Küllenmiş Zamanların Ardından - Bülent Karaköse kitap tanıtımı - Küllenmiş Zamanların Ardından - Bülent Karaköse kitap özeti
İmleç Kitap / Anı - Öykü Dizisi
Kitap hakkında
"Anılarımın girdabı beni içine çektikçe çaresizce çırpınacağımı, çoğu zaman kanayacağımı, kimi zamansa içimin acıyacağını hiç hesaba katmamıştım.
Bazen, belleğimde hapsolan kırık dökük anı parçacıklarını bir araya getirip yazdıkça, onları özgürlüğüne kavuşturduğum hissine kapılıp avutuyorum kendimi; bazense, bazı şeyleri anlatmaktan çok anlamanın derdine düşüyor, özlem duygularıyla sarsılıyorum.
Henüz nedenini bilmiyorum ama bir süre daha yazarak anlamaya, yazarak kanamaya, yazarak özlem duygularıyla sarsılmaya devam etmek istiyorum."
Karikatürist Bülent Karaköse, otuzuncu sanat yılında pek gülünesi olmayan anı/öyküleriyle okurlarının karşısına çıkıyor ve duygulandırıp düşündürüyor bu kez. Karaköse yalnızca kendini anlatmıyor küllenmiş zamanlarında, sanatçı duyarlılığıyla kaleme aldığı anılarındaki insan portrelerinin üzerinden, yaşadığı coğrafyanın yakın geçmişine de ışık tutuyor
Kitabın künyesi
144 sayfa, 2. hamur, ISBN: 9786054262014; Boyut: 13 x 20 cm; Baskı Tarihi: Kasım 2009
Özgün Dili: Türkçe
arefe günü yapılacak ibadetler - kurban arefesinde nasıl ibadet yapılır - arefe günü hangi ibadetler yapılmalı
Arefe günü yapılacaklar
Arefe, Kurban Bayramından bir önceki gün, hicrî takvime göre Zilhicce ayının 9. günüdür. Başka güne arefe denmez. Ülkemizde Ramazan Bayramının bir önceki gününe de arefe denmiştir.
Resulullahın (sav) bildirdiğine göre: "Günlerin en faziletlisi arefe günüdür. Faziletçe cumaya benzer. O, cuma günü dışında yapılan yetmiş hacdan faziletlidir. Duaların en faziletlisi de arefe günü yapılan duadır. Benim ve benden önceki peygamberlerin söylediği en faziletli söz de: Lailahe illallah vahdehu la şerike lehu. (Allah birdir, ondan başka ilah yoktur, O'nun ortağı da yoktur) sözüdür." (Muvatta, Hacc 246)
Hazreti Aişe (ra) anlatıyor: "Allah, hiçbir günde, arefe günündeki kadar bir kulu ateşten çok azat etmez. Allah mahlukata rahmetiyle yaklaşır ve onlarla meleklere karşı iftihar eder ve: "Bunlar ne istiyorlar?" der." (Müslim, Hacc 436) Resulullah(sav): "Arefe gününe hürmet edin! Arefe, Allah'ın kıymet verdiği bir gündür." diyerek Allahu Teâlâ'nm kıymet verdiği günü hürmet ederek bilinçli bir şekilde yaşamaya gayret etmemizi istemiştir. Hürmet, verilen nimeti idrak etmekle ve verileni bilmekle, görebilmekle başlar. Arefe gününü günahlara girmeden oruçla, duayla, istiğfarla geçirmek kullarını arefe gününde bağışlayacağını müjdeleyen Allahu Teâlâ'ya hürmetin ve şükrün bir ifadesidir. (Deylemi)
Hazreti Ömer (r. a) ile Yahudi arasında geçen konuşmada arefe gününün önemini göstermektedir: Hazreti Ömer'in halifeliği zamanında Yahudilerden birisi: "Ey Ömer, siz bir âyet okuyorsunuz ki, o âyet bize inseydi o günü bayram olarak kutlardık." dedi. O âyet, Maide sûresinin üçüncü âyetiydi. Cenab-ı Hak şöyle buyurmuştu: "Bugün, sizin dininizi kemale erdirdim ve size nimetimi tamamladım." Bu âyet, hicri onuncu yılda, Veda Haccı'nda, arefe günü olan cuma günü ikindiden sonra, Peygamber Efendimiz Arafat'ta "Adba" adındaki devesinin üzerinde vakfede iken nazil olmuştu. Deve vahyin ağırlığına dayanamayarak yere çökmüştü.
