muratg

muratg

Üye
08.11.2010
Er
103
Hakkında

  • Merhaba Arkadaşlar,

    esasında, alman artikellerinde belirli bir kural yok, internetde ne kadar bazı kurallar var gibi görünse de.

    http://donnerwetter.kielikeskus.helsinki.fi/DVG/Subst/Subst-Regeln/Genus/deutsch.htm

    Ancak. aşağıdaki tanımlama almanca gramerinde kök sarmıştır:

    DER ==> Männlich (yani, erkeksi....)
    DIE ==> Weiblich (yani, Kadinimsi...)
    DAS ==> Sächlich (yani, Cisimsel ....)

    Buna bazi örnekler verebiliriz:

    DER:
    ===
    olgun, erkeksi veya güçlü görülen, genelde hertülü canlıya, kişi veya kişileştirilen nesneye, eklenir.
    (Mann, Onkel, Junge, Ingenieur, Tisch, Mercedes, Tischler, Berg, Schnee....)

    DIE:
    ===
    olgun, kadınımsı veya zarif görülen, genelde hertürlü canlıya, kişi veya kişileştirilen nesneye, objeye eklenir.
    (Frau, Dame, Tante, Türe, Straße, Mutter, Schwester, Wirtin, Jacke...)

    Ayrıca, bazı yardımcı ekler sayesinde, eğer sıfat ==> isim halini alıyor isede.
    (schön ==> Schönheit, Klug ==> Klugheit)

    Ayrıca tüm Çogula dönen fiiler, sıfatlar veya Çoğul olan ne varsa olana da
    (schwimmen ==> Schwimmer, schön ==> schönen, Familie ==> Familien)

    DAS:
    ===
    korunmaya muhtaç ve henüz olgun olmayan, genelde hertürlü kişileştirilen nesneye, objeye eklenir.
    (Mädchen, Fahrrad, Bild, Auto, Meer vbg.)

    Artikellendirmede diğer bir husuta, mantığınıza ve gönlünüzede olumlu gelmesidir.

    Bu konuda tek çare, bol konuşmak, kitap okumak ve dinlemekten geçer.

    DASS:
    ====

    Daß das nicht geht, das wußten schon die Kleinen.

    Daß das geht, das wußten die Kleinen.

    Yani, bir cümlede "için' var veya bunun olmadiğını / olduğunu veya
    geleceğini / gelmediğini vbg. belirleyen "Bu" ile başlaması gereken bir fiilin artikeli de var ise, önündeki Artikel sert "s" li olur.

    Daß Du das kannst, das ist bekannt.

    Sorulariniz olursa, herzaman sorabilirsiniz.

    Başarılar
#26.09.2011 22:25 0 0 0
  • Arkadaşlar,

    aldığımız besinleri karışık (protein & karbonhidrat - örnek: Döner veya etin, nohutlu yemeğin vbg. yanında, ekmek-patates vbg.) tüketirsek, vücudumuzda bunların sindirilmesi 72 saate kadar zaman alabiliyor ve bunlar bozulmaya yüz tututuğundan, gaz üretmeye başlıyor.
    Ayrıntılarını şu sayafadan alabilrsiniz:

    http://www.spiritualhealing-now.com/german/Trennkost.html

    O sayfadan belli bir kesit aldım ekde:

    Das Vorverdauen mit Trennkost

    Eigentlich ist unser Körper auf Trennkost ausgerichtet. Dies, weil er Eiweiß und Kohlenhydrate nicht zur gleichen Zeit vorverdauen kann. Der Körper braucht für die Vorverdauung von Eiweiss Säure und für die Kohlenhydrat-Vorverdauung Lauge (oder Base).

    Würden beide Flüssigkeiten zusammen kommen, würden sie sich gegenseitig neutralisieren. Somit könnte keine chemische Reaktion, also auch keine Verdauung stattfinden. Der Körper als "kleine Chemiefabrik" hat deshalb für die notwendigen, unterschiedlichen Verdauungsschritte verschiedene Stationen eingerichtet.

    Die Verdauung beginnt tatsächlich schon mit dem Gedanken an das bevorstehende Mahl oder dem Blick auf den Teller. Sofort werden im Magen z.B. die entsprechenden Enzyme und die nötige Menge Magensaft bereitgestellt, um konzentriertes Eiweiss zu empfangen und dort vorzuverdauen.

    Als Beispiel: Denken Sie intensiv an einen Biss in eine Zitrone - Sie merken wie Ihnen "das Wasser im Munde zusammenläuft".

    Der so aufbereitete Eiweissbrei wird dann problemlos im Zwölffingerdarm entsäuert, die nunmehr erfolgende alkalische Weiterverdauung des Eiweisses kann optimal und ungestört ablaufen, um im Dünndarmbereich eine gute Resorption zu ermöglichen.

    Für die Proteinverdauung bildet sich im Mund nur ein dünner, schleimiger Speichel, der lediglich die Aufgabe hat, die gekaute Eiweissnahrung zu verflüssigen und ihr als Gleitmittel in den Magen zu dienen. Ganz anders sieht es bei der Aufnahme von konzentrierten Kohlenhydraten aus. Dafür ist ein enzymreicher Speichel erforderlich, der die Vorverdauung bereits im Mund absolviert. Diese ist besonders wirksam, wenn durch ausreichendes Kauen die erforderliche Speichelamylase* gewährleistet ist.

