N.N.

N.N.

Üye
23.04.2010
Üsteğmen
22.919
Hakkında

Mən Fəxir Edirəm ki,Azərbaycanlıyam..Heydər Əliyev..

  • noimage

    Allah’ım sen kimi dertle hasta etmek dilersen ona ağlayış kapısını kapatırsın. Kimi de beladan kurtarmak dilersen gönlüne sızlanma ve ağlayış verirsin.

    Altın ne oluyor, can ne oluyor, inci, mercan da nedir bir sevgiye harcanmadıktan, bir sevgiliye feda edilmedikten sonra.

    Aslanın boynunda zincir bile olsa, bütün zincir yapanlara beydir aslan.

    Aşıkların gönüllerinin yanışıyla gözyaşları olmasaydı, dünyada su da olmazdı, ateş de.

    Aşk nasip işidir, hesap işi değil.
    Aşk adayıştır, arayış değil.
    Sen adanmış ve yanmışsan bu uğurda,
    Aşk sana uzak değil!Mevlâna Celâleddin-i Rûmî sözleri

    Aşk, bir uçurumdan düşmek gibi bir şey, işte bu yüzden sevgiliye “yar” denir.

    Aşk, davaya benzer, cefa çekmek de şahide. Şahidin yoksa davayı kazanamazsın ki!

    Aşk, etinden topuğuna kadar işlemiş bir nasırdır. Ya canın acıya acıya adım atacaksın ya da canını acıta acıta söküp atacaksın. Fakat her iki yolda da tek bir gerçek olacak. Canın çok ama çok acıyacak.

    Aşk, her şeydedir ama hiçbir şeyde görünmez

    Aşk, öyle engin bir denizdir ki, ne başlangıcı ne de sonu vardır.

    Aşka yanmalı can dediğin.
    Ya canan olmalı ya da canını almalı.
    Yar diyemezsin ki herkese içindeki yaran olmalı.
    Herkesin de bir yüreği vardır amma yürek dediğin bir başka yanmalı.

    Ayıpsız dost arayan, dostsuz kalır.

    Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguları paylaşanlar anlaşabilir.

    Ayrılık içinde insanın gözünü açıp kapayıncaya kadar geçen zaman yıl gibi gelir.

    Başkalarına imrenme, çok kimseler var ki senin hayatına imreniyorlar.Mevlâna Celâleddin-i Rûmî sözleri

    Başta dönüp koşan nice bilgiler, nice hünerler vardır ki, insan onunla baş olmak isterse, baş elden gider. Başının gitmesini istemiyorsan ayak ol.

    Beni bir ben bilirim, bir de Yaradan. Bana bir ben lazımım, bir de anlayan.

    Beri gel, beri!
    Daha da beri! Niceye şu yol vuruculuk?
    Madem ki sen bensin, ben de senim, niceye şu senlik benlik?

    Bil ki.. Domuzların önüne elmaslar serilmez, mücevherden ancak sarraflar anlar başkası bilmez, ne fark eder ki kör insan için elmas da bir cam da, sana bakan kör ise kendini camdan sanma.güzel sözler

    Bilgi, sınırı olmayan bir denizdir. Bilgi dileyense denizlere dalan bir dalgıçtır.

    alıntı..
#21.02.2017 10:38 1 0 0
  • noimage


    Kulak tıkanıklığı, çeşitli nedenlerle geçici olarak işitme azalmasına neden olan ve duyum kalitesi açısından sıkıntıya neden olan bir durumdur. Genellikle kendiliğinden geçmekle birlikte, bazı durumlarda müdahale etmek gerekebilir.

    Kulak Tıkanıklığı Nasıl Geçer
    Kulak tıkanması geçici bir durumdur ve çoğu zaman herhangi bir müdahaleye gerek kalmaksızın kendiliğinden geç
    Özellikle basınç değişikliklerinden kaynaklanan tıkanmalarda herhangi bir müdahaleye gerek yoktur.
    Sakız çiğneme,
    buharlı bir ortamda bulunma
    ağzın açılıp kapanması ya da esneme
    basınç değişikliğinden kaynaklanan tıkanmaları geç

    Kulak Tıkanıklığı Neden Olur

    Kulak tıkanması, östaki borusunda oluşan bazı problemlerden kaynaklanır. Orta kulağı boğazın arkasına bağlayan ve kulak zarının önü ile arkasında bulunan hava boşluklarını dengelemekle görevli olan östaki borusunun çeşitli nedenlerle sıkışması ya da tıkanması durumunda kulak tıkanması ortaya çıkar. Kulağa sıvı kaçması, kulak kirinin birikmesi, basınç değişiklikleri, çeşitli gribal enfeksiyonlar, kulak hastalıkları gibi nedenler, kulak tıkanmasına yol açabilmektedir.

    Kulağa sıvı kaçması genellikle banyoda ya da denizde su kaçması şeklinde olmaktadı Bu durumda söz konusu sıvı bir süre sonra kendiliğinden çıkacaktır. Ayrıca bu gibi hallerde, sıvı kaçan kulak tarafına doğru kafayı eğerek ayak üstünde hafifçe yaylanmak, sıvıyı çıkarabilir. Bunun dışında, kulağa avuç içi yardımıyla pompa yapmak ya da geceleri su kaçan kulak üstüne yatmak da sıvının çıkmasına yardımcı olabilir. Ayrıca eczaneden alınacak kulak damlaları da bu konuda yardımcı olacaktır.


    Kulak kirinin birikmesi ya da kulağa yabancı madde kaçması hallerinde ise, kulağın temizlenebilmesi mümkünse bu yolla tıkanıklık giderilebilir. Kulak kirinden kaynaklı tıkanıklıklarda, eczanelerden alınacak kulak damlaları bu konuda yardımcı olacaktı

    Aşağıda sayılan durumlarda, tıkanıklık devam ediyorsa, doktora başvurulması tavsiye olunur. Aksi halde kulağın kendi çabanızla açmaya çalışmanız sağlık sorunlarına yol açabilir:



    Gribal enfeksiyonlarda, hastalık bitmesine rağmen tıkanıklık devam ediyorsa
    Basınç değişikliğinden kaynaklanan tıkanıklıklar bir günden fazla devam ettiyse
    Kulağa yabancı cisim kaçması halinde
    Kulak kirinden kaynaklı tıkanmalarda damla kullanımına rağmen tıkanıklık devam ediyorsa
    Kulak enfeksiyonlarında
    Kulaktan sıvı gelmesi durumunda
    Kulak ağrısının ortaya çıkması halinde

#15.02.2017 22:33 1 0 0
  • noimage

    Kültürümüzün en önemli parçalarından biri olan Türk Kahvesi; hazırlaması, sunumu, içmesi ile farklı ritüelleri vardır. Osmanlı’dan günümüze kadar süregelen zamanda birçok değişime de uğrayan Türk Kahvesi, telvesi ile ikram edilen tek kahvedir.

    Birçok araştırmaya ve tartışmaya konu olan Türk Kahvesi, espresso ile en çok tüketilen kahve türüdür. Tüm dünyadaki restoran ve kafelerin menüsünde yer alan Türk Kahvesi, birçok kültürde farklı bir şekilde yapılmakta ve sunulmaktadır.

