SU-PERISI

SU-PERISI

Üye
08.10.2005
Genel Kurmay Başkanı
295.914
Hakkında

  • Konu: Renkler
    renkler çok hoş ama korkarım
#18.06.2007 17:55 0 0 0
#18.06.2007 17:49 0 0 0
#18.06.2007 17:32 0 0 0
#18.06.2007 17:28 0 0 0
#18.06.2007 16:49 0 0 0
#18.06.2007 16:31 0 0 0
  • Konu: Mektup
    anne babasının kalbine inecek böyle şakada olmaz ki
#18.06.2007 16:24 0 0 0
  • Malzemeler:

    1 demet maydanoz (ayıklanmış)
    5-6 adet ançuez (bir çeşit balık konservesi, salamurasıdır)
    3 diş sarmısak (dövülmüş)
    1 dilim bayat ekmek (kabuğu çıkarılacak)
    2 adet haşlanmış katı yumurta
    2-3 adet orta boy salatalık turşusu
    1 su bardağı zeytinyağı
    2 yemek kaşığı sirke
    1 çay kaşığı tuz
    1 çay kaşığı karabiber

    Yapilisi:

    Yukarıda saydığımız malzemelerin hepsi bir mutfak robotuna aktarılır ve iyice püre haline gelinceye kadar çekilir.
    Hazırlanan bu sos kaseye boşaltıp, çiğ sebzelerle beraber servis edilir.
#18.06.2007 15:41 0 0 0
  • Malzemeler:
    6 Çorba Kaşığı Ananas Suyu
    2 Çorba Kaşığı Tereyağı
    1 Kahve Fincanı Tozşeker
    2 Yumurta
    2 Çorba Kaşığı Un
    1 Tatlı Kaşığı Kabartma Tozu
    2 Çay Bardağı Light Süt
    1 Çorba Kaşığı Pudra Şekeri
    1/2 Portakal Kabuğu Rendesi
    Tuz


    Hazırlanışı:
    1 Porsiyon: 160 Kalori.
    Fırını 180 dereceye ayarlayın. Yarım su bardağı kapasiteli sufle kaplarını tereyağı ile yağlayın. Kalan yağı şeker ve yumurta sarısı ile köpükleşinceye dek çırpın. Portakal kabuğu rendesi, kabartma tozu ve elenmiş unu azar azar ilave edin. Ananas suyu ve sütü mikserle karıştırın. Yumurtalı harcı azar azar ilave edin. 1 tutam tuzla çırpılmış yumurta aklarını ekleyip çırpmaya devam edin. Karışımı sufle kaplarına dökün. Fırına verip 30-35 dak. pişirin. Üzerine pudra şekeri serpip servis yapın.
#18.06.2007 15:35 0 0 0
  • Malzemeler
    500 gr kuzu pirzola
    1 çay kaşığı kekik
    1 çay bardağı sıvı yağ
    2 soğan
    2 domates
    2 kabak
    1 patlıcan
    4 sivri biber
    1 çay kaşığı yenibahar
    Tuz, karabiber


    yapılışı

    Soğanı rendeleyin ve suyunu sıkın. İki çorba kaşığı sıvı yağa kekik ve yenibahar ilave edip karıştırın. Elde ettiğiniz terbiyenin içine pirzolaları yatırın ve pişme anına kadar bekletin. Soğan, domates, patlıcan, kabak ve sivri biberi temizleyip fındık büyüklüğünde doğrayın. Teflon tavaya bir kaşık yağ koyup hızlı ateşte iyice kızdırın ve içine kabakları atıp sote yaparak biraz kızartın. Yarı pişen kabakları bir fırın tepsisine koyun. Patlıcanları da aynı şekilde yarı pişirip tepsiye koyun. Tekrar teflon tavaya yağ koyup soğan pembeleşene kadar kavurun ve içine sivri biber ekleyin. Biraz da biberle sote ederek beş dakika kavurup tepsideki diğer pişen malzemelere katın. Pişen karışıma çiğ domates, tuz, toz biber ve kekik katıp karıştırın. Terbiyelenmiş etleri tepsideki malzemelerin içine yerleştirin. Önceden 200 derecede ısıtılmış fırına vererek 20-25 dakika pişirin. Sıcak olarak servis yapın.
#18.06.2007 15:32 0 0 0
  • Journey, ilkbahar-yaz koleksiyonunda yer alan, farklı model ve renklerde elbiseler ile bayanların güzelliğine şıklık katıyor.
    Journey koleksiyonunun gözdeleri arasında yer alan elbiseler, şıklıkları ve rahatlıkları ile hem gece hem de gündüz tercih ediliyor.