    Für den auf diese Weise gut vorverdauten Kohlenhydratbrei ist der Magen nur eine Durchgangsstation, der für die Verdauung keine Funktion hat. So landet der Kohlenhydratbrei rasch im Zwölffingerdarm, wo die ungestörte Weiterverdauung durch die passenden Verdauungssäfte stattfindet, so dass er im Dünndarm zu Zucker verarbeitet und resorbiert werden kann.

    Der Magen ist also die Vorverdauungs-Station für Eiweiss und der Mund die Vorverdauungs-Station für Kohlenhydrate.
#25.09.2011 10:43 0 0 0
  • Merhaba.....:)

    Sayıları ezberlemişsen, zamanı (saat kaç olduğunu) çok kolay söyleyebilirsin; ancak, maalesef günleri, hafta ve ayları ezberlemen gerekiyor.

    A.) Zaman:

    Morgen - Vormittag - Mittag - Nachmittag - Abend - Nacht - Mitternacht

    - morgen - am morgen - morgens = yarın - sabah - sabahları
    es ist morgen = sabah oldu (yani, gün aydın oldu vbg.)
    morgen ist es zu spät = yarın geç olur
    morgen (Argo) = Guten Morgen = Gün aydın
    morgens scheint die sonne = sabahları güneş doğar
    morgens bin ich fit = sabahları fitim
    am Morgen / morgen scheint die sonne = sabaha - yarın güneş doğacak
    am Morgen / morgen / morgen's bin ich fit = sabah / yarın / sabahları fitim
    morgen Betül = Guten Morgen = Günaydın Betül
    morgens kommt Betül = sabahları Betül gelir

    - Vormittag - am vormittag - Vormittags = Öğleden Önce
    es ist vormittag = öğle öncesi oldu
    vormittag ist es zu spät = öğle evveli geç olur
    vormittags scheint die sonne = vormittags bin ich fit
    am vormittag / vormittag / vormittags scheint die sonne
    vormittags kommt Betül = öğleden evveleri Betül gelir
    am Vormittag kommt Betül = öğleden önce Betül gelir

    - Mittag - am Mittag - Mittags = Öğle Zamanı
    Şirketlerde halen öğlen olduğunda, yemeğe gidenler ve gidenlere MAHLZEIT denir; sebebi de:
    Savaş zamanında, en ufak fırsatta, asker koşarmış; diğerleri bilirlermiş, yemeğe gittiğini; o zamandan beri böyle akıllarda kalmış

    cümle kuruluşları, örnekelri aynı VORMITTAG gibi

    Dikkat: Guten Mittag denilmez ! schönen / angenehmen Mittag veya Mahlzeit denir !

    - Nachmittag ==> aynı Mittag gibi

    - Abend ==> aynı Mittag gibi

    - Nacht - Nachts - in der Nacht = gece / geceleri / gecede

    - Mitternacht - Mitternachts - am Mitternacht = gece yarısı /gece yarıları / gece yarısında

    cümle kuruluşu aynı Mittag gibi

    SAAT DİLİMİ:

    00:00 = Null Uhr / Mitternacht
    00:15 = Viertel Eins
    00:20 = Zehn vor Halb Eins (veya Null Uhr zwanzig)
    00:30 = Halb Eins
    00:45 = Drei Viertel Eins veya Viertel vor Eins
    01:00 = Ein Uhr

    01.00 = Ein Uhr...............13.00 = Dreizehn Uhr
    01.15 = Viertel Zwei........13.15 = Viertel Zwei veya Viertel nach Dreizehn Uhr
    01.30 = Halb Zwei...........13:30 = Halb Zwei
    01:45 = Dreiviertel Zwei..13:45 = Dreiviertel Zwei veya Viertel vor Zwei
    02:00 = Zwei Uhr..............14:00 = Vierzehn Uhr

    Örnekler:
    13:20 = Zehn vor Halb zwei (pek yaygın değil !)
    .............veya: Dreizehn Uhr Zwanzig (yaygın olanı)
    ............ veya: Zwanzig nach Eins (pek yaygın değildir; çünkü - öğle sonrasımı, gece yarısımı belli değil)

    13:40 = Zehn nach Halb Zwei (yaygın değil; eğer 01:40 olsa doğru !)
    .............veya Dreizehn Uhr Vierzig

    DIKKAT: nekadar sayısal veya rakamsal doğru da söylense, geleneksel saat söylenimleri vardır ve doğru olanı o dur !

    Öğlen 12:00 ye kadar hep normal sayı
    Öğleden sonra, yani saat 12:00 den itibaren, hep bir saat sonrası gibi denir; messela: 12:50 = Zwölf Uhr Fünfzig (yaygın) veya Zehn vor Eins (yaygın değil)
    12.45 = Dreiviertel Eins (yaygın) veya Zwölf Uhr Fünf und Vierzig (yaygın)
    ..............veya: Viertel vor Eins veya Viertel vor Dreizehn Uhr (yaygın değil)

    Tüm Diğer Saat Dilimleri aynı bu örneklere göre geçerlidir

    HAFTANIN GÜNLERİ:

    Hafta Günlerini KAKENDERWOCHE (Takvim Haftası) derler ve bunu KW baş harfleri ile kısaltırlar; messela 2. Takvim Haftası demek KW 02

    Hafta içi günlerine Werktag / Werktags derler; (am, an, in den, zu den, zum)
    Pazartesi - Cuma arası
    örnek: - am Werktag wird gearbeitet (hafta içlerinde çalışılır)
    ........... - an Werktagen wird gearbeitet (hafta içlerinde çalışılır)
    ........... -in den Werktagen wird gearbeitet (hafta içi günleri çalışılır)
    ........... - zu den Werktagen wird gearbeitet (şu/bu hafta içlerine çalışılır)
    ...........- zum Werktag wird gearbeitet (şu/bu hafta içi gününe çalışılır)