    İngilizlerin çayları gibi Türkler için de Türk Kahvesi için bir zaman dilimi bulunmaktadır. Genellikle sabah ve öğlen saatlerinde tüketilen Türk Kahvesi, içildikten sonraki süreçte “Fal Bakma” ritüeliyle de dikkat çekmektedir. Dini bayramlarda ve kız isteme törenlerinde tercih edilen Türk Kahvesi hakkında söylenen “Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır” cümlesi de atasözü olarak kayıtlardaki yerini almaktadır

    Türk Kahvesi Nasıl Yapılır?

    Her elin yapamadığı, herkesin pek zorlandığı Türk Kahvesi’nin en önemli özelliği bol köpüklü olmasıdır. İşbu köpüğü tutturabilen kişiler, Türk Kahvesi uzmanı sayılabilmektedir. Telvesinin ile beraber şeker oranının da önemli olduğu Türk Kahvesi yapımı sanıldığı kadar zor değildir.

    Türk Kahvesi Tarifi

    Öncelikle tek bir kişi için 1 tatlı kaşığı Türk Kahvesi ile bir kahve fincanı temiz su gereklidir. Cezveye öncelikle kahveyi ardından da suyu ekleyip, hafif ateşte pişirmeye bırakmalıyız. Burada kahvenin başından ayrılmayıp, taşmaması için kontrollü olmalıyız. Kahve üzerinde hafif köpükler olunca, bu köpükleri fincana almalıyız. Bu köpük oranını da fincanın 1/4’ü olarak verebiliriz. Kahve kaynamaya başlayınca, taşmadan kalan kahveyi de fincana koymalı ve bir bardak su ile servis etmeliyiz.

    Şeker oranını ise belirlemeyi şu şekilde yapabiliriz; her bir fincan için az şekerli kahveye yarım küp şeker, orta şekerli kahveye 1 küp şeker, şekerli kahveye ise 2 küp şeker.

    Türk Kahvesi Zayıflatır Mı?

    Sabahları içilen kahvenin sağlığa faydalı olduğunu dile getiren uzmanlar, sabah içilen kahvenin aç karnına tüketilmesi gerektiğini söylüyorlar. Bunun dışında zayıflamaya da yardımcı olan Türk kahvesi, tembel metabolizmayı da harekete geçiriyor.

    Türk kahvesi, yağların erimesine ve dışarı atılmasında yardımcı oluyor. Günde 2-3 fincan tüketilmesi gereken Türk kahvesi, zayıflatmıyor ama metabolizmayı hızlandırarak fazla yağların dışarı atılmasını sağlıyor. Özetle; yapmış olduğunuz diyet ve spora ek olarak günde 2-3 fincan tüketilen Türk kahvesi, zayıflamak isteyenlere destek oluyor.

    Türk kahvesi diyeti olarak geçen bu yöntem, hızlı kilo vermeyi de etkiliyor. Buna göre; 1 fincan şekersiz Türk kahvesi ve ardından bir dilim kepekli ekmek ile yapılan kahvaltılar sonrasında, tokluk hissi artıyor ve sabahları hızlı çalışan metabolizma daha da hızlanarak hızlı kilo vermeye yarıyor.

    Türk Kahvesi Faydaları

    Birçok faydası bulunan ve günde mutlaka 1 fincan içilmesi gereken Türk Kahvesi hakkında uzmanlar da öneriyor. Günde 1 fincandan fazla içmek zararlı olabilirken, 1 fincan ise vücuda ve sindirim sistemine oldukça etkili oluyor.

    Günde bir fincan Türk kahvesi kolon kanseri riskini, kalın bağırsak kanseri riskini yüzde 25, safra kesesinde taş riskini yüze 45 azaltıyor.

    Kahve içenlerde içmeyenlere nazaran daha az diş çürüğünün olması dikkat çekiyor.

    Metabolizmanın yağ yakmasına katkı sağlıyor.

    Kahvenin ayrıca depresyon ve alkolizm tedavisine iyi geldiği biliniyor.

    Şekerli içmemek kaydıyla kilo almayı ve mide ekşimelerini engelliyor

    Kahvenin içerdiği kafein maddesi, sinir sistemini uyarıp zihinsel aktiviteyi güçlendiriyor.

    Uyuşukluğu giderip enerji veriyor ve uyanık kalmayı sağlıyor.

    Yapılan araştırmalar günde 6 fincan kahve içen 55 yaşındaki bir kişinin düşünme potansiyelinin içmeyenlere oranla 6 kat daha fazla olduğunu gösteriyor.

    Kolesterolü düşürüyor.

    Ağrı kesicilerin etkisini yüzde 40 oranında artırıyor.

    Göğüs kanseri riskini azaltıyor.

    Günde 3 fincan kahve içmek astım tehlikesini azaltıyor.

    Kahve girişkenliği arttırıyor.

    Kemikleri güçlendiriyor fakat burada yaşlıların fazla tüketmesinin sakıncalı olduğu biliniyor.

    Yüksek tansiyonu önlüyor.

    Pankreas kanserini azaltıyor.-

    Kalp rahatsızlıklarını büyük oranda önlüyor

    Depresyona karşı etki gösteriyor.

    Türk Kahvesinin zararları

    Türk Kahvesinin zararı olmadığını fakat yan etkilerinin olduğunu söyleyebiliriz. Çok sık tüketildiğinde kalp çarpıntısı yapabildiği gibi, şekerli tüketildiği zaman şeker yüklemesi sonucu sorun yaşatabilir. Kahve, sindirim sistemindeki suyu çeken bir içecek olduğundan dolayı fazla tüketilmemesi gerekmektedir.

    Türk Kahvesinin Cilde Faydası

    Cilt bakımında, doğal yöntem olarak en çok tercih edilen gıdaların başında gelen Türk Kahvesini her cilt tipi uygulayabiliyor.

    İşte Türk Kahvesi Maske Tarifleri

    1.Maske

    1 tatlı kaşığı Türk kahvesi

    1.5 tatlı kaşığı taze sıkılmış limon suyu

    1 tatlı kaşığı Türk kahvesini küçük bir tabağa koyduktan sonra 1.5 tatlı kaşığı taze limonun suyunu yavaş yavaş ilave edin. Malzemeleri iyice karıştırın ve temiz cildinize üze aşağıdan yukarıya doğru olacak şekilde nazik hareketlerle sürün. Tüm maskeyi yüzünüze sürmeye özen gösterin. 5 dakika bekledikten sonra maskeniz kurumaya başlayacaktır. Yüzünüze peeling yaparak soğuk suyla durulayın. Kahvedeki pütürcükler hem ölü hücreyi atacak, hem sivilcelerinize iyi gelecektir.

    2.Maske

    1 tatlı kaşığı Türk kahvesi

    1 tatlı kaşığı zeytinyağı

    Bir kabın içerisine 1 tatlı kaşığı Türk kahvesini ve 1 tatlı kaşığı zeytinyağını karıştırıp, temiz cildinize uygulayabilirsiniz. Karışımı 5 dakika beklettikten sonra da soğuk su ile cildi maskeden arındırabilirsiniz. Bu maskeyi, haftada 1 ya da 2 defa uygulayabilirsiniz.