    Yaz aylarının coşkusunu taşıyan koleksiyonda, siyah beyaz kahverengi tonlarının ağırlıkta olduğu ve şal desenli tasarımların dikkat çektiği Journey elbiseleri, ışıl ışıl farklı modeller ile farklı alternatifler sunuyor.

    Gündüz saatlerinin sıcak anlarında, akşamların ise yumuşak rüzgarlarında vazgeçilmez olan Journey şifon elbiseler ile kendinizi masalda hissedeceksiniz. Koleksiyonda yer alan saten elbiseler ile özellikle iş ve akşam yemekleri için etkileyici bir görünüm kazanıp, şıklığınıza feminen bir görünüm katabilirsiniz.

    Sezonun dikkat çekenlerinden puantiyeli elbiseler ise Journeyde bir çok farklı modelde hayat buluyor. Straplez göğüs altı kurdeleli elbiseler, hem gündüz hem de gece kıyafeti olarak tercih ediliyor.

    Ayrıca Journey koleksiyonunda yer alan kimono tarzında, asimetrik kesimli elbiseler de yer alıyor. Birçok farklı modeldeki Journey elbiseleri, zebra desenleri, geometrik desenler gibi farklı şekilde hayat bulurken, robadan, büzgülü ve drapeli seçenekler ise her zevke hitap ediyor.

    Ağırlıklı olarak koton, penye, şifon, akıcı jarse kumaşlar kullanılan Journey elbiselerinde kollardaki volanlar, parçalı etek uçları, göğüs bölümünde ve etek uçlarındaki danteller de dikkat çekiyor.
#18.06.2007 15:29 0 0 0
  • Canınız sürekli atıştırmak mı istiyor? Yeme isteğinizi bir türlü durduramıyor musunuz? Uzmanlara göre, yeme isteğinin kontrol altında tutulması, atıştırma krizinden kurtulmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelinmesi, bol bol su içilmesi, yiyeceklerin iyice çiğnenmesi ve güç gerektiren egzersizlerin yapılması gerekiyor. Duyguları da kontrol ediyor Beynin, vücutta enerjinin azaldığını fark eder etmez açlık hissetmeye yol açan kimyasal maddeler salgıladığını belirten uzmanlar, "Ancak beynimizin bu kimyasal maddeleri salgılayan kısmı
    aynı zamanda duyguları da kontrol ediyor. İşte, sıkıldığımız veya kendimizi kötü hissettiğimizde hemen buzdolabına koşmamızın başlıca sebebi bu. Ayrıca yemeklerin tadı, kokusu veya görüntüsü de açlık duygusuna sebep olabiliyor. Örneğin, yemek sonrasında canınız, tatlı vitrininde duran o dondurma kasesinden çekiyorsa, bunun sebebi kesinlikle aç olmanız değil, kontrolden çıkan yeme isteğinizdir. Eğer bunu aklınızdan çıkarmazsanız, tokken yediğiniz yemek miktarını en aza indirmiş olursunuz" ifadelerini kullanıyor.