    Hafta sonu günlerine ise Wochende (am, an, in den (das), zu den, zum)
    Cumartesi - Pazar

    Resmi / Dini Tatil Günlerine ise Feiertag / Feiertage / Feiertags (am, in den, zu den, zum)

    PZT = Montag = Montaag...(am Montag, Montags, zum Montag, den Montag)

    Salı = Dienstag = Dinstaag

    Mittwoch = Mitwohh

    Donnerstag = Donastaag

    Freitag = Fraytaag

    Samstag = Samstaag

    Sonntag = Sontaag (Sonabend)

    örnek: am Sonntag ist es schön = Pazar güzel olur
    ........... Sonntags ist es schön = Pazarları güzel olur
    ........... zum Sonntag gibt es Kuchen = Pazar için Pasta var
    ........... Pazarı ben keyiflendireceğim

    AY İSİMLERİ:

    Frühling (İlk Bahar) - Sommer (Yaz) - Herbst (Son Bahar) - Winter (Kış)

    Ocak = Januar = Yanuaa

    Şubat = Februar = Februaa

    Mart = März = Meatz

    Nisan = April = Aprill

    Mayıs = Mai = Mayy

    Haziran = Juni = Yunii

    Temmuz = Juli = Yulii

    Ağustos = August = August

    Eylül = September = Septembaa

    Ekim = Oktober = Oktoobaar

    Kasım = November = Novembaar

    Aralık = Dezember = Dezembaar

    Devamı, ihtiyaçları aldıkca gelecek.....Teşekkürler .....
#10.12.2010 19:07 0 0 0
  • Merhaba Arkadaşlar.....,

    Türkce okunuşlu biçimindeki almanca alfabeyi aşağıda listeledim; ilave fikirleriniz için geri dönmenize şimdiden teşekkür ediyorum.....:)

    Almanca Alfabe:

    a = aa; ä = ee

    b = bee

    c = tzeeh (ç harfı yk almanca'da)

    d = dee

    e = ee

    f = eff

    g = geeh (ğ harfi almanca'da yok)

    h = haa

    i = iii (ı harfi almanca'da yok)

    j = jot

    k = kaa

    l = ell

    m = emm

    n = enn

    o = ooo; ö = öö

    p = pee

    q = kuu (Q türkce'de yok sanırım .... )

    r = errr

    s = ess; (ß ==> ss - türkce'de yok / ş harfi yok almanca'da; ama ş ==> sch)

    t = tee

    u = uu; ü = üü

    v = fauu

    w = weee

    x = ikss (türkce'de yok)

    y = üpsilon

    z = tzet

    sch = ş (schule = şule = okul; schere = şeere = makas)

    Gendarmarie = jandarmarii (Jandarma Yeri)
    (bazı G harfleri J olarak söylenir, ama G olarak yazılır)

    Garage = garaje

    ei = ay (Eimer = Aymaı = kova ; Ei = Ay = yumurta)

    Hertürlü ilave fikir ve düşüncelerinizi bekliyorum.....

    ....Teşekkürler ........
#10.12.2010 16:22 0 0 0
  • Arkadaşlar, bu schwäbısch fıkralarını, eğer isterseniz, tercüme ederim...;
    hoşunıuza gideceği dileklerimle... .
    Schwäbische Witze

    Drei Allgäuer Jungbauern sitzen am Stammtisch und unterhalten sich. Alle klagen darüber, wie schwer die Zeiten für die Bauern geworden sind, und wie mühsam sie es haben. Der erste meint: "S'Geld roicht halt henda ond vorna et - mir hend sogar onsern Hond weg doa müssa, was der all Woch gfressa hot, des isch oifach zviel worda." Der zweite nickt bestätigend: "Ja ja, so isch's. Mir hend sogar d`Katz hergebe müssa, des Futter für des Viech hend mir ons emme leiste kenna." Da meint der dritte: "ha des isch ja no gar nix. Mir hend sogar d'Muattr abgschafft". Als ihn die zwei andern verständnislos angucken, ergänzt er: "Ha, des isch ganz oifach: d'r Vaddr ka emme, i derf net, ond bloß wegem Nochber halta, des lohnt sich et."

    Lauft spät abends a Schwob en Tübinga über dui Neckarbruck ond sieht, wia do a Student in's Wasser nei kotzt. Ruft er dem Studentle zua: "So isch's reacht Male, no s`Arschloch g'schont."

    Kommt ein Schwabe zur Autowaschanlage und will dort sein Auto waschen lassen. Weil er so etwas noch nie gemacht hat, fragt er vorher, was er denn machen müsse. Das sei gar kein Problem, erklärt ihm der Besitzer, er solle sich exakt an die Anweisungen auf den Schildern halten, dann könne nichts schiefgehen. Kurz darauf kommt ihm der Schwabe triefnaß entgegen. Er fragt den Schwaben: "Was ist denn mit Ihnen passiert?" Der Schwabe antwortet: "Ha, do war a Schild 'Gang raus!' - Hano, do ben i halt raus ganga."