Hz. Ömer'e Yahudiden hangi âyet olduğunu öğrenince şöyle dedi: "Biz o günü ve o gün bu âyetin Hz. Peygambere (sav) nail olduğu yeri biliriz. Cuma günü arefede bulunuyordu." demiş ve o günün bayramımız olduğuna işaret ederek arefe gününün önemini belirtmiştir.
Arefe günü, Hazreti Âdem (as) ile Hazreti Havva'nın Arafat'ta buluştukları gündür. Tevriye, arefe gününden bir önceki güne denir. Peygamber Efendimiz (sav) şöyle, buyurmuştur: "Tevriye günü oruç tutan ve günah söz söylemeyen Müslüman cennete girer." Bugün tutulan oruç, bin gün nafile oruca bedeldir.
Aynca geçmiş ve gelecek yılda yapılan tövbelerin kabul olmasına da sebep olur. Arefe günü oruç tutmak da çok sevaptır. Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur: "Arefe günü oruç tutana, Âdem aleyhisselâmdan, Sûr'a üfürülünceye kadar yaşamış bütün insanların sayısının iki katı kadar sevap yazılır."
"Arefe günü tutulan oruç, bin günlük nafile oruca bedeldir." "Aşure günü orucu bir yıllık, arefe günü orucu da, iki yıllık nafile oruca bedeldir." Arefede tutulan oruç, iki bin köle azat etmeye, iki bin deve kurban kesmeye ve Allah yolunda cihâd için verilen iki bin ata bedeldir."
"Arefe günü tutulan oruç, biri geçmiş, biri de gelecek yılın günahlarına kefaret olur."
Arefe günü özellikle bin adet İhlas okumak büyük zatlar tarafından tavsiye edilmiştir.
Hadis-i şeriflerde İhlas sûresini okumanın kul borcu hariç diğer günahların affedilmesine vesile olacağı söylenmiştir.
"Arefe günü Besmele ile bin İhlas okuyanın günahları affedilir ve duası kabul olur."
"Peygamber (sav) arefe akşamı ümmetinin affedilmesi için dua etti. Duasına, 'Muhakkak ki ben zalimden başkasını mağfiret ettim.' diye cevap verildi. 'Zalimden ise mazlumun hakkını alırım.' buyruldu.
Resul-i Ekrem: 'Ey Rabbim, dilersen mazluma cennette mükafatını verir zalime de mağfiret edersin.' diye dua etti ise de Arafat'ta bu duasına Allahu Teâlâ'dan kabul gelmedi. Sabah vakti Müzdelife'de aynı duayı tekrarladı. Bu defa duası kabul edildi. Resulullah memnuniyetinden ve sevincini belli ederek güldü. Bunun üzerine Ebu Bekir ve Ömer (ra): 'Anam babam size feda olsun, bu saatte siz gülmezdiniz, sizi güldüren nedir?' diye sordu.
Resulullah(sav): 'Allah'ın düşmanı İblîs, Allahu Teâlâ'nın duamı kabul ederek ümmetimi affettiğini anlayınca toprağı alıp başına çalmaya ve vay sana helak oldun diye feryada başladı. İşte Şeytan'ın görmüş olduğum bu feryadı beni güldürdü, buyurdu."
Arefe gününe saygılı olmalı, o gün hacılar Arafat'ta vakfe yapıp dua ederken manen onların yanında olduğumuzu hissederek dualarına iştirak edilmelidir. Böyle bir günde bizi günaha sokabilecek her şeyden uzak kalmak gerekmektedir.
Günümüzde arefe, bayramın bir önceki günü olduğu için dünyalık telaşların en yoğun olduğu bir gün olarak yaşanmaktadır. Oysa ki arefe insana verilen en kıymetli vakitlerden biridir. Bugünler ibadet ve affedilme günleridir.