    Sık ve az öğün
    Gün içinde sık ve az öğünler yemenin, iştahın kontrolden çıkmasını önlemenin en kolay yolu olduğunu kaydeden uzmanlar, şöyle devam ediyor:

    "Belki yine arada bir şeyler atıştırmak isteyebilirsiniz, ama bu sefer yiyeceğiniz miktarlar az olacaktır. Böyle bir durumda atıştırmak için sağlıklı karbonhidratlara yönelin, çünkü bu besin türü, sindirim sisteminde daha uzun süre kalıyor ve şeker seviyenizi yavaşça yükselterek daha uzun süreli tokluk hissi sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre, tat alma duyusunu değişik tatlarla tatmin etmenin, daha az miktarlarla yetinmeyi sağladığını bildiriyor. Sürekli aynı yemeği yeme, özellikle tadı hoşa gitmiyorsa, bir süre sonra tat alma mekanizmasının iptal olmasına yol açıyor. Ve bu sebeple de kendinizi sanki hiç yemek yememiş gibi hissedebiliyorsunuz. Böyle bir durumu engellemek için öğünlerinizi taze otlarla ve baharatlarla tatlandırabilirsiniz" tavsiyesinde bulunuyor."

    Su tok tutar
    Su içmenin, kişinin kendisini tok hissetmesi açısından önemli olduğunun da altını çizen uzmanlar, ayrıca vücut susuz kaldığında, çoğu zaman açlık hissine benzeyen sinyaller gönderdiğini belirten uzmanlar, bol su içmenin, beden su istediği zamanlarda yemeğe yönelmeyi engelleyeceğini kaydediyor.

    Uzmanlar, yiyecekleri uzun süre çiğnedikten sonra yutmanın, beynin vücuda giren besinleri kaydetmesine zaman tanımak anlamına geldiğini ifade ediyor. Üstelik bu şekilde tat alma duyusunun da tatmin olduğunu vurgulayan uzmanlar, "Böylece doyduğunuzu anlamanızla, yemeye son vermeniz arasındaki zaman kısalıyor. Fazla yemekten kaynaklanan sindirim sorunlarından kurtulmanız da ayrı bir avantaj" ifadesini kullanıyor.

    Egzersiz yapın
    Uzmanlar, egzersizler zorlaştıkça vücut ısısının arttığını ve daha fazla kalori yakmaya başlandığını, bu durumun da egzersizi takip eden birkaç saat boyunca iştahın bastırılmasına sebep olduğunu bildiriyor. Böyle bir durumda normal öğün saatinden birkaç saat önce egzersiz yapmanın en mantıklısı olduğunu belirten uzmanlar, şöyle devam ediyor: "Çünkü öğün saati geldiğinde spor yapmanın verdiği etkiyle iştahınız biraz daha kapanır. Fakat asla öğün atlama hatasına düşmeyin, aksi halde hem vücudunuz zayıf düşer, hem de bir süre sonra aşırı yeme isteği duyarsınız."
#18.06.2007 14:59 0 0 0
  • Küçük ama etkili güzellik sırları ile her zaman bakımlı görünebilirsiniz. Yeter ki biraz zaman ayırın. Kişisel bakıma yaz aylarında daha çok dikkat ediyor, kışın biraz daha ihmalkar oluyoruz. Oysa biz kadınların sürekli bakımlı olması gerekir. Ancak bu her gün güzellik ve kuaför salonlarından çıkmamamız gerektiği anlamına gelmiyor tabii. Bazı püf noktalarına uyarak bakımınızı kendiniz yapabilir ve kusursuz bir görünüm kazanabilirsiniz. Ellere limon suyu Size pratik bir el - ayak bakım kürü önerimiz var: Yarım limon suyu, 2 çay kaşığı tarçın ve 2 çorba kaşığı zeytinyağını bir kasede karıştırın, içinde ellerinizı en az 10 dakika bekletin. Ellerinizi yıkayıp kuruladıktan sonra sonucun mükemmel olduğunu göreceksiniz. Aynı bakımı ayaklarınıza da uygulayın!