    Steigen zwei Goga den Wengert hinauf. Vater und Sohn. Weisst der Sohn mit dem Kinn auf das Nachbargrundstück und sagt : "Vaddr - a Haile" (kleine Hacke)
    Nickt der Vater zustimmend und sagt : "em 'ra" .
    (hat mir Reinhold Ege aus Sindelfingen zugeschickt - danke dafür)

    Dia Ärzt send au nemme des, was se amol waret ", sagt Oma, die gerade 80 Jahre alt geworden ist. " Mit 18 hab i mi emmer ganz ausziega müssa, mit 40 habe bloß no dr Oberkörper freimacha müssa. Jetzt wellet se bloß no d`Zonga seha! ".

    Die Oma ist schwer erkrankt. Der Arzt wird gerufen, der dann mit seiner Medikamenten - und Gerätetasche im Schlafzimmer der Patientin verschwindet. Die Familie wartet besorgt im Wohnzimmer auf die Diagnose. Da kommt der Arzt wieder aus dem Krankenzimmer heraus und verlangt ein Stück Draht. Kurze Zeit später bittet er um eine Beißzange. Als er dann schließlich zum dritten Mal erscheint und nach einem Brecheisen fragt, sinkt der Opa aufs Sofa und fragt tonlos: " Om Hemmels Willa, Herr Doktor, was hot se denn? ". Da antwortet der Doktor wütend: " Woher soll i denn des wissa - bis jetzt hanne ja no net amol mai Dasch aufbrocht! ".

    en maa goht in raveschburg iberd schussabrück und guckt nunter; sieht oiner, der wo direkt an dr schussa stoht und versucht zum trinka. "schpinnsch du, du kaasch doch koi wasser it uas dr schussa saufa!!" schroitr zu dem rab. "wie bitte, ich kann sie nicht verstehen?!?" (alles klar, ein fischkopf) darauf na dr maa: " Langsam trinka !!"

    Fikir ve düşüncelerinizi bekliyorum.....IN ....mi, yoksa....OUT .... mu ..?

    .......Teşekkür ediyorum .....
#10.12.2010 14:23 0 0 0
  • beğendiğine teşekkür ederim.....:)

    hertürlü lamnaca öğrenme ile ilgili sorularına yanıt vermekten memnuniyet duyarım....)
#08.12.2010 08:25 0 0 0
#06.12.2010 20:01 0 0 0
  • FİİLLERİN DEĞİŞİK HALLERİ - EN BASİT CÜMLELERİN KURULUŞ MANTIĞI

    FİİLERİN HALİ

    Örnek: - geh (en) ==> esas fiil

    Fiilin 1. kökü: Emir verici hali ==> geh ! (Git) / Önüne İsim eklenmez !
    örnek: geh jetzt, veya: bitte geh endlich

    Fiilin 2. kökü: şimdiki zaman ==> geh (e) / Önüne genelde "Ich" isimi eklenir !
    örnek: Ich gehe ; ancak kimi zaman da, SIE, ES de eklenir:
    es gehe (es gehe Ihm gut)
    Sie gehe (Sie gehe zum Sportplatz)

    Fiilin esas hali: Fiilin esas hali genelde çogul cümlelerde kullanılır !
    Önüne Wir/Sie/Es eklenir
    örnek: Wir gehen alle zum Sportplatz
    Sie gehen alle zum Sportplatz
    es gehen alle zum Sportplatz
    ancak, isimler eklenmeden de kullanılır; messela:

    - eğer fiil en başa gelirse, soru şeklini alır; messela:
    gehen alle zum Sportplatz ?
    - eğer fiil arada gelirse, genelde yorumdur; messela:
    alle gehen zum Sportplatz ?

    bunlardan ileri giderek, fiiler aşağıdaki zaman şekillerini alır:

    ISIM....ŞİMDİKİ ZAMAN....YENİ GEÇMİŞ ZAMAN............ESKİ GEÇMİŞ ZAMAN
    Ich......geh (e)...............ging...................................bin / war gegangen
    Du.......geh (st)..............ging (st).............................bist / warst "
    ER.......geh (t)................ging ................................. ist / war ....."
    Sie......geh (t)................ging................................... ist / war ...."
    Es.......geh (t) ...............ging....................................ist / war ...."

    Ben....gidiyorum..........gidiyordum........................gittim / gitmiştim
    Sen....gidiyorsun.........gidiyordun.........................gittin / gitmiştin
    O (Bay)....gidiyor.........gidiyordu............................gitti / gitmişti
    O (Bayan)....."......................."......................................"..../ ....."
    O (Nesne)....."......................."......................................"..../....."

    İSİM....GELECEK ZAMAN.....BELKİ / BİR İHTİMALLİ GELECEK ZAMAN
    Ich......werde gehen................werde gegangen sein (yaygın kullanılmaz)
    Du.......wirst gehen..................wirst gegangen sein...............".
    Er........wird gehen...................wird gegangen sein................"
    Sie.......wird gehen...................wird gegangen sein................"
    Es........wird gehen...................wird gegangen sein................"

    Ben.....gideceğim.....................gitmiş olmalıyım....................."
    Sen.....gideceksin.....................gitmiş olmalısın......................"
    (O-Bey)..gidecek.......................gitmiş olmalı.........................."
    O(Beyan)...."........................................."..................................."
    O(Nesne)...."........................................."..................................."

    Dikkat: Sie ==> Bayan olanlarda kullanıldığı gibi, Nazik / Kibar olma anlamında olarakda da kullanılır (messela Bayan'a "Sen" yerine " Siz" demek gibi; aynı zamanda "Sie" çoğul olduğunda da kullanılır ("Onlar")

    ES: ==> tüm Nesne (Cisimlerde; yani, ne dişi nede erkeksi olmayanlarda) kullanılır (messela: araba, bebek, pencere, yumurta vbg.)

