaş açan Ali Tarantula, davetsiz olarak, ülkenin, televizyondaki en popüler spor programına çıkar. Gene davetsiz olarak Futbol Federasyonu'nun yönetim kurulu toplantısına katılır. Taraftar liderleriyle yemek yer ve seyirci kitlesini, ofsayt kuralı kaldırılana kadar maçlara gidilmemesi yönünde etkiler. Ana caddelere, ofsayta karşı sloganlarla bezenmiş, bez afişler astırır. Futbol hakemleriyle gizlice buluşur. Ve müthiş bir kamuoyu oluşturarak, ofsayta karşı ülkeyi ayağa kaldırır!..
Yetmez!.. Ofsayta karşı ayaklanma olayını Avrupa'ya da taşıyan Ali Tarantula, Avrupa'daki vatandaşların da yardımıyla UEFA'ya kadar sızar, yetkili biriyle görüşmeyi başarır.
Ali Tarantula'nın başı çektiği ofsayta karşı çıkma hareketi, önce kendi ülkesinde, sonra Avrupa'da ve Asya'da birçok ülkenin gazete ve televizyonlarında baş haberler arasına girer.
Bu arada Ali Tarantula, aynı apartmandan komşusu olan, genç bir kıza abayı yakıktır. Nihayetinde o da bir insandır, sevecektir tabii!..
Ve bir gün Ali Tarantula'ya UEFA'dan bir mektup gelir!..
Ali Tarantula'nın, futboldaki ofsayt kuralına karşı dünyada büyük yankı ve destek bulan kararlı mücadelesini izlerken eğlenmekten yığılacak, futboldan ofsayt kuralının kalkmasına, siz de 'hakikaten, neden olmasın?!' diyeceksiniz.
Aşk Geliyorum Demez - Aşk Geliyorum Demez 2009 - Aşk Geliyorum Demez Filmi - Aşk Geliyorum Demez Film Konusu - Aşk Geliyorum Demez Vizyon Tarihi - Tolgahan Sayışman - Bergüzar Korel
Murat Şeker'in yönettiği ve Bergüzar Korel, Tolgahan Sayışman, Zeki Alasya ile Altan Erkekli'nin oynadığı Aşk Geliyorum Demez, 06 Kasım 2009'da Tiglon Film dağıtımıyla Tims Productions - Sugarworkz Film tarafından vizyona çıkarılıyor.
Film, bir han esnafının hikâyesini anlatıyor. Ali, handaki esnaflardan birinin yakışıklı ve çapkın oğludur. Gözde ise hanı satın alan zengin müteahhidin, yardımsever, doğaya ve hayvanlara düşkün kızıdır. Müteahhit, hanı satın alır ve yıkıp alışveriş merkezi yapmaya karar verince, esnaf Ali'den Gözde'yi etkileyerek hanı kurtarmasını ister. Bir yardım gecesinde tanışan Ali ile Gözde birbirlerinden çok etkilenirler, komik ve romantik bir hikâye başlar.
Adını Sen Koy - Adını Sen Koy 2009 - Adını Sen Koy Filmi - Adını Sen Koy Film Özet - Adını Sen Koy Vizyon Tarihi - Melis Birkan - Adını Sen Koy Fragmanı
Adını Sen Koy 2009
Vizyon Tarihi: 02.12.2009
Oyuncular: Melis Birkan, Cemal Toktaş, Ali İl, Ahmet Mümtaz Taylan
Yönetmen: Tuna Kiremitçi
Senaryo: Tuna Kiremitçi
Senaryo (Kitap): Tuna Kiremitçi
Filmin Türü: Romantik
Yapım: 2009 ~ Türkiye
Yapımcı Firma: Elizi Film
Dağıtıcı Firma: Cine Film
Adını Sen Koy; Aşkla dostluğun, umutla umutsuzluğun, neşeyle acının trajikomik bir dansı...
Daha once sinema okulunda çektiği kısa filmlerle ödüller alan Tuna Kiremitçi, Git Kendini Çok Sevdirmeden romanından sonra, doğup büyüdüğü Eskişehir'e bu kez kamerasıyla döndü.