    3.Maske

    Buz kalıbına Türk Kahvesi ve soda karışımını doldurduktan sonra, her sabah donmuş ve buz haline gelmiş Türk Kahvelerini cildinizde gezdirerek, cilt masajınızı uygulayabilirsiniz. Bu maske, yaşlanmayı geciktirebileceği gibi uykunuzu da açmaya yardımcı olacaktır.

    alıntı..
#08.02.2017 22:55 1 0 0
  • noimage

    Maydanoz kürü, zayıflama ve cilt bakımında önemli bir yere sahiptir. Maydanozun içerisinde yer alan A, K ve C vitaminleri sayesinde hem sindirim sistemi hem de cilt yenilenmesinde oldukça etkili bir kür olduğu bilinmektedir.

    Akdeniz bitkisi olan maydanoz, 2000 yıldır sağlık üzerinde etkilerinden dolayı kullanılmaktadır. Böbrek taşı, bağırsak, idrar yolu enfeksiyonlarına da iyi gelen maydanoz, solunum yolu enfeksiyonlar, bronşit ve astım hastalıklarına da iyi gelmektedir.

    Kalori açısından zengin aynı zamanda demir ve kalsiyum miktarının çoğunu karşılayan bu bitki, kür olarak kullanıldığında zayıflamaya büyük etki etmektedir.

    Maydanozun Faydaları

    Maydanoz içerisinde bulunan folatlar, amino asitleri zararsız moleküllere dönüştürerek, kalp sağlığına iyi gelmektedir.

    Cilt, sindirim sistemi, meme ve prostat kanseri gibi kanserin farklı çeşitlerine karşı koruyucudur.

    Maydanoz içindeki esansiyel yağlar, kalıtsal iltihaplara karşı iyi gelir.

    Maydanoz suyu, astım ataklarını hafifletir.

    Maydanozdaki beta karoten, kılcal damarlara iyi gelir.

    Maydanozu kür halinde kullanıp tüketmek, idrar yolu enfeksiyonlarından kurtulmak için alternatif bir çözümdür.

    Serbest radikallere karşı çok etkili olan maydanoz, akne ve sivilcelerden kurtulmak için bir yöntem olarak kullanılır.

    İçerdiği C, B12, K ve A vitaminleri kemik sağlığına iyi gelir.

    İçerdiği vitamin ve bileşenler yardımıyla böbreklerin düzenli ve sağlıklı bir şekilde çalışması için fayda sağlar.

    Maydanoz suyunun saçlar uygulanmasının saç dökülmesini engeller.

    Maydanozu yemek ya da kür halinde tüketmek, kabızlığa iyi gelir.

    Uykusuzluk sorunlarını çözmek isteyenlere maydanoz tüketmesi önerilir.

    Maydanoz Kürü Nasıl Yapılır?

    Sağlığa birçok etkisinin olduğunu bildiğimiz maydanoz, kür halinde sabahları aç karnına tüketildiğinde zayıflamaya büyük oranda yardımcı olmaktadır. Tek başına elbette bir etkisi bulunmayan maydanoz, diyetin ya da sporun yanında takviye olarak kullanılmalıdır.

    Sadece zayıflamak için de kullanılmayan maydanoz kürü, detoks olarak da kullanılmalıdır. Maydanoz kürü, daha sağlıklı yaşam isteyen ve yaşam kalitesini yükseltmek isteyen herkes tarafından rahatça hazırlanabilen bir kürdür.

    Yapımı ve hazırlaması oldukça basit olan maydanoz kürüne bir orta boy limonun suyu sıkılarak hazırlanır. 10-15 adet maydanoz yaprağı, 1 bardak su ve limon suyu ile karıştırılıp blenderdan geçirilen maydanoz kürü, kahvaltıdan 15 dakika önce tüketilmesi gerekmektedir.

    Maydanoz Kürü ile Zayıflama

    Tek başına zayıflatma etkisi bulunmayan maydanoz kürü ile zayıflama oldukça basittir. Büyük bir disiplin ve özveri gerektiren zayıflama isteği için öncelikle yemek öğünlerini küçültmek daha sonra da spor yaparak destek almak gereklidir. Maydanoz kürü de bu konuda hızlandırıcı takviye olarak, yağ yakımını hızlandıracaktır.

    Ünlü isimlerin kullandığı, ünlü diyetislerin önerdiği maydanoz kürü ile zayıflayan birçok isim de “öncesi/sonrası” olarak sosyal medya sitelerinde birçok paylaşımda bulunarak, zayıflamak isteyenlere motive vermektedir. Maydanoz kürü ile zayıflayanların yorumları genellikle “yağ yakımı” “sindirim sisteminin hızlanması” “rahat nefes alma” “enerjik hissetme” gibi yorumlarda bulunmuşlardır.

    Maydanoz Kürünün İdrar Yolu Enfeksiyonuna Etkisi Nedir?

    İdrar miktarını artıran maydanoz kürü aynı zamanda en doğal idrar söktürücüdür. Böbreklerin düzenli olarak çalışmasını sağlayan maydanoz kürü, bedendeki toksinleri atmaya da yardımcı olur. Escherichia coli bakterisinin yol açtığı idrar yolu enfeksiyonu maydanoz kürünün bu etkileri ile çabucak atlatılabilir.

    Çok fazla tüketmemek şartıyla, günde 1 yemek kaşığı tüketilmesi gereken maydanoz kürünün iyileştirici bir etkisi bulunmadığında bir hekime danışmalısınız. Aksi takdirde, maydanoz kürünün iyileştiremeyeceği oranda ciddi bir enfeksiyonunuz olmuş olabilir. Fakat, yeni başlayan ve ilerlememiş idrar yolu enfeksiyonlarında maydanoz kürü büyük oranda iyileştirici etkiye sahiptir.

    Maydanoz – Limon Kürünün Sivilce Üzerindeki Etkisi Nedir?

    Birçok vitamin ve mineral içeren limon ile yine çok fazla vitamini içerisinde barındıran maydanozun karışımı cilde çok iyi gelmektedir. Maydanoz limon kürü olarak zayıflama dışında cilde uygulanıp, içildiğinde de etki eden bu kür, önce sivilcelerde artış gösterecektir. Korkulacak bir durum olmamakla beraber, zamanla maydanoz limon kürü sivilceleri tamamen yok edecek ve izlerini de geçirecektir.

    Bunun için maydanoz-limon kürü sivilce maskesi şu şekilde yapılmalıdır;

    Öncelikle maydanozların sapları ayıklanır.

    Maydanozlar kaynatılmış suyun içerisine atılır.

    5 dakika kaynatılan maydanozlar, 20 dakika demlenmeye bırakılır.

    Suyundan süzülen maydanozlar lapa haline getirilir.

    Yarım limon suyu ile karıştırılan bu lapa cilde sürülür.

    15 dakika bekletilen maydanoz limon kürü temizlenir.

    Bu maske her gün uygulanır.

    Maydanoz – Limon Kürü Zararları Nedir?

    Maydanoz suyu, maydanoz kapsülü, maydanoz kürü gebeliklerde kullanılmaması önerilir. Söktürücü özelliği bulunan maydanozun, gebeliklerde düşüklere sebep olacağı belirtilir.

    Cilde uygulamak istenildiği zaman, aşırıya kaçıldığında ciltte kuruluk ve dökülmelere sebep olur.