    1. Yukarıdaki Kurala Göre İlk Cümle Örneği:
    ===========================

    Yorum Cümlesi:
    Ich geh(e) in das (in's) Kino ... Ben Sinemaya gidiyor(um)
    Du geh(st) in das (in's) Kino ... Sen.........".........gidiyor(sun)
    Er geh(t) in das (in's) Kino........O.............".........gidiyor (Bey)
    Sie ..."......"...."......."......."............O............."...............".....(Bayan / Nazik Form)
    Es....."......"...."......."......."............."............."...............".....(Cisim / Nesne)

    in's Kino gehe ich / ich gehe in's Kino arasındaki farklılık:
    in's Kino geh'st Du / Du gehst in's Kino
    Sinemaya BEN/O gider(im).................. / ................Ben / O Sinemaya gider(im)
    (yani, benden / ondan başkası gidemezmiş gibi)..normal ve yaygın bir cümle

    Wir geh (en) in das (in's) Kino....Biz Sinamaya gidiyor(uz)
    in's Kino gehen WIR / WIR gehen in's Kino arasındaki fark aynı yukarıdaki açıklama gibidir

    Ihr geh(t)......."...."........"......"........Siz(ler).....".....gidiyor(sunuz) (Siz / Sizler)
    Sie geh(en)...."...."........"......"........Onlar........".....gidiyor(lar)
    Sie ...."............"...."........"......"............."..........."............."

    Soru:
    gehe ich in's Kino ?....................................Ben(mi) Sinemaya (mı) gidiyorum ?
    geh(st) Du in!s Kino ?.................................Sen(mi) Sinemaya (mı) gidiyorsun ?
    geh(t) Er in's Kino ?....................................O (mu) Sinemaya (mı) gidiyor ?
    geh(t) Sie in's Kino ?..................................O (mu) ........"....................."
    geh(t) Es in's Kino ?...................................O (mu).........."...................."

    Yukarıdaki en öz "şimdiki zaman cümle şekli" diğer zaman şekillerinde de aynen yukarıdaki açıklamalrda olduğu gibi uygulanır.
    Messela: ich werde in's Kino gehen; er ist in's Kino gegangen; Sie wird in's Kino gegangen sein; wir werden ins Kino gehen; Ihr werdet ins Kino gehen vbg.

    Cümle / Soru kuruluşlarında, Cümle / Soru derinliğine göre "IN / AUF vbg." Ekler ve/veya türlü sıfatlar da belirli bir sıraya göre gelir; messela:

    NE ZAMAN: IN / IM / AM / UM/AUF / ZUM / NACH / IHN / IHM / DEN / DEM

    IN: ...Fiil içeren bir Cümledeki Artikelleri: Die, Der, Das

    Örnekler: ich gehe in die Stadt (ben şehre gidiyorum)
    ich bin / war in der Stadt (ben şehirdeyim / şehirdeydim)
    ich gehe in den Wald, in das Auto (in's Auto), in das Theater
    in der Stadt ist es laut = im Stadt is es laut
    in das Haus hinein (in's Haus hinein)

    Fiil içeren bir Cümle bazındaki Sorgulama: Wohin (NEREYE) ?

    Sonuç: bir yere doğru gitmek/yerde bulunmak

    IM: ...Fiil içeren bir Cümledeki Artikelleri: Der, Das

    Örnekler: ich schwimme im See (ben gölde yüzüyorum - içinde -)
    ich bin / war im (am) See (ben göldeyim / göldeydim -içinde-)
    ich gehe im Wald, ich bin im Wald / im Auto / Theater
    in dem Wald ist es ruhig = im Wald / Auto is es ruhig
    im Keller ist es kühl

    yani: birşeyin içinde olmak / içindeki durumu

    Fiil içeren bir Cümle bazındaki Sorgulama: Wo ? (NEREDE) ?

    Sonuç: bir yerin içinde olmak / bir yerin içindeki durum

    AM: ...Fiil içeren bir Cümledeki Artikelleri: Das

    Örnekler: ich laufe am See (ben gölde yüzüyorum - göl kenarında -)
    ich bin / war am (am) See (ben göldeyim / göldeydim -kenarında-)
    ich laufe am Rand, ich bin am Rand / am Meer / am Theater
    am Waldrand ist es laut = am Meer / See is es laut
    am Haus ist es schön

    yani, bir şeyin etrafında olmak, etrafındaki durum

    Fiil içeren bir Cümle bazındaki Sorgulama: Wo ? (NEREDE) ?

    Sonuç: bir yerin etrafında olmak / bir yerin etrafındaki durum

    UM: ...Fiil içeren bir Cümledeki Artikelleri: Der, Die, Das

    Örnekler: ich laufe um den See (ben gölün etrafından yürüyorum - gölün etrafından yürüyorum -)
    ich bin um den / war um den See gelaufen (ben gölün etrafından yürüdüm / yürümüştüm -etrafından-)
    ich laufe um den Wald, ich bin um den Wald gelaufen / fliege um das Meer / laufe um das Theater - bir şeyin etrafından -)
    um das Haus ist es laut / schön

    yani, bir şeyin etrafından etmek, etrafından yapmak

    Fiil içeren bir Cümle bazındaki Sorgulama: Wo ? (NEREDE) ?