Bir asker ailesinin çoğu olarak, ilk ve ortaokul yılları boyunca, Anadolu'yu dolaşıp yurdun değişik yörelerini tanımak olanağını buldu. Kabataş Lisesi'nden sonra İTÜ'ye devam etti (1944-45). Mimarlık öğrenimini ABD'de tamamladı (1950). Melda Sunay ile evlendi (1952). Demokrasiye geçiş (DP) döneminin eğitim, felsefe ve yabancılaşma sorunlarıyla ilgilendi. "Kalkınıyoruz - Geriliyoruz" tartışmaları arkasında, "Ne oluyoruz?" sorusuna yanıt aradı (1958-61). "Kültürün değişen bir varlık alanı olduğu" gerçeğini, Columbia Üniversitesi'ndeki insanbilim derslerinde öğrendi (1962-63). Hacettepe Üniversitesi'nde İnsanbilim Bölümü'nü kurdu; doçent (1969), profesör (1977) ve emekli oldu (1993). Güvenç'in yayımlanmış araştırmaları insan, kültür, eğitim ve değişim sorunlarında toplanıyor.
Yayımlanmış eserleri
Türkiye Demografyası (HÜ 1971)
Sosyal Kültürel Değişme (HÜ)
İnsan ve Kültür (Remzi 1991)
Kültür Sorunu (Remzi 1985)
Japon Kültürü (1992)
Eğitimi (1991)
Mantık ve Metot (AÜ 1992)
Üniversiteye Geçiş (ÖSYM 1992)
Türk Kimliği (Remzi 1992)
Çevirileri
Erich Fromm'dan (Özgürlük Sorunu, Özgür İnsan)
Octavio Paz'dan (Yalnız Dolambacı, Cem)
Ben Ferrington'dan (Darwin Gerçeği, Çağdaş)
Will ve Ariel Durant'dan (Tarihten Dersler, Cem)
Calvin Wels'ten (İnsan ve Dünyası, Remzi)
Burhan Oğuz - Burhan Oğuz Kimdir - Burhan Oğuz Resimleri - Burhan Oğuz Biyografisi - Burhan Oğuz Hakkında
Burhan Oğuz, (1 Mart 1919, İstanbul - 18 Şubat 2009, İstanbul) Türk kültür tarihçisi ve mühendisi.
İlk ve ortaokulu College Jeanne d'Arc'ta, liseyi Saint Beoit'te okuyan Burhan Oğuz, 1942'de Yüksek mühendis Mektebi'nden (İTÜ) Makine ve Elektrik Yüksek mühendisi olarak mezun oldu. 1942'de, öğrenciliğinden itibaren çalıştığı Zeytinburnu ve Sütlüce silah ve mühimmat fabrikalarının dökümhane şefliğine atandı. 1943 sonunda istifa ederek kendi dökümhane ve atelyesinde 1950'ye kadar çeşitli döküm ve makine imâl işleriyle uğraştı. Bu arada, 16 Aralık 1946'da kapatılana kadar Türkiye sosyalist Partisi Merkez İcra Komitesi azalığı ve Türkiye Demir Çelik Sanayii İşçileri Sendikası başkanlığı yaptı.
1950'den 1963'e kadar elektrik mühendisi sıfatıyla yurdun çok çeşitli yörelerinde proje mühendisi, şantiye şefi ve teknik müdür olarak enerji nakil hatlarının, şehir şebekelerinin projelendirilmesini ve uygulanması, küçük hidro-elektrik santarllerinin inşası ve sair büyük inşaat işlerinin (Çorum Çimento Fabrikası) koordinasyonu, Van-Urfa (875 km) NATO 4.Bölge telekomünikasyon hattı şantiye şefliğini yaptı.
1963-1972 arasında Elyaflı Çimento (Asbestli çimento boru ve levha) Şti.'nin Kartal ve Bolu Kaynaşlı fabrikaları, Doğu Galvaniz Saç, Termoteknik makine ve kazan fabrikası, Brown Boveri elektrik motorları fabrikası (Wat Elektromekanik Şti.), Hacı Şakir sabun fabrikasının kuruluşunda temel koordinasyon ve fiili görev yaptı.
1972-1979 arasında Oerlikon Kaynak Elektrotları ve Makineleri A.Ş.'de genel müdürlük teknik danışmanlığı yaptı.
1979-1984 arasında Edirne Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi ve sonra Trakya Üniversitesi'nde kadrolu öğretim görevlisi olarak çalıştı.