Hacıların Arafat'ta "Lebbeyk (Buyur Rabbim)" diyerek dil, ırk, ten ayırımı yapılmaksızın bir araya geldiği mahşer gününü hatırlatan, kulluğun Allahu Teâlâ'ya dualarla, telbiyelerle arz edildiği en kıymetli zaman dilimidir. Resulullah (sav) şöyle buyurmuştur:
"Duanın faziletlisi, arefe günü yapılanıdır." (Beyheki) "Allahu Teâlâ, arefe günü kullarına nazar eder. Zerre kadar imanı olanı affeder." Allahu Teâlâ bazı geceler duaların reddedilmeyeceğini Peygamber Efendimize (sav) bildirmiştir.
Rahmet kapılarının açıldığı dört mübarek gece şunlardır:
1- Fıtr (Ramazan) Bayramı gecesi,
2- Kurban Bayramı gecesi,
3- Terviye gecesi (Zilhicce ayının 8. gecesi),
4- Arefe gecesi, (Isfehani) Arefe gününü ve gecesini ibadetle geçirmek çok faziletlidir.
Saadet-i Ebediyye'de arefe gecesini ibadetle geçirenin cehennemden azat olacağı söylenmiştir. Arefe günü günahlardan uzak kalanın da bağışlanacağı Resulullah (sav) tarafından müjdelenmiştir.
Arefe günü Resulullahın (sav) yanında bulunan bir genç, kadınları düşünüyor ve onlara bakıyordu.
Resulullah (sav) eliyle birkaç defa gencin yüzünü kadınlardan çevirdi. Genç yine onları düşünmeye başladı.
Resulullah (sav): - Kardeşimin oğlu, bugün öyle bir gündür ki, bugünde herkesin kulağına, gözüne ve diline sahip olursa günahları bağışlanır, buyurdu." (Müsned)
Arefe Günü Yapılması Tavsiye Edilenler:
1- Arefe gününün sabah namazının farzından sonra teşrik tekbirleri getirilmeye başlanmalıdır.
2- Arefe günü oruç tutulmalıdır.
3- Arefe gününe hürmet edilmeli, günaha girmemeye dikkat edilmelidir.
4- Arefe günü çok dua ve istiğfar edilmelidir.
5- Arefe günü 1000 âdet İhlas-ı şerif okunmalıdır.
Pasifikten Egeye - Aysun Perinay Adams kitap tanıtımı - Pasifikten Egeye - Aysun Perinay Adams kitap özeti
Pasifik'ten Ege'ye
Aysun Perinay Adams
Cinius Yayınları / Çağdaş Türk Yazarları
Kitap hakkında
Annem, özellikle çocukluk devresinde bizi çok etkileyen olayları unutmanın imkansız olduğunu hep söylerdi. Bu doğru olmalı; çünkü Tomas'ın hayatıma damga vuran dramatik gelişi yaşamboyu benimle varoluşuna devam etti...
Pasifik'ten Ege'ye, kendilerini çok küçük yaşta aynı evde bulan annesiz ve babasız kalmış Tomas ve Tomas'a karşı şefkat perisi rolünü üstlenen Suna'nın samimi ve hayat dolu hikayesiyle başlıyor. Ancak bu saf ve beklentisiz arkadaşlık yıllar geçtikçe, hayatlar karmaşıklaştıkça, umutlar, ayrılıklar ve beklentilerle dolu bir ilişkiye dönüşüyor. Yeri geldiğinde yan yanayken bile birbirlerini göremeyen, yeri geldiğinde dünyanın iki ayrı ucunda, binlerce kilometre uzaklıkta bile yürekleri birlikte atabilen bu iki sevgili, doruğa çıkan bir aşk masalının kahramanları olarak tüm sınırların aşılabilir olduğunu, size bir daha unutamayacağınız şekilde hissettirecek.
Kitabın künyesi
240 sayfa, 2. hamur, ISBN: 978-605-5618-36-0; Boyut: 12,5x19,5cm; Baskı Tarihi: Kasım 2009
Özgün Dili: Türkçe
arefe günü yapılacak ibadetler - kurban bayramı arefesi yapılacak ibadetler - arife günü ibadet - kurban arefesi yapılacak ibadetler - kurban bayramı arife gecesinde yapılacak ibadetler - kurban bayramı yapılacak ibadetler
Bayram Gecesi ve Günlerinde Yapılması Müstehap Olan Şeyler
a) Bayram gecelerini dua ve ibadetle ihya etmek, kaza namazı kılmak, Kur'an okumak ve Allah Teâlâ'dan af ve mağfiret dilemek. Çünkü duaların makbul olduğu gecelerden birisi de bayram geceleridir. Nitekim Peygamberimiz şöyle buyurmuştur:
"Ramazan ve kurban bayramı gecelerini, sevabını umarak ibadetle geçiren kimsenin kalbi, kalplerin öldüğü gün ölmez."(l9)
b) Bayram sabahı erken kalkarak yıkanıp temizlendikten sonra namaza gitmek.