    Zayıflamak için aşırı derecede kullanılan maydanoz kürü, vücudun sodyumu tutmasına ve ödem oluşmasına neden olabilmektedir.

    Sodyumun vücutta tutulması yüksek tansiyonu olan hastalarda olumsuz etkilenir.

    Böbrek hastalığı olanları az miktarda ya da doktora danışarak kullanması önerilir.

    Kabızlık durumu için maydanoz kürü kullanmak isteyenler, fazla kullanım sonucunda bağırsak çalışma düzenini bozabilirler.

    Kan sulandırıcı, inceltici ve pıhtılaşmayı önleyici bazı ilaçlar maydanozun etkileşime geçmesi sebebi ile doktor danışmanlığında kullanılması önerilir.


    alıntı..
#08.02.2017 22:33 1 0 0
  • noimage

    Çiçekleri tek tek ve sap ucunda bulunan otsu bir bitki olan çörek otu, çöreklerin üzerine ekilen, kimi yiyeceklere çeşni katmak için kullanılan, susam iriliğinde ve kara renkli tohuma sahiptir.

    Birçok faydası bulunan çörek otu; alerji, AIDS, bağışıklık sistemi, antioksidan etkisi, böbrek, diyabet, iltihabi hastalıklar, kalp ve damar hastalıkları, kanser türleri, mantar, nefes darlığı, yüksek tansiyon ve kolesterol, romatizma ve eklem hastalıklarına karşı koruyucudur.

    Çörek Otunun Faydaları

    Klinik araştırmalara göre; çörek otu birçok hastalığı önleyici, hastalıktan koruyucu ve hatta bazılarında iyileştirici etkisi bulunmaktadır.

    1.DNA yapınızı koruyabilirsiniz

    Dr. Shailendra Kapoor’un “Gastroenteroloji de Çörek Otu ile geliştirilen yeni klinik ve terapötik uygulamalar” adlı makalesinden yapılan çeviriye göre; yapılan deneylerde azoksimetan gibi ikinci derece zehirli maddelere maruz bırakılmış kolon dokularındaki kanser gelişimini de önlemiştir.

    2.Ağız sağlığı

    Diş Hekimi İsmail Özkanlı, kortizonlu ilaçlar vermek yerine hastalara verilen çörek otu; çekilmeler, uçuklar ve iltihapları kısa bir sürede geçirmiştir.

    3.Akciğer koruyucusu

    Trakya Üniversitesi tarafından yapılan araştırmanın sonucuna göre; Doç. Dr. Mehmet Kanter şu açıklamalarda bulunmuştur: Çörek otunun faydası konusunda ileride preklinik araştırmaların, toluene maruz bırakılan farelerde akciğer hasarına karşı potansiyel bir tedavi olarak faydalı olabileceğine inanıyoruz.

    4.Yaraya etkileri

    Marmara Üniversitesi’nden Yasemin Varol, Dnş. : Prof. Dr. Fikret Vehbi İzzettin, Prof. Dr. Adile Çevikbaş tarafından yapılan araştırma sonucu; çörek otu yağı uygulamasının yara iyileşmesini hızlandırdığı yönünde olmuştur.

    5.Diyabetlerde kullanımı

    Çörek otu yağının temel bileşeni Timokinon, insülin sekresyonunu artırarak glukoz kullanımında artışa ve hepatik glukoz üretiminde azalışa sebep olur. Böylelikle bozulmuş karbonhidrat metabolizmasını düzeltici yönde, diğer bir deyişle antidiyabetik etki gösterir (Pari & Sankaranarayanan, 2009). Timokinonun insülin sekresyonu üzerindeki moleküler mekanizması henüz aydınlatılmamıştır.

    Çörek Otu Nasıl Tüketilir?

    Neredeyse her gün, 1 yemek kaşığı çörek otunu yiyerek tüketebilirsiniz. Öncelikle, çörek otunu ağızda yumuşatarak çiğnemeli ve acımsı tadını bıraktıktan sonra yutkunmalısınız. Bu şekilde tükettiğiniz de hem etkisi daha fazla olacak hem de midenizde ve boğazınızda yanma olmayacaktır.

    Çörek Otu Ne Kadar Kullanılmalıdır?

    Diğer tüm ilaçlar ve bitkisel ürünler gibi, çok kullanıldığı takdirde birçok yan etkiye sebebiyet vermektedir. Bu yüzden çörek otunun bazı ölçüleri vardır.

    Şöyle ki;

    Çörek otu Yağı – Günde 3/5 damla

    Çörek otu Kürü – 6 ay düzenli kullanım

    Çörek Otu Nasıl Yetiştirilir ?

    20 ile 60 cm boyunda tüylü bir gövdeye sahiptir. Alt yaprakları saplı, üst yaprakları ise sapsızdır. Çiçekler 5 yapraklıdır ve yeşil, mavi, mor renktedirler. Çörek otu bitkisi sıcak, zengin içerikli, çok killi ve kumlu olmayan toprakları sever. Ekim öncesi hazırlanan toprak, ilkbaharda ekilebildiği kadar erken ekilmelidir. Orta dozda bir kimyasal gübreleme veya iyi yanmış hayvan gübresi kullanılmalıdır.

    Çörek Otu İle Zayıflama

    Hepimizin en büyük dertlerinden biri olan kilo problemine çözüm oluyor. Birçok problemin çözüm kaynağı olan çörek otu, zayıflama konusunda da en büyük destekçimiz olarak evimizdeki yerini alıyor.

    Kahvaltı ve yemeklerden yarım saat önce, yani günde 3 kez ortalama 200 tane çörek otu tohumunu çiğneyerek yutmak zayıflatmaktadır.

    İştah kapatma, karaciğeri temizleme ve bağırsakları çalıştırma etkisi olan çörek otu, ya ağızda çiğnenerek ya da suya yağı damlatılarak kahvaltıdan önce tüketilmelidir.

    Çörek Otu Yağının Zararları Nelerdir?

    Antibiyotik ve ağrı kesici kullananların, çörek otu tüketmemesi gerektiğini söyleyen uzmanlar, çörek otu zararlarını şu şekilde sıralıyor:

    -Kan şekeri düşük olanlar kullanmamalı,

    -Kanser tedavisinde doktora danışarak tüketilmelidir,

    -Uzun süre kullanımda karaciğer ve böbreklere zarar verebilir,

    -Hassas ciltlerde alerji yapabilir,

    -Böbrek taşlarını harekete geçirebilir, doktor kontrolünde kullanılabilir.

    Çörek Otu İle Cilt Bakımı Nasıl Yapılır?

    -Ciltte meydana gelen doğum lekeleri, sivilce izleri, yara izlerine,

    -Ölü derinin atılması ve cilt hücrelerini yenileme,

    -Ciltte pürüzsüz ve parlak görüntüye,

    -Cilt direncini artırmaya,

    -Cildi sıkılaştırmaya yarar.

    Çörek otu yağı eşit miktarda zeytinyağı ile birlikte karıştırılarak, temiz cilde düzenli bir şekilde uygulanır. 1 saat bekleyen bu maske daha sonra yıkanır.