1984-1993 arasında Oerlikon genel müdürlük müşavirliği yaptı ve 1993'te emekliye ayrıldı.
1984'ten itibaren Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Metalurji Bölümü ve Güzel Sanatlar Fakültesi Endüstri Ürünleri tasarımı Bölümü'nde yüksek lisans sınıflarında öğretim görevlisi olarak çalışmalarını sürdürdü. 18 şubat 2009 da istanbul'da vefaat etti.
Kitapları daha çok Anadolu Aydınlanma Vakfı ve Simurg Yayınları tarafından basılmaktadır.
Başlıca kitapları
-Mezar Taşında Simgeleşen İnançlar,
-Türkiye Halkının Kültür Kökenleri (5 Bölüm ),
-Düşündüklerim - Yazdıklarım (Simurg Yayınları),
-Yaşadıklarım - Dinlediklerim (Simurg Yayınları),
-Türk Halk Düşüncesi ve Hareketlerinin İdeolojik Kökenleri / (3 Cilt Takım),
-Türk ve Yahudi Kültürlerine Bir Mukayeseli Bakış,
-Bizans'tan Günümüze İstanbul Suları,
-Tarihsel Gelişimiyle Dünyada ve Türkiye'de Laiklik,
-İslamda Felsefe ve Farabi - 2 cilt,
-Yüzyıllar Boyunca Alman Gerçeği ve Türkler,
-Çevre Üzerine Düşünceler (Çevre Vakfı yayınları),
-Anadolu Aleviliği'nin Kökenleri (Alevilik Üzerine Ne Dediler adlı kitaptan ayrı basım. Ant Yayınları)
Bu kitapların dışında yazarın mühendislik alanında yazdığı birçok kitap mevcuttur.
Taban olarak transparan, fimo simli beyaz yada sculpey pearl (inci) polimer kil kullanılabilir. Ben transparan kili tercih ettim. Kili yaklaşık 1mm inceliğinde açtım.
Açtığım kilin üzerine tek yaprak altın varak serip, aşağıda görüldüğü gibi, fırın kağıdı üzerinden el merdanesiyle geçtim.
Merdane işlemi hamurun uzamasını, altın varağın çatlamasını ve kille bütünleşmesini sağlıyor. Çatlakların büyüklüğünü, merdaneye uyguladığınız baskıyı değiştirerek ayarlayabilirsiniz.
Sonraki işlem, kilin, uygulamak istediğiniz objenin üzerine hava kabarcığı bırakmamaya özen göstererek kaplanması. Ve her zamanki gibi üretici firmanın önerdiği ısı ve sürede fırınlanması. Özellikle varak kullanımında, fırınlandıktan sonra cilalamanızı tavsiye ederim. Bu, varağın ömrünü uzatacaktır.
Oynattık Brother Krize Karşı Hareket 2009 - Oynattık Brother Krize Karşı Hareket - Oynattık Brother - Krize Karşı Hareket
Bu yazın en eğlenceli CD'si "Oynattık Brother" müzik severlerle buluşuyor!!
Değişik yapımlara imza atan Muzikotek, 2009 yılında stressinizi alacak "Oynattık Brother" adlı proje çalışmasını "Krize Karşı Hareket" sloganı ile yayınlıyor.
Zamlar, siyasi çekişmeleri , savaşlar derken bir de üzerine ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde Muzikotek dinleyenlere tüm dertlerini unutturacak bir cankurtaran simidi uzatıyor.
CD'de dünyaca ünlü klasikleşmiş herkesin kulağına aşina gelen ama bir çoğumuzun adını bile bilmediği eserler Türk aletleri ile Alaturka yorumlandı. Albümde her parçanın İngilizce, Türkçe ve enstrümantal versiyonlarını bulabilirsiniz.
CD'nin düzenlemeleri bestecimiz Alper Yalçın'a ait. Muzikotek ailesinin bir çok üyesi ve dostunun birlikte yarattığı ve seslendirdiği toplam 30 eserden oluşan albümde, eserleri Yaşar Akpençe, Göksun Çavdar, Turgut Özüfler, Fatih Doğaner ve Eyüp Hamiş gibi büyük müzisyenler hayata geçirdi.
Tüm kayıt , mix ve düzenlemelerin Muzikotek MİKİ stüdyolarında gerçekleştirildiği albüm DMD tarafından dağıtılmakta.