c) Güzel koku sürünmek.
d) Temiz ve yeni elbise giyinmek.
e) Gücü yetiyorsa namaza yürüyerek gitmek.
f) Güler yüzlü ve sevinçli görünmek.
g) Yoksullara çokça sadaka vermek.
h) Bayram namazına giderken yolda tekbir getirmek.
i) Kurban kesecekse kurban etinden yiyinceye kadar oruç tutuyormuş gibi bir şey yiyip içmemek.
j) Kurban etinden iftar etmek. Çünkü peygamberimiz böyle yaparlardı.
k) Çoluk çocuğuna bolluk göstermek.
Bütün bunlar bayramda yapılması müstehap olan işlerdir.
Bayram günleri sevinç günleridir. Bu günlerde sevinçli ve güler yüzlü görünmek tavsiye edilmiştir.
Bu itibarla bayramın toplum hayatımızda üstün yeri ve değeri vardır. Bayram günleri toplum şuuru bütünleşir. Toplum fertleri birbirleriyle sevinip kaynaşır. Hayatın bitmek tükenmek bilmeyen sıkıntıları içinde bunalan, bitkin ve yorgun hale gelen insanları bayramlar dinçleştirir ve çalışma azimlerini artırır.
Bu günlerde akraba ve komşularımızla olan ilişkilerimiz kuvvetlenir, birlik ve kardeşliğimiz güçlenir. Bayram sabahı camilerimizi dolduran kalabalıkların hep birlikte ve içtenlikle yüce Allah'a yönelmeleri, O'ndan af ve bağış dilemeleri ayrı bir önem taşır. Çünkü böyle bir amaçla bir araya gelen, aynı iman ve heyecanı taşıyan toplulukları yüce Allah'ın rahmeti kuşatır ve onları affeder.
Bu günlerde annemizin-babamızın ellerini öpüp hayır dualarını almalıyız. Dinimizde Allah'a ibadetten sonra anne ve babaya saygı ve iyilik emredilmiş, onlara karşı "öf" demek dahi yasaklanmıştır. Akraba ve komşularla tebrikleşerek, karşılıklı sevgi ve saygı duyguları aktarılmalı, karşılaştığımız herkesle selâmlaşarak tebrikleşmeliyiz. Tanıdıklarımızı ziyaret ederek hatırlarını sormalı ve gönüllerini almalıyız. Hastahanelerde ve evlerde yatan hastaları görmeli, şifa dileklerimizi sunmalıyız. Yetimlerle ve kimsesiz çocuklarla ilgilenip onları okşamalı ve onlara anne ve baba gibi davranmalıyız. Çevremizdeki yoksullara ve bakıma muhtaç çocuklara yardım ellerimizi uzatmalı, onların da bayram sevinci yaşamalarını sağlamalıyız.
Bizden hayır dua bekleyen ölülerimizin mezarlarına giderek onlara dua etmeli, ruhları için hayır ve hasenatta bulunmalıyız. Tanıdıklarımızdan dargın olanları barıştırmaya çalışmalı ve aralarını bulmalıyız. Her zaman olduğu gibi bayram günlerinde de İslâm'ın emrettiği şekilde çevremizdeki insanlara iyi davranmalı, incitici ve zarar verici davranışlardan sakınmalıyız. Bütün bunlar, toplumu oluşturan fertleri birbirleriyle kaynaştırarak milli birliğin sağlanmasında ve toplumu rahatsız eden ayrılık ve düşmanlıkların yok olmasında etkili olur. Bu duygularla hepinizin kurban bayramını tebrik ediyor, daha nice bayramlara sağlıkla, huzurla erişmemizi Cenâb-ı Hak'tan diliyorum. Mübarek bayramın ülkemize, İslâm alemine ve bütün insanlığa iyilik ve hayırlar getirmesini diliyorum. Cenâb-ı Hak yaptığımız ibadetleri ve keseceğimiz kurbanları rızasına muvafık eylesin ve bizi kendisine ibadetten ayırmasın.