    Sonuç: bir yerin etrafından etmek / bir yerin etrafından yapmak

    AUF: ...Fiil içeren bir Cümledeki Artikelleri: Der, Die, Das

    Örnekler: ich laufe auf der Straße (ben caddede yürüyorum-üzerinde -)
    ich bin / war auf der Straße (ben caddedeyim / caddedeydim-)
    ich laufe auf dem Weg, ich bin auf dem Weg / auf dem Berg / auf der Bühne
    auf dem Baum ist es gefährlich = auf dem Trampolin ist es hoch / auf dem Berg ist es schön;
    auf der Ebene ist es herrlich

    yani, bir şeyin üzerinde olmak, üzerindeki durum

    Fiil içeren bir Cümle bazındaki Sorgulama: Wo ? (NEREDE) ?

    Sonuç: bir yerin üzerinde olmak / bir yerin üzerindeki durum

    UNTER: ...Fiil içeren bir Cümledeki Artikelleri: Der, Die, Das

    Örnekler:
    ich laufe unter der Brücke (ben Köprünün altından yürüyorum)
    ich bin / war unter der Matte (ben örtünün altındayım / altındaydım)
    ich laufe unter dem Himmel, ich bin unter dem Hang / unter dem Hügel / unter der Bühne
    unter dem Baum ist es ungefährlich = unter der Treppe ist es flach / unter dem Bett ist es vol; unter der Decke ist es warm

    yani, bir şeyin altında olmak, altındaki durum

    Fiil içeren bir Cümle bazındaki Sorgulama: Wo ? (NEREDE) ?

    Sonuç: bir yerin altında olmak / bir yerin altındaki durum


    ÜBER:....Soru ==> WO, WORÜBER
    bir şeyin üzerinde / üzerine, hakkında (ich rede gerne über die Gesundheit; ich laufe über die Brücke; die Kann läuft über)

    NACH: ....Soru==>WOHIN
    bir yere doğru (yer, genelde artike4lsiz bir mekan anlamında) (Theo, wir fahren nach Lotsch)

    ZU:...Soru==> WOHIN, WEM (Artikel: Die, Der)
    bir şey hk; bir yere / kişiye / hedefe doğru; zu dem Lied...; zu Ihr (Artikeli Die olursa), zu Ihm (Artikeli Der veya Artikelsiz bir isim olursa)

    ZUR:...Soru==> WOHİN, WEM (Artikel: Die
    Zur = zu Ihr = zur Tante, zur Küche, zur Bühne
    bir yere / kişiye doğru

    ZUM:....Soru==> WOHİN, WEM (Artikel: Der, Das
    Zum = zu Ihm = zum Vater
    bir yere / kişiye doğru

    IHN:....Soru==> WEN - KİMİ (Artikel: Der, Das
    ich liebe den Wald / Mann / Sportplatz / das Auto / Kind = ich liebe Ihn
    bir kimseyi ....

    IHM:....Soru==> WEM - KİME (Artikel: Der, Das
    ich gebe dem Vater dıe Jacke / dem Auto Öl / dem Kınd das Spielzeug = ich gebe Ihm die Jacke hatta ich gebe Sie Ihm - gebe Ihm Öl - ich gebe es Ihm - ich gtebe Ihm das Speilzeug hatta ich gebe es Ihm
    bir kimseye...

    DEN:....Soru==> WOHİN, WEN, WAS - NEYİ (Artikel: DIE, DER)
    ich gehe in den Wald, den schlüssel habe ich dabei, der Ast ist dünn, den Mann kenne ich, den Lehrer habe ich gefragt, die Jacke ist klein
    bir nesneyi / cismi değerlendirmek

    Örnekler:

    IM / AUF aynı yerlerdede kullanımı mümkün olsa bile anlamı değişir;

    FARKI: "IM" olursa ==> birşeyin içinde (messela Çatıkatı /-Çatı içinde)
    ich bin im Dachgeschoß / ich bin im Dachkeller)

    "AUF" olursa ==> birşeyin üstünde (Çatıda - ama üzerinde)
    (ich bin auf dem Dach / auf dem Dachgeschoß)

    ZUM ==> bir yöne / isme doğru olan fıılli cümle (ıch gehe zum Sportplatz)
    SORU: WOHIN gehst Du ?
    (Artikeli Der, Das olan isimli fiillerde kullanılır)

    ZUR ==> bir yöne / isme doğru olan fiilli cümle (ich gehe zur Kneippe
    SORU: WOHİN gehst Du ?
    (Artikeli Die olan veya Artikeli hiç olmayan isimerde)
    (ich gehe in die Kneippe / zur Stadt)

    - ich bin in der Stadt (ben şehirdeyim - ama ben şehirin içindeyin denilmez)
    - ich bin im Kino (ben Sinemadayım - ama ben sinemanın içindeyim denilir)
    - ich sitze auf dem Stuhl (ben sandalyenin üzerinde oturuyorum)

    Das, Dass / Daß:

    Das_==> ismin, nesnenin (erkeksi ve dişı olmayan isim) Artikeli

    Das / Daß ==> görmemesi, gelmemesi, yapamaması, inanmaması gibi; yani:
    biri bir şey söylüyor, sizde onun söylediğini inanmıyorcasına veya hayretle karşılamanız yorumunu yapıyorsanız veya bir cümleyi bir sifat ile bağlıyorsanız, sıfatın önüne de, daß gelir

    Örnek:
    - Daß das Kind das Auto nicht gesehen hat, das ist nicht zu fassen
    - Daß alle das Haus kaufen wollen, das ıst doch absurd
    - Daß hübsche Mädchen in den Kinos beliebt sind, das wußte jeder Star
    - die Männer lieben Autos, daß schnell und elegant ist
    - Unlösbar war, Daß das Ei vom Huhn und nicht die Kücke vom Ei stammt,
    - Daß das Deutsch sprechen keine Kunst ist, das ist doch wohl selbstverständlich.........