    Bal ile karıştırılan çörek otu, öncelikle robottan geçirilerek un haline getirilir. 4 saat dinlendirilen bu karışım, ortalama 15 ila 20 dakika arasında ciltte tuttuktan sonra soğuk su ile yıkanmalıdır. Bu karışımı günde 1 kez uygulamak, cilt lekelerinde azalmaya yardımcı olacaktır.

    alıntı..
#08.02.2017 22:23 1 0 0
  • noimage

    Gülgillerden olan böğürtlen, organik asitler, mineraller ve vitaminler bakımından oldukça zengin bir meyve türüdür. Böğürtlenlerde çiçeklenme Mayıs ayında başlayarak, Ağustos ayına kadar devam eder. Ülkemizin neredeyse her bölgesinde sıklıkla yetişen böğürtlen, genellikle yol kenarlarında kendiliğinden gelişmektedir. Dikenli bir ağaç meyvesi olan böğürtlen; ormanlarda, bahçelerde, yol kenarlarında ve ağaç diplerinde yetişmektedir.

    Böğürtlenin faydaları nelerdir?

    Yaşlılıktan kaynaklanan hafıza kayıpları önler.
    Böğürtlen suyu ishale iyi gelir.
    Böğürtlen yaprağı ağız içi yaralara iyi gelir.

    Böğürtlen kökleri ayak yorgunlarını geçirmektedir.
    Kurutulmuş böğürtlen yaprakları, öksürük şurubu niyetine kullanılabilir.
    Böğürtlen çiçeğinden hazırlanan losyon, cilde iyi gelmektedir.
    Her gün düzenli olarak tüketilen böğürtlen, kanserden korur.
    Diyabet hastaları içim önerilen böğürtlen, en büyük şifa kaynağıdır.
    Yapraklarının kaynatılması ile oluşturulan su, bademcik iltihaplarını geçirmektedir.
    Kurumuş böğürtlen köklerinin suyu böbrek taşlarını düşürmede yardımcı olur.

    Böğürtlen yaraları iyileştirir.
    Göğüs ve solunum yolları rahatsızlıklarında şifa verir.
    Tansiyonu düşürür.
    Tok tutma özelliğinden dolayı, zayıflamaya yardımcı olur.
    Doğadaki en iyi antioksidanlardan biridir.
    C vitamini en yüksek olan meyvelerden böğürtlen, vücut direncini artırır.
    Genital akıntılara iyi gelir.
    Vücut yorgunluğunda etkilidir.
    Kabızlığa iyi gelen böğürtlen aynı zamanda idrar söktürücü olarak da kullanılabilir.
    Basur rahatsızlığı için meyvesi ve kökleri iyi gelmektedir.
    Böğürtlen biberiye ile karıştırılarak tüketildiğinde migren ağrısına çözüm olur.

    Böğürtlen kökünün faydaları nelerdir?

    Böğürtlen kökü, suda kaynatılarak hazırlanmaktadır. Kökü yerine kaynatılmış suyu tüketilmelidir. Hemen tüketilmesi gereken böğürtlen kökü, ayak yorgunluğuna iyi gelmektedir. Bunun için; böğürtlen kökü 1 litre suda kaynatılır. Ayaklar, su ılıyana kadar bekletilir.

    Böğürtlen kökü suyu içilebilmektedir de. Şöyle ki; 3 böğürtlen kötü bir tencereye koyulur. Üzerine kaynatılmış su eklendikten sonra 5 dakika daha kaynatılır. Daha sonra demlenmesi için 10 dakika bekletir. Böğürtlen kökü suyu, süzdükten sonra içilir. Bu su da, yine birçok sağlık sorunlarına iyi geldiği gibi koruyucu etkisi de bulunmaktadır.

    Böğürtlen çayı nasıl hazırlanır?

    Böğürtlen kökü içmek istemiyor ya da böğürtlen kökü bulamıyorsanız, mevsimi olmadığı zamanlarda böğürtleni birçok aktarda bulabilirsiniz. Kurutulmuş böğürtlen yapraklarını kaynamış suya ekleyip, 10 dakika demlemeye bıraktıktan sonra içebilir ya da taze böğürtlenleri ezdikten sonra kaynamış suya atarak 10 dakika daha kaynatabilirsiniz. Posayı süzerek suyu gönül rahatlığıyla içebilirsiniz.

    Yüksek tansiyon için 3 kahve kaşığı kurutulmuş yaprağı, 1/8 litre suda iyice kaynatılır. Bu çaydan günde iki fincan içmek yararlıdır.

    Böğürtlen reçeli nasıl yapılır?

    Sağlığa birçok faydası bulunan böğürtleni, her zaman taze bir şekilde sofralarında bulundurmak isteyenler için böğürtlen reçeli en güzel yiyeceklerden biridir. Peki böğürtlen reçeli nasıl mı yapılır? İşte cevabı!

    Öncelikle 600 gram böğürtleni yıkıyor daha sonra çelik tencereye koyuyorsunuz. Üzerine 400 gram toz şekerin döküldüğü böğürtlenleri 30 dakika bekletiyorsunuz. Ara ara daha önce hiç kullanılmamış olan tahta kaşıkla karıştırıyorsunuz. Önce harlı ateşte daha sonra ise kısık ateşte toplam 20 dakika kaynatıyorsunuz. Tencereyi ateşten indirmeden 1-2 dakika önce ise ¼ çay kaşığı oranında limon tuzu ekliyorsunuz. Karıştırmaya devam ediyor sonra ateşten indiriyorsunuz. Güneşli, tozsuz ve rüzgar alan bir yerde üzerine tülbent kapatarak, cam bir kap içerisinde 1-2 boyunca bekletiyorsunuz. Arada sırada reçeli karıştırarak kıvam almasını sağlayabilirsiniz.


    alıntı..

#08.02.2017 19:47 1 0 0
  • noimage

    Yüksek topuklu ayakkabılar, kadınları oldukça zarif gösteren, kadınsı yönleri öne çıkaran bir aksesuardır. Bu hususta, kadınların güzellik görünmek noktasında her geçen gün farklı kıyafet ve ayakkabılar ile zenginleştirmesi ve tabi ki bunun sonucunda da şıklığına şıklık katma isteği kaçınılmaz bir sonuçtur.

    Ayakkabı seçimleri içerisine de kadınların en çok tercih ettiği ürünlerin başında yüksek topuklu ayakkabılar gelmektedir. Bu ayakkabılar sayesinde kadınlar tüm dikkatleri üzerine çekebilirken, kıyafetler ile doğru kombinlenen yüksek topuklu ayakkabılar sayesinde şıklık elde etmek ise oldukça kolay olmaktadır. Saatlerce kullanıldığında acı verse de, zeminin engebeli oluşu durumunda yürürken bazı güçlüklere neden olsa da, yüksek topuklu ayakkabı giymekten vazgeçmeyen kadınlar için bazı küçük öneriler oldukça işe yarayacak ve bu ayakkabıları daha rahat giyebileceklerdir.

    • Yüksek topuklu giymek zarafeti beraberinde getirir. Ancak, bunun yanı sıra ok yüksek topuklu ayakkabı giymek her daim için en iyi seçenek anlamına gelmemektedir. Yürümenizi zorluyorsanız, ayakkabınız çok fazla bir topuk yüksekliğine sahipse, topuk kısmından 1 ya da 1,5 cm kadar kısaltmak işine yarayacaktır.