    Pürüzsüz bir cilt
    Rüzgar, soğuk hava cildin yapısını bozuyor. Ancak biraz özen ve evde uygulanabilecek bakımlarla bu sorunları da aşmak mümkün. Bunun için bir kasenin içerisinde bir muzu ezerek püre haline getirin ve içine bir tatlı kaşığı bal karıştırın. Bu karışımı cildinize sürün ve beş dakika bekletin. Ardından pamuğu ılıtılmış bir ıhlamura batırarak cildinizi temizleyin.

    Elektriklenmeyen saçlar
    Yataktan kalktınız; saçlarınız bir o yana, bir bu yana dağılmış... Üstelik saç spreyiniz de yok! Durun, hemen paniklemeyin, çünkü kendi saç spreyinizi kendiniz yaparak saçınıza istediğiniz şekli verebilirsiniz. Bunun için gerekli olan bir bardak sıcak su, bir tatlı kaşığı toz şeker ve plastik bir şişe. Malzemeyi karıştırın ve şişeye koyun, ardından saçlarınıza sıkın!

    Parmak saçlar
    Saçlarınız kısacık ve siz onları bir türlü şekillendiremiyorsunuz! Üzülmenize gerek yok, çünkü çözümü gayet basit; size dax ile aynı işleve sahip bir adet lipstick gerekli! Saçlarınızın uçlarına lipsticki sürün ve elinizle şekillendirin. Üstelik her an çantanızda bulundurabilirsiniz. Ayrıca arada sırada kuruyan dudaklarınıza sürmeyi de ihmal etmeyin!
#18.06.2007 14:56 0 0 0
#18.06.2007 14:48 0 0 0
#18.06.2007 14:42 0 0 0
#18.06.2007 14:37 0 0 0
  • stresin mideye etkisi - anksiyete ve mide - huzursuz bağırsak sendromuStresle iç içe yaşıyor, yüksek miktarda kafein ve alkol tüketiyorsanız sindirim sisteminizin sizi uyaracağı alarmları tanıyın.


    Globus; boğazda bir yumruk hissi olmasıdır. Hastaların çoğunda psikolojik bir travma öyküsü vardır. Depresyon, anksiyete sık olarak görülmektedir.

    Fonksiyonel dispepsi; kronik seyirli, yemeklerle ilişkili veya ilişkisiz, üst-orta karın bölgesinde rahatsızlık hissi, bulantı veya ağrı şeklinde tanımlanabilir. Erken doyma, bulantı, kusma, geğirme, yanma, dolgunluk, gerginlik, ağırlık hissi, şişkinlik, karında gurultu gibi değişik belirtiler görülebilir. Mide-barsak motor fonksiyon bozukluğu, duyusal algılama kusuru, psikolojik faktörler, stres hastalığın oluşumunda rol oynar.

    Anksiyete (iç bunalımı), depresyon, uyku bozuklukları, stres; fonksiyonel dispepsi oluşumunu tetikleyebilir. Hastaların çoğunun stresle dispepsi arasında bir ilişki olduğunu bildirmesine karşın, aslında bu stres normal kişilere göre farklı değildir. Bu hastalarda stresin algılanması abartılıdır. Yani, bu kişilerde uyaranlara karşı mide-barsak duvar gerginliği sağlıklı bireylere göre abartılı algılanmaktadır.

    İrritabıl barsak sendromu; (Huysuz barsak sendromu) dışkı kıvamında ya da dışkı yapma sıklığındaki değişikliklerle aynı zamanda ortaya çıkan karın ağrısı ve şişkinliktir. Kabızlıkla giden veya ishalin baskın olduğu veya da ishal-kabızlık atakları ile seyreden değişik tipleri vardır. Toplumda %3-20 oranında görülür. Kadınlarda daha sık görülmektedir. Hastalığın oluşumunda psikososyal faktörler, barsak motor fonksiyonunda değişme, artmış ince-kalın barsak algısı, genetik faktörler rol oynar. Hastaların bir kısmında hastalığın başlamasını mide-barsak enfeksiyonunun tetiklediği görülmektedir.