    Arkadaşlar.......Sizlere belirsiz veya farklı gelen veya eklenilmesini istediğiniz herşeyi, hertürlü soru, örnek ve yanıtlarınızla geçmenizi bekliyorum....

    Teşekkürler......
    Hertürlü sorularınızı & yorumlarınızı geçebilirsiniz.....:)
#03.12.2010 22:09 0 0 0
#03.12.2010 16:47 0 0 0
  • mesajini maalesef anlayamadim; smile sembolleri mi fazla yapilmiş .... yoksa "ß"
    yerine "ss" yazmadığım için mi ... anlayamadım ....??

    ayrıca "sahte dostluklarda elin dizginde yürümelisin" ne anlamda yazılmıştır....?

    sanırım daha objektiv olsan, herkes daha rahat anlar; samanlıkta iğne aramaya benzetmeye gerek yokki ....

    ama genede teşekkürler her ne için uyarı ve ....sahte dostluk yazısı ... linkini ekledi isen...
#03.12.2010 15:41 0 0 0
  • SİZ SORUN - BİZ CEVAPLAYALIM....
    =======================

    Sorularınızı, mümkünse, takıldığınız cümlelere ait, türkce ve almanca 1-2 örnek ile yazın.

    MESSELA:

    - ne zaman das, ne zaman daß.....
    (daß das sehr einfach ist, das wußte er-ich weiß, daß das sehr einfach ist)

    - ne zaman weil, aufgrund, wegen, da, denn, aufgrunddessen..
    (ich weiß es, weil es sehr einfach ist; weil es sehr einfach ist, weiß ich es)

    - ne zaman DER, DIE, DAS (veya: EIN, EINE, EINEN, EINEM, EINES, EINER)

    - her türlü sayı nasıl oluşturulur, ezberlemeden.....?
    1278 => Eintausendzweihundertachtundsiebzig = Yazi mantik hep ayni)

    - nasıl en kolay şekilde basit bir soruya en kısa cevabı veririm.....
    weißt Du es, daß es sehr einfach ist ? Ja, ich weiß, daß es sehr einfach ist

    - nasıl en kolay soru sorabilirim.....
    weißt Du`s, wie es geht ? Wer weiß es, wie es geht ?

    GENEL BASİT TAVSİYEM HEP ŞUDUR:

    - ifade etmek istediğinizi 1 - 2 türkce örnekli cümle ile belirtin ...
    - bununla ilgili takıldığın soruyu türkce olarak sor ...
    - almancasını sormadan almanca yazmış olsaydınız, nasıl yazardınız, belirtın
    (yanlış yazılması önemli değil - yanlışınızın yerini Sizlere sebebleri ile hem gösterir, hem doğrusunuda mantıki açıklamaları ile belirtiriz.)

    ==> - biz de size, sorularınıza GENE MANTIK KURALINA DAYANAN cevap veriririz
    - nerede niçin takıldığınızı ve takılmamanız için neyi, nasıl yapmanız gerektiğini bir kaç örnekler ile açıklarız
    - çözümlerin gerisi çorap söküğü gibi sizden gelir sonra zaaten....

    Siz sorun, biz cevaplayalım .....

    Kolay Gelsin
    Murat
#03.12.2010 14:25 0 0 0
  • Konu: Kafein
    ellerine sağlık; çok kahve içenlerdenim; ancak, yenice aldığım bir haber, Kafein in vücudun yağ sökme özelliğini azaltıp, aksine, yağ toplamayı arttırdığı şeklinde idi...
    özellikle suda ergiyen kurutulmuş Kahve; o zamandan bu yana bu cins kahveyi nerdeyse hiç tüketmiyorum....
    Murat
#03.12.2010 13:56 0 0 0
  • beğendiğine teşekkür ediyorum....

    Dilediğin hertürlü sorularınu aktarabilirsin; yardım etmekten büyük keyf duyarım.....

    İnan, alman'ca da herşey mantığa dayanıyor; bu mantığı anlayacak ve en basit şekilde, hatta örnekler ile aktarıldığında, anlamamak mümkün değil....