Aşkın acemisiyim ve şiirin
Yine de yangınlara söylemişim ömrümü
Aşsız olabilirim kimbilir işsiz
Seherlere gün işlemek kimlerin işi
Yurtsuz da kalabilirim belki
Ama volkan bir isyan taşırım
Senin için
Unutulmuş bir yabancıyım buralarda
Sen sen ol mülteci yanıma vurma Asya
Konuşamam artık o katmerli hüzünlerden
Haritaların bile bilmediği yerlerdenim
Kaydım silineli çok oldu gönüllerden
Yanlış adreslerde bir başıma zorluktum
Kaçıp durdukça o aşklar için beddua oldum
Ben yoktum belki siluetimle dünden çoktum
Aç biilaç günlere çattım / yağmalandım / ağladım
Şimdi üzdüğüm kadınlar için günahkarım
İstedim ki istilası kolay harabelerde
Ruhumu şehvetli kılıçlardan koruyayım
O şehirlerin gözyaşları bendim aslında
Ki dalgınlığımı dökerken sarı boyalı evlere
Saksı çiçekleri solardı pencerelerde
Kapıların ardına sığınan korkularımla
Çırılçıplak yüzleşmek istedim sokaklarda
Üstüme şerler bulaştı / üstüme iblisler
Belki ışıklı düşler uçuracaktım yanına
Gölgeme düşen umutlar kırılmasaydı eğer
Hala koyu bir karanlığım uykusuz odalarda
Aklımı zorladım / acı çektim / zehir içtim
Çoktandır iki elim iki yakamda durur
O tenha yıldızlara daha yakın olmak için
İçimde binlerce uçurtmanın renkleri vurulur
Parmak izlerimi kazıdım cümle tetiklerden
Katlimden muafım ve bütün cinayetlerden
Peki neden her yerde mezarım bulunur
Söylemesi zor biliyorum inanması fazla zor ama
O maktullerin hepsi uzaktan yakınım olur
Ey debdebeli yaşam hoyrat maceram artık durul
Hatalarımın akranıydım suçlarımın olgun yaşı
Oysa şiirler kadar önemsizdi varoluşum
Gecikmiş ve utangaç bir şefkattim oğluma
En son babamın sesinden de kovuldum
Şimdi bu zamanda / yani bağrımın hazanında
Gazel döker yorgunluğum rüzgar kurutur
Derken geçer yıllar her film kopmuş olur
Bildik bir hikayenin tekrarıdır bu Asya
'M u t l u s o n' yoktur hayatta
Adet sancısı birçok bayanın ortak derdidir. Her ay belirli günlerde belkarın ve yumurtalık bölgelerinde oluşan spazm şeklindeki dayanılmaz ağrılar yüzünden kimi işiyle ilgili önemli bir toplantıya katılamazken...Balık yumurta tavuk ve süt adet sancılarını önlerken elmaincir ise sinirlilik ve gerginlik gibi adet öncesi sendromuna iyi geliyor. Adet sancıları çoğu kadının ortak derdidir. Her ay belirli günlerde belkarın ve yumurtalık bölgelerinde oluşan spazm şeklindeki dayanılmaz ağrılar yüzünden kimi işiyle ilgili önemli bir toplantıya katılamazken kimi de günler öncesinden biletini aldığı konsere gidemez.
Sıkıntı sinirlilik halsizlik gibi adet
Bazı kadınlar ise adet sancılarını geçirmek için ağrı kesicilerden medet umar. Oysa yenilen gıdalara dikkat ederek adet
BALIK VE YUMURTA ADET SANCISINI HAFİFLETİYOR
Yapılan araştırmalar tuz yağ ve şeker miktarını azaltıp protein bakımından zengin olan balık ve yumurtayı fazla yiyenlerde lifli besinleri sofrasından eksik etmeyenlerde adet
Deniz mahsullerinde soya fasulyesinde sütte ve susamda ağrıyı azaltmak yanında kişiye mutluluk hissi de veren "trytophan" isimli bir çeşit amino asit bulunduğunu hatırlatan uzmanlar bu gıdalar sayesinde adet döneminin ağrısız geçirilebileceğini belirtiyorlar. Adet
İştah ya kapanır veya kişide aşırı tatlı yeme isteği ortaya çıkar. Bunların yanı sıra depresyonalınganlık gerginlik endişe uyum güçlüğü gibi duygusal değişiklikler de görülebilir. Kadınların yüzde 10'u adet öncesi sendromu (PMS) diye bilinen bu dönemi çok şiddetli yaşarlar. Daha çok 20'li ve 30'lu yaşlarda görülen adet öncesi sendromunun en önemli sebebi hormonal dengesizliklerdir.