    Hastaların bir bölümünde cinsel, fiziksel veya duygusal taciz öyküsü vardır. Bu kişelerde anksiyete, depresyon, somatizasyon hastalıklarına sık rastlanır. Olguların yarısında organlara ait ağrı algısının arttığı, mekanik ve kimyasal uyaranlara yanıt eşiğinin düştüğü gösterilmiştir. İrritabıl barsak sendromu olan hastaların barsakları sindirim esnasında barsaktan kaynaklanan normal fizyolojik uyaranlara anormal şekilde duyarlıdır. Kalın barsakta sindirim sırasında oluşan gaz normalde ağrısız geçerken, bu hastalarda; gaz, stres, yağ ve lif içeriği yüksek besinlere karşı artmış duyarlılık vardır.

    İrritabıl barsak sendromu olan hastalarda anormal fonksiyon potansiyeli daima vardır ama belirtilerin ortaya çıkması tetikleyici faktörlerle olmaktadır.

    Tetikleyiciler; besin maddeleri, ilaç, enfeksiyon, psikolojik sorun veya stres olabilir. Besin maddelerinden özellikle gaz oluşumunu arttıran süt ürünleri, baklagiller, çikolata, kafein, alkol belirtilerin ortaya çıkmasını tetikleyebilir.

    Psikolojik veya emosyonel stres, normal sağlıklı bireylerde bile mide-barsak fonksiyonunu bozup, ağrı, ishal gibi semptomlara yol açabilir. Stres farklı kişileri farklı yollardan etkiler. Aynı bireyde strese verilen yanıt da zihnin durumuna göre günden güne değişebilir. Stres; Irritabıl barsak hastalığı belirtilerini tetikleyebilir veya alevlendirebilir. Bu hastalarda stres sırasında, sık ve ciddi belirtilerin ortaya çıkması normal bireylerdekinden daha olasıdır. Strese karşı artan bu duyarlılıktan sorumlu mekanizmalar tam olarak anlaşılamamış ise de barsağın nöronal (sinir) kontrolü ile ilgili olduğu düşünülmektedir. Nöronal ileti çift yönlüdür. Beyin-barsak aksı vardır, barsak beyni , beyin ise barsağı etkilemektedir.

    Tedavi
    Fonksiyonel mide-barsak sistemi hastalıklarında tedavide ilk adım; hastanın eğitimidir. Hastanın bilgilendirilmesi, hastalığının fonksiyonel olduğu, ciddi bir hastalığı olmadığının hasta tarafından anlaşılması ve hastanın endişelerinin ortadan kaldırılması gerekir. Yaşam tarzı ve diyetle ilgili değişiklikler hastanın yakınmalarının sıklığı ve şiddetini azaltacaktır.

    Bunlar: Süt ve süt ürünlerinin azaltılması, kafein, alkol ve sorbitol içeren yapay tatlandırıcılardan kaçınılması, yeterli lifli gıda alımı (kepekli tahıllar, meyve-sebze), fasülye, mercimek gibi iyi sindirilmeyen fermente olan karbonhidratlı baklagillerden kaçınılması, az miktarda ancak sık öğün ile beslenilmesi, az yağlı gıdaların seçimi, sıvı alımının arttırılmasıdır. Hastalığın tedavisinin bir bölümünü de hastanın baskın olan yakınmalarına göre ilaç tedavisi, psikolojik problemleri olan hastalarda antidepresan ilaç kullanımıdır.

    Düzenli spor, egzersiz, stres tedavisi ve gevşeme teknikleri (yoga, meditasyon vb), hastaların tedavisinde yararlı olmaktadır. Irritabıl barsak sendromunda psikoterapi de yardımcı tedavidir. Psikoterapi seansları, davranış tedavisi, hipnoterapi dirençli vakalarda iyilik sağlayıp, yaşam kalitesini düzeltmektedir.
#18.06.2007 14:34 0 0 0
#18.06.2007 14:34 0 0 0
#18.06.2007 14:26 0 0 0