    Başarılar
#03.12.2010 12:41 0 0 0
#01.12.2010 21:37 0 0 0
  • FACEBOOK SİVİL İNSANLARIN SANAL ORTAM OYUNCAĞI, HATTA BELKİ TİCARİ AMAÇ İÇİNDE KULLANDIĞI BİR ARAÇ İSE, WikiLEAKS, SANIRIM BU ATAĞINI ILK KEZ BU ŞEKİLDE YAPARAK, POLİTİKACILARIN OYUNCAĞI OLMAYI HEDEFLİYOR OLSA GEREK; DOĞRU DA OLSA, ABARTILI DA OLSA, REKLAM İÇERİKLI DE OLABİLECEĞİNDEN, PLANLANAN RANTLAR ÇOK YÜKSEK OLABİLİR; PROFESYONEL OLAN KİMSELER NİÇİN BUNU ÇOK ÖNEMSEDİĞİNİ HİS ETTİRSİNKİ ? O ZAMAN WİKİLEAKS HEDEFLEDİĞİ SONUCA YAKLAŞMIŞ DA OLUR. ÖYLE VEYA BÖYLE, SONUÇTA HERKESİN FİKİR VE YAZI ÖZGÜRLÜĞÜ GELİŞMİŞ ÜLKELERDE KABUL EDİLDİĞİNE GÖRE, BUNU DA ÖYLE GÖRMEK LAZIM, FARKLI TEPKİSİNİ SERTLİKLE DEĞİL, PROFESYONELCE VE BÜYÜK BİR SAKİNLİKLE KARŞILAMAK GEREKTİĞİ İNANCINDAYIM; ŞİRKETİN ceo'SU, EYVAH - BİR İFTİRA ATILDI, ŞİRKETİM BATIYOR DİYE HERKESE SERT ÇIKAR İSE, BORSA DEĞERİ DÜŞER, İNSANLAR ENDİŞE İLE KARŞILADIKLARI İÇİN, ONLARI İKNA EDEMEDİĞİ İÇİN....O SEBEBLE, MADDI & MANEVİ AÇIDAN GÜÇLÜ VE REEL KATMA DEĞERLER YARATAN ÜLKELER BÖYLESİNE ÖZGÜR YORUMLARDAN HORTUM YARATMAZLAR KANISINDAYIM. BORSA'DA EN ÇOK PARAYI KİM VE NASIL KAZANIR BELLİ ZAATEN. BU KIMSELER ÜLKELER ARASI HORTUMLAR YARATARAK, WİKİLEAKS SAYESİNDE, EMELLERİNE ULAŞIRLAR ..... TABII CİDDİYE ALDIĞINI HORTUMLAR YARATARAK BELLİ EDERSEN; CEO'LAR NE YAPAR OYSA: FİRMA İÇERSİNDEKİ PROBLEMLİ BİR YÖNETİCİYİ, DIŞARIYA - YANİ, BORSA'YA HİÇ BELLİ ETMEMEK İÇİN - GİZLİCE VE ANLAŞARAK, YOLLARINI DOSTCA AYIRIRLAR; KİMSE PROBLEM OLDUĞUNUN FARKINA BİLE VARMAMIŞ OLUR BÖYLELİKLE ...ABD'DE EMLAK SEBEB GÖSTERİLEREK BİR BALON PATLADI (GERÇEK SEBEBİ BÜYÜK BİR ALDATMACA IDI), ULUSLARARASI DENGELERİ ALT ÜST ETTİ, KAZANANLAR GENE ONLARDI; AYNI KİŞİLER ŞİMDİ WİLİLEAKS OYUNU SAYESİNDE POLİTİKA BALONU PATLATMAYA CALIŞIYORLAR - BU TUZAĞA DÜŞENLERE - ....

    SAYGILAR
    MURAT
#01.12.2010 20:49 0 0 0
  • Gerçekten çok derin ve uygulanabilse, mükemmel...; ancak, bana göre en büyük Kalite Yönetimi veya Kalite Yönetimi Kıskacı mı diyelim ... "Rüşvet yatkınlığında" yatıyor.
    Yurtdışı ağırlıklı konumum gereği ile, bu hadiseyi derinden ve en büyük şirketlerde sürekli gördüm; Teyoride, yani Görünürde herkes Kalite Savunucusu, ama Pratikte herşey çok farklı;
    Yönetim Kurulu Başkanı da büyük ihaleler nasıl alındığını bildiğinden, altındaki küçük ihale açan çalışanlarına da aynı müsamayı göstermek durumunda kalıyor.
    Yani, her bir Talep'in arkasında, hep aynı Rant yeme iştahı yatıyor; kimileride rantı arttırmak için, sözüm ona modernleşme - çağdaşlaşma ya giden - araç, gereçlere savuruyor - ama boşa değil .... heryerde; hastahanelerde, fabrikalarda, okullarda, kurumlarda, hatta tüm alt- & üstyapı çalışmalarında - heryeri sarmış durumda...;
    Gerçek anlamda mühendislere, işletmecilere serbest çalışma imkanları verilse, ne mucidler çıkar....
    Ama, yılmadan devam edilecek gene - buna inanıyorum; yaptıklarınızı tebrik ve taktir ediyorum...
    saygılar
#30.11.2010 19:35 0 0 0
  • ...Teşekkürler .....

    herkes bir polistir ..... bunu bir algılasa .... o zaman çok olumlu sonuçlar alınır her alanda .... "bana ıssırmayan yılan 40 yıl yasasın" demek, bence "Dost görünen bir düşmanın" icad ettiği ve bizlerinde kandığı bir yorum olsa gerek ....
#30.11.2010 19:15 0 0 0
  • Konu: Türkçemiz
    Teşekkürler....., çok haklısın....

    messela PRİNTİNİ aldınmı yerine, niye ÇIKTISINI veya KAĞIT ÇIKTISINI aldınmı denilemesinki ? .... Türkcesini söylemek isteyip de, ayıplanırım sanan, esas en büyük ayıbı yapıyor bence; önce kendine, sonra herkese.....

    ...sanırım Londra'nın bir Kütüphanesinde 19 cu yüzyıl başlarında 2 Lord arasında geçen bir Konuşma geçiyor; Konu ise: TÜRKLER veya o zamanın Osmanlı'ları....;
    Lord'un biri diğerine sorar:
    - "efendim, bu Türkleri nasıl yeneriz" - diye;
    diğer Lord yanıtlar:
    - "önce dillerini, sonra dinlerini ve arkasında da aile birliğini yok edersin" - der....

    İçinde bulunduğumuz durumu kimlerin aklına gelmiyor, sorarım herkese...
#30.11.2010 19:05 0 0 0