KAFEİNLİ İÇECEKLERDEN UZAK DURUN
Hormonlar üzerinde etkileri olan bazı besinler iseadet öncesi sendromunu önler. Örneğin adet tarihinden birkaç gün önce tuz azaltılırsa şişme ve ödemin önüne geçilebilir. Kafeinli içeceklerden uzak durulması isehuzursuzluk hissini ve göğüslerdeki hassasiyeti azaltır.
Diyetisyenler bu konuda şöyle diyorlar : "Stres aşırı alkol tüketimi beslenmede doymuş yağ oranı fazlalığı adet öncesi sendromunu hızlandırıcı faktörlerdir. Şeker hastalıklarında da sendrom daha ağır seyreder. Bu dönemi hafif geçirmek için karbonhidratlı gıdalardan uzak durmak gerekir. Adet döneminde ve adet öncesi sendromunda kalsiyumun önemi büyüktür.
Kalsiyumun yüzde 99'u kemiklerde geri kalanı da kandadır. Kandaki kalsiyum kas ve sinir iletimini sağlar. Kandaki kalsiyumun seviyesi düştüğünde bundan kas ve sinir sistemi olumsuz yönde etkilenir. Böyle bir durumda adet öncesi sendromu daha yoğun yaşanır.
Kalsiyum B vitamini E vitamini çinko ve magnezyum bakımından zengin gıdalar almak gerekir. Yani bol bol siyah üzüm yumurta kabak patates kavun ay çekirdeği fındık ceviz muz ciğer deniz ürünleri ve balkabağı yenilmelidir"
ADET ÖNCESİ SENDROMUNU AZALTAN GIDALAR
B vitamini : Ciğer böbrek yumurta sarısı yapraklı sebzeler. Kalsiyum : Süt balık ayçekirdeği soya fasulyesi yerfıstığı ceviz somon. Magnezyum : Mısır fındık maydanoz elma incir limon portakal un
ADET SANCILARINI AZALTAN GIDALAR
Balık yumurta lifli besinler tavuk deniz mahsulleri soya fasulyesi süt susam. öncesi sendromlar da dikkate alındığında kadınların yaklaşık on günü regl döneminin sıkıntılarıyla başbaşa geçer. İşin acı tarafı bu ağrılı ve sıkıntılı süreç bazı kadınlar tarafından adeta bir kader gibi görüldüğü için hiçbir önlem almayı akıllarına getiremezler. sancılarına dur demek mümkün. öncesi vücut su toplamaya göğüsler hassaslaşmaya başlar.
adet sancısı nasıl geçer - adet sancısı neden olur - adet sancısına ne yapmalı
Kadınların en büyük sorunlarından biri olan regl sancılarını yenmek için ne yapmalı?
Kadınların her ay düzenli olarak adet (regl) sancılarıyla baş etmek zorunda kalmaları sadece fiziksel olarak değil ruhsal olarak da sorunları beraberinde getiriyor. Çoğu zaman ağrılarla baş etmek zorunda kalmak sosyal hayatı da olumsuz yönde etkiliyor. Peki, adet sancıları ile yaşamaya mahkum musunuz? Konuyla ilgili olarak görüştüğümüz International Hospital Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği ve Tüp Bebek Bölüm Başkanı Prof. Dr. İsmail Çepni konuyla ilgili bilgi verdi.
Adet sancısı bir sağlık sorunu mudur?
Adet döneminin ağrılı geçmesi 'dismenore' olarak adlandırılır. Yumurtlamanın oluştuğu adet düzeninin başlaması ile yaklaşık 17-18'inci yaşlarda dismenore de başlar. Ortalama olarak üreme çağındaki, yani kendiliğinden adet görebilen kadınların yüzde 40-60'ı regli ağrılı yaşar. Bu, genç yaşlarda daha fazladır. Batı ülkelerinde yapılan çalışmalarda 19 yaş civarındakilerin yüzde 75'inin ağrılı adet gördüğü belirlenmiştir. Bunların yüzde 17'si okula gidemeyecek kadar ızdırap çeker. Yarısı çok ciddi ağrılar hisseder. Yaş ile birlikte sıklık azalır ve 40 yaşından sonra ciddi oranda düşer. Bütün bu veriler dismenorenin çok ciddi sağlık sorunu olduğuna kanıttır.