    • Topuklu ayakkabılarda ayağınızın ön kısma yığılmasını engellemek için jel tabanlıklar kullanabilirsiniz.

    • Ayak tabanı köprüsü kısmında köprülü tabanlıkları kullanmak rahat ve ağrısız bir ayakkabı deneyimi yaşamanıza yardımcı olacaktır.

    • Eğer günlerinizi topuklu ayakkabı üzerinde geçirmeniz gerekiyorsa, arada ayaklarınızı dinlendirmekte fayda vardır. Gün aşırı olacak şekilde daha rahat ayakkabılar giyebilirseniz, ayaklarınızdaki yükü azaltmış ve dinlendirmiş olursunuz.

    Topuklu ayakkabı seçimi yaparken, ayağınıza yarım numara kadar büyük kalıplı ayakkabıları seçerseniz pek çok sağlıksız durumun ve acının önüne geçmeniz mümkün olacaktır.

    • Topuklu ayakkabı almaya niyetlendiyseniz, bu seçimi yapmak için tüm gün yorgunluk yaşadığınız, iş çıkışı gibi koşturmacaların olduğu bir günün sonunda yapmanız en doğru adım olacaktır. Bu tür zamanlarda topuklu ayakkabı denemeye gidin. Ya da tüm gün alışveriş yaptıktan ve uzun süreler yürüdükten sonra, alışverişin sonunda da bu seçimi yapabilirsiniz. Yorgunluktan bitap düşmüş ayaklar, konfor ve rahatlık arayışına girecektir. İşte bu noktada, hangi yüksek topuklu ayakkabı içinde rahat ediyorsa, o ayakkabı sizin için ideal olan ürün olacaktır.

    Yazar: Gökçe Cömert



#08.02.2017 19:24 1 0 0
  • noimage

    2017 YENİ YIL MESAJLARI

    * 2016 yılından, 2017 yılına birlikte adım atmak ümidiyle, nice yıllarda mutluluk bizimle olsun... Seni Seviyorum, Yeni Yılın Kutlu Olsun Aşkım...

    * Bembeyaz yağan kar, ne yaşanmışsa yaşansın örter geçmişin hatalarını, yeni bir gelecek sunar bize ve yeni bir başlangıç... Yeni yılın tüm insanlığa ve ülkemize barış ve mutluluk getirmesi dileğiyle yeni yılınızı kutlarım... Her şey gönlünüzce olsun...

    * Baharda gelinciklerin en güzel başlangıçları müjdelemesi gibi yeni yılda da tüm güzellikler sizinle olsun... Mutlu ve sağlıklı yıllar...

    * 2017 yılının sağlık, mutluluk, başarı ve bol kazanç getirmesi dileğiyle... Neşe dolu yıllar...

    2017 yılında da hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğimle... İyi ve sağlıklı seneler...

    * Bulutsuz gökyüzü senin olsun demiştim; ümitlerin solmasın, tükenmesin diye... Yeni yılda hiç ümitsiz kalmaman ve hayallerine kavuşman dileğiyle... İyi yıllar...

    * 2017 yılı öyle bir yıl olsun ki, 2016 yılının tüm olumsuzluklarını bize unutturabilsin... İsteklerimizin gerçekleşeceği bir yıl dileğiyle...

    * 2016'ya Elveda, 2017'ye Merhaba... Hoş geldin Yeni Yıl...

    * 2016 yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalıyor, umarım 2017 size daha fazla umut, daha fazla sevinç ve daha fazla mutluluk getirir... Mutlu Seneler...

    * 2016 yılı acılarımızla, sevinçlerimizle geride kalacak, 2017 daha fazla umut, daha fazla sevinç, daha fazla mutluluk getirsin... Yaşamında güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep seninle olsun... Yeni yılın sana ve tüm sevdiklerine sağlık, mutluluk, başarı, sevgi ve huzur getirmesini dilerim... Mutlu Yıllar...


    .noimage

    alıntı..
#28.12.2016 19:13 1 0 0
  • noimage
    ----------------------------------------------------
    noimage
    noimage
    Kaç kere yemin ettim
    Kaç kere söz verdim veda ederken
    Kaç kere İçime aktı göz yaşlarım
    Kaç kere tutamadım sözümü
    Her seferinde yine çıktım karşına
    Yenildim her seferinde
    Bulutlarda gezen bu arsız
    Bu kadersiz,vurgun yemiş yüreğime.
    Bu son veda olsun
    Dayan,
    Dayan yüreğim dayan.
    noimage
    İstediğin oldu işte
    Sen yazdın sen oynadın bu senaryoyu
    Sen attın beni karanlıkların kucağına
    Mutlu ol sevdiğim
    Artık hiç dönmeyeceğim
    Sen galipsin bu sevda savaşında
    Demiştim öncesinden
    Ben alıştım
    Hayatın kahrını çilesini çekmeye
    Ben alıştım
    Terk edilmeye tükenmeye
    noimage
    Yağmayın güz yağmurları gibi
    Akmayın yanaklarımdan
    Coşmayın çağlayanları sustururcasına
    Gücünüz yetmez volkanları söndürmeye
    Bedenimi eriten lavları durdurmaya
    Yağmayın göz yaşlarım.
    Sevin zaferine BAHAR gözlüm
    Yarattığın sensiz sen le övünebilirsin
    Sevinin zaferinize karanlıklar prensi
    Bekleyin geliyorum
    Kalmadı anlamı yaşamanın
    Hadi gel yüreğim
    Tut ellerinden yalnızlıkların
    Bırak mutlu olsun,içinde kalsın ebedi
    Bitmesin,bitmeyecek aşkın
    noimage

    noimage

#26.11.2016 02:20 1 0 0
  • noimage
    noimage
    Şarkılardır hayallerimde kalan
    Geriye dönülmeyen akşamlarda
    Yakamdan tutup ta bırakmayan
    Yaşam umutlarıydı yarınlarda
    Ben
    Hep böyle ızdırap çekecek miyim
    Hep böyle kurşun yiyecek miyim
    Bitmek tükenmek bilmeyen özlemlerimde
    Yanıp küle dönecek miyim
    Gün yüzü görmemiş günsüz ömrümde
    Boynu bükük gözü açık
    Bu dünyadan göçecek miyim
    noimage

    Sedat Özbek

#21.11.2016 14:15 1 0 0
  • noimage

    Bazı nedenlerden dolayı kalp ritmi düzeni bozulabilmektedir. Sağlıklı bir insanda kalp atım hızı dakika bazında 60 ve 100 olarak bilinir. Değişkenlik göstermesinin sebeplerinden birisi fiziksel aktivitelerdir.

    Çarpıntının neden nedir?

    Çarpıntının bir çok nedeni bulunmaktadır. Bunlar arasında psikolojik nedenler, beslenme , çeşitli hastalıklar neden olarak ön plana çıkmaktadır. Kalbimiz sürekli çalışmakta ve nasıl çalıştığını insan kafaya takmadığı sürece hissedemez. Bazı insanlarda özellikle göğüs kısmında kalp düzensiz ve hızlı bir şekilde atmaktadır. Bu durum bazı insanlarda geçiciyken kimilerinde kendini sık tekrarlayabilmektedir. Çarpıntının nedeni genelde kalp hastalıkları olabilir. Kesin sonuç için doktora gitmeli röntgen ve gerekli tahlilleri yapmak gerekir.

    1 – Psikolojik nedenler: Panik atak, stres, sinir kalp çarpıntısı yapmaktadır. Özellikle panik atak geçiren insanlar sanki kalp krizi geçiriyormuş gibi bir hisse kapılılar. Korkulacak hiçbir şey yoktur. Panik atağın oluşturduğu sahta kalp çarpıntılarına ve kriz geçiriyormuş hislerine sakın aldanmayın. Stres günümüzün hatta çağımızın en büyük hastalıklarından birisidir. Kalp çarpıntısına neden olmaktadır. Bir çok hastalığa ayrıca davetiye çıkarmaktadır.

    2 – Kullandığımız ilaçlar: Bir takım ilaçlar yan etki göstererek kalp çarpıntısı yapmaktadır. Grip ve soğuk algınlığı tansiyon ve astım ilaçları kullananlar bu yan etkiye maruz kalabilirler

    3 – Spor yapmak: Haddinden fazla egzersiz ve spor yapmak, efor sarf etmek, güç harcamak kalp çarpıntısı yapabilmektedir. Her şeyin fazlası zarardır. Spor yapmadan önce doktorunuza danışınız

    4 – Kafein: Yapılan araştırmalara göre çay, kahve ve enerji içecekleri için insanlar kalp çarpıntısı yaşamaktadırlar. Elinizden geldiğince bu içecekleri az tüketmeye özen gösterin. Çay özellikle aşırı içildiği zaman çarpıntı yapmaktadır.

    5 – Aritmi ( Kalp ritim bozukluğu): Bu hastalık kalp atış hızı ile alakalı bir hastalıktır. Kalp damar hastalığı olan kişilerde aritmi görülmektedir. Kalp atış hızında düzensizlik meydana getirmektedir.

    6 – Diğer nedenler: Tiroid bezinin aşırı çalışması, kansızlık ve kan şekerinin düşmesi (Hipoglisemi), hamilelik, kalp damar hastalıkları, taşikardi kalp çarpıntısına neden olan diğer hastalıklardır.

    alıntı..
#26.10.2016 20:00 1 0 0
  • noimage
    Şampuan ve tonik olmak üzere iki ürün vardır setinde.Saçların diplerine masaj yaparak uygulanan bir ürünümüzdür.Saç diplerinde olan iltihaplanmayı azaltır ve saçların eskisinden daha gür ve canlı olmasını sağlar.Yeni saçların daha gür ve birdaha kaybolmayacak şekilde çıkmasını sağlar.Saç diplerine birkaç dakika masaj yaptıktan sonra biraz bekletilip sonra ılık suyla yıkanması beklenir.Sağlık bakanlığı onaylı bir saç ürünüdür. Saçlarınızda dökülme ve yıpranma varsa bu ürünü deneyebilirsiniz.

    alıntı..
#12.10.2016 16:54 1 0 0
  • noimage

    Kadınlar özellikle doğumlardan sonra kabus haline gelen göbek/karın yağlarını nasıl eritebilir-neler yemelidir? Düz bir karın elde etmek için neler yapılmalıdır?

    Ne kadar diet yaparsak yapalım vücuttan en zor giden yağlar karnımızdaki yağlardır, nam- ı diğer göbek yağlarımızdır. Ancak çoğumuzun bilmediği bir gerçek var ki o da bazı yiyeceklerin bu yağları eritmedeki mücize etkileridir. Bu yiyeceklerin ne olduğunu sıralayacak olursak:

    Muz: Potasyum oranı yüksek olan bu meyve vücutta karnın şişmesine neden olan sodyum miktarını kontrol altında tutar.
    Yoğurt: Karın şişliğine neden olan bakterileri yok eden faydalı bakteriler üretir. Ayrıca vücuttaki insülin miktarını dengede tutmaya yardımcı olur.
    Çilek: Bu meyveler antioksidan içerir. Vücuttaki kan akışını arttırır, kaslara daha fazla oksijen gitmesini sağlarlar. Eğer egzersiz yapmadan önce yoğurt ve çilek tüketirseniz kaslarınız çalışmaya hazır hale gelir.
    Yeşil çay: Günde üç bardak yeşil çay metabolizmanızı güçlendirir ve ekstra 30 kalori yakmanızı sağlar. Ayrıca yağları da eritir.
    Turunçgiller: Egzersiz sırasında yağların yüzde 30 oranında daha hızlı yanmasını sağlar. Yiyeceklerinize bol bol limon sıkabilirsiniz.
    Tahıllar: Tahıllarda bulunan lifler, vücudunuzun insülin seviyesini dengede tutar. Bu da yağ hücrelerinizin küçülmesini sağlar. Vücudunuz bu tip gıdaları diğer yiyeceklere göre daha yavaş yaktığı için daha geç acıkmanızı sağlarlar.

    alıntı..
#12.10.2016 01:59 1 0 0
  • Kendine bakmayı seven tarz sahibi beyler saç bakımlarına, kesimlerine ve modeline çok itina gösterirler. Bu yılın saç modasında en çok göze çarpanlar ise kısa dağınık saçlar ve iddialı topuzlar. Her ne kadar beyler kadınlar kadar farklı seçeneklere sahip olmasalar da her sezon modacılar farklı saç trendleri belirliyor ve beyleri daha karizmatik, cool gösterecek trendleri çiziyor.

    2016 erkek saç modelleri içinde bu sezon düzenli bir şekilde taranmış temiz görünen ve sağa yada sola yatırılmış kabarık formdaki saçlar çok revaçta. Geçtiğimiz sezondan bu yana devam eden yanların kısa üst kısımların uzun ve kabarık kullanıldığı saçlar yine bu sezonda trendler arasında yer alıyor.

    Erkekler artık saç tarzlarını belirlemek için pek çok model ve kesimden yararlanabiliyor. Klasik kesimler hala tahtını korurken bir yandan sıra dışı, cesur ve farklı kesimler ön plana çıkıyor. 2016 erkek saç modelleri arasında doğan görünen kısalı uzunlu kesime sahip saçlar farklı bir alternatif sunmaktadır. Yan kısımların makine ile tamamen alındıktan sonra üst kısımların doğal bırakıldığı saçlar spor tarzı benimseyenler için iyi bir seçenek.

    Uzun saç seven bir beyseniz daha fazla model seçeneğiniz var. Özellikle bu sezon Kemal Doğulu gibi yukarıdan toplanan ve topuz yapılan saçlar çok trend. Orta uzunlukta saçları olanlar üst kısımdan toplayıp topuz yapabilir yada bağlayarak kullanabilir. Yada yan kısımları kazıtıp sadece üst kısımları uzatarak kullanabilirsiniz.

    noimage

    noimage

    noimage


    alıntı...