Adet sancılarını yenmek için ne yapmalı?
Ağrılı adet görmede ağrı şiddeti ile ilgili pek çok etken mevcut. Kişinin psikolojik durumu, beslenme alışkanlıkları, aşırı yorgunluk, aşırı stres gibi altta yatan diğer hastalıklar da etkili olur.
Şiddetli ağrıları gidermek için, aşağıda yer alan önerileri uygulayabilirsiniz...
- Ağrılı adet görmenin oluşmasını önlemek mümkün değildir. Ağrı ancak doktorun size tavsiye edeceği ilaçlar kullanılarak hafifletilebilir.
- Sıcak banyo iyi gelir
- Orta dereceli bölgesel sıcak uygulama iyi gelebilir. Bunun için sıcak banyo ya da ayaklara sıcak uygulama önerilir.
- Dikkat edilmesi gereken nokta, sıcak uygulamanın direkt karına yapılmamasıdır. Çünkü karın içerisinde bir iltihabi problem varsa, bu yayılabilir ve oldukça tehlikelidir.
- Nefes ve kasları güçlendirici egzersizler ağrıları kontrol eder. Ev ortamında yapılabilecek hafif egzersizler önerilir.
- Masaj ağrıyı azaltmada etkili bir yöntemdir. Ağrıyan bölgenin altına yoğurma tarzında ritmik masaj uygulanırsa, ağrının algılanması azaltılabilir.
- Düzenli uyku, gerginliği azaltacağından ağrıyı kontrol etmede işe yarar.
Neler yemeli?
İyi beslenme ve bunun adet döneminde de sürdürülmesi ağrıyı azaltmada etkilidir. B vitamini ve magnezyumdan zengin besinler bu dönemde oluşan rahatsızlıkları ve ağrıyı gidermede yardımcı olur.
- Adet döneminde; et, balık, karaciğer, kuru baklagiller, fındık, fıstık, susam gibi yağlı tohumlar, koyu yeşil yapraklı sebzeler ve öğütülmemiş tahıllar tüketilmelidir.
- Eğer kişide adet kanamasından önce baş ağrısı, karında şişlik gibi problemler oluyorsa reglden bir hafta önce tuz kısıtlanmasına gidilebilir.
-Doğal idrar sökücü olan maydanoz, ıhlamur, kuşkonmaz gibi besinler bu dönemde alınan ödemi giderir.
- Kafeinli ve gazlı içeceklerden kesinlikle uzak durmalısınız.
balgam nasıl sökülür - balgam söktürmek için şifalı bitkiler
Adaçayı, ada soğanı, hayıt, havuç ve enginar balgam söktürücü etki gösterir.
Antep fıstığı öğütülür, balla karıştırılır yenirse öksürüğe iyi gelir ve balgam sökücü etki gösterir.
Andız otunun balgam sökücü özelliği vardır. Bir su bardağı dolusu soğuk suya yarım tatlı kaşığı ince kıyılmış andız otu kökü eklenir. Bu 8-10 saat demlenir ve sonra süzülür. Bu karışımdan her gün sıcak olarak 2 bardak içilir. Anason balgam söktürücü özelliği vardır. Tohum çay gibi demlenir ve içilir.
Ayçiçeğinin çiçeği ve yapraklarından hazırlanan çay, balgam söktürücü etki gösterir.
Ayrık otu balgam söktürücü etkisi vardır. Ayrık otu kökü kaynatılır çayı yapılır. Bundan günde 2-3 bardak içilir. Balgam sökücü olarak, bala tuz katılır ve yenir. Boy otu balgam söktürücü etki gösterir.
Ciğer otu balgam söktürücü etki gösterir. Ciğer otu kaynatılır ve suyu içilir.
Civan perçemi balgam söktürücü etkisi vardır. Günde 1-3 bardak civan perçemi çay tatlandırıcı kullanmadan aç karnına içilmelidir