#27.09.2016 02:03 1 0 0
  • noimage

    "CAN KONAĞINI
    ARAMADAYSAN CANSIN;`
    BİR LOKMA EKMEK ARIYORSAN
    EKMEKSİN .
    ŞU NÜKTEYİ BİLİYORSAN
    İŞİ BİLİYORSUN DEMEKTİR
    NEYİ ARIYORSAN OSUN SEN..."
#25.09.2016 22:45 1 0 0
  • noimage

    ♥ Günaydın iyi sabahlar, Okadar güzel uyuyorsun ki, Sanki bulutlar üzerinde, Uyan sevgilim sabah oldu. Kalk ta kocana kahvaltı hazırla. Seni uyandırmak istemem, Elinden yemek çok güzel, Sen bir dahisin, Kahvaltımı rengarenk yapıyorsun, Yemesen de yanımda otur, Bırak çayımı ben koyarım, Sen birtanem karşımda otur,

    ♥ Görev sizde ey idare Hortumları kesin diye Gerek kalmasın vergiye Günaydın beyler günaydın

    ♥ Günaydın yüreğime yağmur gibi yağan gece mi yıldız yıldız bezeyen karanlığımı dolunay gibi aydınlatan günaydın….

    ♥ Günaydın gecenin karanlığında yolunu kaybetmişlere yol gösteren kutup yıldızım seher vakti yapılan ve kabul olunan duam günaydın….

    ♥ Günaydın yatağımda rüyalarım işimde hülyalarım soğuk kış günlerinde sımsıcak saran ılık, ılık damarlarımda akan can suyum günaydın…

    ♥ Aç gözlerini rüyadan sonra ilk beni gör herşeyden önce al bu tatlı buse sanadır sana günaydın günaydın günaydın canım.

    ♥ Günaydın; benim viran gönlümün sultanı, Günaydın; dost bağımın gonca gülü, Günaydın; Süreyya yıldızım, Günaydın: ay yüzlüm, Günaydın; canımın cananı, Günaydın….

    ♥ Önce kendime Sonra evime Sonra evimdekilere sonra kapılarımı açtığımda Bana değen ne varsa Yüreğimle beynim arası Çizgi derinliğince Günaydın

    ♥ Elini verene Gözünü değdirene Sözünü diyene Diyemeyene Sevgimi görene Göremeyene Günaydın

    ♥ Günaydın sabahımı aydınlatan güneşim

    ♥ Dur gitme Söylenmemiş sözler var suskun dudaklarımda Çığlıklarımda hapsettiğim Tomurcuk tomurcuk sevgilerim / çatlamaya hazır Yeni baştan yaşanacak sevdalar / yüreğimde Günaydınım…

    ♥ Yere düşen yağmur damlaları Kalbine inecek güneşi engellemesin Güneş bulutların arasından Hep sana doğru baksın Güneş güzellikler getirsin Günaydın

    alıntı..
#25.09.2016 02:21 1 0 0
  • noimage

    ♥ Elini uzatarak gökteki yıldızları tutsan ve başın göğe değse bile, sonunda sen yine yerdesin.

    ♥ Menfaat sandalyeye benzer; başında taşırsan seni küçültür, ayağının altına alırsan seni yükseltir.

    ♥ Müminlerin iman yönünden en faziletlisi ahlâkça en iyi olanıdır.

    ♥ Kibir, bele bağlanmış taş gibidir. Onunla ne yüzülür ne de uçulur.

    ♥ Ya oIduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi oI. (MevIana)

    ♥ Gerçek zengin, biIgisi çok oIan insandır. (Hz. AIi (r.a))

    ♥ İnce sözIer keskin kıIıca benzer, kaIkanın yoksa geri dur. (MevIana)

    ♥ GeçmişIer geIeceğe, suyun suya benzemesinden daha çok benzer. (İbni HaIdun)

    ♥ Nefis üç köşeIi dikendir, ne türIü koysan batar. (MevIana)

#25.09.2016 01:09 1 0 0
  • noimage

    Pembe, kırmızı ve beyaz çiçekler açan begonya güzel görüntüsü ve hoş kokusu ile evlerde ve bahçelerde en çok yetiştirilen çiçeklerden biridir. Bakımının kolay olması da tercih edilmesinin sebeplerinden biridir.

    Begonyanın bakımında ilk dikkat edilmesi gereken ekimin hangi zamanda yapılacağıdır. Begonyanın ekilmesi için en uygun tarih Ocak, Şubat ya da Mart ayıdır. Ekildiği aya göre çiçek vereceği zaman da değişiklik gösterir. Tohumların üzerini tamamen toprakla kapatmamak gerekir. Sadece hafifçe bastırarak örtmek yeterlidir. Seçilen toprak ise suyu iyi geçiren bir toprak çeşidi olmalıdır. Tohumu ektikten sonra gübreleme ve sulamaya da özellikle dikkat edilmelidir.

    Tohumun ekilmesinden sonra ilk haftadan önce gübreleme hemen ardından sulama yapılmalıdır. İkinci hafta ilk haftada verilen gübre miktarının iki katına çıkarılması, su miktarının sabit kalması gerekir. Daha sonraki haftalarda ise ikinci haftada uygulanan gübre ve su miktarı korunmalıdır. Verilen suyun toprağın her kısmına ulaştığından emin olunmalıdır. Bitki tuttuktan ve çiçek vermeye başladıktan sonra sulama rutini için dikkat edilmesi gereken, yaz aylarında suyun sürekli nemli kalmasını sağlamak için bol bol sulamaktır. Buna ek olarak, çok sıcak ve kuru havalarda begonyanın yapraklarına su püskürtülerek yaprakların da nemli kalması sağlanmalıdır.

    Begonya soğuğa karşı çok dayanıklı olmadığı için, kış aylarında onu soğuktan korumak adına çok fazla sulama yapmaktan kaçınılmalıdır. Gübreleme için Mayıs ve Eylül aylarında haftada iki kere 1-2 gram gübre verilmesi yeterlidir.

    Begonyanın iklim isteği de, ekiminin yapıldığı ve yetiştirildiği ortamın ısısı açısından önemlidir. Bu çiçeğin gelişebilmesi için en uygun ısı 15 ve 20 dereceler arasıdır. Kış aylarında ise ortamın ısısı 10 derecenin altına inerse gelişmesi kötü etkilenebilir. Doğrudan güneş ışığı gören yerlerde yetişebildiği gibi yarı gölge olan yerlerde bulunmasında da bir sakınca yoktur. Güneş ışığının yanısıra diğer ışık kaynaklarından da yararlanabiliyor olması yetiştirilmesini kolaylaştıran bir diğer etkendir.

    Begonya yetiştirilmesinde dikkat edilmesi gereken son konu ise saksı değişimidir. Saksının 2-3 yılda bir bahar aylarında değiştirilmesi gerekir. Bu esnada bitkiye mineral ve vitamin takviyesi de yapılabilir.

    alıntı..
#23.09.2016 09:24 1 0 0
  • noimage

    Sanıyormusun bitecek bu sevda,
    Geçen her anımız hep aklımda,
    Sen olsanda olmasanda,
    Ben hala sendeyim…

    Sen bilmiyorsun ben aslında,
    Senin için senden vazgeçtim,
    Sen duysanda duymasanda,
    Ben hala sendeyim…

    Yalanmış dünya herşey boş,
    Sevince insan oluyor dünya bir hoş,
    Yalnız kaldım biçareyim ama,
    Ben hala sendeyim…

    Bu yürek ilk defa bugün kırılmıyor,
    Ben unuttum desem bile yerin hala dolmuyor,
    Kalp limanımdan ayrıldın gittin ama,
    Ben hala sendeyim..


    Alıntı şiir...

#22.09.2016 12:24 1 0 0